Bizi Takip Edin

Amerika

Meta’nın çalışanları yapay zekayla değiştirme planı suya düştü

Yayınlanma

Meta, operasyonlarını yapay zeka odaklı hale getirmek amacıyla ekiplerini iki aşamada yüzde 60’a varan oranlarda küçültmeyi planladı. Reuters’ın ulaştığı içi belgeler, çalışanların tepkisi ve yapay zeka teknolojisinin hedeflenen verimliliği sağlayamaması üzerine planın durdurulduğunu gösterdi. Üst yönetim, mayıs ayındaki yüzde 10’luk tensikatın ardından kasım ayı için öngörülen ikinci işten çıkarma dalgasını iptal etti.

Sosyal medya devi Meta’nın Üst Yöneticisi (CEO) Mark Zuckerberg ve üst düzey yöneticileri, ocak ayında Zuckerberg’in Hawaii’deki yerleşkesinde düzenlenen yıllık liderlik toplantısında bir araya gelerek yapay zeka çağında şirket içi çalışma düzenini baştan aşağı değiştirmeyi hedefleyen radikal bir plan hazırladı.

“Project OT” (Organizasyonel Dönüşüm) kod adını taşıyan plan, Facebook ve Instagram’ın çatı şirketini bütünüyle yapay zekaya dayalı bir yapıya kavuşturmayı amaçlıyordu. Plan kapsamında binlerce insan çalışanın yürüttüğü günlük görevlerin büyük kısmını yapay zekanın devralması, sanal iş gücünün ise şirket içinde yetenek yoğunluğu yüksek daha küçük insan kadroları tarafından denetlenmesi öngörülüyordu.

İç planlama belgelerine ve konuyu yakından bilen kaynaklara göre yöneticiler, senaryo çalışmaları sırasında Meta bünyesindeki birçok ekibin mevcudunu yüzde 60’a varan oranlarda daraltmayı ele aldı. Bir insan kaynakları yöneticisinin şirket içi yazışmalarda üç yıl önce gerçekleştirilen yaklaşık yüzde 25’lik tensikata eşit veya ondan daha büyük olacağını öngördüğü süreçte, bazı çalışanların yeni kurulan birimlere kaydırılması, bazılarının ise işten çıkarılması hedeflendi.

Yeniden yapılanmanın ilki mayıs ayında, ikincisi ise kasım ayında olmak üzere iki dalga halinde yürütülmesi kararlaştırıldı. İşten çıkarmaların yanı sıra açık pozisyonların dondurulması ve düşük performans gösterdiği değerlendirilen çalışanların şirketten uzaklaştırılması da planın parçası olarak belirlendi.

Zuckerberg son anda geri adım attı

Planlanan ilk dalgadan saatler önce, 19 Mayıs gecesi Zuckerberg geri adım attı. Meta ertesi gün iş gücünün yüzde 10’unu işten çıkardı ancak kasım ayında yapılması öngörülen ikinci dalga hazırlıklarını iptal etti.

Bu kararın arkasında şirket içinde baş gösteren açık çalışan isyanı, otonom yapay zeka teknolojisinin beklenen verimliliği sağlayamadığını gösteren iç veriler ve bazı yatırımcıların yapay zeka alanındaki devasa harcamaları sorgulamaya başlaması etkili oldu.

Reuters’a açıklamada bulunan Meta, Project OT’nin varlığını doğruladı. Şirket, bunun maliyetleri düşürmeye, ekip yapılarını yeniden tasarlamaya ve personeli yapay zeka modelleri için eğitim verisi üretmek gibi yeni öncelikli alanlara kaydırmaya odaklanan bir yıllık bir proje olduğunu bildirdi.

