Amerika
NASDAQ, SpaceX’in halka arzı öncesi stres testleri düzenledi

Reuters’ın aktardığına göre NASDAQ, SpaceX’in 12 Haziran’da yapılması planlanan halka arzı öncesinde son bir ay boyunca hafta sonları simülasyonlar düzenledi. Borsa yöneticileri, piyasa yapıcılar ve aracı kurumlar, yoğun yatırımcı talebinin sistemlerde aksaklığa yol açmaması için kapsamlı stres testleri gerçekleştirdi.
Reuters’ın iki kaynağa dayandırdığı haberine göre ABD borsası NASDAQ, son bir ay boyunca müşterilerini hafta sonları düzenlenen halka arz simülasyonlarına davet etti.
Hazırlıkların, SpaceX’in tarihin en büyük halka arzlarından biri olabilecek planlanan işlemi öncesinde yürütüldüğü belirtildi.
Ajansa konuşan üç diğer kaynak, NASDAQ yöneticilerinin yanı sıra Citadel Securities ve Jane Street gibi önde gelen piyasa yapıcıların çok sayıda sistem simülasyonu ve stres testi gerçekleştirdiğini söyledi.
SpaceX’in halka arzının 12 Haziran’da yapılması planlanıyor.
Şirket 75 milyar dolar kaynak toplamayı hedeflerken, bunun gerçekleşmesi halinde işlem 2019’da kırılan Suudi Aramco rekorunun yaklaşık üç katına ulaşacak.
Bu parametrelerle gerçekleşecek bir halka arz, SpaceX’in değerlemesini 1,75 trilyon dolara çıkarabilir.
Böyle bir senaryoda Elon Musk’ın SpaceX’teki payının kağıt üzerindeki değeri önemli ölçüde artacak ve iş insanı tarihteki ilk trilyoner olma hedefine yaklaşacak.
Reuters’a göre Wall Street’teki aracı kurumlar ve işlem organizatörleri, daha önce büyük ilgi gören bazı halka arzlarda yaşanan teknik sorunların tekrarlanmaması için yoğun şekilde çalışıyor.
2012 yılında Facebook’un NASDAQ’taki halka arzı, borsanın işlem sisteminde yaşanan ciddi teknik arızalar nedeniyle uzun süreli belirsizliklere yol açmıştı.
İşlemlerin doğru şekilde gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin saatler süren karmaşa, piyasa yapıcılara yüz milyonlarca dolara mal olmuştu.
NASDAQ daha sonra piyasa katılımcılarına yaklaşık 42 milyon dolar tazminat öderken, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) borsaya 10 milyon dolar para cezası vermişti.
Toplam zararın ise yaklaşık 500 milyon dolar olduğu tahmin edilmişti.
Aynı yıl BATS Global Markets da kendi hisselerini kendi işlem platformunda halka arz etmeye çalışmış, ancak büyük çaplı teknik sorunlar nedeniyle işlemi tamamen iptal etmek zorunda kalmıştı.
SpaceX’in halka arzı Avrupa’dan sermaye kaçışına neden olabilir
Reuters, SpaceX’in halka arzında belirsizlik yaratan ek unsurlardan birinin de bireysel yatırımcılara ayrılan alışılmadık derecede büyük hisse paketi olduğunu belirtti.
Anlaşmaya vakıf kaynaklardan biri, “Kimse daha önce bu ölçekte bir halka arz gerçekleştirmedi ve kimse bu kadar büyük miktarda hisseyi bireysel yatırımcılara dağıtmaya çalışmadı” dedi.
Argent Capital Management portföy yöneticisi Jed Ellerbroek ise 12 Haziran’daki işlem gününün “çılgınca” geçeceğini söyledi.
Kaynaklara göre NASDAQ, halka arz öncesinde işlem sistemlerini modernize etti, halka arz işlemlerinde kullanılan ana teknolojisini güncelledi ve ana sistemde sorun yaşanması ihtimaline karşı yedek bir işlem platformunu hazır hale getirdi.
