Amerika
Anthropic’i Pentagon’a Palantir ihbar etmiş

Pentagon ile Anthropic arasında yükselen gerilimin kaynağının, şirket ve bakanlık ile işbirliği yapan Palantir olduğu öne sürülüyor.
Semafor’da yer alan habere göre Anthropic, Amazon’un Top Secret Cloud ve Palantir’in Yapay Zeka Platformu aracılığıyla kullanılabildiği için ABD hükümeti tarafından gizli kullanım için mevcut olan birkaç “öncü” büyük dil modelinden biri.
Bu sayede, Claude chatbot’u, o dönem Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun kaçırılmasını izleyen yetkililerin ekranlarında görünmeye başlamıştı.
Venezuela’nın işgali ve Maduro’nun kaçırılması, Silikon Vadisi’nde ABD hükümetinin ürünlerinin kullanımıyla ilgili aktivizmin yeniden canlanmasını da tetikledi.
Maduro baskınından kısa bir süre sonra, Palantir’in Anthropic ile düzenli olarak yaptığı bir kontrol sırasında, bir Anthropic yetkilisi operasyonu Palantir’in üst düzey bir yönetici ile görüştü.
Palantir yetkilisi bu görüşmeden, Anthropic’in Claude teknolojisinin bu amaçla kullanılmasını onaylamadığını anladı.
Bunun üzerine Palantir yöneticisi, Anthropic’in, şirketin teknolojisinin ABD askeri operasyonlarında kullanılmasına direnebileceği yönündeki imasından endişe duydu ve bu konuşmayı Pentagon’a bildirdi.
Semafor’a bu bilgiyi Savunma Bakanlığı’ndan üst düzey bir yetkili verdi.
Bu görüşme, konuyla ilgili bilgilendirilen birkaç kişiye göre, Anthropic’in Pentagon ile ilişkilerinin kopmasına neden oldu.
Semafor daha önce, 12 Ocak’ta Savunma Bakanı Pete Hegseth’in bir konuşmasında Anthropic’i eleştirdiğini bildirmişti.
Hegseth, Anthropic’e üstü kapalı bir şekilde atıfta bulunarak, “Savaşmak için kullanamayacağınız yapay zeka modellerini kullanmayacağız,” demişti.
Pentagon, Maduro’yu kaçırırken Anthropic’in Claude yazılımını kullanmış
Anthropic sözcüsü, şirket ile Palantir arasındaki görüşmenin “yanlış” olduğunu söyledi. Sözcü, şirketin “bu konuyu, tamamen teknik konularla ilgili rutin görüşmelerin dışında, herhangi bir sektör ortağıyla tartışmadığını veya endişelerini dile getirmediğini” belirtti.
Sözcü şöyle devam etti:
“Anthropic, ABD’nin ulusal güvenliğini desteklemek için öncü yapay zeka kullanmaya kararlıdır. Bu nedenle, modellerimizi gizli ağlara yerleştiren ilk öncü yapay zeka şirketi ve ulusal güvenlik müşterileri için özelleştirilmiş modeller sunan ilk şirket olduk. Claude, Kullanım Politikamıza uygun olarak, Savunma Bakanlığı da dahil olmak üzere hükümet genelinde istihbaratla ilgili çok çeşitli kullanım alanlarında kullanılmaktadır.”
Anthropic, Claude’un herhangi bir kısıtlama olmaksızın kullanılmasını sağlayacak olan Pentagon ile “tüm yasal kullanımlar” sözleşmesini imzalamayı kabul etmedi.
Konuya yakın kaynaklara göre, Anthropic belirli gözetim ve otonom silah kısıtlamalarını yasaklayan istisnalar istiyor.
Bu kaynaklar, o zamandan beri Anthropic ile Pentagon arasındaki ilişkiler bozulduğunu söylediler.
Savunma Bakanlığı yetkilisi Semafor’a, ordunun Anthropic’e olan güvenini kaybetmeye başladığını, modellerini olası bir “tedarik zinciri riski” olarak gördüğünü ve alt yüklenicilerin (Palantir gibi) bunları kullanmasını yasaklama konusunda belirsiz tehditlerde bulunduğunu ileri sürdü.
Yarbay Palantir ve kişisel verilerin Batının hizmetine sunulması
Pentagon’un nadiren başvurduğu bu tür bir resmi karar, özel sektör müşterilerini bile Anthropic’ten uzaklaştırabilir ve şirketin bu yılın sonlarında halka arz için hazırlık yaptığı bir dönemde yeni iş ilişkileri beklentilerini tehdit edebilir.
