Amerika
Cumhuriyetçi senatörler Trump’ı uyarıyor: Ekonomi kaybettirebilir

İran ile süren savaşın tetiklediği petrol krizi ve Yüksek Mahkeme’nin tarife yetkisini kısıtlayan kararı, Cumhuriyetçi Parti’nin Kasım seçimlerine giden süreçte ciddi bir ekonomik kırılganlıkla yüz yüze geldiğini ortaya koydu. Senatör Rand Paul başta olmak üzere birden fazla Cumhuriyetçi isim, petrol fiyatları düşmez ve seçmen ekonomiyi olumsuz algılamaya devam ederse sonbaharın bir “felaket” getireceğini kamuoyu önünde dile getirdi.
ABD’de Cumhuriyetçi Parti içinde Kasım ara seçimlerine dair kaygılar artık fısıltıdan yüksek sese geçiyor.
İran ile süren askeri çatışmanın küresel petrol arzını sıkıştırması ve Yüksek Mahkeme’nin Başkan Trump’ın tarife yetkisini kırpan kararı, hem partinin ekonomi anlatısını sarstı hem de 2026 seçim hesaplarını yeniden yazdırdı.
Birden fazla Cumhuriyetçi senatör, seçmenlerin ekonomiye yönelik olumsuz tutumunun uzun süredir biriktirilen bir tehdit olduğunu, ancak savaşın bu tehdidi kritik bir eşiğe taşıdığını kabul etti.
Kentucky Senatörü Rand Paul bu hafta yaptığı açıklamada, petrol fiyatları gerilemezse ve seçmenlerin ekonomiye bakışı değişmezse, Kasım’ın Cumhuriyetçiler için felaket senaryosuna dönüşebileceğini savundu.
Paul, “Seçimlere yaklaştığımızda, eğer Eylül ya da Ekim’de petrol 100 dolar seviyesindeyse, Cumhuriyetçi tarafta toplu bir korku ve panik dalgası göreceğimizi düşünüyorum” dedi.
Enflasyon birikmesi: Fiyatlar düşmüyor, yük büyüyor
Paul, Başkan Trump’ın da durumun ağırlığını fark etmeye başladığını ima etti.
Senatör, “Enflasyon ortadan kalkmıyor. Biden döneminde dört yıl boyunca fiyatlar yaklaşık yüzde 20 yükseldi. Bu fiyatlar geri dönmüyor; üstelik şimdi daha düşük bir hızda da olsa üstüne ekleniyor. Son beş yılda maaşınız yüzde 25 artmadıysa, beş yıl öncesine göre daha kötü durumdasınız” dedi.
Paul, “Başkan bunun farkına varmaya başlıyor sanırım. Bu süreçte ‘koşulsuz teslim’ ve ‘bir sonraki ayatollayı biz seçeceğiz’ söylemi azaldıkça, daha fazla gerçekçilik devreye girdikçe tablo iyileşir” ifadesini kullandı.
Savaşın sona ermesinin hem Cumhuriyetçi Parti hem de genel siyasi konjonktür açısından ne kadar erken gerçekleşirse o kadar hayırlı olacağını da sözlerine ekledi.
Senatörler: Meslektaşlarımız aylardır tedirgin
Adının gizli tutulmasını talep eden bir Cumhuriyetçi senatör, parti içinde seçmenlerin ekonomiye olumsuz bakışı konusundaki kaygıların aylardır dile getirildiğini, savaşın ise bu kaygıyı daha da derinleştirebileceğine dair ciddi bir korku yarattığını belirtti.
Söz konusu senatör, “Savaşın bu denli geniş bir coğrafyaya ve bu denli kapsamlı savaş hedeflerine yayılması meslektaşlarımızı hazırlıksız yakaladı; şimdi bunun nereye evrileceğini anlamaya çalışıyoruz” dedi.
Meslektaşının ayrıca geçen haftaki Texas ön seçimlerinde Cumhuriyetçi seçmen katılımının Demokratların gerisinde kalmasını, partinin siyasi açıdan içinde bulunduğu güçlüğün en güncel göstergesi olarak değerlendirdiği öğrenildi.