Planın iki dalga halinde uygulanmasının hedeflendiğini ve en sert senaryolarda bazı ekiplerin yüzde 60’a varan oranlarda küçültülmesinin tartışıldığını kabul eden Meta, hangi birimlerin hedeflendiğini belirtmedi ancak bazı büyük birimlerin planın dışında tutulduğunu kaydetti. Senaryoların hem işten çıkarmaları hem de kurum içi görev değişikliklerini içerdiğini belirten şirket, hiçbir aşamada tüm iş gücünün yüzde 60’ını işten çıkarmayı amaçlamadığını ve liderlerin toplamda kaç kişinin işini kaybedeceği netleşmeden ikinci dalgayı iptal ettiğini açıkladı.

Meta açıklamasında, “Bu yılın başındaki şirket yeniden yapılanması kapsamında bazı ekiplerden görev değişiklikleri, açık pozisyonların kapatılması ve kesintilerin olası etkilerini inceleyen bir senaryo planlama çalışması yapmalarını istedik. Bu süreç sonucunda binlerce çalışan kamuoyuna da yansıdığı üzere yeni kurulan öncelikli ekiplere kaydırıldı. Nihayetinde tatbikattaki tüm senaryoları hayata geçirmedik ve zaten böyle bir varsayımımız da yoktu” ifadelerine yer verildi.

Zuckerberg’in rotayı değiştirmesine tam olarak neyin yol açtığı veya şirketin iş gücünü yeniden şekillendirme konusundaki güncel planlarının ne olduğu henüz netlik kazanmazken Meta, Zuckerberg ile röportaj yapılması talebini geri çevirdi.

Yapay zekaya dayalı yeni çalışma modeli

OpenAI’ın 2022 yılı sonunda ChatGPT’yi piyasaya sürmesinden bu yana Silikon Vadisi yöneticileri üretken yapay zekanın iş hayatındaki dönüştürücü potansiyeline odaklandı. Özellikle yalnızca sorulara cevap vermekle kalmayıp alışveriş yapma, seyahat planlama veya yazılım geliştirme gibi eylemleri otonom biçimde gerçekleştirebilen yapay zeka ajanları büyük ilgi gördü.

Meta yöneticileri geçen yıl yapay zeka odaklı yönetim felsefelerine yöneldi. Şirket içi Project OT belgesinde süreç, “Yapay zekaya hazır araçlar ve ajanlar birbiriyle etkileşime girer, iş akışları otomatikleşir, tüm yeni projeler öncelikli olarak yapay zekayla inşa edilir” şeklinde tarif edildi. Strateji, randevu alma ve satış kapatma gibi görevleri üstlenecek yapay zeka ajanlarının diğer şirketlere satılmasını da kapsıyordu.

Meta’nın Baş Veri Yöneticisi Alex Schultz ve Ürün Direktörü Naomi Gleit geçen yıl Asya’yı ziyaret ederek oradaki girişimlerin organizasyon şemalarını yapay zeka etrafında nasıl kurduğunu inceledi. Gleit, haziran ayında Reuters’a verdiği demeçte geçen yıl Singapur ofisinde uzun zaman geçirdiğini ve oradaki uygulamaların California ile New York’taki ekiplere ilham verdiğini aktardı.

Ürün yönetiminden sorumlu kıdemli başkan yardımcısı Ime Archibong, geçen yılın temmuz ayında ilk pilot projelerden birini başlattı. Archibong şirket içi duyurusunda, her biri yapay zeka araçlarıyla donatılmış iki ila üç mühendis ve bir tasarımcıdan oluşan beş küçük teknik hücre kurduklarını duyurdu. Bu grupların altı aylık sabit planlama döngüleri yerine dört haftalık çalışma dönemleriyle prototipler üreteceğini belirtti.

Ekim ayında yayımlanan “AI-Native Playbook” başlıklı kılavuzda ise ürün tasarımcısı ve mühendis gibi geleneksel unvanların yerini “inşaatçı” (builder) tanımına bırakacağı, orta kademe yöneticilerin tasfiye edileceği ve hücrelerin doğrudan tek bir üst düzey birim yöneticisine bağlı çalışacağı aktarıldı.

