Avrupa
AMB’nin dijital avro planı bankaların direnişiyle karşılaştı

Avrupa Merkez Bankası’nın (AMB) 2029 yılına kadar piyasaya dijital avro sürme planı, AB milletvekilleri ve Avrupa bankacılık sektöründen güçlü bir muhalefetle karşılaştı.
Çarşamba günü projeyle ilgili önemli bir Avrupa Parlamentosu oturumu öncesinde, Deutsche Bank, BNP Paribas ve ING dahil 14 kredi kuruluşu, dijital avronun özel sektör ödeme sistemlerini zayıflatabileceği konusunda uyarıda bulundu.
14 banka, Mastercard, Visa ve PayPal gibi ABD’li ödeme şirketlerine rakip olacak bir özel sektör kuruluşu oluşturmak için işbirliği yaptı. Wero adlı hizmet geçen yıl başlatıldı.
Bankalar çarşamba günkü oturum öncesinde, “Perakende dijital avronun mevcut tasarımı, tüketicilere net bir katma değer sunmadan, büyük ölçüde özel çözümlerle aynı kullanım durumlarını ele alıyor,” dedi.
Avrupa Parlamentosu tarafından dijital avroyu değerlendirmek üzere atanan İspanyol muhafazakâr milletvekili Fernando Navarrete de projenin önemli ölçüde küçültülmüş bir versiyonunu savunuyor.
AMB, 2020 yılında dijital merkez bankası parasını değerlendirmeye başladı. Geçen hafta, yönetim konseyi, 2027’de pilot bir uygulama ile “2029 yılında” ilk dijital avroları piyasaya sürmek için gerekli adımları atmaya karar verdi.
Projenin temelini oluşturan mevzuat, 2023 yılında Avrupa Komisyonu tarafından önerilmişti. Mevcut yasalar, AMB’ye dijital tokenler yerine sadece fiziksel nakit para basma yetkisi verdiği için, proje ancak AB hükümetleri ve blok parlamentosu yeşil ışık yakarsa ilerleyebilir.
AMB yönetim kurulu üyesi Piero Cipollone eylül ayında, nakit kullanımındaki dramatik düşüş ve ABD’li ödeme sağlayıcılarının hakimiyeti nedeniyle “özgürlüğümüzü, özerkliğimizi ve güvenliğimizi” korumak için dijital avroya ihtiyaç olduğunu savundu.
Mağazalarda kullanılan nakit paranın payı, 2024’e kadar olan beş yıl içinde yüzde 72’den yüzde 52’ye düştü. Dijital avro, ABD destekli stabilcoinlerin hızlı gelişmesinden destek aldı. Avrupa’daki pek çok kişi, bu durumun avronun rolünü tehdit edebileceğini düşünüyor.
Avro bölgesi üye ülkelerinin 20 maliye bakanı geçen ay AMB’nin dijital avro planlarını destekleyerek, “dijital avro projesinin ilerlemesinde son zamanlarda kaydedilen ilerlemeyi” memnuniyetle karşıladı ve Brüksel’deki milletvekillerini gerekli yasal değişiklikleri hızla yürürlüğe koymaya çağırdı.
Navarrete, geçen hafta yayınlanan bir raporda, dijital avronun yalnızca internet veya mobil bağlantısı olmayan ödemelerde madeni para ve banknotların yerine kullanılması gerektiğini, fakat AMB’nin öngördüğü gibi çevrimiçi işlemler de dahil olmak üzere diğer işlemler için gerçek zamanlı dijital ödeme aracı olarak kullanılmaması gerektiğini savundu.
Navarrete raporunda, çevrimiçi ödeme işlevlerinin “özel çözümlerin pan-Avrupa ölçeğine ulaşmasını engelleyen paralel bir ödeme ekosistemi” yaratabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.
Dijital avronun çevrimiçi versiyonunun, yalnızca ABD’li ödeme sağlayıcılarının Avrupalı özel sektör rakipleri başarısız olursa piyasaya sürülmesini savunuyor.
Navarrete, Financial Times’a verdiği demeçte özel sektörün rekabetçi bir ödeme sistemi oluşturmaya “her zamankinden daha yakın” olduğunu söyledi ve “sorumlu bir politika yapıcı yaklaşımı, bunun gerçekleşme olasılığını en üst düzeye çıkarmak için bir çerçeve belirlemek olmalı” derken, aynı zamanda “yedek bir seçeneğe hazır olmak” gerektiğini de ekledi.
