Rusya
AB Konseyi ile Rusya arasında temaslar başladı

Politico’nun haberine göre, Avrupa Birliği Konseyi’nin son dönemde Rusya ile yürüttüğü temaslar kısa süreli oldu ve “esaslı konuları” kapsamadı. AB Konseyi Başkanı António Costa’nın ekibinden bir yetkili, buna karşın Avrupa Birliği’nin korunması gereken “somut çıkarları” bulunduğunu ve bu nedenle Moskova ile diplomatik kanalların önemli olduğunu söyledi.
Politico’nun haberine göre, Avrupa Birliği Konseyi’nin son dönemde Rusya ile yürüttüğü temaslar kısa süreli oldu ve “esaslı konuları” kapsamadı.
Gazeteye konuşan ve görüşmelere katılan Avrupa Birliği Konseyi Başkanı António Costa’nın ekibinden bir yetkili, söz konusu temasların Avrupa Birliği’nin “korunması gereken somut çıkarları” bulunduğu gerçeğini yansıttığını söyledi.
Yetkili, “Bu nedenle Rusya ile diplomatik kanallar kurmak önemli” ifadelerini kullandı.
Aynı yetkili, Costa’nın Rusya ile olası temaslar ve uygun zamanda ele alınabilecek konular hakkında Avrupa liderleriyle yakın koordinasyon içinde hareket ettiğini belirtti.
Yetkili, Avrupa Birliği’nin Ukrayna ile Rusya arasında “arabulucu olmadığını” da vurguladı.
Politico’nun görüştüğü bir başka AB diplomatı ise Avrupa Birliği Konseyi’nin bu tür temaslar yürütmek için “bir yetkiye sahip olmadığını” söyledi.
Gazetenin yorum talebine Avrupa Birliği Konseyi temsilcileri, Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in sözcüleri ve bir Fransız yetkili yanıt vermedi.
Politico’ya konuşan iki kaynak, Avrupa’nın Ukrayna’daki barış görüşmelerindeki rolü konusunun perşembe günü Brüksel’de yapılacak Avrupa Birliği liderler zirvesinde gündeme gelebileceğini aktardı. Ancak kaynaklar, temasları kimin yürüteceğine ilişkin bir karar çıkmasının beklenmediğini belirtti.
Bloomberg, bir gün önce yayımladığı haberinde Costa’nın ekibinin, Ukrayna konusunda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile olası bir diyalog için Kremlin’le gayriresmi bir iletişim kanalı kurmaya çalıştığını yazmıştı.
Ajansa konuşan kaynaklar, Costa’nın başdanışmanının Rus mevkidaşıyla gelecekte daha kapsamlı görüşmeler için zemin hazırlamak amacıyla en az iki telefon görüşmesi yaptığını öne sürmüştü.
Costa, mayıs ayında yaptığı açıklamada Avrupa Birliği ülkelerinin Putin ile müzakere yürütme konusunda “potansiyele sahip olduğunu” söylemişti. Costa, Rusya lideriyle gelecekte yapılabilecek bir temasın ayrıntılarını Avrupa Birliği’nin 27 üye ülkesinin liderleriyle görüştüğünü belirtmişti.
Bununla birlikte Costa, Avrupa Birliği’nin ABD’nin yürüttüğü görüşmeleri engellemek istemediğini ve Moskova’nın Brüksel ile diyaloğa hazır olduğuna dair bir işaret görmediklerini ifade etmişti.
Aynı ay içinde Putin de Rusya’nın Avrupa ile görüşmelere açık olduğunu söylemişti. Putin, Rusya açısından tercih edilebilecek muhataplardan birinin Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder olabileceğini belirtmişti.
AB yeni yaptırım paketi üzerinde çalışıyor
Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas geçen hafta yaptığı açıklamada, Rusya ile Avrupa Birliği arasında müzakereler için henüz uygun zamanın gelmediğini söyledi.
