Avrupa
ABD, Sırbistan’ın petrol şirketi NIS’ten Rusya’nın tamamen çıkmasını talep etti

ABD, Sırbistan’ın petrol şirketi NIS’e yönelik yaptırımların kaldırılması için Rusya’nın şirketten tamamen çekilmesini talep etti. Sırbistan Enerji Bakanı, Washington’un şirketin faaliyetlerini sürdürmesine izin vermediğini açıklarken, hükümet konuyu görüşmek üzere Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in katılımıyla acil toplanma kararı aldı.
Sırbistan’a, ülkenin en büyük enerji şirketi olan Sırbistan Petrol Endüstrisi (NIS) ile ilgili “kötü haberler” ulaştı.
Gelişmeler üzerine, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in de katılımıyla hükümetin gelecek hafta olağanüstü toplanacağı bildirildi.
Başbakan Curo Matsut, bakanlar kurulu toplantısını 16 Kasım olarak belirledi. Basında yer alan haberlere göre, toplantıya “tüm kamu şirketlerinin yöneticileri” de davet edilecek.
Sırbistan Madencilik ve Enerji Bakanı Dubravka Cedoviç-Handanoviç, ABD’nin NIS şirketinin mülkiyetinin Sırbistan’a devredilmesi yönünde bir talepte bulunduğunu açıkladı.
Vreme dergisinin aktardığına göre Bakan Cedoviç-Handanoviç, “NIS avukatlarının ABD hükümetine yaptığı başvuru üzerine, Amerikan yönetimi ilk kez açık ve net bir şekilde Rusya’dan NIS şirketinin mülkiyetini devlete devretmesini talep ettiğini belirtti” diye konuştu.
Bakan, Washington’un Rus hissedarların mülkiyetinde tam bir değişiklik istediğini, yani Rus sermayesinin NIS’ten tamamen çıkmasını talep ettiğini vurguladı.
Eylül ayı verilerine göre, NIS’in çoğunluk hissedarı yüzde 44,85’lik payla Rus enerji şirketi Gazprom Neft.
Şirketin yüzde 29,87’si Sırbistan hükümetine, yüzde 11,30’u ise Gazprom Capital tarafından yönetilen St. Petersburg merkezli Intelligence A.Ş.’ye ait.
Geri kalan hisseler ise küçük hissedarların elinde bulunuyor.
‘NIS’in çalışması için bir günümüz bile yok’
Cedoviç-Handanoviç, asıl “kötü haberin” NIS’in faaliyetlerine devam edebileceği tek bir günlerinin bile olmaması olduğunu belirtti.
Bakan, “Mülkiyet değişikliğinin yedi sekiz günde mümkün olmadığını anlıyorsunuz. Mülkiyetle ilgili müzakereler için 13 Şubat’a kadar geçerli bir onay alındı, ancak NIS ve rafinerinin çalışmaya devam etmesi için bir onay yok” açıklamasını yaptı.
Hükümetin “zor kararlar” alması gerektiğini söyleyen Cedoviç-Handanoviç, “Şirketin yönetimini devralıp daha sonra zararı belirleyip tazmin etmeli miyiz?” sorusunu gündeme getirdi.
Bakan, önümüzdeki günlerde ülke tarihinin “en zor kararlarından bazılarının” alınacağını da sözlerine ekledi.
Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, geçen ayın başında Washington’un NIS’e yönelik yaptırımları ancak millileştirme koşuluyla ertelemeyi kabul edeceğini, ancak kendisinin böyle bir adımı dışladığını söylemişti.
Sırp vekilden ABD’ye tepki
Sırbistan Meclisi (Skupştina) milletvekili Boyan Torbitsa ise ABD’nin açıklamalarına rağmen yaptırımların Rusya’yı değil, Sırbistan’ı etkilediğini savundu.
Soçi’de düzenlenen “BRICS-Avrupa” sempozyumu esnasında RBK haber kuruluşuna konuşan Torbitsa, bu yaptırımların “Batı’nın Sırbistan’a ve Sırp halkına Moskova’ya karşı kısıtlama getirmemesi nedeniyle verdiği bir yanıt” olduğunu ifade etti.
Rusya’nın Sırplar için bir enerji ve ekonomi ortağından daha fazlası olduğunu belirten Torbitsa, Moskova’yı “her zaman Sırp devletinin ve halkının yanında olmuş bir dost ve müttefik” olarak niteledi.
