Avrupa
Almanya, NATO’nun Avrupa’daki merkezi olmak için atakta

Almanya, kendisini Avrupa’daki NATO’nun askeri-lojistik merkezi olarak konumlandırıyor ve böylece Ukrayna savaşından sonra ilan ettiği “dönüm noktası” ile başlattığı politikayı sürdürüyor.
German Foreign Policy’de yer alan analize göre, Avrupalı NATO üye ülkeleri, üst üste ikinci yıl, Steadfast Dart tatbikatını, Almanya’daki kuvvetlerini ABD olmadan bir araya getirip “doğuya göndermek” için kullanıyor.
Alman Silahlı Kuvvetleri (Bundeswehr), tatbikatın temelini oluşturan senaryonun artık kurgusal olmadığını vurguluyor.
NATO operasyonu, Hollanda’nın Brunssum kentinde bulunan ve bir Alman generalin komutasındaki NATO Müttefik Müşterek Kuvvet Komutanlığı tarafından yönetiliyor.
ABD’nin tatbikata katılmaması, Grönland ve İran’daki savaşla ilgili mevcut çatışmalardan daha derinlere uzanan transatlantik ilişkilerdeki değişimlerden kaynaklanıyor.
Bir süredir Berlin, NATO içindeki güç dengesini kendi lehine kaydırmaya çalışıyor. NATO’nun Avrupa ayağını güçlendirme girişimi, Almanya’nın ABD’den daha fazla askeri bağımsızlık arayışının temel bir bileşeni.
Berlin, bu şekilde, askeri açıdan giderek daha bağımsız hale gelen Avrupa’da liderlik iddiasını ortaya koyuyor.
Steadfast Dart 2026: Alman pozisyonu güçleniyor
11 Avrupa ülkesinden toplam 10.000 asker, NATO’nun hızlı müdahale gücü olan Müttefik Müdahale Gücü’nün (ARF) operasyonel hazırlığını göstermek amacıyla mart ayı sonuna kadar Güney Avrupa’dan Almanya’ya hareket ediyor.
Bundeswehr, Steadfast Dart tatbikatının artık “kurgusal” bir tatbikat olmadığını, “bir operasyon olarak planlandığını ve yürütüldüğünü” vurguluyor.
Tatbikatın odak noktası, Avrupa’nın Akdeniz kıyısı devletlerinin silahlı kuvvetlerinin Almanya’da bir araya gelerek doğuya doğru ilerlemesi.
Birlikler Almanya’ya vardıklarında, çok uluslu kuvvetler manevranın bir parçası olarak Bundeswehr’in Quadriga tatbikatına entegre edilmiş birkaç muharebe tatbikatı gerçekleştirdi.
Bundeswehr, muharebe tatbikatlarından birini şöyle aktarıyor: NATO askerleri bir köyü ablukaya alarak düşman kuvvetlerinin geri çekilmesini engelliyor; özel kuvvetler geldikleri kadar çabuk ortadan kayboluyor; dört savaş uçağı alçak irtifada köyün üzerinde gürültüyle uçuyor; onları dört İtalyan savaş helikopteri izliyor ve sürekli ateşle düşmanı yerde tutuyor; makineli tüfek ateşi düşmanı siper almaya zorluyor; tüm ülkelerin kuvvetleri birlikte artık düşmandan arındırılmış araziyi güvence altına alıyor.
Steadfast Dart tatbikatına, şu anda Hollanda’nın Brunssum kentinde bulunan NATO Müttefik Müşterek Kuvvet Komutanlığı’nı yöneten Alman Hava Kuvvetleri Generali Ingo Gerhartz liderlik ediyor.
NATO’nun operasyonel yeteneği: Almanya’nın bir merkez olarak sorunsuz işleyişini sağlamak
Bundeswehr’e göre, bu yılki Steadfast Dart tatbikatının ev sahibi ülkesi olarak Almanya’nın temel görevi, “Almanya’nın bir merkez olarak sorunsuz işleyişini sağlamak.”
Operasyon, “Avrupa genelinde birliklerin, silah sistemlerinin ve malzemelerin hızlı nakliyesine” odaklanıyor.
“Merkez Olarak Almanya” sloganı altında Berlin, Federal Cumhuriyeti Rusya’ya yönelik ortak askeri hareketlerin lojistik merkezi olarak konumlandırmak için yıllardır çalışıyor.
