Bizi Takip Edin

Amerika

Anket: ABD’de İran savaşına muhalefet beş ayda 20 puan arttı

Yayınlanma

Reuters ve Ipsos’un 24-26 Temmuz’da yaptığı ankete göre Amerikalıların yüzde 62’si Başkan Donald Trump’ın Şubat 2026’da başlattığı İran savaşına karşı çıkarken yüzde 33’ü destekliyor. Şubat sonundaki ilk ankette savaş karşıtlığı yüzde 43, destek yüzde 27’de kalmış, kararsızların oranı ise yüzde 30’dan yüzde 5’e gerilemişti. Demokratların yüzde 93’ü savaşa karşı çıkarken cumhuriyetçilerin yüzde 71’i destekliyor.

Amerikalıların büyük çoğunluğu, ABD Başkanı Donald Trump’ın 2026 yılı Şubat ayı sonunda başlattığı İran savaşına karşı çıkıyor.

Reuters ve Ipsos’un 24-26 Temmuz tarihlerinde yaptığı ankete göre katılımcıların yüzde 62’si savaşa karşı çıkarken yüzde 33’ü destekliyor. Beş aylık süreçte savaş karşıtlığının oranı yaklaşık 20 puan arttı.

Reuters ve Ipsos, aynı araştırmayı ABD’nin İran’a ilk saldırılarına başladığı dönemde, 28 Şubat-1 Mart tarihleri arasında da yapmıştı.

O tarihte katılımcıların yüzde 43’ü savaşa karşı çıkarken yüzde 27’si Trump’ın attığı adımları destekliyordu.

Temmuz sonuna gelindiğinde savaşı destekleyenlerin oranı yüzde 33’e çıktı.

Savaşın ilk döneminde kararsızların oranı yüzde 30 gibi yüksek bir seviyedeydi. Altı ay sonra yapılan ankette bu oranın yaklaşık yüzde 5’e gerilediği görüldü.

Yanıtlara bakıldığında, önceden savaş konusunda bir tutum belirlememiş katılımcıların çoğunluğunun şimdi savaşı onaylamadığı anlaşılıyor.

Ankete katılan demokrat ve cumhuriyetçi seçmenlerin savaşa bakışı beklendiği gibi keskin biçimde ayrıştı. Demokratların yüzde 93’ü ABD’nin İran’la savaşına karşı çıkarken bu oran Mart başında yüzde 74’te kalmıştı.

Cumhuriyetçilerin yüzde 71’i ise savaşı desteklediğini belirtti; bu oran savaşın başında yüzde 55’ti.

Her iki grupta da kararsızların oranı çok düşük seviyede: Demokratlarda yaklaşık yüzde 2, cumhuriyetçilerde yaklaşık yüzde 3. Bu oranlar, savaşın ilk aylarında cumhuriyetçilerin yüzde 32’sinin, demokratların ise yüzde 19’unun soruyu yanıtlamakta zorlandığı döneme göre belirgin bir düşüşe işaret ediyor.

Reuters, bu farkın istatistiksel hata payı içinde kaldığını belirtti.

Amerika

Infantino’yu eleştiren FIFA yöneticisi kovuldu

Yayınlanma

FIFA Operasyon Direktörü Kevin Lamour, Gianni Infantino’nun Dünya Kupası’nın bazı kısımlarını özel yatırımcılara satma yönündeki planını açıkça eleştirdikten sonra görevinden alındı.

Lamour, UEFA’daki görevinden ayrılıp FIFA’ya katıldığından bu yana iki yıl bile geçmedi.

Lamour, Infantino’nun FFE planı ortaya çıktıktan sonra bu plana şiddetle karşı çıkmış ve FIFA yönetiminin “aldatıldığını”, başkanın ise “FIFA’yı temsil ettiğini sandığını, oysa onun görevi FIFA’ya hizmet etmek olması gerektiğini” söylemişti.

Lamour, 31 Temmuz’da yaptığı açıklamadan birkaç saat sonra rafa kaldırılan plana karşı çıkmasının sonucunda işini kaybetmeyi göze alacağını da açıkça belirtmişti.

Lamour şöyle konuşmuştu:

“Eğer bu, işimi kaybetmem anlamına geliyorsa, öyle olsun. Bu kararı anlayacağım ve saygı duyacağım. En azından bu gece rahat uyuyacağım.”