Yıl başında Project OT’yi başlatan Zuckerberg, yöneticilere yeni yönetim yapılarına geçiş talimatı verdi. Haziran ayına gelindiğinde aralarında mühendislik ve araştırma ekiplerinin de yer aldığı en az 11 birimde küçük hücre modeline geçildi.

Performans değerlendirmeleri ve terfi kararlarının insan kaynakları personeli ile yapay zeka sistemleri tarafından desteklenen birim yöneticilerine devredildiği bu modelde, her birim yöneticisinin 30 ila 50 kişiyi denetlemesi öngörüldü. Hücre liderlerine ise günlük yönlendirme dışında resmi bir yöneticilik yetkisi tanınmadı. Bir çalışan şirket içi forumda, yönetici eğitimi almadığını ve değerlendirme araçlarına erişemediğini yazarak duruma tepki gösterdi. Meta ise performans ve terfi kararlarının yapay zeka tarafından değil insanlar tarafından verildiğini bildirdi.

Şirket aynı dönemde bütün bir ekibin işini tek başına yapabileceğine inanılan çalışanları tanımlamak için “Vazgeçilmez Yetenek” isimli bir insan kaynakları aracı devreye aldı. Meta’nın işten çıkarmalardan elde edilen tasarrufu bu üst düzey yapay zeka mühendislerine yüksek maaş paketleri sunmak için kullanmayı hedeflediği belirtildi.

Reuters’ın 13 Mart’ta Meta’nın iş gücünün yüzde 20’sini veya daha fazlasını etkileyebilecek işten çıkarmalar planladığını duyurması şirket içinde huzursuzluğa yol açtı. 2022 sonu ile 2023 başı arasında zaten personelinin yaklaşık yüzde 25’ini işten çıkarmış olan şirkette yönetim haberi yalanlamaya çalıştı.

Nisan ayında ise ilk dalganın 20 Mayıs’ta yüzde 10’luk bir kesintiyle başlayacağı ortaya çıktı. Meta bu planı kısa süre sonra çalışanlarına doğrularken Zuckerberg tensikatın yüksek sermaye harcamalarından kaynaklandığını bildirdi.

Yeniden yapılanma kapsamında bazı mühendisler, yapay zeka modellerinin kodlama kabiliyetini geliştirmek üzere yazılım bulmacaları üretmekle görevlendirilen Uygulamalı Yapay Zeka Mühendisliği birimine kaydırıldı. Birçok çalışan şirket içi yazışmalarda bu görevi tekdüze ve sıkıcı bularak eleştirdi.

Yeniden görevlendirmeler ve işten çıkarmalar sonucunda mayıs ayı sonuna kadar bazı mühendislik birimlerindeki personel sayısı yüzde 30’a varan oranlarda azaldı.

Reuters’ın nisan ayında şirketin yapay zeka ajanlarını eğitmek amacıyla ABD’deki personelin klavye ve fare hareketlerini izleyen bir yazılım yüklettiğini duyurması tepkileri artırdı. Kendi yerlerine geçecek yapay zekayı eğittiklerini düşünen çalışanlar, şirketin iç iletişim ağı Workplace üzerinden yönetimi eleştiri yağmuruna tuttu. Şirket içi memnuniyet oranı yüzde 74’ten yüzde 55’e gerilerken sendikalaşma girişimleri hız kazandı.

Teknoloji Direktörü Andrew Bosworth çalışanlarla çevrim içi tartışmalar yaşadı. Yapay zeka dönüşümünün merkezindeki teknolojinin de beklenen verimi sağlayamadığı görüldü. Bosworth’ün haziran ayı başındaki paylaşımına göre, şirket içi yazılım altyapısında yapılan kod değişiklikleri yıllık bazda yüzde 220 artmasına rağmen son kullanıcılara ulaşan yeni veya güncellenmiş özelliklerdeki artış yalnızca yüzde 36’da kaldı.