“Demokratlar çok, çok motive; yüksek katılımla sandığa gidiyorlar. Cumhuriyetçi seçmenler ise çok daha az hevesli; yapılacak çok iş var” diyen senatör, partinin önündeki motivasyon açığına dikkat çekti.
Anket verileri: Enflasyonda onay oranı eriyor
Hart Research Associates ve Public Opinion Strategies’in NBC News adına Şubat sonu ile Mart başında 1000 kayıtlı seçmenle yürüttüğü anketin bulgularına göre, katılımcıların yüzde 62’si Trump’ın enflasyon ve geçim maliyetine ilişkin tutumunu onaylamıyor. Bu oran, bir yıl öncesindeki yüzde 55 düzeyinin 7 puan üzerinde.
Seçim bölgesinde sert bir yeniden seçim yarışıyla yüzleşen Maine Senatörü Susan Collins, eyaletindeki seçmenlerin yükselen akaryakıt fiyatlarından duyduğu rahatsızlığı açıkça dile getirdi.
Colins, “Açıkça memnun değiller. Kırsal kesimde yaşayan pek çok Maine’li işe gidebilmek için uzun mesafeler kat etmek zorunda. Eyaletimiz çok kırsal bir yapıya sahip” dedi.
Collins, savaşın iktisadi yansımalarının İran rejimini bölgedeki ABD müttefiklerine yönelik saldırılarını geri çekmeye zorlayabileceğine dair sınırlı bir umut taşıdığını da ifade etti.
Senatör, “Bu böyle sürerse İranlıların kendisi de zarar görüyor; çünkü kendi petrolleri de Hürmüz Boğazı’ndan geçemiyor olacak” dedi.
İran ile süren savaş, İran’ın füze ve insansız hava aracı saldırılarına karşı savunmasız kalan gemileri içine alan Hürmüz Boğazı’ndaki petrol sevkiyatlarını fiilen dondurdu.
Dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20’si bu dar boğazdan geçiyor. West Texas Intermediate ham petrolünün varili Pazartesi günü 116 dolara fırlayarak tarihi seviyelere ulaştı; Çarşamba günü ise 90 dolara geriledi.
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik kapsamlı füze ve bombardıman operasyonu başlatmasından önce Batı Teksas ham petrolünün kapanış fiyatı 67 dolar düzeyindeydi.
Çiftçiler iki ateş arasında kaldı
Kırsal bölgeleri temsil eden Cumhuriyetçi senatörler, yüksek yakıt maliyetlerinin Çin ve diğer büyük dış pazarlarla yaşanan ticaret gerilimlerinin baskıladığı emtia fiyatlarıyla birleşerek çiftçileri çifte kıskaca aldığını vurguladı.
Iowa Senatörü Chuck Grassley, yükselen yakıt fiyatları nedeniyle para kaybeden çiftçilerden telefon aldığını belirtti.
Grassley, “Mısırda dolar, soyada iki dolar zararları var; bu da üstlerine gelen bir kötü haberden ibaret” ifadesini kullandı.
Stratejik Petrol Rezervi’nden salım yapılmasını ve mısır kaynaklı etanol karışımı yakıt olan E15’in yıl boyu satışına izin verilmesini fiyatların düşürülmesine katkı sağlayabilecek önlemler olarak önerdi. Çarşamba öğleden sonra Enerji Bakanlığı, stratejik rezervden 172 milyon varil petrol salınacağını duyurdu.
Kansas Senatörü Jerry Moran ise bu hafta Kansas Çiftçi Birliği’nden aldığı bilgilere dayanarak tarımsal kesimde “son yıllarda bellekte yer eden en ağır ve kritik finansal koşullarla” yüzleşildiğini kaydetti.
Moran, “Yüksek girdi maliyetleri var; bunlar arasında yakıt maliyeti ve gübre bileşeni olan doğal gaz da var. Bir de bu maliyetleri karşılayamayan emtia fiyatları” dedi.
Moran, çiftçilerin “birçok ülkenin tarım sektörüne uyguladığı tarife ve tarife dışı engelleri kaldıracak ticaret anlaşmalarına hızla kavuşmak için büyük bir baskı hissettirdiğini” belirterek “Bu konuda bir an önce sonuç almak istiyorlar” diye ekledi.
Yüksek Mahkeme kararı: Müzakere gücü zayıflıyor
Küresel ticaret cephesinde ise Yüksek Mahkeme’nin yakın tarihli kararı yeni bir belirsizlik katmanı ekledi.
Mahkeme, Trump’ın Uluslararası Acil Ekonomik Yetkiler Yasası (IEEPA) kapsamında küresel tarife uygulama yetkisine sahip olmadığına hükmetti.
Bu karar, Trump’ın büyük ticaret ortaklarıyla daha elverişli anlaşmalar müzakere ederken elindeki kaldıraç gücü üzerinde ciddi soru işaretleri doğurdu.
Moran, Senato ve Temsilciler Meclisi denetiminin sonbaharda kimin eline geçeceğini öngörmenin güç olduğunu kabul etti; ancak ekonominin genel seyrinin belirleyici olmaya devam edeceğinin altını çizdi.
Senatör, “Bunun tam olarak nereye düşeceğini söylemek zor; ama genel ekonomi, iş dünyasının maliyetleri ve tarımsal sektördeki güçlükler Cumhuriyetçiler için iyi işaretler değil” değerlendirmesini yaptı.
Amerika
ABD Kongresi’nde Tibet hazırlığı

ABD Kongresi, sürgündeki Tibet hükümetinin daha fazla uluslararası kuruluşa dahil edilmesi için tasarı hazırlıyor.
Semafor’da yer alan habere göre, Oregon’un Demokrat Senatörü Jeff Merkley ile Idaho’nun Cumhuriyetçi Senatörü James Risch tarafından bir tasarı hazırlandı.
Tasarı, Trump yönetimini, Tibet’in sürgündeki hükümeti olan Merkezi Tibet Yönetimi’nin Birleşmiş Milletler’de gözlemci statüsü alması ve diğer uluslararası kuruluşlara dahil edilmesine yönlendirecek.
Yasa tasarısı, Tibet ile Çin arasındaki anlaşmazlığın çözülmesini talep ederek bunu “ABD için stratejik öneme sahip bir mesele” olarak nitelendiriyor.
Ayrıca tasarı, ABD hükümetine, müttefiklerini “Merkezi Tibet Yönetimi ile üst düzeyde ilişki kurmaya ve onu desteklemeye” teşvik etme talimatı veriyor.
Tasarının sahiplerinden Merkley şöyle konuştu:
“Tibet halkının insan hakları ve temel haysiyeti göz ardı edilemez. İki partinin ortak hazırladığı tasarı, ABD’nin bu temel özgürlükler ve geleceğe dair umutlar uğruna verdiği mücadelede Tibet’in yanında olacağına dair net bir mesaj veriyor.”
Risch ise tasarıya ilişkin olarak, “Çin’in otoriter yönetimine karşı direnişte kilit ortaklar olan Tibet halkını destekliyor ve Birleşmiş Milletler’de Çin’in zararlı etkisine karşı koyuyor,” dedi.
Senato tasarısına ayrıca Senatör Tim Kaine (Demokrat, Virginia), Senatör Todd Young (Cumhuriyetçi, Indiana), Senatör Jacky Rosen (Demokrat, Nevada) ve Senatör Rick Scott (Cumhuriyetçi, Florida) da ortak sponsor olarak imza attı.
Benzer bir yasa tasarısı, Temsilciler Meclisi’nde Temsilci Jim McGovern (Demokrat, Massachusetts) ve Temsilci Michael McCaul (Cumhuriyetçi, Teksas) tarafından sunuldu.
Yasa tasarısının akıbeti belirsiz olmakla birlikte, tasarının sunulması, Xi Jinping’in önümüzdeki ay Washington’a yapması beklenen ziyareti öncesinde Çin hükümetiyle gerginlikleri tırmandırabilir.
