Bizi Takip Edin

Diplomasi

Netanyahu ve Modi ticaret, teknoloji ve savunma işbirliğini güçlendirme kararı aldı

Yayınlanma

Hindistan Başbakanı Narendra Modi, İsrail’e resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. Bu ziyaret, Orta Doğu’nun ABD’nin İran’a olası bir saldırısı ve İsrail’in Gazze’de ateşkese rağmen saldırılarını sürdürmesi nedeniyle gergin olduğu bir dönemde geldi. İki ülke ticaret, teknoloji ve savunma gibi alanlardaki işbirliğini güçlendirme kararı aldı.

Modi, iki günlük ziyaret kapsamında çarşamba günü Tel Aviv’e vardığında İsrailli mevkidaşı Binyamin Netanyahu tarafından karşılandı. Modi, en son 2017 yılında İsrail’i ziyaret etmişti ve bu ziyaret, görevdeki bir Hindistan başbakanının ilk ziyareti olma özelliğini taşıyordu. Bundan önce ise 2006 yılında, Hindistan’ın batısındaki Gujarat eyaletinin başbakanıyken İsrail’e gitmişti.

Modi’nin 2014’te başbakan olmasından bu yana iki ülke arasındaki ilişkiler güçlendi. 2017’deki ziyaret sırasında iki taraf, ilişkilerini stratejik ortaklık düzeyine yükseltmişti.

ABD Adalet Bakanlığı tarafından kamuoyuna sunulan Epstein belgelerinde, pedofil fuhuş şebekesi yöneticisi Jeffrey Epstein’in Modi’ye yakınlığıyla bilinen Hint bir milyarder ile eski İsrail Başbakanı Ehud Barak arasında, bir Hint Başbakanı’nın İsrail’e yapacağı ilk ziyaret öncesinde köprü vazifesi gördüğü ortaya çıktı.

Ziyaretin ardından Epstein, gönderdiği bir e-postada, Modi’nin “ABD Başkanı’nın menfaati uğruna İsrail’de raks edip şakıdığını” belirterek bu durumu kutlamış.

16 mutabakat zaptı imzalandı

Ziyaret gerçekleştiren Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile birlikte basına açıklama yapan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hindistan ve İsrail’in tarım, teknoloji ve hükümet alanlarında işbirliğini teşvik etme niyetini vurguladı.

Heyetler arası genişletilmiş toplantının ardından Netanyahu, “Hindistan’ın olağanüstü yetenekli insanlarıyla ve bizim insanlarımız arasındaki işbirliğinden konuştuk ve bunu somut planlara dönüştürüyoruz” dedi.

Netanyahu, iki ülkenin işbirliği yapmayı planladığı alanlar olarak “hassas tarım” ile “yazılım ve yapay zeka”yı öne çıkardı.

Etkinlikte iki ülke, ağırlıklı olarak inovasyon ve teknoloji alanlarında 16 ikili mutabakat zaptına imza attı.

Netanyahu, “İsrail ve Hindistan inovasyona kilitlenmiş durumda” diyerek, ülkelerin hükümetler arası işbirliğini artırmayı da planladıklarını ekledi: “Ayarlayabildiğimiz anda Hindistan’da bir [hükümetler arası] toplantı yapmaya karar verdik.”

Netanyahu, Modi ile olan kişisel bağını yineleyerek kendisine “hem kişisel dostluğumuzu hem de hükümetlerimiz ve halklarımız arasındaki dostluğu ne kadar derinden ve içten hissettiğimizi ve eminim bu ziyaretin bir sonucu olarak bunun devam etmesini, gelişmesini ve güçlenmesini” dilediğini söyledi.

Modi: İsrail’in yanında dimdik ayaktayız

Modi ve Netanyahu, perşembe günü yapılan heyetler arası görüşmeler öncesinde çarşamba günü baş başa bir görüşme gerçekleştirdi. Modi, X platformunda yaptığı paylaşımda, iki liderin ikili ilişkileri güçlendirmeye yönelik çok çeşitli konuları ve bölgedeki önemli gelişmeleri ele aldığını belirtti.

Modi, “Teknoloji, su yönetimi, tarım, yetenek ortaklığı gibi sektörler yakın işbirliği için büyük fırsatlar sunuyor” ifadelerini ekledi.

Netanyahu da çarşamba günü X’ten yaptığı paylaşımda, “Yakın bir kişisel ilişkimiz var, sık sık görüşüyoruz ve aramızdaki derin dostluğun, iki ülkemiz arasındaki bağları güçlü bir şekilde yansıttığına inanıyorum” dedi.

