Bizi Takip Edin

Asya

Güney Kore’de Başkan Yoon görevden alındı, şimdi ne olacak?

Yayınlanma

Anayasa Mahkemesi cuma günü Cumhurbaşkanı Yoon Suk Yeol’un aralık ayında kısa süreli sıkıyönetim ilan etmesi nedeniyle görevden alınmasını oybirliğiyle onayladı.

Mahkeme Başkanı Moon Hyung-bae tarafından okunan ve televizyonda canlı olarak yayınlanan karar derhal yürürlüğe girdi. Ülkenin 60 gün içinde Yoon’un halefini seçmek üzere bir erken başkanlık seçimine gitmesi gerekiyor ki bu seçimin 3 Haziran’da yapılması bekleniyor.

Yoon, 3 Aralık’ta sıkıyönetim ilan ederek, milletvekillerinin kararnameyi oylamasını engellemek için muhalefetin çoğunluğundaki Ulusal Meclise asker göndererek ve siyasetçilerin tutuklanmasını emrederek Anayasa ve yasaları ihlal ettiği gerekçesiyle aralık ayı ortasında Ulusal Meclis tarafından görevden alınmıştı.

Mahkeme Başkanı Moon, “Anayasal düzen üzerindeki olumsuz etkiler ve sanığın yasaları ihlal etmesinin yansımaları çok ciddi olup, sanığı görevden alarak Anayasa’yı korumanın faydaları, başkanı görevden almanın ulusal kayıplarından çok daha büyüktür” dedi.

Karar, Yoon’un sürpriz bir şekilde sıkıyönetim ilan etmesiyle başlayan ve ülkenin siyasi, ekonomik ve sosyal dokusuna önemli ölçüde zarar veren dört aylık tartışmalı bir süreci sona erdirdi.

Hukuk ekibi tarafından yapılan açıklamada Yoon, beklentileri karşılayamadığı için halktan özür diledi ve destekleri için teşekkür etti.

“Sevgili halkım, Kore Cumhuriyeti için çalışabilmek benim için büyük bir onurdu” dedi. “Sevgili Kore Cumhuriyeti ve sizler için her zaman dua edeceğim” diye ekledi.

Dava hangi suçları içeriyordu?

Dava, sıkıyönetim ilan etmek, sıkıyönetim kararnamesi hazırlamak, Ulusal Meclise asker göndermek, Ulusal Seçim Komisyonuna baskın düzenlemek ve siyasetçileri tutuklamaya teşebbüs etmek gibi beş temel eylemde bulunarak yasaları çiğneyip çiğnemediği üzerine odaklanıyordu.

Mahkeme, sıkıyönetim ilan etmek için yasal gereklilikleri yerine getirmediği de dahil olmak üzere tüm suçlamaları kabul etti. Anayasa uyarınca bir başkan savaş sırasında ya da eşdeğer bir ulusal acil durumda sıkıyönetim ilan edebilir.

Yoon bu eylemine gerekçe olarak ana muhalefet partisini, yönetimindeki yetkilileri defalarca suçlayarak ve devlet bütçesini kısmaya çalışarak devlet işlerini felce uğratmakla suçladı.

Mahkeme bu iddiayı reddetti.

Mahkeme Başkanı Moon, “Anayasal bir kurumun otoritesine zarar vererek ve asker ve polis seferberliği yoluyla halkın temel insan haklarını ihlal ederek, Anayasayı koruma görevini ihmal etmiştir” dedi.

“Sanığın Anayasa ve yasaları ihlal eden eylemleri halkın güvenine ihanettir ve Anayasa’yı koruma perspektifinden bakıldığında, hoş görülemeyecek ciddi bir hukuk ihlalidir” diye ekledi.

Halihazırda kürsüde sekiz yargıç bulunurken, görevden alma önergesinin onaylanması için en az altı yargıcın onayı gerekiyordu.

Önemli olan sadece Yoon’un yasaları ihlal edip etmediği değil, aynı zamanda bu ihlalin görevden alınmasını gerektirecek kadar ciddi olup olmadığıydı.

Yoon karar için mahkemeye gelmedi.

İktidar ve muhalefet partileri kararı nasıl karşıladı?

Cumhurbaşkanı vekili ve Başbakan Han Duck-soo ulusa sesleniş konuşmasında, bir sonraki yönetime sorunsuz bir geçiş sağlamak amacıyla yaklaşan seçimleri yönetmek için elinden geleni yapacağına söz verdi.

