Bizi Takip Edin

Amerika

Rand Paul, Trump’la ilişkisini siyasi çıkarlar üzerinden onarıyor

Yayınlanma

ABD’li Senatör Rand Paul, Cumhuriyetçi liderlikle ilişkileri gerilen Donald Trump’ın Senato’daki beklenmedik müttefiklerinden biri oldu. İkilinin ilişkisi, Paul’ün Thomas Massie’yi desteklemesine rağmen Massie’nin ön seçimi kaybetmesinin ardından yumuşadı. Ancak Paul, İran savaşı ve başkanın askeri yetkileri konusunda Trump’a karşı çıkmayı sürdürüyor.

Kentucky Senatörü Rand Paul, ABD Başkanı Donald Trump’ın Senatodaki Cumhuriyetçi parti yönetimiyle ilişkilerinin giderek gerildiği bir dönemde ABD Başkanı için beklenmedik bir müttefik olarak öne çıktı.

Paul’ün sürekli bir pürüz olma konumundan fırsatçı bir dostluğa uzanan beklenmedik dönüşümü, Mayıs ayındaki ön seçimlerde yaşandı.

Paul gibi liberteryen eğilimleri güçlü olan ve Kentucky’yi temsil eden Temsilciler Meclisi Üyesi Thomas Massie, Trump’ın desteklediği rakip aday karşısında seçimi kaybetti. Paul, söz konusu ön seçimde Massie’yi desteklemişti.

Trump, Salı akşamı Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda Massie’nin yenilgisine atıfta bulundu.

Paul’ün, eski Beyaz Saray Baş Tıbbi Danışmanı Dr. Anthony Fauci’nin katıldığı çekişmeli Senato oturumu öncesinde paylaşım yapan Trump, “Büyük Kentucky Eyaleti’ndeki MASSIE KATLİAMI, iki yıl sonra seçime girecek olan Senatör Rand Paul üzerinde gerçekten harika bir etki yarattı. Son zamanlarda muazzam gidiyor!” ifadelerini kullandı.

Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Ulusal Enstitüsünün eski direktörü olan Fauci, oturum sırasında Anayasa’nın Beşinci maddesine 100’den fazla kez başvurarak soruları yanıtlamayı reddetti.

Paul ve diğer Cumhuriyetçi milletvekilleri, Fauci’nin yargılanması gerektiğini defalarca dile getirdi. Temsilciler Meclisi Üyesi James Comer da Salı günü yaptığı açıklamada, eski Başkan Joe Biden’ın kıdemli sağlık yetkilisi için çıkardığı af kararının, yetkilinin Çarşamba günkü tanıklığını kapsamayacağı uyarısında bulundu.

Paul, oturum öncesinde Beyaz Saray ile görüşmediğini gazetecilere söyledi ancak “başkan tarafından övülmekten her zaman memnuniyet duyduğunu” kaydetti.

Cumhuriyetçi senatör, 70 milyar dolarlık göçmenlik muhafaza finansman tasarısının sorumluluğunu üstlenerek de Trump’a yaklaşım sergiledi.

Paul, geçen ay Oval Ofis’te düzenlenen imza töreninde başkanın yanında yer aldı. Paul ayrıca, maliyetli çatışmaya kamuoyu önünde karşı çıkmasına rağmen İran savaş yetkileri oylamalarında çekimser kaldı.

İki isim arasındaki ilişkilerin yumuşaması, geçen yıla kıyasla büyük bir değişim olarak değerlendiriliyor. Trump geçen yıl, senatörün Karayipler’de uyuşturucu taşıdığı iddia edilen teknelere düzenlenen ABD saldırılarına yönelik eleştirilerine yanıt olarak Paul için “çirkin küçük adam” ifadesini kullanmıştı.

Gözlemciler bu ilişkiyi pragmatik ve her iki isim için de bir zorunluluk ilişkisi olarak tanımlıyor.

ABD Başkanı, Cumhuriyetçilerin Paul’ün de desteklediği Amerikalı Seçmen Uygunluğunu Koruma (SAVE America) Yasası’nı geçirmesi yönündeki talepleri de dahil olmak üzere bir dizi konuda Senatoyla giderek daha fazla görüş ayrılığı yaşıyor. Trump ayrıca Senatoya, İran savaşını finanse edecek bütçe uzlaşma paketini ilerletme çağrısında bulundu.

