Bizi Takip Edin

Ortadoğu

İran Dışişleri: ABD saldırıları ateşkesi anlamsız hale getirdi

Yayınlanma

İran Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin 11 Haziran gecesi düzenlediği saldırıların nisan ayında varılan ateşkes rejimini “fiilen anlamsız hale getirdiğini” açıkladı. Tahran, saldırıları uluslararası hukukun ihlali olarak nitelendirirken, bölge ülkelerine de ABD’nin kendi topraklarını ve kaynaklarını kullanmasına izin vermemeleri çağrısında bulundu.

İran Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin 11 Haziran gecesi İran’daki hedeflere yönelik düzenlediği saldırıların, taraflar arasında nisan ayında yürürlüğe giren ateşkes rejimini “fiilen anlamsız hale getirdiğini” açıkladı.

Tesnim haber ajansının aktardığı açıklamada, “Amerika Birleşik Devletleri’nin son saatlerde gerçekleştirdiği yasa dışı ve suç niteliğindeki saldırılar, yalnızca Birleşmiş Milletler Şartı’nın ve uluslararası hukukun temel normlarının ağır bir ihlali değil, aynı zamanda ateşkes rejimini de fiilen anlamsız hale getirmiştir” denildi.

İran ayrıca bölge ülkelerinin, ABD ordusunun kendi topraklarını ve kaynaklarını saldırılar için kullanmasına izin vermemek gibi hukuki ve ahlaki bir sorumluluğu bulunduğunu vurguladı.

Açıklamada, “saldırgan eylemlerin kaynağını etkisiz hale getirme” sözü de verildi.

ABD saldırıları dört saat sürdü

ABD Merkez Komutanlığı’nın açıklamasına göre Amerikan Silahlı Kuvvetleri, 11 Haziran gecesi İran’daki hedeflere “meşru müdafaa amacıyla” saldırı başlattı.

Açıklamada, “Bu saldırılar İran’ın haksız ve devam eden saldırganlığına verilen bir yanıttır” ifadeleri kullanıldı.

Saldırıların başlamasından yaklaşık dört saat sonra ABD ordusu operasyonun sona erdiğini duyurdu.

Açıklamaya göre hedef alınan noktalar arasında istihbarat ve gözetleme tesisleri, haberleşme sistemleri ve hava savunma mevzileri yer aldı. Operasyona ABD Deniz Piyadeleri, Hava Kuvvetleri ve Donanması katıldı.

Axios muhabiri Barak Ravid, X hesabından yaptığı paylaşımda ABD’nin İran’ın güneyindeki askeri hedefleri vurduğunu yazdı.

IRNA, Mehr, Tasnim ve Fars haber ajanslarının aktardığı bilgilere göre Kiş Adası’nda, İsfahan’ın doğusunda, Mohr’da ve Hürmüzgan eyaletindeki Sirik, Minab, Keşm ve Hengam bölgelerinde patlamalar meydana geldi.

Bender Abbas’ta da havaalanı ve askeri üs çevresinde hava savunma sistemlerinin devreye girdiği bildirildi.

İran Hürmüz Boğazı’nı kapattığını açıkladı

İran, Hürmüz Boğazı’nı tankerler ve ticari gemiler dahil tüm deniz trafiğine kapattığını duyurdu.

Mehr’in aktardığına göre Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri, boğazdan geçmeye çalışan iki ticari gemiye saldırı düzenledi.

Devrim Muhafızları ayrıca 12 balistik füzenin ABD’ye ait F-35, F-15 ve F-16 savaş uçaklarının konuşlandığı bir noktayı vurduğunu açıkladı. Açıklamada, Ürdün’deki El Azrak Hava Üssü’ndeki hedeflerin ve bir “komuta merkezinin” de vurulduğu belirtildi.

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen müzakerelerde ilerleme sağlanamaması ve bir ABD Apache saldırı helikopterinin imha edilmesinin ardından İran’a yönelik saldırıların yeniden başlayabileceği uyarısında bulunmuştu.

