Diplomasi
Dünya Ekonomik Forumu şefi Brende: Dünya düzenleri arasında sıkıştık

Uluslararası iş dünyası ve siyasi liderler 1971’den bu yana yılda bir kez İsviçre’nin tatil beldesi Davos’ta bir araya geliyor.
Borge Brende 2017’den bu yana Dünya Ekonomik Forumunun (WEF) başkanlığını yürütüyor. Geçen yıl forumun kurucusu Klaus Schwab görevi bırakacağını açıklamıştı; Brende artık daha fazla sorumluluk taşıyor.
Alman ekonomi gazetesi Handelsblatt’a verdiği mülakatta Brende, WEF’in son on yılların en karmaşık jeopolitik zemininde gerçekleştiğini söyledi. “Dünya düzenleri arasında sıkışmış durumdayız,” diyen Brende, “çok çalkantılı zamanlarda” olduklarını savundu.
WEF’in son on yılların en karmaşık jeopolitik zemininde gerçekleştiğini savunan Norveçli, “Çok fazla belirsizlik ve öngörülemezlik var. Fakat parçalanmış bir dünyada birlikte çalışmaya devam etmeliyiz,” dedi.
Eski dünya düzeninde “kazan-kazan düşüncesinin” hakim olduğunu vurgulayan Brande, artık bu anlayışın değiştiğini vurgulayarak, “İşbirliği giderek artan bir şekilde sadece ulusal çıkarlara dayanacak,” iddiasında bulundu.
Brende, Soğuk Savaş’tan sonra sahip olunan dünya düzeninin artık dağıldığını ve yenisinin neye benzeyeceğini tam olarak bilmediklerini söyledi.
Eski Norveç Dışişleri Bakanı, AB’nin kendi çıkarlarına daha fazla odaklanmasını ve kendi şirketlerini korumasını önerdi. Brende, “Avrupa’nın bugünlerde sanıldığı kadar zayıf olduğu önermesini kabul etmiyorum,” dedi.
Avrupa için “gerekli reformları yapmak için iyi bir zaman” olduğunu savunan Brende, ikinci Trump dönemi söz konusu olduğunda da, Avrupa’nın ilk seferde olduğundan daha hazırlıklı, yeni ABD yönetimiyle başa çıkmak için çok daha fazla araca sahip olduğunu savundu.
Norveçli siyasetçi, “Şunu da unutmayalım: Trump’ın ilk başkanlığı döneminde ABD’nin ticareti, Çin ile bile olmak üzere genel olarak artmıştır. Uygulanmakta olan politikalara bakmalı ve buna göre karşılık vermeliyiz,” ifadelerini kullandı.
AB’nin, ticaret konularında Çin’le başa çıkmak için “kendi yolunu bulacağını” söyleyen Brende, bu yolun her zaman ABD’ninkiyle aynı olmayabileceğini de kabul etti ve meselenin bir “kalibrasyon” meselesi olduğuna işaret etti.
Küreselleşmenin sonunun gelmediğini ama “değiştiğini” savunan Brende, artık daha fazla “nearshoring” (üretimin ve tedarik zincirlerinin coğrafi olarak daha yakın taşınması) ve daha fazla “friendshoring” (üretimin ve tedarik zincirlerinin dost ve müttefik ülkelere taşınması) olduğuna dikkat çekti.
Geçmişte Çin’in ihracatının yüzde 20’sinin ABD’ye giderken, şimdi bu oranın sadece yüzde 12 olduğunu hatırlatan Brende, “Çinliler kendilerini hazırladılar, gelecekteki ABD tarifeleri söz konusu olduğunda eskisinden daha az savunmasızlar,” iddiasında bulundu.
Avrupa ve Almanya’nın, ABD ile Çin arasındaki bir ticaret savaşında ne yapacağı sorusuna ise WEF şefi, “AB, Amerikalı dostlarımıza ticaretin sadece mal ticareti olarak görülemeyeceğini hatırlatacaktır. ABD çok büyük bir dijital hizmet sağlayıcısıdır. Bu nedenle AB, ticaret söz konusu olduğunda büyük resme bakmakta ısrar edecektir,” cevabını verdi.
Brende ayrıca, AB’nin dünyanın en büyük pazarı ve dünyanın en önemli ikinci para birimine sahip olduğuna işaret etti.
İşletmelerin de büyük baskı altında bulunduğunu ve ekonomide bir “paradigma değişimi” içinde olduklarını hissettiklerini savunan Brende, yeni teknolojilerin önümüzdeki on yıl içinde üretkenlikte yüzde onluk bir artış sağlayabileceğini savundu.
Brende, “Özel sektörde her şey çok hızlı değişiyor. Bugün dünyanın en büyük şirketlerinin çoğu 30 yıl önce yoktu. Şirketlerin temellerine geri dönme eğilimi olduğunu hissediyorum,” dedi.
WEF şefi, Davos’taki toplantılara Çin Başbakan Yardımcısı ve Çin Komünist Partisi Politbüro Daimi Komitesi üyesi Ding Xuexiang’ın yanı sıra, Trump’ın da uzaktan video konferans yoluyla katılacağını söyledi.
