Amerika
ABD’de milletvekillerine personel ile ilişki yasağı getirilmesi gündemde

ABD Kongresi, milletvekillerine yönelik cinsel taciz iddiaları ve çalışanlarla yaşanan rızaya dayalı ilişkilerin ortaya çıkmasının ardından etik kurallarını ve çalışma kültürünü yeniden tartışmaya açtı. Cumhuriyetçi ve Demokrat milletvekilleri, güç dengesizliğini önlemek amacıyla temsilciler ile Kongre personeli arasındaki romantik ilişkilerin tamamen yasaklanmasını da içeren çeşitli reform adımlarını değerlendiriyor.
ABD Kongresi, milletvekillerine yönelik cinsel taciz iddialarının yanı sıra milletvekilleri ile çalışanlar arasındaki rıza dayalı ilişkilerin ortaya çıkmasının ardından hesap verebilirlik ve çalışma kültürü konularını yeniden gündemine aldı.
Her iki partiden milletvekilleri, güç dinamiklerini ele almak amacıyla temsilciler ile çalışanlar arasındaki romantik ilişkilerin tamamen yasaklanması da dahil olmak üzere olası reformları değerlendiriyor.
Mevcut Temsilciler Meclisi kurallarına göre milletvekillerinin yalnızca kendi doğrudan denetimleri altındaki çalışanlarla ve görev yaptıkları komisyonların personeliyle ilişki yaşaması yasaklanıyor. Bu durum, diğer ofislerde görev yapan yardımcılarla yaşanan ilişkilerin büyük ölçüde düzenleme dışında kalmasına yol açıyor.
Yeniden başlayan tartışmalar, New York Post gazetesinin Demokrat Senatör Ruben Gallego’nun Temsilciler Meclisi’nde görev yaptığı dönemde başka Kongre ofislerinde çalışan iki yardımcıyla rıza dayalı ilişki yaşadığına dair haberinin ardından hız kazandı.
Gallego haberi “dedikodu” diyerek reddederken, Temsilciler Meclisi’ndeki çok sayıda Cumhuriyetçi kadın milletvekili reform çağrısında bulundu.
Temsilciler Meclisi Cumhuriyetçi Konferansı Başkanı Cumhuriyetçi Temsilci Lisa McClain, X sosyal platformunda yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:
“Senatör Ruben Gallego hakkındaki son New York Post haberinin ardından, üyelerin Kongre personeliyle romantik veya cinsel ilişki yaşamasını yasaklayan bir kural getirilmesi çağrısında bulunuyorum. Bir ilişki rıza dayalı olsa bile, güveni sarsabilecek ve uygunsuzluk algısı yaratabilecek doğal bir güç dengesizliği vardır. Amaç personeli korumak ve kuruma olan güveni sürdürmek olmalıdır.”
Son baskılar, bu yılın başlarında eski Temsilciler Meclisi üyeleri Demokrat Eric Swalwell ve Cumhuriyetçi Tony Gonzales’in istifa etmesine yol açan ve ilk değişiklik çağrılarını başlatan cinsel taciz iddialarına ilişkin tepkilerin ardından geldi.
Temsilciler Meclisi Başkanı Cumhuriyetçi Mike Johnson, geçen hafta gazetecilere yaptığı açıklamada, üyelerin herhangi bir Kongre personeliyle ilişki yaşamasının yasaklanmasını destekleyeceğini söyledi.
Johnson, “Bunun herhangi bir durumda kabul edilebilir olabileceğine inanamıyorum” diyerek şunları ekledi:
“Kongre üyelerinin, onların astlarının ve çalışanlarının bulunduğu bir konumdasınız. Her çalışma yerinde olduğu gibi bunun da uygunsuz olduğunu düşünüyorum, zaten şirketlerin çoğunda bu kural var.”
Demokrat Kadınlar Grubu Başkanı Temsilci Teresa Leger Fernández ve Cumhuriyetçi Kadınlar Grubu Başkanı Temsilci Kat Cammack, iş yerinde cinsel tacizle mücadele amacıyla Mayıs ayında partiler üstü bir çalışma grubu oluşturdu.