Söz konusu helikopterin 8 Haziran akşamı Umman kıyıları açıklarında düşürüldüğü, iki pilotun da kurtarıldığı bildirildi.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise ülkesinin “kararlı duruşunu sürdüreceğini” belirterek ABD’nin tehditlerini kınadı.

Taraflar arasında iki haftalık ateşkes rejimi nisan ayında yürürlüğe girmiş, daha sonra Trump bu ateşkesi yeni bir talimata kadar süresiz olarak uzatmıştı. Ancak ateşkese rağmen taraflar arasında birkaç kez karşılıklı saldırılar yaşanmıştı.

Ortadoğu

İşgal altındaki bölgelerden gelen gıda ürünleri, “İsrail malı” gibi gösterilerek Avrupa’ya giriyor

Yayınlanma

Çarşamba günü yayınlanan yeni bir araştırmaya göre, Avrupa Birliği’ne giren İsrail menşeli gıda sevkiyatlarının neredeyse beşte biri, aslında işgal altındaki Batı Şeria’daki yerleşim yerlerinden veya Golan Tepeleri’nden geliyor.

Yirmi yıldır AB’nin tutumu, İsrail ile serbest ticaret yapabileceği, fakat İsrail’in 1967 savaşında Mısır, Ürdün ve Suriye’den ele geçirdiği topraklarda kurduğu yerleşim yerleriyle ticaret yapamayacağı yönünde.

Filistin topraklarındaki yerleşim yerlerine gelince, bunlar iki devletli çözümü destekleyenler tarafından, kurulacak bir Filistin devletini baltaladığı gerekçesiyle kınanıyor.

ABD merkezli hukuk savunuculuğu grubu Global Echo Litigation Center tarafından yürütülen araştırma, bu ayrımın Avrupa sınırlarında genellikle geçerli olmadığı sonucuna vardı.

Rapora göre, hurma, narenciye ve tahin gibi yerleşim yerlerinden Avrupa’ya gönderilen ürünler, AB ve Birleşik Krallık yasalarının İsrail’de yetiştirilen gıdalara ayırdığı gümrük vergisi muafiyetleri, organik etiketler ve bitki sağlığı sertifikalarından yararlanıyor.

Global Echo, kıtadaki tüketicilerin bunu bilmesinin imkânı olmadığını savunuyor.

Grup, gümrük ve tüketici koruma yetkililerini harekete geçmeye zorlamak için Birleşik Krallık ve Fransa’da dava açtığını belirtti.

Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki yerleşim yerleri, uluslararası hukuk kapsamında yaygın olarak yasadışı kabul ediliyor.

Uluslararası Adalet Divanı, 2024 tarihli bir danışma görüşünde, ülkelerin İsrail’in işgal altındaki topraklardaki varlığını sürdüren ticari bağları engellemesi gerektiğini belirterek bu tutumu pekiştirdi.

İsrail, mahkemenin bulgularını reddediyor ve söz konusu toprakları ihtilaflı olarak değerlendiriyor.

ABD dışında uluslararası toplum Golan Tepeleri’nin İsrail kontrolünü tanımıyor.

Sivil toplum kuruluşunun bulguları, AB’nin Batı Şeria’daki Filistinlilere yönelik saldırılar nedeniyle bazı İsrailli yerleşimcilere yönelik yaptırımları onaylamasının hemen ardından geldi.

Bazı hükümetler bunun yeterli olmadığını belirtiyor ve aynı zamanda İsrail ile ticaret ve ilişkiler konusunda daha geniş kapsamlı kısıtlamalar için baskı yapıyor.

Raporu yayınlayan İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün AB savunuculuğu direktör yardımcısı Claudio Francavilla, “İsrail’in yasadışı yerleşim yerleriyle ticaret yaparak AB, etnik temizlik ve apartheid dahil olmak üzere neredeyse her gün kınadığı ihlalleri finanse ediyor. Yasadışı yerleşim yerleriyle ticaret yapmanın yasal bir yolu yok,” diye ekledi.