Brende, hafta sonuna doğru ABD’nin diğer önemli temsilcilerini de beklediklerini sözlerine ekledi.
Diplomasi
UEFA, FIFA’nın özelleştirilmesi halinde Dünya Kupası’nı boykot edecek

Avrupa futbolunun yönetim organı olan UEFA, FIFA’nın ticari faaliyetlerinin bir kısmını özelleştirmeye yönelik öneriyi kabul etmesi halinde, oybirliğiyle Dünya Kupası’nı boykot etme kararı aldı.
FIFA salı günü, ticari faaliyetlerini özel bir kuruluşa devretmeyi öngören bir öneri yayınladı.
Bu öneride, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’ın kardeşi Josh Kushner’ın CEO’su olduğu Thrive Capital’in baş yatırımcı olarak adı geçti.
UEFA, yaptığı açıklamada, “Dünya Kupası bir yatırım ürünü olarak değerlendirilemez. Hiçbir kısmı asla özel yatırımcılara devredilmemelidir. Dünya Kupası satılık değildir,” demişti.
Teklifin kabul edilmesi için FIFA’nın 211 üye federasyonunun çoğunluğunun desteği gerekiyor.
Fakat teklif Avrupa genelinde yoğun eleştirilere maruz kaldı. UEFA, yalnızca 55 üye federasyondan oluşuyor.
Açıklamada, “FIFA Dünya Kupası futbola aittir. Her zaman da öyle kalacaktır. Avrupa’nın söz hakkı olduğu sürece, Dünya Kupası asla satılık olmayacaktır,” denildi.
Avrupa Birliği Spor Komiseri Glenn Micallef, X’te yaptığı açıklamada, “UEFA’nın bu açıklamasını memnuniyetle karşılıyorum ve tutumunu tam olarak destekliyorum,” dedi ve “Avrupa futbol federasyonlarının yönetişim konusunda öncülük etmesinden gurur duyduğunu” ekledi.
Çarşamba günü komisyon üyesi, “rekabet hukuku hususları” gerekçesiyle FIFA’nın önerisini soruşturma tehdidinde bulunmuştu.
Kadınlar U-20 Dünya Kupası eylül ayında düzenlenecek ve FIFA planlarından vazgeçmezse, bu turnuva Avrupa futbol federasyonlarının boykotu sonuna kadar sürdürme kararlılığının ilk sınavı olabilir.
Kadınlar ve erkekler U-17 Dünya Kupaları da 2026’nın ilerleyen aylarında düzenlenecek.
En son 2023’te İspanya’nın kazandığı tam kadro Kadınlar Dünya Kupası ise 2027’de Brezilya’da gerçekleştirilecek.
POLITICO Çarşamba günü yayınladığı haberde, Avrupa futbolunun yönetim organındaki bir dizi üst düzey yetkilinin, mevcut görev süresi gelecek yıl sona erecek olan FIFA Başkanı Gianni Infantino’ya karşı Katarlı Nasır el-Halifi’yi aday çıkarmayı planladığını bildirmişti.
Diplomasi
ABD, BAE destekli çip üreticisi GlobalFoundries’e fon sağlayacak

GlobalFoundries, ABD hükümetinin daha verimli yapay zeka veri merkezlerini desteklemek amacıyla silikon fotonik teknolojisinin araştırma ve geliştirme çalışmalarını güçlendirmek üzere çip üreticisine 300 milyon dolarlık bir hibe vereceğini duyurdu.
Bu hibe, Washington’un Çin ile arasındaki küresel rekabette konumunu güçlendirmeye çalıştığı bir dönemde, ABD Başkanı Donald Trump’ın CHIPS Yasası kapsamındaki araştırma fonlarını kritik yarı iletken teknolojilerine yöneltme çabasının bir parçası.
Yönetim daha önce yarı iletken üretim ekipmanları için 150 milyon dolar ve kuantum bilişim için 2 milyar dolar tahsis etmişti.
Silikon fotonik, çipler arasında veri aktarımı için elektrik sinyalleri yerine ışığı kullanır ve bu sayede yapay zeka sistemleri için daha yüksek bant genişliği ve daha düşük güç tüketimi sağlar.
ABD Ticaret Bakanlığı’ndan sağlanan bu fon, veri aktarım hızlarını ve enerji verimliliğini daha da artırmak amacıyla silikon fotoniği yapay zeka işlemcileriyle doğrudan entegre eden bir teknoloji olan “ortak paketlenmiş optik” alanındaki gelişmeleri desteklemeyi de amaçlıyor.
Silikon fotoniği ve gelişmiş optik paketleme tedarik zincirinin büyük bir kısmı şu anda ABD dışında yoğunlaşmış durumda.
Bu alandaki başlıca üreticiler arasında Tayvanlı TSMC ve İsrailli Tower Semiconductor yer alıyor.
Çarşamba günü açıklanan 300 milyon dolarlık fon, GlobalFoundries’e 2024 yılında Malta (New York) ve Burlington’da (Vermont) fabrikalar kurması için tahsis edilen 1,5 milyar dolarlık önceki fonu tamamlayacak.
