Bizi Takip Edin

Amerika

Meta’nın çalışanları yapay zekayla değiştirme planı suya düştü

Yayınlanma

Meta, operasyonlarını yapay zeka odaklı hale getirmek amacıyla ekiplerini iki aşamada yüzde 60’a varan oranlarda küçültmeyi planladı. Reuters’ın ulaştığı içi belgeler, çalışanların tepkisi ve yapay zeka teknolojisinin hedeflenen verimliliği sağlayamaması üzerine planın durdurulduğunu gösterdi. Üst yönetim, mayıs ayındaki yüzde 10’luk tensikatın ardından kasım ayı için öngörülen ikinci işten çıkarma dalgasını iptal etti.

Sosyal medya devi Meta’nın Üst Yöneticisi (CEO) Mark Zuckerberg ve üst düzey yöneticileri, ocak ayında Zuckerberg’in Hawaii’deki yerleşkesinde düzenlenen yıllık liderlik toplantısında bir araya gelerek yapay zeka çağında şirket içi çalışma düzenini baştan aşağı değiştirmeyi hedefleyen radikal bir plan hazırladı.

“Project OT” (Organizasyonel Dönüşüm) kod adını taşıyan plan, Facebook ve Instagram’ın çatı şirketini bütünüyle yapay zekaya dayalı bir yapıya kavuşturmayı amaçlıyordu. Plan kapsamında binlerce insan çalışanın yürüttüğü günlük görevlerin büyük kısmını yapay zekanın devralması, sanal iş gücünün ise şirket içinde yetenek yoğunluğu yüksek daha küçük insan kadroları tarafından denetlenmesi öngörülüyordu.

İç planlama belgelerine ve konuyu yakından bilen kaynaklara göre yöneticiler, senaryo çalışmaları sırasında Meta bünyesindeki birçok ekibin mevcudunu yüzde 60’a varan oranlarda daraltmayı ele aldı. Bir insan kaynakları yöneticisinin şirket içi yazışmalarda üç yıl önce gerçekleştirilen yaklaşık yüzde 25’lik tensikata eşit veya ondan daha büyük olacağını öngördüğü süreçte, bazı çalışanların yeni kurulan birimlere kaydırılması, bazılarının ise işten çıkarılması hedeflendi.

Yeniden yapılanmanın ilki mayıs ayında, ikincisi ise kasım ayında olmak üzere iki dalga halinde yürütülmesi kararlaştırıldı. İşten çıkarmaların yanı sıra açık pozisyonların dondurulması ve düşük performans gösterdiği değerlendirilen çalışanların şirketten uzaklaştırılması da planın parçası olarak belirlendi.

Zuckerberg son anda geri adım attı

Planlanan ilk dalgadan saatler önce, 19 Mayıs gecesi Zuckerberg geri adım attı. Meta ertesi gün iş gücünün yüzde 10’unu işten çıkardı ancak kasım ayında yapılması öngörülen ikinci dalga hazırlıklarını iptal etti.

Bu kararın arkasında şirket içinde baş gösteren açık çalışan isyanı, otonom yapay zeka teknolojisinin beklenen verimliliği sağlayamadığını gösteren iç veriler ve bazı yatırımcıların yapay zeka alanındaki devasa harcamaları sorgulamaya başlaması etkili oldu.

Reuters’a açıklamada bulunan Meta, Project OT’nin varlığını doğruladı. Şirket, bunun maliyetleri düşürmeye, ekip yapılarını yeniden tasarlamaya ve personeli yapay zeka modelleri için eğitim verisi üretmek gibi yeni öncelikli alanlara kaydırmaya odaklanan bir yıllık bir proje olduğunu bildirdi.

Planın iki dalga halinde uygulanmasının hedeflendiğini ve en sert senaryolarda bazı ekiplerin yüzde 60’a varan oranlarda küçültülmesinin tartışıldığını kabul eden Meta, hangi birimlerin hedeflendiğini belirtmedi ancak bazı büyük birimlerin planın dışında tutulduğunu kaydetti. Senaryoların hem işten çıkarmaları hem de kurum içi görev değişikliklerini içerdiğini belirten şirket, hiçbir aşamada tüm iş gücünün yüzde 60’ını işten çıkarmayı amaçlamadığını ve liderlerin toplamda kaç kişinin işini kaybedeceği netleşmeden ikinci dalgayı iptal ettiğini açıkladı.

Meta açıklamasında, “Bu yılın başındaki şirket yeniden yapılanması kapsamında bazı ekiplerden görev değişiklikleri, açık pozisyonların kapatılması ve kesintilerin olası etkilerini inceleyen bir senaryo planlama çalışması yapmalarını istedik. Bu süreç sonucunda binlerce çalışan kamuoyuna da yansıdığı üzere yeni kurulan öncelikli ekiplere kaydırıldı. Nihayetinde tatbikattaki tüm senaryoları hayata geçirmedik ve zaten böyle bir varsayımımız da yoktu” ifadelerine yer verildi.

Zuckerberg’in rotayı değiştirmesine tam olarak neyin yol açtığı veya şirketin iş gücünü yeniden şekillendirme konusundaki güncel planlarının ne olduğu henüz netlik kazanmazken Meta, Zuckerberg ile röportaj yapılması talebini geri çevirdi.

Yapay zekaya dayalı yeni çalışma modeli

OpenAI’ın 2022 yılı sonunda ChatGPT’yi piyasaya sürmesinden bu yana Silikon Vadisi yöneticileri üretken yapay zekanın iş hayatındaki dönüştürücü potansiyeline odaklandı. Özellikle yalnızca sorulara cevap vermekle kalmayıp alışveriş yapma, seyahat planlama veya yazılım geliştirme gibi eylemleri otonom biçimde gerçekleştirebilen yapay zeka ajanları büyük ilgi gördü.

Meta yöneticileri geçen yıl yapay zeka odaklı yönetim felsefelerine yöneldi. Şirket içi Project OT belgesinde süreç, “Yapay zekaya hazır araçlar ve ajanlar birbiriyle etkileşime girer, iş akışları otomatikleşir, tüm yeni projeler öncelikli olarak yapay zekayla inşa edilir” şeklinde tarif edildi. Strateji, randevu alma ve satış kapatma gibi görevleri üstlenecek yapay zeka ajanlarının diğer şirketlere satılmasını da kapsıyordu.

Meta’nın Baş Veri Yöneticisi Alex Schultz ve Ürün Direktörü Naomi Gleit geçen yıl Asya’yı ziyaret ederek oradaki girişimlerin organizasyon şemalarını yapay zeka etrafında nasıl kurduğunu inceledi. Gleit, haziran ayında Reuters’a verdiği demeçte geçen yıl Singapur ofisinde uzun zaman geçirdiğini ve oradaki uygulamaların California ile New York’taki ekiplere ilham verdiğini aktardı.

Ürün yönetiminden sorumlu kıdemli başkan yardımcısı Ime Archibong, geçen yılın temmuz ayında ilk pilot projelerden birini başlattı. Archibong şirket içi duyurusunda, her biri yapay zeka araçlarıyla donatılmış iki ila üç mühendis ve bir tasarımcıdan oluşan beş küçük teknik hücre kurduklarını duyurdu. Bu grupların altı aylık sabit planlama döngüleri yerine dört haftalık çalışma dönemleriyle prototipler üreteceğini belirtti.

Ekim ayında yayımlanan “AI-Native Playbook” başlıklı kılavuzda ise ürün tasarımcısı ve mühendis gibi geleneksel unvanların yerini “inşaatçı” (builder) tanımına bırakacağı, orta kademe yöneticilerin tasfiye edileceği ve hücrelerin doğrudan tek bir üst düzey birim yöneticisine bağlı çalışacağı aktarıldı.

Yıl başında Project OT’yi başlatan Zuckerberg, yöneticilere yeni yönetim yapılarına geçiş talimatı verdi. Haziran ayına gelindiğinde aralarında mühendislik ve araştırma ekiplerinin de yer aldığı en az 11 birimde küçük hücre modeline geçildi.

Performans değerlendirmeleri ve terfi kararlarının insan kaynakları personeli ile yapay zeka sistemleri tarafından desteklenen birim yöneticilerine devredildiği bu modelde, her birim yöneticisinin 30 ila 50 kişiyi denetlemesi öngörüldü. Hücre liderlerine ise günlük yönlendirme dışında resmi bir yöneticilik yetkisi tanınmadı. Bir çalışan şirket içi forumda, yönetici eğitimi almadığını ve değerlendirme araçlarına erişemediğini yazarak duruma tepki gösterdi. Meta ise performans ve terfi kararlarının yapay zeka tarafından değil insanlar tarafından verildiğini bildirdi.