2025 yılında, İnsan Hakları İzleme Örgütü de dahil olmak üzere 160’tan fazla STK ve sendika, yerleşim yerlerinin yasadışı olduğunu belirten Uluslararası Adalet Divanı kararına uymak için Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’e “AB ile İsrail’in yasadışı yerleşim yerleri arasındaki tüm ticaret ve iş faaliyetlerini yasaklaması” çağrısında bulundu.

Global Echo, 30.000’den fazla ihracat belgesini inceledi ve bunları tarım arazileriyle ilgili İsrail hükümeti verileriyle, saha araştırmalarıyla ve İsrailli ihracatçılar ile paketleme tesislerindeki üst düzey yetkililerle yapılan görüşmelerle karşılaştırdı.

Araştırmaya göre, 2017 ile 2026 yılları arasında AB, Birleşik Krallık, Norveç ve İsviçre’ye 5.900’den fazla hurma, narenciye, tahin ve diğer taze ürün sevkiyatı yapıldı.

Bunların yüzde 17,2’sinin Batı Şeria’daki yerleşim yerlerine veya İsrail’in Golan Tepeleri’nde ilhak ettiği topraklara ait olduğu tespit edildi.

Rapora göre, yalnızca AB’ye yapılan sevkiyatlar arasında bu oran %19,2’ye çıkıyor. İhracatçılar genellikle ürünlerinin yetiştirildiği yeri gizledikleri için, grubun belirttiğine göre gerçek rakam muhtemelen daha yüksek.

Rapora göre, daha düşük gümrük tarifesi talep etmek için İsrail menşeli olduğunu beyan eden 2.000’den biraz fazla gümrük faturasının yaklaşık %17’si, işgal altındaki topraklardan gelen ve değeri 13,1 milyon avro olan ürünleri içeriyordu.

Raporda, sıkça kullanılan üç yöntemden bahsediliyor. Bazı ihracatçılar, işgal altındaki bir bölgedeki gerçek üretim yerini listeleyip menşe ülke olarak İsrail’i gösteriyor.

Diğerleri ise İsrail içindeki sahte bir adres kullanıyor. Paketleme tesisleri de işgal altındaki bölgelerden gelen ürünleri İsrail’de yetiştirilen gıdalarla karıştırıp hepsini İsrail menşeli olarak sevk ediyor.

Rapora göre, bu hileler işe yaramadığında ve gümrük memurları gümrük vergisi uyguladığında bile, İsrail hükümeti ihracatçılara bu tutarı geri ödüyor.

2006’dan beri yürürlükte olan bir devlet programı, Avrupa gümrüklerinin İsrail’den gelen ürünlere değil, İsrail yerleşimlerinden gelen mallara uyguladığı tam tutarı geri ödüyor.

Global Echo, bunun Golan Tepeleri ve Batı Şeria’dan gelen ürünlere uygulanan gümrük vergilerini “pratikte anlamsız” hale getirdiğini savunuyor.

Rapor, İsrail bütçe kayıtlarına atıfta bulunarak, ödemelerin toplamının yaklaşık 63 milyon avro olduğunu tahmin ediyor.

Hem AB hem de Birleşik Krallık yasaları, bitki sağlığı sertifikalarının gıdanın yetiştirildiği ülke tarafından düzenlenmesi gerektiğini öngörüyor. 

Fakat Global Echo’nun incelediğini belirttiği vakaların dörtte birinden fazlasında, İsrail makamları işgal altındaki topraklardan gelen gıdalar için bu tür sertifikalar düzenlemiş ve AB ile Birleşik Krallık gümrük makamları da bunları kabul etmiştir.

Grup ayrıca, AB tarafından onaylanmış bir İsrail sertifikasyon kuruluşu olan Secal’ın işgal altındaki topraklardan gelen ürünler için düzenlediği 31 organik sertifika tespit ettiğini de belirtiyor.

