Bizi Takip Edin

Amerika

ABD nükleer güvenlikte 50 yıllık ilkeyi değiştiriyor

Yayınlanma

ABD Nükleer Düzenleme Komisyonu (NRC), yaklaşık 50 yıldır uygulanan ve radyasyona maruz kalmayı en düşük seviyede tutmayı hedefleyen ALARA ilkesini kaldırmayı önerdi. Yeni düzenleme kapsamında işletmeler için radyasyon dozuna bağlı kademeli bir güvenlik yaklaşımı getirilmesi planlanıyor. Karar, veri merkezleri ile yapay zekanın artan enerji talebi doğrultusunda nükleer kapasitenin genişletilmesi hedeflendiği bir dönemde gündeme geldi.

ABD Nükleer Düzenleme Komisyonu (NRC), 50 yıldır ülkede radyasyonun etkilerini en aza indiren ve dünya genelinde kabul gören temel güvenlik ilkesini uygulamadan kaldırmayı teklif etti.

Associated Press (AP) ajansının haberine göre kurum, mevcut güvenlik mevzuatında değişikliğe gitmeyi hedefliyor.

Halen yürürlükte olan düzenlemeler uyarınca nükleer santraller, akademiler ve radyoaktif materyal kullanan diğer kurumlar, ALARA (As Low As Reasonably Achievable – Makul Olan En Düşük Seviye) ilkesi gereğince radyasyona maruz kalma düzeyini mümkün olan en alt seviyede tutmakla yükümlü bulunuyor.

NRC tarafından sunulan teklif ALARA ilkesinin kaldırılmasını öngörürken, maksimum radyasyon maruziyetine ilişkin üst sınır standartlarını koruyor.

Söz konusu sınır dozlar, halkın ve çalışanların maruz kalabileceği azami radyasyon miktarını belirliyor.

Mevcut ALARA ilkesi ise radyasyon seviyesini bu yasal sınırların da altında ve olabilecek en düşük düzeyde tutmayı zorunlu kılıyordu.

Komisyon, ALARA ilkesinin yerine “kademeli yaklaşım” olarak adlandırılan yeni bir model getirmeyi amaçlıyor. Bu sistem, tesislerin çalışanlarına yönelik potansiyel radyasyon dozuna bağlı olarak alması gereken bir dizi tedbiri içeriyor.

Önerilen model, izin verilen üst sınır dozlarına yaklaşıldıkça daha sıkı radyasyon koruma önlemlerinin uygulanmasını şart koşuyor.

AP, bu mevzuat değişikliğinin, ABD Başkanı Donald Trump’ın veri merkezleri ile yapay zeka teknolojilerinin gelişimi nedeniyle fırlayan elektrik talebini karşılamak amacıyla yerli nükleer enerji üretimini artırma girişimleri esnasında gerçekleştiğine dikkat çekiyor.

Enerji Bakanlığının ALARA ilkesini uygulamayı halihazırda durdurduğu aktarılırken, Nükleer Düzenleme Komisyonunun radyasyondan korunma kurallarına ilişkin yeni düzenlemeyi önümüzdeki aylarda tamamlamayı planladığı kaydedildi.

Komisyon Başkanı Ho Nie, kurumun güvenlik standartlarını düşürmediğini açıkladı.

Nie konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Güvenlik çıtasını aşağı çekmiyoruz. Sadece belirsizlikleri ortadan kaldırıyoruz. Çalışanlar ve halk için maruz kalma standartları değişmiyor, yalnızca daha fazla açıklık getiriyoruz” dedi.

Öte yandan ABD Enerji Bakanlığı Basın Servisi, daha önce ABD ile Suudi Arabistan arasında sivil nükleer enerji alanında bir işbirliği anlaşması imzalandığını duyurmuştu.

Trump, geçtiğimiz yılın mayıs ayında Enerji Bakanlığına ABD’de 10 yeni nükleer reaktörün inşasına başlanması talimatını vermişti.

Bakanlığa ayrıca, mevcut nükleer reaktörlerin kapasitesini 5 GW artırmak amacıyla nükleer enerji sektörüyle ortak çalışmalar yürütme görevi tevdi edilmişti.

Amerika

ABD’de elektrik ve benzin fiyatları Trump’ın vaatlerini boşa çıkardı

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump’ın enerji maliyetlerini düşürme vaatleriyle göreve gelmesine karşın ikinci başkanlık döneminin birinci yılı dolarken elektrik ve benzin fiyatları yükselişini sürdürüyor. Ortadoğu’daki askeri çatışmalar ve şebeke yenileme maliyetleri benzin galon fiyatını 4,11 dolara çıkarırken hanehalkı elektrik tarifelerini de enflasyonun üzerine taşıdı.

