Amerika
ABD Kongresi bahis ve tahmin pazarları düzenlemesinde tıkandı

ABD Kongresi, hızlı büyüyen spor kumarı ve tahmin pazarı sektörlerine yeni düzenlemeler getirmeyi hedefleyen yasal düzenleme çalışmalarında kilitlendi. Milletvekilleri, federal denetim yetersizliği konusunda iki partinin de destek verdiği mutabakata rağmen yasa tasarısını ilerletmekte zorlanıyor. Sektör temsilcilerinin yoğun lobicilik faaliyetleri ve seçim takvimi sürecin aksamasına yol açıyor.
ABD Kongresi, federal hükümetin uzun süredir yetersiz denetlediği hususunda partiler üstü bir uzlaşma olmasına rağmen, hızla büyüyen spor kumarı ve tahmin pazarları sektörüne yeni kurallar getirmeyi amaçlayan aylardır süren yasa tasarısı çalışmalarında durma noktasına geldi.
Kongrenin her iki kanadındaki eleştirmenler, FanDuel ve DraftKings gibi büyük çevrimiçi spor bahis şirketlerinin, kumar bağımlılığıyla mücadele eden milyonlarca Amerikalı üzerinden büyük karlar elde ederken, yolsuzluk ve şike imkanlarını sınırlamak için yeterli adımları atmadığını ifade ediyor.
Benzer şekilde tahmin pazarları da ABD genelinde popülerliğini ve kullanımını artırarak müşterilere spor alanının dışında siyaset ve ekonomiyi ilgilendiren sonuçlara bahis oynama imkanı sunuyor.
Geleneksel spor bahis şirketlerinin aksine haberler, iş dünyası ve popüler kültür olayları üzerine “etkinlik sözleşmeleri” sunan tahmin pazarlarında, son aylarda devlet adına çeşitli kapasitelerde çalışan kişilerin hassas bilgileri kullanarak haksız kazanç elde ettiği skandallar ortaya çıktı.
Tüm bu gelişmeler, ülke genelindeki eyalet meclislerinde ve Kongre koridorlarında, yasallaşmış kumar sektörü ile göreceli olarak yeni olan tahmin pazarı sektörü arasında yaşanan bir lobicilik ve halkla ilişkiler savaşının gölgesinde gerçekleşiyor.
Her iki taraf da federal hükümetin getireceği daha sıkı düzenlemelerden kaçınmaya çalışırken, uzmanlar ve gözlemciler Kongrenin eylemsizliğinin, kumarın Amerikan spor ve siyaset kültüründe halihazırda kökleşmiş yerini daha da güçlendireceği uyarısında bulunuyor.
Demokrat Senatör Tim Kaine, yaptığı açıklamada, “Bu tahmin pazarları adeta içeriden öğrenenlerin ticaretine dönüştü, bu durum beni endişelendiriyor. Spor açısından bakıldığında ise bahis, muhtemelen değiştiremeyeceğimiz üzücü bir gerçeklik haline geldi. Özellikle genç erkeklerin cebindeki parayı oldukça yıkıcı yollarla çekip alıyor” değerlendirmesinde bulundu.
SAFE Bet Act Senatoda ilerleyemiyor
Kongrenin spor kumarı sektörünü dizginlemek amacıyla hazırladığı en son teklif olan SAFE Bet Act, Senatoda yeterli desteği bulamadı.
Söz konusu yasa tasarısı, çevrimiçi spor bahis sektöründeki istismar edici uygulamaları engellemek ve tüketiciler ile özellikle gençleri koruyacak önlemleri hayata geçirmek adına asgari bir federal standart belirlemeyi hedefliyor.
Yasa tasarısının ortak sunucularından Demokrat Senatör Richard Blumenthal, spor liglerinde kumar kaynaklı yolsuzluk vakalarının artmasına rağmen tasarının bu yaz Genel Kurula gelemediğini belirterek hayal kırıklığını dile getirdi. Blumenthal, “Bu meseleler nispeten yeni ancak bu kumar ve tahmin pazarı şirketleri buradaki nüfuzlarını kullanıyor. Bizi durdurmak için kaynaklarını, lobicilerini, avukatlarını ve paralarını seferber ediyorlar” ifadelerini kullandı.