Raporda, bunun sonucunda Avrupa pazarlarındaki tüketicilerin yanıltıldığı belirtiliyor. Rapor, İsrail markası Achva tarafından Batı Şeria yerleşim yerlerinde üretilen ve “İsrail Ürünü” etiketli kavanozlarda raflara ulaşan tahiniye işaret ediyor.

Bu durum, yerleşim yerlerinden gelen gıdaların bu şekilde etiketlenmesi gerektiğine dair 2019 tarihli bir karara rağmen gerçekleşiyor.

AB’nin İsrail ile imzaladığı ticaret anlaşması ve buna paralel bir Birleşik Krallık çerçevesi uyarınca, çoğu İsrail tarım ürünü gümrüksüz olarak giriş yapıyor ama bu muamele 1967’de İsrail tarafından ilhak edilen topraklara uygulanmıyor.

2005 yılından beri yürürlükte olan teknik bir düzenleme uyarınca, AB’ye ihracat yapan İsrailli firmalar üretim tesisinin posta kodunu belirtmek zorundadır. Böylece gümrük yetkilileri, malların İşgal Altındaki Filistin Toprakları veya Golan Tepeleri’ndeki yasadışı yerleşim yerlerinden gelip gelmediğini kontrol edebilir. Global Echo, sistemin ihracatçıların kendi beyanlarına dayandığı için başarısız olduğunu savunuyor.

Avrupa Komisyonu, bir inceleme sonucunda İsrail’in insan hakları maddesini ihlal ettiğini tespit ettikten sonra, Eylül 2025’te İsrail ile olan anlaşmasının ticaret hükümlerini askıya almayı önerdi.

Fakat AB hükümetleri bu askıya almayı kabul etmedi. İspanya ise kendi başına daha ileri giderek, 2025’in sonunda yürürlüğe giren Filistin topraklarındaki yerleşim yerlerinden ithalatı ulusal düzeyde yasakladı.

Okumaya Devam Et

Ortadoğu

CNN: Karşılıklı saldırıların ardından ABD-İran görüşmeleri sürüyor

Yayınlanma

ABD ile İran arasındaki müzakerelerin, tarafların dün gece gerçekleştirdiği karşılıklı askeri saldırılara rağmen devam ettiği bildirildi. CNN’in diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberde, artan gerilime rağmen iki ülkenin diplomatik temasları sürdürdüğü belirtildi. Görüşmelerde, Umman’ın ara buluculuğunda İran’ın nükleer programına yönelik kısıtlamalar ele alınıyor.

ABD ile İran arasındaki müzakereler, tarafların dün gece gerçekleştirdiği karşılıklı askeri saldırılara rağmen devam ediyor. CNN televizyonunun konuya aşina diplomatik bir kaynağa dayandırdığı habere göre, yaşanan son saldırılar müzakere sürecini durdurmadı.

CNN’e konuşan kaynak, karşılıklı saldırıların Washington ve Tahran arasındaki diplomatik çabaları zorlaştırmış olabileceğini, ancak buna rağmen müzakere sürecinin geçerliliğini koruduğunu ve görüşmelerin sürdüğünü ifade etti.

Dün gece yaşanan çatışmalarda taraflar karşılıklı iddialarda bulundu. İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD’ye ait F-35, F-15 ve F-16 savaş uçaklarının konuşlu olduğu bir askeri üsse saldırı düzenlediklerini ve söz konusu üssün tamamen yok edildiğini duyurdu.

ABD Ordusu ise İran topraklarındaki bazı noktalara “meşru müdafaa” amacıyla hava saldırıları düzenlendiğini açıkladı. Pentagon yetkilileri daha sonra yaptıkları açıklamada, bu saldırılarda askeri istihbarat ve gözetleme tesislerinin, haberleşme sistemlerinin ve hava savunma mevzilerinin hedef alındığını bildirdi.

