Bizi Takip Edin

Diplomasi

ABD’den Şam’a hem havuç, hem sopa

Yayınlanma

ABD, eski El Kaide yöneticisi Ebu Muhammed el-Colani (Ahmed Şara) liderliğindeki yeni Şam yönetimine bir yandan destek verirken bir yandan da yaptırım sopasını elinde tutuyor.

Colani yönetiminin en büyük destekçilerinden biri olarak öne çıkan ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, peş peşe yaptığı açıklamalara bir yenisini daha ekledi.

Barrack, Şara’ya, geçen hafta Suveyda’da yaşanan ve yeni bir mezhep savaşı ihtimalini gündeme getiren çatışmalar sonrasında politikalarını yeniden gözden geçirmesini ve “daha kapsayıcı” bir yaklaşım benimsemesini, aksi takdirde uluslararası desteği kaybetme ve ülkenin parçalanma riskiyle karşı karşıya kalacağını söyledi.

Hizbullah’ın silahsızlandırılması gündemiyle ziyaret ettiği Beyrut’ta Reuters’a konuşan elçi, Colani ile özel görüşmelerde savaş öncesi ordu yapısının unsurlarını yeniden gözden geçirmesi, “İslamcı endoktrinasyonu” azaltması ve bölgesel güvenlik yardımı alması konusunda tavsiyede bulunduğunu söyledi.

Barrack: Şara değişiklik yapması kendisini iktidara taşıyan ivmeyi kaybedecek

Barrack, hızlı bir değişiklik olmazsa Şara’nın kendisini iktidara taşıyan ivmeyi kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu savundu.

Barrack, “Şara şöyle demeli: ‘Hızlı bir şekilde uyum sağlayacağım, çünkü hızlı bir şekilde uyum sağlamazsam, arkamda olan evrenin enerjisini kaybedeceğim’,” dedi.

Elçi ayrıca Colani’nin “başkan olarak olgunlaşıp, ‘benim için doğru olan şey, pek işe yaramayan kendi temamı takip etmek değil’ diyebileceğini” söyledi.

Barrack, yeni hükümetin azınlıkları iktidar yapısına entegre etme konusunda “daha hızlı ve daha kapsayıcı” olmayı düşünmesi gerektiğini de söyledi fakat HTŞ’ye bağlı güvenlik güçlerinin Dürzi sivillere yönelik ihlallerden sorumlu olduğu yönündeki haberleri de yalanladı. 

Amerikan diplomata göre yine de mevcut yönetimin alternatifi yok

IŞİD militanlarının hükümet üniformalarıyla kılık değiştirmiş olabileceğini ve sosyal medyada yayınlanan videoların kolayca manipüle edilebileceği için güvenilir olmadığını öne süren Barrack, “Suriye askerleri şehre girmedi. Yaşanan bu zulümler Suriye rejim güçleri tarafından yapılmıyor. İsrail ile şehre girmeyecekleri konusunda anlaşmaya vardıkları için şehirde bile değiller,” iddiasında bulundu.

Suriye’deki risklerin tehlikeli derecede yüksek olduğunu, ülkenin yeni hükümetine yönelik bir “halefiyet planı” veya uygulanabilir bir alternatif bulunmadığını ileri süren Barrack, “Bu Suriye rejiminde B planı yok. Bu Suriye rejimi başarısız olursa, birileri onun başarısız olmasını kışkırtmaya çalışıyor. Ne amaçla? Halefi yok,” dedi.

Suriye’nin Libya ve Afganistan’daki korkunç senaryoları takip edip edemeyeceği sorulduğunda ise, “Evet, hatta daha kötüsü” yanıtını verdi.

Colani iktidarı en başından beri İsrail’e düşman değil

ABD’nin, İsrail’in Suriye’ye yönelik hava saldırılarını desteklemediğini teyit eden Barrack, saldırıların Suriye’deki “karışıklığı” artırdığını söyledi.