Spor kumarı eyaletler bazında katı şekilde düzenlenmeye devam ediyor, ancak büyük bahis şirketlerinin profesyonel spor ligleri, takımlar ve sporcularla kurduğu ortaklıklar hakkındaki soru işaretleri artıyor.
Philadelphia Phillies takımının yıldız oyuncusu Bryce Harper, platformda yüz binlerce dolar kaybeden ve şu anda bahis şirketine suistimal davası açan bir FanDuel VIP müşterisi için özel video çekmesi üzerine bu ayın başlarında bir tartışmanın ortasında kaldı.
Eski Texas Tech Üniversitesi oyun kurucusu Brendan Sorsby, parçası olduğu takımlara bahis oynadığını itiraf etmesinin ardından müsabakalardan menedildi. Bu süreç, Kongrenin kolej sporları sektöründe reformlar üzerinde çalıştığı bir dönemde, NCAA’in bahis şirketleriyle olan ortaklıklarını yeniden tartışmaya açtı.
Tahmin pazarları, güncel gelişmelere dair bahis kabul etmenin yanı sıra müşterilerine spor müsabakaları üzerine de bahis oynama imkanı veriyor.
Müşteri kayıplarından kar sağlayan geleneksel spor bahis şirketlerinin aksine bu platformlar, oranları belirlemek için bahislerin hacmini ve büyüklüğünü kullanarak çift taraflı sözleşmeler vasıtasıyla bahislerin yapılmasını kolaylaştırıyor.
Halen Emtia Gelecek Ticaret Komisyonu (CFTC) tarafından denetlenen Kalshi ve Polymarket gibi şirketler, hükümet görevlilerinin platformu kullanarak olaylar üzerinden işlem yaptığı ve kazanç sağladığı yönündeki incelemelerin ardından iç dürüstlük izleme kabiliyetleri nedeniyle eleştirilerin hedefi oldu.
Son dönemde yaşanan bir örnekte, Beyaz Saray’daki bir suflör operatörünün ABD Başkanı Donald Trump’ın bir konuşmada söyleyeceği sözler üzerine bahis oynadığı tespit edildi. Olay Kalshi tarafından bildirildi ve ilgili çalışan Beyaz Saray tarafından ücretsiz izne çıkarıldı.
Milestone Tedavi Merkezinden kumar bağımlılığı uzmanı Phil Smyth, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “İşin özü kumardır. Zihinde aynı şekilde çalışır. Aynı kovalama, aynı heyecan ve aynı dürtüyü besliyor. Özellikle genç erkeklerde ilk olarak fantezi futbol ligi veya küçük şeylerle başlıyor, ancak pek çok insan bu platformlarla bağımlılığa düşmeye yatkınlık taşıyor” şeklinde konuştu.
Kongre içinde ve çevresinde bulunan yetkililer, yaklaşan ara seçimlerden önce kumar ve tahmin pazarlarına ilişkin bir yasanın çıkma ihtimaline iyimser bakmıyor.
Ulusal düzeyde çalışan bir Cumhuriyetçi stratejist, “Gerçek şu ki seçimlere dört ay kaldı ve bu durum temel bir öncelik taşımıyor. Siyasi sermayenin büyük kısmı diğer birçok konuya harcanıyor. Bir şeylerin yapılmasının tek gerçek yolu, tatilden önceki son yasa tasarılarına bu konuyu eklemektir” dedi.
Demokrat Senatör Adam Schiff tarafından bu ilkbaharda sunulan bir yasa tasarısı, tahmin pazarlarının özellikle spor müsabakaları üzerine etkinlik sözleşmesi sunmasını yasaklamayı öngörüyor.
Schiff, bu pazarların büyük ölçüde kumarhanelerle aynı mantıkla çalıştığını, ancak yolsuzluk ve şikeye daha açık olduğunu belirtti. Schiff, “CFTC bu konuyu öncelik haline getirmediği gibi soruşturma kadrosunu da zayıflattı. Yeterli kapasiteleri bulunmuyor. Bu durum, onların tek denetleyici merci olmaması gerektiğinin bir başka kanıtını oluşturuyor” açıklamasını yaptı.