Altyapı ekipleri yapay zekanın yol açtığı kontrolsüz kod artışının güvenilirlik sorunları yarattığı konusunda uyardı. Hizmet kesintileri ve veri sızıntısı riskleri gibi büyük teknik ve güvenlik olayları bir önceki yıla göre yüzde 40 arttı, çalışanların bu sorunları çözmek için harcadığı mesai ise yüzde 70 yükseldi. Haziran ayı başında bilgisayar korsanlarının Meta’nın yapay zeka destekli müşteri hizmetleri botundaki bir açıktan yararlanarak aralarında Barack Obama dönemi Beyaz Saray sayfasının da bulunduğu bazı tanınmış Instagram hesaplarını ele geçirmesi kamuoyuna yansıdı.

Tepkiler sonrası yeni strateji

Artan baskıların ardından Zuckerberg 20 Mayıs’taki tensikattan saatler önce kasım ayındaki ikinci dalgayı rafa kaldırdı. Şirket 20 Mayıs’ta yüzde 10’luk tensikatı uyguladı ancak Zuckerberg yayımladığı mesajda bu yıl başka şirket geneli işten çıkarma beklemediğini belirterek istikrar sözü verdi.

Yönetim çalışanların moralini düzeltmek için fare hareketlerini takip eden yazılımı durdurdu, yapay zeka birimine kaydırılan bazı personelin eski ekiplerine dönmesine izin verdi ve Finans Direktörü Susan Li’yi sosyal harcamaları ile ofis ikramlarını artırmakla görevlendirdi.

Temmuz ayı başında düzenlenen şirket içi toplantıya katılan Zuckerberg, yeniden yapılanmanın zamanlamasında hata yaptıklarını kabul ederek yapay zeka ajan teknolojisinin beklediği hızda ilerlemediğini, ancak teknolojinin üç ila altı ay içinde gelişme göstereceğini düşündüğünü söyledi.

Zuckerberg aynı süreçte kamuoyuna yönelik söylemini insana odaklanan bir çizgiye çekti. Şirket “insana yatırım yapıldığı” mesajını öne çıkaran reklamlar yayımlarken Zuckerberg 6 bin 500 kelimelik bir makale kaleme aldı. Haziran ayındaki bir şirket içi iletisinde ise diğer rakiplerin aksine işleri otomatikleştirmeye değil insanları güçlendirmeye odaklandıklarını öne sürdü.

Buna karşın çalışanlar, Zuckerberg’in mesajlarında “bu yıl” ve “şirket geneli” ifadelerini özellikle kullanması nedeniyle ekip bazlı veya performans kaynaklı işten çıkarmaların sürebileceğinden ya da geniş çaplı kesintilerin gelecek yıla ertelendiğinden şüpheleniyor. LSEG verilerine göre bu yıl yapay zeka çipleri ve altyapısına en az 130 milyar dolar yatırım yapmayı planlayan Meta, operasyonel nakit akışını tüketen bu harcamalar nedeniyle yatırımcı baskısı altında tasarruf arayışını sürdürüyor.

Haziran ayına gelindiğinde mühendislik ve araştırma dahil en az 11 birimde bu hücre yapısı uygulamaya kondu. Yeni modelde 30 ila 50 kişilik ekiplerin performans ve terfi kararlarının üst düzey birim yöneticileri, insan kaynakları ve yapay zeka sistemleri tarafından belirleneceği duyuruldu. Şirket ise daha sonra yaptığı açıklamada performans kararlarının yapay zeka tarafından değil insanlar tarafından alındığını vurguladı.

Meta aynı dönemde “10 Kat Performans Gösteren” (10X Performer) çalışanları tespit etmek için yeni bir insan kaynakları aracı devreye aldı. İşten çıkarmalardan elde edilen tasarrufların bir kısmının bu üst düzey yeteneklere büyük maaş paketleri sunmak için kullanılması hedeflendi.

İşten çıkarma planlarının basına sızması şirket içinde huzursuzluğa yol açtı. Şirket içi yazışma ağı Workplace, çalışanların tepkileri ve eleştirel paylaşımlarıyla doldu. Meta’nın çalışan memnuniyetini ölçen kurum içi anketinde olumlu oran yüzde 74’ten yüzde 55’e geriledi.