Teknoloji Direktörü Gregg Bartlett, Reuters’a verdiği demeçte yeni fonun, GlobalFoundries’in halihazırda ürettiği çiplerin yanı sıra optik bileşenlerin üretimi ve paketlenmesi için bu tesislerde kullanılacak yeni malzemeler ve teknikler üzerine yapılacak araştırmalara destek olacağını söyledi.
Bartlett, “Çıplak silikon yonga plakasından başlayarak, ABD’de kalitesi kanıtlanmış ve test edilmiş bir optik modül sevk edebilme yeteneğine sahip, uçtan uca hizmet sunan tek bir şirketin olması, bizim için benzersiz bir yetkinlik olduğunu düşünüyoruz,” dedi.
GlobalFoundries, veri aktarım hızlarını saniyede 400 gigabite çıkarmayı ve mevcut nesil uygulamalara kıyasla enerji verimliliğini beş katına çıkarmayı hedeflediğini açıkladı.
Abu Dabi varlık fonu Mubadala, GlobalFoundries’in yaklaşık %73’üne sahip. ABD Ticaret Bakanlığı ise ayrı bir anlaşma kapsamında bu çip üreticisinin yaklaşık %1’lik hissesini alacak.
Diplomasi
Kiev’de vurulan İHA fabrikasının ABD’li şirkete ait olduğu bildirildi

Rusya’nın Kiev’de imha ettiğini açıkladığı insansız hava aracı fabrikasının ABD’nin Delaware eyaletinde kayıtlı bir şirkete ait olduğu bildirildi. The Guardian gazetesi, Terminal Autonomy adlı firmanın Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla yüksek hassasiyetli İHA’lar ürettiğini aktardı. Şirket, yapay zeka kontrollü mühimmatların cephede aktif olarak kullanıldığını belirtiyor.
Rusya ordusunun Ukrayna’nın başkenti Kiev’de düzenlediği hava saldırılarında imha edilen insansız hava aracı (İHA) fabrikasının, ABD’nin Delaware eyaletinde kayıtlı bir Amerikan şirketine ait olduğu bildirildi.
The Guardian gazetesinin kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Terminal Autonomy adlı şirket, yönlendirme sistemleri parazit ve sinyal kesicilere karşı korumalı olan ve Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla tasarlanan yüksek hassasiyetli İHA’lar üretiyor.
ABD’de 2023 yılında tescil edilen Terminal Autonomy şirketinin internet sitesinde, firmanın yapay zeka ile kontrol edilen dolanan mühimmatlar ve yüksek hassasiyetli mühimmatlar kullandığı, bunların “ön cephede düşman kuvvetlerine karşı halihazırda aktif biçimde uygulandığı” bilgisi yer alıyor.
Rusya Savunma Bakanlığı tesisin hedef alındığını duyurmuştu
Rusya Savunma Bakanlığı, 26 Temmuz’a bağlanan gece Kiev’in güneybatısında İHA montaj ve depolama alanının vurulduğunu açıklamıştı. Bakanlık, Ukraynalı ve Amerikalı uzmanların katılımıyla bu tesiste aylık bin adede kadar İHA üretimi yapıldığını bildirdi.
Bakanlığın açıklamasında, bu tesiste AQ-400 Scythe (“Kosa”) ve AQ-100 Bayonet (“Ştık”) tipi saldırı İHA’ları ile RQ-100 Scout (“Skaut”) tipi keşif İHA’larının üretildiği kaydedildi.
Aynı gece Kiev’de İHA ve yedek parça üretimi yapan “Smart Intelligent Systems” (“Smart intellidjent sistem”) işletmesinin de vurulduğu aktarıldı. Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna başkenti ile Odessa bölgesindeki Çernomorsk liman altyapı tesislerine grup saldırısı düzenlendiğini duyurdu.
Rusya Savunma Bakanlığı, saldırıların yalnızca Ukrayna’nın askeri ve enerji tesisleri ile bunlarla bağlantılı altyapıya yönelik gerçekleştirildiğini vurguluyor.
Öte yandan Financial Times gazetesi, Ukraynalı yetkililere dayandırdığı haberinde, ABD ve Fransa’nın Rusya topraklarına yönelik İHA saldırılarının planlanmasında Ukrayna’ya istihbarat sağladığını yazmıştı.
Dünya Basını7 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 1
Diplomasi4 gün öncePaşinyan’dan Moskova’ya demiryolu resti
Avrupa2 hafta önceBurnham resmen Birleşik Krallık Başbakanı oluyor
Dünya Basını6 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 2
Avrupa2 hafta önceAlmanya, silahlanmak için borçlanıyor
Dünya Basını7 gün önceEski NATO yetkilisi Kujat’tan nükleer kış uyarısı
Asya2 hafta önceDeepSeek kullanıcılarının özel sohbetleri Google’a sızdı
Dünya Basını2 hafta önceProf. Pape: İran savaş öncesinden daha güçlü