ABD Başkanı Donald Trump, seçim kampanyası boyunca enerji maliyetlerini düşürme sözü vermişti. Buna karşın ikinci başkanlık döneminin bir buçuk yılı geride kalırken hem benzin hem de elektrik fiyatları artış eğilimini sürdürüyor.

Trump, seçim çalışmaları sırasında elektrik fiyatlarını yüzde 50 oranında azaltma taahhüdünde bulunmuştu. Bir mitingde konuşan Trump, “Benim liderliğim altında Birleşik Devletler, enerji ve elektrik fiyatlarını en az yarı yarıya indirme yönündeki iddialı hedefe bağlı kalacaktır” ifadelerini kullanmıştı.

Trump açıklamasının devamında, “Fiyatları en fazla 12 ay, maksimum 18 ay içinde yarı yarıya indirmeyi hedefliyoruz” şeklinde konuşmuştu.

Ancak veriler farklı bir tablo ortaya koyuyor. 2026 yılının ilk beş ayındaki ortalama hanehalkı elektrik fiyatları, 2024 yılının aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 12 oranında daha yüksek seyretti ve enflasyon artış hızını belirgin biçimde geride bıraktı.

Benzin fiyatları Biden yönetimi döneminde dalgalı bir seyir izlemişti.

Amerikan Otomobil Birlikleri (AAA) verilerine göre benzin fiyatları, 2024 yılının bu dönemine kıyasla yaklaşık 60 sent daha yüksek seviyede bulunuyor ve cuma günü itibarıyla galon başına ortalama 4,11 dolardan satılıyor.

Ulusal Enerji Yardımı Yöneticileri Derneği Yöneticisi Mark Wolfe, yüksek enerji fiyatlarının sıradan Amerikalıların yaşam maliyetini yukarı çektiğini belirtti.

Wolfe, “Aracını çalıştırmak isteyenlerin benzin maliyetleri arttı. Kamyonların gıda maddelerini teslim etmesi gerektiği için gıda fiyatları marjinal düzeyde yükselecektir. Evinizi ısıtmak için kalorifer yakıtı kullanıyorsanız, bunun da maliyeti daha yüksek olacaktır” dedi.

Wolfe, petrolün varil fiyatının bir yıl boyunca 100 dolar seviyesinde kalması halinde, bu durumun ailelere yalnızca benzin harcamalarında yıllık yaklaşık 800 dolar ek maliyet getirebileceğini hesapladı.

Yüksek benzin fiyatları, ABD ile İran arasında Ortadoğu’da süren savaşın bir sonucu olarak görülüyor. Başlıca petrol sevkiyat güzergahı olan Hürmüz Boğazı’nda ve son dönemde Babülmendep Boğazı’nda yaşanan karışıklıklar fiyatların tırmanmasına yol açtı.

Wolfe, “Kalorifer yakıtı ve benzin tarafında yaşanan durum, doğrudan savaşın bir sonucudur. Fiyatları yukarı çekiyor ve piyasada bu belirsizliği yaratıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Fiyat artışları hakkında görüşü sorulan Beyaz Saray Sözcüsü Taylor Rogers, İran’ı ABD ile yapılan ateşkesi ihlal etmekle suçladı.

Rogers, ABD’nin İran’ın ticari gemilere saldırma ve Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan ticareti aksatma kabiliyetini ortadan kaldırmasıyla birlikte “petrol ve gaz fiyatlarının hızla çatışma öncesi seviyelere gerileyeceğini” kaydetti.

Rogers, “Başkan Trump, Amerikan enerji hakimiyetini serbest bırakma, maliyetleri düşürme ve çalışkan Amerikan ailelerinin cebine daha fazla para koyma taahhüdüne bağlı kalmaya devam ediyor” dedi.

Öte yandan elektrik fiyatlarındaki tablo daha karmaşık bir nitelik taşıyor. BloombergNEF Küresel Elektrik Piyasaları Analiz Başkanı Thomas Rowlands-Rees, şebeke güncellemeleri için “faturanın ödenme aşamasına gelindiğini” ve fiyatların bu nedenle yükseldiğini belirterek, bu durumun mutlaka belirli bir yönetimin hatasından kaynaklanmadığını vurguladı.

Rowlands-Rees, “Hükümetin kamu hizmeti sektörüne uygulayabileceği çok fazla araç bulunmuyor, çünkü buradaki politika yetkisinin büyük bölümü eyalet düzeyindedir” dedi ve federal elektrik politikasının ancak yıllar ve on yıllar süren bir zaman diliminde etki gösterdiğini ekledi.

Rowlands-Rees, hiçbir yönetimin 18 ay içinde fiyatları yarı yarıya indirmeyi başaramayacağını düşündüğünü ifade etti.

Analist, “Hükümet doğru politika tercihlerini yapmış olsa bile bunu başarabileceğini sanmıyorum; çünkü bu politika tercihleri bu kadar kısa bir zaman diliminde etki göstermezdi” diye konuştu.

Rowlands-Rees, Trump yönetiminin sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ihracatını genişletme arzusu da dahil olmak üzere uyguladığı politikaların, yakıta olan talebi artırarak uzun vadede fiyatları yükseltebileceğini belirtti.

Rowlands-Rees, “Hükümet ABD’de enerji çıkarımının genişletilmesini teşvik etme konusunda çok olumlu bir tutum sergiledi, bu durum aşağı yönlü bir baskı oluşturabilir. Ancak diğer taraftan LNG ihracatı konusunda da oldukça istekli davrandılar. Mevcut analizimiz, ABD’nin ihracat kabiliyetinin arzı genişletme kabiliyetinden daha hızlı büyüyeceğini gösteriyor. Bu da önümüzdeki birkaç yıl içinde, yani belki bundan iki veya üç yıl sonra, doğalgaz fiyatları üzerinde potansiyel olarak yukarı yönlü bir baskı oluşacağı anlamına geliyor” açıklamasını yaptı.

Wolfe ise yönetimi yenilenebilir enerji önüne koyduğu engeller nedeniyle eleştirdi. Wolfe, “Elektrik fiyatlarının enflasyondan daha hızlı yükselmesi başkanın suçu değil. Fiyatlar zaten birkaç yıldır enflasyondan daha hızlı artıyordu” dedi ancak “temiz enerjinin istikrarlı fiyatlandırma sağladığını” sözlerine ekledi.

Yüksek enerji fiyatları, yaklaşan ara seçimlerde Cumhuriyetçiler açısından sorun oluşturabilir. Cumhuriyetçi Parti stratejisti Keith Naughton, “Bu durum görevdeki her siyasetçi için bir sorundur” değerlendirmesinde bulundu.

The Hill gazetesine görüş yazıları da yazan Naughton, “Fiyatları artıran her şey, makamda kim bulunursa bulunsun bir zorluk yaratacaktır” ifadelerini kullandı.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD Savaş Bakanlığı ile Kongre arasında yapay zeka veri merkezleri anlaşmazlığı

Yayınlanma

ABD Savaş Bakanlığının yapay zeka altyapısı için özel şirketlere askeri arazi kiralama adımı, Kongredeki Cumhuriyetçi ve Demokrat milletvekillerinin ortak tepkisini çekiyor. Temsilciler Meclisi ve Senato komisyonlarında sunulan yasa değişiklikleriyle, söz konusu tesislerin su ile enerji kaynakları üzerindeki yükünün ve askeri hazırlık durumuna etkilerinin denetlenmesi talep ediliyor. Savaş Bakanlığı yetkilileri ile bazı muhafazakar üyeler kısıtlamaların askeri inovasyonu yavaşlatacağını savunurken, milletvekilleri şeffaflık ve denetim ısrarını sürdürüyor.

ABD Savaş Bakanlığının yapay zeka sunucu çiftlikleri kurmaları için özel şirketlere askeri arazileri kiralaması, askeri tesisler ile çevre topluluklar üzerindeki etkilerden endişe duyan her iki partiden milletvekillerinin ortak denetim arayışına yol açıyor.

Savaş Bakanlığı, insansız hava aracı sürüleri ve yapay zekayla desteklenen diğer teknolojiler vasıtasıyla harp taktiklerini güçlendirmek amacıyla veri merkezleri inşa etmeyi hedefliyor.

Aralarında kıdemli bir Cumhuriyetçi bütçe tahsis komisyonu üyesinin de yer aldığı Kongre üyeleri, bu girişim daha da hızlanmadan önce süreci kontrol altına almaya çalışıyor.

Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komisyonu Hazırlık Alt Komisyonu Kıdemli Üyesi Demokrat Milletvekili John Garamendi, Temsilciler Meclisinin 2027 mali yılı Ulusal Savunma Yetki Yasası (NDAA) metnine kapsamlı bir değişiklik önergesi sunduktan sonra yaptığı açıklamada, yüksek miktarda enerji ve su tüketen ciddi veri tesisleri gerektiren yapay zeka dönemine girilirken bu yapıların askeri üslerde yer almasının gerekip gerekmediği sorusunun doğduğunu bildirdi.

Garamendi, bu sorunun yanıtının evet de hayır da olabileceğini kaydetti.

Savaş Bakanlığı yetkilileri ve Kongredeki bazı muhafazakarlar ise ordunun veri merkezlerinin etkilerini zaten hesaba kattığını belirterek düzenlemelere karşı çıkıyor.

Bu isimler, Savaş Bakanlığının yapay zeka silahlanma yarışında rekabetçi kalmaya çalıştığı bir dönemde getirilecek kısıtlamaların askeri inovasyon üzerinde engel oluşturacağı uyarısını yapıyor.

Hükümetin direncine rağmen bazı yasal teklifler ilerleme kaydediyor ve veri merkezi patlamasını düzenlemeye yönelik daha geniş kapsamlı yasal mücadelelerin parçası olarak yasalaşma ihtimali taşıyor.

Milletvekillerinin Savaş Bakanlığı veri merkezlerine yönelik tekliflerinin birçoğu inşa süreçlerini tamamen durdurmayı amaçlamıyor.

Önergelerin büyük kısmı, Savaş Bakanlığını planlanan veri merkezlerinin enerji ve su tüketimini, yerel topluluklar ile çevre üzerindeki olası etkilerini hesaba katmaya ve bu konuda şeffaf olmaya zorlayacak inceleme, değerlendirme veya ek planlama şartları getirmeyi hedefliyor.

Temsilciler Meclisi Savaş Savunma Tahsisatları Alt Komisyonu Başkanı Cumhuriyetçi Milletvekili Ken Calvert, konuya dair yazılı açıklamasında, üyelerin elektrik şebekesi ile su kaynakları üzerindeki potansiyel yük hususunda yerel halka yönelik etkilerin dikkatle değerlendirildiğinden emin olmak istemelerinin anlaşılır bir durum olduğunu ifade etti.

Veri merkezleri borçluluğu gitgide artıyor

Sözleşmelerin ayrıntıları

Ordunun veri merkezi adımları, Başkan Donald Trump’ın geçen yıl yayımladığı ve Savaş Bakanlığını askeri tesislerde yapay zeka altyapısına uygun sahaları belirlemekle görevlendiren kararnamesiyle ivme kazandı.

Kararname, Çevre Koruma Ajansı (EPA) ile Beyaz Saray Çevre Kalitesi Konseyinin veri merkezi inşaatlarını destekleyecek adımlar atmasını zorunlu kıldı.

O tarihten bu yana Hava Kuvvetleri, beş askeri tesisteki kullanılmayan arazileri özel şirketlerin veri merkezi kurması için kullanıma sundu.

Kara Kuvvetleri tarafından yapılan basın açıklamasında ise tesislerinde “ticari hiper ölçekli veri merkezleri” inşa edilmesi amacıyla özel şirketlerle şimdiden iki koşullu anlaşma imzalandığı bildirildi.

Kara Kuvvetlerinin bilgi notuna göre, yatırım şirketi Carlyle Group, Texas’ın El Paso kentindeki Fort Bliss tesisinde yer alan 1,384 dönümlük alanda 2027 yılına kadar bir veri tesisi kuracak.

Veri merkezi geliştiricisi CyrusOne ise Utah’taki Dugway Proving Ground sahasında bulunan 1,201 dönümlük alanda 2029 yılına kadar benzer bir tesis inşa edecek.

Kara Kuvvetleri, projelerin vergi mükelleflerine hiçbir ön maliyet getirmeyeceğini ve tesislerin sayaç arkası kapsamlı güç ile su çözümlerini içereceğini açıkladı.

Aralarında ağırlıklı olarak Demokratların bulunduğu bazı milletvekilleri ise bu taahhütlerin yerine getirilebileceği konusunda şüphe taşıyor.

El Paso Matters tarafından yayımlanan bir haberde, sadece Fort Bliss’teki veri merkezinin dahi El Paso’daki 460 bin elektrik abonesinin toplamından daha fazla güce ihtiyaç duyabileceği aktarıldı.

Milletvekilleri, sözleşmelerin nasıl uygulanacağı ve Savaş Bakanlığının veri merkezlerinin askeri hazırlık durumuna, üs altyapısına ve yakındaki mahalle sakinlerine sorun çıkarmaması için hangi adımları attığı konusunda bilgilendirilmediklerini vurguluyor.

Bünyesinde büyük bir Deniz Piyadeleri üssü barındıran seçim bölgesini temsil eden Demokrat Milletvekili Mike Levin, diğer veri merkezlerinde olduğu gibi su ve elektrik tüketimi konusunda son derece bilinçli olunması gerektiğini belirtti.

Levin, esas büyük kaygının ise Savunma Bakanı Pete Hegseth veya Savaş Bakanlığından bu hususların hiçbirine dair gerekli bilgilendirmenin alınamamış olması olduğunu kaydetti.

Teksaslı siyasilerden yapay zeka ve veri merkezlerine denetim çağrısı

Kongrede yasal düzenleme hamleleri

Milletvekilleri veri merkezlerine yönelik yasal değişiklik hamlelerini ilkbaharda Temsilciler Meclisi Tahsisat Komisyonu’nun 2027 mali yılı Enerji ve Su Finansman Yasa Tasarısını ele aldığı sırada başlattı.

Sesli oylamayla kabul edilen partiler üstü bir değişiklik paketiyle Enerji Bakanlığına, veri merkezlerinin enerji ve su kullanımı, şebeke güvenilirliği ve fatura ödeyen tüketiciler üzerindeki etkilerini azaltma yönünde tavsiyede bulunan hükümler eklendi.

Temsilciler Meclisi Enerji ve Su Geliştirme Tahsisatları Alt Komisyonu Kıdemli Üyesi Demokrat Milletvekili Marcy Kaptur, artan veri merkezleri ile yükselen elektrik faturalarını değerlendirirken, Kongrenin halkı koruma yükümlülüğü bulunduğunu, kafalarını kuma gömemeyeceklerini ve 1946 yılındaymış gibi davranamayacaklarını söyledi.

Temsilciler Meclisi tahsisat komisyonu üyeleri, NDAA ile bağlantılı ancak ayrı bir metin olan Savaş Harcamaları Yasa Tasarısını ele alırken, Calvert tarafından sunulan Cumhuriyetçi değişiklik paketini kabul etti.

Bu paket, veri merkezlerinin enerji ve su kaynakları üzerinde önemli bir baskı oluşturduğunu ve toplumların bu tür projelere direnç gösterdiğini kabul eden bir madde içeriyor.

İlgili madde, Savaş Bakanlığının askeri veri merkezlerinin yakındaki topluluklar üzerindeki etkileri hakkında inşaat başlamadan önce Kongreye bilgi vermesini şart koşuyor.

Calvert, önerisinin komisyonun Savaş Bakanlığı programlarını denetleme yönündeki rutin çabalarının bir parçası olduğunu ifade etti mecliste.

Cumhuriyetçi bütçe üyeleri, Demokrat Milletvekili Rashida Tlaib’in askeri tesisler dahil federal arazilerde yapay zeka veri merkezlerinin inşasını yasaklamayı öngören maddesi de dahil olmak üzere çok sayıda Demokrat değişikliğini reddetti. Tlaib, söz konusu düzenlemeyi bağımsız bir yasa tasarısı olarak meclise sundu.

Demokrat Milletvekili Hillary Scholten’ın sunduğu bir diğer değişiklik teklifi ise su kullanımını en aza indirmek amacıyla Savaş Bakanlığı veri merkezleri için asgari verimlilik standartlarının güncellenmesini öngörüyordu.

Scholten da bu önergesini ayrı bir yasa tasarısı olarak sunmayı planlıyor. Scholten yazılı açıklamasında, federal hükümetin su ve enerji kaynaklarını korurken inovasyona da öncülük edebileceğini vurguladı.

Cumhuriyetçi Milletvekili Cory Mills, Temsilciler Meclisinden geçen NDAA metnine Savaş Bakanlığının ABD hasımları tarafından üretilmiş “önemli bileşenler” içeren veri merkezlerine arazi tahsis etmesini engelleyen bir hüküm ekletmeyi başardı.

Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komisyonu’ndaki Cumhuriyetçiler, Garamendi’nin önergesini reddetti. Bu önerge, Savaş Bakanlığının anlaşmalar nihai hale gelmeden önce veri merkezlerinin askeri üslere etkilerine dair bir dizi tespit yapmasını zorunlu kılıyordu.

Bakanlık ayrıca önerilen merkezlerin enerji ve su tüketimini, gürültü ile ışık kirliliğini, güvenlik ve tedarik zincirleri üzerindeki etkilerini değerlendirmekle yükümlü kılınıyordu.

Senato Silahlı Hizmetler Komisyonu’nda ise Cumhuriyetçiler, Savaş Bakanlığının temel metinde talep edilen veri merkezi stratejisini nihai hale getirene kadar arazi kiralamasını engellemeyi amaçlayan Demokrat önergesini oylamayla düşürdü.

Kongrenin her iki kanadı, muhtemelen kasım seçimlerinin ardından, yıl sonundan önce savunma yetki ve harcama tasarılarının metinlerini uzlaştırmak için çalışma yürütecek.

Temsilciler Meclisi Enerji ve Ticaret Komisyonu, genel olarak veri merkezlerine ilişkin olarak, altyapı gelişiminin elektrik fiyatlarını artırmasını önlemek amacıyla H.R. 9340 sayılı Tüketiciyi Koruma Yasasını öne çıkarıyor. Senatonun bu tasarıyı gündeme alıp almayacağı henüz belirsizliğini koruyor.

ABD nükleer güvenlikte 50 yıllık ilkeyi değiştiriyor

Savaş Bakanlığı ve bazı üyelerden gelen itirazlar

Savaş Bakanlığı ve bazı Cumhuriyetçiler, orduya odaklanan yasal düzenleme tekliflerini eleştirerek bunların Bakanlığın hedeflerini yavaşlatabileceğini ileri sürüyor.

Federal News Network’e konuşan ve adı açıklanmayan bir Kara Kuvvetleri yetkilisi, Mills’in getirdiği hükmün uygulanamaz bir standart yaratacağını savundu.

Yetkili, bu değişikliğin ticari ortakları ordunun arazilerinden uzaklaştırabileceğini ve ordunun gelişmiş yapay zeka kabiliyetleri yarışında hasımlarının gerisine düşmesine yol açabileceğini ifade etti.

Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komisyonu Üyesi Cumhuriyetçi Pat Harrigan, Garamendi’nin teklifi gibi adımların iyi niyetli olduğunu düşündüğünü ancak Çin gibi rakip ülkeler öne geçerken bu tür adımların Amerikan yapay zeka ilerlemesini engelleyebileceğini söyledi.

Harrigan, alternatif olarak Kongrenin Savaş Bakanlığından veri merkezi etkilerine ilişkin yıllık raporlar talep edebileceğini, ancak bazı Demokratların önerdiği türden bir ön onay mekanizmasının doğru olmadığını kaydetti. Harrigan, bu değişikliğin üsleri veya toplulukları korumayacağını, aksine bürokrasiye boğacağını dile getirdi.

Aynı komisyonda yer alan Wisconsinli Cumhuriyetçi Milletvekili Derrick Van Orden ise veri merkezlerinin tarım üretimi için kullanılabilecek işlenebilir araziler yerine askeri tesislerde kurulmasını desteklediğini belirtti.

Garamendi, komisyon görüşmeleri sırasında muhalif üyelere yanıt vererek teklifinin amacının yanlış anlaşıldığını söyledi. Garamendi, hedefin askeri veri merkezlerinin inşasını durdurmak değil, Savaş Bakanlığının olası etkileri hesaba katmasını sağlamak olduğunu vurguladı.

Veri merkezi önergelerini destekleyen Levin ise karşı tarafın kaynak tüketimine ilişkin gerçekliği kabul etmek istemediğini ve bu durumun her topluluk için uygun olmadığını kaydetti.

Trump yönetimi veri merkezleri için yeni elektrik taahhüdü açıkladı

Okumaya Devam Et

Amerika

Teksaslı siyasilerden yapay zeka ve veri merkezlerine denetim çağrısı

Yayınlanma

ABD’de Teksaslı siyasi adaylar ve eyalet yetkilileri, elektrik şebekesi üzerindeki baskı ve güvenlik kaygıları nedeniyle yapay zeka ve veri merkezlerine yönelik yeni yasal düzenlemeler getirilmesini talep ediyor. Teksas Kamu Hizmetleri Komisyonu vergi mükelleflerini korumak için Valilik makamına planlarını sunarken, eyalette tahmin piyasası uygulamaları ve okul finansman sistemine yönelik hukuki süreçler de gündeme geldi.

ABD Senatosundaki Teksas koltuklarından biri için yarışan adaylar, OpenAI şirketinin bir güvenlik değerlendirmesi esnasında kendi yapay zeka modellerinden birinin başka bir yapay zeka firmasının sistemlerine eriştiğini iddia etmesinin ardından, bu hafta yapay zekaya yönelik yasal sınırlamalar getirilmesi çağrısında bulundu.

Demokrat Parti ABD Senatörü adayı James Talarico, eyaletin yapay zeka alanındaki yeniliklere izin verirken sakinlerinin ihtiyaçlarını da dengelemesi gerektiğini söyledi.

Talarico, “Eyaletimizin her zaman olduğu gibi teknoloji ve inovasyonda lider olması ile çalışan insanları bu veri merkezlerinin zararlarından korumak arasında bir denge kurmamız gerektiğini düşünüyorum” dedi.

Talarico’nun rakibi Ken Paxton da yapay zeka konusunda yasal düzenlemeler görmek istediğini kaydetti. Paxton, Ryan Girdusky ile gerçekleştirilen It’s A Numbers Game adlı podcast yayınında şu ifadeleri kullandı:

“Teknolojik yenilik istiyorum. Şirketlerin başarılı olmasını istiyorum. Teksas’a gelmelerini, istihdam sağlamalarını ve tüm eyalet için refah fırsatları yaratmalarını istiyorum. Çin ile rekabet etmek zorundayız; yapay zeka ile ilerlemeliyiz ancak insanların olumsuz yönlerden elimizden gelen en iyi şekilde korunduğundan da emin olmamız gerekiyor.”

Veri merkezleri borçluluğu gitgide artıyor

Kamu hizmetleri komisyonu elektrik maliyetlerini düşürmek için harekete geçti

Teksas Kamu Hizmetleri Komisyonu (PUC), Teksaslıları veri merkezleri kaynaklı artan maliyetlerden koruma planlarını içeren bir bilgi notunu Teksas Valisi Greg Abbott’a sundu.

Komisyon, Valinin talebi doğrultusunda, devam eden projeleri ve 2027 yasama dönemindeki ihtiyaçları da ayrıntılarıyla aktardı.

Cumhuriyetçi Parti Lubbock Eyalet Senatörü Charles Perry, “Muhtemelen veri merkezleri için 181 en iyi uygulama yasa tasarısı sunacak 181 üye olacak. PUC’nin elinde 200’den fazla veri merkezi başvurusu var ve bunların çoğunluğu hiçbir zaman gün ışığı görmeyecek” değerlendirmesinde bulundu.

PUC Başkanı Thomas Gleeson mektubunda, eyaletin elektrik şebekesinin uygun fiyatlılığına ve güvenilirliğine öncelik vermesi gerektiği fikrine katıldığını belirtti. Komisyon, veri merkezleri gibi yeni yüksek yüklü müşterilerin kendi güçlerini sağlamalarını halihazırda şart koşuyor ve bunların şebeke bağlantı masraflarını peşin ödemelerine odaklanıyor.

Kurum ayrıca veri merkezlerini düzenleme yetkisi konusunda netlik talep etti ve yasama organının, Teksas altyapısını yabancı hasımlardan korumayı amaçlayan Lone Star Altyapı Koruma Yasası’na veri merkezlerini eklemesini istedi.

ABD Temsilciler Meclisi’nde teknoloji devlerinin enerji maliyetlerine karşı yasal adım

Hinojosa veri merkezlerinin durdurulmasını istedi

Teksas Valiliği için Demokrat Parti adayı olan Gina Hinojosa, Vali Greg Abbott’a çağrıda bulunarak, milletvekilleri eyalet genelinde düzenlemeler çıkarana kadar Teksas’taki yeni veri merkezi geliştirme faaliyetlerini derhal durdurmasını talep etti.

Hinojosa, “Greg Abbott’a acil durum yürütme emriyle yeni veri merkezleri üzerinde bir moratoryum ilan etmesi çağrısında bulunuyorum” dedi.

Eski milletvekili Hinojosa, Teksas sakinlerinin özellikle kırsal topluluklarda veri merkezlerinin hızlı büyümesinden endişe duyduğunu ifade etti.

Hinojosa, Yasama Organının daha fazla şeffaflık, yerel katılım, lisanslı iş gücü ile su ve elektrik kaynakları için koruma önlemleri gerektiren düzenlemeleri yürürlüğe koyana kadar durdurma kararının yürürlükte kalması gerektiğini savundu.

Bazı eyalet liderleri Teksas’ı yapay zeka yatırımları için bir merkez olarak aktif şekilde öne çıkarırken, bu durum bazı Cumhuriyetçiler ile Demokratların hızla büyüyen sektör üzerinde denetimin artırılmasını savunmasına yol açtı.

Vali Abbott geçmişte veri merkezi genişlemesini desteklerken son dönemde pozisyonunu değiştirdi. Geçen ay Abbott, daha sıkı düzenlemeler altında sektörün büyümesini başka yerlerde desteklemeye devam ederken, Teksas’ın kırsal mahallelerinde yeni yapay zeka veri merkezlerinin yasaklanması çağrısında bulundu.

Abbott ayrıca bazı vergi teşviklerinin kaldırılmasını ve veri merkezlerinin kendi altyapılarını finanse etmelerini, kendi güç üretimlerini sağlamalarını, suyu yeniden kullanmalarını ve Teksaslılar için elektrik maliyetlerini düşürmelerini teklif etti.

Teksas Tıp Birliğinden tahmin piyasası uygulamalarına kısıtlama çağrısı

Teksas Tıp Birliğinin (TMA) yeni teklifi, çevrim içi tahmin piyasası platformlarını hedef alıyor ve eyalet milletvekillerini genç kullanıcıları potansiyel bağımlılık yapıcı davranışlardan korumak amacıyla tedbirler almaya çağırıyor.

Önerilen tedbirlerden biri, tahmin piyasası uygulamaları için en az 21 yaş sınırı getirilmesi oldu. Bu uygulamaların kullanıcıları, spor ve seçimler dahil gelecekteki olayların olası sonuçları üzerine para yatırabiliyor.

Örgüt ayrıca, okulların ve parkların yakınında veya sosyal medya ile oyun platformlarında reklamların yasaklanması gibi kısıtlamalar getirilmesini istedi.

Kalshi ve Polymarket dahil olmak üzere tahmin piyasası platformları, yasal olarak geleneksel kumarla aynı kategoride sınıflandırılmıyor. Ancak tıp liderleri, bu platformların özellikle ergenler ve genç yetişkinler üzerinde benzer psikolojik etkiler yaratabileceğini savunuyor.

TMA’nın çocuk ve ergen sağlığı komitesinin eski başkanı Dr. Lindy McGee, “Yasal tanımı gereği kumar olarak kabul edilmese de kumarın tüm psikolojik tuzaklarına sahip. Ergen beyni risk almaya yatkındır; bu da onları nikotin, alkol veya kumar gibi bağımlılık yapıcı her şeye karşı hassas kılar. Ne kadar genç başlarsanız, ona bağımlı olma olasılığınız o kadar artar” dedi.

KXAN otoyol ücreti soruşturmasını yeniden gündeme taşıdı

Otomatik ödeme sorunları, çift faturalandırma, hatalı ekstrebilgi ve müşteri hizmetleri oyalamaları; bunların KXAN kanalının 2023 yılında Teksas Ulaştırma Bakanlığı paralı yolları ve TxTag kullanıcılarından aldığı yüzlerce şikayet arasında yer aldığı bildirildi.

KXAN Investigates ekibi, eyalet kurumunun bu sorunları iyileştirme ve çözme yönünde defalarca söz verdiği yaklaşık on yıllık süreçte Teksas’ın paralı yol sistemindeki aksaklıkları ortaya çıkardı.

İncelemelerin ardından TxTag faturalandırma ve operasyonları, müşteriler için süreci kolaylaştırmak amacıyla bölgesel bir transit yetkili kurumuna devredildi.

Midland ISD Teksas okul finansman sistemine dava açtı

Bir Batı Teksas okul bölgesi, eyaletin yerel emlak vergileri üzerinde çok fazla kontrole sahip olduğunu savunarak Teksas’ın okul finansman sistemine dava açtı.

Midland ISD Mütevelli Heyeti, Teksas Eyaleti ve Teksas Eğitim Komiseri Mike Morath aleyhine dava açılmasını onayladı. KXAN, davaya yanıt almak için Morath’ın ofisine ulaştı ancak henüz bir yanıt alamadı.

Dava, Travis Bölge Mahkemesinden, Teksas okul finansman sisteminin yerel okul emlak vergileri üzerindeki kontrolü eyalete devrederek eyalet anayasasını ihlal edip etmediğini belirlemesini talep ediyor.

Bölge, yerel okul yönetimlerinin artık bakım ve işletme vergi oranları veya toplayabilecekleri vergi gelirinin ne kadarını ellerinde tutabilecekleri konusunda takdir yetkisine sahip olmadığını iddia ediyor.

Teksas’ın geri alım sistemi kapsamında, yüksek gayrimenkul değerlerine sahip bölgeler, yerel olarak toplanan emlak vergilerinin bir kısmını eyalete geri göndermek zorunda kalıyor.

Morath liderliğindeki Teksas Eğitim Ajansı, Teksas genelinde okul finansmanını eşitlemeye yardımcı olmak için “geri alınan” bu parayı daha düşük gayrimenkul değerlerine sahip bölgelere yeniden dağıtıyor.

ABD’de veri merkezlerine “dur” deme arayışı

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English