Bizi Takip Edin

Rusya

Rusya, Brüksel’deki diplomatlarını sessizce geri çekti

Yayınlanma

Rusya, Avrupa Birliği’nin talebi doğrultusunda Brüksel’deki yaklaşık 20 diplomatını sessizce geri çekti. Almanya, Leipzig Havalimanı’ndaki saldırı girişimi nedeniyle Moskova’yı suçlamış ve Bonn’daki Rusya Başkonsolosluğunu kapatma kararı almıştı. Çok sayıda AB üyesi ülke de Leipzig’deki olayın ardından Rusya büyükelçilerini dışişleri bakanlıklarına çağırdı.

Rusya, Avrupa Birliği’nin (AB) talepleri doğrultusunda ve Moskova’daki AB misyonuna yönelik herhangi bir misilleme adımına gitmeksizin Brüksel’deki yaklaşık 20 diplomatını sessizce geri çekti.

EUObserver portalının haberine göre AB Dış İlişkiler Sözcüsü Christian Wigand, önceki gün yaptığı açıklamada, “Rusya’nın AB Daimi Temsilciliği, misyon şefi hariç azami personel sayısını 40 kişiyle sınırlama kararımıza süresi içinde uydu” dedi.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Rusya’nın “diplomatik gücünü kötüye kullanmasını” ve Kallas’ın Moskova’daki misyonuyla dengeli bir personel mevcudiyetine ulaşılması gerekliliğini gerekçe göstererek, Rusya Maslahatgüzarı Karen Malayan’a kadro indirimini tamamlaması için 1 Eylül’e kadar süre tanımıştı.

Söz konusu “kötüye kullanım” gerekçesi, Rusya’nın diplomatik dokunulmazlık kisvesi altında Avrupa’ya yüzlerce casus gönderdiği iddialarına dayanıyor.

Almanya’dan konsolosluk kapatma kararı

Almanya, 1 Eylül’de yaptığı açıklamada, ağustos ayı başında Leipzig Havalimanı’nda düzenlenen saldırıdan doğrudan Rusya’yı sorumlu tuttu ve karşı tedbirler açıkladı.

Bu tedbirler kapsamında Rusya’nın Bonn Başkonsolosluğunun yanı sıra Berlin’deki Rus Evi’nin kapatılacağı duyuruldu. Gelişmeler üzerine Dışişleri Bakanı Johann Wadephul da Rusya Büyükelçisini bakanlığa çağırdı.

Söz konusu kriz, 4 Ağustos’ta Leipzig/Halle Havalimanı’nda, Ukrayna’ya ait bir Antonov kargo uçağının yakınlarında patlayıcı yüklü bir insansız hava aracının (İHA) tespit edilmesiyle başlamıştı.

Avrupa genelinde Rus büyükelçiler dışişleri bakanlıklarına çağrıldı

Almanya’nın Leipzig’deki saldırıdan Moskova’yı sorumlu tutmasının ardından, çok sayıda AB üyesi ülke Rusya büyükelçilik temsilcilerini bakanlıklara çağırdı.

Finlandiya Dışişleri Bakanlığı, Rusya’nın “tehlikeli ve sorumsuz” eylemlerini kınayarak Rusya Büyükelçisini bakanlığa çağırdı. Bakanlık açıklamasında, “Rusya’nın eylemleri kararlı ve net bir yanıt alacaktır” ifadelerine yer verildi.

Çekya Dışişleri Bakanı Petr Macinka, Almanya’nın Leipzig/Halle Havalimanı’ndaki İHA saldırısına ilişkin tespitlerinin endişe verici olduğunu ve ciddiye alınması gerektiğini belirtti.

Konuyu önümüzdeki günlerde Çek istihbarat servisleriyle görüşmeyi planladığını vurgulayan Macinka, Rusya’nın Çekya Büyükelçisi Anna Ponomaryova’yı bakanlığa çağırdığını açıkladı.

İsveç, Portekiz ve Danimarka da Rus büyükelçileri bakanlıklara çağıran ülkeler arasında yer aldı. Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Løkke Rasmussen, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Rusya Büyükelçisi bir görüşme için Dışişleri Bakanlığına çağrıldı. Almanya, Leipzig’deki başarısız hibrit saldırının arkasında Rusya’nın olduğunu bildirdi. NATO ve AB içinde omuz omuza duruyoruz. Ukrayna’ya verdiğimiz destekte ve ortak savunma yeteneklerimizi güçlendirme konusundaki kararlılığımızı koruyoruz” dedi.