Bunu yaparken, aynı zamanda diğer ittifak üyeleri karşısında NATO ve AB içindeki konumunu güçlendirme politikası izliyor.
Alman hükümeti, 2018’in başlarında önemli bir askeri politika belgesinde, NATO ittifakının ve AB’nin operasyonel kapasitesinin “Avrupa’nın merkezinde” bir askeri transit ülkesi olarak Almanya’ya dayandığını belirtmişti.
New York Times’a göre, Steadfast Dart’ta Federal Cumhuriyet’in öncü rolü, Berlin’in Avrupa’nın savunması için ne kadar “vazgeçilmez” hale geldiğini yansıtıyor.
Alman hükümeti, savaş durumunda NATO’ya, Doğu Cephesi’ne doğru Almanya’dan geçen 800.000 askere ve 200.000 askeri araca ikmal ve lojistik destek sağlayacağına dair taahhütte bulundu.
Steadfast Dart çerçevesinde gerçekleştirilen birlik hareketlerinin odak noktası, Schleswig-Holstein, Hamburg, Bremen, Aşağı Saksonya ve Saksonya-Anhalt eyaletleri.
Tatbikata ABD katılmıyor: Avrupalılaşmış NATO hedefi
ABD, Steadfast Dart tatbikatına katılmıyor.
Fakat German Foreign Policy’ye göre bunu yalnızca Grönland ve İran savaşı bağlamında transatlantik ilişkilerdeki akut krize bağlamak yetersiz kalır.
Birincisi, bu yılki Steadfast Dart tatbikatı, arka arkaya yapılan ikinci “yalnızca Avrupa” merkezli NATO tatbikatı.
İkincisi, tatbikatın planlaması iki yıldan fazla bir süredir devam ediyor ve ABD basınına göre bu planlama, ABD ordusuyla işbirliği içinde yürütülüyor.
Hamburg Üniversitesi Barış Araştırmaları ve Güvenlik Politikası Enstitüsünden (IFSH) Lukas Mengelkamp’a göre, gelecekte “daha fazla tamamen Avrupa merkezli tatbikat” olması “çok muhtemel.”
Steadfast Dart, “Avrupalılaşmış bir NATO”nun geleceğine dair bir ipucu verebilir. New York Times, Steadfast Dart’ın Avrupalıların “en büyük ve en önemli ortağı olmadan ne kadar iyi idare edebileceklerini” görmek için “yakından izlenen” bir test olduğunu belirtiyor.
Bu, ABD’nin hedefleriyle çelişmiyor: ABD Başkanı Donald Trump, yıllardır Avrupalıların ABD üzerindeki yükü hafifletmelerini ve Avrupa’nın askeri güvenliğini sağlamak için kendileri daha fazla çaba göstermelerini talep ediyor.
Alman rolünün artması: Berlin’deki kavgalı transatlantikçileri birleştiren slogan
Trump’ın ilk dönemi (2017-2021) boyunca bile Berlin’de “NATO içindeki Avrupa ayağının güçlendirilmesi”nden çokça söz edildi.
Daha önce, Alman-Amerikan işbirliğindeki krizin arka planında, Almanya’daki transatlantik odaklı blok ikiye bölünmüştü.
Birinci grupta, tüm zorluklara rağmen ABD ile işbirliğini Alman dış ve askeri politikasının merkezi ayağı olarak görmeye devam edenler yer alıyordu.
İkinci grupta ise, Avrupa’nın “stratejik özerkliği”ni, yani Avrupa dayanışması yoluyla ABD’den güç politikası açısından ayrılmayı hızlandırmayı talep edenler vardı.
“NATO içinde Avrupa ayağını güçlendirme” sloganı altında, her iki grup da yüzeysel olarak yeniden bir araya gelmişti.
Almanya ve Avrupa’nın büyük çapta yeniden silahlanmaya ihtiyacı olduğu konusunda mutabakat vardı.
Fakat ABD’den hazır silah sistemleri satın alınması mı, yoksa daha pahalı ama bağımsız Avrupa çözümleri geliştirilmesi mi gibi belirli konularda, altta yatan ayrılık defalarca ortaya çıktı.
Şansölye Friedrich Merz’in son Münih Güvenlik Konferansı’ndaki konuşmasında da teyit ettiği gibi, Almanya için “NATO içinde Avrupa’yı güçlendirmek” öncelikli bir mesele olarak görülüyor.