Yapay zeka modellerini eğitmek amacıyla ABD’deki personelin klavye ve fare hareketlerini kaydeden takip yazılımlarının zorunlu tutulması çalışanların tepkisini artırdı. Bazı mühendisler, yapay zekanın kodlama becerilerini geliştirmek için bulmaca hazırlamakla görevlendirildikleri Uygulamalı Yapay Zeka Mühendisliği birimine kaydırıldı. Bu görevlendirmeler ve işten çıkarmalar neticesinde mayıs sonu itibarıyla bazı mühendislik birimlerindeki personel sayısı yüzde 30 oranında azaldı.

Diğer yandan yapay zeka araçlarının kullanımı yazılan kod miktarını artırsa da bunun somut ürünlere yansıması sınırlı kaldı. Teknoloji Direktörü Andrew Bosworth’un paylaştığı verilere göre dahili altyapı kod değişiklikleri yıllık bazda yüzde 220 artarken, kullanıcılara ulaşan yeni özelliklerdeki artış yalnızca yüzde 36 seviyesinde kaldı.

Denetimsiz yapay zeka ajanlarının yol açtığı teknik aksaklıklar ve güvenlik olayları bir önceki yıla göre yüzde 40 arttı; personelin bu krizleri çözmek için harcadığı süre ise yüzde 70 yükseldi. Haziran ayı başında bilgisayar korsanlarının Meta’nın yeni yapay zeka destekli müşteri hizmetleri botundaki açıktan yararlanarak aralarında Barack Obama dönemine ait eski Beyaz Saray sayfasının da bulunduğu bazı yüksek profilli Instagram hesaplarını ele geçirmesi kamuoyuna yansıdı.

Artan baskıların ardından Zuckerberg, 20 Mayıs’taki yüzde 10’luk tensikatın hemen öncesinde kasım planını iptal etti. İşten çıkarmaların ardından personele bir mesaj gönderen Zuckerberg, bu yıl şirket genelinde başka bir tensikat beklemediğini duyurdu.

Yönetim tepkileri dindirmek adına fare takip uygulamasını askıya aldı, bazı çalışanların eski birimlerine dönmesine onay verdi ve Mali Direktör Susan Li’yi ofis imkanlarını ile sosyal etkinlik bütçelerini artırmakla görevlendirdi. Zuckerberg, temmuz ayındaki bir şirket içi toplantıda yapay zeka ajan teknolojisinin beklediği hızda ilerlemediğini kabul ederek zamanlama konusunda hata yaptıklarını dile getirdi.

Bu süreçte kamuoyuna yönelik söylemini değiştiren Meta, insana odaklandığını vurgulayan reklam kampanyaları yayımladı. Zuckerberg kaleme aldığı 6 bin 500 kelimelik makalede ve şirket içi paylaşımlarında, Meta’nın insanı güçlendirmeye odaklandığını, rakiplerin ise işleri otomatikleştirerek istihdamı tehdit ettiğini savundu.

Buna karşın Meta’nın yapay zeka çipleri ve altyapısına bu yıl en az 130 milyar dolar yatırım yapmayı planlaması şirket üzerindeki maliyet baskısını sürdürüyor. Analistler, bu devasa harcamaların şirketin 2026 yılındaki tüm faaliyet nakit akışını tüketebileceğini öngörüyor.

Amerika

Trump’ın sözleri California’yı ayağa kaldırdı: “Kentler feda edilemez”

Yayınlanma

Donald Trump’ın miting konuşmasında İran’ın Los Angeles ve San Diego kentlerini hedef alabileceğini ima etmesi, California Valisi Gavin Newsom’ın ABD Anayasası’nın 25. Maddesi’ni gündeme getirmesine yol açtı.