Aynı gün Avrupa Birliği’nin yanı sıra Fransa, Belçika ve Hollanda da Rusya temsilcilerini dışişleri bakanlıklarına çağırdı.

Rusya

Novak: Rusya’da akaryakıt piyasasındaki durum iyileşti

Yayınlanma

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, ülke genelinde akaryakıt piyasasındaki durumun bu hafta iyileşme gösterdiğini açıkladı. Doğu Ekonomi Forumu kapsamında TASS ajansına konuşan Novak, bu gelişmeyi rafinerilerden sağlanan ek sevkiyatlar ve ithalat adımlarıyla açıkladı.

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, iç piyasadaki akaryakıt durumunun bu hafta itibarıyla daha iyi bir noktaya geldiğini söyledi. Rus haber ajansı TASS’a Doğu Ekonomi Forumu sırasında açıklamalarda bulunan Novak, sahadaki dengeleri yakından izlediklerini bildirdi.

Piyasadaki toparlanmayı rafinerilerden sağlanan ek tedarike bağlayan Novak, bölgelerle yürütülen koordinasyona değinerek şu ifadeleri kullandı:

“Şu anda bu hafta durum daha iyi. Bölgelerdeki durumu sürekli takip ediyoruz, yerel yönetimlerle birlikte kriz merkezleri üzerinden toplantılar düzenliyoruz.”

Novak, piyasa dengesini korumak amacıyla yalnızca iç üretim kapasitesini artırmakla kalmayacaklarını, dış kaynaklardan da akaryakıt almaya devam edeceklerini dile getirdi.

Başbakan Yardımcısı, “İç piyasada üretimi artırmanın yanı sıra yurt dışı pazarlardan yapılacak ilave sevkiyatlarla piyasanın izlenmesini ve dengelenmesini sağlamaya devam edeceğiz” dedi.

Dost ülkelerden yakıt ithalatı

Hükümetin ihracat yasağını uzatma gerekçelerine ilişkin RBK’da yer alan ayrıntılara göre Novak, forum öncesinde yaptığı açıklamada Rusya’nın iç piyasayı doyurmak amacıyla benzin, dizel yakıt ve havacılık yakıtı ithalatını sürdürdüğünü duyurmuştu.

Novak, sevkiyat miktarlarına ve kaynak ülkelere dair kesin veri paylaşmaktan kaçınarak, “Hacimleri açıklamayacağım ancak genel olarak yurt dışından yapılan tedarik sayesinde piyasanın bir kısmını karşılıyoruz. Hangi ülkeler olduğunu belirtmeyeceğim, fakat bunlar dost ülkelerimiz” diye konuştu.

Akaryakıt tedariki konusunda ağustos ayı sonunda Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov da açıklama yapmış, Belarus rafinerilerinden gerçekleştirilen kesintisiz akaryakıt sevkiyatı için Minsk yönetimine teşekkür etmişti.

Peskov konuya ilişkin olarak, “Yakıt sevkiyatı sürüyor. Sevkiyatlar zaten azami seviyede ilerliyor” değerlendirmesini paylaşmıştı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise akaryakıt piyasasında yaşanan aksaklıklara işaret ederek, “Sorunların tamamı henüz çözülmedi ancak çözülme yolunda ilerliyor. Elbette vatandaşlar açısından belirli zorluklar mevcut fakat hükümetin bu durumu mutlak surette kontrol altında tutması gerekiyor” ifadelerini kullanmıştı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya’da Merkez Bankası’ndan risk senaryosu

Yayınlanma

Rusya Merkez Bankası, petrol fiyatlarının 25-35 dolara gerilemesi ve Batı yaptırımlarının sertleşmesi durumunda ekonominin son 30 yılın en ağır daralmasıyla karşılaşabileceği uyarısında bulundu. Kurumun hazırladığı risk senaryosuna göre gayrisafi yurt içi hasıla 2027 ve 2028 yıllarında üst üste küçülürken enflasyon savaşın ilk yılındaki rekor seviyelere dönebilir.

Rusya ekonomisi, petrol fiyatlarının sert düşmesi ve Batı yaptırımlarının yoğunlaşması halinde son 30 yılda ilk kez üst üste iki yıl küçülme riskiyle karşı karşıya.

Rusya Merkez Bankasının önümüzdeki üç yıla dair yayımladığı “Para Politikasının Temel Yönleri” raporundaki “risk senaryosu”, petrolün varil fiyatının 25-35 dolara inmesi durumunda enflasyonun savaşın ilk yılındaki zirvelere döneceğini, hanehalkı tüketiminin daralacağını ve hükümetin Ulusal Refah Fonu’nun tamamen tükenmesi tehlikesiyle karşılaşacağını öngörüyor.