Kallas, Moskova’yı müzakere masasına yönlendirmek amacıyla Avrupa Birliği’nin 21’inci yaptırım paketini hazırladığını ifade etti.
Bundan kısa süre önce Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb da Avrupa’nın Ukrayna’daki çözüm süreci konusunda Rusya ile görüşmeler başlatılması yönünde girişimde bulunması çağrısı yapmıştı.
15-17 Haziran tarihleri arasında Fransa’da düzenlenen G7 Zirvesi’nde de Ukrayna konusu gündeme geldi. Zirveye G7 ülkelerinin yanı sıra Ukrayna, Mısır, Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Hindistan, Güney Kore, Kenya ve Brezilya liderleri katıldı. Liderler, Ukrayna’daki savaşın sona erdirilmesine yönelik ortak yaklaşımın oluşturulmasını ele aldı.
Rusya
Rusya’da veri merkezi sektöründen arazi el koymalarına karşı koruma talebi

Rusya Hükümeti bünyesindeki Analiz Merkezi, veri merkezlerinin bulunduğu arazilerin kamu ihtiyaçları gerekçesiyle el koyulmasını engelleyecek bir yol haritası taslağı hazırladı. Dijital Gelişme Bakanlığı ve Rosstandart’ın katılımıyla yürütülen çalışma kapsamında, şartları karşılayan tesislerin arazilerinin dönüştürülmesi ve yıkılması yasaklanabilir. Düzenlemenin 15 Aralık 2027 tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülüyor.
Rusya’da veri merkezlerinin (TSoD) üzerinde bulunduğu arsa ve arazilerin kamu ihtiyaçları gerekçesiyle el koyulmasının ve tesislerin yıkılmasının önüne geçilmesi planlanıyor.
Hükümet bünyesindeki Analiz Merkezi tarafından hazırlanan ve Dijital Gelişme Bakanlığı ile Rosstandart gibi ilgili düzenleyici kurumların katılımıyla 29 Temmuz’da görüşmeye açılan “Giyotin 2.0” projesinin veri merkezleri bölümündeki yol haritası taslağında konuya ilişkin önerilere yer verildi.
Görüşmelerin seyrine vakıf olan kaynakların Vedomosti gazetesine aktardığına göre, söz konusu yasağın 15 Aralık 2027 tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülüyor.
Taslak metne göre, Rusya Federasyonu Şehir Planlama Kanunu’nun 65. maddesinin 8. fıkrasına yeni bir bent eklenmesi öneriliyor.
Bu değişiklikle, Rusya Federasyonu Veri Merkezleri Sicili’ne kayıtlı olması ve en az 500 kW teknolojik güce sahip bulunması koşuluyla, veri merkezlerinin yer aldığı arazilere özel bir statü tanınması hedefleniyor.
Yol haritasında, konut dışı alanların kapsamlı kentsel dönüşümü (KRT) çerçevesinde devlete veya belediyeye ait ihtiyaçlar için bu tür arazilerin el koyulmasının yasaklanması amacıyla ilgili mevzuatın ayarlanması gerektiği kaydedildi.
Önerilen tedbire ilişkin görüş bildiren Veri Merkezi Sektörü Katılımcıları Derneği, 500 kW güç sınırının gerekçesiz olduğunu savundu.
Dernek, toplam elektrik gücü yerine IT yükünün belirlenmesinin zorluğuna ve bunu yapacak standart bir yöntemin bulunmadığına dikkat çekti. Ayrıca dernek, kararın iş iklimini kısıtlayacağı gerekçesiyle veri merkezleri siciline kaydolma zorunluluğunun da aranmaması gerektiğini belirtti.
Veri Merkezleri Koordinasyon Konseyi (KS TSoD) ise koruma kapsamı için 500 kW sınırının getirilmesinin gerekli olduğunu, bunun çıkarlar dengesini sağlayacağını ve en kritik tesisleri koruyacağını ifade etti.