ABD Başkanı Donald Trump’ın bir ara seçim mitinginde İran’ın Los Angeles ve San Diego kentlerini hedef almasına izin verebileceğini ima etmesi, California’daki Demokrat siyasetçilerin ve en az bir Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi adayının sert tepkisine yol açtı.

California Valisi Demokrat Gavin Newsom, The Hill gazetesine yaptığı açıklamada Trump’ın “akıl hastası” olduğunu savunarak ABD Anayasası’nın 25. Maddesi’nin işletilmesi çağrısında bulundu.

Newsom, yaptığı yazılı açıklamada “25. Madde’nin vakti geldi!” ifadesini kullandı.

Vali Newsom, salı günkü çağrısından önce pazartesi günü sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda da Trump’ı “dengesiz ve tehlikeli” olarak nitelemişti.

2028 başkanlık seçimlerinde Demokrat Parti’nin güçlü aday adayları arasında gösterilen Newsom’a Beyaz Saray Sözcüsü Davis Ingle tepki gösterdi. Ingle, “Gavin Newscum Amerika’nın en kötü ve muhtemelen en aptal valisidir” dedi.

California’daki yerel yöneticiler ve adaylar tepkili

Trump’ın sözlerine eyalet genelinde farklı kademelerden tepkiler geldi. Los Angeles Belediye Başkanı Demokrat Karen Bass, açıklamaların tehlikeli olduğunu ve kent sakinlerinin güvenliğini zedeleyebileceğini dile getirdi.

San Diego Belediye Başkanı Demokrat Todd Gloria ise yayımladığı mesajda Trump’a seslenerek “Kentimizi pervasız savaş söylemlerinizin dışında tutun” dedi.

San Diego bölgesinden Temsilciler Meclisi üyeliği için yarışan Cumhuriyetçi aday Jim Desmond da partisinin liderine açıkça karşı çıktı.

Desmond, sosyal medyada yaptığı paylaşımda, hiçbir Amerikan kentinin gözden çıkarılamayacağını ve hiçbir ailenin ikincil hasar muamelesi göremeyeceğini belirterek başkana kesin bir dille katılmadığını vurguladı.

Cumhuriyetçi stratejistler ara seçim riskine işaret ediyor

Başkanın sözleri, Cumhuriyetçilerin kendi tabanını sandığa taşımakta zorlandığı bir süreçte Demokrat seçmeni hareketlendirme riski yaratıyor.

Californialı Cumhuriyetçi stratejist Matthew Klink, “Başkanın sözleri Nebraska’da alkış alabilir ancak California’da seçmenlerin Trump’tan neden nefret ettiğini bir kez daha gösteriyor” değerlendirmesini yaptı.

Eyaletteki 48. Seçim Bölgesi’nde yarışan Jim Desmond’ın durumu da tartışılan başlıklar arasında yer alıyor. Kıdemli Cumhuriyetçi stratejist Rob Stutzman, zorlu yarışlara giren parti adaylarının başkanla aralarına yeniden mesafe koymak zorunda kalacağını söyledi.

Başka bir Cumhuriyetçi stratejist ise Desmond’ın bu açıklamayla, Demokratların “Trump’ın noter tasdik memuru olacağı” yönündeki suçlamalarını boşa düşürebileceğini savundu.

Trump’ın eski kampanya danışmanlarından biri de sözlerin şaka yollu söylendiğini ancak seçime bir ay kala dikkat dağıtıcı bir etki yarattığını kaydetti.

Beyaz Saray İletişim Direktörü Steven Cheung, sosyal medyada yaptığı açıklamada basında çıkan haberlerin gerçekleri yansıtmadığını savundu.

Cheung, Trump’ın nükleer bir İran durdurulmasaydı ABD şehirlerinin tehdit altında kalacağını kastettiğini belirterek, başkanın politikaları sayesinde ülkenin daha güvenli hale geldiğini ifade etti.

