Amerika
ABD’de hükümet kapancak mı?

ABD Kongresi, 30 Ocak’ta dolacak bütçe süresi öncesinde, İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) fonlarını içeren harcama paketi üzerindeki anlaşmazlık nedeniyle kısmi hükümet kapanma riskiyle karşı karşıya.
ABD Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçiler, İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) fonlarını da içeren hükümet finansman paketinde herhangi bir değişiklik yapılmaması konusunda Senato’yu uyardı.
Cumhuriyetçi kanat, Demokratlar tarafından talep edilen reformların pakete eklenmesi veya DHS tasarısının diğer beş tasarıdan ayrılması durumunda, düzenlemenin Temsilciler Meclisi’nden geçmeyeceğini ve hafta sonunda hükümetin kapanacağını bildirdi.
Muhafazakâr kanat temsilcileri, Senato’nun altı tasarıdan oluşan paketi bölerek DHS harcama tasarısı üzerinde değişiklik yapması halinde, Demokratlardan önemli tavizler isteyeceklerini kaydetti.
Grup ayrıca, Demokratların desteğine ihtiyaç duymadan bakanlığı fonlamak için alternatif yollar arayacaklarını belirtti.
“Paket İç Güvenlik fonları olmadan Meclis’e dönemez”
Cumhuriyetçilerin uyarısı, cumartesi günü Minneapolis’te federal ajanların Alex Pretti’yi öldürmesinin ardından Demokratların DHS fonlama tasarısına federal göçmenlik yaptırımlarına ilişkin son dakika reformları ekleme girişimiyle eş zamanlı geldi.
Demokratlar, pakette yer alan diğer beş tasarıyı onaylamaya hazır olduklarını ancak DHS tasarısının çıkarılmaması veya değiştirilmemesi durumunda tüm paketi reddedeceklerini açıkladı.
Temsilciler Meclisi Özgürlük Grubu (Freedom Caucus) Yönetim Kurulu, Başkan Trump’a gönderdiği mektupta şu ifadeleri kullandı:
“Paket, İç Güvenlik Bakanlığı için fonlama içermeden Temsilciler Meclisi’ne geri dönemez. Eğer Demokratlar sözlerinden dönmekte, hükümeti kapatmakta ve Amerikalıları tehlikeye atarak suçlu kaçak göçmenlerin yanında yer almakta ısrar ederse; Özgürlük Grubu hükümeti tek taraflı olarak fonlamak için gerekli tüm adımları atmaya hazırdır.”
Grup, bu adımlar arasında Senato kurallarını değiştirerek kürsü işgali (filibuster) eşiğini sonlandırmayı, İç Güvenlik ve Savaş bakanlıklarını fonlamak için acil durum uzlaşı tasarısını devreye sokmayı ve Yürütme Erki’nin fonları maksimum esneklikle transfer etmesini desteklemeyi sıraladı.
Senato’da farklı yaklaşımlar
Bazı Senato Cumhuriyetçileri çarşamba günü, DHS fonlama tasarısının paketteki diğer beş tasarıdan ayrılmasına sıcak baktıklarını ifade etti.
Senato Çoğunluk Lideri John Thune, paketi olduğu gibi geçirmek istediğini net bir şekilde belirtmesine rağmen bu olasılığı tamamen dışlamadı.
Thune, beş tahsisat tasarısının ilerletilmesi ve DHS’nin geçici bir bütçe kararıyla (continuing resolution) kapsaması ihtimali üzerine sorulan bir soruya, “Bunların hepsi potansiyel seçenekler, şu aşamada hepsi varsayımsal. Bu konuyu değerlendirme opsiyonumu saklı tutuyorum” yanıtını verdi.
Senato Tahsisat Komisyonu üyesi Cumhuriyetçi Senatör John Kennedy ise durumu şu sözlerle değerlendirdi:
“Senatör Thune bunu kabul edemez çünkü sert görünmek zorunda ve Beyaz Saray müzakere ediyor. Ancak çoğumuz buradaydık ve bu vampir filmini daha önce gördük. Makul bir insan, yapabildiğimizi geçirelim ve diğerleri üzerinde çalışalım der.”