Modi, çarşamba günü İsrail parlamentosu Knesset’te yaptığı konuşmada, 7 Ekim 2023’te Hamas tarafından gerçekleştirilen “barbar terör saldırısında” ölenler için “en derin taziyelerini” ileterek, Güney Asya ülkesinin İsrail’in yanında dimdik durduğunu söyledi.

İsrail’in Filistinlilere yönelik soykırım suçundan bahsetmeyen Modi, “Terörle mücadele, sürdürülebilir ve eşgüdümlü küresel eylem gerektirir çünkü terörün olduğu her yer, her yerde barışı tehdit eder. Bu nedenle Hindistan, kalıcı barışa ve bölgesel istikrara katkıda bulunan tüm çabaları desteklemektedir” diyerek aksine Netanyahu’nun saldırılarına destek açıkladı.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze barış girişimine destek veren Modi, bunun Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından onaylandığını ve İsrail ile Hamas arasında Gazze’deki ateşkes sürecinde bir yol haritası sunduğunu ifade etti.

Modi, “Filistin sorununu da ele alarak bölgedeki tüm insanlar için adil ve kalıcı bir barış vaadi taşıdığına inanıyoruz” dedi.

Modi, “Barışa giden yol her zaman kolay değildir. Ancak Hindistan, bu bölgede diyalog, barış ve istikrar için sizinle ve tüm dünyayla birlikte hareket ediyor” diye ekledi.

Modi’den Netanyahu’nun ‘yeni ittifak’ planına tam destek

Ticaret ve savunma işbirliği

Modi, Hindistan ve İsrail’in ticareti genişletme, yatırım akışlarını güçlendirme ve ortak altyapı gelişimini teşvik etme konusunda kararlı olduğunu belirterek, ekiplerinin bir ticaret anlaşması için müzakerelerde yoğun şekilde çalıştığını kaydetti.

İki tarafın Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC) ve Hindistan, İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri ve ABD arasındaki I2U2 çerçevesi gibi farklı formatlarda yakın işbirliği yapacağını ekledi. Dört ülkenin dışişleri bakanlarının 2021’deki bir toplantısında konsept haline getirilen bu çerçeve, su, enerji, ulaşım, uzay, sağlık ve gıda güvenliği gibi alanlarda ortak yatırımları teşvik etmeyi amaçlıyor.

Modi, savunma ve güvenliğe, Hindistan-İsrail ortaklığının “bir başka önemli ayağı” olarak değindi: “Bugünün belirsiz dünyasında, Hindistan ve İsrail gibi güvenilir ortaklar arasında güçlü bir savunma ortaklığı hayati önem taşımaktadır.”

Hindistan içinden eleştiriler: Filistin’e ihanet!

Modi’nin ziyareti öncesinde, ana muhalefetteki Hindistan Ulusal Kongresi lideri Jairam Ramesh, Hindistan hükümetini Filistinlilerin davasına bağlılığı konusunda “müstehzi ve ikiyüzlü açıklamalar” yapmakla eleştirdi.

Ramesh, Salı günü X’te yaptığı paylaşımda, “Gerçek şu ki Modi Hükümeti onları terk etti, Hindistan’ın 18 Kasım 1988’de Filistin devletini tanıyan ilk ülkeler arasında olduğunu unuttu” dedi.

Hindistan Komünist Partisi (Marksist) de bir açıklama yayınlayarak, Modi’nin İsrail ziyaretini şiddetle kınadı ve bu ziyarete karşı olduğunu bildirdi.

Modi’nin ziyareti “Filistin davasına ihanet” ve “katil Netanyahu rejiminin meşrulaştırılması” olarak nitelendirilirken, açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Bu ziyaret, İsrail’in Gazze’de soykırım niteliğinde bir savaş yürüttüğü bir döneme denk gelmektedir. Ateşkese rağmen, İsrail tarafından her gün ihlaller gerçekleştirilmekte ve düzenlenen saldırılarda çok sayıda Filistinli öldürülmektedir. İşgal altındaki Batı Şeria’da ise Filistinlilere yönelik saldırılar yoğunlaşmakta ve yasadışı yerleşimlerde artış yaşanmaktadır.”

“Ziyaretin beyan edilen amacı aynı zamanda, ABD’nin yardımıyla bölgeye hakim olmaya çalışan Siyonist ve yayılmacı bir rejimle stratejik, askeri ve ekonomik bağları derinleştirmektir. Ziyaret, ABD’nin İsrail’in kışkırtmasıyla İran’a askeri saldırıya hazırlandığı bir zamanda gerçekleşmesi nedeniyle daha da vahimdir. BJP hükümeti bu ziyaretle, Batı Asya’daki ABD-İsrail eksenine olan utanmaz bağlılığını bir kez daha gözler önüne sermiştir.”