Tesisin bulunduğu arazinin boşaltılması zorunlu olduğu takdirde, kentsel dönüşümü başlatan tarafların veri merkezinin taşınması için önceden alternatif bir alan sağlaması ya da yeni tesisin kurulumunu finanse etmesi gerektiği kaydedildi.
Bu alternatif alanın; arazi büyüklüğü, enerji kaynağı, izin verilen kullanım türü, iletişim altyapısı ve ulaşım imkanları bakımından eşdeğer olması şartı koşuluyor.
Kuruluş ayrıca, el koyma durumunda yeni veri merkezinin inşası, IT yükünün taşınması, geçici güç rezervasyonu, hatların nakli ve müşteri sözleşmelerinin erken feshinden doğan zararları kapsayan özel bir tazminat mekanizmasının kurulmasını talep etti.
Rusya’nın en büyük veri merkezi ağı olan RTK-TSoD temsilcisi, veri merkezlerini yıkımdan koruma fikrinin Koordinasyon Konseyi’ne ait olduğunu açıkladı.
Şirket temsilcisi, kendi en küçük tesislerinin 3 bin kW kapasiteli olduğunu belirterek, 500 kW sınırının neredeyse tüm veri merkezlerini kapsayacağını ve bu nedenle öneriyi desteklediklerini aktardı.
Şirketlerden MegaFon, federal mevzuata göre sicile kaydın gönüllülük esasına dayandığını belirterek korumanın sicil şartına bağlanmaması gerektiğini savunurken, MTS de girişime destek verdiğini bildirdi.
Sektör temsilcileri, veri merkezlerinin yıkım tehlikesiyle karşılaşmasının güncel bir sorun olduğuna işaret ediyor. Bir veri merkezi işletmecisinin üst düzey yöneticisi, 2022 yılının sonunda Moskova yönetiminin IXcellerate veri merkezinin bulunduğu binanın izinsiz yapı olduğu gerekçesiyle yıkılması için dava açtığını, ancak Ekim 2023’te bu talebinden vazgeçtiğini hatırlattı.
Benzer vakaların daha önce de yaşandığına dikkat çeken yetkili, konunun arazi anlaşmazlıkları, kentsel dönüşüm politikaları ve başkent bölgesindeki ciddi enerji sıkıntısı bağlamında tartışıldığını söyledi.
Şubat 2026’da elektrik şebeke şirketlerinin, Moskova’daki mevcut kapasitelerin dolması veya 2028’e kadar büyük oyunculara rezerve edilmesi nedeniyle yeni veri merkezlerinin bağlantı taleplerini reddetmeye başladığı basına yansımıştı.
Başkent ve çevresinde yeni veri merkezi kurma imkanlarının sınırlı olması sebebiyle şirketlerin, müşterilerden ve trafik değişim noktalarından uzak olmaları nedeniyle talebin daha düşük olduğu diğer bölgelere yönelmek zorunda kaldığı belirtiliyor.
Veri merkezi inşaat danışmanlığı şirketi DC Square’in kurucusu Aleksandr Martynyuk, veri merkezlerinin yüksek yatırım gerektiren kalıcı yapılar olduğunu, faal veya inşaat halindeki bir tesise el koyulmasının işletme ve müşteriler açısından büyük finansal kayıplara yol açacağını belirtti.
Müşteriler için donanımların kesintisiz çalışmasının kritik önemde olduğunu vurgulayan Martynyuk, taşınmanın itibar ve finansal riskler taşıdığını ekledi.
iKS-Consulting kıdemli danışmanı Stanislav Mirin, 500 kW altındaki küçük tesisleri taşımanın daha kolay olduğunu, ancak büyük ve tescilli veri merkezlerinin korunmasının müteahhitler ile sektör arasındaki dengeyi sağlayacağını ifade etti.