Merz’e göre Avrupalılar, ABD’nin hakim olduğu NATO içinde, “kendi çıkarları doğrultusunda güçlü, kendi kendine yeten bir Avrupa ayağı oluşturmalı.”
Bu Avrupa odaklı yaklaşımın Almanya’nın çıkarına olduğunu ve “Birleşik Avrupalılar”ın ABD olmasa bile Rusya’ya üstün geleceğini savunan Merz, “Uzun vadede, ancak diğer Avrupalıları da yanımıza çekersek başarılı olabiliriz. […] biz Almanlar için bunun başka yolu yok,” demişti.
Avrupa
Almanya, Rusya’ya karşı binlerce yeni füze almaya hazırlanıyor

Bloomberg’ün haberine göre Almanya, Tomahawk sevkiyatında yaşanan gecikmeler üzerine savunma cephaneliğini binlerce hassas vuruş füzesiyle takviye etmeyi planlıyor. Berlin, Amerikan girişimi Covenant’tan 1,12 milyar doları aşan Anthem füzeleri almanın yanı sıra Ukrayna, Hollanda ve İngiltere ortaklı projeleri değerlendiriyor.
Almanya, savunma cephaneliğini genişletmek amacıyla binlerce hassas vuruş füzesi satın almayı planlıyor.
Almanya ordusunun envanterinde şu anda yalnızca havadan fırlatılan ve yaklaşık 500 kilometre gibi görece kısa bir menzile sahip olan Taurus seyir füzeleri yer alıyor.
Bloomberg’ün konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberinde, Berlin’in Amerikan Raytheon üretimi BGM-109 Tomahawk füzeleri ile Typhon fırlatma sistemlerini tedarik etme planının ise gecikmelerle karşılaştığı belirtildi.
Bu tablonun ardından Almanya Savunma Bakanlığı, çok sayıda üreticiyle binlerce hassas vuruş füzesi almak üzere görüşmelere başladı.
Berlin’in benimsediği strateji, görece düşük maliyetli füzeleri yüksek adetlerle temin ederek nicelik üstünlüğü kurmayı ve olası bir hasmın hava savunma sistemlerini doygunluğa ulaştırarak felce uğratmayı amaçlıyor.
Görüşme yürütülen taraflardan birini Amerikan savunma girişimi Covenant oluşturuyor.
Almanya, bu şirketten 1,12 milyar doları aşan bir maliyetle karadan fırlatılan binlerce Anthem seyir füzesi almayı değerlendiriyor.
Covenant şirketi ABD kökenli olmasına karşın projenin Avrupa ile doğrudan bağı sürüyor. Girişim, bu yıl Almanya’nın Leipzig kentinde bir fabrika açtı.
Fabrikadaki ilk füzelerin 2027 yılının başında üretim bandından çıkması hedefleniyor.
Gelecek yılın sonuna kadar bin adet üretmeyi planlayan şirket, bağımsız Avrupa tedarik zincirlerinden faydalanarak 2028 yılına gelindiğinde yıllık 5 bin füzelik azami kapasiteye ulaşmayı amaçlıyor.
Berlin tek bir tedarikçiye bağlı kalmamak için alternatifleri inceliyor
Berlin yönetimi tek bir şirkete bağımlı kalmaktan kaçınmak için farklı seçenekleri de gündemde tutuyor.
Bu kapsamda Ukrayna ile Bars seyir füzelerinin ortak üretimi ve satın alınması yönünde temaslar yürütülüyor.
Hollanda merkezli Destinus SA şirketinin geliştirdiği Ruta füzeleri de incelenen seçenekler arasında yer alıyor.
Almanya ve İngiltere ortak girişimi olan Hypersonica ile de yüksek hızlı HS1 füzelerinin geliştirilmesi konusu ele alınıyor.
Avrupa ülkeleri, Ukrayna’daki çatışmaların başlamasının ardından geniş kapsamlı bir yeniden silahlanma sürecine girdi.
Rusya’nın Berlin Büyükelçisi Sergey Neçayev ise mayıs ayında yaptığı açıklamada Almanya’nın Rusya ile askeri bir karşı karşıya gelişe hazırlandığını öne sürmüştü.
Neçayev, Almanya’nın Ukrayna’daki çatışmalara taraf olmama yönündeki resmi beyanlarına rağmen askeri harcamalarını artırdığını, ordu mevcudunu büyüttüğünü ve silahlanma adımlarını hızlandırdığını savundu.
