Diplomasi
Müttefikler, NATO’nun en büyük yakıt altyapısı yatırımı üzerinde uzlaştı

NATO üyesi 32 ülkenin büyükelçileri, ittifakın Soğuk Savaş döneminden kalan 10 bin kilometrelik askeri yakıt nakil şebekesini modernize etmek maksadıyla 27 milyar avroluk dev yatırımı onayladı. Türkiye’nin son dakika itirazını geri çekmesiyle tamamlanan anlaşma, doğu ve güneydoğu kanadındaki boru hatları ile depolama tesislerini kapsıyor. Müttefikler ayrıca önümüzdeki yılın ortak fon bütçesini 6,5 milyar avroya yükseltme kararı aldı.
NATO üyesi ülkeler, ittifakın askeri yakıt taşıma sistemini baştan aşağı yenilemeyi hedefleyen 27 milyar avro tutarındaki anlaşmayı kesinleştirdi.
Örgüt tarafından çarşamba günü yapılan resmi açıklamada, söz konusu 27 milyar avroluk yatırımın NATO’nun mevcut yakıt depolama ve dağıtım altyapısını modernize edeceği kaydedildi.
Açıklamada, yatırımın ittifakın doğu ve güneydoğu kesimindeki boru hatları dahil yeni tesisleri destekleyeceği ve NATO kuvvetlerinin harp hazırlığı için gereksinim duyduğu enerji kaynaklarını güvenceye alacağı bildirildi.
Gizli yürütülen müzakerelere dair açıklama yapma yetkileri bulunmaması sebebiyle isimlerinin saklı kalmasını isteyen iki NATO diplomatı, Politico’ya yaptıkları açıklamada, ittifakın 32 büyükelçisinin Rusya ile olası bir savaşa hazırlık gayretlerinin parçası olan bu anlaşmayı yaz tatili öncesindeki son olağan toplantılarında onayladıklarını aktardı.
Karar, Türkiye’nin uzlaşmayı geciktirme yönündeki son dakika girişiminden vazgeçmesinin ardından alındı.
Askeri ittifak, yürütülen görüşmeler neticesinde önümüzdeki yıla ait ortak finansman bütçesini “6,5 milyar avroya kadar” yükseltme kararı alırken, gelecek beş yıla ilişkin yatırım önceliklerini de onayladı. Müttefikler daha önce 2026 yılı bütçesini 5,3 milyar avro olarak kararlaştırmıştı.
Üye ülkeler, Batı Avrupa’daki mevcut NATO altyapısını doğu ve kuzeydeki yeni müttefik ülkelere bağlamak üzere tasarlanan 10 bin kilometrelik Soğuk Savaş dönemi boru hattı ağının yenilenmesi hususunda aylardır müzakereler yürütüyordu.
NATO’nun ortaklaşa finanse edilen en büyük ve en maliyetli projesi şeklinde nitelendirilen çalışmanın tamamlanması 30 yılı bulabilecek. Proje, boru hattı güncellemelerinden enerji depolama sahalarına kadar onlarca farklı çalışmayı kapsıyor.
Süreç hakkında değerlendirmede bulunan diplomatlardan biri, “Daha güçlü bir NATO yolda” ifadesini kullandı.
NATO üyeleri, geçmiş aşamalarda anlaşmanın yüksek maliyetleri nedeniyle görüş ayrılığı yaşamış, bazı ülkeler projenin yakıt yatırımlarını onlarca yıl boyunca bağlayacağı yönünde endişeler taşımıştı. Ancak müttefikler zamanla bu itirazlarını geri çekti.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, bu ay Ankara’da düzenlenen liderler zirvesinde müttefiklerin yenileme projesinde vardığı siyasi uzlaşıdan övgüyle bahsetti.
Rutte gazetecilere yaptığı açıklamada, yenileme projesine dair atılan bu tarihi adımın mevcut yakıt depolama ve dağıtım altyapısını modernize edeceğini dile getirdi.
Müttefiklerin zirve öncesinde anlaşmanın genel hatları üzerinde uzlaşmasına rağmen Türkiye, kendi projelerine yönelik fon teminini hızlandırmak maksadıyla zirve sonrasında anlaşmaya direnme yönünde son dakika girişiminde bulundu.
Diplomatlardan birinin aktardığına göre, Genel Sekreter Rutte’nin yürüttüğü yoğun diplomasi trafiği ve NATO’nun en üst düzey askeri komutanı ABD’li General Alexus Gregory Grynkewich’in anlaşmanın zorunlu olduğuna dair müttefiklere verdiği talimat, Türkiye dahil ülkelerin projeye yeşil ışık yakmasında belirleyici oldu.
