Bizi Takip Edin

Amerika

ABD göçmen vizesi başvurularını dünya genelinde durdurdu

Yayınlanma

Trump yönetimi, ABD’deki kamu yardımlarından yararlanma riski taşıyan yabancı başvuru sahiplerini tespit etmek amacıyla konsolosluk yetkililerine yönelik “kapsamlı eğitim” başlatarak dünya çapında göçmen vizesi randevularını askıya aldı. ABD Dışişleri Bakanlığı, tüm büyükelçilik ve konsolosluklarda vize mülakat randevularının yeniden düzenleneceğini ve değişikliklerin doğrudan başvuru sahiplerine iletileceğini bildirdi.

Trump yönetimi, ABD yasaları ve düzenlemeleri kapsamında kamu yardımlarından yararlanma ya da bu yardımlara bağımlı hale gelme riski taşıyan yabancı başvuru sahiplerini elemek amacıyla konsolosluk görevlilerine yönelik kapsamlı bir eğitim programı başlattı.

Program kapsamında dünya genelindeki göçmen vizesi randevuları geçici olarak durduruldu.

ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü çarşamba günü The Hill’e yaptığı açıklamada, “Daha müreffeh bir Amerika, ABD yasa ve düzenlemelerinde tanımlandığı şekliyle vize başvuru sahiplerinin kamuya yük olma ihtimalinin bulunmamasını ve yalnızca ihtiyaç sahibi Amerikalılara ayrılmış kamu yardımlarına bağımlı hale gelmemesini sağlamaktan geçer” değerlendirmesinde bulundu.

Sözcü, ağustos ayı başında dünya genelindeki tüm ABD büyükelçilik ve konsolosluklarında küresel ve kapsamlı bir eğitim girişiminin hayata geçirildiğini belirtti.

Açıklamada vize ve hizmet randevularının bu sürece göre yeniden düzenleneceği kaydedilerek, “Vize mülakat randevularında değişiklik yapıldığında, büyükelçilik ve konsolosluklar bu değişiklikleri doğrudan vize başvuru sahiplerine bildirmektedir” ifadesine yer verildi.

Dışişleri Bakanlığının bu adımı, federal bir yargıcın geçen hafta Başkan Donald Trump’ın kamu yardımına ihtiyaç duyma olasılığı yüksek görülen 75 ülkenin vatandaşlarına vize verilmesini askıya alan politikasını iptal etmesinin ardından geldi.

Eski Başkan Joe Biden tarafından atanan ABD Bölge Mahkemesi Yargıcı Jeannette Vargas, cuma günü verdiği kararda Trump yönetiminin 75 ülkeye yönelik vize işlemlerini askıya alarak yetkisini aştığına hükmetti.

Yargıç Vargas, bir kişinin tabiiyetinin ABD’de kendi geçimini sağlayacak mali imkanlara sahip olmadığını göstermeyeceğini vurgulayarak, vize başvuru sahiplerini bireysel olarak değerlendirme konusunda münhasır yetkinin konsolosluk görevlilerinde olduğunu kaydetti.

Göçmen vizesi başvurularının askıya alınması, Trump’ın göç alanındaki sert politikalarıyla aynı döneme denk geldi. Yönetim, suç işleyerek vize şartlarını ihlal ettiğini belirttiği ve büyük ölçüde kolluk kuvvetleriyle yaşanan temaslara dayanan 175 binden fazla kişinin vizesini iptal ettiğini öne sürdü.

Yönetim ayrıca pazartesi günü yaptığı açıklamada, ABD’ye giriş yapmak ve ardından iltica başvurusunda bulunmak için kısa vadeli vizelerden yararlanan kişilerin vizelerini iptal etmek üzere çalışmalar yürüttüğünü duyurdu.

Bazı haber kaynakları, yönetimin bu kapsamda 200 bin vizeyi iptal etmeyi hedeflediğini aktardı.

Trump yönetimi, ABD’nin ulusal güvenliğine tehdit oluşturduğunu değerlendirdiği kişilerin vizelerini ve “yeşil kart” olarak bilinen daimi oturum izinlerini iptal etme sürecine de öncelik verdi.