Reuters’ın görüştüğü kaynaklar, Citadel, Jane Street ve diğer yüksek frekanslı işlem şirketlerinin de müşteri emirlerinde beklenen yoğunluğa hazırlanmak amacıyla kendi sistemlerinde çok sayıda test çalışması yaptığını aktardı.
Kurumsal yatırımcılara hisse dağıtımında kullanılan teknolojileri sağlayan ve SpaceX’in halka arzında görev alan aracı kurumlarla çalışan S&P Global’in de son altı hafta boyunca stres testleri yürüttüğü ve altyapısını güçlendirdiği bildirildi.
Amerika
ABD petrol ihracatında üç aydır liderliği koruyor

Reuters’ın aktardığı verilere göre ABD, ham petrol ve petrol ürünleri ihracatında üst üste üçüncü ay da dünyanın en büyük ihracatçısı konumunu korudu. Gemi takip verileri, mayıs ayında ABD’nin günlük yaklaşık 10,5 milyon varillik ihracatla Rusya ve Suudi Arabistan’ı geride bıraktığını gösterdi.
Reuters’ın aktardığı verilere göre ABD, Suudi Arabistan ve Rusya’yı geride bırakarak dünyanın en büyük petrol tedarikçisi konumunu pekiştirdi ve Ortadoğu petrolüne bağımlı bir ülke olmaktan uzaklaştı.
Gemi trafiğini takip eden Vortexa’nın verilerine göre ABD’nin ham petrol ve petrol ürünleri ihracatı mayıs ayında yüksek üretim ve stratejik rezervlerin devreye alınmasının etkisiyle günlük yaklaşık 10,5 milyon varile ulaştı.
Reuters, ABD’nin bu seviyeyle üst üste üçüncü ay küresel ihracat lideri olduğunu belirtti.
Aynı dönemde Vortexa, Rusya’nın petrol ihracatını günlük 7 milyon varil, Suudi Arabistan’ın ihracatını ise günlük 5,9 milyon varil olarak hesapladı.
Bir yıl önce Suudi Arabistan’ın dış pazarlara sevkiyatı günlük yaklaşık 8,1 milyon varil, ABD’nin 6,6 milyon varil ve Rusya’nın yaklaşık 5,8 milyon varil düzeyindeydi.
ABD’de petrol üretimi 2000 yılından bu yana yaklaşık üç kat artarak günlük 22 milyon varile yükseldi.
Reuters, ülkenin önde gelen petrol ihracatçısı konumuna ulaşmasında 2015 yılında petrol ihracatına yönelik yasağın kaldırılmasının etkili olduğunu yazdı.
Ajansın değerlendirmesine göre ABD’deki petrol üretim patlaması, Riyad ve Moskova’nın aksine, fiyatlar yükseldiğinde sondaj faaliyetlerini artıran ve fiyatlar düştüğünde azaltan özel şirketler tarafından yönlendiriliyor.
Bu şirketler, OPEC benzeri dış mekanizmalar yerine piyasa düzenleyicisi işlevi görüyor.
2022 yılına kadar ABD’nin petrol ihracatının yüzde 37’si Avrupa’ya gidiyordu. Bu oran bugün yüzde 47’ye yükselmiş durumda.
Mayıs 2026 verilerine göre Asya’nın ABD petrol ihracatındaki payı da bir yıl içinde yüzde 37’den yüzde 46’ya çıktı.
Reuters, her iki bölgenin de Ortadoğu petrolünün yerine giderek daha fazla Amerikan petrolü kullandığını aktardı.
Kpler’de politika bölümünün başında bulunan Michelle Brouhard, “Washington’ın İran’la savaş öncesinde farkında olmadığı yeni bir aracı ortaya çıktı: enerji ihracatı” dedi.
Reuters’a göre ABD’nin lider konuma yükselmesinde, Rusya ile Basra Körfezi ülkelerinin doğrudan taraf olduğu çatışmalar da etkili oldu.
Ajans, bunun Ortadoğu petrolüne bağımlı olan ve İsrail’e verdiği destek nedeniyle OPEC’in 1973’te uyguladığı ambargoyu yaşayan ABD açısından önemli bir dönüşüm anlamına geldiğini yazdı.
Reuters, ABD’nin ihracattaki üstünlüğünün OPEC ve müttefiklerinin fiyatlar üzerindeki etkisini zayıflatabileceğini belirtti. Ajansa göre bu durum, OPEC’i sık sık piyasa manipülasyonuyla suçlayan ABD Başkanı Donald Trump’ın eline askeri üstünlük ve doların uluslararası rolüne ek olarak yeni bir koz veriyor.
Brouhard, “Artık ABD’nin birçok ülke üzerindeki etkisi açıkça görülüyor; bu ülkeler Amerikan petrolü ve doğalgazına bağımlı” dedi.
Brouhard ayrıca ABD’nin Avrupa’nın en büyük ham petrol tedarikçisi haline geldiğini belirtti.
Reuters’a göre Avrupa Birliği başlangıçta ABD’deki petrol üretimindeki artışı Rusya ve Ortadoğu’ya alternatif olarak memnuniyetle karşıladı.
Ancak bazı çevrelerde, Avrupa’nın Amerikan enerji şirketlerine bağımlı hale gelmesi konusunda kuşkular oluştu.
Trump, nisan ayında yaptığı açıklamada, “Şu anda dünyanın en büyüklerinden bazıları da dahil olmak üzere çok sayıda tamamen boş petrol tankeri, dünyanın en iyi ve en ‘tatlı’ petrolüyle (ve doğalgazıyla!) yüklenmek üzere ABD’ye doğru yola çıkıyor” ifadelerini kullandı.
Trump aynı açıklamada ABD’nin, kendisinden sonra gelen iki büyük petrol ekonomisinin toplamından daha fazla petrole sahip olduğunu söyledi.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonları ile Tahran’ın yakıt taşıyan gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan geçişini engellemesinin ardından küresel petrol fiyatları sert yükseldi.
Brent petrolünün varil fiyatı şu anda yaklaşık 92 dolar seviyesinde bulunurken, Ortadoğu’daki savaş öncesinde fiyatlar 60 ila 70 dolar aralığında seyrediyordu.
Amerika
ABD’de enflasyon son üç yılın en yüksek seviyesinde

ABD’de mayıs ayı enflasyonu, İran savaşından kaynaklanan enerji fiyatlarındaki şokun etkisiyle %4,2’ye ulaşarak Nisan 2023’ten bu yana en yüksek seviyeye çıktı.
Enflasyon, üç yıl sonra ilk kez %4’ün üzerine çıktı ama enerji fiyatlarındaki artışın ekonomiye ne kadar etki edeceği konusundaki endişeler nedeniyle bu artış beklentilere paralel gerçekleşti.
Bu oran, Nisan 2023’ten bu yana kaydedilen en yüksek seviye olup nisan ayındaki %3,8’lik rakamı aştı.
Mayıs ayında aylık artış, nisan ayına kıyasla daha düşük oldu; bu da fiyat artışlarının en kötü döneminin geride kalmış olabileceğinin bir işareti olabilir.
Bir başka olumlu işaret ise, benzin fiyatlarının hafifçe düşmüş olması.
Dün Çalışma İstatistikleri Bürosu’nun raporu hakkında sorulan bir soruya yanıt veren Başkan Donald Trump, “Enflasyonu seviyorum” dedi ve petrol varil fiyatlarının düşmesinin nedeninin “geçen gece 22 gemiyi imha etmemiz” olduğunu savundu.
Raporda, enflasyondaki artışın büyük bir kısmının enerji fiyatlarındaki %3,9’luk yükselişten kaynaklandığı ve bunun sonucunda 12 aylık artışın %23,5’e ulaştığı belirtildi.