Amerika
Şirketler interneti saran düşük kaliteli yapay zeka içeriğiyle boğuşuyor

Üretken yapay zeka sistemlerinin kitlesel olarak ürettiği düşük kaliteli ve yanıltıcı içerikler dijital platformları sararak bilgi ekosistemini kirletirken teknoloji şirketleri kapsamlı bir temizlik süreci başlattı. The New York Times’ın derlediği verilere göre arama motorlarından müzik servislerine kadar geniş bir alana yayılan bu atıklar, nitelikli içeriklerin değer kaybetmesine yol açıyor.
Yapay zeka tarafından üretilen düşük kaliteli içerikler (AI slop / yapay zeka çöpü), internet platformlarını hızla istila ederek bilgi ekosistemini kirletiyor ve nitelikli içeriklerin değerini düşürüyor.
The New York Times’ın aktardığına göre, bu içerikler Google arama sonuçlarını yapıştırıcılı pizza tarifleriyle, Amazon’u sahte biyografilerle, müzik akış servislerini ise yapay zeka üretimi parçalarla doldurdu.
Yaşanan bu yoğun kirlilik üzerine teknoloji şirketleri dijital platformlarını üretken atıklardan arındırmak için harekete geçti.
Üretken yapay sinir ağları vasıtasıyla kitlesel biçimde imal edilen metin, görsel ve video gibi düşük kaliteli, çoğunlukla işlevsiz dijital materyalleri tanımlayan “slop” kavramı, Amerikan sözlüğü Merriam-Webster tarafından 2025 yılının kelimesi seçilecek kadar yaygınlaştı.
Mesajlaşma uygulamaları, tüketici yorum siteleri, akademik arşivler ve arkadaşlık servisleri de platformlarındaki yapay zeka içeriklerinden kurtulmayı hedeflerken, yürütülen temizlik faaliyetlerinde yine yapay zeka araçlarından yararlanılıyor.
Müzik servisleri ve video platformlarında toplu tasfiye
Müzik akış platformu Spotify, geçen yıl platformun önemli bir bölümünü oluşturan yaklaşık 75 milyon mükerrer şarkıyı ve spam niteliğindeki parçayı sildiğini açıkladı.
Sosyal ağ LinkedIn, kullanıcıların yapay zeka çöpü içerikleri şikayet etmesini sağlayan ve bildirilen içeriklerin silinmesini öngören özel bir buton geliştirdi.
Video paylaşım platformu YouTube ise altı aylık bir süre zarfında düşük kaliteli içerik barındıran 130 bin kanalı kapattı.
Yapay zekanın giderek daha gerçekçi görsel, ses ve video üretmeyi öğrenmesi sebebiyle oluşturulan içeriklerin yalnızca belirli bir bölümü “çöp” kategorisinde değerlendiriliyor; şirketlerin temizlik hamleleri de öncelikli olarak bu düşük nitelikli ürünleri hedef alıyor.
Müzik yayın servisi Deezer, platforma yüklenen parçaların neredeyse yarısının yapay zeka tarafından üretildiğini ve bu şarkıların önemli bir kısmının bir kez dahi dinlenmediğini duyurdu.
Apple Music platformuna yüklenen içeriklerin üçte birinden fazlasının da yapay zeka tarafından üretildiği belirlendi.
Meta çatısı altındaki Instagram’ın yöneticisi Adam Mosseri, şirketin tamamen yapay zeka tarafından üretilen video akışını devreye sokmasının ardından geçen yıl yaptığı bir değerlendirmede, yakında “sahte içerikler yerine gerçek medyayı takip etmenin daha pratik hâle geleceğini” ifade etti.
Platformlar hem kirliliği üretiyor hem temizlemeye çalışıyor
The New York Times, yapay zeka kaynaklı içerik kirliliğini kontrol altına almaya çalışan birçok şirketin, aynı zamanda bu kirliliği üreten yapılar olduğuna dikkat çekiyor.
Temmuz ayında yapay zeka içeriklerinin daha kolay ayırt edilmesini öngören bir mutabakatı destekleme taahhüdünde bulunan Meta, aynı ay içerisinde yapay zeka modelinin eğitiminde herkese açık Instagram hesaplarını kaynak olarak kullanan bir görsel üretim aracını kullanıma sundu.
Google da bu kirliliğin yayılmasında doğrudan rol oynadı. Kapwing şirketinin gerçekleştirdiği deneye göre, YouTube’un yeni kullanıcılara sunduğu kısa videoların (Shorts) yüzde 20’sinden fazlasını yapay zeka çöpleri oluşturuyor.
Ayrıca platformdaki en popüler kanallardan biri, para kazanma özelliği devre dışı bırakılana kadar bu niteliksiz yapay zeka içerikleri üzerinden yılda yaklaşık 4,25 milyon dolar gelir elde etti.
Teknoloji şirketleri mücadelede farklı stratejiler izliyor:
Pinterest, ekim ayında kullanıcıların yapay zeka üretimi gönderilerin görüntülenmesini sınırlandırabilmesi için sistemini güncelledi.
TikTok, ABD pazarında yapay zeka içeriklerinin miktarını artırma veya azaltma imkanı tanıyan yeni bir işlevi test ediyor.
Yapay zeka tespit girişimlerinden Pangram, X platformunda 50 kelimeden uzun paylaşımların yaklaşık yarısının yapay zeka ile hazırlandığını açıkladı.
Columbia Üniversitesi Yapay Zeka Uzmanı Camille François, mevcut durumu şu sözlerle değerlendirdi:
“Bu taktik karmaşası, yalnızca tespit edip silebileceğimiz ‘çöp’ adlı kötü bir içerik sınıfıyla değil, bilgi çevremizin yapısal bir sorunuyla karşı karşıya olduğumuzun göstergesidir. Nihayetinde yapay zeka çok yönlü yaratıcı bir araçtır; bu süreci doğru yönetemeyen platformlar ise kullanıcıların başka yerlere göç ettiğini görecektir.”
Gelişmelerin yanı sıra milyarder iş insanı Elon Musk da 16 Ağustos’ta yapay zekanın insanlığa yaklaşımına dair temennide bulundu.
Naval Ravikant’ın “Bir Tanrı yaratıp onu tasmaya bağlayamazsınız” yönündeki paylaşımına yanıt veren Musk, “Umarım yapay zeka bize karşı nazik olur” ifadesini kullandı.
Amerika
ABD’de Kongre üyelerinin yapay zekayla yazdığı yasa taslakları hatalı çıktı

ABD Temsilciler Meclisi üyeleri ve danışmanlarının yasa tasarılarını yapay zekayla hazırlamaya başlaması, metinlerde ciddi hukuki hatalara ve yanlış yasa atıflarına yol açtı. Taslakları denetleyen hukukçular, yapay zekanın ürettiği metinleri düzeltmenin sıfırdan yasa yazmaktan daha fazla zaman aldığını belirtiyor.
ABD Temsilciler Meclisi üyeleri yasa tasarılarının metinlerini oluştururken yapay zekaya başvurmaya başladı.
Politico’nun milletvekilleri ve uzmanlara dayandırdığı haberine göre, bu şekilde hazırlanan çok sayıda taslak hata, özensiz ifade ve yürürlükteki kanunlara yapılmış yanlış atıflarla dolu.
Yasa hazırlık süreçlerinde yer alan dört Kongre personeli, Temsilciler Meclisinde yapay zeka kullanımının giderek yaygınlaştığını ifade etti.
Personelin ve sivil toplum ile hak savunucusu örgütlerin, yasaları inceleme ve hazırlama dahil günlük işlerinde bu teknolojiye güvendiği kaydedildi.
Temsilciler Meclisinde görevli bir personel durumu, “Bu tamamen ürkütücü ve şimdilik kimse bu konuda kafa yormuyor” sözleriyle değerlendirdi.
Yasama süreçlerini denetleyen Temsilciler Meclisi Yasama Danışmanlığı Ofisi (OLC) personeli ise yapay zekayla yazılmış taslakları inceleyip yeniden yazmanın, bir metni sıfırdan kaleme almaktan daha uzun sürdüğünü vurguladı.
Kongre personeline bu teknoloji konusunda danışmanlık yapan bir yetkili, “İnsanlar doğrudan yasa metnini yazdırmak için Claude veya ChatGPT’ye başvuruyor” dedi.
American Governance Institute İcra Direktörü Daniel Schuman, “Yapay zeka birçok iş için harika, ancak kanunlaştırmak isteyeceğiniz yasa metinlerini oluşturma kabiliyetine sahip değil” değerlendirmesinde bulundu.
OLC’nin eski başkanı Wade Ballou da yapay zekanın kritik hukuki nüansları gözden kaçırdığına dikkat çekti.
Ballou, sistemin örneğin vergi indirimi, vergi matrahından düşme ve hibe arasındaki farkı ayırt edemediğini, yasalardaki bu tür hataların ise davalara yol açabileceğini ve yasalaşma sürecini uzatabileceğini belirtti.
Politico’nun aktardığına göre, bir önceki Kongre döneminde personel 30 binden fazla yasa tasarısı hazırladı.
Mevcut Kongre döneminin ilk 60 gününde ise OLC çalışanlarına 5 bin 623’ten fazla talep ulaştı. Bu sayı, iki yıl öncesinin aynı dönemine kıyasla yüzde 72’lik bir artışa işaret ediyor.
Bu iş yükü karşısında OLC, bir yasa tasarısının ABD Kodu üzerinde nasıl bir değişiklik yaratacağını gösteren doğal dil işleme tabanlı ‘Comparative Print Suite’ gibi kendi teknolojik çözümlerini devreye sokmaya çalışıyor.
Geliştiriciler, ticari yapay zeka modellerinin aksine bu aracın “halüsinasyon görmediğini” vurguluyor.
Buna karşın, ticari kullanıma açık yapay zeka araçları Yasama Danışmanlığı Ofisinin bünyesinde kullanılmıyor.
Uzmanlar bu tablonun “tam bir uyumsuzluk” yarattığına işaret ediyor: Siyasiler ve dış gruplar taslak metinleri yapay zekayla yazabilirken, OLC bünyesindeki hukukçular bu metinleri elle düzeltmek zorunda kalıyor.
Daha önce The New York Times, ABD’deki yapay zeka patlamasının ülkenin ulusal güvenlik alanında “büyük bir sarsıntı tsunamisine” yol açtığını yazmıştı.
Gazetenin haberinde, kabiliyetleri çok hızlı artan ileri düzey yapay zeka modellerine Pentagon’un yetişmeye çalıştığı, ancak askeri birimlerde yapay zeka şirketlerinin ürünlerinin kullanımına getirilen yasakların bu gelişimi daha da yavaşlattığı aktarılmıştı.
Amerika
Beyaz Saray’da biyogüvenlik kadroları tasfiye edildi

ABD’de Donald Trump yönetiminin Beyaz Saray’da yaptığı tensikat, yapay zekanın ölümcül patojen üretimini kolaylaştırabileceği endişeleri sürerken biyogüvenlik uzmanı açığı yarattı. Joe Biden dönemindeki 30 kişilik özel birimin dağıtılması nedeniyle kurumda bir süre hiç uzman kalmadığı belirtilirken yönetim risklerle mücadele kararlılığının sürdüğünü savundu.
The Washington Post’un (WP) eski ABD’li yetkililere dayandırdığı haberine göre Beyaz Saray, yapay zekanın ölümcül patojenlerin üretimini kolaylaştırabileceğine yönelik endişelerin arttığı bir dönemde biyolojik tehditlere karşı savunmayı güçlendirmeye çalıştı; ancak Donald Trump yönetiminde yapılan kitlesel işten çıkarmaların ardından hükümette neredeyse hiç uzman personel kalmadı.
Joe Biden’ın başkanlık döneminin sonuna doğru Beyaz Saray’da yalnızca biyogüvenlik konularına odaklanan 30 kişilik bir ekip görev yapıyordu.
Kimliklerinin gizli kalmasını isteyen dört eski yetkili, Trump’ın göreve dönmesiyle birlikte bu ekibin hızla dağıtıldığını ve bir dönem Beyaz Saray’da tek bir uzman çalışanın dahi bulunmadığını aktardı.
Eski uzmanlardan biri durumu şu sözlerle değerlendirdi: “Trump yönetimi, sürdürülebilir herhangi bir politika geliştirme kabiliyetinde kendi ayağına sıktı. Risk de tam burada yatıyor: Uzun vadeli oynamıyorlar.”
Gazete, Trump yönetiminin Biden’ın 2023 yılında çıkardığı ve biyolojik savunmanın güçlendirilmesini öngören yapay zeka kararnamesini yürürlükten kaldırdığını yazdı.
Trump, bu düzenlemenin güncellenmiş bir versiyonunun Ağustos 2025’e kadar hazırlanması talimatını vermişti; fakat WP, ilgili belgenin halen yayımlanmadığına dikkat çekti.
Buna karşılık bir Beyaz Saray sözcüsü WP’ye yaptığı açıklamada, “Yönetimin yapay zeka ve biyogüvenlik risklerini ele alma konusundaki kararlılığı açık ve nettir” dedi.
Tüm bu gelişmeler yaşanırken Anthropic’in geliştirdiği “Mythos” ve OpenAI’ın hazırladığı “GPT 5.6” gibi son nesil yapay zeka modelleri biyolojik araştırmalar alanında yetkinliklerini artırmayı sürdürüyor.
OpenAI araştırmacıları geçen yaz, “ciddi zarar doğurabilecek mevcut riskleri önemli ölçüde artıran” kabiliyetler olarak tanımlanan “yüksek” düzeyde biyolojik yetkinlik seviyesine ulaşmaya çok yaklaştıklarını duyurmuştu. WP’nin aktardığına göre şirket, 50’den fazla hükümet uzmanının katılımıyla bir zirve düzenledi ve yönetimle temaslarını sürdürüyor.
The Wall Street Journal, uzman görüşlerine yer verdiği haberinde ChatGPT’nin geçen yaz yapılan güncellemenin ardından dünyanın dört bir yanındaki yüzlerce kullanıcıya biyolojik silahların ve zehirlerin üretimi ile kullanımına ilişkin talimatlar sağladığını yazmıştı.
Şirketin modellerinin kullanıcıların tüm sorularına “sabırla” yanıt verdiği ve OpenAI çalışanlarının ortaöğretim düzeyinde biyoloji öğrenimi gören bir öğrencinin dahi uygulayabileceği basitlikte olduğunu belirttiği adım adım kılavuzlar sunduğu kaydedildi.
Yapay zekanın yanıtlarını inceleyen biyologlar ise bu içerikleri “ölümcül derecede kusursuz” olarak nitelendirdi.
Eski ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard, mayıs ayında yaptığı açıklamada kurumun yurt dışındaki 120’den fazla biyolojik laboratuvara yönelik bir soruşturma başlattığını duyurmuştu.
Gabbard, bu soruşturmanın Trump’ın imzaladığı kararname doğrultusunda virüslerle yapılan potansiyel olarak tehlikeli deneyleri durdurma çabalarının bir parçası olduğunu ve söz konusu tesislerin on yıllar boyunca Amerikan vergi mükelleflerinin sağladığı fonlarla varlığını sürdürdüğünü ifade etmişti.
Trump ise geçen yıl BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada nükleer ve biyolojik silahları yeryüzü için en büyük tehlike olarak nitelendirmişti.
Ortadoğu1 hafta önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Dünya Basını1 hafta önceThe Jerusalem Post: Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan savunma anlaşması İsrail’e tehdit
Görüş1 hafta önceTürkiye ve İsrail ilişkilerinin geleceği
Dünya Basını2 hafta önceYen müdahalesinin asıl mesajı: Doların rezerv para statüsü artık eskisi kadar güçlü değil
Asya2 hafta önceAlibaba 2,4 trilyon parametreli yapay zeka modeli Qwen3.8-Max’i tanıttı
Rusya2 hafta önceRusya’nın buğday ihracatı temmuzda yüzde 17,7 geriledi
Dünya Basını2 hafta önceForeign Affairs: Amerika Ortadoğu’dan Vazgeçmeli
Diplomasi1 hafta önceUkrayna, Türkiye’den 70 ATACMS ve diğer ABD menşeli silah satın aldı