Hindistan, Modi ve Epstein bağlantısı üzerine

Diplomasi

UEFA, FIFA’nın özelleştirilmesi halinde Dünya Kupası’nı boykot edecek

Yayınlanma

Avrupa futbolunun yönetim organı olan UEFA, FIFA’nın ticari faaliyetlerinin bir kısmını özelleştirmeye yönelik öneriyi kabul etmesi halinde, oybirliğiyle Dünya Kupası’nı boykot etme kararı aldı.

FIFA salı günü, ticari faaliyetlerini özel bir kuruluşa devretmeyi öngören bir öneri yayınladı.

Bu öneride, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’ın kardeşi Josh Kushner’ın CEO’su olduğu Thrive Capital’in baş yatırımcı olarak adı geçti.

UEFA, yaptığı açıklamada, “Dünya Kupası bir yatırım ürünü olarak değerlendirilemez. Hiçbir kısmı asla özel yatırımcılara devredilmemelidir. Dünya Kupası satılık değildir,” demişti.

Teklifin kabul edilmesi için FIFA’nın 211 üye federasyonunun çoğunluğunun desteği gerekiyor.

Fakat teklif Avrupa genelinde yoğun eleştirilere maruz kaldı. UEFA, yalnızca 55 üye federasyondan oluşuyor.

Açıklamada, “FIFA Dünya Kupası futbola aittir. Her zaman da öyle kalacaktır. Avrupa’nın söz hakkı olduğu sürece, Dünya Kupası asla satılık olmayacaktır,” denildi.

Avrupa Birliği Spor Komiseri Glenn Micallef, X’te yaptığı açıklamada, “UEFA’nın bu açıklamasını memnuniyetle karşılıyorum ve tutumunu tam olarak destekliyorum,” dedi ve “Avrupa futbol federasyonlarının yönetişim konusunda öncülük etmesinden gurur duyduğunu” ekledi.

Çarşamba günü komisyon üyesi, “rekabet hukuku hususları” gerekçesiyle FIFA’nın önerisini soruşturma tehdidinde bulunmuştu.

Kadınlar U-20 Dünya Kupası eylül ayında düzenlenecek ve FIFA planlarından vazgeçmezse, bu turnuva Avrupa futbol federasyonlarının boykotu sonuna kadar sürdürme kararlılığının ilk sınavı olabilir.

Kadınlar ve erkekler U-17 Dünya Kupaları da 2026’nın ilerleyen aylarında düzenlenecek.

En son 2023’te İspanya’nın kazandığı tam kadro Kadınlar Dünya Kupası ise 2027’de Brezilya’da gerçekleştirilecek.

POLITICO Çarşamba günü yayınladığı haberde, Avrupa futbolunun yönetim organındaki bir dizi üst düzey yetkilinin, mevcut görev süresi gelecek yıl sona erecek olan FIFA Başkanı Gianni Infantino’ya karşı Katarlı Nasır el-Halifi’yi aday çıkarmayı planladığını bildirmişti.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

ABD, BAE destekli çip üreticisi GlobalFoundries’e fon sağlayacak

Yayınlanma

GlobalFoundries, ABD hükümetinin daha verimli yapay zeka veri merkezlerini desteklemek amacıyla silikon fotonik teknolojisinin araştırma ve geliştirme çalışmalarını güçlendirmek üzere çip üreticisine 300 milyon dolarlık bir hibe vereceğini duyurdu.

Bu hibe, Washington’un Çin ile arasındaki küresel rekabette konumunu güçlendirmeye çalıştığı bir dönemde, ABD Başkanı Donald Trump’ın CHIPS Yasası kapsamındaki araştırma fonlarını kritik yarı iletken teknolojilerine yöneltme çabasının bir parçası.

Yönetim daha önce yarı iletken üretim ekipmanları için 150 milyon dolar ve kuantum bilişim için 2 milyar dolar tahsis etmişti.

Silikon fotonik, çipler arasında veri aktarımı için elektrik sinyalleri yerine ışığı kullanır ve bu sayede yapay zeka sistemleri için daha yüksek bant genişliği ve daha düşük güç tüketimi sağlar.

ABD Ticaret Bakanlığı’ndan sağlanan bu fon, veri aktarım hızlarını ve enerji verimliliğini daha da artırmak amacıyla silikon fotoniği yapay zeka işlemcileriyle doğrudan entegre eden bir teknoloji olan “ortak paketlenmiş optik” alanındaki gelişmeleri desteklemeyi de amaçlıyor.

Silikon fotoniği ve gelişmiş optik paketleme tedarik zincirinin büyük bir kısmı şu anda ABD dışında yoğunlaşmış durumda.