Buna karşılık hak savunucuları, yetkililerin siyasi görüşler ve Filistin yanlısı gösterilere katılım gibi koruma altındaki ifade özgürlüğü alanlarını hedef aldığını belirtiyor.

Amerika

11 Eylül’ün baş zanlısı Halid Şeyh’in duruşması için tarih verildi

Yayınlanma

ABD’de 11 Eylül saldırılarının baş planlayıcısı olduğu öne sürülen Halid Şeyh Muhammed ve diğer üç sanığın yargılanmasına Haziran 2028’de başlanacak. Askeri yargıç, savcıların talep ettiği 2027 tarihinin çok erken olduğuna hükmederek duruşma gününü belirledi. Kararla birlikte dava, saldırılardan 25 yılı aşkın bir süre sonra başlamış olacak.

ABD hükümetinin “modern tarihte Amerikan topraklarındaki en korkunç suç eylemi” olarak nitelediği 11 Eylül saldırılarının baş planlayıcısı olduğu öne sürülen Halid Şeyh Muhammed, saldırılardan çeyrek asrı aşkın bir süre sonra, Haziran 2028’de yargılanacak.

ABD Hava Kuvvetleri Askeri Yargıcı Yarbay Michael A Schrama, çarşamba günü aldığı kararla Muhammed ve beraberindeki üç sanığın davasının 5 Haziran 2028’de başlamasına hükmetti.

Yargıç, savcılık makamının talep ettiği 2027 tarihinin çok erken olduğuna karar vererek davanın iki yıl sonra başlayacağını belirtti.

Mahkeme belgesinde, suç ortağı oldukları öne sürülen diğer sanıklar Velid bin Attaş, Ali Abdülaziz Ali ve Mustafa el-Havsavi olarak kayda geçti.

Yargıç Schrama, belirlenen başlangıç tarihinin mahkeme süreçlerine ilişkin konuların ele alınması ve mahkemeye hangi delillerin sunulabileceğine dair uyuşmazlıkların çözülmesi gibi hususlar için ilave zaman tanıdığını yazdı.

Önümüzdeki ay, hava korsanlarının New York’taki Dünya Ticaret Merkezi’ne ve Virginia’daki Pentagon’a uçaklarla çarpması, kaçırdıkları bir diğer uçağın ise Pennsylvania’da bir araziye düşmesinin üzerinden 25 yıl geçmiş olacak. Saldırılarda yaklaşık 3 bin kişi hayatını kaybetmişti.

ABD’de eğitim görmüş bir mühendis olan Halid Şeyh Muhammed, ticari uçakları binalara çarpmak üzere pilot yetiştirme fikrini geliştirmek ve bu planları El Kaide lideri Usame bin Ladin’e sunmakla suçlanıyor. Muhammed daha önce 2001 yılındaki “11 Eylül operasyonunu A’dan Z’ye” kendisinin planladığını ifade etmişti.

Mart 2003’te Pakistan’da Mustafa el-Havsavi ile birlikte yakalanan Muhammed, Eylül 2006’dan bu yana Guantanamo Körfezi’ndeki askeri hapishanede tutuluyor.

Muhammed, idam cezasıyla yargılanmaktan kurtulmak karşılığında suçunu kabul edeceği bir uzlaşma anlaşmasına varmıştı. Kendisine şartlı tahliye imkanı olmaksızın müebbet hapis cezası getirecek olan bu anlaşma, iki yıllık müzakerelerin ardından dönemin Savunma Bakanı Lloyd Austin tarafından atanan bir yetkili tarafından imzalanmıştı.

Ancak haberlere göre karara hazırlıksız yakalanan ve durumu şaşkınlıkla karşılayan Austin, anlaşmayı derhal iptal etme girişiminde bulundu. Federal bir temyiz mahkemesi ise geçen yaz söz konusu anlaşmayı geçersiz kıldı.

Saldırılardan altı ay sonra açılan Guantanamo Körfezi’ndeki askeri cezaevinde halen yaklaşık 15 tutuklu var.

Okumaya Devam Et

Amerika

Biden döneminde Brezilyalı bir yetkili hakkında sahte belge üretilmiş

Yayınlanma

Bir ABD federal yargıcı, Biden yönetimi döneminde Gümrük ve Sınır Koruma (CBP) sistemine girilen bir göçmenlik kaydının sahte olduğu sonucuna vardı.

