Bizi Takip Edin

Amerika

Trump’ın bütçe çerçevesi talebi Senato’da karşılık bulmadı

Yayınlanma

ABD Senatosundaki Cumhuriyetçiler, Temsilciler Meclisinin geçen hafta kabul ettiği bütçe çerçevesinin ağustos tatilinden önce Senatodan geçmesi için gereken 50 oya sahip olmadığını bildirdi. Başkan Donald Trump’ın ağustos tatili öncesi onay baskısını reddeden senatörler, tasarının Senato tüzük danışmanı ve parti içi uzlaşı süreçlerinden geçmesinin haftalar süreceğini belirtti.

ABD Temsilciler Meclisinin geçen hafta kabul ettiği ve 73 milyar dolarlık yeni savunma harcaması ile SAVE America Yasası kapsamındaki reformların finanse edilmesini öngören bütçe çerçeve tasarısı, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ağustos tatilinden önce yasalaşması yönündeki doğrudan talebine rağmen Senatoda oylamaya sunulmaya hazır değil.

Senatodaki Cumhuriyetçiler Çarşamba günü yaptıkları açıklamalarda, Temsilciler Meclisinden geçen teklifin ilerlemek için ihtiyaç duyduğu 50 oya sahip olmadığını bildirdi. Senatörler, hem kendi içinde bölünmüş olan grubu birleştirecek hem de Senato Tüzük Danışmanı nezdinde kabul görecek bir karar tasarısı hazırlamanın haftalar sürecek bir çalışma gerektireceği konusunda uyarıda bulundu.

Trump’ın, Senatonun beş haftalık tatile çıkmadan önce bütçe çerçevesini onaylaması yönündeki talebinin reddedilmesi, Beyaz Saray ile Senatodaki Cumhuriyetçiler arasında tırmanan gerilimi daha da tırmandıracak. Trump’ın Temsilciler Meclisinde kabul edilen bütçe kararı konusunda Senatoya yönelik baskısını yinelemesinin ardından konuşan Senato Çoğunluk Lideri Cumhuriyetçi John Thune, “Şu anda 50 oya sahip değiliz” uyarısını yaptı.

Trump ise Çarşamba günü yaptığı açıklamada bu durumdan memnun olmadığını açıkça gösterdi. Üçüncü bütçe uzlaşma süreci için bir yol bulunamamasının Thune için “çok kötü” ve Cumhuriyetçi Parti için “çok kötü” olduğunu söyledi.

Thune’un elinde gerekli oyların bulunduğunu savunan Trump, bu işin tamamlanması gerektiği konusunda ısrar etti.

Trump, Salı gecesi yaptığı paylaşımda Senatonun tatile girmeden önce Temsilciler Meclisinde onaylanan karar tasarısını kabul etmesini talep etmişti.

Truth Social hesabından açıklama yapan Trump, “Senatoya Ağustos tatilinden önce bu kritik ilk adımı atması için çağrıda bulunuyorum. Bu Karar Tasarısı basit çoğunluk eşiğiyle kabul edilebilir. BU İŞİ BİTİRİN!” ifadelerini kullanmıştı.

Ancak Cumhuriyetçi senatörler, uzlaşma paketinde nelerin yer alacağına ve ara seçimlerden birkaç hafta önce Demokratların kendilerini hangi değişiklik önergelerini oylamaya zorlayacağına dair net bir plan olmadan, tatilden önce bütçe oylamasına geçilmesine Çarşamba günü itiraz etti.

Ağustos tatilinden önceki süreci hükümeti 4 Aralık’a kadar finanse edecek geçici bir bütçe kararı (devam eden karar tasarısı) üzerinde çalışarak geçirmek isteyen Senato Tahsisat Komisyonu Başkanı Cumhuriyetçi Susan Collins, “Şu anda herhangi bir şey yapmaya hazır olduğumuzu düşünmüyorum” dedi.

Collins, “Bana öyle geliyor ki önceliğimiz geçici bütçe kararını geçirmek olmalı. Partiler üstü bir anlayışla çalışıyoruz ve benim kişisel önceliğim bu. Bir bütçe kararı üzerinde ilerlemeye hazır olduğumuzu sanmıyorum” diye konuştu.

Bütçe kararının Senato Tüzük Danışmanı Elizabeth MacDonough ile yürütülen ve zaman alan inceleme sürecine atıfta bulunan Collins, “Byrd Testi için tüzük danışmanının onayından geçmesi gerekiyor” dedi.

Senato Silahlı Hizmetler Komisyonu üyesi Cumhuriyetçi Joni Ernst, Senato Savunma Bakanlığına ilave 70 milyar dolar gönderilmesinin yolunu açacak bir bütçe kararını oylamaya başlamadan önce, Pentagon’un ihtiyaçları konusunda daha fazla şeffaflık istediğini belirtti.

Ernst, “Son altı ay boyunca Pentagon’dan çok farklı rakamlar duyduk, bu yüzden gerçekten neye ihtiyaç duyduklarını bilmek istiyorum. Kimse kişisel olarak oturup bu rakamları benimle görüşmedi, bu yüzden tek ihtiyaçlarının bu olduğu konusunda oldukça şüpheciyim. Muhtemelen önemli ölçüde daha fazlasına ihtiyaç duyduklarını düşünüyorum” değerlendirmesini yaptı.

Senatonun üçüncü bir bütçe uzlaşma sürecini başlatmak için Ağustos tatilinden önce harekete geçip geçmemesi gerektiği sorulduğunda Ernst, “Henüz hazır olduğumuzu düşünmüyorum” yanıtını verdi.

Senato Silahlı Hizmetler Komisyonu Başkanı Cumhuriyetçi Roger Wicker ise her türlü bütçe uzlaşma paketinin, Temsilciler Meclisinde kabul edilen bütçe çerçevesinde savunma için ayrılan 73 milyar dolardan önemli ölçüde daha fazlasını içermesi gerektiğini söyledi. Wicker, ilave savunma harcamaları için hedefinin ne olacağını açıklamaktan kaçındı.

Senato Cumhuriyetçi Grubundaki tartışmanın diğer tarafında ise savunma, çiftçiler ve seçim reformları için yapılacak yeni harcamaların diğer programlardaki kesintilerle karşılanması gerektiğini savunan mali muhafazakarlar yer alıyor. 3 Kasım seçimlerinden hemen önce böyle bir adımın atılması oldukça zorlu bir süreç olarak değerlendiriliyor.

Cumhuriyetçi Senatör Rand Paul, “Bizi daha da borçlandıracak bir bütçe uzlaşması kullanmaktan yana değilim. Eğer bütçe uzlaşması yapmak istiyorsanız ve ‘Bütçeyi dengeleyeceğiz ya da açığı küçültmek için harcamaları azaltacağız’ diyorsanız, bunlar ilgileneceğim şeyler olurdu” diyerek borcun artırılmasıyla ilgilenmediğini ekledi.

Senatoda başka bir bütçe uzlaşma süreciyle ilerleme ihtimali, Trump’ın başkanlığının son iki yılını kapsayacak şekilde borç limitinin artırılmasına yönelik maddeleri pakete ekleme yönündeki son dakika baskısıyla daha da karmaşık hale geldi.

Thune Gazetecilere yaptığı açıklamada, Trump’ın Kongrenin her iki kanadını da kontrol ettikleri süre boyunca borç limitinin kendi görev süresinin kalan kısmı için artırılması konusuna “yoğun ilgi duyduğunu” söyledi.

Ancak Thune, seçimlerden hemen önce bir bütçe uzlaşma paketi içinde borç limitini artırmaya çalışmanın tasarının geçmesini zorlaştıracağı konusunda uyardı. Her iki kanattaki mali muhafazakarların, borçlanma yetkisindeki artışı dengelemek için büyük harcama kesintilerinde ısrar edeceğini vurguladı.

Senato Cumhuriyetçi lideri, geçen yıl kabul edilen One Big Beautiful Bill Yasası’nın maliyetini karşılamak için Medicaid ve Ek Beslenme Yardım Programı’nda (SNAP) yapılan kesintilerde olduğu gibi, büyük harcama kesintileri üzerinden yaşanacak iç çekişmelerden kaçınmayı tercih ediyor. Bahsi geçen yasa borç limitini 5 trilyon dolar artırarak 41,1 trilyon dolara yükseltmişti.

Paul, “Ben daha az borçtan yanayım, daha fazlasından değil. Tarihsel olarak muhafazakar tutum, borca yol açan harcamalara oy vermemek ve dolayısıyla borç tavanının yükseltilmesine de oy vermemek olmuştur. Bir yılda 5 trilyon dolarlık borçlanma gücünü tükettiysek… Bir yılda 5 trilyon doları nasıl harcıyoruz anlamıyorum, bu çılgınlık” dedi.

Cumhuriyetçi Senatör Bill Cassidy de Ağustos tatilinden önce bir bütçe kararıyla ilerleme konusunda endişelerini dile getirerek, “Bütçe kararı ne diyor? Ben harcamaların karşılanmasını istiyorum” ifadelerini kullandı. Seçimden önce borç limitinin yeniden artırılmasıyla ilgili olarak ise Cassidy, “Bu konu üzerinde düşünmedim, bu yüzden bunu neden şimdi yaptığımızı anlamak isterim” dedi.

Thune, Cumhuriyetçi meslektaşlarının kapalı toplantılarda dile getirdiği endişeler nedeniyle Trump’ın yüksek sesli çağrılarına rağmen bütçe kararında frene bastığını söyledi.

Konunun tartışıldığı Cumhuriyetçi öğle yemeği toplantısının ardından konuşan Thune, “Başından beri bütçe kararlarının ve uzlaşma tasarılarının çok zorlu olduğunu söyledim. Bu durum bir istisna değil” dedi.

Thune, Temsilciler Meclisinden geçen bütçe kararının çok sayıda Senato komisyonunu ilgilendirebileceği, bunun da Demokratların Cumhuriyetçileri zorlu değişiklik önergeleri oylamaya zorlamasının önünü açabileceği uyarısında bulundu. Bu önergelerin bütçe paketine eklenme şansının yüksek olduğunu, çünkü sadece 51 oyla kabul edilebileceklerini belirtti.

Thune, “Bu bütçe kararı mevzuatında öngörülen bazı hususlar, sayıları 12, 13 veya 15’e kadar çıkabileceği belirtilen çok sayıda komisyonu ilgilendirebilir. Bu durumda genel kurulda sunulan tüm değişiklik önergeleri tasarıyla doğrudan ilgili sayılacak ve bunların her biri 50 oyla kabul edilebilecek önergeler haline gelecektir. Bu durum, sadece tasarıyı ele almak için değil, sunulan her bir değişiklik önergesini reddetmek ve nihayetinde tasarıyı kabul etmek için 50 oy sağlamayı zorlaştıran çetin bir engel oluşturuyor” diye konuştu.

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English