The Hill gazetesine konuşan bir Cumhuriyetçi stratejist, “Günün sonunda Senato, çoğunluğa sahip olsa bile tamamen başkanın safında yer almıyor” değerlendirmesini yaptı. Stratejist, “Her senatör ve her oy önemli. Sanırım başkan, ilişkileri zedelemek yerine geliştirmenin kendi amacına ve gündemine yardımcı olacağını görecek kadar zeki” diye ekledi.

Paul da Trump ile kurduğu bağlardan siyasi fayda sağlama potansiyeline sahip.

Aynı stratejist, “Senatoda bir şeyler başarmak istiyor. Kendisi için önemli olan kendi öncelikli gündem maddeleri var” dedi.

Paul, 2028 başkanlık adaylığı ihtimalini de göz dışı bırakmadı. Bu yılın başlarında CBS News’a konuşan Paul, kararını ara seçimlerden sonra vereceğini söyledi. Stratejist, “Başkanın kendi yanında olmasının bu süreci çok daha kolaylaştıracağını anlayacak kadar zeki” dedi.

İş ilişkilerindeki gelişmeye rağmen Paul ve Trump arasında birçok konuda görüş ayrılıkları devam ediyor.

Stratejist, “Rand Paul’ün dünya görüşü ile Donald Trump’ın dünya görüşü, Demokratlar bir kenara bırakılırsa, muhtemelen siyasi ideolojiyle birleşmiş kişilik açısından bulunabilecek en zıt kutuplardır” ifadelerini kullandı.

Paul geçen hafta yaptığı açıklamada, İran savaşının bir başarı olduğuna inanmadığını ve ABD’nin bu savaş nedeniyle daha kötü durumda olduğunu söyledi.

Paul, Trump yönetimini askeri eylemlerini sınırlamaya zorlamak için daha fazla fırsat bulursa bunları değerlendirebileceğinin işaretini verdi.

Demokrat Senatör Tim Kaine, Trump’ın Kongre’nin onayı olmadan özellikle İran’da savaş yürütme yetkisini sınırlamak amacıyla hazırlanan Senato kararlarında Paul ile birden fazla kez ortak hareket etti.

Paul, bu yöndeki son karar tasarısı oylamasını kaçırmış olsa da Kaine, Trump’ı sınırlandırma çabalarında Paul’e bir müttefik olarak güvenmeye devam edebileceğini belirtti.

Kaine, “Çok tutarlı bir tutum sergiledi. Paul-Trump diyaloğunun durumu hakkında gerçekten yorum yapamam, bu muhtemelen sadece başkanın yorumlayabileceği bir şey. Ancak Rand bu konularda çok ama çok tutarlıydı, bu da gerçekten çok yardımcı oluyor” dedi.

Paul, Trump ile ilişkilerini düzelten birkaç Cumhuriyetçiden biri konumunda bulunuyor.

Paul, Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Senatör Ted Cruz ve hayatını kaybeden Senatör Lindsey Graham, 2016 Cumhuriyetçi Parti başkanlık ön seçimleri sırasında Trump ile sert tartışmalar yaşamış, ancak daha sonra Trump’ın yakın sırdaşları haline gelmişlerdi.

ABD Başkanı, Salı günkü cenaze töreninde Graham için bir anma konuşması yaparak merhum senatörü “sevilen bir dost” olarak anmıştı.

Eski bir Trump Beyaz Saray yetkilisi, “Trump’ın Lindsey ile olan ilişkisine bakmak yeterli. Hiç kimse Trump hakkında Lindsey’den daha kötü şeyler söylememişti. Ama sonunda bunu çözdüler. Massie’nin veya diyelim ki Pence’in ekibe geri döneceğini görmüyorum. Ama bu imkansız da değil” değerlendirmesinde bulundu.

Aynı eski yetkili, Trump’ın ilişkilerinin “her zaman değişken” olduğu uyarısında bulundu.

Yetkili, “Neredeyse hiç kimse tamamen ‘dışarıda’ kalmaz… Ve tersine, hiç kimse tamamen ‘içeride’ değildir. Massie doğru şeyleri yapar veya söylerse ya da Trump herhangi bir nedenle Massie’ye bir şey için ihtiyacı olduğuna karar verirse, bu ilişki bir anda değişebilir” ifadelerini kullandı.

Amerika

Tesla ve SpaceX için 3,6 trilyon dolarlık birleşme planı

Yayınlanma

Tesla ve SpaceX yönetim kurulları, iki şirketi yaklaşık 3,6 trilyon dolarlık piyasa değeri altında bir araya getirebilecek birleşme planını incelemek üzere bağımsız komiteler kurdu. Yapay zeka yatırımları ve roket harcamaları nedeniyle birleşen yapının yıllık serbest nakit akışının en az eksi 54 milyar dolara inmesi bekleniyor.

Elektrikli araç üreticisi Tesla ile uzay taşımacılığı şirketi SpaceX’in olası birleşimi, piyasa değeri yaklaşık 3,6 trilyon dolara ulaşan yeni bir yapı ortaya çıkarabilir.

Financial Times, yatırımcılar, hukukçular ve analistlerin değerlendirmelerine dayandırdığı incelemesinde, her iki şirketin yönetim kurullarının bağımsız komiteler kurarak birleşme ihtimalini araştırmaya başladığını duyurdu.

Elon Musk, 20 Ekim’de yaptığı açıklamada birleşmeyi “iyi bir fikir” olarak nitelendirdi ancak koşulların henüz netleşmediğini ve anlaşmanın garanti olmadığını belirtti. Girişimci, çıkar çatışması sebebiyle görüşmelere doğrudan katılamayacağını bildirdi.

Hissedarlar açısından birleşmenin en belirgin avantajı, Musk’ın zaman ve kaynak paylaşımına dair soru işaretlerini giderebilmesi. İsmi açıklanmayan bir Tesla yatırımcısı, “Şu an vaktinin bir kısmını Tesla’da, bir kısmını da SpaceX’te geçiriyor ve hissedarlar gücünün veya parasının büyük bölümünün nereye gittiğini anlayamıyor” dedi.

Otomobil üreticisine yakın bir kaynak, iki şirketin Roadster spor modelinden malzeme, yakıt ve üretim teknolojilerine kadar uzanan mevcut işbirliğini hatırlattı. Aynı kaynak, birleşmenin işlem gücü ile yapay zekanın fiziksel cihazlardaki kullanımını entegre eden dikey bir yapı kuracağını kaydetti.

Tesla ile SpaceX arasındaki finansal ilişkiler şimdiden belirgin bir hacme ulaştı. SpaceX, Tesla’dan yaklaşık 1 milyar dolar değerinde Megapack batarya sistemleri ve Cybertruck araçları satın aldı.

Tesla, yapay zeka girişimi xAI’a yaptığı 2 milyar dolarlık yatırımın Şubat 2026’da SpaceX ile birleşmesi sonucunda uzay şirketinin doğrudan hissedarı haline geldi. Musk, xAI hamlesini yapay zeka, roket teknolojisi ve uydu iletişimini bir araya getirerek uzayda veri merkezleri kurma hedefiyle gerekçelendirmişti.

Visible Alpha tarafından derlenen analist tahminleri, Tesla ve SpaceX’in toplam gelirinin 2026 yılında 153 milyar dolara çıkacağını gösteriyor. Buna karşılık yapay zeka altyapısı, çip üretimi ve roket harcamaları sebebiyle iki yapının toplam serbest nakit akışının en az eksi 54 milyar dolar olması bekleniyor.

Financial Times, 3,6 trilyon dolarlık büyüklüğün kesinleşmiş anlaşma bedelini değil, şirketlerin mevcut piyasa değerini yansıttığını bildirdi. Olası birleşme aynı zamanda Musk’ın Tesla üzerindeki kontrolünü güçlendirebilir.

Girişimci, imtiyazlı hisseler sayesinde SpaceX’te yaklaşık yüzde 84 oy gücünü elinde tutarken bu oran Tesla’da yüzde 20 civarında kalıyor. Anlaşmanın kabul edilmesi için Tesla tarafında yalnızca oylamaya katılanların değil, tüm hisselerin çoğunluğunun desteği aranacak.

Hukuk uzmanları, birleşme müzakerelerinin bir tarafın diğerinin aleyhine avantaj sağlamadığına piyasayı ikna edecek biçimde yürütülmesi gerektiğini belirtiyor. Colorado Üniversitesi kurumsal hukuk profesörü Ann Lipton, her iki şirketin merkezini taşıdığı Teksas yasalarının yönetim kararlarına itirazı zorlaştırdığına işaret etti.

Lipton, çıkar çatışması iddiasının tek başına yetersiz kalacağını, hissedarların dolandırıcılık veya kasıtlı yasa ihlali gibi fiilleri ispat etmek zorunda olduğunu söyledi. Sürecin bir diğer zorlu ayağını ise küresel onaylar oluşturuyor.

Hukukçulara göre anlaşmanın AB, Birleşik Krallık ve Çin’deki düzenleyici kurumlardan onay alması gerekecek. Geçen yıl Tesla’ya 21 milyar dolarla toplam cirosunun yaklaşık yüzde 22’sini kazandıran Çin, şirketin en büyük otomobil fabrikasına Şanghay’da ev sahipliği yapıyor.

SpaceX’in ABD savunma ihalelerini üstlenmesi ve askeri Starshield uydularını üretmesi, Pekin hattında güvenlik çekincelerini artırıyor. JPMorgan analistleri, ulusal güvenlik kaygıları nedeniyle Çin onayının ciddi engellerle karşılaşabileceğini bildirdi.

Banka analistleri, Tesla’nın Çin operasyonlarını tamamen ayırmasını veya kontrolü yerel bir konsorsiyuma devrederek marka ile otonom sürüş lisans gelirleriyle yetinmesini olası seçenekler arasında gösterdi.

The Wall Street Journal temmuz ayında Tesla’nın Çin birimini satmayı değerlendirdiğini yazmış, ancak Musk bu iddiayı “kesinlikle sahte haber” diyerek yalanlamıştı.

Tesla’ya yakın bir kaynak, birleşmenin Donald Trump’ın 2029’da bitecek başkanlık görev süresinden önce tamamlanmasının önem taşıdığını ifade etti. Kaynak, “Bu anlaşma gerçekleşecek, ama herkesin düşündüğü kadar hızlı değil” dedi.

SpaceX’in halka arzının ardından haziran ayında tarihin ilk trilyoneri unvanını alan Musk, hisselerdeki dalgalanmalar nedeniyle bu eşiğin altına indi. Forbes verilerine göre 13 Ekim’de SpaceX hisselerinin değer kaybetmesiyle serveti 982,9 milyar dolara gerileyen girişimcinin güncel varlığı 925 milyar dolar seviyesinde.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD’de yolsuzluğu ihbar edene ödül verilecek

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump, kamudaki dolandırıcılıkları ihbar edenlere nakit ödeme sağlayacak 25 milyon dolarlık teşvik programını tanıttı. Mahkûmiyetle sonuçlanan bildirimlere yüzde 1 komisyon vadeden düzenlemede ilk ödeme 10 bin dolarla muhafazakâr YouTuber Nick Shirley’ye yapıldı.

ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance, federal hükümeti dolandıranları ihbar edenlere nakit para ödenmesini öngören 25 milyon dolarlık bir ihbarcı programı açıkladı.

Oval Ofis’te duyurulan Dolandırıcılık İhbar Teşvik Programı kapsamında, mahkûmiyetle sonuçlanan başarılı bildirimlerde bulunanlara yüzde 1 oranında komisyon verilmesi planlanıyor.

Ödüllerin kimlere dağıtılacağı konusundaki tek yetkilinin kendisi olacağını belirten Trump, süreçte son sözü söyleyeceğini dile getirdi.

Trump, Oval Ofis’teki konuşmasında, “Biri birini ihbar ederse yüzde 1 komisyon alacak. Bu harika olacak çünkü bu ülkeden çalınan para trilyonları buluyor” ifadelerini kullandı.

İhbarların “America.gov/fraud” internet sitesi üzerinden toplanacağını aktaran Trump, süreci hızlandırmak adına aynı ödül için birden fazla talep gelmesi durumunda bağlayıcı hakem rolünü bizzat üstleneceğini bildirdi.

Trump, ödemelere ilişkin takdir yetkisini, “Başka bir deyişle o kişinin bunu hak edip etmediğine ben karar vereceğim ve oldukça cömert davranacağım” sözleriyle savundu.

İnternet sitesindeki yönergede, yapılan bildirimin cezai kovuşturmaya yol açması şartıyla ödülün en fazla 30 bin dolara kadar çıkabileceği belirtiliyor.

Öte yandan Trump, Oval Ofis’te yaptığı konuşmada bir kişinin alabileceği tutarda herhangi bir tavan sınır olmadığını iddia etti.

İhbarcıların çok yüksek gelirler elde edebileceğini öne süren Trump, “İnsanlar başkalarını ihbar ederek milyonlarca dolar kazanacak” dedi.

Trump ayrıca ödemelerin ceza davası açılmasına bağlı kalmayacağını, çalınan paranın geri alınması durumunda yapılacağını savundu.

Program kapsamında verilen ilk ödül, Oval Ofis’te Trump ve Vance’in yanında yer alan muhafazakâr YouTuber Nick Shirley’ye gitti. Fox News, Shirley’ye bu kapsamda 10 bin dolar ödendiğini aktardı.

Shirley, Minnesota’daki çocuk bakım programlarında yürütülen usulsüzlük iddialarını araştırdığı bir video yayımlamasının ardından geçen yıl sağ çevrelerde tanınmıştı.

Yeni program, Başkan Yardımcısı Vance’in başkanlığını yürüttüğü dolandırıcılıkla mücadele görev gücünün çalışmalarına dayanıyor.

Vance, “Başkan bu durumun durması gerektiğini söyledi. Artık duruyor ve bunu durdurmamıza yardım etmek isterseniz, ABD Başkanı’nın yaptıkları sayesinde siz de bu ödülleri paylaşabilirsiniz” diye konuştu.

Trump, federal hükümet programlarındaki suistimalleri incelemek ve azaltmak amacıyla mart ayında Dolandırıcılığı Ortadan Kaldırma Görev Gücü’nü kurmuş, yapının başına da Vance’i getirmişti.

Okumaya Devam Et

Amerika

Anthropic halka arz öncesinde 80,7 milyar dolar zarar açıkladı

Yayınlanma

Yapay zeka devi Anthropic, 2026’nın ilk yarısında 80,7 milyar dolar net zarar açıklarken gelirini 16,3 milyar dolara taşıdı. Şirket, halka arz izahnamesinde modellerin şantaj benzeri davranışlar sergileyebileceği ve felaket boyutundaki risklerin sigortalanamayacağı uyarısını yaptı.

Yapay zeka modeli Claude’un geliştiricisi Anthropic, 30 Haziran’da sona eren 2026’nın ilk altı ayında 80,7 milyar dolar net zarar açıkladı.

The Wall Street Journal gazetesinin şirketin halka arz izahname taslağına dayandırdığı habere göre kaydedilen bu zarar, 2025 yılının tamamında gerçekleşen 42 milyar dolarlık kaybı neredeyse ikiye katladı.

Söz konusu devasa tutarın 72 milyar dolarlık büyük bölümü muhasebe kaynaklı defter değeri düşüşlerinden kaynaklandı.

Buna karşın şirketin gelirlerinde sert bir yükseliş görüldü; yılın ilk yarısındaki ciro, önceki yılın aynı dönemindeki 1,1 milyar dolardan 16,3 milyar dolara ulaştı.

Anthropic bu dönemde işlem gücü ve altyapı ihtiyaçları için yaklaşık 9 milyar dolar harcayarak, 2025’in tamamında yapılan 7,3 milyar dolarlık harcamayı altı ayda geride bıraktı.

Şirketin önümüzdeki 7 ila 10 yıl içinde bulut hizmetleri sözleşmeleri kapsamında yaklaşık 450 milyar dolar ödeme taahhüdü bulunuyor.

Bu yükümlülükler çerçevesinde Google Cloud ile 111 milyar dolar, Amazon Web Services ile 110 milyar dolar ve Microsoft ile 31 milyar dolarlık sözleşmeler planlanıyor.

Anthropic ayrıca yapay zeka odaklı daha küçük bulut sağlayıcıları Nscale ve Lambda üzerinden Nvidia çipleri kiralamak için sırasıyla 2033 ve 2034 yıllarına kadar 86 milyar dolara varan harcama yapacak.

Şirket gelecek yıllarda bilgi işlem kapasitesini artırmak amacıyla 750 milyar dolar daha harcayabilir.

Halka arz izahname taslağının yaklaşık üçte birlik kısmı ise doğrudan risk faktörlerine ayrıldı.

Belgede modellerin gerçek dünyada somut zararlara yol açma olasılığına dikkat çekilirken, yapay zekanın “kendini koruma” eğilimi sergileyebileceği ve “şantajı” andıran yanıtlar üretebileceği kaydedildi.

Anthropic, yapay zeka kaynaklı “felaket boyutundaki bir olayın” yaratacağı hasarın büyüklüğü nedeniyle bu tür riskleri sigortalamanın imkansız hale gelebileceği uyarısında bulundu.

Piyasa beklentilerine göre Anthropic’in halka arzı tarihin en büyük işlemlerinden biri olabilir ve SpaceX’in rekorunu geride bırakabilir.

Borsaya açılmanın ardından şirketin piyasa değerinin 2 trilyon dolara kadar ulaşabileceği öngörülüyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English