Barrack, İsrail’e verdiği mesajın, Suriye’nin yeni liderleri hakkındaki endişelerini gidermek için diyalog kurmak olduğunu ve ABD’nin herhangi bir endişenin çözülmesine yardımcı olmak için “dürüst bir arabulucu” rolü oynayabileceğini söyledi.

Colani iktidarının başından itibaren İsrail’in düşmanı olmadığını ve zamanı geldiğinde ilişkileri normalleştirebileceğini belirttiğini söyledi.

ABD’nin Suriye’nin siyasi yapısının nasıl olması gerektiğini dikte etmediğini iler süren özel temsilci istikrar, birlik, adalet ve kapsayıcılık dışında bir şey talep etmediğini söyledi.

Barrack, “Eğer federalist bir hükümet kurarlarsa, bu onların kararıdır. Ve sorunun cevabı, artık herkesin uyum sağlaması gerekebileceğidir,” dedi.

Kongrede Sezar Yasasını kaldırmak şarta bağlanacak

ABD Temsilciler Meclisi Finansal Hizmetler Komitesi salı günü, New York Cumhuriyetçi Kongre üyesi Mike Lawler’ın sunduğu ve yeni hükümetin devrik eski lider Beşar Esad tarafından tutuklanan siyasi mahkumların serbest bırakılması da dahil olmak üzere bir dizi koşulu yerine getirmesi halinde, Başkan Donald Trump’ın iki yıl içinde Suriye’ye uygulanan önemli yaptırımları kalıcı olarak kaldırmasına izin verecek bir tasarıyı kabul etti.

Trump, Suriye’ye uygulanan birçok yaptırımı zaten kaldırmıştı. Fakat her iki partiden çok sayıda Kongre üyesi, Trump’ın yeni Suriye liderini bu kadar çabuk kucaklamasına şüpheyle yaklaşıyor.

Bu bağlamda, Lawler’ın kalan ABD yaptırımlarına şartlar getirilmesi önerisi, yaptırımların tamamen kaldırılmasını tercih eden “muhafazakârlar” ve “ilericiler” arasında benzeri görülmemiş bir ittifakın oluşmasına yol açtı.

İki partili işbirliğinin bir başka örneği olarak, iki merkezci Demokrat milletvekili, Kaliforniya’dan Brad Sherman ve New Jersey’den Josh Gottheimer, Cumhuriyetçilerin Lawler planını ilerletmesine yardımcı oldu. Trump’a yakın Florida Temsilcisi Byron Donalds, diğer tüm Demokratlarla birlikte “hayır” oyu verdi.

Lawler, Semafor’a verdiği demeçte, “Buradaki amaç çok açık: Bu hükümetin gerçekten yerleşip başarılı olmasını sağlamak. Bunun için de elbette iktisadi işbirliği ve yaptırımların hafifletilmeye başlanması gerekiyor,” dedi.

Yine de, “yerinde gerçekten istikrarlı bir durum olmadan tüm yaptırımları hemen kaldırmanın aptalca olduğunu düşündüğünü” ekleyen Temsilci, “darbe veya bu yeni kurulan hükümetin çöküşü” olasılığına işaret etti.

Lawler, yasası hakkında “Beyaz Saray üyeleriyle temas halinde olduğunu” söyledi. 

Yaptırımların tamamen kaldırılması için 2 yıllık geçiş süreci

Donalds, Semafor’a “Mike’ın ne yapmaya çalıştığını anlıyorum, ama bence Beyaz Saray’ın önüne geçmeyelim. Yerinde çok şey değişti; başkana biraz zaman tanıyalım,” dedi.

Mevcut yasaya göre Trump, Sezar Yasası olarak bilinen bir yasa kapsamında Suriye’ye uygulanan kalan ABD yaptırımlarını 180 günde bir kaldırma yetkisine sahip.

Lawler’ın yasa tasarısı, yeni yönetime, yaptırımları tamamen kaldırmadan önce yeni Suriye hükümetinin belirlenen koşulları yerine getirdiğini onaylamak için iki yıl süre tanıyor.