Demokratların reform talepleri
Senato Azınlık Lideri Chuck Schumer, çarşamba günü partisinin İç Güvenlik fonlamasına destek vermek için şartlarını sıraladı.
Bu talepler arasında; Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Bürosu (ICE) biriminin gezici devriyelerinin sonlandırılması, göçmenleri hedef alan memurların arama emri kullanım kurallarının sıkılaştırılması, federal kolluk kuvvetlerinin güç kullanımı için evrensel bir davranış kuralları bütünü oluşturulması, federal memurların maske takmasının yasaklanması ve vücut kamerası ile uygun kimlik taşıma zorunluluğu yer alıyor.
DHS fonlama tasarısını hazırlayan Temsilciler Meclisi Ödenekler Alt Komisyonu Başkanı Cumhuriyetçi Mark Amodei ise The Hill’e verdiği demeçte, tasarının iki partili ve iki meclisli bir temelde müzakere edildiğini vurguladı.
Tasarının ICE ve Sınır Devriyesi için vücut kamerası fonunu zaten içerdiğini belirten Amodei, müzakere yöntemine ilişkin eleştirilerde bulundu:
“Herhangi bir şeyi konuşmaya açığım ancak, tabiri caizse elektrikli sandalyeye bağlanmışken ve birinin eli şalterdeyken değil. ‘Bunu kabul etmezseniz fonunuzu keseceğiz’ demek üretken bir yaklaşım değil.”
Prosedür engelleri ve kapanma riski
Temsilciler Meclisi, altı tasarıdan oluşan fonlama paketini geçen hafta Senato’ya gönderdikten sonra, 30 Ocak hükümet fonlama son tarihinden önce oturumlarına ara verdi.
Senato’da görüşülen tasarılar; Savunma, Ulaştırma, Konut ve Kentsel Gelişim, Sağlık ve İnsan Hizmetleri, Çalışma ve Eğitim bakanlıkları dahil olmak üzere isteğe bağlı hükümet harcamalarının çoğunluğunu oluşturuyor.
Temsilciler Meclisi’nin tasarıları birleştirerek göndermesi nedeniyle, Senato’nun DHS tasarısını ayırması durumunda Temsilciler Meclisi’nin tüm paketi yeniden oylaması gerekecek.
Temsilciler Meclisi’nin oturumda olmaması, böyle bir durumda en azından kısa süreli bir fonlama boşluğuna ve kısmi kapanmaya yol açabilir.
Ayrıca, Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçilerin sahip olduğu azınlık farkı göz önüne alındığında, tasarıların yeniden onaylanması zorlu bir süreç olarak görülüyor.
Tasarılar yeniden oylamada çoğunluğun desteğini alsa bile, liderlerin tartışma koşullarını belirleyen prosedürel kural oylamasıyla mücadele etmesi gerekecek.
Alternatif olarak, tasarıların üçte iki çoğunluk gerektiren “kuralların askıya alınması” yöntemiyle geçirilmesi seçeneği bulunuyor, ancak bu hamlenin muhafazakâr kanadın tepkisini çekeceği belirtiliyor.
Amerika
ABD Senatosu, dijital dolar yasağını içeren tasarıyı kabul etti

ABD Senatosu, Fed’in 31 Aralık 2030’a kadar merkez bankası dijital para birimi (CBDC) niteliğinde bir dijital dolar çıkarmasını yasaklayan düzenlemeyi kabul etti. 85’e karşı 5 oyla geçen hüküm, 21st Century ROAD to Housing Act tasarısına Cumhuriyetçilerin girişimiyle eklendi. Düzenlemenin yürürlüğe girmesi için Temsilciler Meclisi’nin de onayı ve Başkan Trump’ın imzası gerekiyor.
ABD Senatosu, Merkez Bankası’nın (Fed) merkez bankası dijital para birimi (CBDC) olarak dijital dolar veya CBDC’ye “esaslı ölçüde benzer” herhangi bir dijital varlık çıkarmasını 31 Aralık 2030’a kadar yasaklayan 21st Century ROAD to Housing Act tasarısını kabul etti.
Tasarı Senato’da 85’e karşı 5 oyla geçti.
CBDC, nakit ve kaydi paranın yanında ulusal para biriminin üçüncü biçimi olarak tanımlanıyor. Bu tür dijital para birimlerinin ihracı ve kontrolü doğrudan merkez bankaları tarafından yürütülüyor.
Bazı CBDC projelerinde kripto para ve blokzincir teknolojilerinden yararlanılsa ve dijital para birimleri kriptografik tokenlar şeklinde ihraç edilse de, bu varlıklar merkezi bir ihraççıya sahip olmaları nedeniyle kripto para olarak değerlendirilmiyor.
Dünyada birçok ülke kendi CBDC projelerini geliştiriyor veya test ediyor.
Çin, dijital yuanı 2020 yılından bu yana deneme programları kapsamında test ederken, Rusya’da dijital rublenin geniş çaplı kullanımına 1 Eylül’de başlanması planlanıyor.
Esasen emlak piyasasına ilişkin düzenlemeler içeren 21st Century ROAD to Housing Act tasarısındaki CBDC yasağı hükmü, Cumhuriyetçilerin girişimiyle metne eklendi.
Tasarının şimdi Temsilciler Meclisi’nde oylanması, ardından da Başkan Donald Trump’ın imzasına sunulması gerekiyor.
Trump yönetimi daha önce de dijital doların hayata geçirilmesine karşı çıkarken, sabit kripto para birimlerini destekleyen bir çizgi izledi.
ABD’de GENIUS Act adlı sabit kripto para yasasının kabul edilmesinin ardından Hazine Bakanı Scott Bessent, ABD devlet tahvilleriyle desteklenen sabit kripto para birimlerinin Amerikan kamu borcuna yönelik yeni bir talep kaynağı oluşturacağını ve doların dijital ödemelerdeki konumunu güçlendireceğini söyledi.
Fed de dijital dolar fikrinden bir yıldan uzun süre önce uzaklaşmıştı.
Kurumun eski başkanı Jerome Powell, görev süresi boyunca ABD’de merkez bankası dijital para biriminin hayata geçirilmeyeceğini açıklamıştı. Powell’ın yerine gelen mevcut Fed Başkanı Kevin Warsh da CBDC karşıtı bir tutum sergiliyor.
Avrupa Birliği ise dolar bazlı sabit kripto para birimlerinin yaygınlaşmasına karşılık dijital euro projesini bir CBDC olarak destekliyor. Birlik, pazarını korumaya yönelik adımlar da attı.
Bu yıl yürürlüğe giren MiCA kripto varlık düzenlemeleri, Avrupa’daki kripto para borsalarında işlem gören tüm sabit kripto para birimlerinin, özel lisans almış ve AB içinde faaliyet gösteren ihraççılar tarafından çıkarılmasını şart koşuyor.
Toplam piyasa değeri 317 milyar dolar olan sabit kripto para piyasasının yüzde 90’dan fazlasını dolar bazlı ürünler oluşturuyor.
En büyük sabit kripto para birimleri, 186 milyar dolarlık piyasa değerine sahip Tether’in USDT’si ile 74 milyar dolarlık piyasa değerine sahip Circle’ın USDC’si olarak öne çıkıyor.
Trump ailesiyle bağlantılı kripto para projesi World Liberty Financial tarafından yaklaşık bir yıl önce piyasaya sürülen USD1 adlı sabit kripto para birimi ise yaklaşık 4,5 milyar dolarlık piyasa değeriyle kategorisinde dördüncü sırada yer alıyor.
USD1 arzının yaklaşık yüzde 75’i Binance’te tutuluyor.
Amerika
Google yapay zeka için A24 stüdyosuna ortak oluyor

Google, yapay zeka alanında iş birliği geliştirmek amacıyla bağımsız film stüdyosu A24’e yaklaşık 75 milyon dolar yatırım yapmaya hazırlanıyor. The Wall Street Journal gazetesinin kaynaklara dayandırdığı habere göre ortaklık kapsamında sinema sektörüne yönelik yeni yapay zeka araçlarının geliştirilmesi hedefleniyor.
