Amerika
ICE şiddetinin faturası Stephen Miller’a kesilebilir

Minneapolis’te iki kişinin ölümüyle sonuçlanan Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) saldırılarının faturası Stephen Miller’a kesilebilir.
İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem de ICE ajanlarının cumartesi günü Minnesota’da öldürdüğü Alex Pretti’nin aslında ajanları “katletmek” istediğini ileri sürmesinin ardından “yanıltıcı ve kışkırtıcı bilgiler” yayınladığı için eleştirilerin hedefinde.
Axios’a göre bu ifadeler, Trump yönetimi içinde tartışma konusu oldu. Beyaz Saray yetkilileri, Gümrük ve Sınır Devriyesini (CBP) yanlış bilgi vermekle suçlarken, diğerleri ise Beyaz Saray Özel Kalem Müdür Yardımcısı ve Trump’ın başdanışmanı Stephen Miller’ı hedef alıyor.
ABD’nin “başbakanı” ve sert göçmen politikasının mimarı olarak bilinen Miller’ın gücü, teknik olarak ondan daha üst düzeyde olan bir bakan olmasına rağmen, Noem’i fiilen denetlemeye kadar uzanıyor.
Noem, sözlerini Axios’a ileten bir kişiye, “Yaptığım her şeyi başkan ve Stephen’ın talimatıyla yaptım,” dedi.
Pretti’nin cumartesi günü öldürülmesinden hemen sonra, Washington’daki yönetim yetkilileri ellerinde “potansiyel bir felaket” olduğunu biliyorlardı, fakat çok az bilgiye sahiplerdi.
Bir kaynak, silahlı çatışmaya doğrudan karışan memurların hepsinin susup hemen avukat tuttuklarını, bu yüzden fazla bilgi edinemediklerini aktardı.
Beyaz Saray yetkilileri Axios’a, olay yerinde bulunan CBP memurlarının hazırladığı raporun, yetkililere Pretti’nin silah çektiği inancını verdiğini söyledi.
Basın açıklamasının hazırlanma süreci hakkında bilgi sahibi bir kaynak, Miller’ın “silah” kelimesini duyduğunda hikayenin nasıl gelişeceğini anladığını, Pretti’nin polisleri “katletmeye” geldiğini söylediğini belirtti.
Miller, Axios’a verdiği demeçte, başkalarının onu “katliam” açıklaması nedeniyle suçladığı bu haberin önceki versiyonuna yanıt olarak, “Erken yapılan tüm yorumlar, CBP aracılığıyla Beyaz Saray’a gönderilen bilgilere dayanıyordu” dedi.
DHS açıklamayı saat 12:31’de yayınladı. Bazı Beyaz Saray yetkilileri açıklamayı onaylamıştı ama diğerleri onaylamamıştı ve bu durum onları hayal kırıklığına uğrattı.
Olayla ilgili bilgi sahibi bir kaynak, “Beyaz Saray’daki diğer yetkililer, DHS açıklamasının gönderilmeden önce düzeltilmesini istedi ama açıklama çoktan yayılmıştı,” dedi.
İki kaynağa göre, Başkan Trump, Miller ve Noem’in baş danışmanı, Trump’ın 2016’daki eski kampanya yöneticilerinden biri olan Corey Lewandowski tarafından açıklamadan haberdar edildi.
DHS açıklamasından birkaç dakika sonra, Miller X’te bir paylaşım yaptı ve Pretti’yi “suikastçı” olarak nitelendirdi. Bir kaynak, bunun da Gümrük ve Sınır Devriyesinin ön raporuna dayandığını söyledi. Başkan Yardımcısı Vance daha sonra bunu kendi sayfasında yeniden paylaştı.
Noem daha sonra bir basın toplantısında bu ifadeleri kullandı, aynı şekilde Twin Cities’deki operasyonları denetleyen Sınır Devriyesi komutanı Greg Bovino da aynı ifadeleri kullandı.
Beyaz Saray’dan bir kaynak, Pretti hakkındaki yanlış bilgilerden “Stephen değil, Bovino sorumlu tutulmalı” dedi ve Bovino’nun Washington’daki yetkililere olayla ilgili ayrıntıları sağladığını ekledi.