Fernández bu hafta The Hill gazetesine yaptığı açıklamada, “Kongre bir çalışma yeridir, bir arkadaşlık uygulaması değil” dedi. Fernández sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kongre üyelerinin herhangi bir personelle çıkmasının yasaklanması, partiler üstü reform müzakerelerimizin ana odağı olmuştur ve olmaya devam edecektir. Sadece genç çalışanları korumakla kalmayıp Kongre’deki kültürü de değiştirecek bu yasağı kabul etmeyi ve daha büyük reform tedbirlerini yürürlüğe koymayı sabırsızlıkla bekliyoruz.”
Buna karşın izlenecek yol belirsizliğini koruyor.
Cumhuriyetçi Temsilci Jeff Crank, geçen hafta üyelerin “ilişki önce Temsilciler Meclisi Etik Komisyonuna bildirilmediği sürece” herhangi bir Temsilciler Meclisi çalışanıyla ilişki yaşamasını yasaklayan bir yasa tasarısı sundu. Bu karar tasarısı mevcut Temsilciler Meclisi kurallarını korumaya devam ediyor.
Ancak Demokrat Kadınlar Grubu, X üzerinden Crank’e tepki göstererek tasarının “gerçek bir yasak” olmadığını savundu.
Grup paylaşımında, “Sorunu çözmeden manşet almaya çalışıyorsunuz. Bu konu üzerinde çalışan kadınlarla konuşsaydınız belki doğru şekilde yapabilirdiniz. Gerçekten bir şeyler yapacak olan yasa tasarımıza desteğinizi bekliyoruz” ifadelerine yer verdi.
Bu sırada Cammack, MeidasTouch’tan Pablo Manríquez’e yaptığı açıklamada, “Kongre’deki tuhaf kültürü temizlemek için çaba gösteren herkesin çabasının kayda değer olduğunu” söyledi.
Cammack şöyle konuştu:
“Bunu ortaya koyduğu için kendisini takdir ediyorum. Bu konuda onunla çalışmayı sabırsızlıkla bekliyoruz. Tekrar ediyorum, insanlar kimin takdir toplayacağıyla daha az, işin yapılmasıyla daha çok ilgilenseydi, çok daha ileride olurduk. Temsilci Crank’in devreye girip bu sorunun çözümüne yardımcı olmak için gerçekten iyi niyetli bir çaba gösterdiğini düşünüyorum.”
Cammack, kızını Kongre’de çalışmaya gönderme konusunda kendisini “rahat” hissetmeyeceğine dair beyanıyla da dikkat çekti.
Cammack, “Bunun değiştiğini hissedene kadar, Kongre’yi çalışmak için güvenli bir yer haline getirmenin yollarını bulmak amacıyla devam edeceğiz” dedi.
Diğer milletvekilleri de cinsel taciz iddialarının daha hızlı incelenmesi ve ele alınması için Temsilciler Meclisi Etik Komisyonunun bildirim ve soruşturma sürecinin yeniden düzenlenmesi dahil ek değişiklikler yapılması çağrısında bulundu.
Gonzales ve Swalwell’in istifası için baskı yapan Cumhuriyetçi Temsilci Anna Paulina Luna, The Hill’e yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Bence en önemli şey, bildirim prosedürünün ve soruşturmaların belirli bir süre içinde yürütülmesi ve hızlandırılması gerektiğidir. Özellikle de örneğin bir çalışanın, üyenin tekrarlanan ve reddedilen tekliflerinin ardından kendisini yakarak intihar ettiği durumlar yaşandığında bu şarttır.”
Gonzales, daha sonra intihar ederek yaşamına son veren bir çalışanla evlilik dışı ilişki yaşadığını kabul etmişti. Gonzales, emeklilik dilekçesini Nisan ayında sundu.
Swalwell de birden fazla kadının kendisini cinsel saldırı ve cinsel tacizle suçlamasının ardından Nisan ayında Kongre’den ayrıldı. Saldırı ve taciz iddialarını reddeden Swalwell, “muhakeme hataları” nedeniyle özür diledi.