Avrupa
Avusturya, dört Rus diplomatı sınır dışı etti

Avusturya, üçü büyükelçilikte biri AGİT temsilciliğinde görevli dört Rus diplomatı casusluk şüphesiyle sınır dışı etti. Karara tepki gösteren Rusya Dışişleri Bakanlığı misillemenin kaçınılmaz olduğunu duyururken Viyana’nın 2022’den bu yana sınır dışı ettiği Rus görevli sayısı en az 18’e ulaştı.
Avusturya, dört Rus diplomatı “istenmeyen kişi” ilan ederek sınır dışı etti. Diplomatlardan üçü Viyana’daki Rusya Büyükelçiliğinde görev yaparken biri ülkenin Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Daimi Temsilciliğinde yer alıyordu.
Gelişmeyi cuma günü ilk olarak Avusturya dergisi Profil duyurdu; kamu yayıncısı ORF ve Die Presse gazetesi de Dışişleri Bakanlığına dayandırdıkları haberlerle bilgiyi teyit etti.
Bakanlık açıklamasında kararın güvenlik birimlerinden gelen veriler doğrultusunda alındığı belirtildi. Açıklamada, dört Rus görevlinin diplomatik statüleriyle bağdaşmayan faaliyetler yürüttüğü kaydedildi.
Moskova ise karara gecikmeden karşılık verileceğini duyurdu. Rusya Dışişleri Bakanlığı, Avusturya’nın bu adımına yönelik tepkinin “kaçınılmaz olarak geleceğini” açıkladı.
Avusturya Dışişleri Bakanlığı verilerine göre Viyana’daki Rusya Büyükelçiliğinde toplam 48 diplomat görev yapıyor. 23 Rus vatandaşı da ülkenin AGİT Daimi Temsilciliğinde yer alıyor.
Profil: Rus diplomatlar casuslukla suçlanıyor
Profil dergisi, sınır dışı edilen dört Rus diplomatın casusluk şüphesiyle hedef alındığını aktardı.
Bu isimlerin, araştırmacı yayın organı Agentstvo’nun ağustos başında yayımladığı ve istihbarat servisleriyle bağlantılı olabileceği öne sürülen 21 kişilik diplomat listesinde yer alıp almadığı ise henüz netleşmedi.
Profil, Avusturya Savunma Bakanlığının ağustos ayı ortasında askerlere olası Rus ajan devşirme girişimlerine karşı uyarı yazısı gönderdiğini ve şüpheli temasların bildirilmesini istediğini kaydetti.
Avusturya makamlarının gündemine giren bir diğer başlık ise Viyana sakinlerinin Rusya Büyükelçiliği çatısından gelen seslere yönelik şikayetleri oldu.
İngiliz The Financial Times gazetesi mart ayında kaynaklarına dayandırdığı haberinde, çatıdaki “anten ormanı” aracılığıyla NATO ve diğer uluslararası kuruluşların haberleşmelerinin dinlendiğini öne sürmüştü. Viyana yönetimi bu iddialar üzerine mayıs ayında üç Rus diplomatı sınır dışı etmişti.
Avusturya Dışişleri Bakanlığı eylül ayı ortasında yerel haber ajansı APA’ya yaptığı açıklamada, Rusya Büyükelçiliği temsilcilerinin çatıdaki havalandırma pervanelerinin arızalandığını savunarak gürültü için özür dilediğini bildirmişti.
Şubat 2022’de Ukrayna’da başlayan savaştan bu yana Avusturya, son kararla birlikte Rus temsilciliklerindeki en az 18 personeli sınır dışı etmiş oldu.
Avrupa
Sırbistan’da öğrenci mitinginde yüzbinlerce kişi bir araya geldi

Sırbistan’da öğrencilerin öncülüğündeki hareketin son mitingi için perşembe günü yüz binlerce kişi Belgrad’ın merkezinde bir araya geldi.
25 Ekim’de yapılacak erken parlamento seçimleri öncesinde yapılan mitingin organizatörleri, mitinge en az 200.000 kişinin katıldığını belirtti.
Hareket, Aleksandar Vučić ve Sırp İlerleme Partisi’nin (SNS) 14 yıllık iktidarını sona erdirmeyi ve yaklaşık iki yıldır süren hükümet karşıtı protestoları bir seçim zaferine dönüştürmeyi hedefliyor.
