Bizi Takip Edin

Avrupa

AB, Macaristan’ı baypas etmeye çalışırken Rus nikelini yaptırım dışı bırakıyor

Yayınlanma

Avrupa Birliği, bir yandan dondurulan Rus varlıklarını Ukrayna’ya aktarmak için Macaristan’ın vetosunu aşacak hukuki bir formül ararken, diğer yandan savunma sanayii için hayati önemdeki Rus nikelini yaptırım listesinin dışında tutuyor.

Avrupa Birliği, Rusya’ya karşı yürüttüğü politikada iki farklı cephede, birbiriyle çelişen adımlar atıyor.

Brüksel, Rusya’nın dondurulan varlıklarını Ukrayna’ya yönlendirmek için üye ülkelerden birinin direncini kırmaya çalışırken, aynı zamanda stratejik bir Rus metalini yaptırımlardan muaf tutarak kendi endüstrisini korumaya öncelik veriyor.

Macaristan’ı devre dışı bırakma formülü

AB, Macaristan’ın engeline takılan, dondurulmuş 140 milyar avroluk Rus varlığını kullanarak Ukrayna’ya kredi sağlama planını üzerinde çalışıyor. Normal şartlarda 27 üyenin oybirliğiyle alınması gereken bu karar, Başbakan Viktor Orbán’ın muhalefeti nedeniyle ilerlemiyor.

Politico dergisinin haberine göre Brüksel, Budapeşte’yi devre dışı bırakabilecek hukuki bir yol arıyor. Avrupa Komisyonu, geçen yıl Orbán’ın da imzaladığı bir Avrupa Konseyi sonuç bildirgesini temel alıyor.

Belgede yer alan “Rus varlıklarının savaş bitene kadar dondurulacağı” ifadesinin, yaptırım kurallarını değiştirmeye ve kararların oybirliği yerine nitelikli çoğunlukla alınmasına zemin hazırlayabileceği düşünülüyor.

Komisyonun AB büyükelçilerine sunduğu notta, bu adım için “liderlerin yüksek düzeyde siyasi mutabakatına ihtiyaç olacağı” belirtildi.

Ancak bu formülün hayata geçmesi kolay görünmüyor. Slovakya ve Belçika’nın da süreçte sorun çıkarabileceği konuşuluyor.

Plana en güçlü destek Almanya, İspanya, Polonya ve Baltık ülkelerinden gelirken, Fransa ve İtalya’nın daha temkinli bir duruş sergilediği bildiriliyor.

AB liderleri, konuyu önümüzdeki hafta Kopenhag’da yapacakları görüşmede ele alacak. Bir AB diplomatının ifadesiyle hedef, “Orbán’ı izole edecek kadar çok sayıda ülkenin desteğini almak.” Nihai kararın ise ekim sonunda çıkması bekleniyor.

Savunma sanayii için kritik metal

Brüksel’in Rusya’ya karşı “kararlı duruş” sergilemeye çalıştığı bu tablo, konu nikel ithalatına gelince değişiyor.

Finlandiya yayın organı Yle‘nin haberine göre AB, siyasi baskılara rağmen Rusya’dan ithal edilen nikeli yeni yaptırım paketine dahil etmeyecek. Kararın arkasında, bu metalin savunma sanayii, elektrikli araç pilleri ve rüzgâr türbinleri için taşıdığı kritik önem yatıyor.

AB içinde birçok siyasetçi uzun süredir bu konuda kısıtlamaların sertleştirilmesini talep ediyordu. Avrupa Parlamentosu Güvenlik ve Savunma Politikaları Komitesi üyesi Merja Kyllönen, durumu “Bu etik açıdan son derece kabul edilemez bir durum. Rusya’dan ne kadar fazla alım yaparsak, onun askeri sanayii de o kadar güçleniyor,” sözleriyle değerlendirdi.

Rakamlar, bu ticaretin boyutunu ortaya koyuyor. AB, 2024’te Rusya’dan 1 milyar dolar değerinde nikel alırken, 2025’in ilk üç ayında bu rakam 300 milyon dolara ulaştı.

Küresel pazarda yüzde 16’lık paya sahip olan Rus üretici Norilsk Nikel, bu alandaki en büyük aktörlerden biri. AB’nin olası yasağının küresel fiyatları artırmasından ve kendi endüstrisinde iş kayıplarına yol açmasından endişe ediliyor.

ABD, Guatemala’da ‘Rusya yaptırımları’ bahanesi ile nikel madenini devralacak

19. yaptırım paketi neler getiriyor?