Lawler’ın çözümünden ziyade yaptırımların tamamen kaldırılmasını savunan Kongre üyeleri arasında, komiteyi “önlemi yeniden gözden geçirmeye” çağıran muhafazakâr Temsilci Joe Wilson ve Finansal Hizmetler Komitesinin en üst düzey Demokrat üyesi Temsilci Maxine Waters (Kaliforniya) yer alıyor.

Wilson, Waters’ın salı günü Lawler’ın tasarısına sunduğu ve reddedilen değişiklik önerisini desteklediğini söyledi.

Wilson, Waters’ın önerisi hakkında, “Evet, o haklı. Başkanın Suriye’ye bir şans vermek istediğini belirtmiş olması gerçekten çok memnuniyet verici. Bunu yapmanın yolu da yaptırımları tamamen kaldırmak, böylece iş dünyası yatırım yapabileceğini bilsin,” dedi.

Bazı Demokratlar oylama öncesinde kararsız kaldı. Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesinin en üst düzey Demokrat üyesi Greg Meeks, Semafor’a “hassas bir durum” olduğunu söyledi.

Meeks, “Tüm yaptırımları bir kerede kaldırırsanız, bunun ne anlama geldiğini biliyorsunuz. Aynı zamanda, ilerleme kaydedildiğinden emin olmak istersiniz. Belki dışarı çıktığımda size tam olarak ne düşündüğümü söyleyebilirim,” dedi ve sonunda tasarıya karşı oy kullandı.

“Dini ve etnik azınlıkları korumak için makul adımlar” değişikliği

Başkan, Kongre bu yasayı yürürlükten kaldırmadıkça (veya 2029’da yürürlükten kalkmasına izin vermedikçe) Sezar Yasası ile getirilen yaptırımları kalıcı olarak kaldıramıyor.

Lawler, Temsilciler Meclisi ve Senatoda yeterli desteği sağlamak için “yönetimin tutumunun hayati önem taşıyacağını” kabul etti.

Öte yandan geçen hafta Suveyde’de mezhepsel şiddet sonucu bir ABD vatandaşının ölümüne yol açan olayların ardından yaptırımların kaldırılmasına ilişkin endişelerini dile getirdi.

Lawler, yaptırımların kaldırılması için yeni bir koşul ekleyen değişiklik önerisini kabul ettikten sonra evet oyu verdi: “dini ve etnik azınlıkları korumak için makul adımlar.”

Trump yönetimi Suriye’yi İbrahim Anlaşmasına dahil etmeye çalışırken, Lawler önerisinin bu konuda yararlı bir araç olabileceğine dair iyimserliğini dile getirdi.

Mayıs ayında başkan, Şam’ın Tel Aviv ile ilişkilerin normalleşmesini kabul etmesi halinde Suriye’nin yeni cumhurbaşkanına yaptırımların hafifletileceği sözü vermişti.

Lawler, “Bu, uygulamada İsraillilerle iktisadi bağların gerçekten normalleşmesine yardımcı olacak bir araç olarak kullanılabilir,” dedi.

Diplomasi

UEFA, FIFA’nın özelleştirilmesi halinde Dünya Kupası’nı boykot edecek

Yayınlanma

Avrupa futbolunun yönetim organı olan UEFA, FIFA’nın ticari faaliyetlerinin bir kısmını özelleştirmeye yönelik öneriyi kabul etmesi halinde, oybirliğiyle Dünya Kupası’nı boykot etme kararı aldı.

FIFA salı günü, ticari faaliyetlerini özel bir kuruluşa devretmeyi öngören bir öneri yayınladı.

Bu öneride, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’ın kardeşi Josh Kushner’ın CEO’su olduğu Thrive Capital’in baş yatırımcı olarak adı geçti.

UEFA, yaptığı açıklamada, “Dünya Kupası bir yatırım ürünü olarak değerlendirilemez. Hiçbir kısmı asla özel yatırımcılara devredilmemelidir. Dünya Kupası satılık değildir,” demişti.

Teklifin kabul edilmesi için FIFA’nın 211 üye federasyonunun çoğunluğunun desteği gerekiyor.

Fakat teklif Avrupa genelinde yoğun eleştirilere maruz kaldı. UEFA, yalnızca 55 üye federasyondan oluşuyor.