Protesto hareketi, Kasım 2024’te kuzeydeki Novi Sad kentinde bir tren istasyonu kanopisinin çökmesi sonucu 16 kişinin hayatını kaybetmesi ve bunun ülke genelinde öğrenciler öncülüğünde kitlesel yolsuzluk karşıtı protestolara yol açmasının ardından ortaya çıktı.
Göstericiler, felaketin sorumlusu olarak hükümetin yolsuzluğunu gösterdi fakat henüz kimse cezai olarak sorumlu tutulmadı.
Öğrenci Listesi’nden birçok aday kalabalığa hitap etti. Aralarında, yargı ve savcılığın siyasi baskı ve kişisel çıkarların etkisinden arındırılması çağrısında bulunan tanınmış Sırp aktör Tihomir Stanić de vardı.
Stanić, “Hepimiz kanun önünde eşit olmamaktan bıktık. Sırbistan özgürlüğü, adaleti ve hesap verebilirliği hak ediyor,” dedi.
Miting, son iki yıldır öğrenci hareketinin harekete geçirdiği çok sayıda genç de dahil olmak üzere her yaştan insanı bir araya getirdi.
Belgrad’dan 26 yaşındaki Nađa, başından beri öğrencileri desteklediğini ve adalet ve daha iyi bir gelecek için mücadele eden insanların yanında yer almaktan gurur duyduğunu söyledi.
Rapporteur’e verdiği demeçte, “Öğrenci Listesi’nin seçimi kazanmasını bekliyorum fakat iktidar yetkililerinin sonuçları sorgulamak ve itibarsızlaştırmak için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarına inanıyorum,” dedi.
Mitinge, siyasi değişim ve çocukları için daha iyi bir gelecek umduğunu belirten daha yaşlı destekçiler de katıldı.
61 yaşındaki Dragana, Rapporteur’e, “Umarım yeni hükümet, çocuklarımızın Sırbistan’ı terk etmek zorunda kalmadan geleceklerini kurabilecekleri bir ülke yaratır,” dedi.
Seçimler, Vučić’in iktidar partisinin yıllarca kendisiyle kıyaslanabilecek kadar güçlü bir seçim rakibiyle karşılaşmadığı 2012’de SNS’nin iktidara gelmesinden bu yana Sırbistan’da görülen en belirsiz seçimler olarak değerlendiriliyor.
Seçim kampanyası neredeyse bir referandum havasına büründü. Oylama, genel olarak SNS’nin iktidarının devamı ile siyasi değişim umudu arasında bir seçim olarak görülüyor.
Anketler, iktidar koalisyonu ile Öğrenci Listesi arasında başa baş bir yarışa işaret ediyor. Salı günü yayınlanan son ankete göre, kararını vermiş seçmenler arasında SNS liderliğindeki koalisyon %42,9, Öğrenci Listesi ise %42 oy oranına sahip.
Avrupa Parlamentosu heyeti de dahil olmak üzere uluslararası gözlemciler, seçimleri izleyecek.
Seçimlerin nasıl yürütüleceği, seçim koşulları, demokratik standartlar ve hukukun üstünlüğü konusundaki süregelen endişeler nedeniyle, uzun süredir durma noktasına gelen Sırbistan’ın AB üyelik süreci üzerinde önemli etkiler yaratabilir.
Amerika7 gün önceSenatör Sanders: Silikon Vadisi zenginleri “korkunç bir plan” üzerinde çalışıyor
Dünya Basını2 hafta önceİngiliz diplomat Crooke: Suudi Arabistan’da asıl çöküş içeriden gelecek
Dünya Basını2 hafta önceRay Dalio: ABD için 3 yıl içinde borç krizi görüyorum
Rusya2 hafta önceRusya, Trump ile varılan mutabakatla dizel ihracatını kısmen serbest bıraktı
Avrupa2 hafta önceBurnham: Brexit oylamasında Rus müdahalesi var
Rusya2 hafta önceRosatom davasında mahkeme Finlandiya’nın sözleşme feshini hukuka aykırı gördü
Ortadoğu2 hafta önceIsrael Hayom yazdı: İsrailli istihbaratçılar yıllardır Riyad’da
Avrupa2 hafta önceLe Pen ve Mélenchon farkı açıyor