Nikel muafiyeti, AB’nin 19 Eylül’de açıkladığı 19. yaptırım paketinin en dikkat çekici yönlerinden biri oldu. Paket, nikel dışında Rusya ekonomisini hedef alan bir dizi yeni kısıtlama içeriyor.

Yeni önlemler arasında Rus petrolüne uygulanan tavan fiyatın varil başına 47,6 dolara düşürülmesi, Rusya’nın Mir ödeme sistemine yönelik kısıtlamalar ve bazı maden, metal, kimyasal ve tuz ihracatlarının yasaklanması bulunuyor.

Paketle birlikte 45 Rus ve yabancı şirkete daha yaptırım uygulanması teklif edildi. AB ayrıca, 2027 yılına kadar Rusya’dan sıvılaştırılmış doğalgaz alımını tamamen durdurmayı planlıyor.

Avrupa

Berlin’den AB’ye çağrı: Rus turistlere vize sayısı daha da azaltılsın

Yayınlanma

Almanya, Leipzig Havalimanı’nda bir Ukrayna nakliye uçağına yönelik insansız hava aracı saldırısı girişiminin ardından Rus vatandaşlarına vize verilmesinin sert biçimde kısıtlanmasını talep etti. Almanya Dışişleri Bakanlığı, Rusya’nın saldırgan savaşı sürerken seyahatlerin olağan şekilde devam edemeyeceğini belirterek Avrupa Birliği ortaklarıyla görüşmeler yürüteceklerini duyurdu.

Almanya, Leipzig kentinde Ukrayna’ya ait bir askeri nakliye uçağına yönelik insansız hava aracı saldırısı girişiminin ardından Rusya vatandaşlarına vize verilmesini sert biçimde kısıtlamak istiyor.

Almanya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Martin Giese, Rusya saldırgan bir savaş yürütürken ortada herhangi bir “normallik” bulunmadığını, bu nedenle Rus vatandaşlarının Almanya’ya gerçekleştirdiği turistik seyahatlerin artık eski formatında süremeyeceğini açıkladı.

Giese, asıl hedefin yalnızca güvenlik tehdidi oluşturmayan kişilerin girişini sağlamak olduğunu vurgulayarak “Rusya vatandaşlarına Avrupa Birliği’nde tatil yapmaları için verilen vizelerin sayısı çok yüksek” dedi.

Giese, vize verilmesine dair kararların farklı ülkeler tarafından farklı katılık düzeylerinde uygulandığını belirterek Almanya’nın AB ortaklarıyla müzakereler yürüteceğini ifade etti.

Giese, “Verilen vize sayısının daha da azaltılmasını istiyoruz” diye konuştu.

Avrupa Komisyonu verilerine göre Rusya’daki Alman konsoloslukları 2022 yılında 38 bin 809, 2023 yılında 15 bin 150, 2024 yılında 17 bin 202 ve 2025 yılında 20 bin 36 vize verdi.

Şengen bölgesindeki diğer ülkelerde de benzer eğilimler görülüyor. Rus başvuru sahiplerine 2022’de 701,7 bin, 2023’te 536,1 bin, 2024’te 586,4 bin ve 2025 yılında 618,8 bin vize düzenlendi.

En çok vize veren ülkeler arasında geleneksel olarak İtalya, Fransa ve İspanya ilk sıralarda yer alıyor.

Turistik vize yasağı çağrıları gündemde

Almanya’da iktidardaki Hristiyan Demokrat Birlik / Hristiyan Sosyal Birlik (CDU/CSU) ittifakının Avrupa Parlamentosu milletvekilleri, haziran ayı başında Rus vatandaşlarına turist vizesi verilmesinin tamamen yasaklanmasını savundu.

Milletvekilleri, geçen yıl 500 binden fazla Rus vatandaşının tatilini Avrupa’da geçirmiş olmasına tepki gösterdi. İlgili paylaşımda, “AB’de tatil yapmak bir hak değil, ayrıcalıktır” ifadesi kullanıldı.

Yaklaşık aynı dönemde 11 Avrupa ülkesinin bakanları, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas’a bir mektup göndererek Rusların AB ülkelerine yapacağı turistik seyahatlerin yasaklanmasını önerdi.

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, 1 Eylül’de yaptığı açıklamada, Leipzig Havalimanı’ndaki insansız hava aracı vakasına karşılık olarak Berlin’in Rusların ülkeye girişine yönelik kontrolleri sıkılaştıracağını duyurmuştu.

Havalimanında 5 Ağustos gecesi An-124 tipi Ukrayna uçağına yönelik bir sabotaj girişimi yaşanmıştı.

Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, Alman makamlarının olaydan Rusya’yı sorumlu tuttuğunu belirtti. Bild gazetesinin aktardığına göre Alman müfettişler şimdiden iki şüpheliyi tespit etti.