Demokrat stratejistler ise California liderlerinin tutumunu destekliyor. Stratejist Joel Payne, Trump’ın kendi vatandaşlarına zarar gelmesini dile getirmesini kabul edilemez olarak nitelerken, Newsom’ın eski danışmanı Garry South da Los Angeles’ın İran dışındaki en büyük İranlı göçmen nüfusuna ev sahipliği yaptığını hatırlattı.

Trump’ın Nebraska mitingine giderken South Carolina Demokrat Senato adayı Annie Andrews hakkında transfobik bir ifade kullanması da seçim sürecindeki gerilimleri tırmandıran bir diğer başlık oldu.

Okumaya Devam Et

Amerika

SpaceX, Nvidia çipleri için 40 milyar dolar arıyor

Yayınlanma

SpaceX, Nvidia üretimi yapay zeka çiplerini temin etmek amacıyla 40 milyar dolarlık finansman sağlamak için görüşmeler yürütüyor. Planlanan kaynağın 10 milyar dolarının banka kredilerinden, 30 milyar dolarının ise borçlanma senetlerinden karşılanması ve sürecin 2027’de tamamlanması hedefleniyor.

Elon Musk’a ait uzay taşımacılığı şirketi SpaceX, Nvidia üretimi çiplerin alımı için 40 milyar dolarlık finansman sağlamayı planlıyor.

Financial Times’ın (FT) konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, finansman paketinin organizasyonunu yatırım şirketi Apollo Global Management üstlenecek.

Planlanan model kapsamında SpaceX, yaklaşık 10 milyar doları banka kredisi yoluyla, kalan 30 milyar doları ise yatırım yapılabilir seviyedeki borçlanma senetleri ihracıyla temin etmeyi hedefliyor.

Apollo Global Management’ın tahvilleri geniş bir yatırımcı kitlesine dağıtması beklenirken, tahvil yönetimi şirketi Pimco’nun da görüşmelerde yer aldığı belirtiliyor. İşlemin 2027 yılında tamamlanması öngörülüyor.

Müzakereler henüz başlangıç aşamasında

Bloomberg’e konuşan kaynaklar da 40 milyar dolarlık kaynak arayışını doğrulayarak Pimco’nun finansmana dahil olma seçeneğini değerlendirdiğini kaydetti.

Yetkililer, müzakerelerin henüz ilk aşamalarda olduğunu ve sürecin nihai bir anlaşmayla sonuçlanmayabileceğini vurguluyor.

Temin edilecek kaynağın SpaceX’in bilişim altyapısını güçlendirmesi ve yapay zeka projelerini büyütmesi için kullanılacağı aktarılıyor.

Bloomberg ise, planlanan operasyonun yapay zeka altyapısı inşası amacıyla yürütülen en büyük borçlanma girişimlerinden biri olabileceğine dikkat çekiyor.

Teknoloji şirketleri ve model geliştiricileri, veri merkezlerinin kurulumu, kiralanması ve gerekli donanımların temini için yüz milyarlarca dolarlık harcama yapıyor.

Tahvil piyasasında borç yükü endişesi

SpaceX, 86 milyar dolar değerlemeye ulaştığı haziran ayındaki halka arzın (IPO) ardından yatırım yapılabilir kredi notu elde etti.

Şirket kısa süre sonra 25 milyar dolarlık tahvil ihracı gerçekleştirdi ancak artan borç yükü ve sermaye harcamalarına ilişkin kaygılar nedeniyle bu tahviller satış baskısıyla karşılaştı.

MarketAxess verilerine göre, SpaceX’in 2056 vadeli tahvilleri yaklaşık 85 sent seviyesinden işlem görüyor. Söz konusu tahvillerin getirisi, ABD Hazine tahvillerinin getirisinin 2,27 yüzde puan üzerinde seyrediyor.

Yapay zeka uyduları için çip ortaklığı

SpaceX ve Nvidia, son aylarda bilişim altyapısı ile yapay zeka alanlarındaki ortaklıklarını genişletiyor.

SpaceX, ağustos ayı başında Nvidia ile işbirliğini duyurarak bu işlemcilerin Starmind AI1 adlı yörünge bilgi işlem uydularında değerlendirileceğini açıkladı.