Şirket aynı dönemde bütün bir ekibin işini tek başına yapabileceğine inanılan çalışanları tanımlamak için “Vazgeçilmez Yetenek” isimli bir insan kaynakları aracı devreye aldı. Meta’nın işten çıkarmalardan elde edilen tasarrufu bu üst düzey yapay zeka mühendislerine yüksek maaş paketleri sunmak için kullanmayı hedeflediği belirtildi.

Reuters’ın 13 Mart’ta Meta’nın iş gücünün yüzde 20’sini veya daha fazlasını etkileyebilecek işten çıkarmalar planladığını duyurması şirket içinde huzursuzluğa yol açtı. 2022 sonu ile 2023 başı arasında zaten personelinin yaklaşık yüzde 25’ini işten çıkarmış olan şirkette yönetim haberi yalanlamaya çalıştı.

Nisan ayında ise ilk dalganın 20 Mayıs’ta yüzde 10’luk bir kesintiyle başlayacağı ortaya çıktı. Meta bu planı kısa süre sonra çalışanlarına doğrularken Zuckerberg tensikatın yüksek sermaye harcamalarından kaynaklandığını bildirdi.

Yeniden yapılanma kapsamında bazı mühendisler, yapay zeka modellerinin kodlama kabiliyetini geliştirmek üzere yazılım bulmacaları üretmekle görevlendirilen Uygulamalı Yapay Zeka Mühendisliği birimine kaydırıldı. Birçok çalışan şirket içi yazışmalarda bu görevi tekdüze ve sıkıcı bularak eleştirdi.

Yeniden görevlendirmeler ve işten çıkarmalar sonucunda mayıs ayı sonuna kadar bazı mühendislik birimlerindeki personel sayısı yüzde 30’a varan oranlarda azaldı.

Reuters’ın nisan ayında şirketin yapay zeka ajanlarını eğitmek amacıyla ABD’deki personelin klavye ve fare hareketlerini izleyen bir yazılım yüklettiğini duyurması tepkileri artırdı. Kendi yerlerine geçecek yapay zekayı eğittiklerini düşünen çalışanlar, şirketin iç iletişim ağı Workplace üzerinden yönetimi eleştiri yağmuruna tuttu. Şirket içi memnuniyet oranı yüzde 74’ten yüzde 55’e gerilerken sendikalaşma girişimleri hız kazandı.

Teknoloji Direktörü Andrew Bosworth çalışanlarla çevrim içi tartışmalar yaşadı. Yapay zeka dönüşümünün merkezindeki teknolojinin de beklenen verimi sağlayamadığı görüldü. Bosworth’ün haziran ayı başındaki paylaşımına göre, şirket içi yazılım altyapısında yapılan kod değişiklikleri yıllık bazda yüzde 220 artmasına rağmen son kullanıcılara ulaşan yeni veya güncellenmiş özelliklerdeki artış yalnızca yüzde 36’da kaldı.

Altyapı ekipleri yapay zekanın yol açtığı kontrolsüz kod artışının güvenilirlik sorunları yarattığı konusunda uyardı. Hizmet kesintileri ve veri sızıntısı riskleri gibi büyük teknik ve güvenlik olayları bir önceki yıla göre yüzde 40 arttı, çalışanların bu sorunları çözmek için harcadığı mesai ise yüzde 70 yükseldi. Haziran ayı başında bilgisayar korsanlarının Meta’nın yapay zeka destekli müşteri hizmetleri botundaki bir açıktan yararlanarak aralarında Barack Obama dönemi Beyaz Saray sayfasının da bulunduğu bazı tanınmış Instagram hesaplarını ele geçirmesi kamuoyuna yansıdı.

Tepkiler sonrası yeni strateji

Artan baskıların ardından Zuckerberg 20 Mayıs’taki tensikattan saatler önce kasım ayındaki ikinci dalgayı rafa kaldırdı. Şirket 20 Mayıs’ta yüzde 10’luk tensikatı uyguladı ancak Zuckerberg yayımladığı mesajda bu yıl başka şirket geneli işten çıkarma beklemediğini belirterek istikrar sözü verdi.

Yönetim çalışanların moralini düzeltmek için fare hareketlerini takip eden yazılımı durdurdu, yapay zeka birimine kaydırılan bazı personelin eski ekiplerine dönmesine izin verdi ve Finans Direktörü Susan Li’yi sosyal harcamaları ile ofis ikramlarını artırmakla görevlendirdi.