Luna, “Seçmenler göreve kimi seçtiklerini bilmelidir. İnsanlar hakkında soruşturma varsa, seçmenlerin bu kişilerin alenen yolsuzluğa bulaşıp bulaşmadığını bilmesi için bu raporların özellikle seçim dönemlerinden önce hızlandırılması ve tamamlanması gerekir” değerlendirmesinde bulundu.
Luna ve Demokrat Temsilci Ro Khanna, Salı günü “Kampanya Fonlarıyla Örtbas Etmeye Son Yasası” olarak adlandırılan bir yasa tasarısı sundu. Tasarı, federal adayların ve görevde bulunanların cinsel saldırı, cinsel istismar veya cinsel taciz iddialarıyla ilgili masrafları ödemek için kampanya fonlarını veya hukuki gider hesaplarını kullanmalarını yasaklamayı hedefliyor.
Johnson’ın Kongre’de ortaya çıkan cinsel taciz iddialarını ele alma konusunda yeterli çabayı gösterip göstermediği sorulduğunda Luna, “Gonzales’e yeniden aday olmaması çağrısında bulundu, bu yüzden elinden gelenin en iyisini yaptığını düşünüyorum” dedi.
Luna sözlerini şöyle tamamladı:
“Ancak kendi adıma, daha fazla üyenin daha açık olması gerektiğini düşünüyorum ve bu konulardaki sessizliğin korkaklık olduğuna inanıyorum.”
Amerika
Trump’ın bütçe çerçevesi talebi Senato’da karşılık bulmadı

ABD Senatosundaki Cumhuriyetçiler, Temsilciler Meclisinin geçen hafta kabul ettiği bütçe çerçevesinin ağustos tatilinden önce Senatodan geçmesi için gereken 50 oya sahip olmadığını bildirdi. Başkan Donald Trump’ın ağustos tatili öncesi onay baskısını reddeden senatörler, tasarının Senato tüzük danışmanı ve parti içi uzlaşı süreçlerinden geçmesinin haftalar süreceğini belirtti.
ABD Temsilciler Meclisinin geçen hafta kabul ettiği ve 73 milyar dolarlık yeni savunma harcaması ile SAVE America Yasası kapsamındaki reformların finanse edilmesini öngören bütçe çerçeve tasarısı, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ağustos tatilinden önce yasalaşması yönündeki doğrudan talebine rağmen Senatoda oylamaya sunulmaya hazır değil.
Senatodaki Cumhuriyetçiler Çarşamba günü yaptıkları açıklamalarda, Temsilciler Meclisinden geçen teklifin ilerlemek için ihtiyaç duyduğu 50 oya sahip olmadığını bildirdi. Senatörler, hem kendi içinde bölünmüş olan grubu birleştirecek hem de Senato Tüzük Danışmanı nezdinde kabul görecek bir karar tasarısı hazırlamanın haftalar sürecek bir çalışma gerektireceği konusunda uyarıda bulundu.
Trump’ın, Senatonun beş haftalık tatile çıkmadan önce bütçe çerçevesini onaylaması yönündeki talebinin reddedilmesi, Beyaz Saray ile Senatodaki Cumhuriyetçiler arasında tırmanan gerilimi daha da tırmandıracak. Trump’ın Temsilciler Meclisinde kabul edilen bütçe kararı konusunda Senatoya yönelik baskısını yinelemesinin ardından konuşan Senato Çoğunluk Lideri Cumhuriyetçi John Thune, “Şu anda 50 oya sahip değiliz” uyarısını yaptı.
Trump ise Çarşamba günü yaptığı açıklamada bu durumdan memnun olmadığını açıkça gösterdi. Üçüncü bütçe uzlaşma süreci için bir yol bulunamamasının Thune için “çok kötü” ve Cumhuriyetçi Parti için “çok kötü” olduğunu söyledi.
Thune’un elinde gerekli oyların bulunduğunu savunan Trump, bu işin tamamlanması gerektiği konusunda ısrar etti.
Trump, Salı gecesi yaptığı paylaşımda Senatonun tatile girmeden önce Temsilciler Meclisinde onaylanan karar tasarısını kabul etmesini talep etmişti.
Truth Social hesabından açıklama yapan Trump, “Senatoya Ağustos tatilinden önce bu kritik ilk adımı atması için çağrıda bulunuyorum. Bu Karar Tasarısı basit çoğunluk eşiğiyle kabul edilebilir. BU İŞİ BİTİRİN!” ifadelerini kullanmıştı.
Ancak Cumhuriyetçi senatörler, uzlaşma paketinde nelerin yer alacağına ve ara seçimlerden birkaç hafta önce Demokratların kendilerini hangi değişiklik önergelerini oylamaya zorlayacağına dair net bir plan olmadan, tatilden önce bütçe oylamasına geçilmesine Çarşamba günü itiraz etti.
Ağustos tatilinden önceki süreci hükümeti 4 Aralık’a kadar finanse edecek geçici bir bütçe kararı (devam eden karar tasarısı) üzerinde çalışarak geçirmek isteyen Senato Tahsisat Komisyonu Başkanı Cumhuriyetçi Susan Collins, “Şu anda herhangi bir şey yapmaya hazır olduğumuzu düşünmüyorum” dedi.
Collins, “Bana öyle geliyor ki önceliğimiz geçici bütçe kararını geçirmek olmalı. Partiler üstü bir anlayışla çalışıyoruz ve benim kişisel önceliğim bu. Bir bütçe kararı üzerinde ilerlemeye hazır olduğumuzu sanmıyorum” diye konuştu.
Bütçe kararının Senato Tüzük Danışmanı Elizabeth MacDonough ile yürütülen ve zaman alan inceleme sürecine atıfta bulunan Collins, “Byrd Testi için tüzük danışmanının onayından geçmesi gerekiyor” dedi.
Senato Silahlı Hizmetler Komisyonu üyesi Cumhuriyetçi Joni Ernst, Senato Savunma Bakanlığına ilave 70 milyar dolar gönderilmesinin yolunu açacak bir bütçe kararını oylamaya başlamadan önce, Pentagon’un ihtiyaçları konusunda daha fazla şeffaflık istediğini belirtti.
Ernst, “Son altı ay boyunca Pentagon’dan çok farklı rakamlar duyduk, bu yüzden gerçekten neye ihtiyaç duyduklarını bilmek istiyorum. Kimse kişisel olarak oturup bu rakamları benimle görüşmedi, bu yüzden tek ihtiyaçlarının bu olduğu konusunda oldukça şüpheciyim. Muhtemelen önemli ölçüde daha fazlasına ihtiyaç duyduklarını düşünüyorum” değerlendirmesini yaptı.
Senatonun üçüncü bir bütçe uzlaşma sürecini başlatmak için Ağustos tatilinden önce harekete geçip geçmemesi gerektiği sorulduğunda Ernst, “Henüz hazır olduğumuzu düşünmüyorum” yanıtını verdi.
Senato Silahlı Hizmetler Komisyonu Başkanı Cumhuriyetçi Roger Wicker ise her türlü bütçe uzlaşma paketinin, Temsilciler Meclisinde kabul edilen bütçe çerçevesinde savunma için ayrılan 73 milyar dolardan önemli ölçüde daha fazlasını içermesi gerektiğini söyledi. Wicker, ilave savunma harcamaları için hedefinin ne olacağını açıklamaktan kaçındı.
Senato Cumhuriyetçi Grubundaki tartışmanın diğer tarafında ise savunma, çiftçiler ve seçim reformları için yapılacak yeni harcamaların diğer programlardaki kesintilerle karşılanması gerektiğini savunan mali muhafazakarlar yer alıyor. 3 Kasım seçimlerinden hemen önce böyle bir adımın atılması oldukça zorlu bir süreç olarak değerlendiriliyor.