Amerika
Tupac Shakur cinayetinde 30 yıl sonra yeni gelişmeler

Polis, neredeyse otuz yıl boyunca ünlü rapçi Tupac Shakur’un cinayetini çözemediğini söylemişti ama bir çete liderinin yeni açıklamaları gidişatı değiştirdi.
Eski bir çete lideri olan Duane “Keffe D” Davis konuşmaya başladı; röportajlarda ve anı kitabında arabadan ateş açılması olayını anlattı.
Washington Post’un aktardığına göre Davis, kamuoyunun ilgisini çeken bu çok ses getiren davada yargılanacak. Jüri seçimi, Shakur’un 7 Eylül 1996’da vurulduğu kavşaktan çok uzak olmayan Las Vegas’ta pazartesi günü başlayacak. Duruşmanın birkaç hafta sürmesi bekleniyor.
Davis, cinayet suçlamasını reddetti ve arka koltuktaki bir yolcunun Shakur’a ateş açtığı sırada kendisinin de arabada olduğunu söyledi.
Yetkililer, Davis’i tetikçi olduğu iddiasında bulunmadan cinayeti planlamakla suçluyor.
Yetkililer, Davis’in kamuoyuna yaptığı açıklamalar olmasaydı davanın hiç açılmayabileceğini belirtiyor.
Shakur, 25 yaşında öldüğünde şöhretinin zirvesindeydi ve dönemin en etkili sanatçılarından biri olarak anıldı. O yıl “California Love” gibi şarkılarla listelerin zirvesine çıkmıştı.
2017’de Shakur’un ölümünden sonra Rock & Roll Onur Listesi’ne kabul edilme töreninde konuşan rapçi Snoop Dogg, “Birçok kişi onu şimdi bir tür haydut süper kahraman olarak hatırlasa da, Tupac sadece bir insan olduğunu biliyordu ve müziği aracılığıyla daha önce hiç kimsenin yapamadığı şekilde kendini ifade etti,” demişti.
Yetkililer, silahlı çatışmanın Los Angeles bölgesindeki iki çete arasındaki rekabetten kaynaklandığını belirtiyor.
Mob Piru ve South Side Compton Crips. Polisin açıklamasına göre, Shakur’un plak şirketi Death Row Records, Mob Piru ile bağlantılıyken, Davis ise Crips’in “lideri ve karar vericisi” idi.
Her iki grubun üyeleri de çatışmanın yaşandığı gün, boksör Mike Tyson’ın MGM Grand Garden Arena’daki maçını izlemek üzere Las Vegas’taydı.
Polis, etkinliğin ardından Death Row Records ekibinin Davis’in yeğenini dövdüğünü belirtiyor.
Davis, 2019 yılında yayımlanan anılarında, “Nevada, Las Vegas’ta geçen o kader gecesinde Tupac ve onunla takılmayı seçtiği ekibin sınırı aştığını ve yeğenim Baby Lane’e el kaldırdığını” anlatıyor.
Davis, “Bir plak şirketinin stüdyo gangsterlerinin bize böyle davranmasına izin veremezdik,” diye yazmıştı.
Davis, Death Row Records grubuyla yüzleşmeye karar verdiğini yazdı ve ekibinin “diplomatik yaklaşımın işe yaramaması ihtimaline karşı” hazırlıklı olduğunu belirtti.
Amerika
Ocasio-Cortez: Woke 1.0 çılgıncaydı

New York eyaletinden Demokrat Temsilci Alexandria Ocasio-Cortez, insanların COVID-19 salgını sırasında benimsediği bazı “radikal” tutumların bu olağanüstü koşulların bir sonucu olduğunu kabul etti ve insanların tutumlarını değiştirme hakkını savundu.
Pazar günü ABC’nin “This Week” programına konuk olan Ocasio-Cortez’e sunucu Jonathan Karl, Wisconsin’in Demokrat vali adayı Francesca Hong hakkında soru sordu.
Hong, George Floyd’un öldürülmesinin ardından yayılan protesto dalgası sırasında polise verilen fonların tamamen kaldırılmasını ve Şükran Günü’nün iptal edilmesini talep ettiği 2020-2021 yıllarına ait sosyal medya paylaşımlarından vazgeçtiğini açıklamıştı.