Merkez Bankasının projeksiyonuna göre bu kriz senaryosunda Rusya’nın gayrisafi yurt içi hasılası (GSYİH) 2027 yılında yüzde 3-4, 2028 yılında ise ilave yüzde 1,5-2,5 oranında daralıyor.

Ekonomideki gerilemenin en sert hissedildiği dönem olan gelecek yılın dördüncü çeyreğinde ise yıllık bazdaki düşüşün yüzde 8-9 bandına ulaşacağı tahmin ediliyor.

Bu hızda bir daralma, ekonominin yüzde 7,9 küçüldüğü 2009 yılından bu yana görülen en sert resesyon anlamına geliyor.

Süre bakımından ise Rusya’nın modern tarihinde en son üst üste iki yıl ekonomik küçülme yaşadığı 1995-1996 döneminden bu yana en uzun süreli kriz tablosuna işaret ediyor.

Merkez Bankası, risk senaryosunun küresel piyasalarda 2007-2008 finansal krizine benzer büyüklükte bir “dış koşullarda sert bozulma” varsayımına dayandığını kaydetti.

Senaryo, dünya borsalarındaki yapay zeka şirketlerine ait “balonun” sönmesi gibi etkenlerle tetiklenebilecek ABD ve Avrupa merkezli bir resesyonu içeriyor.

Raporda, “Ayrıca yaptırım baskısının artması Rus mallarına uygulanan iskonto marjını genişletecek, petrol ihracatını ve üretimini azaltacaktır” değerlendirmesi yapıldı.

Bu koşullar altında Rusya ekonomisinin krizin ilk yılında 115 milyar dolar, ikinci yılında ise ilave 57 milyar dolar ihracat geliri kaybedeceği hesaplanıyor.

İhracat gelirlerinin toplamda 286 milyar dolara gerilemesi öngörülürken bu rakam 2006 yılından bu yana kaydedilen en düşük seviyeye karşılık geliyor.

Enflasyonun yüzde 11-13 aralığına tırmanacağı, Merkez Bankasının buna politika faizini yeniden yüzde 19-21 seviyesine çekerek karşılık vereceği tahmin ediliyor.

Tüketim düşecek, fonlar tükenecek

Kriz senaryosu doğrudan Rus vatandaşlarının yaşam standartlarını da hedefliyor. Rusya’ya yapılan ithalat sevkiyatlarının fiziksel hacim olarak 2027’de yüzde 6-8, 2028’de yüzde 18-20 oranında azalacağı, parasal değer bazında ise iki yılda dörtte bir oranında düşeceği öngörülüyor.

Özel tüketim hacminin krizin ilk yılında yüzde 1-2, ikinci yılında ise ilave yüzde 5,5-6,5 daralması, vatandaşların harcamalarını ciddi biçimde kısmak zorunda kalacağını gösteriyor.

Emtia fiyatlarındaki sert düşüşün hükümeti “Ulusal Refah Fonu’nun likit kısmını yoğun biçimde kullanmaya” mecbur bırakacağını belirten düzenleyici kurum, bunun fon kaynaklarının hızla tükenmesi riskini doğurduğu uyarısında bulundu.

Merkez Bankası, bu riskin engellenmesi için hükümetin bütçe kuralında reforma gitmesi ve bütçe harcamalarını reel olarak kısması gerekeceğine işaret etti.

Bu yıl küçülmeye başlayan Rus ekonomisine yönelik riskler konusunda, Merkez Bankası ve Maliye Bakanlığından üst düzey yetkililerin ilkbahar aylarında Devlet Başkanı Vladimir Putin’i uyardığı iddia edildi.

Bloomberg’e konuşan kaynaklar, yetkililerin bütçe açısından taşınamaz boyutlara ulaşan askeri harcamalara dikkat çektiğini ve bu durum nedeniyle bütçe açığının üçüncü yılda da hedeflerin oldukça üzerine çıkabileceğini aktardı. Bütçe açığı temmuz ayı sonu itibarıyla 6,45 trilyon rubleye ulaşmış durumdaydı.

Bloomberg’in haberine göre Putin, ekonomi ve finans yönetiminin bu yaklaşımını reddederek askeri kalemler dışındaki tüm bütçe harcamalarında kesintiye gidilmesi talimatını verdi.

Haberde Maliye Bakanlığının sivil harcamaları üçte bir oranında kıstığı, hükümete bağlı kurumlara personel kadrolarını yüzde 15 daraltma hazırlığı yapmaları talimatı verildiği ve Putin’in askeri harekatı tırmandırmaya hazırlandığı kaydedildi.

