Bizi Takip Edin

Amerika

Anlaşma sağlandı: Julian Assange serbest kalıyor

Yayınlanma

WikiLeaks’in kurucusu Julian Assange ve ABD hükümeti, gazetecinin on yılı aşkın süredir devam eden yasal macerasını sona erdirmek ve bu hafta ülkesi Avustralya’ya dönmesine izin vermek üzere bir anlaşma yaptı.

İnternet sitesinde Irak’taki savaşla ilgili Amerikan sırlarını ifşa eden ve daha sonra 2016 seçimleri sırasında Demokrat Parti ile ilgili e-postaları yayınlayan Assange’ın, gizli bilgileri yaymak için komplo kurma suçlamasını kabul etmesi bekleniyor.

Pazartesi akşamı kamuoyuna açıklanan mahkeme dosyalarında detaylandırılan anlaşmaya göre Assange, beş yıldan biraz fazla hapis cezasına çarptırılacak fakat derhal serbest bırakılma hakkına sahip olacak çünkü ABD’ye iade edilmeye karşı savaşırken Birleşik Krallık’ta aşağı yukarı bu civarda bir süredir hapiste tutuluyor.

Assange, tek bir Casusluk Yasası suçlaması ile ilgili olarak suçunu kabul edecek. Bu olay, çarşamba sabahı Avustralya’nın yaklaşık 2.000 mil kuzeyinde, Güney Pasifik’te bir ABD toprağı olan Kuzey Mariana Adaları’ndaki ABD Bölge Mahkemesi’nde gerçekleşecek.

Adalet Bakanlığı savcılarının mahkeme dosyasına koydukları bir mektuba göre, bu alışılmadık mekan Assange’ın ABD kıtasına gönüllü olarak dönmek istememesini yansıtıyor. ABD hükümetine karşı derin bir güvensizlik besleyen Assange, Washington’u kendisini ve müttefiklerini insansız hava aracıyla öldürtmeyi planlamakla suçluyor.

Assange’ın kovuşturulmasına yol açan olay, bir ordu istihbarat analisti olan Er Chelsea Manning’in, ölümcül ABD askeri hava saldırılarının videoları, yüz binlerce diplomatik telgraf ve Afganistan ve Irak’taki ABD askeri faaliyetlerinin kayıtları da dahil olmak üzere WikiLeaks’e geniş bir veri hazinesi sızdırdığı 2010 yılına dayanıyor.

İnternette yayınlanan ifşaatlar arasında 2007 yılında Bağdat’ta Amerikan güçleri tarafından düzenlenen ve aralarında iki Reuters gazetecisinin de bulunduğu 11 kişinin ölümüne neden olan Apaçi helikopter saldırısının videosu da yer alıyordu.

Ordu ve Dışişleri Bakanlığı kayıtlarının sızdırılması Assange’ı ABD’de tartışmalı bir figür ve birçok savaş karşıtı aktivist için bir kahraman haline getirirken, 2016 yılında web sitesinin Demokratik Ulusal Komite’den (DNC) ve o zamanlar Hillary Clinton’ın başkanlık kampanyasının başkanı olan John Podesta’nın kişisel Gmail hesabından büyük miktarda e-posta yayınlamasıyla tablo daha karmaşık bir hal aldı.

Diğer ifşaatların yanı sıra, çalınan e-postalar önseçimler sırasında DNC’nin Bernie Sanders’a karşı Clinton’ı istediğine ilişkin işaretler barındırıyordu.

Birçok Demokrat Assange’ı Clinton’ın kampanyasını baltalamak için Rus istihbaratı ile işbirliği yapmakla suçlamıştı. Assange bu iddiayı reddediyor.

Assange’ın 2010 sızıntılarından kısa bir süre sonra ABD’de cezai soruşturma altında olduğu anlaşılıyordu fakat kendisine yönelik ilk suçlamalar Aralık 2017’de geldi. Suç duyurusu Assange’ı Casusluk Yasasını ihlal etmekle değil, genellikle bilgisayar korsanlığı veya dolandırıcılık davalarında suçlanan bir çift federal ağır suçla itham ediyordu.

Savcılar Assange hakkında 2018 yılında gizlice bir iddianame hazırladılar. Ardından, 2019’da, gizli bir hükümet bilgisayar ağına erişmek için gereken bir şifreyi kırmada Manning’e yardım etmeyi kabul ettiği iddiası da dahil olmak üzere 18 ağır suçlamayla ilgili olarak kendisine karşı büyük bir iddianame kamuoyuna açıklandı.

Suçlamaların biri hariç hepsi, ABD’ye zarar vermek veya yabancı bir ülkeye yardım etmek için kullanılabilecek bilgilerin izinsiz olarak alınmasını veya ifşa edilmesini yasaklayan bir yasa olan Casusluk Yasası’ndan kaynaklanıyordu.