Diplomasi
Maersk, Ukrayna’nın Karadeniz limanlarındaki hizmetini askıya aldı

Maersk, Ukrayna’daki Çornomorsk Limanı üzerinden yürüttüğü konteyner taşımacılığı hizmetini geçici olarak durdurdu. Şirket, ithalat yüklerini Romanya’nın Köstence Limanı’na yönlendirecek, buradan Ukrayna’ya kara yoluyla sevkiyat yapacak. İhracat yükleri için ise cezasız rezervasyon iptali veya deniz navlun ücretini değiştirmeden yükleme limanının Köstence olarak güncellenmesi seçeneklerini sundu.
Danimarkalı deniz taşımacılığı ve lojistik şirketi Maersk, Ukrayna’daki Çornomorsk Limanı üzerinden yürüttüğü konteyner taşımacılığı hizmetini geçici olarak durdurdu.
Şirketin Ukrayna birimi, kararı Telegram kanalında yayımladığı müşteri bilgilendirmesiyle duyurdu.
Karar kapsamında ithalat yükleri Romanya’nın Köstence Limanı’na yönlendirilecek. Maersk, yük boşaltma limanı Çornomorsk olan ve hâlihazırda Port Said’de yer alan ya da Port Said’e ulaşması beklenen tüm ithalat sevkiyatlarının da Köstence’ye aktarılmasının planlandığını bildirdi.
Şirket, Köstence’de yük boşaltılmasının müşteriler açısından uygun olmaması halinde varış noktasının değiştirilmesi için talepte bulunulabileceğini kaydetti.
Yükler Romanya’ya ulaştıktan sonra Ukrayna içindeki taşıma süreci kara yoluyla organize edilecek.
Maersk, ihracat yükleri için de iki seçenek sundu. Buna göre müşteriler rezervasyonlarını herhangi bir ceza ödemeden iptal edebilecek ya da konteyner limana teslim edilmişse, mevcut deniz navlun ücreti korunarak yükleme limanını Çornomorsk’tan Köstence’ye çevirebilecek.
Merkezi Kopenhag’da yer alan Maersk, 130’dan fazla ülkede faaliyet gösteren dünyanın en büyük deniz taşımacılığı ve lojistik şirketlerinden biri.
Şirket, konteyner taşımacılığının yanı sıra depolama, kara taşımacılığı ve multimodal lojistik hizmetleri de veriyor.
Maersk, mart ayında İran ile ABD arasındaki savaş esnasında Basra Körfezi ülkelerinde soğutmalı konteyner, tehlikeli yük ve özel yük kabulü ile sevkiyatını da geçici olarak durdurmuştu.
Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik askeri harekatının ardından uygulamaya konulan Batı yaptırımları sonrasında Maersk, Rusya pazarından kademeli biçimde çekilme planını açıklamıştı.
Şirket daha sonra St. Petersburg ve Novorossiysk’teki lojistik tesislerini, Global Ports’taki hissesini ve Polyarnaya Zvezda şirketine ait 800’den fazla soğutmalı konteyneri elden çıkardı.
Diplomasi
Ermenistan’da muhalefet liderinin dokunulmazlığı kaldırıldı

Ermenistan Merkez Seçim Kurulu, muhalefetteki Güçlü Ermenistan bloğunun Siyasi Konsey Üyesi Narek Karapetyan’ın milletvekilliği dokunulmazlığının kaldırılması yönündeki Başsavcılık talebini onayladı. Alınan bu karar, savcılığa Karapetyan hakkında ceza davası açma ve soruşturma yürütme yetkisi veriyor. Soruşturma, Güçlü Ermenistan hareketi destekçilerinden Aleksan Aleksanyan’a yönelik kara para aklama suçlamalarına dayanıyor.
Ermenistan Merkez Seçim Kurulu, muhalefetteki Güçlü Ermenistan bloğunun Siyasi Konsey Üyesi Narek Karapetyan’ın parlamenter dokunulmazlığının kaldırılmasına karar verdi.
Başsavcılığın bu yöndeki talebinin onaylandığını, Karapetyan’ın avukatı Aram Vardevanyan TASS’a açıkladı.
Milletvekilliği dokunulmazlığının kaldırılması, savcılığın Karapetyan hakkında ceza davası açmasına ve adli soruşturma işlemlerini yürütmesine olanak sağlıyor.
Sputnik Ermenistan’ın aktardığı bilgilere göre, Karapetyan hakkındaki ceza davası, Güçlü Ermenistan hareketinin destekçilerinden Aleksan Aleksanyan’a yöneltilen suçlamalarla bağlantı taşıyor.
Ermenistan Soruşturma Komitesi, Aleksanyan’ı çok büyük miktarda gelir aklamakla suçluyor. Müfettişler, Aleksanyan’ın kurduğu “Po-svoyemu” adlı sivil toplum kuruluşu aracılığıyla, Samvel Karapetyan’a ait Taşır Vakfından hediye ve borç adı altında yaklaşık 4,4 milyon dolar ile 230 bin avro aldığını ileri sürüyor.
Gelişme, ülkede Anayasa Mahkemesinin parlamento seçim sonuçlarını geçerli saymasının ardından tırmanan siyasi gerilimin ortasında yaşandı.
Temmuz başında Ermenistan’daki beş siyasi güç, Anayasa Mahkemesi kararının iktidarın meşruiyet sorununu çözmediğini ve mevcut siyasi-hukuki krizi ortadan kaldırmadığını belirterek yeni bir siyasi direniş dönemi başlattıklarını duyurdu.
Ortak bildiriye Güçlü Ermenistan, Ermenistan İttifakı, Mürefeh Ermenistan, Ermeni Ulusal Kongresi ve Ulusal Demokratik Kutup katıldı.
Yapılan seçimlerde Başbakan Nikol Paşinyan’ın liderliğindeki iktidardaki Sivil Sözleşme Partisi yüzde 49,74 oy alarak tek başına hükümet kurma çoğunluğunu korudu.
Seçim yarışında Güçlü Ermenistan bloğu ikinci, Ermenistan İttifakı ise üçüncü sırada yer aldı.
Seçim sürecine Moskova yönetimi de eleştiriler yöneltti. Rusya Dışişleri Bakanlığı, seçim kampanyasının demokratik usullerin ihlaliyle gerçekleştirildiğini kaydederken, Rusya Dış İstihbarat Servisi (SVR) Başkanı Sergey Narışkin de seçim sonuçlarını “belirli bir anlamda şüpheli” olarak niteledi.
Diplomasi
Avustralya dışişleri bakanı, Çinli mevkidaşıyla görüşmesinde füze denemesinden rahatsızlığını dile getirdi

Avustralya Dışişleri Bakanı Penny Wong, Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ile görüşmesinde Pekin’in füze denemesini gündeme getirdi. Manila’daki ASEAN toplantısı kapsamında Avustralyalı mevkidaşı Penny Wong ile bir araya gelen Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ise, Canberra’ya “çifte standartlardan vazgeçme” çağrısında bulundu.
Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Avustralya’nın Çin’in askeri kapasitesindeki artış ve yakın zamanda gerçekleştirdiği füze denemesine ilişkin kaygılarını dile getirdiği görüşmede, Canberra yönetimini “çifte standartlardan” vazgeçmeye ve ikili ilişkilerdeki iyileşme ivmesini korumaya çağırdı.
Wang, salı günü Avustralya Dışişleri Bakanı Penny Wong ile yaptığı görüşmede, Canberra ile Pekin’in karşılıklı saygı ve eşitlik temelinde farklılıklarını ele alması gerektiğini söyledi.
Çin Dışişleri Bakanlığının açıklamasına göre Wang, “İki taraf, anlaşmazlıkları yönetirken ortak noktalar aramalı ve ilişkilerin önyargılar nedeniyle sekteye uğramasına ya da zarar görmesine izin vermek yerine, olumlu gelişmeyi besleyen sağlıklı bir döngü oluşturmalıdır” dedi.
Bakanlığın açıklamasında Wang’ın ayrıca Avustralya’nın iç işlerine karışmama ilkesine bağlı kalmasını ve çifte standartlardan vazgeçmesini umduğunu ifade ettiği belirtildi.
İki bakan, ASEAN öncülüğünde düzenlenen dışişleri bakanları toplantısı kapsamında Manila’da bir araya geldi.
Avustralya Dışişleri Bakanlığının yayımladığı açılış konuşması tutanağına göre Wong, ülkesinin Pekin’e yönelik tutarlı yaklaşımını yineledi.
Wong, “İşbirliği yapabileceğimiz alanlarda işbirliği yapacağız, anlaşmamız gereken konularda ise görüş ayrılıklarımızı ortaya koyacağız. Diyaloğu sürdürmek istiyoruz, çünkü bunun ulusal çıkarlarımıza uygun olduğuna inanıyoruz” dedi.
Wong, Canberra’nın “güvenli ve profesyonel askeri davranış ile niyetler konusunda şeffaflık ve güvence verilmesinin önemi” de dahil olmak üzere bölgesel güvenlik meselelerini görüşmek istediğini belirtti.