Temmuz ayı başında düzenlenen şirket içi toplantıya katılan Zuckerberg, yeniden yapılanmanın zamanlamasında hata yaptıklarını kabul ederek yapay zeka ajan teknolojisinin beklediği hızda ilerlemediğini, ancak teknolojinin üç ila altı ay içinde gelişme göstereceğini düşündüğünü söyledi.

Zuckerberg aynı süreçte kamuoyuna yönelik söylemini insana odaklanan bir çizgiye çekti. Şirket “insana yatırım yapıldığı” mesajını öne çıkaran reklamlar yayımlarken Zuckerberg 6 bin 500 kelimelik bir makale kaleme aldı. Haziran ayındaki bir şirket içi iletisinde ise diğer rakiplerin aksine işleri otomatikleştirmeye değil insanları güçlendirmeye odaklandıklarını öne sürdü.

Buna karşın çalışanlar, Zuckerberg’in mesajlarında “bu yıl” ve “şirket geneli” ifadelerini özellikle kullanması nedeniyle ekip bazlı veya performans kaynaklı işten çıkarmaların sürebileceğinden ya da geniş çaplı kesintilerin gelecek yıla ertelendiğinden şüpheleniyor. LSEG verilerine göre bu yıl yapay zeka çipleri ve altyapısına en az 130 milyar dolar yatırım yapmayı planlayan Meta, operasyonel nakit akışını tüketen bu harcamalar nedeniyle yatırımcı baskısı altında tasarruf arayışını sürdürüyor.

Haziran ayına gelindiğinde mühendislik ve araştırma dahil en az 11 birimde bu hücre yapısı uygulamaya kondu. Yeni modelde 30 ila 50 kişilik ekiplerin performans ve terfi kararlarının üst düzey birim yöneticileri, insan kaynakları ve yapay zeka sistemleri tarafından belirleneceği duyuruldu. Şirket ise daha sonra yaptığı açıklamada performans kararlarının yapay zeka tarafından değil insanlar tarafından alındığını vurguladı.

Meta aynı dönemde “10 Kat Performans Gösteren” (10X Performer) çalışanları tespit etmek için yeni bir insan kaynakları aracı devreye aldı. İşten çıkarmalardan elde edilen tasarrufların bir kısmının bu üst düzey yeteneklere büyük maaş paketleri sunmak için kullanılması hedeflendi.

İşten çıkarma planlarının basına sızması şirket içinde huzursuzluğa yol açtı. Şirket içi yazışma ağı Workplace, çalışanların tepkileri ve eleştirel paylaşımlarıyla doldu. Meta’nın çalışan memnuniyetini ölçen kurum içi anketinde olumlu oran yüzde 74’ten yüzde 55’e geriledi.

Yapay zeka modellerini eğitmek amacıyla ABD’deki personelin klavye ve fare hareketlerini kaydeden takip yazılımlarının zorunlu tutulması çalışanların tepkisini artırdı. Bazı mühendisler, yapay zekanın kodlama becerilerini geliştirmek için bulmaca hazırlamakla görevlendirildikleri Uygulamalı Yapay Zeka Mühendisliği birimine kaydırıldı. Bu görevlendirmeler ve işten çıkarmalar neticesinde mayıs sonu itibarıyla bazı mühendislik birimlerindeki personel sayısı yüzde 30 oranında azaldı.

Diğer yandan yapay zeka araçlarının kullanımı yazılan kod miktarını artırsa da bunun somut ürünlere yansıması sınırlı kaldı. Teknoloji Direktörü Andrew Bosworth’un paylaştığı verilere göre dahili altyapı kod değişiklikleri yıllık bazda yüzde 220 artarken, kullanıcılara ulaşan yeni özelliklerdeki artış yalnızca yüzde 36 seviyesinde kaldı.

Denetimsiz yapay zeka ajanlarının yol açtığı teknik aksaklıklar ve güvenlik olayları bir önceki yıla göre yüzde 40 arttı; personelin bu krizleri çözmek için harcadığı süre ise yüzde 70 yükseldi. Haziran ayı başında bilgisayar korsanlarının Meta’nın yeni yapay zeka destekli müşteri hizmetleri botundaki açıktan yararlanarak aralarında Barack Obama dönemine ait eski Beyaz Saray sayfasının da bulunduğu bazı yüksek profilli Instagram hesaplarını ele geçirmesi kamuoyuna yansıdı.