FIFA, Dünya Kupası’nın ticari haklarını özel yatırımcılara satmayı planlıyor

Görevden alınmasının tam olarak nasıl gerçekleştiği belirsiz olsa da, FIFA Genel Sekreteri Mattias Grafström, personele gönderdiği bir e-postada Lamour’un kuruluştan ayrılacağını bildirdi.

Bir FIFA sözcüsü şunları söyledi:

“FIFA, FIFA ile Kevin Lamour arasındaki, Lamour’un FIFA Operasyon Direktörü olarak görev yaptığı iş ilişkisinin 17 Ağustos 2026 tarihinde sona erdiğini teyit edebilir. FIFA, Kevin’a iki yıllık hizmetinden dolayı teşekkür eder ve kendisine gelecekte başarılar diler. Konuyla ilgili başka bir açıklama yapılmayacaktır.”

Lamour, ayrılışını hızlandırmış gibi görünen açıklamasında, meslektaşlarının “hor görülmek ve sindirilmekten daha iyisini hak ettiklerini” de belirtmişti.

Lamour, “Hepimizin FIFA için çalışmaktan gurur duymak istediğimizi düşünüyorum; fakat bugün ne yazık ki çoğumuz için durum artık böyle değil gibi görünüyor,” diye eklemişti.

Aynı gün, Infantino’nun kıdemli danışmanlarından Carlos Cordeiro da Infantino’nun önerilerini protesto etmek amacıyla istifa etti.

FIFA krizi sürüyor: Trump, Infantino’ya sahip çıktı

Lamour, FIFA’ya katılmadan önce UEFA’nın genel sekreter yardımcısıydı ve bu Avrupa kuruluşuna ilk olarak 2007 yılında katılmıştı.

Infantino ile UEFA’da da birlikte çalıştığı ve aralarında uzun süredir devam eden iş ilişkisi nedeniyle, Lamour’un ayrılışı daha da dikkat çekici.

Infantino, planının başarısız olmasının ardından hâlâ büyük bir baskı altında ve görevden alınmasına yönelik çabalar devam ediyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

Pentagon’dan Tomahawk üretimi için 23 milyar dolarlık dev sözleşme

Yayınlanma

ABD Savaş Bakanlığı, Tomahawk seyir füzelerinin üretimini hızlandırmak amacıyla savunma sanayisi şirketi Raytheon ile 22,9 milyar dolarlık sözleşme imzaladı. Anlaşma, ABD’nin İran ile savaş sürecinde mevcut füze stokunun yaklaşık yarısını tükettiğine yönelik haberlerin ardından geldi.

ABD Savaş Bakanlığı (Pentagon), RTX bünyesindeki savunma sanayisi şirketi Raytheon ile Tomahawk seyir füzelerinin üretim sürecini hızlandırmayı hedefleyen 22,9 milyar dolar değerinde bir sözleşme imzaladı.

Karara ilişkin duyuru, bakanlığın basın birimi tarafından yapıldı.

Pentagon Satın Alma ve Lojistikten Sorumlu Savaş Bakanı Yardımcısı Michael Duff konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Bakanlığımız sanayiye mühimmat üretimini artırma çağrısında bulundu ve RTX bu çağrıya yanıt verdi. Tomahawk füzelerine yönelik bu sözleşme, birleşik kuvvetlerimizi donatma kabiliyetimizi genişletiyor ve askerlerimizin asla eşit şartlarda bir çatışmada kalmamasını garanti altına alıyor” ifadelerini kullandı.

ABD Donanma Bakan Vekili Hung Cao ise saldırganlığı caydırmak ve ülkeyi korumak amacıyla donanma ve birleşik kuvvetlerin “ölümcül ateş gücüyle” donatılmasının birinci öncelik olduğunu belirtti.

Cao, 22,9 milyar dolarlık bu rekor yatırım sayesinde Tomahawk füzelerinin personele “benzeri görülmemiş bir hızla” ulaştırılabileceğini vurguladı.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz de kısa bir süre önce ABD ile Tomahawk seyir füzelerinin satın alınmasına yönelik bir anlaşmaya varıldığını duyurmuştu.