Açıklamada, “FIFA Dünya Kupası futbola aittir. Her zaman da öyle kalacaktır. Avrupa’nın söz hakkı olduğu sürece, Dünya Kupası asla satılık olmayacaktır,” denildi.

Avrupa Birliği Spor Komiseri Glenn Micallef, X’te yaptığı açıklamada, “UEFA’nın bu açıklamasını memnuniyetle karşılıyorum ve tutumunu tam olarak destekliyorum,” dedi ve “Avrupa futbol federasyonlarının yönetişim konusunda öncülük etmesinden gurur duyduğunu” ekledi.

Çarşamba günü komisyon üyesi, “rekabet hukuku hususları” gerekçesiyle FIFA’nın önerisini soruşturma tehdidinde bulunmuştu.

Kadınlar U-20 Dünya Kupası eylül ayında düzenlenecek ve FIFA planlarından vazgeçmezse, bu turnuva Avrupa futbol federasyonlarının boykotu sonuna kadar sürdürme kararlılığının ilk sınavı olabilir.

Kadınlar ve erkekler U-17 Dünya Kupaları da 2026’nın ilerleyen aylarında düzenlenecek.

En son 2023’te İspanya’nın kazandığı tam kadro Kadınlar Dünya Kupası ise 2027’de Brezilya’da gerçekleştirilecek.

POLITICO Çarşamba günü yayınladığı haberde, Avrupa futbolunun yönetim organındaki bir dizi üst düzey yetkilinin, mevcut görev süresi gelecek yıl sona erecek olan FIFA Başkanı Gianni Infantino’ya karşı Katarlı Nasır el-Halifi’yi aday çıkarmayı planladığını bildirmişti.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

ABD, BAE destekli çip üreticisi GlobalFoundries’e fon sağlayacak

Yayınlanma

GlobalFoundries, ABD hükümetinin daha verimli yapay zeka veri merkezlerini desteklemek amacıyla silikon fotonik teknolojisinin araştırma ve geliştirme çalışmalarını güçlendirmek üzere çip üreticisine 300 milyon dolarlık bir hibe vereceğini duyurdu.

Bu hibe, Washington’un Çin ile arasındaki küresel rekabette konumunu güçlendirmeye çalıştığı bir dönemde, ABD Başkanı Donald Trump’ın CHIPS Yasası kapsamındaki araştırma fonlarını kritik yarı iletken teknolojilerine yöneltme çabasının bir parçası.

Yönetim daha önce yarı iletken üretim ekipmanları için 150 milyon dolar ve kuantum bilişim için 2 milyar dolar tahsis etmişti.

Silikon fotonik, çipler arasında veri aktarımı için elektrik sinyalleri yerine ışığı kullanır ve bu sayede yapay zeka sistemleri için daha yüksek bant genişliği ve daha düşük güç tüketimi sağlar.

ABD Ticaret Bakanlığı’ndan sağlanan bu fon, veri aktarım hızlarını ve enerji verimliliğini daha da artırmak amacıyla silikon fotoniği yapay zeka işlemcileriyle doğrudan entegre eden bir teknoloji olan “ortak paketlenmiş optik” alanındaki gelişmeleri desteklemeyi de amaçlıyor.

Silikon fotoniği ve gelişmiş optik paketleme tedarik zincirinin büyük bir kısmı şu anda ABD dışında yoğunlaşmış durumda.

Bu alandaki başlıca üreticiler arasında Tayvanlı TSMC ve İsrailli Tower Semiconductor yer alıyor.

Çarşamba günü açıklanan 300 milyon dolarlık fon, GlobalFoundries’e 2024 yılında Malta (New York) ve Burlington’da (Vermont) fabrikalar kurması için tahsis edilen 1,5 milyar dolarlık önceki fonu tamamlayacak.

Teknoloji Direktörü Gregg Bartlett, Reuters’a verdiği demeçte yeni fonun, GlobalFoundries’in halihazırda ürettiği çiplerin yanı sıra optik bileşenlerin üretimi ve paketlenmesi için bu tesislerde kullanılacak yeni malzemeler ve teknikler üzerine yapılacak araştırmalara destek olacağını söyledi.