İktidardaki Halkın Gücü Partisi mahkemenin kararını “alçakgönüllülükle kabul ettiğini” söylerken, ana muhalefetteki Demokrat Parti (DP) bunu “halkın zaferi” olarak karşıladı.

Bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçimlerinin en büyük adayı olarak görülen DP lideri Lee Jae-myung, Ulusal Meclis’ten ayrı bir açıklama okudu.

“Büyük halk, büyük demokratik cumhuriyeti, Kore Cumhuriyeti’ni geri kazandı” dedi. “Halkla birlikte, yok edilen insanların geçim kaynaklarını, barışı, ekonomiyi ve demokrasiyi büyük bir birlik ruhuyla yeniden tesis edeceğiz” diye ekledi.

Gallup Kore tarafından salıdan perşembeye kadar 1,001 yetişkin üzerinde yapılan bir ankete göre, yüzde 52’lik bir kesim bir sonraki seçimi bir muhalefet adayının kazanmasını isterken, yüzde 37’lik bir kesim iktidar partisi adayını destekledi.

Bir sonraki devlet başkanı olarak Lee yüzde 34 ile en fazla desteği alırken, onu yüzde 9 ile iktidar bloğundan Çalışma Bakanı Kim Moon-soo takip etti. Anketin hata payı yüzde 95 güven düzeyinde yüzde 3,1 puan.

Yonhap haber ajansına göre, karar, Yoon’un destekçileri ve muhalifleri arasında keskin farklılıklara yol açtı.

Seul’ün merkezindeki resmi başkanlık konutunun dışında, Yoon karşıtı protestocular toplandı ve “Yoon Suk Yeol görevden alınsın” yazılı pankartlar taşıdı.

Birkaç metre ötede Yoon’un destekçilerinden oluşan bir grup şaşkınlıklarını dile getirdi. Bazıları öfkeyle küfürler savururken, diğerleri yere düşerek yüksek sesle ağladı.

Görevden alınan ikinci cumhurbaşkanı

Otuz sekiz gün, mahkemenin son duruşmanın ardından bir başkanın görevden alınmasıyla ilgili kararını vermesi için geçen en uzun süre oldu.

Eski Başkanlar Roh Moo-hyun ve Park Geun-hye’nin geçmiş davalarında mahkeme sırasıyla 14 gün ve 11 gün sürmüştü.

Yoon’a karşı azil önergesinin 14 Aralık’ta mahkemeye sunulduğu günden itibaren 111 gün sürdü.

Görevden alma davasına ek olarak Yoon, sıkıyönetim teklifi yoluyla ayaklanmaya teşvik suçlamasıyla da yargılanıyor ki bu suçun cezası en fazla müebbet hapis ya da idam.

Bu suçlamalar nedeniyle ocak ayında gözaltına alınan ve mart ayı başına kadar bir gözaltı merkezinde tutulan Yoon, tutukluluğunun geçersiz olduğuna dair mahkeme kararının ardından serbest bırakılmıştı.

Üç yıl içinde üst düzey savcılıktan cumhurbaşkanlığına yükselen Yoon, ülkenin görevden alınan 2. cumhurbaşkanı oldu.

64 yaşındaki Yoon, 2017 yılında Anayasa Mahkemesi’nin yolsuzluk skandalı nedeniyle görevden alınmasını onaylamasıyla azledilen eski Devlet Başkanı Park Geun-hye’nin izinden gitmiş oldu.

Yoon’un serüveni

Ülkenin en yüksek makamına gelmeden önce 1994 yılında savcı olarak kariyerine başlayan Yoon, Park’ın yolsuzluk skandalıyla ilgili bir soruşturma ekibine liderlik ederek yükseldi ve nihayetinde Park’ın görevden alınmasına ve ardından hapse atılmasına neden oldu.

2019 yılında dönemin Devlet Başkanı Moon Jae-in tarafından ülkenin en üst düzey savcısı olarak atandı ancak eski Adalet Bakanı Cho Kuk’un aile üyelerine yönelik soruşturmaları yürüttüğü için yönetimle çatıştı.

Moon yönetiminin artan baskısı karşısında 2021 yılında görevinden istifa eden Yoon, kısa bir süre sonra siyasete girdi ve 2022 yılında muhafazakâr Halkın Gücü Partisi’nin adayı olarak başkanlık seçimlerini kazandı.