Artan baskıların ardından Zuckerberg, 20 Mayıs’taki yüzde 10’luk tensikatın hemen öncesinde kasım planını iptal etti. İşten çıkarmaların ardından personele bir mesaj gönderen Zuckerberg, bu yıl şirket genelinde başka bir tensikat beklemediğini duyurdu.

Yönetim tepkileri dindirmek adına fare takip uygulamasını askıya aldı, bazı çalışanların eski birimlerine dönmesine onay verdi ve Mali Direktör Susan Li’yi ofis imkanlarını ile sosyal etkinlik bütçelerini artırmakla görevlendirdi. Zuckerberg, temmuz ayındaki bir şirket içi toplantıda yapay zeka ajan teknolojisinin beklediği hızda ilerlemediğini kabul ederek zamanlama konusunda hata yaptıklarını dile getirdi.

Bu süreçte kamuoyuna yönelik söylemini değiştiren Meta, insana odaklandığını vurgulayan reklam kampanyaları yayımladı. Zuckerberg kaleme aldığı 6 bin 500 kelimelik makalede ve şirket içi paylaşımlarında, Meta’nın insanı güçlendirmeye odaklandığını, rakiplerin ise işleri otomatikleştirerek istihdamı tehdit ettiğini savundu.

Buna karşın Meta’nın yapay zeka çipleri ve altyapısına bu yıl en az 130 milyar dolar yatırım yapmayı planlaması şirket üzerindeki maliyet baskısını sürdürüyor. Analistler, bu devasa harcamaların şirketin 2026 yılındaki tüm faaliyet nakit akışını tüketebileceğini öngörüyor.

Amerika

Huang: Yapay zekayı sosyal medya gibi düzenlemeyin

Yayınlanma

Nvidia CEO’su Jensen Huang, yapay zekanın (AI) sosyal medya gibi düzenlenmemesi gerektiğini, çünkü AI’nın bir “ürün” değil, bir “teknoloji” olduğunu savundu.

İskoçya’nın Ayrshire bölgesindeki Dumfries House’da Kral III. Charles’ın düzenlediği bir yapay zeka etkinliğinde konuşan Huang, gazetecilere AI’nın “sosyal medyadan çok farklı” olduğunu ve şu anda AI ile ilgili güvenlik sorunlarının “piyasaya sürülmeye hazır olmayan ürünlerle ilgili” olduğunu belirtti.

Huang’ın bu açıklamaları, dünya çapında hükümetlerin AI’a düzenleyici kısıtlamalar getirip getirmeme konusunu tartıştığı ve Anthropic CEO’su Dario Amodei ile OpenAI CEO’su Sam Altman’ın da aralarında bulunduğu AI yöneticilerinin AI geliştirilmesinin yavaşlatılması çağrısında bulunmasının ardından geldi.

Huang, “Bir ürün olan sosyal medyadan farklı olarak, AI diğer tüm teknolojilerin ve ürünlerin arkasında yatan bir teknolojidir; dolayısıyla ürünler düzenlenmelidir,” dedi.

Yetkililerin, bir yapay zeka uygulamasının “yanlış gittiği” durumları izlemesi ve “yeni yasalar gerektiğinde mevcut yasalara eklemeler yapması” gerektiğini belirten Huang, sağlık, ulaşım ve eğlence gibi yapay zekanın kullanıldığı sektörlerde halihazırda mevcut düzenlemeler olduğuna da dikkat çekti.

Huang, kontrollü test laboratuvarlarında titiz test sistemlerine ihtiyaç olduğunu söyledi.

“Bu mühendislik, eski usul mühendislik. Bundan öte bir şey değil. Bundan daha azı da değil,” diyen CEO, sektörün “bu ürünleri halka sunmadan önce uygun şekilde test etme titizliğini” sağlaması gerektiğini ekledi:

“Bu, bilirsiniz, bir omletin piyasaya sürülmeye hazır olmaması, bir arabanın piyasaya sürülmeye hazır olmaması ya da bir uçak motorunun piyasaya sürülmeye hazır olmaması durumundan farklı değildir. Ürünü uygun şekilde test etmelisiniz.”

Huang, Kral Charles ile OpenAI ve Anthropic temsilcilerinin huzurunda etkinlikte yaptığı resmi konuşmada, piyasaya sürülmesi güvenli hale gelene kadar modelleri bekletme konusundaki görüşünü yineledi.

