Bizi Takip Edin

Diplomasi

AfD, ABD’ye çıkarma yapmaya devam ediyor

Yayınlanma

Almanya için Alternatif (AfD), uluslararası ittifaklar kurmak ve iç politikada yer edinme  amacıyla Donald Trump’ın MAGA (Amerika’yı Yeniden Büyük Yap) hareketi ile temaslarını yoğunlaştırdı.

AfD’den çok sayıda yetkili, son aylarda ABD’ye giderek üst düzey Cumhuriyetçilerle bir araya geldi ve göçü kısıtlama ve Avrupa’nın sosyal medyayı düzenleme çabalarına karşı ortak mücadele gibi konularda ortak bir amaç arayışına girdi.

Aralık ayında yaklaşık 20 parti üyesi, New York Genç Cumhuriyetçiler Kulübünün düzenlediği bir galaya katılmak için New York’a uçtu. Galada, AfD’nin dış politika sözcüsü Markus Frohnmaier bir ödülle onurlandırıldı.

Etkinlikte konuşan Cumhuriyetçi kulübün temsilcisi Dovid Holtzman, Almanya Başbakanı Friedrich Merz’i, aşırı sağın iktidara gelmesini engellemek amacıyla ülkesinin siyasi “güvenlik duvarını yıkmaya” çağırdı.

Frohnmaier ise Amerikalı ve Alman “vatanseverleri” “kültürümüzü geri kazanmak” için bir ittifak kurmaya davet etti. Ayrıca şubat ayında ABD’li yetkilileri, Kongre üyelerini ve lobi gruplarını Berlin’e davet etme planlarını da açıkladı.

Frohnmaier, FT’ye verdiği demeçte, AfD’nin Joe Biden yönetimi sırasında yapıcı bir diyalog kurmakta “zorluklar” yaşadığını, fakat Trump’ın geçen yıl göreve geri dönmesiyle birlikte göç politikasından ifade özgürlüğüne ve toplumda ailenin rolüne kadar “içerik açısından birçok örtüşme” olduğunu söyledi.

AfD, ABD ile ilişkilerini güçlendiriyor

Aralık ayındaki gezide yer alan diğer kişiler arasında, AfD’nin finans sözcüsü Kay Gottschalk da vardı. Gottschalk, Washington’da Avrupa’nın “aşırı sağcıları” ile ilişkiler kuran Florida Cumhuriyetçi ve kongre üyesi Anna Paulina Luna ile bir araya geldi.

Görüşmenin ardından Luna, Alman ana akım partilerini AfD’yi “karalamaya, sindirmeye ve hatta bankalardan uzaklaştırmaya” çalışmakla suçladı. Luna, aşırı sağcı grubu “Amerika Birleşik Devletleri ile bağları güçlendirmek ve hükümetlerimiz arasında sağlıklı bir ilişki kurmak için gerçekten çaba sarf ettiği” için övdü.

ABD ile ilişki kurmaya çalışan bir başka AfD üst düzey ismi olan milletvekili Beatrix von Storch, ABD’li yetkililere büyük teknoloji şirketlerine karşı Avrupa’nın aldığı önlemleri destekleyen Alman politikacıların isimlerini verdiğini açıklayarak Berlin’deki yetkilileri dehşete düşürdü.

Von Storch, eylül ayında Ulusal Güvenlik Konseyi, Dışişleri Bakanlığı ve ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in temsilcileriyle görüşmek üzere Washington’a gitmişti. Hem AfD hem de Trump yönetimi, internet şirketlerini yasadışı içeriği daha iyi denetlemeye zorlayan AB’nin Dijital Hizmetler Yasasına şiddetle karşı çıkıyor.

Von Storch, FT’ye verdiği demeçte, ABD’de bağlantılar kurmanın bir nedeninin, partinin ülkesinde yoğun bir inceleme altında olduğu bir dönemde AfD’nin güçlü uluslararası dostlara sahip olmasını sağlamak olduğunu söyledi.

AfD, Venezuela işgaline destek vererek iç siyasette “normalleşiyor”

Şubat ayındaki parlamento seçimlerinde rekor bir ikinci sırada yer alan ve şu anda kamuoyu yoklamalarında düzenli olarak birinci sırada yer alan AfD, geçen yıl Almanya’nın iç istihbarat teşkilatı tarafından resmi olarak aşırı sağcı olarak sınıflandırıldı. Teşkilat, Müslümanlara ve göçmenlere yönelik tacizlerini ve onları toplumdan dışlama çabalarını gerekçe gösterdi.

Bu adım, Almanya hükümeti veya parlamentosunun anayasa mahkemesinden partiyi yasaklamayı düşünmesini isteyip istememesi konusunda şiddetli bir siyasi tartışma başlattı.