Elon Musk da eylül ayında yaptığı açıklamada, şirketin 2027 yılı itibarıyla yapay zeka sistemlerine sahip Nvidia GB200 NVL72 süper bilgisayarlarını yörüngeye fırlatmayı hedeflediğini bildirdi.

İki şirket arasındaki ticari bağlar, halka arz öncesinde SpaceX ile yapay zeka girişimi xAI’ın birleşmesiyle derinleşti.

Nvidia, ağustos ayında yaptığı bildirimde 30 Haziran itibarıyla SpaceX bünyesinde yaklaşık 21 milyar dolar değerinde 122,8 milyon hisseye sahip olduğunu açıkladı.

Çip üreticisi Nvidia, 2025 yılında kendi işlemcilerinin satın alınması amacıyla xAI girişimine hisse ve borç finansmanı kanalıyla 2 milyar dolara kadar yatırım yapmıştı.

Okumaya Devam Et

Amerika

OpenAI, BAE ve BlackRock’ın dahil olacağı fon turunda

Yayınlanma

OpenAI, halka arzını (IPO) gelecek yıla ertelerken, Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki (BAE) varlık fonlarını ve BlackRock’u hedefleyen büyük çaplı bir fon toplama girişimi yürütüyor.

Bloomberg, konuya yakın kaynaklara atıfta bulunarak, OpenAI’ın yeni bir fon toplama turunda toplam 30 milyar dolar toplamak üzere, Abu Dabi merkezli teknoloji yatırım şirketi MGX de dahil olmak üzere BAE’deki birkaç büyük yatırım fonuyla görüşmelerde olduğunu bildirdi.

MGX, daha önce OpenAI ve Anthropic’in fon toplama turlarına da katılmıştı.

THE ELEC’e göre, MGX bu yılın başlarında yapay zeka altyapısı ve temel teknolojilere yönelik yatırımları hızlandırmak amacıyla yaklaşık 50 milyar dolar topladı.

​OpenAI, şirket değerini yaklaşık 1,4 trilyon dolar olarak belirlemiş durumda ve en az 30 milyar dolar toplamayı hedefliyor.

Şirketin en son finansman turu Mart ayında gerçekleşmiş ve 852 milyar dolarlık değerlemeyle 122 milyar dolar toplamıştı.

Konuya yakın kaynaklara göre, BAE fonları bu finansman turuna katılmak üzere bir konsorsiyum kurmayı görüşüyor ve toplam yatırımın 10 milyar dolara kadar bir kısmını üstlenmeyi değerlendiriyor.

BlackRock da konsorsiyumla birlikte finansman turuna katılmak üzere görüşmeler yürütüyor.

Altman, OpenAI’ı halka arz etmenin şirketi kısa vadeli borsa değerlemelerine maruz bırakacağını ve yapay zeka güvenliği konusundaki kararları etkileyebileceğini belirterek, şirketin teknoloji geliştirmeye ve hükümet düzenlemelerine yanıt vermeye odaklandığı için 2026’da bir halka arzın vaktinden önce olacağını ifade etti.

Bloomberg, son finansman turunun tipik bir risk sermayesi finansman sürecinden farklı olduğunu bildirdi.

Normalde, seçilen bir baş yatırımcı, şirketle müzakereye başlamadan önce bir değerleme sunar ve belirli yatırım koşulları önerir.

Fakat OpenAI, pazardaki hakim konumunu kullanarak yatırım öncesi (pre-money) değerlemesini 1,4 trilyon dolar olarak belirliyor ve bu rakamı potansiyel yatırımcılara sabit bir fiyat olarak sunuyor.

Bu arada, ChatGPT şu anda dünya çapında 60’tan fazla pazarda reklam hizmetleri sunuyor ve bu iş kolundan elde edilen yıllık tekrarlayan gelirin (ARR) 1 milyar doları aştığı bildiriliyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English