Daha dalgalı seyreden enerji ve gıda fiyatlarını hariç tutan çekirdek TÜFE verisi, analistler tarafından gelecekteki enflasyonun daha iyi bir göstergesi olarak kabul ediliyor ve iyimserlik için nedenler sunuyor.
Çekirdek fiyatlar mayıs ayında %0,2 arttı. Bu artış, nisan ayındaki %0,4’lük artışın altında kaldı ve analistlerin tahmin ettiği %0,3’ün de altında gerçekleşti.
Çekirdek emtia fiyatları ise aylık bazda %0,1 düşüş kaydetti; bu da fiyat baskılarının sınırlı kaldığını gösteriyor.
Yıl bazında TÜFE, uzmanların beklentileriyle uyumlu olarak %2,9 arttı.
Kıyma, rosto ve biftek fiyatları geçen ay düştü ama geçen hafta ABD’de ortaya çıkan parazit sinek, çiftçilerin lojistik süreçlerini zorlaştırabilir ve fiyatların yükselmesine yol açabilir.
Gıda fiyatları sadece %0,2 oranında artarken, Fed’in para politikası için kilit öneme sahip konut maliyetleri %0,3 artarak nisan ayındaki artışın yarısında kaldı.
TÜFE ağırlığının üçte birinden fazlasını oluşturan konut fiyatları, yıllık bazda %3,4 arttı.
Hükümet ve sektör yetkilileri, telaffuzu eğlenceli olan bu zararlı böceğin gıda tedarikine yönelik acil bir tehdit oluşturmadığını vurguladı.
Diğer yandan, ulaşım hizmetleri %0,6 oranında geriledi; bu durum, yüksek enerji maliyetlerinin diğer alanlara yansımadığının potansiyel bir göstergesi olabilir.
Benzer şekilde, yüksek petrol maliyetlerinin etkisinin hissedilip hissedilmediğini gösteren bir diğer gösterge olan enerji hizmetleri hariç hizmetler, nisan ayında %0,5 artmasının ardından %0,3 artış kaydetti.
Yeni araç fiyatları %0,3 düşerken, ikinci el otomobil ve kamyon fiyatları %0,1 arttı.
Fakat, enerji maliyetlerinin fiyatlara yansıdığının daha net bir göstergesi olan uçak bilet fiyatları %2,7 artarken, motorlu taşıt sigortası fiyatları %1,7 düştü.
Faiz oranlarına gelince, çok az kişi, Fed’in önümüzdeki çarşamba günü yeni Başkan Kevin Warsh yönetiminde yapacağı ilk açıklamada bir indirim bekliyor.
İhtimaller, bu yıl tek bir faiz hareketi olacağını gösteriyor: Aralık ayında bir artış.
Amerika
ABD Senatosunda Trump’ın İran politikasına destek azalıyor

ABD Senatosundaki Cumhuriyetçi üyeler arasında, Başkan Donald Trump’ın İran ile yürütülen savaşa yönelik tutumuna muhalefet büyüyor. Demokratlar, ABD güçlerinin geri çekilmesini öngören bir savaş yetkileri karar tasarısını geçirmek için gereken çoğunluğu elde etmeye yaklaştıklarını savunuyor. Tasarının yasalaşması için Cumhuriyetçi senatörlerden beşinci bir desteğin arayışı sürüyor.
ABD Senatosundaki Cumhuriyetçi senatörlerin, Başkan Donald Trump’ın İran ile yaşanan savaşı yönetme biçimine yönelik muhalefeti büyüyor.
Bu gelişme, Demokratların ABD güçlerinin geri çekilmesini öngören bir savaş yetkileri karar tasarısını geçirmek için yeterli oya ulaşmak üzere olduğuna inanmasını sağladı.
Tasarıyı Senato Dış İlişkiler Komisyonundan çıkarmak için şu ana kadar dört Cumhuriyetçi senatör oy kullandı. Demokratlar, tasarının geçmesi için gereken beşinci oyu bulmaya çok yakın olduklarını düşünüyor.