Navarrete’nin görüşlerinin parlamentonun çoğunluğu tarafından paylaşılıp paylaşılmadığı belirsiz, çünkü sosyal demokratlar, liberaller ve yeşillerin yanı sıra kendi muhafazakâr grubunun üyeleri de dijital avroyu destekliyor.
Onun değerlendirmesi salı günü, ülkenin en büyük bankacılık lobi grubu olan Alman Bankacılık Endüstrisi Komitesi tarafından memnuniyetle karşılandı.
Komite, mevcut planları “çok karmaşık” ve “çok pahalı” olarak nitelendirerek, “tüketiciler için somut bir fayda sağlamadığını” belirtti.
Avrupa bankaları tarafından yaptırılan bir araştırmada PwC, dijital avronun piyasaya sürülmesinin finans sektörüne 30 milyar avroya mal olabileceğini tahmin etti.
AMB bu tahmini reddederek maliyetin 6 milyar avronun biraz altında olacağını belirtti.
“Avronun piyasaya sürülmesinden 25 yıl sonra, hâlâ pan-Avrupa çapında rekabetçi bir ödeme çözümü yok,” diyen bir üst düzey merkez bankası yetkilisi, Visa ve Mastercard’a rakip olacak bir yerli özel sektör kuruluşunun başarılı bir şekilde kurulmasının bile, sahipliği değişebileceği için sorunlara kalıcı bir çözüm olmayacağını ekledi.
Merkez bankası yetkilisi, “Visa Europe eskiden Avrupalıydı, ancak sonunda satıldı,” dedi.
Avrupa
Hindistan, Avrupa’ya mühimmat ihracatını yüzde 1600’den fazla artırdı

Hindistan, 2022’den bu yana Avrupa ülkelerine en az 872 milyon dolarlık mühimmat göndererek önceki dört yıla göre yüzde 1600’ün üzerinde artış kaydetti. Top mermisi ve patlayıcıları kapsayan sevkiyatların yaklaşık dörtte üçü 13 Orta ve Doğu Avrupa ülkesine yapıldı.
Hindistan, 2022 yılından bu yana Avrupa ülkelerine en az 872 milyon dolarlık mühimmat sevk etti. Bu miktar, önceki dört yıllık döneme kıyasla yüzde 1600’den fazla bir artışa işaret ediyor.
Bloomberg‘ün Hindistan Ticaret ve Sanayi Bakanlığı verilerine dayanan Trade Data Monitor kayıtlarından aktardığı bilgilere göre, sevkiyatlarda top mermileri, havan mermileri, sevk barutları ve patlayıcı maddeler yer aldı.
İhracatın yaklaşık dörtte üçü Orta ve Doğu Avrupa’daki 13 ülkeye yapıldı. Bu sevkiyatlar sayesinde Hindistan, söz konusu ülkelere mühimmat sağlayan tedarikçiler arasında 28’inci sıradan ikinciliğe yükselerek Güney Kore’nin hemen arkasına yerleşti.
Haberde, ABD ve diğer önde gelen ihracatçılarla karşılaştırıldığında bu toplam tutarın halen mütevazı bir seviyede kaldığı kaydedildi.
Teslimatlardaki tırmanış, Avrupa’daki talep artışı kadar Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin yerli savunma üretimini güçlendirme ve ordunun ithalata bağımlılığını azaltma politikasıyla da doğrudan bağlantılı görülüyor.
Hindistan makamları nisan ayında yaptıkları açıklamada, mali yıl genelindeki silah ihracatının yüzde 63 artış göstererek 4 milyar dolara ulaştığını duyurdu. Bu rakam hem fiilen tamamlanan teslimatları hem de sözleşmesi imzalanmış siparişleri kapsıyor.
Hindistan hükümeti ihraç edilen ürünlerin tam listesini ve nihai alıcıların isimlerini kamuoyuyla paylaşmıyor. Satış anlaşmaları Savunma Bakanlığının onayından geçiyor ve alıcılarla yapılan sözleşmeler mühimmatın üçüncü taraflara devrini ya da farklı amaçlarla kullanımını kısıtlayan hükümler içeriyor.