Cumhuriyetçi Senatör Rand Paul, “Bizi daha da borçlandıracak bir bütçe uzlaşması kullanmaktan yana değilim. Eğer bütçe uzlaşması yapmak istiyorsanız ve ‘Bütçeyi dengeleyeceğiz ya da açığı küçültmek için harcamaları azaltacağız’ diyorsanız, bunlar ilgileneceğim şeyler olurdu” diyerek borcun artırılmasıyla ilgilenmediğini ekledi.
Senatoda başka bir bütçe uzlaşma süreciyle ilerleme ihtimali, Trump’ın başkanlığının son iki yılını kapsayacak şekilde borç limitinin artırılmasına yönelik maddeleri pakete ekleme yönündeki son dakika baskısıyla daha da karmaşık hale geldi.
Thune Gazetecilere yaptığı açıklamada, Trump’ın Kongrenin her iki kanadını da kontrol ettikleri süre boyunca borç limitinin kendi görev süresinin kalan kısmı için artırılması konusuna “yoğun ilgi duyduğunu” söyledi.
Ancak Thune, seçimlerden hemen önce bir bütçe uzlaşma paketi içinde borç limitini artırmaya çalışmanın tasarının geçmesini zorlaştıracağı konusunda uyardı. Her iki kanattaki mali muhafazakarların, borçlanma yetkisindeki artışı dengelemek için büyük harcama kesintilerinde ısrar edeceğini vurguladı.
Senato Cumhuriyetçi lideri, geçen yıl kabul edilen One Big Beautiful Bill Yasası’nın maliyetini karşılamak için Medicaid ve Ek Beslenme Yardım Programı’nda (SNAP) yapılan kesintilerde olduğu gibi, büyük harcama kesintileri üzerinden yaşanacak iç çekişmelerden kaçınmayı tercih ediyor. Bahsi geçen yasa borç limitini 5 trilyon dolar artırarak 41,1 trilyon dolara yükseltmişti.
Paul, “Ben daha az borçtan yanayım, daha fazlasından değil. Tarihsel olarak muhafazakar tutum, borca yol açan harcamalara oy vermemek ve dolayısıyla borç tavanının yükseltilmesine de oy vermemek olmuştur. Bir yılda 5 trilyon dolarlık borçlanma gücünü tükettiysek… Bir yılda 5 trilyon doları nasıl harcıyoruz anlamıyorum, bu çılgınlık” dedi.
Cumhuriyetçi Senatör Bill Cassidy de Ağustos tatilinden önce bir bütçe kararıyla ilerleme konusunda endişelerini dile getirerek, “Bütçe kararı ne diyor? Ben harcamaların karşılanmasını istiyorum” ifadelerini kullandı. Seçimden önce borç limitinin yeniden artırılmasıyla ilgili olarak ise Cassidy, “Bu konu üzerinde düşünmedim, bu yüzden bunu neden şimdi yaptığımızı anlamak isterim” dedi.
Thune, Cumhuriyetçi meslektaşlarının kapalı toplantılarda dile getirdiği endişeler nedeniyle Trump’ın yüksek sesli çağrılarına rağmen bütçe kararında frene bastığını söyledi.
Konunun tartışıldığı Cumhuriyetçi öğle yemeği toplantısının ardından konuşan Thune, “Başından beri bütçe kararlarının ve uzlaşma tasarılarının çok zorlu olduğunu söyledim. Bu durum bir istisna değil” dedi.
Thune, Temsilciler Meclisinden geçen bütçe kararının çok sayıda Senato komisyonunu ilgilendirebileceği, bunun da Demokratların Cumhuriyetçileri zorlu değişiklik önergeleri oylamaya zorlamasının önünü açabileceği uyarısında bulundu. Bu önergelerin bütçe paketine eklenme şansının yüksek olduğunu, çünkü sadece 51 oyla kabul edilebileceklerini belirtti.
Thune, “Bu bütçe kararı mevzuatında öngörülen bazı hususlar, sayıları 12, 13 veya 15’e kadar çıkabileceği belirtilen çok sayıda komisyonu ilgilendirebilir. Bu durumda genel kurulda sunulan tüm değişiklik önergeleri tasarıyla doğrudan ilgili sayılacak ve bunların her biri 50 oyla kabul edilebilecek önergeler haline gelecektir. Bu durum, sadece tasarıyı ele almak için değil, sunulan her bir değişiklik önergesini reddetmek ve nihayetinde tasarıyı kabul etmek için 50 oy sağlamayı zorlaştıran çetin bir engel oluşturuyor” diye konuştu.