Tasarının Demokrat sponsoru Virginia Senatörü Tim Kaine, The Hill gazetesine yaptığı açıklamada, “Küçük bir farkla kazanabileceğimizi düşünüyoruz” dedi. Beşinci Cumhuriyetçi oyu bulma konusunda konuşan Kaine, “Henüz kesinleşmiş bir isim yok ancak yakın olduğumuzu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Trump’ın İran’a yönelik saldıları durdurmasını öngören karar tasarısına yönelik Cumhuriyetçi desteği, çatışma uzadıkça istikrarlı bir şekilde arttı.
Karar tasarısına destek veren ilk Cumhuriyetçi Kentucky Senatörü Rand Paul oldu. Çatışmanın 60’ıncı gününe ulaşmasıyla Maine Senatörü Susan Collins de tasarının ilerletilmesi yönünde oy kullandı.
1973 tarihli Savaş Yetkileri Yasası uyarınca askeri operasyonların bu süreyi aşması durumunda Kongrenin onayı gerekiyor.
Alaska Senatörü Lisa Murkowski tasarıya destek veren üçüncü Cumhuriyetçi olurken, Louisiana Senatörü Bill Cassidy de 16 Mayıs’taki ön seçimleri kaybetmesinin ardından tasarıya destek veren dördüncü isim oldu.
Trump, 28 Şubat’ta İsrail ile birlikte İran’a yönelik ortak hava saldırıları talimatı verdiğinde, savaşın dört ila beş hafta süreceğini öngörmüştü. Ancak çatışma 15’inci haftasına girmiş durumda ve ufukta bir son görünmüyor.
ABD ve İran’ın karşılıklı saldırılar düzenlemesi ve Trump’ın Tahran’ı barış görüşmelerini yavaşlatması nedeniyle “bedel ödeyeceği” yönünde uyarmasının ardından, çarşamba günü borsalarda keskin düşüşler yaşandı, petrol fiyatları ise bu hafta yeniden yükselişe geçti.
Gazetecilere yaptığı açıklamada İran’ı “sert” bir şekilde vuracağını belirten Trump, Tahran yönetiminin kendilerini “enayi yerine koymasına” öfkelendiğini dile getirdi.
Senatör Paul ise ABD ve İran güçleri arasındaki çatışmaların artmasının, Cumhuriyetçi senatörlerin tasarıya desteğini daha da artırabileceğini söyledi.
Paul, çarşamba günü yaptığı açıklamada, “Çatışmalar devam ettikçe insanların bu tasarıya evet oyu verme olasılığı da artıyor” dedi.
Karar tasarısının yasalaşmasını sağlayabilecek potansiyel isimlerden biri, Cumhuriyetçi senatörlerin başkandan daha bağımsız bir duruş sergilemesi gerektiğini giderek daha yüksek sesle dile getiren Kuzey Carolina Senatörü Thom Tillis.
Bir diğer potansiyel kararsız üye ise savaşın 90 günü aşması halinde Kongre tarafından yetkilendirilmesi gerektiğini savunan Utah Senatörü John Curtis.
Trump’ın 2 Mart’ta Kongreye resmi bildirimde bulunmasıyla işlemeye başlayan savaş yetkileri süresi, bu hafta başında 100 günü geride bıraktı.
Çarşamba günü Senatodaki oylamaya katılırken yorum yapmaktan kaçınan Curtis, daha önce Kongre onayı olmadan askeri güç kullanımına yönelik bütçe desteği vermeyeceğini açıklamıştı.
Kamuoyu desteği savaş uzadıkça azalıyor
Savaşın süresi uzadıkça halkın bu askeri operasyona verdiği destek de zayıflıyor. Maryland Üniversitesi Kritik Konular Anketi tarafından 15-21 Mayıs tarihlerinde 1377 yetişkinle yapılan araştırma, bağımsız seçmenlerin yüzde 63’ünün, Cumhuriyetçilerin ise yüzde 33’ünün savaşın ABD’nin çıkarlarına hem içeride hem dışarıda olumlu değil olumsuz yansıdığını düşündüğünü ortaya koydu.