Hint yetkililer, mühimmatın plan dışı çatışma bölgelerine ulaşmasının yerel şirketlere yaptırım getirebileceğini ve ülkeye yönelik uluslararası baskıyı artırabileceğini belirtiyor.
Avrupa savunma harcamalarını artırırken ortak tedarik tartışılıyor
Avrupa Birliği Güvenlik Araştırmaları Enstitüsünün haziran ayı raporu, kıtanın askeri yeteneklerini geliştirmesi ve güvenlik alanında ABD’ye olan bağımlılığını azaltması gerektiğini ortaya koyuyor.
Raporda yer alan uzman değerlendirmeleri, savunmanın güçlendirilmesi için askeri bütçelerin artırılmasını, silah ve mühimmat üretiminin genişletilmesini, ortak alımlara ağırlık verilmesini ve Avrupa savunma sanayisinin geliştirilmesini öneriyor.
Uzmanlar ayrıca AB ülkelerinin orduları arasındaki koordinasyonun iyileştirilmesini, siber saldırılar ile melez tehditlere karşı kritik altyapı güvenliğinin artırılmasını tavsiye ediyor.
Avrupa’nın yeniden silahlanma programı müttefikler arasında farklı yaklaşımları da beraberinde getiriyor.
Financial Times gazetesi, nisan ayındaki haberinde Avrupa Birliği ile NATO arasında kıtanın silahlanma programı konusunda görüş ayrılıkları yaşandığını aktarmıştı.
Brüksel alımların Avrupalı üreticilerden yapılmasını savunurken, NATO savunmada transatlantik bağların korunması gerektiğini vurguluyor.
Avrupa
İrlanda’da kamu spotu: Toruna sarılmadan önce izin alma çağrısı yapıldı

İrlanda’da hükümet destekli We-Consent kampanyası, büyükanne ve büyükbabalara torunlarına sarılmadan önce izin almaları tavsiyesinde bulundu. Dublin Şiddet Mağdurlarına Yardım Merkezinin yürüttüğü çalışmaya zemin oluşturan araştırma, ülke nüfusunun yüzde 70’inin rıza kavramının anlaşılmasında sorun gördüğünü gösteriyor.
İrlanda’da hükümet destekli bir sosyal farkındalık kampanyası kapsamında büyükanne ve büyükbabalara, sarılmadan önce torunlarından izin almaları tavsiye edildi.
New York Post gazetesinin haberine göre We-Consent adlı kuruluşun hazırladığı 25 saniyelik videoda, yakın akrabaları dahi olsa her çocuğun sarılmak istemeyebileceği belirtiliyor.
Klipte iki farklı duruma yer veriliyor: İlk sahnede bir çocuk büyükanne ve büyükbabasına neşeyle sarılırken, diğerinde akrabaları kendisini kucaklamaya çalıştığında rahatsızlık hissediyor.
Kampanya yerel siyasetçileri ikiye böldü
Dublin Belediye Meclisi Üyesi Gavin Pepper çalışmaya tepki göstererek hükümetin ve sivil toplum kuruluşlarının “ölçüyü kaçırdığını” savundu.
Çocuklara kişisel sınırlara saygı duymanın ve fiziksel temas reddini kabul etmenin öğretilmesi gerektiğini belirten Pepper, yakın akrabaların sarılmasının “şüpheli bir durum gibi” sunulmaması gerektiğini ifade etti.
Bir diğer belediye meclisi üyesi Lorraine Hall ise kampanyaya destek verdi.
Eleştirenlerin videoyu fazlasıyla gerçek anlamıyla algıladığını ve dikkat çekmek amacıyla yaratıcı yöntemler kullanan sosyal reklamların yapısını hesaba katmadığını kaydeden Hall, videonun yarattığı tartışmanın hedefe ulaşıldığını gösterdiğini dile getirdi.
Ulusal çaptaki We-Consent kampanyası İrlanda’da Mart 2023 döneminde hayata geçirildi. Girişim, Adalet Bakanlığı ve Community Foundation Ireland desteğiyle Dublin Şiddet Mağdurlarına Yardım Merkezi tarafından yürütülüyor.