Reuters’a konuşan bir kaynak, ABD’nin İran ile savaşın başlangıcından bu yana Tomahawk seyir füzesi stokunun neredeyse yarısını harcadığını aktardı. Reuters’ın talebine cevaben Beyaz Saray, ABD Başkanı Donald Trump adına bir açıklama yayımladı.

Açıklamada, ABD’nin “dünyadaki diğer tüm ülkelerden çok daha fazla mühimmata sahip olduğu”, Amerikan savunma şirketlerinin rekor hızda silah ürettiği ve aynı anda üretim kapasitelerini artırdığı kaydedildi.

Trump, temmuz ayında Amerikan ordusunun füze sıkıntısı çektiği yönündeki iddiaları yalanlayarak, “Dünyadaki herkesten çok daha fazla ve ihtiyacımız olandan katbekat fazla mühimmata sahibiz” dedi.

Trump, savunma şirketlerinin ülkede “benzeri görülmemiş sayıda yeni fabrika ve üretim tesisi” inşa ettiğini belirtti.

Cumhuriyetçi lider ayrıca Amerikan ordusunda mühimmat eksikliği yaşandığına ilişkin basında çıkan haberlerin ardından “haince açıklamaları sızdıran kişileri” hapis cezasıyla tehdit etti.

Okumaya Devam Et

Amerika

Pentagon, üniversitelerin dış bağlarına denetim getirdi

Yayınlanma

ABD Savaş Bakanlığı, 30 akademik kuruluşa resmi bildirim göndererek yabancı kurumlarla olan bağlarını derhal denetlemelerini talep etti. İnceleme; Rusya, Çin ve İran ile bağlantılı olanlar dahil “şüpheli” listesindeki yabancı kuruluşlarla temasları kapsıyor. Üniversitelerin fon almaya devam edebilmek için hazırlayacakları kapsamlı raporları 31 Ağustos’a kadar teslim etmeleri gerekiyor.

ABD Savaş Bakanlığı, ülkedeki 30 akademik kuruluşa resmi bildirim göndererek akademik, mali ve araştırmaya dayalı tüm ilişkilerini derhal kapsamlı bir denetimden geçirmelerini talep etti. İlgili açıklama bakanlığın internet sitesinde yayımlandı.

Yürütülen inceleme; Çin, Rusya ve İran ile ilişkili yapılar da dahil olmak üzere “şüpheli” kuruluşlar listesinde yer alan yabancı kurumlarla kurulan temasları kapsıyor.

ABD Savaş Bakanlığı Araştırma ve Geliştirmeden Sorumlu Müsteşarı Emil Michael, konuya ilişkin değerlendirmesinde “Savaş Bakanlığı, ulusal güvenliğimizi tehlikeye atan akademik ortaklıkları kabul etmez” ifadesini kullandı.

Michael, Amerikan vergi mükelleflerinin sağladığı kaynaklarla finanse edilen kurumların “araştırma güvenliğinde en yüksek standartlara” uyması gerektiğini vurguladı.

Üniversitelerin federal fonlardan yararlanma hakkını koruyabilmeleri için tespit edilen yabancı bağlantılara yönelik kapsamlı denetimi tamamlamaları, araştırmaların dış etkilere maruz kalma derecesini değerlendirmeleri ve riskleri azaltmaya dönük katı planları hayata geçirmeleri gerekiyor.

Hazırlanan raporların 31 Ağustos tarihine kadar Savunma Bakanlığına sunulması şart koşuluyor.

Bakanlık açıklamasında, “Bu denetimler sayesinde Savaş Bakanlığı ortaya çıkan tehditleri daha iyi öngörebilecek, hasımların değişen taktiklerine uyum sağlayabilecek ve Amerika’nın inovasyon alanındaki küresel liderlik konumunu koruyabilecektir” denildi.

Daha önce The New York Times gazetesi, yapay zekanın hızlı gelişiminin ABD ulusal güvenliği üzerinde “sarsıcı bir tsunami etkisi” yarattığını yazmıştı.

Haberde, Pentagon’un kabiliyetleri çok hızlı katlanan yapay zeka modellerine yetişmekte zorlandığı, yapay zeka şirketlerinin ürünlerinin askeri kurumlarda kullanımına yönelik yasakların ise bu gelişimi daha da yavaşlattığı belirtilmişti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English