Economist/YouGov tarafından 5-8 Haziran tarihlerinde 1568 yetişkinle yapılan bir diğer anket ise Amerikalıların yüzde 62’sinin Trump’ın İran politikasını onaylamadığını gösteriyor. Bu grupta bağımsızların yüzde 67’si, Cumhuriyetçilerin ise yüzde 25’i yer alıyor.
Cumhuriyetçi senatörler arasında görüş ayrılıkları derinleşiyor
Daha önce Trump’ın Venezuela’ya yönelik askeri eylemlerini engelleyen bir savaş yetkileri tasarısının kuruldan çıkarılması yönünde oy kullanan Indiana Senatörü Todd Young ile Missouri Senatörü Josh Hawley, Demokratların hazırladığı İran tasarısına destek vermeyeceklerini açıkladı.
Young, oylamaların siyasi bir faaliyete dönüştüğünü belirterek, “Düşüncem değişmedi. Bunun siyasileştiğini düşünüyorum. Bu tarz tasarılar için oy kullanırken, geri çekilme durumunda ne olacağına dair bir cevabınız olmalı. Bunun sonuçları ne olacak? Bu sorunun cevabı henüz verilmedi. Kendi değerlendirmelerimi yaptığımda, aklıma gelen tek şey acil geri çekilmenin getireceği tehlikeler oluyor” dedi.
Hawley ise 8 Nisan’dan bu yana tarafların sınırlı saldırılarına rağmen kırılgan bir ateşkesin yürürlükte olduğunu ve Trump’ın anlaşma arayışını sürdürdüğünü belirterek, başkana çekilme talimatı verilmesi için bir neden görmediğini ifade etti.
Hawley, “Hala ateşkes pozisyonundayız ve bu iyi bir gelişme. Başkan taarruz operasyonlarını bir buçuk ay önce azalttı. Ben bu süreci sonlandırmaktan yanayım” dedi.
Buna karşılık bazı Cumhuriyetçiler, Trump’ın İran ile yürüttüğü barış görüşmelerinin etkisiz kaldığını savunarak askeri taarruzun yeniden başlamasını ve operasyonun tamamlanmasını talep ediyor.
Texas Senatörü John Cornyn, Senato Silahlı Hizmetler Komisyonu Başkanı Roger Wicker ve Güney Carolina Senatörü Lindsey Graham bu görüşü paylaşıyor.
Cornyn, “Başkan Trump’ın bu işi bitirmesini istiyorum. Bu radikal rejimle yapılacak herhangi bir anlaşmaya şüpheyle yaklaşıyorum çünkü kurallara uymayacaklar. Onları Hürmüz Boğazı’nda bir kozla ya da bomba yapımına başlamak için kullanabilecekleri zenginleştirilmiş uranyumla bırakamayız” dedi.
Savaşın yeniden başlaması çağrısında bulunan Cornyn, İran’ın Barack Obama yönetimiyle imzalanan nükleer anlaşmaya uymadığını hatırlatarak, “Güvenemeyeceğiniz ve taahhütlerini yerine getirmeyen biriyle nasıl müzakere edebilirsiniz?” ifadelerini kullandı.
Görüş1 hafta önceXi liderliğinde yükselen Çin diplomasisi: Bütün yollar Pekin’e çıkıyor
Görüş2 hafta önceÇok kutupluluğun çift yönlü asimetrisi: Yeni dünya dengesini nasıl bulacak?
Dünya Basını1 hafta önceABD’li iktisatçı Wolff: Küresel güney artık yeni bir dünya düzeni kuruyor
Görüş1 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 1
Görüş3 gün önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 3
Dünya Basını2 hafta önceKomünizme karşı siper olarak Siyonizm
Diplomasi1 hafta önceErmenistan ve ABD, Trump koridoru projesi için anlaşma imzaladı
Görüş2 hafta önceYakut Türkleri Lenin’i tartışıyor