Program rıza, kişisel sınırlar ve ilişkiler konusunda farkındalık yaratmayı hedefliyor.
Merkezin kampanya öncesinde yaptığı araştırma, İrlanda halkının yüzde 70’inin ülkede rıza kavramının anlaşılması konusunda bir sorun olduğunu düşündüğünü ortaya koydu.
Araştırmaya göre her üç kişiden biri cinsel ilişkiler hakkında konuşurken rahatsızlık duyuyor.
Avrupa
Axel Springer, Avrupa’daki TikTok hisselerine talip oldu

Medya grubu Axel Springer, TikTok’un Avrupa biriminden hisse satın alma önerisinde bulundu. Şirket “Avrupa merkezli bir çözüm” arayışını teyit ederken platformun ana sahibi ByteDance resmi bir görüşme yapılmadığını açıkladı.
Alman medya grubu Axel Springer, video paylaşım platformu TikTok’un Avrupa operasyonlarından hisse almak için teklif verdi. Financial Times gazetesinin haberine göre Politico ve The Telegraph gibi yayınların sahibi olan grubun bu girişimi, sosyal medyadaki antisemitizm tartışmalarının ardından gündeme geldi.
Axel Springer CEO’su Mathias Döpfner, hisse alma fikrini ocak ayında şirketin Berlin’deki genel merkezinde düzenlenen bir toplantıda dile getirdi.
Sosyal ağlardaki antisemitizm sorununa ayrılan toplantının katılımcıları arasında ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’ın babası olan, ABD’nin Fransa Büyükelçisi Charles Kushner da yer aldı.
Girişim daha sonra Avrupa Komisyonu temsilcilerine iletildi ancak süreç ilerleme kaydetmedi.
TikTok’un ana şirketi ByteDance ise hisse satışına dair resmi bir müzakere yürütülmediğini açıkladı.
Öte yandan Axel Springer, TikTok konusunda “Avrupa merkezli bir çözüm” arayışına ilgi duyduklarını doğruladı.
Forbes dergisinin verilerine göre Axel Springer’ın eş sahibi ve CEO Döpfner’in serveti 22 Ekim 2026 itibarıyla 2,7 milyar dolar seviyesindeydi.
ABD pazarında zorunlu satış ortaklıkla sonuçlanmıştı
TikTok’un mülkiyet yapısına ilişkin tartışmalar daha önce ABD’de de yürütülmüştü.
Washington yönetimi, ulusal güvenlik kaygıları ve kullanıcı verilerinin korunması gerekçesiyle 2024 yılında Çin merkezli ByteDance şirketini uygulamanın ABD kolunu satmaya zorlayan bir yasayı kabul etmişti.
Yasa, satışın gerçekleşmemesi halinde platformun ülkede yasaklanmasını öngörüyordu.
Çinli şirket, Ocak 2026’da ABD pazarındaki faaliyetleri yürütmek üzere ortak bir girişim kurdu.
Yapılan anlaşmayla kurulan yeni şirketin hisselerinin yarısı Oracle ile yatırım şirketleri Silver Lake ve MGX’e devredildi.
Kalan hisseler ise ByteDance ile mevcut yatırımcılarında kaldı.
Dünya Basını2 hafta önceEski CIA analisti Johnson: Trump İran’a girerse Çanakkale’deki Churchill gibi yenilir
Asya2 hafta önceGüney Kore, Kiev Büyükelçisini geri çağırdı
Amerika2 hafta önceBrezilya’da ikinci tur süreci nasıl işleyecek?
Asya2 hafta önceEndonezya’nın yeni iş yasası işçileri memnun etti, iş dünyasını endişelendirdi
Amerika3 gün önceSenatör Sanders: Silikon Vadisi zenginleri “korkunç bir plan” üzerinde çalışıyor
Dünya Basını2 hafta önceNükleer bilimci Hughes: Bölgesel nükleer savaş bile dünya genelinde üç milyar insanı aç bırakır
Dünya Basını1 hafta önceİngiliz diplomat Crooke: Suudi Arabistan’da asıl çöküş içeriden gelecek
Dünya Basını2 hafta önceBrezilya’da Bolsonaro rüzgarı ve Lulismonun sınırları