Yoon’un dönemi, ana muhalefetteki Demokrat Parti’nin hakim olduğu Ulusal Meclis ile çatışmalarla geçti. Yoon, Ulusal Meclis tarafından kabul edilen 25 yasa tasarısına karşı başkanlık veto yetkisini kullandı.

DP ile yaşanan gerilim aralık ayı başlarında ana muhalefetin ülkenin en üst düzey denetçisini ve üst düzey bir savcıyı görevden almak için önergeler sunması ve Yoon’un 3 Aralık’ta sıkıyönetim ilan etmesiyle had safhaya ulaştı ve nihayetinde Yoon’un düşüşüne neden oldu.

Asya

Çin yapay zekada yetenek sunumundan üretim altyapısını açmaya geçiyor

Yayınlanma

Çinli yapay zeka girişimi DeepSeek, büyük dil modellerinde bilgi işlem maliyetlerini ve güç tüketimini düşürmek amacıyla geliştirdiği DeepInfer çıkarım altyapısını açık kaynak olarak kullanıma sundu. Sistem çatısı altındaki tek bir küme günde 155 trilyon belirteç işlerken, hem NVIDIA hem de Huawei donanımlarında çalışabiliyor.

Çinli yapay zeka girişimi DeepSeek, geniş ölçekli çıkarım süreçlerinde işlem gücü maliyetlerini ve enerji tüketimini azaltmak amacıyla geliştirdiği kurum içi çıkarım altyapısı DeepInfer’ı açık kaynak olarak paylaştı.

Salı günü WeChat hesabı üzerinden yapılan açıklamaya göre bu adım, yazılım geliştiricilerin ve işletmelerin yüksek hacimli yapay zeka operasyonlarında veri işleme hızını artırmalarını ve gecikme sürelerini düşürmelerini hedefliyor.

İsmi belirtilmeyen Çinli bir uzman, Global Times gazetesine verdiği demeçte, açık kaynaklı modellerden açık kaynaklı çıkarım altyapılarına geçişin önemli bir dönüşüme işaret ettiğini söyledi.

Uzmana göre Çinli teknoloji şirketleri “yetenekleri erişime açma” aşamasından “üretkenliği erişime açma” evresine geçiyor; bu da kurulum maliyetlerini düşürerek öncü modellerin sağlık, eğitim ve üretim gibi alanlarda pratik uygulamalara dönüşmesini kolaylaştırıyor.

DeepSeek, model eğitiminin yapay zekanın öğrenme süreci, çıkarımın ise bu bilginin insanlar için somut bir faydaya dönüştüğü aşama olduğunu belirtti.

Günümüzde geleneksel sınırları aşan devasa kullanıcı talepleri karşısında çıkarım altyapıları geniş bilgi işlem kümelerini koordine edip yönetirken, bu sistemlerin verimliliği doğrudan yapay zeka hizmetlerinin elektrik tüketimini ve işlem maliyetini belirliyor.

DeepInfer, yüksek performanslı çekirdekleri derinlemesine optimize edilmiş çıkarım motoruyla bir araya getiriyor.

Dağıtık çıkarım, tahmine dayalı kod çözme ve yapılandırılmış çıktı gibi özellikleri destekleyen sistem, hem NVIDIA hem de Huawei Ascend donanımları üzerinde çalışıyor.

Girişim, DeepInfer üzerinde inşa ettiği mimariyle DeepSeek V4.1 Flash modeli için yüksek işlem hacmine sahip ve düşük gecikmeli çıkarım hizmetlerini devreye aldı. Sistemdeki tek bir küme şu anda günde 155 trilyon belirteç (token) işliyor.

Şirket ayrıca ana akım büyük dil modeli arayüz protokolleri ile model belirteç dizileri arasında hızlı ve hatasız dönüşüm sağlayan üretim sınıfı deepseek-recipe bileşenini de açık kaynak haline getirdi.

Bu bileşenin işlem mantığı doğrudan resmi DeepSeek API mimarisiyle bütünüyle uyumlu çalışıyor ve üçüncü taraf kurulumların resmi sistemle tamamen aynı biçimde işlemesini sağlıyor.

DeepSeek mühendisi: “Gelecek ya komünizm olacak ya Cyberpunk”

Teknoloji ve Strateji Araştırma Enstitüsü Başkan Yardımcısı Chen Jing, Global Times gazetesine yaptığı açıklamada, DeepSeek’in modelleri geniş ölçekte sunma konusundaki mühendislik deneyimini paylaştığını ifade etti. Chen, bu adımın diğer geliştiricilerin yetenekleri daha düşük maliyet, daha yüksek hız ve istikrarlı bir deneyimle sunmalarına katkı verdiğini belirtti.

Daha önce büyük dil modellerini de açık kaynak olarak paylaşan şirketin attığı adımı değerlendiren Chen, “Daha önce paylaşılan ‘beyin’di; bu kez paylaşılan ise ‘montaj hattı, güç kaynağı ve kullanım kılavuzu’ oldu” dedi.

Uzman, açık kaynaklı modellerin küresel çapta yeniden üretim ve araştırma yapma eşiğini düşürdüğünü, açık kaynaklı çıkarım altyapısının ise kurulum maliyetlerini, enerji kullanımını ve gecikmeyi azaltarak süreci bir adım ileri taşıdığını kaydetti.

Çin’in geliştirdiği açık kaynaklı modeller, küresel yapay zeka inovasyon ekosisteminde belirleyici bir yer ediniyor.

Hugging Face raporuna göre Çin merkezli Moonshot AI’ın Kimi, Zhipu’nun GLM ve Alibaba’nın Qwen serisi modelleri, zeka endeksinde dünya genelinde ilk yedi arasına girerken ABD’deki kapalı kaynaklı öncü sistemlerle aradaki farkı istikrarlı biçimde kapatıyor.

Raporda, Çin’de aylık olarak yayımlanan modellerin parametre tavanının 754 milyar ile 2,78 trilyon arasında değiştiği belirtiliyor.

Kimi K3, sahip olduğu 2,78 trilyon parametreyle dünyanın en büyük açık kaynaklı modeli haline gelirken hem zeka hem de kodlama endeksinde küresel düzeyde ilk sırada yer alıyor.

Çin yönetimi, teknolojik liderlik yarışının ötesinde, yapay zekanın sunduğu kalkınma kazanımlarını paylaşmayı ve teknolojinin daha geniş kitleler ile işletmeler tarafından yaşam standartlarını yükseltmek amacıyla kullanılmasını hedeflediğini vurguluyor.

DeepSeek de yayımladığı metnin sonunda hedeflerini özetlerken, “Tamamen açık kaynaklı modeller, operatör kütüphaneleri ve çıkarım altyapılarıyla, yakın gelecekte dünya çapındaki yapay zeka hizmetlerinin kapsam ve kalitesinde eşi görülmemiş bir genişleme görmeyi; bu hizmetlerin daha adil, şeffaf ve güvenilir hale gelmesini bekliyoruz” değerlendirmesini yaptı.

Yatırımcılar DeepSeek payı için yüksek komisyonları göze alıyor

Okumaya Devam Et

Asya

Japonya konut spekülasyonunu önlemek için kısa vadeli satışları kısıtlayacak

Yayınlanma

Japonya’da iktidardaki Liberal Demokrat Parti, büyük kentlerde artan konut fiyatlarını dizginlemek amacıyla mülklerin kısa vadeli alım satımına yönelik sınırlamaları gündemine aldı. Tokyo’da ortalama daire fiyatı yıllık yüzde 18,5 artışla 137,84 milyon yene çıkarken yıllık ortalama geliri 6,78 milyon yende kalan kent sakinleri için mülk edinmek zorlaştı.

Japonya’da iktidardaki Liberal Demokrat Parti (LDP), Tokyo başta olmak üzere büyük kentlerde hızla yükselen konut fiyatlarını dizginlemek için mülklerin kısa vadeli alım satımına sınırlama getirmeyi planlıyor.

Başbakan Sanae Takaichi liderliğindeki parti, önümüzdeki yılın nisan ayında yapılacak yerel seçimler öncesinde çalışan kesime yönelik desteği temel gündem maddesi yapmayı hedefliyor.

LDP’nin konut ve arsa politikaları araştırma komisyonu, konuyu ele almak üzere çarşamba günü toplandı.

Nikkei Asia gazetesinin haberine göre Komisyon Başkanı ve LDP Milletvekili Midori Matsushima, toplantının açılışında “Tokyo’nun 23 bölgesinde yeni inşa edilen dairelerin fiyatları son on yılda ikiye katlandı. Bu konutlarda oturmak isteyen insanların ev alabilmesini sağlayacak önlemler üzerinde çalışmalıyız” dedi.