Bu alandaki başlıca üreticiler arasında Tayvanlı TSMC ve İsrailli Tower Semiconductor yer alıyor.

Çarşamba günü açıklanan 300 milyon dolarlık fon, GlobalFoundries’e 2024 yılında Malta (New York) ve Burlington’da (Vermont) fabrikalar kurması için tahsis edilen 1,5 milyar dolarlık önceki fonu tamamlayacak.

Teknoloji Direktörü Gregg Bartlett, Reuters’a verdiği demeçte yeni fonun, GlobalFoundries’in halihazırda ürettiği çiplerin yanı sıra optik bileşenlerin üretimi ve paketlenmesi için bu tesislerde kullanılacak yeni malzemeler ve teknikler üzerine yapılacak araştırmalara destek olacağını söyledi.

Bartlett, “Çıplak silikon yonga plakasından başlayarak, ABD’de kalitesi kanıtlanmış ve test edilmiş bir optik modül sevk edebilme yeteneğine sahip, uçtan uca hizmet sunan tek bir şirketin olması, bizim için benzersiz bir yetkinlik olduğunu düşünüyoruz,” dedi.

GlobalFoundries, veri aktarım hızlarını saniyede 400 gigabite çıkarmayı ve mevcut nesil uygulamalara kıyasla enerji verimliliğini beş katına çıkarmayı hedeflediğini açıkladı.

Abu Dabi varlık fonu Mubadala, GlobalFoundries’in yaklaşık %73’üne sahip. ABD Ticaret Bakanlığı ise ayrı bir anlaşma kapsamında bu çip üreticisinin yaklaşık %1’lik hissesini alacak.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Kiev’de vurulan İHA fabrikasının ABD’li şirkete ait olduğu bildirildi

Yayınlanma

Rusya’nın Kiev’de imha ettiğini açıkladığı insansız hava aracı fabrikasının ABD’nin Delaware eyaletinde kayıtlı bir şirkete ait olduğu bildirildi. The Guardian gazetesi, Terminal Autonomy adlı firmanın Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla yüksek hassasiyetli İHA’lar ürettiğini aktardı. Şirket, yapay zeka kontrollü mühimmatların cephede aktif olarak kullanıldığını belirtiyor.

Rusya ordusunun Ukrayna’nın başkenti Kiev’de düzenlediği hava saldırılarında imha edilen insansız hava aracı (İHA) fabrikasının, ABD’nin Delaware eyaletinde kayıtlı bir Amerikan şirketine ait olduğu bildirildi.

The Guardian gazetesinin kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Terminal Autonomy adlı şirket, yönlendirme sistemleri parazit ve sinyal kesicilere karşı korumalı olan ve Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla tasarlanan yüksek hassasiyetli İHA’lar üretiyor.

ABD’de 2023 yılında tescil edilen Terminal Autonomy şirketinin internet sitesinde, firmanın yapay zeka ile kontrol edilen dolanan mühimmatlar ve yüksek hassasiyetli mühimmatlar kullandığı, bunların “ön cephede düşman kuvvetlerine karşı halihazırda aktif biçimde uygulandığı” bilgisi yer alıyor.

Rusya Savunma Bakanlığı tesisin hedef alındığını duyurmuştu

Rusya Savunma Bakanlığı, 26 Temmuz’a bağlanan gece Kiev’in güneybatısında İHA montaj ve depolama alanının vurulduğunu açıklamıştı. Bakanlık, Ukraynalı ve Amerikalı uzmanların katılımıyla bu tesiste aylık bin adede kadar İHA üretimi yapıldığını bildirdi.

Bakanlığın açıklamasında, bu tesiste AQ-400 Scythe (“Kosa”) ve AQ-100 Bayonet (“Ştık”) tipi saldırı İHA’ları ile RQ-100 Scout (“Skaut”) tipi keşif İHA’larının üretildiği kaydedildi.

Aynı gece Kiev’de İHA ve yedek parça üretimi yapan “Smart Intelligent Systems” (“Smart intellidjent sistem”) işletmesinin de vurulduğu aktarıldı. Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna başkenti ile Odessa bölgesindeki Çernomorsk liman altyapı tesislerine grup saldırısı düzenlendiğini duyurdu.

Rusya Savunma Bakanlığı, saldırıların yalnızca Ukrayna’nın askeri ve enerji tesisleri ile bunlarla bağlantılı altyapıya yönelik gerçekleştirildiğini vurguluyor.

Öte yandan Financial Times gazetesi, Ukraynalı yetkililere dayandırdığı haberinde, ABD ve Fransa’nın Rusya topraklarına yönelik İHA saldırılarının planlanmasında Ukrayna’ya istihbarat sağladığını yazmıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English