Amerika
Hedge fonları, ABD destekli kritik maden şirketlerine şüpheyle yaklaşıyor

Hedge fonları, sektörü hızla büyüten Trump yönetiminin desteğinin, Çin’in küresel arz üzerindeki hakimiyetini kırmak için yetersiz kalacağı inancıyla, ABD’li kritik maden şirketlerine karşı şüphesini artırıyor.
S&P Global Market Intelligence’ın hisse ödünç verme verilerine göre, bu yıl US Antimony Corporation, American Resources Corporation ve MP Materials gibi şirketlere karşı açılan “short” pozisyonlar (yani bir hisse senedinin değerinin düşeceğine yönelik bahisler) artış gösterdi.
Teknoloji ve savunma sektörleri için hayati önem taşıyan kritik mineraller ve nadir toprak elementleri tedarik eden şirketlerin hisse fiyatları, geçen yıl ABD hükümetinin sektördeki Çin hakimiyetini kırmak ve ulusal bir tedarik zinciri geliştirmek amacıyla hisse katılımı, krediler ve sözleşmeler şeklinde sektöre milyarlarca dolarlık kaynak aktarması üzerine hızla yükseldi.
Ne var ki yatırımcılar, küresel tedarik zincirlerini anlamlı bir şekilde değiştirmek için yıllar süreceği öngörüsü ve Çin’in piyasayı arzla doldurarak yurtdışı üreticileri zayıflatma kabiliyeti göz önüne alındığında, bu çarpıcı yükselişin çok ileri gitmiş olabileceğinden giderek daha fazla endişe duymaya başladı.
Daha önce MP hakkında eleştirel bir rapor yayınlamış olan kısa satış şirketi Grizzly Research’ün CEO’su Siegfried Eggert, “Bazı hisse senetleri ‘retorik’ nedeniyle yükseltilmiş gibi görünüyordu ve bazılarının ise ‘çok kibarca ifade etmek gerekirse’ bu hisse fiyatlarını sürdürebilecek yeterli ekonomik temeli yoktu,” dedi.
Eggert, şirketin pozisyonları hakkında yorum yapmaktan kaçındı.
Trump yönetiminin madencilik sektörüne verdiği destek, elektrikli araçlar, rüzgar türbinleri ve tüketici elektroniği için kalıcı mıknatıslarda kullanılan nadir toprak elementlerini üreten veya üretmeyi planlayan birçok şirketin hisse fiyatlarını artırdı.
Aynı zamanda tungsten, germanyum ve antimon gibi savunma tedarik zincirine giren metallerin fiyatlarını da yükseltti.
2020’deki bir anlaşma kapsamında “SPAC kralı” olarak bilinen Chamath Palihapitiya’dan yatırım alan MP’nin hisseleri, geçen yıl üç katından fazla değer kazandı.
Bu artışta, ABD hükümetinin şirkete sermaye payı alması ve belirli ürünler için asgari garantili fiyat vermesi etkili oldu.
USAC’nin hisseleri 2025’te neredeyse üç katına çıktı. Şirket, geçen yıl Pentagon’a 245 milyon dolara kadar antimon tedarik etmek üzere bir sözleşme kazandı ve bu Mart ayında Ukrayna’ya ayrılan acil durum fonundan 27 milyon dolarlık bir yatırım aldı.
Şirketin yönetim kurulu üyeleri arasında, daha önce Başkan Donald Trump tarafından “1 numaralı adamı” olarak anılan ve 2020 yılında Başkanlık Özgürlük Madalyası’nı alan emekli general Jack Keane de yer alıyor.
ARC’nin eski iştiraki olan ReElement Technologies temmuz ayında Savunma Bakanlığı’ndan 25 milyon dolarlık finansman sağladığını açıkladı.
