Amerika
ABD Kongresi, Epstein dosyalarının açıklanmasını onayladı

ABD Kongresi, Başkan Donald Trump’ın ani bir karar değişikliği ile Cumhuriyetçileri bu önlemi desteklemeye teşvik etmesinin ardından, Adalet Bakanlığı’nı Jeffrey Epstein ile ilgili dosyaları yayınlamaya zorlamak için ezici bir çoğunlukla oy kullandı.
Tasarı, salı günü Cumhuriyetçilerin kontrolündeki Temsilciler Meclisi’nde 427’ye 1 oyla kabul edildi ve bir Cumhuriyetçi hariç tüm Cumhuriyetçiler bu önlemi destekledi.
Birkaç saat sonra Senato, tasarıyı hiçbir değişiklik yapılmadan Kongre’nin üst meclisinden hızla geçmesi için yolu açan bir anlaşmayı oybirliğiyle onayladı.
Yasa tasarısının yürürlüğe girebilmesi için Trump tarafından imzalanması gerekiyor.
Trump, sosyal medyada yaptığı bir paylaşımda, “Senato’nun, Temsilciler Meclisi’nin tasarısını ne zaman kabul edeceği umurumda değil, ister bu gece olsun, ister yakın gelecekte başka bir zaman, sadece Cumhuriyetçilerin elde ettiğimiz tüm zaferlerden gözlerini ayırmalarını istemiyorum,” dedi.
Adalet Bakanlığı’nın belgelerin ne kadarını kamuoyuna açıklayacağı henüz belli değil. Fakat salı günü Kongre’de yapılan oylama, Trump üzerinde siyasi baskı yaratan ve Epstein ile olan bağlantıları hakkında yeni sorular ortaya atan uzun süredir devam eden skandal için bir dönüm noktası oldu.
Trump ve üst düzey Cumhuriyetçi Kongre üyeleri, aylardır Epstein dosyaları hakkında oylama yapılmasını önlemek için çalışıyor ve Demokratları, başkanla finansçıyı ilişkilendirmek için siyasi oyunlar oynamakla suçluyorlardı.
Fakat başkan, pazar günü geç saatlerde sosyal medyada, Temsilciler Meclisi Cumhuriyetçilerinin dosyaları yayınlamak için oy kullanması gerektiğini, “çünkü saklayacak hiçbir şeyimiz yok ve artık ilerleme zamanı” diye yazarak “U dönüşü” yaptı.
Bu değişiklik, Epstein’i soruşturan bir kongre komitesinin, hapiste ölen finansçının belgelerinden daha önce görülmemiş 20.000’den fazla e-postayı yayınlamasından birkaç gün sonra gerçekleşti.
Bu e-postalar arasında, Epstein’in Trump’ı “havlamayan köpek” olarak nitelendirdiği ve daha sonra seks ticareti mağduru olduğu tespit edilen bir kadınla “evimde saatler geçirdiğini” söylediği 2011 tarihli bir e-posta da bulunuyordu.
Başkan pazartesi günü, yasa tasarısı masasına ulaşırsa onu imzalayacağını belirtti ama Temsilciler Meclisi’ndeki oylamadan saatler önce, bir muhabirin Epstein dosyalarıyla ilgili sorusuna öfkelendi.
Trump, “Jeffrey Epstein ile hiçbir ilgim yok. Onu yıllar önce kulübümden attım çünkü onun hasta bir sapık olduğunu düşünüyordum,” iddiasında bulundu.
Başkan, Ağustos 2019’da hapishane hücresinde asılı bulunan ve reşit olmayanların seks kaçakçılığı suçlamasıyla federal mahkemede yargılanmayı bekleyen Epstein ile bir zamanlar arkadaş olduğunu kabul ediyor fakat iki adamın yirmi yıldan fazla bir süre önce aralarının bozulduğunu da söylüyor ve Epstein’in suçlarına karıştığını şiddetle reddediyor.
Trump’ın Epstein ile ilgili hükümet dosyalarını yayınlamaya isteksizliği, destekçileri arasında keskin bölünmelere yol açtı ve başkan ile Georgia’nın Kongre üyesi Marjorie Taylor Greene arasında dramatik bir ayrılığa neden oldu.
Greene, Epstein dosyaları hakkında oylama yapılması için harekete geçen sıradan Cumhuriyetçi milletvekillerinden biriydi. Salı günü erken saatlerde gazetecilere verdiği demeçte, belgelerle ilgili tartışmanın “MAGA’yı parçaladığını” söyledi ve Adalet Bakanlığı’nın nihayetinde hüküm giymiş seks suçlusuyla ilgili belgeleri yayınlayıp yayınlamayacağını sorguladı.
Greene, “Bugün, Epstein dosyalarının yayınlanması için Temsilciler Meclisi’nde muhtemelen oybirliği ile bir oylama göreceksiniz. Ancak asıl mücadele, gerçek mücadele, bundan sonra başlayacak. Asıl sınav şu olacak: Adalet Bakanlığı dosyaları yayınlayacak mı? Yoksa soruşturmalarla meşgul olmaya devam edecek mi?” diye sordu.
Temsilciler Meclisi’ndeki oylamanın ardından, Senato’nun en üst düzey Demokrat üyesi Chuck Schumer, Temsilciler Meclisi’nden belgeleri alır almaz tasarıyı kabul etmek için milletvekillerinden “oybirliği” istedi.
Hiçbir milletvekili itiraz etmediği için, yasanın salı gecesi üst meclisten resmi olarak geçmesi bekleniyordu. Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson da dahil olmak üzere bazı Cumhuriyetçi milletvekilleri, hangi bilgilerin açıklanabileceğini sınırlamak için yasanın Senato’da revize edilmesi gerektiğini daha önce önermişlerdi.
Fakat Senato Cumhuriyetçi çoğunluk lideri John Thune, Kongre’de gazetecilere yaptığı açıklamada bu fikre soğuk duş etkisi yaratan bir açıklama yaptı: “Bir yasa tasarısı Temsilciler Meclisi’nde 427’ye 1 oyla kabul edildiğinde ve başkan onu yasalaştıracağını söylediğinde, burada bir değişiklik sürecine ihtiyaç duyulacağını veya istek olacağını sanmıyorum.”
Adalet Bakanlığı’nın bu materyali ne kadar sürede açıklayacağı veya yönetimin belirli belgeleri saklayıp saklamayacağı belli değil. Yasa tasarısı, bakanlığın aktif federal soruşturmaları tehlikeye atabilecek veya ulusal güvenlik endişeleri yaratabilecek dosyaları saklamasına izin veriyor.
Amerika
Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.
Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.
Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.
Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.
Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.
Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.
Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.
Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.
Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.
Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.
Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.
Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.
Amerika
“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.
ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.
Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.
Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.
The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.
Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.
Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:
“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”
Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.
Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”
Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.
Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.
Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.
İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.
Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.
Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.
Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.
Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.
Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.
Amerika
ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.
Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.
“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.
Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.
Bessent şöyle konuştu:
“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. Ama peşinize düşeceğiz.”
ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı
ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.
Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.
ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.
Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.
İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.
Avrupa5 gün önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Avrupa4 gün önceKoçbaşı olarak AfD
Görüş2 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Dünya Basını2 hafta önce“Yapay zeka devasa bir aldatmaca”
Avrupa5 gün önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Asya2 hafta önceHindistan’ın 2047 gelişmiş ekonomi hedefi zora girdi
Asya2 hafta önceABD’nin baskısıyla karşı karşıya kalan Japonya Merkez Bankası kritik bir karar aşamasında
Asya3 gün önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek











