Bizi Takip Edin

Amerika

ABD’de S&P 500, Dow ve Nasdaq tepetaklak

Yayınlanma

Başta Japonya olmak üzere Asya borsalarındaki felaket açılışların ardından, Amerikan borsaları S&P 500 ve Nasdaq da haftaya düşüşle başladı.

ABD piyasaları açılırken S&P 500 %4,2 ve Nasdaq 100 %5,4 değer kaybetti. Dow Jones ise 1.000 puan düştü.

ABD piyasalarının açılmasından sadece birkaç dakika sonra, S&P 500 endeksinde hareket eden 455’ten fazla hisse kırmızıda görünmeye başladı.

Nvidia, Super Micro Computer ve Citigroup endekste en çok gerileyenler arasında iken Campbell Soup, Tyson Foods ve ON Semiconductor dahil olmak üzere yaklaşık 20 hisse senedi yükselişte işlem görüyor.

Yaklaşık 15 hisse senedi fiyatını korurken endeksin tamamı %3,5’in üzerinde düşerek 2022’den bu yana en kötü gün içi düşüşünü yaşadı.

ABD’de büyük teknoloji şirketlerinden oluşan Muhteşem Yedili’yi takip eden bir Bloomberg endeksi yaklaşık %9 düşüşle açıldı ve 2015’e kadar uzanan verilerde gösterge için en kötü gün içi düşüş kaydedildi.

Apple da bu sabah büyük bir kayıp yaşadı ve hisseleri piyasa öncesi işlemlerde %11’e varan oranda değer kaybetti.

Küresel piyasalarda şok sürüyor: Nikkei, Dow Jones, Kospi diplerde

Piyasa değerindeki tahribat açısından Nvidia’dan sonra ikinci sırada yer alan satış, 300 milyar dolardan fazla piyasa değerini silme tehdidinde bulunuyor.

Bu çöküş, Berkshire Hathaway’in ikinci çeyrekteki büyük satış çılgınlığının bir parçası olarak Apple hisselerini neredeyse %50 oranında azaltmasının ardından geldi.

Diğer kaybedenler arasında %10 düşüşle Tesla ve sırasıyla %7 ve %12 düşüşle Broadcom ve Super Micro Computer yer aldı.

Fakat Wall Street’teki pek çok kişi yatırımcıları haberlerin ötesine bakmaya ve sakin olmaya çağırıyor.

ABD’de nakit ticareti de açıldı ve piyasa öncesine göre hava pek değişmedi. Bu arada, Cboe Volatilite Endeksi 2020’den bu yana en yüksek seviyesinde.

Bloomberg’de yer alan habere göre Harris Financial Group’un yönetici ortağı Jamie Cox. bugünkü piyasa düşüşünün “o kadar da kötü olmayabileceğini” yazdı.

Cox sabah notunda, “Döviz piyasalarındaki sert dalgalanmalarla kendini gösteren satışlar keskin ve hızlıdır, ancak genellikle çok kısa ömürlüdür. Piyasalar, merkez bankalarının izledikleri farklı yollar konusunda açıkça tedirgin ve bu da çok fazla oynaklığa yol açıyor. Buna bir de Orta Doğu’daki düşmanlıkların tırmanma potansiyeli ve çılgınlıklarla dolu bir Başkanlık seçimi döngüsü eklenince, işler olumsuzluk için olgunlaşıyor. Bazıları bunun gecikmiş olduğunu söylüyor, ben ise bu gerilemeyi bazı anlaşmalar yapmak için kullanın diyorum,” diye yazdı.

Öte yandan 2 ve 10 yıllık Hazine getirileri pazartesi günü 2022’den bu yana ilk kez kısa süreliğine pozitife döndü. Gün sonuna kadar pozitifte kalmaya devam ederse, verim eğrisinin tarihteki en uzun tersine dönüşü sona erecek.

Daha önce, uzun ters dönme dönemi kaçınılmaz olarak resesyona yol açmıştı.

Altın piyasası da pazartesi günü erken saatlerde %3,2 oranında düşerek haziran ayından bu yana en büyük tek günlük kaybını yaşadı. 

Değerli metaller için bir ticaret platformu olan BullionVault’un araştırma direktörü Adrian Ash’e göre, “New York açılışı öncesinde yapılan teminat çağrıları, yatırımcıları hisse senetlerindeki kayıplarını karşılamak için altındaki kazanan pozisyonlarını likide etmeye zorladı.”

Altın geçen ay tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı ve bu yıl şu ana kadar yaklaşık %15 artış gösterdi.

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English