Geçen yıl değerinde büyük artış gösteren bir başka hisse senedi olan USA Rare Earth ise, yaklaşık yüzde 10’luk bir hisse karşılığında Ticaret Bakanlığı’ndan 1,6 milyar dolarlık şartlı finansman elde etti.
Vanda Research verilerine göre, bu tür hisse senetleri bireysel yatırımcılar için çok rağbet gören bir yatırım aracı haline geldi.
Örneğin, geçen yıl USAC ve USA Rare Earth’e toplamda yaklaşık 200 milyon dolarlık bireysel yatırımcı parası akarken, önceki yıllarda bu rakamlar ihmal edilebilir düzeydeydi.
Fakat Washington’un çabalarına rağmen, Çin, bu sektöre on yıllardır yaptığı yatırımlar sayesinde hâlâ dünyadaki kritik minerallerin arzının büyük bir kısmını kontrol ediyor.
Sivil toplum kuruluşu Safe’in Kritik Maden Stratejisi Merkezi’nin son raporuna göre, Batı’nın maden tedarik zincirlerini iyileştirme kabiliyeti, jeolojik kaynaklara erişimden çok, kamu kurumlarının yarattığı “kalıcı finansman açığını” gidermeye bağlıdır.
Yeni madenlerin ve işleme tesislerinin geliştirilmesi sermaye yoğun bir süreçtir ve on yıl veya daha uzun sürebilir.
Bazı yatırımcılar, ABD hükümetinin yaptığı büyük çaplı yatırımların bile Çin’in hakimiyetini sona erdirmek için yetersiz kalacağı konusunda uyarıyor.
S&P Global Market Intelligence’a göre, işleyici firma USAC için ödünç verilen hisselerin oranı (bu, açığa satışın bir göstergesi) bu yıl piyasa değerinin yüzde 23’ünden yüzde 42’sine sıçradı.
Geçen yıl hiçbir geliri olmayan kritik mineral çıkarma ve geri dönüşüm şirketi ARC’deki pozisyonlar, geçen yılın sonundaki yüzde 9’dan yüzde 23’e yükseldi.
ABD’deki açık ara en büyük nadir toprak madencisi olan MP’nin ödünç verilen hisseleri de bu yıl yükselirken, Teksas’taki yatağından henüz hiçbir şey çıkarmamış olan ve zarar eden bir şirket olan USA Rare Earth’e karşı yapılan bahisler de hafifçe artış gösterdi.
Yatırım şirketi ARR Investment Partners’ın kurucusu ve CEO’su Christian Putz, Çin’in nadir toprak elementleri işleme konusunda fiilen tekel konumunda olduğunu ve “tarih bir rehber olarak alınırsa, bu nadir toprak elementlerinin kısa bir süre için muazzam [fiyat] artışları yaşandığını, fakat daha sonra… Çin’in temelde piyasayı çökerttiğini” söyledi.
Geçen ay, Washington’un Alibaba dahil Çinli şirketlere benzer yaptırımlar uygulamasına yanıt olarak, MP ve USA Rare Earth, ABD ordusuyla olan bağlantıları nedeniyle Çin’in ihracat kontrol listesine eklendi.
Eggert, “Gerçek dünyada, Çin [nadir toprak elementleri konusunda] en fazla etki gücüne sahip baskın aktör… Büyüklükte tüm işleme tesisleri Çin’de,” dedi.
American Resources ve ReElement’in genel müdürü Mark Jensen, yorum isteyen bir FT muhabirine şunları söyledi:
“Dünya için gerçek işler yapmaya çalışan insanları umursamayan, önyargılı ve olumsuz bir kişi olduğunuz için sizinle konuşmak gibi bir niyetimiz yok.”
MP Materials yorum yapmayı reddetti. Şirkete yakın bir kaynak, MP aleyhindeki artan açığa satış pozisyonlarının “çok önemli bir kısmının”, şirkete karşı yapılan bahislerden ziyade 862 milyon dolar değerindeki dönüştürülebilir tahvillerin arbitrajından kaynaklandığını söyledi.