Bartlett, “Çıplak silikon yonga plakasından başlayarak, ABD’de kalitesi kanıtlanmış ve test edilmiş bir optik modül sevk edebilme yeteneğine sahip, uçtan uca hizmet sunan tek bir şirketin olması, bizim için benzersiz bir yetkinlik olduğunu düşünüyoruz,” dedi.

GlobalFoundries, veri aktarım hızlarını saniyede 400 gigabite çıkarmayı ve mevcut nesil uygulamalara kıyasla enerji verimliliğini beş katına çıkarmayı hedeflediğini açıkladı.

Abu Dabi varlık fonu Mubadala, GlobalFoundries’in yaklaşık %73’üne sahip. ABD Ticaret Bakanlığı ise ayrı bir anlaşma kapsamında bu çip üreticisinin yaklaşık %1’lik hissesini alacak.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Kiev’de vurulan İHA fabrikasının ABD’li şirkete ait olduğu bildirildi

Yayınlanma

Rusya’nın Kiev’de imha ettiğini açıkladığı insansız hava aracı fabrikasının ABD’nin Delaware eyaletinde kayıtlı bir şirkete ait olduğu bildirildi. The Guardian gazetesi, Terminal Autonomy adlı firmanın Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla yüksek hassasiyetli İHA’lar ürettiğini aktardı. Şirket, yapay zeka kontrollü mühimmatların cephede aktif olarak kullanıldığını belirtiyor.

Rusya ordusunun Ukrayna’nın başkenti Kiev’de düzenlediği hava saldırılarında imha edilen insansız hava aracı (İHA) fabrikasının, ABD’nin Delaware eyaletinde kayıtlı bir Amerikan şirketine ait olduğu bildirildi.

The Guardian gazetesinin kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Terminal Autonomy adlı şirket, yönlendirme sistemleri parazit ve sinyal kesicilere karşı korumalı olan ve Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla tasarlanan yüksek hassasiyetli İHA’lar üretiyor.

ABD’de 2023 yılında tescil edilen Terminal Autonomy şirketinin internet sitesinde, firmanın yapay zeka ile kontrol edilen dolanan mühimmatlar ve yüksek hassasiyetli mühimmatlar kullandığı, bunların “ön cephede düşman kuvvetlerine karşı halihazırda aktif biçimde uygulandığı” bilgisi yer alıyor.

Rusya Savunma Bakanlığı tesisin hedef alındığını duyurmuştu

Rusya Savunma Bakanlığı, 26 Temmuz’a bağlanan gece Kiev’in güneybatısında İHA montaj ve depolama alanının vurulduğunu açıklamıştı. Bakanlık, Ukraynalı ve Amerikalı uzmanların katılımıyla bu tesiste aylık bin adede kadar İHA üretimi yapıldığını bildirdi.

Bakanlığın açıklamasında, bu tesiste AQ-400 Scythe (“Kosa”) ve AQ-100 Bayonet (“Ştık”) tipi saldırı İHA’ları ile RQ-100 Scout (“Skaut”) tipi keşif İHA’larının üretildiği kaydedildi.

Aynı gece Kiev’de İHA ve yedek parça üretimi yapan “Smart Intelligent Systems” (“Smart intellidjent sistem”) işletmesinin de vurulduğu aktarıldı. Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna başkenti ile Odessa bölgesindeki Çernomorsk liman altyapı tesislerine grup saldırısı düzenlendiğini duyurdu.

Rusya Savunma Bakanlığı, saldırıların yalnızca Ukrayna’nın askeri ve enerji tesisleri ile bunlarla bağlantılı altyapıya yönelik gerçekleştirildiğini vurguluyor.

Öte yandan Financial Times gazetesi, Ukraynalı yetkililere dayandırdığı haberinde, ABD ve Fransa’nın Rusya topraklarına yönelik İHA saldırılarının planlanmasında Ukrayna’ya istihbarat sağladığını yazmıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English