Nvidia şefi, “Bir ürün yeterince güvenli değilse, onu bekletmeli ve mühendislik çalışmalarına devam etmeliyiz. Bunu her zaman yaptık ve yapmaya devam etmeliyiz,” dedi.

Okumaya Devam Et

Amerika

Mamdani: Netanyahu’yu protesto etmeyeceğim

Yayınlanma

New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun BM Genel Kurulu’nda  yapacağı konuşmaya karşı düzenlenecek herhangi bir gösteriye katılmayı düşünmediğini söyledi.

Mamdani, İsrail başbakanına yönelik “kamusal ajitasyonu” desteklemediğini de vurguladı. 

Jewish Insider’a göre bu, yazın başlarında yaptığı açıklamalara kıyasla açıkça daha ılımlı bir tutum sergilediğini gösteriyor.

Konuyla ilgisi olmayan bir basın toplantısının ardından Mamdani, Netanyahu’nun 23 Eylül’de New York’a gelmesi ve ertesi gün uluslararası zirvede yapacağı konuşmaya karşı beklenen protestolara katılmayacağına dair bilgileri doğruladı.

Ayrıca, İsrail karşıtı solcu müttefiklerini de sokağa çıkmaya çağırmadığını vurguladı.

Mamdani, “BM Genel Kurulu’nda düzenlenecek herhangi bir protesto eylemine katılma niyetim yok. New Yorkluları hiçbir zaman protesto etmeye teşvik etmedim,” dedi.

Bu yorumların üslubu ve ifade biçimi, Temmuz ayında bir muhabirin Netanyahu’nun ziyaretiyle ilgili olarak yerel muhaliflerin duygularını nasıl dile getirebilecekleri konusunda kendisine ısrarla soru sorduğu zamanki açıklamalardan belirgin bir şekilde farklılık gösteriyor.

Mamdani o zaman şöyle konuşmuştu:

“Protestolar, şehrimizin temel taşlarından biridir. Her zaman şunu söylemişimdir: Anayasamıza saygı duyduğumuzda, Birinci Madde’ye de saygı duyarız. Ve burada, New York Şehri’nde, bunu her zaman uygulayabileceğiniz bir yer olacaktır.”

Geçen yıl belediye başkanlığı yarışında İsrail’e yönelik hücumlarıyla dikkat çeken demokratik sosyalist, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Netanyahu hakkında çıkardığı tutuklama emrinin yerine getirilmesi gerektiğine inandığını söylemişti.

Çarşamba günü, önümüzdeki hafta gerçekleşmesi muhtemel protestolarla ilgili basının tekrar tekrar sorduğu sorulara belediye başkanı, yalnızca “görüşlerim, düşüncelerim ve değerlendirmelerim konusunda çok net olduğumu” söyledi.

Başkan, olası gösterilerle ilgili daha önceki açıklamalarının sadece Birinci Anayasa Maddesine desteğini teyit etmek amaçlı olduğunu belirtti.

Belediye Başkanı, “Odak noktam, şehrimizin dünyanın dört bir yanından gelecek temsilcileri ağırlamaya hazır olmasını ve New Yorkluların güvenliğini sağlamak. Şu anda, bildiğimiz kadarıyla beklenen herhangi bir tehdit yok ve güvenliği ve emniyeti sağlayabileceğimizden emin olmaya devam ediyoruz,” dedi.

Belediye Başkanı ayrıca, iki Modern Ortodoks gündüz okulunun (Manhattan’daki Ramaz Okulu ve Bronx’taki SAR Gündüz Okulu) cuma günü Gracie Mansion’ın önünde düzenlenecek bir dua gösterisine katılacağı haberine de yanıt verdi.

Bazıları bu eylemi, belediye başkanının Siyonizm konusundaki görüşlerine yönelik bir protesto olarak yorumladı.

Mamdani, etkinliğe herhangi bir itirazda bulunmadı ama o saatte resmi konutta olmayacağını belirtti:

“Onları memnuniyetle karşılıyorum. Amacı ne olursa olsun, Gracie Mansion’ın dışında bunu yapmak için yeterli alan ve imkânları var. Sanırım onlar orada oldukları sırada ben muhtemelen şehrin başka bir yerinde olacağım.”