Anlaşma yapılmadan önce, 52 yaşındaki Assange, tüm suçlamalardan mahkum edilmesi halinde en fazla 175 yıl hapis cezasına çarptırılabilirdi.

Amerika

ABD’li üç büyük kanaldan Trump’ın konuşmasını yayınlamama kararı

Yayınlanma

ABD’deki bazı büyük haber kanallarının Donald Trump’ın perşembe akşamı yaptığı konuşmayı televizyon ekranlarından yayınlamayacağı açıklandı. ABC News, NBC News ve CNN kanallarının sözcüleri tarafından doğrulanan karara göre, Trump’ın açıklamaları televizyon yerine dijital yayın platformları ile canlı güncelleme sayfalarından aktarıldı.

ABD’de yayın yapan bazı büyük haber kanalları, Donald Trump’ın perşembe akşamı gerçekleştirdiği konuşmayı ana televizyon kanallarından yayınlamama kararı aldı. Karar, ilgili yayın kuruluşlarının sözcüleri tarafından doğrulandı.

ABC News, NBC News ve CNN, Trump’ın açıklamalarını ana kanalları yerine kendilerine ait dijital yayın platformları veya editörlerin hazırladığı canlı güncelleme sayfaları üzerinden izleyicilere ulaştırdı.

Trump, eski Başkan Joe Biden karşısında kaybettiği 2020 başkanlık seçimlerinde yaygın usulsüzlük yapıldığına dair daha önce dile getirdiği ancak kanıt sunmadığı iddialarına değinmesi beklenen konuşma öncesinde, önemli açıklamalar yapacağını duyurmuştu.

CNN sözcüsü, kanalın Trump’ın açıklamalarını bir haber gelişmesi olarak izleyeceğini, yayına seçim, istihbarat ve Federal Soruşturma Bürosu (FBI) uzmanlarının analiz ve yorumlarının eşlik edeceğini bildirdi. Sözcü, konuşmanın canlı yayını ile uzman yorumlarının CNN internet sitesi ve CNN All Access adlı dijital yayın platformu üzerinden takip edilebileceğini kaydetti.

Beyaz Saray yetkilileri ile Cumhuriyetçi milletvekilleri, televizyon kanallarının bu kararına hızlı şekilde tepki gösterdi.

Beyaz Saray İletişim Direktörü Steven Cheung, Trump’ın konuşması öncesinde sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Korkaklar. NBC ve ABC sizin gerçeği duymanızı istemiyor. Tek yapmak istedikleri gerçekleri sizden gizlemek” ifadelerini kullandı.

Cheung, paylaşımının devamında, “Saat 21.00’de Beyaz Saray hesaplarını takip edin, orada her zaman tüm kanallardan daha yüksek izlenme oranlarına ulaşıyoruz” diye yazdı.

Cumhuriyetçi Missouri Senatörü Eric Schmitt de kanalların kararını eleştirdi. Schmitt, sosyal medya paylaşımında, “Başkan Trump’ın bu akşam yapacağı konuşmada açıklanacak bazı gerçekler gerçekten sarsıcı. Eğer bu kanallar gerçekten kamu yararına hizmet etseydi konuşmayı yayınlarlardı ve ülkece hep birlikte harekete geçme kararı alırdık” değerlendirmesinde bulundu.

Donald Trump ise yaptığı konuşmada, söz konusu medya kuruluşlarını iddia edilen seçim sahtekarlığı planının bir parçası olmakla suçladı.

Trump konuşmasında, “Hangi sebeple olursa olsun bu sahtekarlığı sürdürmek istiyorlar. Bunu devam ettirmek istiyorlar. Radikal solu korumak istiyorlar” dedi.

Bu televizyon kanallarının suç ortağı olduğunu öne süren Trump, Federal İletişim Komisyonu (FCC) tarafından düzenlenen yayın lisanslarının iptal edilmesi çağrısında bulundu.

Trump, lisans iptali talebine ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Bunun gibi bir sahtekarlık, lisanslarının iptal edilmesi anlamına gelmeli. Bizim milyarlarca dolar değerindeki kamuya ait hava dalgalarımızı hiçbir ücret ödemeden, tamamen bedelsiz kullanıyorlar. Hiçbir şey ödemiyorlar. Bizim tek istediğimiz, seçimlerimizde dürüstlük ve habercilikte dürüstlüktür.”

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD İç Güvenlik Bakanlığı’ndan seçmen listelerinde yabancı seçmen iddiası

Yayınlanma

ABD İç Güvenlik Bakanlığı, California dahil dört eyaletteki seçmen listelerinde binlerce yabancı uyruklunun yer aldığının tespit edildiğini öne sürdü. Politico’nun incelediği basın açıklaması taslağına dayanan iddiada yabancı uyrukluların fiilen oy kullandığına dair bir kanıt sunulmadı.