Bu nedenle Sırbistan’ın Rusya’dan vazgeçemeyeceğini ve vazgeçmek istemediğini açıklayan Torbitsa, “NIS’in kaderi ve enerji anlaşmasıyla ilgili her şey, Rusya Federasyonu’nun rızası olmadan yapılmamalıdır” diye ekledi.
Yaptırımların geçmişi
ABD’nin Sırp şirketine yönelik yaptırımları, dokuz aylık bir ertelemenin ardından geçen ay fiilen yürürlüğe girmişti.
Washington, NIS’e yönelik kısıtlamaları bu yılın ocak ayı başında duyurmuş ve Belgrad’dan şirketteki Rus katılımını tamamen sonlandırmasını talep etmiş, ancak yaptırımların başlangıcını birkaç kez ertelemişti.
Bu hafta Bakan Cedoviç-Handanoviç, NIS’in Rus sahiplerinin, ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisine (OFAC) şirketin kontrolünü üçüncü bir tarafa devretmeye hazır olduklarını bildirdiğini açıklamıştı. Daha önce Hırvatistan makamları da NIS’i satın alma niyetlerini dile getirmişti.
Öte yandan Cumhurbaşkanı Vucic, Rusya’nın Sırbistan’a 2025 sonuna kadar geçerli olacak bir doğalgaz tedarik sözleşmesi teklif ettiğini, ancak kendisinin bu sürenin en azından Mayıs 2026’ya kadar uzamasını beklediğini belirtmişti.
Vucic, bu teklifi Moskova’nın olası bir NIS millileştirmesinin sonuçları konusunda Belgrad’ı uyardığı şeklinde yorumlamıştı.
Avrupa
Almanya, İkinci Dünya Savaşı sonrası en büyük savaş gemisi projesini iptal ediyor

Almanya hükümetinin, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ülkenin en büyük savaş gemileri olması planlanan altı adet F126 firkateyninin inşasını durdurmaya hazırlandığı bildirildi. Savunma Bakanı Boris Pistorius ve üst düzey yetkililerin, sanayi temsilcileri ile Federal Meclis (Bundestag) milletvekillerini projeden vazgeçme kararı hakkında bilgilendirdiği belirtildi.
Almanya hükümeti, deniz kuvvetleri için planlanan ve İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ülkenin en büyük askeri gemileri olması öngörülen F126 firkateyni programını sonlandırmaya hazırlanıyor.
Financial Times (FT) gazetesinin konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius ve diğer üst düzey yetkililer, salı günü sanayi temsilcilerine ve bazı Federal Meclis milletvekillerine projeden vazgeçme niyetlerini iletti.
Kaynaklar, hükümetin bu proje yerine daha küçük boyutlardaki sekiz adet Meko A-200 firkateynini satın almayı planladığını bildirdi.
Kararın kesinleşmesi durumunda, F126 programı kapsamında halihazırda harcanmış olan yaklaşık 2 milyar avro değerindeki parça, bileşen ve diğer ürünlerin büyük olasılıkla kayıttan düşülerek ıskartaya çıkartılacağı ifade edildi.
Rheinmetall için büyük kayıp
Toplam sözleşme bedeli 12,8 milyar avro olan F126 projesinin iptali, programın ana yüklenicisi olmayı hedefleyen Alman savunma sanayi devi Rheinmetall için ciddi bir darbe olarak değerlendiriliyor.
166 metre uzunluğa ve 10 bin ton deplasmana sahip çok amaçlı F126 firkateynleri, uzun süre denizde kalabilecek ve özellikle denizaltı savunma harbinde etkin rol oynayacak şekilde tasarlanmıştı.
Dört adet F126 firkateyninin inşasına yönelik ihaleyi ilk olarak 2020 yılında Hollandalı tersane Damen Naval kazanmış, daha sonra anlaşma iki gemiyi daha kapsayacak şekilde genişletilmişti.
Ancak proje, yazılım sorunları ile Damen ve Almanya Federal Savunma Tedarik Dairesi arasındaki iletişim aksaklıkları nedeniyle bütçe aşımları ve takvim gecikmeleriyle karşılaştı.
Damen ile Alman makamları arasında tırmanan gerilim, tarafların Hollandalı gemi yapımcısını ana yüklenicilik rolünden çıkarma ve bu görevi Rheinmetall’e devretme konusunda anlaşmasıyla sonuçlandı.