Trump, düşen Apache helikopterinin ardından yeni saldırı sinyali verdi

ABD Başkanı Donald Trump, bu gelişmelerden hemen önce yaptığı açıklamada, müzakerelerdeki yavaş ilerleme ve Hürmüz Boğazı’nda ABD’ye ait bir Apache tipi helikopterin düşürülmesi gerekçesiyle İran’a yönelik yeni saldırılar başlatmaya hazır olduklarını ilan etmişti.

Tahran yönetiminin müzakere sürecini kasıtlı olarak uzattığını öne süren Trump, ABD’nin bu duruma sert bir yanıt vereceğini kaydetmişti.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), 9 Haziran’da İran’a ait hava savunma sistemleri, radar istasyonları ve gözetleme tesislerine saldırılar düzenlendiğini açıklamıştı.

Washington, bu operasyonun, Hürmüz Boğazı’nda devriye görevi yürüten bir Apache helikopterinin İran tarafından düşürülmesine tepki olarak gerçekleştirildiğini savunmuştu.

İran Devrim Muhafızları Ordusu ise bu saldırılara yanıt olarak Ortadoğu’daki Amerikan tesislerini hedef aldığını duyurmuştu.

Axios’un haberine göre İran; Bahreyn, Kuveyt ve Ürdün’deki ABD üslerine balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenledi. Tahran ayrıca, yeni saldırılar gerçekleşmesi durumunda bölgedeki ABD tesislerinin yeniden hedef alınacağı uyarısında bulundu.

Umman’ın ara buluculuğunda dolaylı nükleer müzakereler sürüyor

Askeri gerilime karşın iki ülke, Umman’ın ara buluculuğunda dolaylı müzakereleri sürdürmeye devam ediyor. The New York Times gazetesi daha önce yayımladığı haberde, tarafların İran’ın nükleer programına ilişkin olası bir anlaşmanın genel taslağı üzerinde uzlaştığını aktarmıştı.

Gazetenin haberine göre, müzakere edilen konular arasında uranyum zenginleştirme faaliyetlerine getirilecek kısıtlamalar, nükleer tesisler üzerinde uluslararası denetim kurulması ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) denetimlerinin genişletilmesi yer alıyor.

CNN, dün yayımladığı analizde, ABD ve İsrail’in İran’daki askeri operasyonlarının başlangıcından bu yana Trump’ın yakın bir zamanda anlaşmaya varılacağına dair 37 kez açıklama yaptığını hesapladı.

Haberde, Trump’ın yakın bir uzlaşıya işaret eden bu sık açıklamalarının arkasında, küresel finans piyasalarını sakinleştirme amacının yattığı belirtildi.

Okumaya Devam Et

Ortadoğu

İsrail, Gazze’de geniş çaplı saldırıya hazırlanıyor

Yayınlanma

İsrail basınında yer alan haberlere göre İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, Gazze Şeridi’nde askeri operasyonların genişletilmesine yönelik operasyonel planları onayladı. Hamas ise Kahire’de arabulucularla yürütülen görüşmelerde ateşkesin kalıcı hale getirilmesi ve savaşın sona erdirilmesine ilişkin kabul edilebilir yaklaşımlar üzerinde uzlaşı sağlandığını açıkladı.

İsrail ordusu, Hamas’ın yeniden örgütlendiği ve silah bırakmayı reddettiği gerekçesiyle Gazze Şeridi’ndeki askeri operasyonları genişletme ihtimaline yönelik hazırlıklarını sürdürürken, Hamas arabulucularla yürütülen temaslarda ateşkesin kalıcı hale getirilmesi ve savaşın sona erdirilmesi konusunda ilerleme sağlandığını açıkladı.

İsrail’in Haaretz gazetesi, çarşamba günü güvenlik kaynaklarına dayandırdığı haberinde, İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir’in, Güney Komutanlığı Komutanı Yaniv Asor tarafından sunulan ve Gazze’de askeri operasyonların yeniden başlatılması ihtimalini içeren operasyonel planları onayladığını aktardı.