ABD İç Güvenlik Bakanı Markwayne Mullin, ABD Başkanı Donald Trump’ın seçim güvenliğine odaklanacağı ulusa sesleniş konuşması öncesinde, California ve diğer üç eyaletteki seçmen listelerinde binlerce yabancı uyruklunun yer aldığını iddia etti.

Politico’nun incelediği bir basın açıklaması taslağına göre İç Güvenlik Bakanlığı (DHS), yürüttüğü ön incelemede New Jersey, Nevada ve Pennsylvania’da on binlerce, California’da ise yaklaşık 200 bin yabancı uyruklu kişinin seçmen listelerinde yer aldığını öne sürdü.

Taslak metinde, bu kişilerin fiilen oy kullandığına dair herhangi bir kanıta yer verilmezken bakanlığın bu verilere nasıl ulaştığı da açıklanmadı.

Seçmen kayıtlarının bir kısmı kamuya açık olsa da Trump yönetimindeki Adalet Bakanlığı, bu tür verileri elde etmek için 24’ten fazla eyalete dava açtı. Şimdiye kadar bu davalarda karar veren 15 yargıcın tamamı, talepleri çok geniş kapsamlı ve net bir amaçtan yoksun bularak reddetti.

California Valisi Gavin Newsom’ın ofisi, konu hakkındaki sorulara yanıt olarak, Newsom’ın sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamaya işaret etti. Newsom, Trump’ın seçimler hakkında defalarca asılsız iddialarda bulunduğunu vurguladı.

Newsom, X hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

“California yasaları nettir: Eyalet seçimlerinde ve federal seçimlerde oy kullanabilmek için ABD vatandaşı olmanız şarttır. Seçim usulsüzlüğü son derece nadir görülür ve neredeyse her zaman ABD vatandaşları tarafından gerçekleştirilir.”

Demokratlar ve eyalet seçim yetkilileri, Trump’ın bu konuşmayı 2020 seçimlerinin çalındığı yönündeki asılsız iddialarını yinelemek için kullanabileceği ihtimaline karşı hazırlık yapıyor.

Beyaz Saray’ın, ABD seçim altyapısındaki açıklıklar ve Çin’in 2020 seçimlerindeki nüfuz çabalarına ilişkin istihbarat bilgilerinin gizliliğini kaldırmayı değerlendirdiği de belirtiliyor.

Dört eyaletteki veriler tartışma yarattı

Basın açıklaması taslağında yer alan verilere göre, dört eyaletin kayıtları üzerinde yapılan incelemelerde California’da 190 bin 832, New Jersey’de 35 bin 152, Nevada’da 15 bin 903 ve Pennsylvania’da 14 bin 576 yabancı uyruklu seçmen kaydı saptandı.

Ancak metinde, bu kişilerin oy kullandığına dair bir kanıt sunulmadığı gibi, önceki incelemelerden çok daha yüksek çıkan bu sayılara nasıl ulaşıldığı da belirtilmedi.

Bir federal yargıç, kısa süre önce federal hükümetin kurduğu vatandaşlık veri tabanının birçok vakada ABD vatandaşlarını hatalı şekilde oy hakkı olmayan kişiler olarak sınıflandırdığına hükmetti.

Taslak metinde, Bakan Mullin’ın bu dört eyalete göndermeyi planladığı mektuplara da değinildi. Mektuplarda, eyaletlerin en üst düzey seçim yetkililerinden iki hafta içinde yanıt vermeleri ve “serbest, adil ve doğru seçimlerin güvence altına alınması amacıyla DHS ile işbirliği yapma niyetlerini teyit etmeleri” talep ediliyor.

Nevada, New Jersey ve Pennsylvania eyaletlerinin en üst düzey seçim yetkilileri olan eyalet sekreterlerinin sözcüleri, konuya ilişkin açıklama taleplerine henüz yanıt vermedi.

California Eyalet Sekreterliği Sözcüsü Dedee Verdin ise ofisin, Adalet Bakanlığının eyalet genelindeki seçmen kayıtlarını talep etmesine karşı hukuki mücadele yürüttüğünü ve hiçbir veriyi teslim etmediğini bildirdi.

Eyaletin en büyük bölgesi olan Los Angeles County yetkilileri de eyalete herhangi bir veri aktarmadıklarını açıkladı.

Birçok seçim yasasının yazarı olan California Meclis Üyesi Demokrat Marc Berman, yaptığı açıklamada, İç Güvenlik Bakanlığının Trump’ın 2020 seçim yenilgisine ilişkin asılsız komplo teorilerine odaklanması gerektiğini belirtti.