Noem, basın toplantısında, videolarda Pretti’nin silahına hiç uzanmadığı ve vurulmadan önce silahsızlandırıldığı görülmesine rağmen, Pretti’nin silahını “salladığını” yanlış bir şekilde ima etti.
Hafta sonu boyunca, olaylara tanık olanlar ve gözlemcilerin çektiği videolar resmi açıklamayla çelişmeye devam edince, Trump televizyon ve sosyal medyada gördüklerinden rahatsız oldu ve Minnesota operasyonunda değişiklikler yapmaya karar verdi.
Pazartesi günü, Miller’ın sert kolluk kuvvetleri çabalarını eleştiren sınır sorumlusu Tom Homan’ı Minnesota’da görevlendirdi.
Miller ise, Minnesota operasyonunun 7 Ocak’ta Minneapolis’teki bir başka ABD’li, Renee Good’un vurulmasının ardından Beyaz Saray tarafından belirlenen yönergelere uymadığını ileri sürdü.
Miller, Bovino’nun ekibinin gücünü iki gruba ayırması gerektiğini söyledi: Bir birim, özellikle hedeflenen “suçlu yabancılar”ın tutuklanmasını üstlenecek, diğer birim ise “kargaşayı çıkaranların” müdahale etmesini önlemek için kalabalığı kontrol etmekten sorumlu olacaktı.
Miller, “Beyaz Saray, DHS’ye, Minnesota’ya kuvvet koruması için gönderilen ek personelin, tutuklama ekipleri ile bozguncular arasında fiziksel bir bariyer oluşturmak için kaçak operasyonları yürütmek için kullanılması gerektiği konusunda net bir talimat verdi. CBP ekibinin bu protokolü neden uygulamamış olabileceğini değerlendiriyoruz,” dedi.
New York Times’ın ilk haberine göre, Noem pazartesi gecesi Beyaz Saray’da Trump ile iki saatlik bir toplantı yaptı ve konuyu görüştü.
Bir kaynak, “O [Noem] sadık biridir ve sesinin duyulmasını istedi. Sadakatini göstermeye özen gösterdi,” dedi.
Noem, bu olaydan dolayı kendini yüzüstü bırakılmış hissettiğini başkalarına şikayet etti ve Miller ve başkanın talimatlarını uyguladığını vurguladı.
Kaynaklara göre, Trump’ın bu hamlesi, başkanın en yakın danışmanlarından biri olan Miller’dan nadir görülen bir kopuş oldu.
Beyaz Saray basın sekreteri Karoline Leavitt, Axios’a, “Stephen Miller, Başkan Trump’ın en güvendiği ve en uzun süredir hizmet eden yardımcılarından biri. Başkan Stephen’ı çok seviyor,” dedi.
Trump ve Leavitt de Noem’i defalarca övdü. Beyaz Saray yetkilileri, aksine çıkan söylentilere rağmen Noem’in işinin güvende olduğunu söylüyor.
Bir yetkili, “Başkanın istediği işi yapıyor. Burada hiçbir sorun yok,” dedi.
Amerika
Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.
Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.
Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.
Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.
Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.
Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.
Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.
Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.
Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.
Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.
Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.
Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.
Amerika
“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.
ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.
Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.
Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.
The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.
Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.
Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:
“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”
Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.
Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”
Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.
Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.
Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.
İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.
Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.
Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.
Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.
Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.
Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.
Amerika
ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.
Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.
“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.
Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.
Bessent şöyle konuştu:
“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. Ama peşinize düşeceğiz.”
ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı
ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.
Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.
ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.
Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.
İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.
Avrupa6 gün önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Avrupa5 gün önceKoçbaşı olarak AfD
Görüş2 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Avrupa6 gün önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Asya2 hafta önceHindistan’ın 2047 gelişmiş ekonomi hedefi zora girdi
Asya2 hafta önceABD’nin baskısıyla karşı karşıya kalan Japonya Merkez Bankası kritik bir karar aşamasında
Asya4 gün önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek
Asya2 hafta önceÇin insansı robot pazarında liderliği hedefliyor