Vladimir Bölgesi Valisi Danışmanı Ahmetjan Mahmutov ise Moskova’daki veri merkezlerinin doluluk oranının yüzde 95’e ulaştığını ve bölgedeki boş kapasitenin 1 bin 400 kabineti geçmediğini söyledi.
Mahmutov; Yekaterinburg, Novosibirsk, Kazan, Samara, Nijniy Novgorod ve Rostov-na-Donu gibi şehirlerde yeni projelerin yükseldiğini, Sibirya gibi uzak bölgelerde enerji bolluğu ve düşük fiyat imkanı olsa da lojistik zorluklar nedeniyle talebin sınırlı kaldığını kaydetti.
Rusya
Ukrayna, Wildberries’in Penza ve Udmurtya’daki depolarını vurdu

Ukrayna’nın insansız hava araçları, 30 Temmuz gecesi Wildberries’in Penza Bölgesi’ndeki deposunu, sabah saatlerinde ise Udmurtya’daki lojistik tesisini hedef aldı. Bölge yetkilileri Penza’da bir kişinin yaralandığını, yaklaşık 200 çalışanın tahliye edildiğini bildirirken, Wildberries her iki tesiste de faaliyetlerin etkilendiğini açıkladı. Şirket, 18 Temmuz’dan bu yana toplam 15 dağıtım merkezinin saldırıya uğradığını belirtti.
Ukrayna Silahlı Kuvvetleri, Rusya’nın en büyük çevrim içi pazar yerlerinden Wildberries’in lojistik merkezlerine yönelik saldırılarını sürdürdü.
30 Temmuz gecesi Ukrayna’ya ait insansız hava araçları şirketin Penza Bölgesi’ndeki deposunu hedef aldı.
Penza Bölgesi Valisi Oleg Melniçenko, ilk belirlemelere göre bir kişinin yaralandığını ve yaklaşık 200 çalışanın tahliye edildiğini açıkladı.
Melniçenko, tesis sahasında açık yangın çıktığını, itfaiye ekiplerinin alevleri söndürmek için çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.
Wildberries’in basın servisi, saldırının ardından lojistik zincirlerinde değişikliğe gidildiğini ve hasar gören depoda ürün kabulü ile sevkiyatın geçici olarak durdurulduğunu duyurdu.
Şirketin verdiği bilgilere göre Penza yakınlarındaki lojistik kompleksi, Volga Federal Bölgesi’ne hizmet veren büyük dağıtım merkezlerinden biri konumunda bulunuyor.
Tesisin mevcut alanı yaklaşık 90 bin metrekare. İkinci etap tamamlandıktan sonra bu alanın 180 bin metrekareye çıkarılması planlanıyordu.
Rusya’da Wildberries depolarına yönelik İHA saldırılarında bilanço ağırlaştı
Udmurtya’daki lojistik merkezi de hedef alındı
Udmurtya Cumhuriyeti Geçici Bölge Başkanı Olga Abramova da sabah saatlerinde Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarının “işletmelerden birini” hedef aldığını açıkladı.
Abramova, “Operasyonel verilere göre yaralanan yok. Olay yerinde ambulanslar hazır bekliyor. Tüm acil durum ekipleri de bölgede çalışıyor” dedi.
Wildberries ise saldırının Sarapul’daki lojistik tesisini hedef aldığını bildirdi. Şirket, saldırının ardından yangın çıktığını ancak deponun çalışanlarının önceden tahliye edilmesi sayesinde can kaybı yaşanmadığını açıkladı.
Sarapul’daki Wildberries lojistik merkezinin büyüklüğünün 50 bin metrekareyi aştığı belirtildi.
Ukrayna Silahlı Kuvvetleri, Wildberries depolarını ilk kez 18 Temmuz’da hedef almaya başladı. Son iki saldırıyla birlikte Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarının toplam 15 dağıtım merkezini vurduğu bildirildi.