Berman açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Bakan Mullin Amerika’daki seçim usulsüzlüklerini araştırmak istiyorsa işe kendi patronundan başlamasını öneririm. Seçim görevlilerinden binlerce hayali oy üretmesini talep ederken yakalanan tek kişi, Georgia Eyalet Sekreteri’ne 2020 başkanlık seçimini çalabilmek için ’11 bin 780 oy bulmasını’ rica eden Başkan Donald J. Trump’tır.”

Yasalar ne söylüyor?

ABD’de yabancı uyrukluların seçimlerde oy kullanması yasalara aykırı olup bu tür vakalara son derece nadir rastlanıyor.

Eyalet seçmen listelerinde yabancı olduğundan şüphelenilen birçok kişinin daha sonra yapılan incelemelerde hatalı eşleşme kurbanı olduğu anlaşıldı.

DHS’nin ön bulguları ve eyaletlere yönelik adımları, Trump’ın seçimler üzerinde federal kontrolü artırma çabalarının yoğunlaştığı bir döneme denk geliyor.

Trump, son haftalarda Kongre’deki Cumhuriyetçilere, seçmenlerin sandık başında fotoğraflı kimlik ve vatandaşlık belgesi sunmasını zorunlu kılan SAVE Yasası’nı geçirmeleri için baskı uyguluyor.

Senato’daki Cumhuriyetçiler ise posta yoluyla oy kullanmayı zorlaştıracak bu tasarının yasalaşması için yeterli oy desteğine sahip olmadığını belirtiyor.

Geçen hafta Trump, seçimlerin yönetimine ilişkin en iyi uygulamaları derleyen, oy makinelerinin güvenliğini onaylayan ve eyaletlere federal seçim güvenliği fonu dağıtan bağımsız federal kurum Seçim Yardım Komisyonunun tüm yönetim kadrosunu görevden aldı.

Trump’ın kendi istihbarat topluluğu tarafından hazırlanan ve gizliliği kaldırılan bir raporda, hiçbir yabancı gücün 2020 seçimlerinde oyları değiştirmediği veya değiştirmeye teşebbüs etmediği sonucuna varılmıştı.

Raporda ayrıca, Çin’in o yıl seçmen algısını etkilemeye yönelik girişimleri “değerlendirdiği ancak uygulamaya koymadığı” yüksek güven derecesiyle ifade edilmiş, buna karşın Pekin’in Trump karşıtı bir nüfuz kampanyası yürütüp yürütmediği konusunda kurum içinde bazı görüş ayrılıkları olduğu kaydedilmişti.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD yabancı öğrenci ve gazeteci vizelerini kısıtlıyor

Yayınlanma

ABD İç Güvenlik Bakanlığı, yabancı öğrenciler, gazeteciler ve kültürel değişim programı katılımcıları için vizelere sabit geçerlilik süresi getirmeyi planlıyor. Reuters haber ajansının bakanlık kararnamesine dayandırdığı tasarıya göre, mevcut uygulamada eğitim veya çalışma programı süresince geçerli olan vize rejiminde köklü değişikliğe gidiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump yönetimi; yabancı öğrenciler (F kategorisi), gazeteciler (I kategorisi) ve kültürel değişim programı katılımcılarının (J kategorisi) vizelerinin geçerlilik sürelerini kısaltmayı planlıyor.

Reuters haber ajansının ABD İç Güvenlik Bakanlığının kararnamesine dayandırdığı habere göre, vize rejiminde kısıtlamalar içeren yeni bir düzenleme üzerinde çalışılıyor.

Mevcut uygulamada, söz konusu vizeler istihdam, eğitim veya değişim programlarının süresine bağlı olarak veriliyor. Yeni kurallar çerçevesinde ise öğrenci ve değişim programı vizeleri en fazla dört yıllık süreyle sınırlandırılıyor.

Yabancı gazeteciler için vize geçerlilik süresinin 240 güne düşürülmesi öngörülürken, Çin halk cumhuriyeti vatandaşları için bu süre 90 günü geçemeyecek.

Halihazırda medya çalışanlarına vize işlemleri birkaç yıllık süreyle yapılıyor.

Reuters, kararnamenin federal sicilde yayımlanmasından 60 gün sonra yürürlüğe gireceğini ve ABD Kongresinde ele alınması gerektiğini bildirdi.

Diğer yandan, ABD 21 Ocak tarihinden itibaren 75 ülkenin vatandaşları için göçmenlik vizesi başvurularının işlemlerini süresiz olarak durdurmuştu.

Aile birleşimi durumlarını da kapsayan bu kısıtlamalara rağmen, turistik, öğrencilik ve iş amaçlı göçmen olmayan vizelerin verilmesine olağan düzende devam ediliyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English