Amerika
Trump yönetimi, çocuk istismarı suçlamasıyla yargılanan İsrailli yetkiliyi koruyor

ABD hükümeti, ciddi bir çocuk cinsel istismarı suçlamasıyla tutuklanan üst düzey bir İsrailli yetkilinin ülkeyi terk etmesine yardım ettiği iddialarını reddetti.
Electronic Intifada’da yer alan habere göre pazartesi günü, Nevada’da görev yapan İsrail doğumlu üst düzey ABD federal savcısı, bu yetkiliyi kovuşturmayacağını ve konuyu yerel makamlara bıraktığını doğruladı.
Bu, ABD’nin konuyu önemsiz göstermeye ve İsrail ile pedofili ile itham edilen yetkiliyi olası sonuçlarından korumaya çalıştığının bir işareti olarak görülüyor.
ABD Dışişleri Bakanlığının Yakın Doğu İşleri Bürosu X’te yayınladığı açıklamada, “Dışişleri Bakanlığı, İsrail vatandaşı Tom Artiom Alexandrovich’in Las Vegas’ta tutuklandığını ve bir çocuğa elektronik ortamda cinsel tacizde bulunmakla ilgili suçlamalarla mahkemeye çıkarılacağını bilmektedir,” dedi.
Dışişleri Bakanlığı, “Diplomatik dokunulmazlık talebinde bulunmamış ve mahkeme tarihi beklerken eyalet hakimi tarafından serbest bırakılmıştır. ABD hükümetinin müdahale ettiği yönündeki iddialar asılsızdır,” diye ekledi.
Bu yalanlama, İsrail Ulusal Siber Direktörlüğünün savunma bölümü direktörü olan Alexandrovich’e özel muamele yapıldığına dair endişeleri gidermeye yetmiyor.
Zira pazartesi günü yaşanan bir başka gelişmede, Nevada’nın en üst düzey federal savcısı olan ABD savcı vekil Sigal Chattah, Alexandrovich’in “toplumumuzun en savunmasız üyelerini hedef alan çocuk istismarcısı seks suçlularını” hedef alan “önemli bir çok kurumlu operasyon” kapsamında tutuklandığını doğruladı.
Chattah, “Operasyonun sonucunda, Clark County Bölge Savcılığı davayı üstlendi,” diye ekledi. Bu, federal hükümetin bu konuyla ilgilenmeyeceğini ve Alexandrovich’in eyalet düzeyinde yargılanacağını gösteriyor.
15 Ağustos’ta Las Vegas Metropolitan Polis Departmanı, FBI ve İç Güvenlik Bakanlığı da dahil olmak üzere yerel, eyalet ve federal yetkililerin katıldığı çok kurumlu bir operasyonda “sekiz çocuk cinsel istismarı suçlusu”nu gözaltına aldığını duyurdu.
Polis, “Bu operasyon, şiddet suçlarını azaltmak ve toplumumuzdaki çocukları korumak için sürdürülen çabaların bir parçası olarak gerçekleştirildi,” açıklamasını yaptı.
Polis, 38 yaşındaki Alexandrovich’i gözaltına alınan ve ağır suçlarla Henderson Gözaltı Merkezine götürülen şüphelilerden biri olarak tanımladı.
Operasyonda, çevrimiçi olarak çocuk kılığına giren gizli polisler ve federal ajanlar, sanıklarla etkileşime geçti. Yetkililer, operasyonda suçlanan adamların seks için bir çocukla buluşacaklarına inandıklarını iddia ediyor.
Las Vegas TV kanalı KLAS’ın elde ettiği belgelere göre, Alexandrovich, tutuklandığında 15 yaşındaki bir kız çocuğu gibi davranan polisle çevrimiçi olarak sohbet ediyor ve onunla buluşmayı planlıyordu.
Alexandrovich’in, kararlaştırılan buluşma yerine bir araç paylaşım hizmeti kullanarak geldiği ve ardından gözaltına alındığı iddia ediliyor.
KLAS’ın haberine göre, “Alexandrovich, yargıç önüne çıkmadı ve eyaletin hak ettiği olası neden duruşması ve savcılığın aleyhinde ceza davası açmadan önce kefaletle serbest bırakıldı, bu da hiçbir yargıcın serbest bırakılmasına ek kısıtlamalar getiremeyeceği anlamına geliyor.”