Başkentte ev sahibi olmak geniş kesimler için neredeyse imkansız hale geldi. Gayrimenkul İktisat Enstitüsü verilerine göre, Tokyo’nun 23 bölgesinde yeni bir dairenin ortalama satış fiyatı 2025 mali yılında bir önceki yıla kıyasla yüzde 18,5 artarak 137,84 milyon yene (yaklaşık 872 bin dolar) ulaştı.

Çalışma Bakanlığı istatistikleri ise başkentte tam zamanlı çalışan bir kişinin ortalama yıllık gelirinin 2025 mali yılında 6,78 milyon yen seviyesinde kaldığını gösteriyor. Gelir ile konut fiyatları arasındaki bu uçurum, siyasetin önceliklerini de doğrudan etkiliyor.

LDP, şubat ayındaki Temsilciler Meclisi seçim kampanyasında Tokyo metropolü ve diğer bölgelerdeki spekülatif işlemleri dizginleme taahhüdü vermişti. Parti bünyesinde yabancılara yönelik politikalar üzerine çalışan bir proje ekibi de bu ayın başlarında hükümete konut fiyatlarındaki artışa karşı acil vergi düzenlemeleri getirilmesi çağrısı yapan bir tavsiye metni sundu.

Mevcut mevzuatta, satın alındıktan sonra beş yıl içinde elden çıkarılan konutlardan elde edilen kazançlar “kısa vadeli sermaye kazancı” sayılıyor. Bu gelirler, gelir vergisi ve yerel ikamet vergisi dahil olmak üzere yüzde 40’a yakın oranda vergilendiriliyor.

Beş yıldan uzun süre elde tutulan gayrimenkullere uygulanan yaklaşık yüzde 20’lik “uzun vadeli sermaye kazancı” vergisinin iki katı olan bu oran, bazı parti üyelerine göre spekülasyonu engellemeye yetmiyor. Düzenlemenin sertleştirilmesi talepleri, LDP’nin koalisyon ortağı Japonya İnovasyon Partisi ile aralık ayında hazırlayacağı yıllık vergi reformu çerçevesinde ele alınabilir.

İktidar kanadı, yerel meclis üyelerinin görev süresinin dolacağı Tokyo’nun 22 bölgesi dahil birçok kent merkezinde nisan ayında sandık başına gidecek seçmenlerin karşısına somut bir konut vaadiyle çıkmak istiyor.

Üst düzey bir LDP yetkilisi, “Genellikle ev alma aşamasına gelmiş çocuklu aileleri desteklememiz gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.

Muhalefet partileri de yalnızca ev almayı planlayanları değil, artan konut fiyatları nedeniyle kiralık evlere yönelen ve kiraların tırmanmasından etkilenen kesimleri hedefleyen alternatif öneriler hazırlıyor.

Yabancı alıcı sınırlamaları yerine vergi adımları öne çıkıyor

Konut krizine çözüm arayan birçok ülke yabancı alıcılara doğrudan kısıtlamalar getirdi. Güney Kore’de Devlet Başkanı Lee Jae Myung’un gerileyen kamuoyu desteğinde gayrimenkul politikaları önemli rol oynadı.

Seul yönetimi, Ağustos 2025’te yabancıların başkent ve çevresinden konut almasını izne bağladı; ayrıca alıcılara bu evlerde en az iki yıl ikamet etme zorunluluğu getirdi.

Kanada ve Avustralya yabancıların konut alımına geçici yasaklar koyarken, Singapur yabancı alıcılardan yüzde 60 oranında ek damga vergisi tahsil ediyor.

Japonya’da da yabancı yatırımcıların gayrimenkul piyasasındaki rolü şubat seçimlerinde tartışma konusu oldu. Doğrudan yabancıları hedef alan kısıtlamaların uluslararası ticaret ve hizmet anlaşmalarıyla çelişebileceği değerlendiriliyor.

Hükümet bu nedenle alıcıların uyruğuna göre kısıtlama getirmek yerine, kısa vadeli el değiştirmeler gibi spekülatif gayrimenkul işlemlerine yönelik vergi tedbirlerini tartışıyor.