Gazeteci Glenn Greenwald’un haberine göre bu sahte kayıt, eski Brezilya Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’nun ulusal güvenlik danışmanının ABD’ye hiç gerçekleşmemiş bir girişini yansıtıyordu.

Uydurulan bu giriş kaydı daha sonra, tartışmalı bir Brezilya Yüksek Mahkemesi yargıcı tarafından bir şekilde ele geçirilerek söz konusu ulusal güvenlik yetkilisinin hapse atılması için kullanıldı.

Florida Orta Bölgesi’nden federal yargıç Gregory A. Presnell, yalnızca CBP belgesinin sahte olduğu sonucuna varmakla kalmadı.

Yargıç ayrıca bu sahte kayıttan kimin sorumlu olduğu ve bu kaydın Brezilya’da Bolsonaro’nun en yakın danışmanlarından birini hapse atmak için nasıl kullanıldığına dair hükümetin elindeki tüm belgeleri sunmayı reddettikleri için ABD hükümeti avukatlarını da sert bir şekilde azarladı. 

Yargıcın kararları, geçen yılın sonlarında ABD federal mahkemesinde, 2024 yılında bu sahte CBP göçmenlik kaydı nedeniyle altı ay boyunca önleyici olarak tutuklanan Bolsonaro’nun uluslararası ilişkiler danışmanı Filipe Martins tarafından açılan dava kapsamında verildi.

O dönemde Martins, 2022 başkanlık seçimlerinde Lula’nın Bolsonaro’ya karşı az farkla kazandığı zaferin ardından, Bolsonaro ile birlikte darbe planlamaya katıldığı suçlamasıyla yargılanmayı bekliyordu.

Darbe iddiasıyla ilgili davalara bakan yargıç, sadece kendi ülkesinde değil, tüm dünyada siyasi bir tartışma odağı haline gelen Brezilya Yüksek Mahkemesi Yargıcı Alexandre de Moraes.

Geçen yıl, Trump yönetimi, Moraes’in ABD’li şirketlerin ifade özgürlüğü haklarına “zorbalık” içeren saldırılar düzenlediğini ve açıkça “partizanca amaçlar uğruna” Brezilya adalet sistemini yozlaştırdığını iddia ederek, Moraes’e kişisel mali yaptırımlar uyguladı.

Trump yönetimi, Moraes’e bir kez daha yaptırım uygulamaya hazır görünüyor.

Bu belgeyi kimin uydurduğu şeklindeki temel sorunun ötesinde, hiçbir zaman yanıtlanmamış birçok sorudan biri de, bu sahte CBP kaydının Martins’i hapse atmaya çalışan Brezilyalıların eline nasıl geçtiği.

Bu sahte CBP kaydı ilk kez, Moraes’e çok yakın olduğu bilinen Brezilyalı muhabir Guilherme Amado’nun, açıkça Martins’i suçlamaya yönelik, Greenwald’a göre “tamamen yalanlarla dolu bir haber” yayınlamasıyla kamuoyuna çıktı.

Amado’nun haberinin başlığı, “Soruşturma altında olan eski Bolsonaro danışmanı, 2022’de Orlando’ya gitti ve ortadan kayboldu” idi.

Greenwald’a göre sadece iki hafta sonra, aynı muhabir, Moraes’in kendisinin bu iddiayı kullanmaya başladığını duyurdu.

Çeşitli gazeteciler ve politikacılarla kayıt dışı görüşmeler yaparak onlara Martins’in ABD’ye gittiğini ve “ortadan kaybolduğunu” söyledi ve böylece onun tutuklanmasını emretmek için açıkça zemin hazırladı.

Haftalar sonra Moraes tam da bunu yaptı ve sahte CBP kaydının yer aldığı bir polis raporuna dayanarak, Martins’in ABD’ye gittiğini ve Brezilya’ya bir daha dönmediğini (yani “ortadan kaybolduğunu”) iddia eden bir emir çıkardı.