Haberde şüphelilerden birinin Letonya pasaportuna sahip Rusya doğumlu bir kişi, diğerinin ise Rus pasaportu taşıyan bir Belarus vatandaşı olduğu kaydedildi. Federal Başsavcılık söz konusu kişilere yönelik iddianame hazırladı.

Okumaya Devam Et

Avrupa

AB, savunma politikaları için yeni grup kuruyor

Yayınlanma

AB’nin baş diplomatı Kaja Kallas, değişen ABD varlığı karşısında bloğun kendini nasıl savunabileceğini değerlendirecek, eski siyasi ve askeri liderlerden oluşan üst düzey bir grubun kurulacağını duyurdu.

İrlanda’da düzenlenen gayri resmi savunma bakanları toplantısının açılışında yaptığı açıklamada, önümüzdeki hafta faaliyete geçecek olan bu yeni yapının, Avrupa Birliği’nin yanı sıra Birleşik Krallık ve Ukrayna’dan da önde gelen isimleri içereceğini belirtti.

Kallas şöyle konuştu:

“Elbette NATO, Avrupa güvenliğimizin temel taşı olmaya devam ediyor. Aynı zamanda ABD de Avrupalı müttefiklerden kendi savunmamız konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmelerini istiyor. Neden bu siyasi ve askeri liderler? Çünkü onlar, kurumlar olarak bizim söyleyemeyeceğimiz şeyleri de söyleyebilirler.”

Kallas’ın sözcüsü, gruba kimlerin katılacağı konusunda ayrıntı vermedi.

Eski Estonya başbakanı, grubun amacının ABD’nin savunma kapasitesini taklit etmek değil, “benzersiz güçleri” kullanarak Avrupa topraklarını savunmaya odaklanmak ve aynı zamanda “Ukrayna’nın kapsamlı operasyonel deneyimini” kullanarak “geleneksel düşünceye meydan okumak” olduğunu da sözlerine ekledi.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Letonya’da 12 bin NATO askerinin katıldığı Namejs tatbikatı başladı

Yayınlanma

Letonya’da 12 bin askerin katıldığı kapsamlı devlet savunma tatbikatı Namejs başladı. NATO müttefiklerinin yer aldığı ve 8 Ekim’e kadar sürecek manevralarda “Ukrayna’daki savaştan çıkarılan dersler” ile insansız hava araçlarına karşı savunma faaliyetleri ön plana çıkıyor.

Letonya’da 2 Eylül itibarıyla başlayan “Namejs” adlı kapsamlı devlet savunma tatbikatı 8 Ekim’e kadar devam edecek.

Delfi portalının haberine göre manevralarda Letonya’nın yanı sıra Kanada, ABD, Estonya ve Litvanya dahil olmak üzere diğer NATO üyesi ülkelerden toplam 12 bin asker görev alıyor.

Tatbikat, NATO’nun Çok Uluslu Kuzey Tümeni Karargahı ile müşterek olarak icra ediliyor. Manevraların planlama aşamasında güncel silahlı çatışmalardan ve Ukrayna’daki muharebelerden elde edilen tecrübeler ile dersler dikkate alındı.

Bu kapsamda özellikle insansız hava aracı sistemlerinin kullanımı ile insansız hava araçlarına karşı savunma kapasitesinin geliştirilmesine ağırlık verilecek.

Letonya’nın sınır bölgelerini de kapsayan doğu kesiminde yoğun insansız hava aracı uçuşları planlanırken, askeri unsurlar bu araçların tespiti, teşhisi ve etkisiz hale getirilmesi üzerine eğitim icra edecek.

Manevralarda Devlet Savunma Hizmeti personeli ve yedek askerler de dahil olmak üzere tüm birliklerden unsurlar görev alıyor. Askeri personel tatbikat boyunca sivil kurumlar, devlet güvenlik organları, yerel yönetimler ve işletmelerle koordinasyon ve işbirliği süreçlerini de uygulayacak.

Letonya Devlet Güvenlik Hizmeti, geçtiğimiz Temmuz ayında Ventspils kentinde yaklaşık 600 kişinin katılımıyla tarihinin en büyük terörle mücadele tatbikatı olan “Vindau 2026″yı düzenlemişti.

Söz konusu tatbikatta, senaryo gereği limana ve bir yolcu feribotuna saldıran silahlı teröristlere müdahale edilmişti.

Letonya’nın Omega ve Sigma birimleri ile Finlandiya Ulusal Ordusu’nun özel harekat taburunun yer aldığı tatbikata Estonya, Letonya, Kanada, Ukrayna ve Polonya’dan temsilciler katılmıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English