Okumaya Devam Et

Rusya

Citibank Londra’ya Rusya yaptırımlarını ihlalden para cezası

Yayınlanma

İngiltere Maliye Bakanlığına bağlı Finansal Yaptırımları Uygulama Ofisi, Rusya’ya yönelik yaptırımları ihlal ettiği gerekçesiyle Citibank’ın Londra şubesine 4,7 milyon sterlin para cezası kesti. Bankanın 2022 yılında Rus varlıklarının dondurulması ve diğer kısıtlamaları aşarak toplam değeri yaklaşık 19,7 milyon sterlini bulan 970 ödeme gerçekleştirdiği tespit edildi.

İngiltere hükümeti basın servisi, Maliye Bakanlığı bünyesindeki Finansal Yaptırımları Uygulama Ofisinin (OFSI), Rusya’ya yönelik yaptırımları ihlal ettiği gerekçesiyle Citibank’ın Londra şubesine (CBNA London) 4,7 milyon sterlin para cezası verdiğini duyurdu.

OFSI tarafından yapılan incelemede, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın başlamasının ardından, Şubat ile Kasım 2022 döneminde bankanın Rus varlıklarının dondurulması kararını ve diğer kısıtlamaları ihlal ederek toplam tutarı yaklaşık 19,7 milyon sterlini bulan 970 ödeme işlemini gerçekleştirdiği belirlendi.

Hükümet yetkilileri, ihlallerin büyük kısmının yaptırım listesindeki şahıslara ait olan veya bu şahısların kontrolünde bulunan şirketlerin hesaplarıyla bağlantılı olduğunu bildirdi.

CBNA London’ın, Rus bir iş insanıyla bağlantılı 11 şirketin hesaplarını zamanında bloke etmeyerek bu hesaplar üzerinden yaklaşık 5,9 milyon sterlin tutarında 242 ödeme gerçekleştirdiği aktarıldı.

Yaptırım kapsamındaki Sovcomflot PJSC ile ilişkili yapıların hesapları üzerinden ise 5,4 milyon sterlinlik 328 işlemin daha yapıldığı kaydedildi.

Bankanın ayrıca daha önce dondurulmuş hesaplardan dahili komisyon kestiği ve dondurulan varlıkları yasal süresi içinde düzenleyici kuruma bildirmediği belirtildi.

İhlallerin bir diğer grubunu ise Alfa-Bank, Gazprombank, Moskova Kredi Bankası (MKB), Rosbank ve Avrupa yaptırımları altındaki diğer Rus bankalarıyla yürütülen muhabir bankacılık işlemleri oluşturdu.

İngiltere makamları, tarama sistemindeki aksaklıklar sebebiyle muhabir bankanın denetimden sonra ödeme zincirine dahil edildiğini ve bu yolla ödemelerin yaptırım uygulanan kuruluşlara ulaştığını ifade etti.

İhlalleri ciddi nitelikte değerlendiren OFSI, Citibank’ın sistem ve denetim mekanizmalarının yetersiz kaldığı sonucuna vardı.

İhlallerin çoğunun gönüllü olarak bildirilmesi ve soruşturma makamlarıyla işbirliği yapılması gerekçesiyle cezada yüzde 20, sürecin hızlı şekilde uzlaşmayla sonuçlandırılması nedeniyle de ilave yüzde 20 indirime gidildi. Böylece nihai ceza tutarı 4,7 milyon sterlin olarak kesinleşti.

İngiltere yönetimi, 1 Eylül tarihinde Rusya’ya yönelik yaptırımların delinmesine karşı tedbirleri sıkılaştırdı.

Yapılan düzenlemeyle OFSI’nin uygulayabileceği azami para cezası sınırı ihlal tutarının yüzde 50’sinden yüzde 100’üne çıkarıldı.

Maliye Bakanı John Healey, yaptırımların delinmesinin tespiti ve Rusya ile bağlantılı finansal ağların çökertilmesi amacıyla müttefik ülkelere uluslararası işbirliğini artırma çağrısında bulundu.

Petrol sahası hizmetleri şirketi Petrofac Facilities Management Ltd. (PFML) de haziran ayı sonunda, Rusya’daki faaliyetlerini sonlandırma sürecinde Rusya karşıtı yaptırımları ihlal ettiği gerekçesiyle İngiltere bütçesine 569 bin sterlin ceza ödemişti.

İngiliz makamları, şirketin Rusya ile ilişkili kişilere yaptırım kapsamındaki sanayi ürünlerini tedarik ettiğini ve bu ürünlere yönelik teknik destek sağladığını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English