Perde arkasında, iki taraf sözleşme şartlarını hâlâ müzakere ediyor. Anthropic sözcüsü, “Bu çalışmayı nasıl sürdüreceğimiz ve bu karmaşık sorunları nasıl çözeceğimiz konusunda DoW [Savaş Bakanlığı] ile iyi niyetle verimli görüşmeler yapıyoruz,” dedi.
Mayıs ayında Semafor, Anthropic’in, eyaletlerin yapay zeka düzenlemelerini kabul etme yetkisini engelleyecek bir yasa aleyhine lobi faaliyetleri yürüterek Trump yönetimini kızdırdığını bildirdi.
Anthropic, Beyaz Saray inovasyonu yavaşlatabilecek “parçalı” yasalarından kaçınmaya çalışsa da, çeşitli ABD eyaletlerinde yapay zeka düzenleme tasarılarının kabul edilmesi için baskı yaptı.
Eleştirmenler, şirketin yapay zeka araştırmacısı, kurucu ortağı ve CEO’su Dario Amodei’yi rekabeti engellemek için alaycı bir girişimde bulunmakla suçlamıştı.
Beyaz Saray’ın yapay zeka sorumlusu David Sacks, bunu “korku yaymaya dayalı sofistike bir düzenleyici ele geçirme stratejisi” olarak nitelendirmişti ama Anthropic bu suçlamayı reddediyor.
Semafor’un daha önce bildirdiği gibi, Anthropic eylül ayında Beyaz Saray yetkililerinin tepkisini bir kez daha üzerine çekmişti.
Şirket, federal kolluk kuvvetleriyle çalışan şirketlerin taleplerini reddetmişti. Bunun nedeni, şirketin yapay zeka araçlarının ABD vatandaşlarının gözetimi de dahil olmak üzere bazı görevlerde kullanılmasına izin vermek için istisna yapmayı reddetmesiydi.
Şimdi, askeri planlamacılar, Palantir gibi bir şirkete güvenmekten endişe duyuyorlar, çünkü operasyon sırasında, bu şirketin askeriyeye uygulanan bir gerekliliği ihlal ettiği için artık onu kullanamayacaklarını öğrenebilirler.
Semafor ile konuşan askeri yetkililer, tedarikçilerin Pentagon’un askeri operasyonlar sırasında teknolojiyi nasıl kullandığını belirlemede hiçbir rolü olmadığına inandıklarını söylediler.
Öte yandan Semafor’un teknoloji editörü Reed Albergotti, Claude’un Maduro’nun kaçırılmasında özel bir rol oynamadığını ileri sürdü:
“Palantir’deki çalışanlarla, şirketin Claude gibi öncü dil modellerini tam olarak nasıl kullandığını konuştum ve gerçek şu ki, bu modeller genellikle herhangi bir özelleştirilmiş yazılım uygulamasının yaklaşık %10 ila %20’sini oluşturuyor. Genelkurmay başkanlarının, ordunun yönetimini üstlenecek bir ‘General Claude’ sohbet robotu yaratmasından hâlâ uzaktayız.”
Albergotti’nin aktardığı üzere Palantir, belirli amaçlar için özel yazılım çözümleri geliştirir ve ardından bu programları daha kolay kullanılabilir hale getirmek veya stratejik analizlere yardımcı olabilecek belirli belirsiz veri madenciliği görevleri için genellikle dil modellerini kullanır.
Amerika
Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.
Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.
Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.
Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.
Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.
Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.
Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.
Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.
Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.
Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.
Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.
Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.
Amerika
“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.
ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.
Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.
Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.
The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.
Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.
Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:
“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”
Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.
Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”
Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.
Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.
Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.
İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.
Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.
Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.
Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.
Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.
Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.
Amerika
ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.
Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.
“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.
Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.
Bessent şöyle konuştu:
“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. Ama peşinize düşeceğiz.”
ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı
ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.
Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.
ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.
Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.
İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.
Avrupa4 gün önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Avrupa4 gün önceKoçbaşı olarak AfD
Görüş2 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Dünya Basını2 hafta önce“Yapay zeka devasa bir aldatmaca”
Avrupa4 gün önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Asya2 hafta önceHindistan’ın 2047 gelişmiş ekonomi hedefi zora girdi
Asya2 hafta önceABD’nin baskısıyla karşı karşıya kalan Japonya Merkez Bankası kritik bir karar aşamasında
Asya3 gün önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek












