Bizi Takip Edin

Amerika

ABD, Meksika içinde askeri operasyon yapmak istiyor

Yayınlanma

ABD, Meksikaya, askeri güçlerinin ülke içindeki fentanil laboratuvarlarını ortadan kaldırmak için ortak operasyonlar yürütmesine izin vermesi için baskılarını yoğunlaştırıyor.

New York Times’a göre bu baskı, Donald Trump’ın Meksika hükümetine, fentanil üreten ve bunu ABD’ye kaçak olarak sokan uyuşturucu kartelleriyle mücadelede Amerikan ordusuna daha büyük bir rol verilmesi için baskı yapmasıyla birlikte geldi.

Yetkililer, bu önerinin ilk olarak geçen yılın başında gündeme getirildiğini, fakat daha sonra büyük ölçüde rafa kaldırıldığını söyledi. 

Ne var ki birçok yetkiliye göre bu talep, ABD güçlerinin 3 Ocak’ta Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’yu kaçırmasının ardından yeniden gündeme geldi ve Beyaz Saray da dahil olmak üzere hükümetin en üst düzey yetkilileri de bu sürece dahil oldu.

NYT’ye konuşan kaynaklara göre, ABD yetkilileri, özel harekat birlikleri veya CIA ajanları gibi Amerikan güçlerinin, fentanil laboratuvarları olduğu şüphelenilen yerlere yapılan baskınlarda Meksikalı askerlere eşlik etmesini istiyor.

Bu tür ortak operasyonlar, ABD’nin Meksika’daki rolünün önemli ölçüde genişlemesine yol açacak ve Meksika hükümeti şimdiye kadar buna şiddetle karşı çıktı.

Meksika lideri Claudia Sheinbaum, iki ülkenin kartellerle mücadele etmek için birlikte çalışacağını, fakat hükümetinin ABD’nin sınır ötesine Amerikan askerleri gönderme önerisini reddettiğini defalarca söylemiştir.

Trump’ın muhtemel tehdit listesi

Pazartesi sabahı Trump ile telefonda görüştükten kısa bir süre sonra düzenlediği basın toplantısında şunları söyledi:

“Trump genel olarak ABD güçlerinin katılımında ısrarcı. Biz her zaman bunun gerekli olmadığını söylüyoruz. Trump anlayışlıydı, dinledi, fikrini söyledi ve birlikte çalışmaya devam etme konusunda anlaştık.”

Beyaz Saray yorum yapmaktan kaçındı fakat geçen hafta Trump Fox News’e, uyuşturucu kartellerine karşı koymak için Meksika’da daha fazla şey yapılması gerektiğini söyledi.

Başkan, “Su yoluyla gelen uyuşturucuların yüzde 97’sini ortadan kaldırdık ve şimdi kartellere karşı karada da harekete geçeceğiz,” dedi ve özellikle Meksika’dakileri kastetti.

Konuya yakın bir kaynağa göre, Meksikalı yetkililer bu ay ortak operasyonlar yerine, bilgi paylaşımının artırılması ve ABD’nin komuta merkezlerinde daha büyük bir rol oynaması gibi karşı öneriler sundu.

Amerikalı yetkililere göre, ABD’li danışmanlar halihazırda Meksika askeri komuta merkezlerinde bulunuyor ve Meksika güçlerinin uyuşturucu ile mücadele operasyonlarına yardımcı olmak için istihbarat paylaşıyor.

Bazı Amerikan yetkililer, ABD ordusu veya CIA’in şüpheli uyuşturucu laboratuvarlarına drone saldırıları düzenlemesini istiyorlar, bu da Meksika’nın egemenliğini ihlal ederek hükümeti önemli ölçüde zayıflatır.

Öte yandan ABD’li yetkililer, fentanil laboratuvarlarının bulunması ve imha edilmesinin oldukça zor olduğunu ve Washington’un bu uyuşturucunun üretildiği yerleri tespit etmek için hâlâ araçlar geliştirdiğini belirtiyor.

Mevcut ve eski yetkililere göre, bu laboratuvarlar, insansız hava araçlarıyla tespit edilebilen metamfetamin laboratuvarlarına göre daha az kimyasal iz bırakıyor ve genellikle kentsel alanlarda, bir aile mutfağında bulunan basit araçlarla üretiliyor.

Metamfetamin ve kokain laboratuvarları ise çok daha geniş alanlara ihtiyaç duyduğu için tespit edilmesi daha kolay.

Biden yönetimi altında, CIA, fentanil laboratuvarlarının olası yerlerini belirlemek için Meksika üzerinde gizli drone uçuşları gerçekleştirmeye başlamıştı. Bu operasyon, Trump’ın göreve gelmesinden bu yana genişledi.

Operasyon hakkında bilgi sahibi bir Amerikan yetkiliye göre, drone’lar hem laboratuvarları bulmak hem de öncü kimyasalların Meksika limanlarına ulaştığını ve ardından varış noktalarına taşındığını izlemek için kullanılıyor.

Bu istihbarat şu anda Meksika askeri birimlerine aktarılıyor ve bu birimlerin çoğu Amerikan Özel Harekat Kuvvetleri tarafından eğitildi. Meksika askerleri daha sonra laboratuvarları ortadan kaldırmak için baskınlar planlıyor ve gerçekleştiriyor.

Washington’un yeni önerisine göre, Amerikan kuvvetleri, Meksika kuvvetlerinin öncülüğünde yapılan baskınlara katılacak, görevi komuta edecek ve önemli kararları verecek. Amerikan kuvvetleri, ön saflardaki Meksika birliklerine istihbarat ve danışmanlık sağlayarak destek verecek.

Meksika için yapılan planlamalarla ilgili olarak, Savunma Bakanlığı yaptığı açıklamada, “her zaman ve her yerde başkomutanın emirlerini yerine getirmeye hazır olduğunu” belirtti.

Bu ay Venezuela’da düzenlenen baskının başarısı, Trump yönetimini cesaretlendirmiş görünüyor.

Bu operasyondan kısa bir süre sonra Trump, Küba’da rejim değişikliğinin sıradaki hedef olduğunu söyledi ve Washington’un Grönland’ı kontrol altına alması yönündeki taleplerini yeniden gündeme getirdi.

Washington, ABD’ye kaçak olarak sokulan uyuşturucuların ana kaynağı olarak Maduro ve Venezuela’ya odaklanmış olsa da, Güney Amerika ülkesi aslında bu yasadışı ticarette küçük bir rol oynuyor. ABD’ye kaçak olarak sokulan uyuşturucuların çoğu, Meksika ile paylaşılan 2.000 millik (3200 km) sınırdan geliyor.

Fentanil, ABD’deki aşırı doz ölümlerinin büyük bir kısmından da sorumlu ve açık ara en tehlikeli sokak uyuşturucusu.

Geçen yıl Beyaz Saray, fentanili “kitle imha silahı” olarak ve birkaç Meksika kartelini yabancı terörist örgüt olarak tanımladı.

Trump yönetimi, geçen yıl iktidara geldikten kısa bir süre sonra Meksika’ya ABD güçlerinin girmesini talep etmeye başladı, fakat Meksikalı yetkililer bu önerileri sürekli olarak reddetti ve Washington’dan egemenliklerine saygı gösterilmesini talep etti.

Amerika

Çin’e 300 milyon dolarlık Nvidia çipi kaçırmakla suçlanan iş insanı gözaltında

Yayınlanma

ABD’de federal savcılar, Çin’e 300 milyon dolar değerinde yapay zeka çipi içeren sunucu kaçırmakla suçlanan Amerikalı iş insanı Greg Louie’yi gözaltına aldı. Şüphelinin 2023 ve 2024 yıllarında gerekli hükümet lisansını almadan Malezya ile Singapur üzerinden transit sevkiyat yaptığı belirtiliyor.

ABD’de federal savcılar, California’da yaşayan iş insanı Greg Louie’yi Nvidia üretimi yapay zeka çiplerini barındıran 300 milyon dolarlık sunucuları Çin’e yasa dışı yollarla ihraç etmek suçlamasıyla gözaltına aldı.

Bloomberg’ün haberine göre, Earthmade Computer Inc. adlı özel şirketin sahibi olan Louie, iş yerine geldiği sırada yakalandı.

Amerikalı iş insanına İhracat Kontrolü Reform Yasası’nı ihlal etmek amacıyla komplo kurmak, kaçakçılık ve kara para aklamak amacıyla komplo kurmak suçlamaları yöneltildi.

Soruşturma dosyasında, Louie’nin 2023 ile 2024 yılları arasında kimliği henüz tespit edilemeyen kişilerle ortak hareket ederek ileri teknoloji Nvidia çipleriyle donatılmış sunucuları Çinli müşterilere sevk ettiği kaydedildi.

Söz konusu sevkiyatların gerçekleşmesi için ABD hükümetinden özel lisans alınması şartı aranıyordu, ancak şüphelinin resmi makamlara herhangi bir lisans başvurusu yapmadığı tespit edildi.

Donanımların Malezya ve Singapur üzerinden transit geçirildiği, bu ülkelerden de yasa dışı biçimde yeniden ihraç edilerek Çin’e ulaştırıldığı belirlendi.

Washington yönetimi son yıllarda Pekin’in gelişmiş yapay zeka donanımlarına erişimini engellemeye çalışırken, Çin kendi üretim kapasitesini artırma ve yaptırımları aşacak alternatif güzergahlar bulma arayışını sürdürüyor.

ABD hükümeti, 2022 yılında Nvidia ürünlerinin Çin ve Rusya’ya ihracatına lisans zorunluluğu getirmişti. Kısıtlamalar, özellikle yapay zeka operasyonlarında kullanılan A100 ve H100 serisi grafik işlem birimlerini (GPU) hedef alıyor.

Öte yandan Washington yönetimi ocak ayında Nvidia’ya, H200 dahil güçlü yapay zeka çiplerini Çin’e satabilmesi için izin verdi. Şirketin bu satışları gerçekleştirebilmesi için elinde yeterli miktarda ürün tedariki sağladığını belgelemesi gerekiyor.

The Information gazetesi daha önce Pekin yönetiminin, ByteDance ve Alibaba gibi ülkenin önde gelen teknoloji devlerinin belirli Nvidia GPU’larını satın almasına onay vermeyi değerlendirdiğini yazmıştı.

Eylül ayı başında The New York Times gazetesi de ABD’nin yaptırım listesinde yer alan Çin merkezli teknoloji şirketi Inspur’un kısıtlamalara rağmen Nvidia çipleri dahil ileri Amerikan teknolojilerini sattığını öne sürdü.

Gazetenin haberinde, söz konusu ağda Inspur’un ABD’deki iştiraki Aivres şirketinin kilit rol üstlendiği kaydedildi.

Okumaya Devam Et

Amerika

Mahkemeden 110 milyar dolarlık Paramount ve Warner Bros. birleşmesine onay

Yayınlanma

ABD federal mahkemesi, Paramount’un Warner Bros.’u 110 milyar dolara devralmasına yönelik uzlaşmayı onaylayarak birleşmenin önünü açtı. Şirket, varılan mutabakat uyarınca beş yıl boyunca yılda en az 30 film vizyona sokacak ve yerli yapımlara yıllık 300 milyon dolar ek yatırım yapacak.

ABD’de federal mahkeme, medya şirketi Paramount’un Warner Bros. Discovery’yi 110 milyar dolara devralmasına onay verdi.

ABD Bölge Yargıcı Araceli Martinez-Olguin, tarihin en büyük medya birleşmelerinden birini engellemek amacıyla Kaliforniya öncülüğündeki 12 eyaletin açtığı davada tarafların 21 Eylül’de vardığı uzlaşmayı onayladı.

Eyaletler, birleşmenin sinema ve televizyon alanında nihai tüketiciler için fiyatları artırabilecek bir tekel yaratacağını savunuyordu.

Yargıç Martinez-Olguin ise uzlaşmayı “makul, fiili ve hukuki bir çözüm” olarak nitelendirdi.

Onaylanan uzlaşma şartlarına göre şirket, beş yıl boyunca ABD sinemalarında her yıl en az 30 film vizyona sokmak ve ülke içindeki yapımlara yılda 300 milyon dolar ek kaynak aktarmak zorunda kalacak.

Şartların yerine getirilmemesi durumunda Paramount, Miramax film stüdyosunu satma yaptırımıyla karşılaşabilecek.

Anlaşma ayrıca kablolu yayın müzakerelerinin iki şirketin kanalları için ayrı ayrı yürütülmesini ve Paramount bünyesindeki CBS News ile Warner Bros.’a ait CNN’i denetleyecek bağımsız bir gazeteciler kurulu oluşturulmasını zorunlu kılıyor.

Kaliforniya Adalet Bakanlığı temsilcisi, varılan uzlaşmanın rekabet konusundaki endişeleri giderdiğini, tüketici tercihlerini güvenceye aldığını ve Kaliforniyalı çalışanların geleceğini gözettiğini açıkladı.

Şirketler ayrıca Amerika Yazarlar Birliği (WGA) ile yürütülen antitröst davasında da anlaşmaya vardı.

Bu kapsamda sendikanın sağlık fonuna 17,5 milyon dolar ödenecek ve CBS News bünyesindeki WGA istihdam seviyesi beş yıl boyunca korunacak.

Paramount, birleşmenin tamamlanmasıyla birlikte oyuncak üreticisi Mattel’in CEO’su Ynon Kreiz’in şirkette Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO David Ellison ile ortak CEO görevini üstleneceğini duyurdu. Satın alma sürecinin 6 Ekim Salı günü tamamlanması bekleniyor.

Yaklaşık 110 milyar dolarlık devralma işlemi, Paramount Pictures, CBS, Paramount+, HBO ve CNN gibi dev medya varlıklarını tek çatı altında toplayacak.

Süreç, Paramount’un Netflix ile girdiği rekabeti kazanmasının ardından şekillendi.

Warner Bros. daha önce stüdyo operasyonları, HBO ve HBO Max yayın platformu için Netflix ile 82,7 milyar dolarlık satış üzerinde anlaşmış, ancak Netflix’in teklif artırmaması üzerine Warner Bros. Discovery şubat ayında Paramount’un teklifini kabul etmişti.

Paramount ise süreçte rakibi Netflix’i “yakıp yıkma taktiği” izlemekle suçlamıştı.

Mahkemece onaylanan uzlaşmaya bazı eyalet başsavcıları tepki gösterdi. Süreçte özellikle Massachusetts, New York, Connecticut ve Minnesota eyaletlerinin savcıları uzlaşma şartlarına itiraz etti.

Connecticut Başsavcısı William Tong, ofisinin CNN ile CBS News birimlerinin tamamen elden çıkarılarak yapıdan ayrılmasını talep ettiğini, bağımsız bir denetim kurulu kurulmasının önemine rağmen tam ayrışmayı sağlayamadıklarını belirtti.

Söz konusu birleşme temmuz ayından bu yana federal mahkeme kararıyla askıya alınmış durumdaydı.