Daha önce Verstka, Wildberries’in toplam depo kapasitesinin yüzde 15’inden fazlasına karşılık gelen 860 bin metrekarelik alanın kullanılamaz hale geldiğini hesaplamıştı.
Şirket açısından en büyük kaybın, Moskova Bölgesi’ndeki Elektrostal deposunda yaşandığı, burada 250 bin metrekarelik alanın yandığı ve bir çalışanın hayatını kaybettiği aktarıldı.
Buna ek olarak, 29 Temmuz sabahı Ryazan’da düzenlenen insansız hava aracı saldırılarında yaklaşık 170 bin metrekarelik depo alanının daha hedef alındığı belirtildi.
Buna karşılık, Moskova Bölgesi’ndeki Koledino, Yekaterinburg, Voronej ve Tataristan’daki Zelenodolsk’taki tesislere yönelik dört saldırıda yangın çıkmadığı kaydedildi.
Bu gelişmeler üzerine Wildberries’in boş depo alanları aramaya başladığı bildirildi.
Ancak Kommersant’a konuşan piyasa kaynaklarına göre depo sahipleri, insansız hava aracı saldırısı riski nedeniyle şirketle yeni kira sözleşmeleri imzalamaya yanaşmıyor.
Reuters’a konuşan kaynaklara göre ise Wildberries’in sahibi Tatyana Kim, Rus hükümetinden destek talep etti.
Kaynaklar, Kim’in saldırılardan zarar gören satıcılara yapılacak ödemeleri kolaylaştırmak amacıyla vergi teşviklerini hükümetle görüştüğünü aktardı.
Rusya SİHA ve terör riski sigortasında tekil sisteme geçiyor
Rusya
Rusya SİHA ve terör riski sigortasında tekil sisteme geçiyor

Rusya Ulusal Reasürans Şirketi (RNPK), stratejik sektörlerde istikrarı sağlamak amacıyla terör, sabotaj ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarına karşı sigorta sistemini tekilleştirmeye başladı. İlk yarıyıl zararına rağmen riskli alanları teminat altında tutmayı sürdüren şirket, işletmelerin güvenlik seviyesine göre kademeli prim modeli uygulayacak.
Rusya Ulusal Reasürans Şirketi (RNPK), ekonominin stratejik sektörlerinde istikrarı sağlamak amacıyla terör, sabotaj ve insansız hava araçlarının (İHA) yol açtığı zararları da kapsayan risk yönetimi sisteminde yeknesak bir yaklaşıma geçti.
Şirket tarafından RBK medya kuruluşuna yapılan açıklamada, yeni çerçevenin piyasa mekanizmalarını korurken kritik sektörlere yeterli teminat limitleri sunacağı kaydedildi.
Piyasaya ilişkin değerlendirmelere yer verilen basın bülteninde, RNPK’nin terör ve sabotaj risklerine en açık sektörlere reasürans desteği vermeyi sürdüreceği vurgulandı. Açıklamada, poliçe sahipleri için erişilebilirliği korumak ve sigorta şirketlerinin ödeme gücünü desteklemek amacıyla tarifeler ile şartların dengeli bir modelle hesaplanacağı belirtildi.
Zararlar 100 milyar rubleyi aştı
Toplam 8 trilyon rubleyi aşan sorumluluk hacmiyle söz konusu risk alanında pazar kapasitesinin tek taşıyıcısı konumunda bulunan RNPK, 2026 yılının başından itibaren rezervlerin ve bildirilen hasar ödemelerinin 100 milyar rubleyi aşması sebebiyle ilk yarıyılda zarar açıkladı.
Şirket, oluşan mali kayıplara rağmen kırılgan sektörleri teminat altına almaya devam edeceğini aktardı.
Açıklanan yeni konseptin piyasa aktörleri ve reel sektör temsilcileriyle yürütülen birkaç aylık istişare sürecinin ardından şekillendiği kaydedildi. Belirlenen temel ilkeler şu şekilde sıralandı:
- Tüm sigorta şirketleri tek bir genel sözleşme üzerinden faaliyet gösterecek.