Okumaya Devam Et

Amerika

Nvidia yapay zeka platformu Hugging Face’i 12,9 milyar dolara alıyor

Yayınlanma

Nvidia, açık kaynaklı yapay zeka platformu Hugging Face’i 12,9 milyar dolara satın almak üzere anlaşmaya vardı. Süreç tamamlandığı takdirde şirket tarihinin en büyük satın almalarından biri gerçekleşmiş olacak. Anlaşma tutarı, platformun yaklaşık 150 milyon dolarlık yıllık gelirinin oldukça üzerinde yer alıyor.

The Information’ın bir kaynağa dayandırdığı haberine göre Nvidia, yapay zeka modelleri ile açık kaynaklı veri kümelerine ev sahipliği yapan Hugging Face platformunu 12,9 milyar dolara satın almak üzere anlaşma sağladı.

Anlaşmanın resmiyet kazanması durumunda bu adım, Nvidia’nın tarihindeki en büyük satın alma işlemlerinden biri olacak.

Satın alma tutarı, yayın organının paylaştığı verilere göre yıllık geliri yaklaşık 150 milyon dolar seviyesinde bulunan Hugging Face’in gelirinin oldukça üzerinde gerçekleşti.

ABD merkezli bir platform olan Hugging Face, yapay zeka modelleri ile makine öğrenimi araçlarının geliştirilmesine ve yayımlanmasına olanak tanıyor.

Yazılımcılar ile araştırmacıların yapay zeka modellerini, veri setlerini ve yazılım kodlarını paylaşmasını sağlayan platform, alanındaki en büyük açık yapay zeka depolarından biri olarak kabul ediliyor.

Nvidia, 2023 yılında Salesforce ve Google ile birlikte Hugging Face’in 235 milyon dolarlık yatırım turuna katılmış, söz konusu turun ardından şirketin değerlemesi 4,5 milyar dolara ulaşmıştı.

Nvidia daha sonra OpenAI dahil olmak üzere farklı yapay zeka geliştiricilerinin ekosistemlerine de yatırımlarda bulundu.

Buna karşın Financial Times ocak ayında yayımladığı haberde, Hugging Face’in 2025 yılında Nvidia’dan gelen 500 milyon dolarlık yatırım teklifini geri çevirdiğini aktarmıştı.

Şirketi 7 milyar dolar değerlemeye ulaştıran bu teklif karşısında platform yönetimi, kararlarını etkileyebilecek tek bir baskın yatırımcı istemediğini açıklamıştı.

Gazete ise Hugging Face’in yapay zekanın üretilmesi, dağıtımı ve mülkiyetine ilişkin yaklaşımlar ekseninde jeopolitik ve ticari bir mücadelenin merkezinde kaldığını belirtmişti.

Olası satın alma haberleri, Nvidia’nın gelecek mali yılda gelirlerinde yüzde 70 artış öngördüğü bir dönemde gündeme geldi. Şirketin ikinci çeyrek geliri 96,2 milyar dolar olarak kaydedildi. Bu tutar bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 18, geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 106 oranında artışa işaret etti.

İlgili çeyrekte hisse geri alımları ve nakit temettüler yoluyla hissedarlarına yaklaşık 26 milyar dolar aktaran Nvidia’nın geri alım programı kapsamında yaklaşık 99 milyar doları bulunuyor.

Mali yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 2’lik olası sapma payıyla 108 milyar dolar gelir bekleyen şirket, bu tahminine Çin’deki veri merkezlerine yönelik bilişim kapasitesi gelirlerini dahil etmedi. Nvidia ayrıca 2027 mali yılına kadar özkaynak yatırımları için 18 milyar dolar tahsis ettiğini duyurdu.

Gelir verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Nvidia CEO’su Jensen Huang, yapay zekanın gelişiminde bir dönüm noktasına gelindiğini belirterek teknolojilere yönelik talep artışına dikkati çekti.

Mevcut dönemi yeni yapay zeka laboratuvarları ve girişimleri açısından bir “altın çağ” olarak nitelendiren Huang, “Birçok öncü laboratuvar eş zamanlı olarak ölçekleniyor, açık model ekosistemi güçleniyor ve hem ABD’de hem de dünya genelinde güçlü bir ivmeyle fiziksel yapay zeka ortaya çıkıyor” dedi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English