Bizi Takip Edin

Amerika

Palantir, protestoların ardından genel merkezini Miami’ye taşıyor

Yayınlanma

Palantir, yerel yetkililerin bölgeyi Silikon Vadisi’ne alternatif olarak tanıtmasıyla teknoloji şirketlerinin Güney Florida’ya yöneldiği bir dönemde, genel merkezini Denver’dan Miami’ye taşıdığını açıkladı.

Duyuru, salı günü sosyal medya platformu X’te kısa bir açıklamayla yapıldı, fakat taşınma nedeni belirtilmedi.

Palantir yöneticisi Shon Manasco, salı günü West Palm Beach’te düzenlenen Savunma Teknolojisi Liderlik Zirvesi’nde bir panelde konuşurken, “Şirket olarak çok heyecanlıyız ve bu topluluğun bir parçası olmak için sabırsızlanıyoruz,” dedi.

Kapsamlı savunma sözleşmeleri olan veri analizi şirketi Palantir, Colorado’nun en büyük halka açık şirketi.

Palantir çalışanları ICE ile işbirliğinden rahatsız

Denver Post’a göre, bu karar, şirketin 2020 yılında Palo Alto’dan Denver’a taşınmasından bu yana kültürel ve ideolojik farklılıklar nedeniyle yapılan çok sayıda protestonun ardından alındı.

Protestolar, şirketin İsrail ordusuna verdiği desteği ve daha yakın zamanda, yapay zeka kullanarak sınır dışı edilecek kişileri belirlemek için Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) ile yaptığı işbirliğini hedef aldı.

Eyalet ve yerel yetkililer, Colorado Valisi Jared Polis de dahil olmak üzere, bu karar hakkında önceden bilgilendirilmediklerini söylediler.

Polis’in sözcüsü Eric Maruyama, bir e-postada, “Şu anda işe yönelik potansiyel etkilerine dair herhangi bir bilgimiz yok ve bunun Colorado’daki işleri etkilemeyeceğini umuyoruz,” diye yazdı.

Denver Belediye Başkanı Mike Johnston’ın sözcüsü Jon Ewing, bir e-postada, “Palantir’in Denver’dan ayrılma kararını önceden bildirilmedi. Denver, teknoloji sektörü için ulusal bir merkez olmaya devam ediyor ve Palantir’in ayrılmasıyla bu durum değişmeyecek,” dedi.

Yarbay Palantir ve kişisel verilerin Batının hizmetine sunulması

Miami, düşük vergiler, iyi hava koşulları ve nispeten güvenli sokakları ile pandeminin başlangıcından bu yana şirketleri ve zengin iş adamlarını çekiyor.

Finans devi Citadel’in 2022’deki büyük hamlesinden bu yana, finans şirketleri ve Apple ve Amazon gibi teknoloji şirketleri ofisler açtı veya genişletti.

Son zamanlarda, California’daki teknoloji milyarderleri, kendi eyaletlerinde servet vergisi tartışılırken Miami’de malikane satın almaya başladı.

Pandemi sırasında Güney Florida’ya taşınan en tanınmış milyarderler arasında yer alan Ken Griffin ve Stephen Ross, kısa süre önce başkalarının da onların izinden gitmesi için yeni bir kampanya başlattı.

İkili, daha fazla yönetici, yatırımcı ve kurucuyu bölgeye taşınmaya ikna etmek için 10 milyon dolarlık bir kampanya finanse ediyor.

Palantir’in kurucusu Peter Thiel, 2025’in sonunda Miami’nin Wynwood semtinde özel yatırım şirketi için bir ofis açarak milyarderin Florida’daki varlığını genişletti.

Teknoloji devi, 2020’den beri Miami Beach’te bir malikaneye sahip ve risk sermayesi şirketi Founders Fund, 2021’den beri yakınlarda bir ofisi var. Eyalet kayıtlarına göre, Mart 2024’te seçmen kaydını da Florida’ya taşıdı.

ICE saldırganlığını mümkün kılan şirketler

Dünya çapında şubeleri bulunan Palantir, New York City’de de varlığını genişletiyor.

Şirket, 2000’li yılların başında Thiel ve CEO Alex Karp dahil olmak üzere dört kurucu ortak tarafından kuruldu ve CIA’in yatırım kolu olan In-Q-Tel’den erken aşama yatırım aldı.

Bloomberg tarafından derlenen verilere göre, şirket gelirinin en büyük kısmını ABD hükümetinden elde ediyor.

Geçen yıl Pentagon ile 900 milyon dolara yakın değerde sözleşmeler imzalayan şirket, ICE, Hazine Bakanlığı ve diğer devlet kurumlarıyla da daha küçük çaplı sözleşmeler yapmıştır.

Palantir, bu ayın başlarında yaptığı açıklamada, 2025 mali yılında ABD hükümeti kaynaklı gelirinin bir önceki yıla göre %55 artarak 1,855 milyar dolara ulaştığını bildirdi.

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English