Merz ve merkez sağdaki Hıristiyan Demokrat Birliği (CDU) ile Bavyera’daki kardeş partisinin diğer önde gelen isimleri bu fikre karşı çıktılar. Fakat von Storch, Merz’in Sosyal Demokratlarla kurduğu istikrarsız koalisyonun 2029’daki bir sonraki parlamento seçimlerine kadar devam etmesinin “imkansız” olduğunu ve bundan sonra ne olacağından korktuğunu söyledi.

AfD’nin ABD’deki güçlü müttefiklerinin gerekirse müdahale ederek “siyasi rakiplerimizin partimizi bastırmasını veya hatta yasaklamasını zorlaştırmasını” umduğunu söyledi.

Partinin diğer üst düzey isimleri, yasağa karşı bir sigorta poliçesi olarak MAGA hareketini desteklediği fikrini önemsizleştirdi. Bir parti sözcüsü, bunun ABD’deki temasların “birincil odak noktası” olmadığını belirterek, “AfD, bu konuyu öncelikle Almanya’da ele alması gerektiğinin farkında,” dedi.

Fakat partinin bir kanadı, özellikle eski Doğu Almanya’da, ABD’ye karşı köklü bir şüpheye sahip ve Rusya ve diğer Batı dışı ülkelerle ilişkiler kurmaya odaklanmış durumda.

AfD’nin iktidar yolu ABD’den mi geçiyor?

Doğu Almanya’nın Saksonya eyaletinden gelen eş başkan Tino Chrupalla, bu hafta Çinli yetkililerle görüşmek üzere Pekin, Şanghay ve Hong Kong’a bir haftalık bir geziye çıktı.

Öte yandan Chrupalla bile, geçen yıl ocak ayında Trump’ın göreve başlama törenine katılan üst düzey isimler arasındaydı. Takip eden haftalarda, AfD, şubat ayındaki Almanya seçimleri öncesinde ABD başkanının yakın çevresinden benzeri görülmemiş bir destek aldı. Partinin eş lideri ve şansölye adayı Alice Weidel, Tesla’nın kurucusu Elon Musk’ın desteğini kazandı ve Musk, Weidel’i kendi platformu X’te bir tartışma için ağırladı.

Vance, Şubat ayında Münih Güvenlik Konferansında Weidel ile bir araya geldi ve Avrupa’nın aşırı uçları önleyen “güvenlik duvarlarına” yönelik saldırısı Avrupalı yetkilileri şok etti.

Mayıs ayında, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, AfD’nin aşırı sağcı olarak sınıflandırılmasını kınayanlar arasında yer aldı ve bu hamleyi “gizli bir tiranlık” olarak nitelendirdi.

Weidel, henüz ABD’yi ziyaret etmedi. Bu durum, Trump ile görüşmek için beklediği yönünde spekülasyonlara yol açtı.

Yine de, Alman aşırı sağ ile Amerikan güç odakları arasındaki artan temas, bir zamanlar Cumhuriyetçilerin doğal ortakları olarak görülen Merz’in CDU üyelerinin endişesini çekiyor.

Partinin dış politika sözcüsü olan kıdemli milletvekili Jürgen Hardt, ocak ayında Washington’a yaptığı ziyaret sırasında, Cumhuriyetçi bağlantılarından bazılarının Maximilian adında birinden coşkuyla bahsettiğini duyunca şaşırdı.

AfD ve yeni iktidar stratejisi: Amerikan tarzı ‘sağ-sol’ ayrımı hedefleniyor

Daha sonra onların, Adolf Hitler’in SS’inin suçlarını küçümsemeye çalışmasıyla ünlü, AfD’nin en önde gelen isimlerinden Maximilian Krah’tan bahsettiklerini fark etti. Krah, Çin fonlarıyla ilgili kara para aklama ve yolsuzluk iddialarıyla ilgili bir soruşturmaya da karışmış durumda fakat kendisi bu suçlamaları reddediyor.

Hardt, CDU’nun hem Almanya’da hem de Atlantik’in ötesinde aşırı sağ partinin söylemlerine karşı koymak için çok çalışması gerektiğini söyledi ve “Almanya’daki insanlara AfD’nin Alman çıkarlarına hizmet etmediğini açıkça belirtmeliyiz,” dedi.

Öte yandan Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun kaçırılması nedeniyle AfD, ABD ile arasına biraz mesafe koyma ihtiyacı duydu.

Weidel, bu hafta başında yaptığı açıklamada, “Trump, diğer ülkelere müdahale etmeme yönündeki temel seçim vaadini ihlal etti ve bunu kendi seçmenlerine açıklamak zorunda,” dedi.

Weidel’in yanında duran AfD’nin diğer lideri Tino Chrupalla, Trump’ın ülkenin “etki alanı” içinde Amerikan çıkarlarını takip ettiğini düşündüğü için onu kısmen savundu. Ama aynı zamanda, Trump’ın izlediği yaklaşımı da kınadı ve “Vahşi Batı yöntemleri burada reddedilmelidir ve amaç her zaman araçları haklı çıkarmaz,” dedi.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

UEFA, FIFA’nın özelleştirilmesi halinde Dünya Kupası’nı boykot edecek

Yayınlanma

Avrupa futbolunun yönetim organı olan UEFA, FIFA’nın ticari faaliyetlerinin bir kısmını özelleştirmeye yönelik öneriyi kabul etmesi halinde, oybirliğiyle Dünya Kupası’nı boykot etme kararı aldı.

FIFA salı günü, ticari faaliyetlerini özel bir kuruluşa devretmeyi öngören bir öneri yayınladı.

Bu öneride, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’ın kardeşi Josh Kushner’ın CEO’su olduğu Thrive Capital’in baş yatırımcı olarak adı geçti.

UEFA, yaptığı açıklamada, “Dünya Kupası bir yatırım ürünü olarak değerlendirilemez. Hiçbir kısmı asla özel yatırımcılara devredilmemelidir. Dünya Kupası satılık değildir,” demişti.

Teklifin kabul edilmesi için FIFA’nın 211 üye federasyonunun çoğunluğunun desteği gerekiyor.

Fakat teklif Avrupa genelinde yoğun eleştirilere maruz kaldı. UEFA, yalnızca 55 üye federasyondan oluşuyor.

Açıklamada, “FIFA Dünya Kupası futbola aittir. Her zaman da öyle kalacaktır. Avrupa’nın söz hakkı olduğu sürece, Dünya Kupası asla satılık olmayacaktır,” denildi.

Avrupa Birliği Spor Komiseri Glenn Micallef, X’te yaptığı açıklamada, “UEFA’nın bu açıklamasını memnuniyetle karşılıyorum ve tutumunu tam olarak destekliyorum,” dedi ve “Avrupa futbol federasyonlarının yönetişim konusunda öncülük etmesinden gurur duyduğunu” ekledi.

Çarşamba günü komisyon üyesi, “rekabet hukuku hususları” gerekçesiyle FIFA’nın önerisini soruşturma tehdidinde bulunmuştu.

Kadınlar U-20 Dünya Kupası eylül ayında düzenlenecek ve FIFA planlarından vazgeçmezse, bu turnuva Avrupa futbol federasyonlarının boykotu sonuna kadar sürdürme kararlılığının ilk sınavı olabilir.

Kadınlar ve erkekler U-17 Dünya Kupaları da 2026’nın ilerleyen aylarında düzenlenecek.

En son 2023’te İspanya’nın kazandığı tam kadro Kadınlar Dünya Kupası ise 2027’de Brezilya’da gerçekleştirilecek.

POLITICO Çarşamba günü yayınladığı haberde, Avrupa futbolunun yönetim organındaki bir dizi üst düzey yetkilinin, mevcut görev süresi gelecek yıl sona erecek olan FIFA Başkanı Gianni Infantino’ya karşı Katarlı Nasır el-Halifi’yi aday çıkarmayı planladığını bildirmişti.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

ABD, BAE destekli çip üreticisi GlobalFoundries’e fon sağlayacak

Yayınlanma

GlobalFoundries, ABD hükümetinin daha verimli yapay zeka veri merkezlerini desteklemek amacıyla silikon fotonik teknolojisinin araştırma ve geliştirme çalışmalarını güçlendirmek üzere çip üreticisine 300 milyon dolarlık bir hibe vereceğini duyurdu.

Bu hibe, Washington’un Çin ile arasındaki küresel rekabette konumunu güçlendirmeye çalıştığı bir dönemde, ABD Başkanı Donald Trump’ın CHIPS Yasası kapsamındaki araştırma fonlarını kritik yarı iletken teknolojilerine yöneltme çabasının bir parçası.

Yönetim daha önce yarı iletken üretim ekipmanları için 150 milyon dolar ve kuantum bilişim için 2 milyar dolar tahsis etmişti.

Silikon fotonik, çipler arasında veri aktarımı için elektrik sinyalleri yerine ışığı kullanır ve bu sayede yapay zeka sistemleri için daha yüksek bant genişliği ve daha düşük güç tüketimi sağlar.

ABD Ticaret Bakanlığı’ndan sağlanan bu fon, veri aktarım hızlarını ve enerji verimliliğini daha da artırmak amacıyla silikon fotoniği yapay zeka işlemcileriyle doğrudan entegre eden bir teknoloji olan “ortak paketlenmiş optik” alanındaki gelişmeleri desteklemeyi de amaçlıyor.

Silikon fotoniği ve gelişmiş optik paketleme tedarik zincirinin büyük bir kısmı şu anda ABD dışında yoğunlaşmış durumda.

Bu alandaki başlıca üreticiler arasında Tayvanlı TSMC ve İsrailli Tower Semiconductor yer alıyor.

Çarşamba günü açıklanan 300 milyon dolarlık fon, GlobalFoundries’e 2024 yılında Malta (New York) ve Burlington’da (Vermont) fabrikalar kurması için tahsis edilen 1,5 milyar dolarlık önceki fonu tamamlayacak.

Teknoloji Direktörü Gregg Bartlett, Reuters’a verdiği demeçte yeni fonun, GlobalFoundries’in halihazırda ürettiği çiplerin yanı sıra optik bileşenlerin üretimi ve paketlenmesi için bu tesislerde kullanılacak yeni malzemeler ve teknikler üzerine yapılacak araştırmalara destek olacağını söyledi.

Bartlett, “Çıplak silikon yonga plakasından başlayarak, ABD’de kalitesi kanıtlanmış ve test edilmiş bir optik modül sevk edebilme yeteneğine sahip, uçtan uca hizmet sunan tek bir şirketin olması, bizim için benzersiz bir yetkinlik olduğunu düşünüyoruz,” dedi.

GlobalFoundries, veri aktarım hızlarını saniyede 400 gigabite çıkarmayı ve mevcut nesil uygulamalara kıyasla enerji verimliliğini beş katına çıkarmayı hedeflediğini açıkladı.

Abu Dabi varlık fonu Mubadala, GlobalFoundries’in yaklaşık %73’üne sahip. ABD Ticaret Bakanlığı ise ayrı bir anlaşma kapsamında bu çip üreticisinin yaklaşık %1’lik hissesini alacak.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Kiev’de vurulan İHA fabrikasının ABD’li şirkete ait olduğu bildirildi

Yayınlanma

Rusya’nın Kiev’de imha ettiğini açıkladığı insansız hava aracı fabrikasının ABD’nin Delaware eyaletinde kayıtlı bir şirkete ait olduğu bildirildi. The Guardian gazetesi, Terminal Autonomy adlı firmanın Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla yüksek hassasiyetli İHA’lar ürettiğini aktardı. Şirket, yapay zeka kontrollü mühimmatların cephede aktif olarak kullanıldığını belirtiyor.

Rusya ordusunun Ukrayna’nın başkenti Kiev’de düzenlediği hava saldırılarında imha edilen insansız hava aracı (İHA) fabrikasının, ABD’nin Delaware eyaletinde kayıtlı bir Amerikan şirketine ait olduğu bildirildi.

The Guardian gazetesinin kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Terminal Autonomy adlı şirket, yönlendirme sistemleri parazit ve sinyal kesicilere karşı korumalı olan ve Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla tasarlanan yüksek hassasiyetli İHA’lar üretiyor.

ABD’de 2023 yılında tescil edilen Terminal Autonomy şirketinin internet sitesinde, firmanın yapay zeka ile kontrol edilen dolanan mühimmatlar ve yüksek hassasiyetli mühimmatlar kullandığı, bunların “ön cephede düşman kuvvetlerine karşı halihazırda aktif biçimde uygulandığı” bilgisi yer alıyor.

Rusya Savunma Bakanlığı tesisin hedef alındığını duyurmuştu

Rusya Savunma Bakanlığı, 26 Temmuz’a bağlanan gece Kiev’in güneybatısında İHA montaj ve depolama alanının vurulduğunu açıklamıştı. Bakanlık, Ukraynalı ve Amerikalı uzmanların katılımıyla bu tesiste aylık bin adede kadar İHA üretimi yapıldığını bildirdi.

Bakanlığın açıklamasında, bu tesiste AQ-400 Scythe (“Kosa”) ve AQ-100 Bayonet (“Ştık”) tipi saldırı İHA’ları ile RQ-100 Scout (“Skaut”) tipi keşif İHA’larının üretildiği kaydedildi.

Aynı gece Kiev’de İHA ve yedek parça üretimi yapan “Smart Intelligent Systems” (“Smart intellidjent sistem”) işletmesinin de vurulduğu aktarıldı. Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna başkenti ile Odessa bölgesindeki Çernomorsk liman altyapı tesislerine grup saldırısı düzenlendiğini duyurdu.

Rusya Savunma Bakanlığı, saldırıların yalnızca Ukrayna’nın askeri ve enerji tesisleri ile bunlarla bağlantılı altyapıya yönelik gerçekleştirildiğini vurguluyor.

Öte yandan Financial Times gazetesi, Ukraynalı yetkililere dayandırdığı haberinde, ABD ve Fransa’nın Rusya topraklarına yönelik İHA saldırılarının planlanmasında Ukrayna’ya istihbarat sağladığını yazmıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English