Okumaya Devam Et

Amerika

Amerikan zenginleri Cumhuriyetçilere bağış yağdırıyor

Yayınlanma

Amerika’nın büyük bağışçıları, bu yılki Kongre seçimlerinde Donald Trump’ın Cumhuriyetçilerini ezici bir çoğunlukla destekliyor.

Silikon Vadisi’nden Wall Street’e kadar milyarderler, partinin ara seçim kampanyasına finansal destek sağlıyor.

Financial Times’ın (FT) analizine göre, ülkenin en büyük 20 bağışçısından 16’sı Cumhuriyetçi kampanyaya para aktardı. George Soros ise Demokratların en öne çıkan destekçisi.

Diğer büyük bağışçılar ise kripto para birimi ve kumarın düzenlemelerinin kaldırılmasını savunan ya da yapay zekayı destekleyen adaylara para aktardı.

Bu bulgular, sonucu şekillendirmek için devasa meblağların aktarıldığı bir başka ABD seçimi olduğunu ortaya koyuyor.

Aynı zamanda, parti anketlerde Demokratların gerisinde kalmasına rağmen en zengin bağışçıların nasıl Cumhuriyetçilere yöneldiğini de gösteriyor.

Bu durum, Kamala Harris’in Trump’tan önemli ölçüde daha fazla para toplayıp harcadığı ama yine de kaybettiği 2024 başkanlık seçimlerinden bir tersine dönüşü de işaret ediyor.

1980’den beri ABD’li zenginlerin bağışlarını inceleyen Stanford Üniversitesi siyaset bilimci Adam Bonica, “Gördüğünüz şey, beklentilerden hafif bir sapma,” dedi.

En büyük bağışçıların Cumhuriyetçilere yönelmesi olağandışı bir durum değil fakat Bonica’ya göre bu seçimdeki denge “özellikle çarpık.”

Para çeşitli kanallardan akıyor. En büyük bağışçılardan bazıları adayları doğrudan finanse ediyor. Bazıları ise kripto para gibi sektörler etrafında devasa seçim fonları oluşturuyor.

Daha küçük bir milyarder grubu ise Super PAC (Siyasi Eylem Komitesi) ağlarını kullanarak fonları Temsilciler Meclisi ve Senato yarışlarına aktarıyor ve paranın ekstra etkiye sahip olduğu ön seçimlere öncelikle müdahale ediyor.

FT’nin en son beyanlara dayalı analizine göre, mevcut 2025-26 seçim döngüsü için toplanan 2,8 milyar doların üçte birinden fazlası, en büyük 20 mega bağışçıdan geliyor.

30’dan fazla Temsilciler Meclisi ve Senato seçim yarışında, dış kaynaklı harcamaların üçte birinden fazlası, gelirlerinin en az yüzde 80’ini her biri en az 5 milyon dolar bağışlayan kişiler olarak tanımlanan “mega bağışçılardan” alan gruplardan geldi.

Seçim kampanyası harcamalarını izleyen kâr amacı gütmeyen kuruluş OpenSecrets’in araştırma direktörü Brendan Glavin, “Artık bu ultra zengin mega bağışçılara yönelik ve onlara bağımlı bir sisteme sahibiz,” dedi.

Önde gelen Cumhuriyetçi bağışçılar, Trump’ın 2024 başkanlık kampanyasını destekleyen Süper PAC “Maga Inc.”’e de milyonlarca dolarlık bağışta bulundu.

Bu kuruluşun seçim kampanyası bütçesi şu anda 400 milyon dolara ulaşmış durumda.

Özel çıkar grupları da katkıda bulundu. Kripto girişimcileri Cameron ve Tyler Winklevoss yaklaşık 11 milyon dolar bağışladı.

Silikon Vadisi’nin önde gelen isimleri Marc Andreessen ve Ben Horowitz ile eşleri 18 milyon dolar bağışlarken, OpenAI’ın kurucu ortağı Greg Brockman ve eşi ise 25 milyon dolar bağışladı.

Maga Inc, şu ana kadar sadece 10,8 milyon dolar harcayarak Teksas, Tennessee ve Güney Carolina’da Trump’a yakın Cumhuriyetçileri destekledi.

Yeni bir grup olan No Going Back Pac Inc, 1 Eylül’de kurulduğundan bu yana onlarca Temsilciler Meclisi ve Senato yarışında 89 milyon dolardan fazla reklam harcaması yaptı. Bu tutarın en az 10 milyon doları Pazartesi gününden bu yana kullanıldı.