Sert piyasa tedbirlerinin bölgesel bankaları sarsmasından endişe ediliyor

Fiyatları aşağı çekmeye yönelik sert adımların ülke ekonomisine zarar verebileceğine dair kaygılar da dile getiriliyor.

LDP’nin kıdemli bir vergi yetkilisi, arsa fiyatlarındaki sert bir düşüşün yerel finans kuruluşlarını zayıflatabileceğini belirterek “Bölgesel bankalar üzerindeki etkileri değerlendirmeliyiz” uyarısı yaptı.

Gayrimenkul sektörü, Japon bankalarının toplam kredi hacminin yaklaşık yüzde 18’ini oluşturuyor. Bu oran, Japonya’nın 1980’lerin ortasından sonuna kadar yaşadığı balon ekonomisi dönemindeki yüzde 10’luk seviyenin oldukça üzerinde seyrediyor.

Bazı bölgesel bankaların toplam kredi dağıtımında gayrimenkulün payı neredeyse yarıya yaklaşıyor.

Finansal Hizmetler Kurumunun Mart 2025 verilerine göre, bölgesel bankaların gayrimenkul sektörüne verdiği kredilerin yaklaşık dörtte biri doğrudan Tokyo’nun beş merkez bölgesinde toplanmış durumda.

Takaichi hükümetinin yüksek kamuoyu desteğinde, borsa endekslerindeki artışın da katkısıyla yükselen varlık değerleri etkili oldu. Piyasayı soğutacak gayrimenkul adımlarının hisse senedi fiyatlarını gerileterek hükümetin desteğini zedeleyebileceği öne sürülüyor.

LDP araştırma komisyonunun kıdemli bir yetkilisi, fiyat artışlarını kontrol altına almaya dönük adımların kapsamı ve zamanlaması konusunda karar vericilerin dikkatli davranması gerektiğini vurguladı.

Okumaya Devam Et

Asya

“Öldü” demişlerdi: Kore lideri Kim Jong-un, ailesiyle sergide görüntülendi

Yayınlanma

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, komaya girdiği ve Çin’de tedavi gördüğü yönündeki iddiaların ardından eşi ve kızıyla bir sergide görüntülendi. Devlet medyası fotoğrafları paylaşırken, Pyongyang yönetimi Seul’ün tıbbi yardım teklifini siyasi provokasyon olarak nitelendirerek geri çevirdi.

Kuzey Kore devlet medyası, ülke lideri Kim Jong-un’un sağlık sorunları yaşadığı yönündeki haberlerin ardından yeni fotoğraflarını yayımladı.

Kore Merkezi Haber Ajansı’nın aktardığına göre Kim Jong-un, 19 Ekim’de hafif sanayi işletmelerinin düzenlediği giyim ve ayakkabı sergisini gezdi.

Yayımlanan fotoğraflarda Kuzey Kore lideri, sergilenen ürünleri eşi Ri Sol-ju ve kızı Kim Ju-ae ile birlikte inceliyor.

İngiliz basını koma ve tedavi iddialarını gündeme getirdi

Fotoğrafların paylaşılması öncesinde, yalan haberleriyle malul İngiliz tabloid gazetesi The Sun, doğrulanmamış bilgilere dayandırarak Kim Jong-un’un beyin kanaması geçirdiğini öne sürdü.

Gazete, liderin komaya girdiğini ve tedavi amacıyla Çin’e götürüldüğünü yazdı.

Haberde ayrıca Kim Jong-un’un ölümü halinde iktidarın, 13 yaşındaki kızı Kim Ju-ae ülkeyi yönetecek yaşa gelene kadar geçici olarak kız kardeşi Kim Yo-jong’a geçebileceği savunuldu.

Füze denemeleri ve insani yardım gerilimi sürüyor

Fotoğrafların paylaşıldığı dönemde Pyongyang yönetiminin askeri faaliyetleri de devam ediyor. Kuzey Kore, 14 Ekim’de Japon Denizi sularında denizaltıdan fırlatılan iki tip stratejik seyir füzesini test etti.

Diğer yandan Kore İşçi Partisi Merkez Komitesi Daire Başkanı Kim Yo-jong, Seul yönetiminin insani yardım kapsamında göndermeyi planladığı tıbbi malzemeleri kabul etmeyeceklerini açıkladı.

Kim Yo-jong, Seul’ün insani yardım planlarını siyasi provokasyon ve egemenlik ihlali olarak nitelendirdi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English