Aynı gün Bloomberg’e verdiği televizyon röportajında Avustralya’nın güvenlik kaygılarını da dile getiren Wong, Çin’in askeri kapasitesini artırmasına ve 6 Temmuz’da Pasifik’te belirlenen sulara yönelik gerçekleştirdiği stratejik füze denemesine dikkat çekti.
Wong, Bloomberg’e yaptığı açıklamada, “Bölgemizde İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana görülen en büyük askeri yığınağa tanıklık ediyoruz” dedi. Bölge ülkelerinin “niyetlere ilişkin güvence ve şeffaflık konusunda teminat” beklediğini söyledi.
Çin’in son füze denemesine ilişkin değerlendirmesinde Wong, denemenin “bölge ülkelerinin beklediği düzeyde önceden bildirim, öngörülebilirlik ve dolayısıyla niyetlere ilişkin güvence sağlanmadan” gerçekleştirildiğini savundu.
Pekin ise füze fırlatmasını savundu. Çin donanması daha önce yaptığı açıklamada, tatbikatın yıllık eğitim programının rutin bir parçası olduğunu bildirmişti. İlgili ülkelere önceden bilgi verildiğini, operasyonun herhangi bir ülkeyi hedef almadığını ve uluslararası hukuka tamamen uygun şekilde gerçekleştirildiğini açıklamıştı.
Wang, salı günü ASEAN toplantısı kapsamında düzenlenen bir başka ikili görüşmede Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand ile de bir araya geldi.
Çin Dışişleri Bakanlığının açıklamasına göre Wang, görüşmede Pekin’in iki ülke arasındaki üst düzey temasların bir sonraki aşaması için hazırlık yapmaya hazır olduğunu söyledi.
Wang, Çin’in küresel yönetişim ve yapay zekâ dahil olmak üzere çok taraflı konularda Kanada ile koordinasyonunu güçlendirmeye ve hassas meseleleri uygun biçimde ele alarak “istikrarsız bir dünyaya daha fazla kesinlik kazandırmaya” hazır olduğunu ifade etti.
Kanada Dışişleri Bakanlığının açıklamasına göre iki bakan, Başbakan Mark Carney’nin ocak ayında Çin’e yaptığı resmi ziyaretten bu yana ikili ilişkilerin geliştirilmesi yönünde kaydedilen ilerlemeyi değerlendirdi.
Bu kapsamda dışişleri bakanları arasında her yıl düzenli toplantılar yapılması ve ikili ulusal güvenlik ve hukukun üstünlüğü diyaloğunun yeniden başlatılması planları ele alındı.
Ottawa ile Pekin arasındaki ilişkilerin yumuşaması, ABD Başkanı Donald Trump’ın Kanada’yı Çin ile ilişkilerini onarmaya iten gümrük vergisi savaşı ortamında gerçekleşiyor.
Carney’nin ocak ayındaki ziyareti sırasında iki ülke, Kanada’nın Çin üretimi elektrikli araçlara uyguladığı gümrük vergisini önemli ölçüde düşürmesini öngören bir ön anlaşmaya varmıştı.
Buna göre, yıllık 49 bin araçlık ithalat kotasına tabi olmak üzere, söz konusu tarifenin 1 Mart’tan itibaren yüzde 6,1’e indirilmesi kararlaştırılmıştı.
Buna karşılık Çin de mart ayından itibaren Kanada’nın başlıca tarım ürünlerine uyguladığı gümrük vergilerini düşürdü.
Görüş2 hafta önceAnkara’nın ikinci zirvesi: 22 yılın ardından NATO, kuralları yeniden yazan bir Türkiye’ye dönüyor
Amerika2 hafta önceNATO 3.0’un mucidi: Elbridge Colby
Asya2 hafta önceXi, bilim ve teknoloji inovasyonuyla Çin modernleşmesinin ilerletilmesi çağrısı yaptı
Görüş2 hafta önceTahran’da iki kritik isimle konuştum: İran kendisini nasıl görüyor?
Diplomasi1 hafta önceFT: Çin’e bağımlılığı azaltmanın Batı’ya maliyeti 23 trilyon doları aşabilir
Diplomasi2 hafta önceNATO liderleri Ankara Deklarasyonu’nu kabul etti
Diplomasi2 hafta önceAnkara’daki NATO zirvesinde hangi silah anlaşmaları yapıldı?
Avrupa7 gün önceİngiltere çelik üreticisi British Steel’i kamulaştırdı