Maga Inc, bu grupla olan bağlarını doğrulamamış olsa da, her ikisi de aynı sayman, adres ve mevduat bankasını paylaşıyor.

Trump’ın 2024 seçim kampanyasına 250 milyon dolardan fazla harcayan Elon Musk, ara seçimlerde Cumhuriyetçilere verdiği desteği de artırıyor.

Dünyanın en zengin adamı, çoğunlukla geçen yıl olmak üzere America Pac’a yaklaşık 50 milyon dolar bağışladı ve grup bu paranın neredeyse tamamını Haziran sonuna kadar harcadı.

Super PAC, Eylül başında 8 milyon doların üzerinde bir reklam kampanyası başlattı. ABD basını, Tesla ve SpaceX patronunun 2026 seçimleri için 100 milyon dolar harcayabileceğini bildirdi.

Kripto sektörü, Trump döneminde artan etkisini kullanarak sektörü destekleyen adayları desteklemek için seçimlerin en büyük siyasi kampanya fonlarından birini oluşturdu.

Kripto para odaklı bir “Super Pac” olan Fairshake, bireysel bağışlar yoluyla 99 milyon dolardan fazla kaynak topladı.

Bu miktarın neredeyse tamamı Coinbase, Ripple ve Andreessen Horowitz gibi bir avuç şirket ve yatırımcıdan geldi.

Columbia Üniversitesi Hukuk Fakültesi profesörü Richard Briffault, bu siyasi harcamaların, Washington’un yapay zeka, büyük teknoloji şirketleri ve dijital para birimleri konusunda hayati kararlar aldığı bir dönemde gerçekleştiğini belirtti.

Fairshake, Illinois’ten Alabama ve Teksas’a kadar uzanan seçim yarışlarında, her iki partiden de adayları destekleyen ve hepsi kripto paraları tanıtmak ve savunmak amacıyla kurulmuş olan Super PAC’lere 65 milyon dolar aktardı.

Bazı milyarderler ayrıca birden fazla Super PAC’i finanse ederek, kendileri ile seçmeye çalıştıkları aday arasına bir katman daha ekledi.

Upper Midwest bölgesinden gelen deniz taşımacılığı devleri Uihlein ailesi, Wisconsin ve Kentucky’deki Cumhuriyetçi ön seçimlere odaklanan iki kampanya grubunu neredeyse tamamen finanse etti.

Illinois’in milyarder Demokrat valisi ve potansiyel 2028 başkan adayı JB Pritzker, Demokrat Juliana Stratton’ın ABD Senatosu adaylığını desteklemek için 9 milyon dolara yakın harcama yapan bir Super Pac’ın topladığı paranın yaklaşık yüzde 80’ini sağladı.

Bir başka Cumhuriyetçi milyarder destekçi olan Citadel CEO’su Ken Griffin, ülke çapındaki seçim yarışlarına müdahale etmek için çeşitli araçlar kullandı.

Griffin, Wyoming ve Tennessee’deki adayları destekleyen “Fighting for Wyoming” ve “American Patriots” gruplarının tek destekçisi.

Ayrıca Alaska’da Cumhuriyetçi senatör Dan Sullivan’a karşı Demokrat rakibine karşı yaklaşık 2,8 milyon dolar harcayan bir grubun topladığı fonların yaklaşık üçte birini sağlamış.

Zengin bağışçıların paralarının yoğunlaşması, parti içi yarışın fiilen kimin Kongre’ye gireceğini belirleyebildiği, Demokratlar ya da Cumhuriyetçilerin kesin olarak kazandığı bölgelerdeki ön seçimlerde özellikle belirgin.

Stanford Üniversitesi’nden Bonica, bağışçıların bu ön seçimlerde erken dönemde yapılan harcamaların genel seçimlere kıyasla daha verimli olabileceğini fark etmiş olabileceğini söyledi.

Pritzker’ın sağladığı fon, Stratton’ın Illinois’ta zafere ulaşmasına yardımcı oldu. Teksas’ta ise, büyük ölçüde teknoloji milyarderi Reid Hoffman tarafından finanse edilen Lone Star Rising PAC, Demokrat Senato adayı James Talarico’yu desteklemek için 15 milyon dolar harcadı.

Bu tutarın 1,5 milyon doları, Hoffman’ın Talarico’nun ön seçim kampanyasına yaptığı katkıydı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English