- Tazminat kapsamı yalnızca doğrudan zararları içerecek; üretim durmasından kaynaklanan kayıplar karşılanmayacak.
- Tesis ve nesneler risk seviyelerine göre kategorilere ayrılacak; her grup için ayrı limit, tarife ve muafiyet oranları uygulanacak.
Sabit parametrelere sahip hazır ürünlerin RNPK’nin internet sitesinde yayımlanacağı ve veri biriktikçe güncelleneceği ifade edildi.
Sigortacılar, önceden onaylanmış bir formül çerçevesinde muafiyet tutarını değiştirerek teminat limitini artırabilecek.
Ayrıca tesislerin güvenlik seviyeleri incelemeye tabi tutulacak; anti-terör koruması yüksek olan işletmeler için tarife indirimleri uygulanabilecek.
Rusya Merkez Bankası tarafından yerli sigorta pazarını ve ülke içindeki büyük riskleri korumak amacıyla 2016 yılında kurulan RNPK, devlet kontrolündeki en büyük reasürans kuruluşu niteliğini taşıyor.
Ukrayna saldırılarının hedefi olan Rus e-ticaret devlerinden yeni tedbirler
Lojistik ve sanayi altyapısına yönelik dron saldırıları
Söz konusu düzenleme, İHA saldırılarının ticari altyapılar üzerindeki etkisinin arttığı bir dönemde hayata geçirildi. Temmuz ayında e-ticaret platformu Wildberries’e ait depolar; St. Petersburg, Leningrad, Moskova, Tambov, Kırım, Kuban ve Stavropol bölgelerinde dron saldırılarına maruz kaldı.
Şirket, saldırıların sistemik bir aksamaya yol açmadığını açıklarken, bölgesel depolara yönelik teslimatlarda depolama ve transit indirimleri uyguladı.
Wildberries’in bağlı olduğu RWB, mücbir sebeplerden kaynaklanan ürün kayıplarını hukuken tazmin etme zorunluluğu bulunmadığını, ancak ortaklarına yönelik destek ve tazminat paketleri hazırladığını bildirdi.
Kullanıcı sözleşmesine göre platform, İHA saldırıları dahil olmak üzere mücbir sebep hallerinde doğan yükümlülük aksamalarından sorumlu tutulmuyor.
Diğer yandan sigorta şirketleri, dron saldırılarına karşı kurum ve kişilere finansal koruma sağlamaya devam ediyor.
Örneğin Soglasie Sigorta Şirketi, Kasım 2025 ve Ocak 2026’da gerçekleşen İHA saldırılarında üretim binası ve ekipmanları hasar gören Slavyanskiy Kirpiç A.Ş. tesisleri için altı ay içinde toplamda 28 milyon rubleyi aşan iki ayrı tazminat ödemesi gerçekleştirdi.
Söz konusu ödemeler, tesislerin sigorta bedeli sınırları dahilinde terör, sabotaj ve İHA etkilerini kapsayan özel poliçeler doğrultusunda yapıldı.
Rusya’da Wildberries depolarına yönelik İHA saldırılarında bilanço ağırlaştı
Avrupa2 hafta önceİngiltere çelik üreticisi British Steel’i kamulaştırdı
Dünya Basını3 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 1
Avrupa1 hafta önceBurnham resmen Birleşik Krallık Başbakanı oluyor
Görüş2 hafta önceEndüstriyel futbolun kıskacında bir dev: 2026 Dünya Kupası ve küresel ticaretin gölgesi
Asya2 hafta önceTokyo’dan Hürmüz Boğazı’nı baypas edecek hatlara destek
Asya2 hafta önceRusya’nın benzin talebine Hindistan’dan ret
Avrupa1 hafta önceAlmanya, silahlanmak için borçlanıyor
Dünya Basını2 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 2