USA Rare Earth, hisseleriyle ilgili yorum yapmayı reddetti. Şirket, “Çin dışında güvenli bir nadir toprak elementleri değer zincirine yönelik stratejik ihtiyaç giderek artıyor. USA Rare Earth, bu talebi karşılamak için uygulamaya odaklanıyor,” diye ekledi.
USAC’nin CEO’su Gary Evans, şirketin hisselerini kimin açığa sattığını “anlamaya çalışmak için çok fazla araştırma yaptığını” söyledi.
Amerika
ABD’de tahvil getirileri sıçradı, hisse senetleri düştü

Fed toplantısının ardından tahvil getirileri sıçrarken üç büyük endeks ise de düşüş yaşadı.
ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faizleri sabit tutma kararından sonra Dow Jones Endüstriyel Ortalaması, 1.153,18 puan (yüzde 2,19) düşüşle kapandı ve Nisan 2025’ten bu yana en kötü düşüşünü kaydetti.
Fed, yaptığı toplantıda faiz oranlarını %3,5-%3,75 aralığında değiştirmedi fakat 9’a 3’lük bölünmüş karar, herkesin bu karara tam olarak katılmadığını gösterdi.
Fed Başkanı Kevin Warsh, bu durumu “aile kavgası” olarak nitelendirerek, “İyi bir aile kavgası istedim ve istediklerimi aldım. Amaç da budur. Sistem böyle tasarlanmıştır,” dedi.
Warsh, Fed’in faiz politikasının gidişatı konusunda ipucu vermeyeceğini ama %2’lik enflasyon hedefine ulaşmak için gerekli adımları atacağını belirtti.
Warsh’ın açıklamaları sırasında uzun vadeli tahvil getirileri keskin bir artış gösterdi. 30 yıllık ABD Hazine tahvili getirisi %5,1 civarından %5,21’e sıçrayarak 2007’den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.
Fed faiz kararında değişime gitmeyerek politika faizini üst üste 5 kez pas geçti
10 yıllık getiri ise %4,61’in biraz üzerindeyken neredeyse %4,69’a yükseldi ve bir yılı aşkın süredir en yüksek seviyesine yaklaştı.
Uzun vadeli getiriler, enflasyon ve büyüme beklentilerine göre hareket eder. Getirilerdeki bu artış, yatırımcıların Fed’in inatçı enflasyonu dizginlemek için yeterli önlemleri almayabileceğinden endişe duyduklarını gösteriyor.
Bu arada, Fed’in para politikasına ilişkin beklentileri yansıtan kısa vadeli iki yıllık ABD Hazine tahvili faizi bir miktar geriledi ve nispeten sabit kaldı.
Son aylarda yatırımcılar, Fed’in enflasyonla mücadele etmek için bu yıl faiz artırımına gideceği yönündeki beklentilerini artırdı ve 10 yıllık tahvil faizindeki artış da faiz artırım beklentisini yansıtıyor olabilir.
Fakat 10 yıllık ve 30 yıllık tahvil faizlerindeki hareketin büyüklüğü, enflasyon konusunda endişe duyulduğunu gösteriyor.
Tahvil fiyatları düştüğünde faizler yükselir. Yatırımcılar, enflasyonun getirilerini eritme riski karşılığında daha fazla tazminat talep ederek uzun vadeli tahvilleri elden çıkardı.
Avrupa2 hafta önceİngiltere çelik üreticisi British Steel’i kamulaştırdı
Dünya Basını3 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 1
Avrupa1 hafta önceBurnham resmen Birleşik Krallık Başbakanı oluyor
Görüş2 hafta önceEndüstriyel futbolun kıskacında bir dev: 2026 Dünya Kupası ve küresel ticaretin gölgesi
Asya2 hafta önceTokyo’dan Hürmüz Boğazı’nı baypas edecek hatlara destek
Asya2 hafta önceRusya’nın benzin talebine Hindistan’dan ret
Avrupa1 hafta önceAlmanya, silahlanmak için borçlanıyor
Dünya Basını2 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 2