Nihai sözleşme taslağı hazırlanarak Federal Meclis Bütçe Komisyonunun onayına sunulma aşamasına getirilmişti.
Buna karşılık milletvekillerinin, F126 firkateynlerinin yüksek maliyeti ve teslimat süreleri konusundaki endişelerinin giderek arttığı kaydedildi.
Konuya ilişkin olarak Rheinmetall, Financial Times’ın yorum talebini yanıtsız bırakırken, Almanya Savunma Bakanlığından da bir açıklama yapılmadı.
Şirketin denizcilik alanındaki büyüme stratejisi
Rheinmetall Üst Yöneticisi (CEO) Armin Papperger, ocak ayı sonunda yaptığı açıklamada, Luerssen şirketinin savaş gemisi inşa birimini 1,35 milyar avro karşılığında satın alma anlaşmasının ardından, deniz kuvvetlerine yönelik üretim alanında yeni satın alma fırsatlarını değerlendirdiklerini belirtmişti.
Papperger, uygun koşulların oluşması durumunda birleşme ve satın almalar yoluyla askeri denizcilik sektöründeki varlıklarını artırmayı hedeflediklerini dile getirmişti.
Rheinmetall, aralık ayında sivil üretim birimlerini satarak tamamen savunma sanayisine odaklanma kararı aldığını duyurmuştu.
Şirket, nisan ayından bu yana otomotiv bileşenleri ve enerji ekipmanları üreten savunma dışı varlıklarının satışı için potansiyel alıcılarla görüşmeler yürütüyor.
Avrupa
Kuzey Akım sabotajında ‘porno filmi kılıfı’ iddiası

The Telegraph’ın aktardığına göre, Kuzey Akım doğalgaz boru hatlarına yönelik 2022 tarihli sabotajın failleri, polis kontrolü halinde porno filmi çektiklerini söylemeyi planlıyordu. The Wall Street Journal muhabiri Bojan Pancevski’nin kitabında yer alan bilgilere göre operasyon, Ukraynalı askerler ve istihbarat mensuplarınca hazırlanırken uygulamada sivil dalgıçlar görev aldı.
Kuzey Akım doğalgaz boru hatlarına yönelik 2022 yılındaki sabotajın faillerinin, operasyonu gizlemek amacıyla sıra dışı bir örtü hikayesi hazırladığı öne sürüldü.
The Telegraph’ın haberine göre, polis tarafından durdurulmaları halinde ekip üyeleri bir porno filmin çekimleri için bölgede bulunduklarını söylemeyi planlıyordu.
The Wall Street Journal muhabiri Bojan Pancevski’nin The Nord Stream Conspiracy (Kuzey Akım Komplosu) adlı kitabında yer alan bilgilere göre, operasyona katılan kadın dalgıç geçmişte modellik yaptı ve erotik dergilerin kapaklarında yer aldı. Kitapta, bu geçmişin söz konusu örtü hikayesini daha inandırıcı kılabileceğinin değerlendirildiği aktarıldı.
Pancevski’nin aktardığına göre, 2022 sonbaharında dört erkek ve bir kadından oluşan beş kişilik ekip gizli bir görev için Almanya’da Baltık Denizi kıyısına geldi. Ekibin görevi, Baltık Denizi’nin tabanına döşenen doğalgaz boru hatlarına patlayıcı yerleştirmekti.
Kitapta yer alan bilgilere göre, “Diametr” kod adlı operasyon Ukraynalı askerler ve istihbarat mensuplarından oluşan bir grup tarafından hazırlandı. Operasyonda, yaklaşık 80 metre derinlikte çalışabilecek sivil dalgıçlardan yararlanıldı. Ekip, Almanya’da kiraladıkları bir yatta, batıkları araştıran amatör dalış meraklıları gibi davranarak faaliyet yürüttü.
Daha sonra boru hatlarının çeşitli noktalarına yerleştirilen patlayıcılar 26 Eylül 2022’de infilak etti. Patlamalar sonucunda dört hattan üçü kullanılamaz hale geldi.
Pancevski, operasyon hazırlıklarının Ukrayna’nın en üst düzey askeri ve siyasi yönetimi tarafından da bilindiğini yazdı. Kitaba göre dönemin Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı Valeriy Zalujnıy, plan hakkında Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’yi bilgilendirdi ve Zelenski sözlü olarak operasyona onay verdi. Zelenski ve Zalujnıy daha önce sabotajın organizasyonunda rolleri bulunduğu yönündeki iddiaları reddetmişti.
Patlamalara ilişkin soruşturma Almanya’da sürüyor. Alman güvenlik makamları, operasyonda bir grup Ukrayna vatandaşının yer aldığı görüşünde. Soruşturma kapsamında şüphelilerin büyük bölümünün Ukrayna’da bulunduğu belirtilirken, şu ana kadar yalnızca bir Ukrayna vatandaşı gözaltına alındı. İtalya’da yakalanan şüpheli daha sonra Almanya’ya iade edildi.
Seymour Hersh yazdı: Kuzey Akım sabotajında yalanlarla geçen bir yıl
Avrupa
AB Savunma Komiseri, Ukrayna ordusunun birliğe entegrasyonunu istedi

Avrupa Birliği (AB) Savunma Komiseri Andrius Kubilius, Ukrayna’nın gelecekteki savunma birliğine entegre edilmesi gerektiğini belirterek, iki tarafın askeri sanayilerinin tek bir askeri yapıda birleştirilmesi çağrısında bulundu. Kubilius, AB ülkelerinin askeri güç açısından Rusya’yı geride bırakmak için önümüzdeki 10 yılda silah üretimine yaklaşık 7 trilyon avro harcaması gerektiğini ifade etti.
Avrupa Birliği (AB) Savunma Komiseri Andrius Kubilius, Brüksel’de düzenlenen Avrupa Savunma ve Güvenlik Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, AB’nin Ukrayna’yı gelecekte kurulacak savunma birliğine entegre etmesi gerektiğini söyledi.
Reuters’ın aktardığı açıklamaya göre Kubilius, “Avrupa’da Ukrayna silahlı kuvvetlerini kendi savunma mimarimize entegre etmeyi hayati bir mesele olarak görmezsek, bunu anlamlandırmak zor olurdu” dedi.
Kubilius, Ukrayna’nın askeri doktrinindeki dönüşüm sayesinde şu anda savaş alanında baskın durumda olduğunu vurguladı.
Avrupa askeri sanayisi ile Ukrayna üretim tesislerinin tek bir askeri yapıda birleştirilmesi çağrısında bulunan Kubilius, Ukrayna’nın AB askeri pazarına tamamen entegre edilmesi gerektiğini kaydetti.
Kubilius, Avrupa Komisyonunun önümüzdeki hafta savunma pazarına ilişkin ayrıntılı bir analiz ve sonraki adımları içeren ilk teklifleri sunabileceğini bildirdi.
Savunma Komiseri, daha sonraki aşamada ise savunma tedariki kurallarının ve diğer pazar normlarının değiştirilmesinin önerileceğini belirtti.
Kubilius, AB için stratejik bir hedef de ortaya koydu.
AB ülkelerinin askeri güç ve silah miktarı bakımından Rusya’yı geride bırakmak amacıyla önümüzdeki 10 yılda silah üretimine yaklaşık 7 trilyon avro harcaması gerektiğini savunan Kubilius, bu harcamaların NATO kapsamındaki savunma bütçelerini gayri safi yurt içi hasılanın (GSYİH) yüzde 5’ine çıkarma taahhütleriyle uyumlu olduğunu ifade etti.
Kubilius, Avrupalıları bu bedeli ödemeye hazır olmaya çağırarak bunu “barışın bedeli” olarak nitelendirdi.
Bununla birlikte Kubilius, büyük miktarlarda üretilmesi zor olan yüksek teknolojili silahların üretilmesinden vazgeçilmesini ve bunun yerine Ukrayna’da kullanılan insansız hava araçlarını örnek göstererek “muazzam miktarda tatmin edici silah” üretimine odaklanılmasını önerdi.
AB Savunma Komiseri ayrıca, Ukrayna’nın yenilikçi savunma sanayisinin Avrupa savunma ve teknoloji tabanına entegre edilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Amerika1 hafta öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Görüş2 hafta önceYeni Delhi’den Yükselen Ses: BRICS’in Yeni Dünya Düzeni Manifestosu
Asya1 hafta önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Dünya Basını2 hafta önceİran’ın Yeni Büyük Stratejisi
Görüş1 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 5
Ortadoğu1 hafta önceİran, ABD ile varılan anlaşmanın detaylarını açıkladı
Asya2 hafta önceGüney Kore’de askeri istihbarat teşkilatına tarihi darbe
Görüş2 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 4