The Wall Street Journal gazetesinin konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre Google, yapay zeka alanındaki ortaklık kapsamında bağımsız film stüdyosu A24’e yaklaşık 75 milyon dolar yatırım yapacak.
Gazete, bu adımın teknoloji devinin bir sinema stüdyosundan ilk kez hisse satın aldığı örnek olduğunu kaydetti.
Google bünyesindeki yapay zeka birimi DeepMind ile A24, filmlerin üretimi ve dağıtımı için yeni araçlar geliştirmeyi planlıyor.
A24 stüdyosunun teknoloji ve inovasyon alanındaki çalışmalarını yürüten ortağı Scott Belsky, geliştiricilerin yapay zekayı film üretimini hızlandırmak ve maliyetleri düşürmek amacıyla öne çıkardığını, ancak bu durumun sinemacılar arasında memnuniyetsizlik yarattığını ifade etti.
Sürece ilişkin değerlendirmede bulunan Belsky, “Yaratıcı kontrolü koruyan ve risk alma isteğini teşvik eden daha etkili yapay zeka uygulama yöntemlerinin olduğuna inanıyoruz” dedi.
Yeni araçların, kullanıcı taleplerine göre doğrudan içerik üreten üretken yapay zekadan farklı olacağını belirten Belsky, Google’ın A24 stüdyosunun film ve televizyon arşivine erişim hakkı elde etmeyeceğini kaydetti.
DeepMind Başkan Yardımcısı Eli Collins ise ortaklığa ilişkin, “Teknolojinin, alanındaki en iyi uzmanların ellerine ulaştığı anlarda büyük ilerlemelerin kaydedileceğine inanıyoruz.” açıklamasında bulundu.
ABD merkezli bağımsız bir sinema şirketi olan A24 stüdyosu, özellikle yazar ve festival filmleri üzerine odaklanmasıyla tanınıyor. Yakın zamanda “Gerçekliğin Sahne Arkası” (Y2K) ve “Marty Supreme” filmlerini izleyiciyle buluşturan stüdyonun portföyünde, yedi Oscar ödülü kazanan “Her Şey Her Yerde Aynı Anda” (Everything Everywhere All at Once) yapımının yanı sıra “Yeşil Şövalye” (The Green Knight), “Deniz Feneri” (The Lighthouse), “Cadı” (The Witch), “Ritüel” (Midsommar), “Geçmiş Yaşamlar” (Past Lives), “Demir Pençe” (The Iron Claw), “When You Finish Saving the World” ve “İç Savaş” (Civil War) gibi filmler yer alıyor.
Amerika
SpaceX, 6,3 milyar dolarlık bilgi işlem gücü anlaşması imzaladı

SpaceX, açık kaynaklı yapay zeka girişimi Reflection AI ile önemli bir bilgi işlem gücü anlaşması imzaladı.
Anlaşma kapsamında Reflection, gelişmiş modelleri eğitmek ve çalıştırmak için kullanılan en üst düzey yapay zeka çipleri olan Nvidia GB300’lere anında erişim elde edecek.
CNBC’nin incelediği belgelere göre, 1 Temmuz 2026’dan itibaren 2029 yılına kadar SpaceX’e aylık 150 milyon dolar ödeme yapmayı kabul etti.
Anlaşma süresi sonuna kadar devam ederse, ödemelerin toplam tutarı yaklaşık 6,3 milyar dolara ulaşacak.
Her iki şirket de ilk üç ayın ardından 90 gün önceden bildirimde bulunarak sözleşmeyi feshedebilir.
Anlaşma, SpaceX’in rekor kıran halka arzının ardından devasa veri merkezi altyapısını nasıl kullandığını gösteriyor.
Şirket, Colossus’u kısmen ChatGPT’nin rakibi olan Grok’a güç sağlamak amacıyla kurmuştu.
Şimdi ise SpaceX, bu altyapıyı dışardaki yapay zeka şirketlerine hesaplama gücü kapasitesi satmak için de kullanıyor.
SpaceX, daha önce Anthropic, Google ve Cursor ile hesaplama gücü konusunda anlaşmalar imzalamıştı. Musk’ın şirketi şu anda Cursor’u satın alma sürecinde.
Reflection, bu listeye stratejik açıdan farklı bir müşteri daha ekliyor: Hükümetlerin ve işletmelerin kapalı yapay zeka sistemlerine olan bağımlılığını yeniden değerlendirdiği bir dönemde, açık kaynaklı modellere odaklanan bir yapay zeka laboratuvarı.
Zamanlama dikkat çekici. Anthropic’in Fable ve Mythos’a erişimi kesmesinin ardından açık kaynaklı yapay zeka ivme kazandı.
Bu durum, kritik işler için kapalı model sağlayıcılarına güvenmenin riskleri konusunda soru işaretleri yarattı.
Bu olay, açık model şirketlerine, müşterilerin modelleri daha fazla kontrol sahibi olarak inceleyebilmesi, özelleştirebilmesi ve çalıştırabilmesi gerektiği yönünde daha güçlü bir argüman sağladı.
Reflection, son değerlemesi 25 milyar dolar olan bu girişim olarak, OpenAI, Anthropic ve Google’ın öncü sistemleriyle rekabet edebilecek Amerikan açık kaynaklı yapay zeka modelleri geliştirmeye çalışırken, hükümetlere ve işletmelere kapalı sistemlere kıyasla daha fazla esneklik sunma hedefiyle bu yaklaşımı doğrudan benimsedi.
Reflection sözcüsü yaptığı açıklamada, “Son zamanlarda yaşanan olaylar, açık kaynağın yapay zeka ekosistemi için ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor; giderek daha fazla ülke ve işletme, yalnızca kapalı modellere bağımlı olmanın getirdiği riskleri ve maliyetleri fark ediyor,” dedi.
Reflection, bu anlaşmanın kendisine “Amerikan açık zekası” olarak adlandırdığı şeyi hızlandırmak için ek hesaplama gücü, yani hesaplama kapasitesi sağladığını belirtti.
Girişim henüz halka açık bir öncü açık kaynaklı model yayınlamadı fakat hükümet ve ulusal güvenlik müşterileriyle ivme kazanmaya devam ediyor.
Şirket, Enerji Bakanlığı’nın Genesis Misyonu ile birlikte çalışıyor ve Pentagon’un daha geniş kapsamlı yapay zeka çabalarının bir parçası.
SpaceX için bu anlaşma, hesaplama gücünün yapay zeka yarışında stratejik bir değer haline geldiğinin bir başka işareti.
Gelişmiş Nvidia çiplerine erişim, öncü modelleri eğitmeye ve kullanmaya çalışan şirketler için hâlâ en büyük kısıtlamalardan biri olmaya devam ediyor.
Colossus’u dış müşterilere açarak şirket, kıt grafik işlem birimi kapasitesini satmak için yarışan bulut sağlayıcıları ve yapay zeka altyapı şirketlerinin yanına konumlanıyor.
Bu aynı zamanda SpaceX’e, büyüyen yapay zeka altyapısı anlatısını haklı çıkarmak için başka bir yol sunuyor.
Yatırımcılar, SpaceX’in roketler ve Starlink’in ötesine geçerek yapay zeka, veri merkezleri ve hesaplama hizmetlerine genişleyip genişleyemeyeceğini izliyor.
Amerika6 gün öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Görüş2 hafta önceYeni Delhi’den Yükselen Ses: BRICS’in Yeni Dünya Düzeni Manifestosu
Asya1 hafta önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Dünya Basını2 hafta önceİran’ın Yeni Büyük Stratejisi
Görüş1 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 5
Ortadoğu1 hafta önceİran, ABD ile varılan anlaşmanın detaylarını açıkladı
Asya2 hafta önceGüney Kore’de askeri istihbarat teşkilatına tarihi darbe
Görüş2 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 4