Gazeteye göre Asor, “Şu ana kadar Hamas’ın silahsızlandırılmasını sağlayabilecek ya da bunu yapmaya istekli uluslararası bir taraf ortaya çıkmadı” değerlendirmesinde bulundu.

Asor’un, “İsrail ordusu ilerleyen bir aşamada Gazze’ye karşı geniş çaplı bir saldırı düzenlemek zorunda kalabilir” dediği belirtildi.

Güvenlik kaynakları ayrıca Hamas’ın son aylarda askeri ve örgütsel kapasitesini yeniden inşa ettiğini, savaş sırasında zarar gören tünel ağının bazı bölümlerini de onardığını öne sürdü.

Haaretz, İran ve Lübnan cephelerinde ateşkesin yürürlükte olduğu bir dönemde İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nde yeniden geniş çaplı çatışmalara dönülmesi ihtimaline hazırlandığını yazdı. Haberde, İsrail ordusunun, askeri kanadın çok sayıda komutanının hedef alınmasına rağmen Hamas’ın karargâhlarını ve komuta-kontrol sistemlerini de yeniden kurduğuna inandığı ifade edildi.

Gazeteye göre Güney Komutanlığı’ndaki bazı yetkililer onaylanan askeri planların daha hızlı uygulanmasını savunuyor. Asor’un ise Gazze’deki “sarı hat” boyunca devam eden faaliyetler nedeniyle İsrail’in mevcut durumla yetinemeyeceğini düşündüğü aktarıldı.

Hamas Kahire temaslarında ilerleme sağlandığını açıkladı

Hamas Sözcüsü Hazım Kasım, hareketin ve Filistinli grupların Kahire’deki son görüşmeler sırasında arabulucular tarafından sunulan önerilere olumlu ve esnek yaklaştığını söyledi.

Kasım, Filistinli grupların Gazze Şeridi’nde savaşı sona erdirme planının uygulanması ve sonraki dönemin yönetimine ilişkin mekanizmalar konusunda arabulucularla kabul edilebilir yaklaşımlar üzerinde uzlaştığını, bunun da ateşkesin kalıcı hale getirilmesine katkı sağlayacağını belirtti.

Sahada ise Gazze Şeridi’nde ateşkes ihlallerinin sürdüğü, farklı bölgelerde ölü ve yaralıların olduğu bildirildi. İsrail’in savaşı yeniden başlatabileceğine ilişkin tehditlerin arttığı bir dönemde, son 24 saat içinde düzenlenen saldırılarda iki kişinin öldüğü ve çok sayıda kişinin yaralandığı aktarıldı.

Vadi Gazze Köprüsü yakınında, orta kesimin kuzeyindeki Selahaddin Caddesi üzerinde bir araca açılan ateş sonucu beş kişinin yaralandığı belirtildi.

Süren ihlaller kapsamında İsrail ordusunun Gazze kentinin güneydoğusundaki Zeytun Mahallesi’nin doğusunda konut binalarını yıktığı, ayrıca topçu birliklerinin Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Belah’ın doğu bölgelerini bombaladığı bildirildi.

Gazze Sağlık Bakanlığı, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarında 7 Ekim 2023’ten bu yana hayatını kaybedenlerin sayısının 72 bin 980’e, yaralı sayısının ise 173 bin 171’e yükseldiğini açıkladı.

Bakanlık, son 24 saat içinde bölgedeki hastanelere sekiz kişinin cansız bedeninin ve 43 yaralının ulaştırıldığını bildirdi.

Açıklamada, geçen yıl 11 Ekim’de başlayan ateşkes döneminden bu yana ölü sayısının 970’e, yaralı sayısının ise 3 bin 63’e yükseldiği, ayrıca 782 cenazenin enkaz altından çıkarıldığı kaydedildi.

Sağlık Bakanlığı, çok sayıda kişinin hâlâ enkaz altında ve yollarda bulunduğunu, ambulans ve kurtarma ekiplerinin bu kişilere ulaşamadığını belirtti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English