Operasyonda suçlanan diğer şüphelilerden birinin yerel bir kilisenin papazı olduğu bildirildi.
Clark County, Nevada’nın mahkeme kayıt sistemine göre, Alexandrovich’in suçu 6 Ağustos’ta işlediği iddia ediliyor ve cinsel ilişkiye girmek amacıyla bir çocuğu veya akıl hastası bir kişiyi ayartmaya teşebbüs etmekle suçlanıyor. Bu suç, Nevada’da 1 ila 10 yıl hapis cezası ve 10.000 dolara kadar para cezası ile cezalandırılabilir.
Nevada’da bu, ölüm veya ağır yaralanmaya neden olan suçlardan sonra ikinci en ciddi suç türü olan B kategorisi ağır suç.
Mahkeme kayıtlarına göre, 7 Ağustos’ta sulh yargıcı Stephen L. George, “makul neden” kararı verdi; yani suçlamada bulunmak için yeterli delil olduğu sonucuna vardı ve Alexandrovich’in kefaletini 10.000 dolar olarak belirledi.
Genellikle polis, Alexandrovich’in suçlandığı türden suçların işlenmesinde kullanılan tüm cihazlara el koyar ve arama emri çıkarır. ABD makamlarının Alexandrovich’in bilgisayar veya cep telefonlarına el koyup koymadığı ve bunları alıkoyup alıkoymadığı belli değil.
ABD Adalet Bakanlığı, bu tür davalarda –özellikle federal kurumların gizli operasyonlara karıştığı durumlarda– federal suçlamada bulunabilir fakat bazı nedenlerden dolayı bu davada bunu yapmamayı tercih etmemiş görünüyor.
Federal bir kovuşturma, özellikle Alexandrovich İsrail’den ABD’ye dönmeyi reddederse, çok daha etkili olacak.
Şu anda ABD federal yetkilisi olan Chattah, İsrail doğumlu bir avukat ve İsrail-Amerikan Konseyi de dahil olmak üzere Siyonist örgütlerde siyasi faaliyetlerde bulunmuş.
İsrail-Amerikan Konseyi, İsrail yanlısı iş adamları Adam Milstein ve Sheldon ve Miriam Adelson tarafından finanse edilen bir lobi grubu.
Geçen ay, 100’den fazla emekli yargıç, Başkan Donald Trump’ın Chattah’ı atamasına itiraz eden bir mektubu imzaladı. Mektupta Chattah’ın niteliksiz olduğu belirtilerek, “ırkçı söylemleri, komplo teorileri ve şiddet tehditleriyle dolu geçmişi” gerekçe gösterildi.
Chattah daha önce İsrail’e “Gazze’yi haritadan silin” çağrısında bulunmuş ve oradaki tüm nüfusu ‘terörist’ ve “hayvan” olarak nitelendirmişti.
Electronic Intifada’daki makalenin ilk yayınlanmasından birkaç saat sonra Chattah, bu ırkçı ve soykırımcı ifadeleri paylaştığı kişisel X hesabı “@Chattah4Nevada”yı sildi.
Amerika
Trump, kömür sektörüne 700 milyon dolarlık yeni destek planlıyor

ABD Başkanı Donald Trump, kömür santrallerini desteklemek üzere yaklaşık 700 milyon dolarlık bir kaynak aktarmak için Soğuk Savaş döneminden kalma ulusal savunma yetkilerini kullanmayı planlıyor.
Konu hakkında bilgi veren bir ABD’li yetkili, Trump’ın bugün (4 Haziran) başkanlara ulusal güvenlikle ilgili endüstriler üzerinde geniş yetki veren 1950 tarihli Savunma Üretim Yasasını yürürlüğe koyacağını duyurabileceğini söyledi.
Yetkili, bu yasa kapsamında bir düzineden fazla kömür santralinin modernizasyonu, Batı Kıyısında devasa bir kömür ihracat terminali inşa edilmesi ve yeni santrallerin inşası için kurumsal fonlarla eş finansman sağlanmasının planlandığını belirtti.
700 milyon doların yarısından fazlası 13 kömür santralinin modernizasyonuna ayrılacak, 185 milyon dolar Alaska, Maryland ve Batı Virginia’daki kömür tesisleri için kurumsal fonlara eş finansman sağlayacak ve 75 milyon dolar ise uzun süredir gündemde olan Kuzey Kaliforniya’daki West Gateway ihracat terminalini destekleyecek.
Söz konusu kişi, başkanın açıklamasını önceden bozmamak için isminin açıklanmaması şartıyla konuştu ve ayrıntıların hâlâ değişebileceği konusunda uyarıda bulundu.
Trump yönetimi, enerji tüketimi yüksek yapay zeka veri merkezlerini ayakta tutmak için iç talebi göz önünde bulundururken ve büyük fosil yakıt rezervlerine sahip yabancı rakipleri marjinalize etmeyi hedefliyor.
Fakat kömürün ABD’deki kullanımı sürekli bir düşüş eğiliminde. ABD Enerji Enformasyon İdaresine göre, bir zamanlar ABD’deki elektrik üretiminin yarısından fazlasını karşılayan kömür, son yıllarda bu oranın beşte birinin altına düştü.
Elektrik üreticileri, fosil yakıtların küresel ısınmaya olan etkisinden ve kırılgan küresel tedarik zincirlerine artan bağımlılıktan endişe duyarak, büyük ölçüde daha ucuz doğalgaza ve yenilenebilir kaynaklara geçiş yaptı.
Amerika
Cumhuriyetçiler, veri merkezleri karşıtı tepkiyi Çin’in kışkırttığına inanıyor

ABD Temsilciler Meclisi’nde Cumhuriyetçi bir lider, Çin’den para alan kuruluşların veri merkezlerine karşı yurt içindeki muhalefeti körüklediğini ve cezalandırılması gerektiğini söyledi.
Temsilciler Meclisi Yollar ve Araçlar Komitesi Başkanı Jason Smith, bir röportajda Çin’in, Amerikan halkını yapay zeka geliştirme açısından hayati öneme sahip veri merkezlerine karşı kışkırtmak için çok sayıda kâr amacı gütmeyen kuruluşa finansman sağladığını ileri sürdü.
Kendi soruşturmalarını başlatan Smith, Hazine Bakanı Scott Bessent’ten bu kuruluşların vergi muafiyetini kaldırmasını istiyor ve hükümetin “ulusal ve iktisadi güvenliğimizi tehlikeye atan” gruplara fiilen yardım etmemesi gerektiğini savunuyor.
Smith, “Çin’in hesaplama alanında hakimiyet kurmak istediği için veri merkezlerine karşı protestolar düzenleyen ABD’li kâr amacı gütmeyen kuruluşlara gelen Çin kaynaklı paranın izini sürdük. Eğer Amerikan halkı arasında ayrılık ve kaos tohumları ekebilirlerse, yapay zeka yarışında [Amerika’yı] yavaşlatacaklar ve kazanacaklar. Tetikte olmalıyız,” dedi.
Smith’in yorumları sorulduğunda, bir Hazine sözcüsü yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Vergi muafiyeti, yabancı etkiler için bir kalkan değildir. Yabancı çıkarları ilerletmek için hayır kurumlarını kötüye kullanan kuruluşlar, yasalarımızı, demokrasimizi ve halkın güvenini sarsmaktadır.”
ABD’deki kâr amacı gütmeyen kuruluşlara karşı yasal işlem başlatılması önemli bir adım ve teknoloji sektörünün iç muhalefeti aşmasına yardımcı olacak.
Hukuk uzmanları ayrıca bunun, Trump yönetiminin vergi kanununu siyasi amaçlar için bir silah olarak kullanmasının bir başka örneği olabileceği konusunda uyarıyor.
Vergi Mükellefleri Hakları Merkezi’nin yönetici direktörü Nina E. Olson, “İnsanlar, hoşlanmadıkları fikirlerin veya vergi mükelleflerinin peşine düşmek için vergi kanununu veya IRS’i [İç Gelir Servisi] kullanmadan önce iki kez düşünmelidir. Bu, vergi dairesine karşı güvensizliği besler ve mevzuata uyumu olumsuz etkiler… ve iktidardan düştüğünüzde aleyhinize kullanılabilir,” dedi.
Smith daha önce, Şanghay’da yaşayan eski teknoloji devi ve ABD vatandaşı Neville Roy Singham’dan aldıkları bağışlar nedeniyle BreakThrough News ve Tricontinental haber sitelerinin yanı sıra aktivist grup The People’s Forum’u hedef almıştı.