Ocasio-Cortez, görüşlerin zamanla değişebileceğini belirterek, New York Belediye Meclisi üyesi Chi Ossé’nin şu esprili sözlerini aktardı: “Woke 1.0 çılgıncaydı.”
Ocasio-Cortez şöyle devam etti:
“Aslında o dönemde yapılan tartışmaların oldukça verimli olduğunu düşünüyorum. Bence bugün suçtan bahsederken, suçu azaltma konusundaki yaklaşımımız eskisine kıyasla temelden farklı, değil mi? Ve bence hepimiz suç oranını olabildiğince düşük tutma hedefini paylaşıyoruz. Biliyorsunuz, karantina döneminde kullanılan söylemler elbette bugün kullandığımız söylemlerle aynı değil.”
Program sunucusu Jonathan Karl, daha önce aktif olarak savunduğu bir suçla mücadele çözümü olan “polis bütçesinin kesilmesi” konusundaki güncel tutumunu sorunca Ocasio-Cortez şu cevabı verdi:
“Bence bu dönemde ve… özellikle COVID sırasında, Overton penceresi [toplumsal görüşlerin kabul edilebilirlik sınırı] büyük ölçüde genişledi. Hayat durma noktasına gelmişti. Bu kapanmalar nedeniyle şimdiye kadar gördüğümüz en yüksek işsizlik oranlarından bazıları yaşandı ve bence bizi daha iyi bir duruma getirecek her türlü politikayı değerlendirme konusunda kapılar gerçekten açıktı; hatta o dönemde yapılan tartışmaların oldukça verimli olduğunu düşünüyorum.”
Ocasio-Cortez, Hong’u savunurken, Wisconsin seçimlerinde kimseyi desteklemeyi planlamadığını, bunun yerine “Kongre’yi geri kazanmaya” odaklandığını da belirtti.
Onun bu kararı, Hong’u desteklemekten kaçınan Senatör Bernie Sanders ve Amerika Demokratik Sosyalistleri’nin ulusal kanadının tutumuyla aynı çizgide.
Ocasio-Cortez, Hong’un görüşlerine ilişkin sorulara yanıt olarak, “Bence bu seçimlerin çoğu, şu anda bile olsa, ulusal bir boyut kazanma eğiliminde olacak. Fakat bu seçimler nihayetinde yerel ve tüm siyaset yerel. Anladığım kadarıyla Francesca Hong, seçim sürecinde varlığını açıkça ortaya koydu,” dedi.
AOC, Hong’un “eski görüşlerinden uzaklaştığını” da ekledi.
Ocasio-Cortez, karantina döneminde kullanılan söylemlerin “bugün kullanacağımız türden söylemler olmadığını” da sözlerine ekledi.
Demokrat Temsilci, “Bu adayların, seçmenlerine kim olduklarını ve şu anda hangi konularda kampanya yürüttüklerini anlatma fırsatına sahip olmalarından dolayı minnettarım,” diye ekledi.
Diplomasi2 hafta öncePaşinyan’dan Moskova’ya demiryolu resti
Dünya Basını1 hafta önceMilyarder Elon Musk: Paranın hiçbir değerinin kalmayacağı döneme giriyoruz
Görüş2 hafta önceAteş altındaki Mısır: Dimyat saldırısı küresel enerji piyasaları için ne anlama geliyor?
Ortadoğu3 gün önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Dünya Basını2 hafta öncePekin ve Brüksel, küresel enerji geçişinin kurallarını baştan yazıyor
Ortadoğu2 hafta önceYemen güçleri Saada semalarında Suudi Arabistan’a ait Vestel Karayel İHA’sını vurdu
Asya1 hafta önceAlibaba 2,4 trilyon parametreli yapay zeka modeli Qwen3.8-Max’i tanıttı
Dünya Basını1 hafta önceRay Dalio yapay zeka balonu ve küresel borç krizini değerlendirdi