Paramount daha sonra yasal süreç tamamlanana veya birleşme anlaşmasının vadesi olan Haziran 2027’ye kadar devralmayı tamamlamamayı taahhüt etmişti.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD’den gizlenen nükleer testleri yakalamak için yer altında deney

Yayınlanma

ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi, yer altında gizlenen düşük kapasiteli nükleer patlamaları tespit etmek amacıyla Nevada sahasında kimyasal patlayıcılarla deney gerçekleştirdi. Ölçümlerde sismometreler, sesötesi sensörler ve radyoaktif izleyiciler kullanılırken kurum yönetimi nükleer tespit kapasitesinde geride kalmayacaklarını açıkladı.

ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi (NNSA), düşük kapasiteli nükleer patlamaların tespit edilmesine yönelik bir deneme gerçekleştirdiğini duyurdu.

Kurumun basın servisinden yapılan açıklamaya göre çalışma, Nevada Ulusal Güvenlik Sahası’ndaki P Tüneli’nde kimyasal patlayıcılar ve radyoaktif izleyiciler kullanılarak yapıldı.

Denemeden elde edilen verilerin, ABD’nin nükleer patlamaları tespit etme kapasitesini güçlendirme çalışmaları kapsamında bilimsel modellerin sınanması ve algoritmaların hassaslaştırılması amacıyla kullanılacağı kaydedildi.

NNSA, deneyin özellikle sismik etkisi zayıflatılmış patlamaların tespit edilmesine odaklandığını bildirdi.

Klasik yer altı nükleer denemelerinde patlayıcı düzenek kayayla doğrudan temas edecek biçimde derin kuyulara yerleştiriliyor ve patlama dalgası çevreye tam olarak ulaşıyor.

Öte yandan sismik etkisi azaltılmış yöntemde düzenek geniş bir yer altı odasında patlatılıyor; bu uygulama patlamanın yarattığı sismik izi önemli ölçüde düşürüyor.

Deney sırasındaki ölçümler ivmeölçerler, sismometreler, elektromanyetik ve sesötesi sensörler, radyoaktif izleyici örnekleyicileri ile meteoroloji aygıtlarını kapsayan gelişmiş algılayıcı sistemleriyle yürütüldü.

NNSA Başkanı Brandon Williams, nükleer faaliyetlerin saptanmasının nükleer uzmanlık gerektirdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bu tür deneyler Amerika’nın tespit kabiliyetinde rakipsiz kalmasını sağlıyor. Başkan Donald Trump yönetimi, Birleşik Devletler’in güç konumundan hareket edeceğini açıkça ortaya koydu. Amerikan inovasyonundan kaçış yok. Bu deneyle net bir mesaj veriyoruz: Bu yönetim döneminde Amerika’nın geride kalmasına asla izin verilmeyecektir.”

Nevada’daki deneme planını mayıs ayı ortasında duyuran Williams, yabancı ülkelerdeki nükleer testleri tespit edecek sensörlerin bu sonbaharda test edileceğini belirtmişti.

Williams o dönemde, hasım ülkelerin Kapsamlı Nükleer Testlerin Yasaklanması Antlaşması’nı (CTBT) arkadan dolanarak yürüttüğü nükleer denemeleri saptamak ve sismik sensörlerin verimini artırmak amacıyla merkezi olmayan testler uyguladıklarını dile getirmişti.

ABD’de nükleer test tartışması, Donald Trump’ın geçen yıl nükleer silah denemelerine “eşit şartlarda” yeniden başlayacaklarını açıklamasının ardından hareketlendi.

ABD’nin deneme yapmayan tek ülke olarak kalmasını istemediğini savunan Trump, Rusya, Çin, Kuzey Kore ve Pakistan’ın nükleer testler gerçekleştirdiğini öne sürdü.

Washington yönetimi şubat ayında da Rusya ve Çin ile eşit şartlar temelinde nükleer denemelere dönmeye hazır olduğunu bildirdi.

Birleşmiş Milletler ise mayıs ayı başında yaptığı değerlendirmede, Rusya ve ABD’nin nükleer testlere yeniden başlamasının dünya genelindeki diğer ülkeleri de aynı yönde adım atmaya sevk edeceği uyarısında bulundu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English