Smith, talep ettiği iç mali kayıtları teslim etmeyi reddederlerse bu gruplara mahkeme celbi göndereceği tehdidinde bulunmuştu.
Politika yapıcılar, ülke genelinde ortaya çıkan devasa yeni veri merkezlerine yönelik halkın endişesiyle boğuşuyor.
Geçen yılın sonundan bu yana en az 14 eyalet, bu tesisler için kısıtlamalar veya yasaklar önerdi.
Ülke genelinde ise onlarca belediye bunları çoktan yürürlüğe koydu.
Gallup’a göre, Amerikalıların yaklaşık 10’da 7’si artık yakınlarında yapay zeka veri merkezlerinin inşasına karşı çıkıyor.
Teknoloji şirketleri, yaklaşan yapay zeka patlamasını desteklemek için 2030 yılına kadar yaklaşık 7 trilyon dolarlık yeni fiziksel altyapı yatırımını hedefliyor.
Bazı Kongre üyeleri ve uzmanlar, yeni hükümet engellerinin ilerlemeyi durdurabileceğinden ve Çinli teknoloji firmalarıyla rekabet eden ABD’yi zayıflatabileceğinden endişe ediyor.
Smith, veri merkezlerine yönelik iç muhalefet hakkında, “Bunun kesinlikle yabancı aktörler tarafından kışkırtıldığına inanıyorum,” dedi.
Eleştirmenler, veri merkezlerine yönelik iç direniş için, kamu hizmetleri fiyatları ve çevre üzerindeki etkileri de dahil olmak üzere bir dizi başka açıklamaya işaret etti.
Anketler, birçok Amerikalının, işlerini kaybetme korkusu ve diğer birçok endişe nedeniyle, yapay zekadan fayda göreceklerine henüz ikna olmadıklarını gösteriyor.
Smith, veri merkezi muhalefetinden doğrudan Çin’i sorumlu tutan şu ana kadar en üst düzey Cumhuriyetçi gibi görünüyor, ancak son zamanlarda birkaç kişi daha benzer iddialarda bulundu.
İçişleri Bakanı Doug Burgum geçen hafta, veri merkezi muhalefetini körüklemede “yabancı kaynaklı propaganda”nın rolünden bahsetti ve “Shark Tank” programından milyarder Kevin O’Leary, Utah’ta 40.000 dönümlük bir veri merkezine karşı çıkan muhalefetten Çin Komünist Partisi’ni sorumlu tuttu.
Bitcoin Policy Institute de geçen ay, İsviçreli, İngiliz ve Çinli milyarderlerin “veri merkezi karşıtı kampanyayı yönlendiren” gruplara aktardığı milyarlarca doları ortaya koyan bir rapor yayınladı.
Bu rapor, birçok iddianın temelini oluşturuyor. Wired da geçen ay, ABD kolluk kuvvetlerinin “teknoloji karşıtı aşırılıkçılığı” soruşturduğunu bildirdi.
Smith, yapay zeka rekabetinin öneminin Hazine Bakanlığı’nın harekete geçmesi gerektiğini gösterdiğini savunuyor ve komitenin bulgularının sonuçlarını kamuoyuna duyurmak için baskı yapacağını söylüyor.
Smith, “Tetikte olmalıyız. Bunu kamuoyuna duyurmaya devam edeceğiz, çünkü bu delilik,” dedi.
Amerika
Musk halka arzla ilk trilyoner olmaya yaklaşıyor

SpaceX şirketinin 12 Haziran’da başlayacak halka arzı kapsamında hisse fiyatının 135 dolar olarak belirlenmesiyle Elon Musk’ın servetinin 988 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Bloomberg’ün yaptığı hesaplamalara göre Musk’ın trilyoner unvanını alabilmesi için SpaceX hisselerinin ilk işlem gününde yüzde 2,2 oranında değer kazanması yetecek.
Uzay teknolojileri firması SpaceX’in gerçekleştireceği ilk halka arz (IPO) sonrasında milyarder iş insanı Elon Musk’ın kişisel servetinin 988 milyar dolara yükseleceği bildirildi.
Bloomberg’ün yaptığı hesaplamalara göre dünyanın en zengin insanı unvanına sahip olan Musk’ın ilk trilyoner statüsüne ulaşması için 12 milyar dolarlık bir bakiye kalıyor.
Ajans, bu eksik miktarın ünlü yönetmen Steven Spielberg’ün yaklaşık 12,2 milyar dolar değerindeki toplam servetine denk geldiğine dikkat çekti.
Halka arz sürecinde SpaceX hisselerinin birim fiyatının 135 dolar olarak belirlenmesi planlanıyor. Borsadaki işlemlerin 12 Haziran tarihinde başlayacağı belirtilirken, hisse değerinin ilk gün yüzde 2,2 oranında artarak 138 dolara yükselmesi durumunda Musk’ın serveti 1 trilyon dolar barajını aşmış olacak.
Halka arz için 1,75 trilyon dolarlık piyasa değeri hedefleniyor
Musk tarafından 2002 yılında kurulan SpaceX, bugüne kadar halka kapalı bir şirket olarak faaliyet gösterdi ve finansal verilerini resmi olarak kamuoyuyla paylaşmadı.
Musk, geçtiğimiz yaz döneminde SpaceX için halka arz sürecini başlatma teklifinde bulunmuştu. Reuters ajansının elde ettiği bilgilere göre şirket, halka arzda hisse başı sabit fiyatı 135 dolar olarak belirleyerek 75 milyar dolarlık rekor bir kaynak yaratmayı amaçlıyor.
Bu süreçte 555,6 milyon adet hissenin satışını planlayan şirketin hedeflediği toplam piyasa değeri ise 1,75 trilyon dolar seviyesinde bulunuyor.
Geçtiğimiz şubat ayında Musk, yapay zeka girişimi xAI ile SpaceX şirketlerini birleştirme kararı almıştı. Bloomberg ve The Wall Street Journal’ın konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberlerde, birleşen şirketlerin toplam piyasa değerinin 1,25 trilyon dolara ulaştığı aktarılmıştı.
Sabit fiyatlı halka arz yöntemiyle şirket, yatırımcı talepleri toplanmaya başlamadan önce her bir hissenin kesin satış bedelini önceden ilan etmiş oluyor.
Tesla hisselerinin performansı trilyonerlik sürecini etkileyebilir
Şu anda 54 yaşında olan Musk, dünyanın en zengin insanı konumunu sürdürüyor. Güncel verilere göre serveti 726 milyar dolar olarak hesaplanan Musk, Forbes’un en zengin milyarderler listesinde ilk sırada yer alıyor.
Musk, şubat ayında elde ettiği başarıyla tarihte serveti 800 milyar doları aşan ilk kişi unvanını kazanmıştı.
Bloomberg, Musk’ın gelecekteki servet seyrinin en büyük ikinci varlığı konumundaki Tesla Inc. hisselerinin performansına da bağlı olduğunu hatırlattı.
Tesla hisselerinin mayıs ayının ortasında kaydedilen 445 dolar seviyesine geri dönmesi durumunda, Musk’ın trilyoner unvanını alabilmesi için SpaceX hisselerinin ilk işlem gününde hızlı bir yükseliş kaydetmesine gerek kalmayacağı belirtiliyor.
Dünya Basını2 hafta önceProf. Mearsheimer: Trump, İran savaşını sonlandırmak için Çin’den yardım istedi
Dünya Basını2 hafta önceİktisat tarihçisi Chance: Batı, Çin’i kendi sistemine entegre ederek liberal bir demokrasiye dönüştüreceğini sandı
Diplomasi2 hafta önceXi ve Putin ‘çok kutuplu bir dünya ve yeni tip uluslararası ilişkiler’ çağrısı yaptı
Amerika2 hafta önceBolivyalı işçi ve köylüler başkent La Paz’ı kuşattı
Asya2 hafta önceLai, Tayvan’ın “özgürlüğünden vazgeçmeyeceğini” söyledi, yeni İHA bütçeleri sözü verdi
Asya2 hafta önceRusya ve Çin arasındaki ticaret hacmi 240 milyar dolara ulaştı
Asya2 hafta önceİran’daki savaş yuan için küresel ticarette fırsat penceresi açtı
Dünya Basını2 hafta önceProf. Pape: İran yetenekleri sınırlı olduğu için değil, stratejik sebeplerle kendini dizginliyor









