Avrupa
AP’de sergilenen çıplak Trump heykeli tepkiler üzerine kaldırıldı

Avrupa Parlamentosunun Strazburg’daki binasında ABD Başkanı Donald Trump’ı çıplak tasvir eden altın kaplama bir heykel sergilendi. Slovakya Başbakanı Robert Fico eseri AB’nin gerileme işareti olarak nitelerken, heykeltıraş Jens Galschiøt ziyaretçilere heykelin 10 bin minyatürünü dağıttığını duyurdu.
Danimarkalı heykeltıraş Jens Galschiøt tarafından yapılan ve ABD Başkanı Donald Trump’ı çıplak tasvir eden altın kaplama heykel, Fransa’nın Strazburg kentindeki Avrupa Parlamentosu (AP) binasında iki günlük sergi kapsamında sergilendi.
Slovakya Başbakanı Robert Fico, daha önce kaldırılmış olmasına karşın perşembe günü heykelin binadan çıkarılması çağrısında bulundu.
Salı günü sergilenen “Turuncu Veba” adlı eserde Trump, 23 ayar altın varakla kaplı ve çıplak biçimde, kaide üzerindeki bronz renkli, zayıf bir adamın omuzlarına bacaklarını dolamış halde tasvir ediliyor.
Heykelin altındaki yazıtta, “Bir adamın sırtında oturuyorum. Yükümün altında eziliyor. Ona yardım etmek için her şeyi yaparım. Sırtından inmek dışında” ifadeleri yer alıyor.
WATCH | Gold-covered naked statue of U.S president unveiled at European Parliament. pic.twitter.com/VqUH8ApDks
— TIMES NOW (@TimesNow) October 8, 2026
Fico sergiyi AB’nin gerileme işareti olarak niteledi
Slovakya Başbakanı Fico, heykeli “Avrupa Birliği’nin gerilemesinin bir işareti” olarak değerlendirdi ve AP Başkanı Roberta Metsola’dan eserin kaldırılmasını talep etti.
Fico, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Avrupa Parlamentosu binasında sergilenen ABD Başkanı Donald Trump’ı alaya alan heykel, tüm AB’nin gerilemesinin bir işaretidir. Amerikan başkanının politikalarının tamamına kesinlikle katılmıyorum. Ancak diyalog ve karşılıklı saygı gerektiren bir dönemde, ortaklarımıza resmi binalarda hakaret edilmesi, içinde yaşadığımız dönemin derinden anlaşılamadığını gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu.
Fico, AB’nin “meşru farklı görüş bildirme hakkı ile manevi açıdan iflas etmiş kişilerin, maceracıların ve delilerin eylemleri arasındaki ayrımı artık yapamamasının üzücü olduğunu” kaydetti.
A STATUE OF DONALD TRUMP IN THE EUROPEAN PARLIAMENT IS A SIGN OF THE DECLINE OF THE ENTIRE EUROPEAN UNION
The mocking statue of US President Donald Trump displayed on the premises of the European Parliament is a sign of the decline of the entire EU. I do not agree with all of… pic.twitter.com/e5Sh3fCqEr
— Robert Fico 🇸🇰 (@RobertFicoSVK) October 8, 2026
Sanatçı 10 bin minyatür heykel dağıttı
Siyasi içerikli kışkırtıcı eserleriyle tanınan Galschiøt, çalışmayı kendi sosyal medya hesaplarında duyurarak parlamento binasını ziyaret edenlere heykelin 10 bin adet minyatür versiyonunu dağıttığını açıkladı.
Galschiøt, eserin açılışından önce yaptığı paylaşımda, çalışmanın “dostluk ve güç dinamikleri hakkında bir tartışma başlatmasını” umduğunu belirtti.
Galschiøt internet sitesinde, çalışmanın Hans Christian Andersen’in “Kral Çıplak” masalından esinlendiğini aktardı.
Heykeli “Trump’a ve ABD’nin yeşil dönüşüm ile kurala dayalı dünya düzenine yönelik saldırısına karşı hicivsel bir haykırış” olarak niteleyen sanatçı, şu ifadeleri kullandı:
“Trump, kendini adaletin kralı ilan etmiş biri olarak tasvir ediliyor. Zayıf bir adamın sırtında oturuyor; bir elinde dünya şeklindeki golf topunun yanında duran bir golf sopası, diğer elinde ise adaleti tanımlama gücünü simgeleyen bir terazi tutuyor.”
We’ve taken one of my recent sculptures on the road. We are in Strasbourg. Tomorrow I reveal the sculpture in the European Paliament. I hope it is well received and that it sparks a debate about friendship and power dynamics #europeanpaliament #fyp #artreveal #PoliticalDebate pic.twitter.com/QGCzYMHKzP
— Jens Galschiot (@Galschiot) October 5, 2026
Sergi onay kuralları tartışma konusu oldu
Heykel, Danimarkalı sol görüşlü AP Milletvekili Per Clausen öncülüğünde düzenlenen iki günlük sergi kapsamında yerleştirildi.
Avrupa Parlamentosu, milletvekillerinin bu tür enstalasyonlar için idari ve mali işleri denetlemekle görevli kuestorlardan önceden onay alması gerektiğini açıkladı.
AP Basın Ofisi konuya ilişkin açıklamasında, “Mevcut kurallar, kültürel etkinliklerin ve sergilerin hiçbir koşulda saldırgan veya kışkırtıcı nitelikte olamayacağını, Birliğin dayandığı değerlerle çelişemeyeceğini veya belirlenen sergi alanlarında huzursuzluğa yol açma ihtimali taşımayacağını belirtmektedir” bilgisini paylaştı.
Milletvekili Clausen ise yaptığı açıklamada kimsenin “korku ve otosansür içinde yaşamayı kabul etmemesi gerektiğini” savunarak “Avrupa Parlamentosunda bu heykelin sergilenmesini kaldıramayacak kadar alıngan olan birinin dünya sahnesinde yeri yoktur” dedi.
Avrupa
Finlandiya, NATO nükleer tatbikatında karargah subaylarıyla yer alacak

Finlandiya Savunma Bakanlığı, ülkenin NATO’nun 12-24 Ekim 2026 tarihlerindeki yıllık nükleer caydırıcılık tatbikatı Steadfast Noon’a katılacağını açıkladı. Karargah subaylarıyla temsil edilecek olan Finlandiya, tatbikatın belirli bir ülkeyi hedef almadığını bildirdi.
Finlandiya Savunma Bakanlığı, ülkenin NATO’nun 12-24 Ekim 2026 tarihlerinde düzenleyeceği yıllık nükleer caydırıcılık tatbikatı Steadfast Noon’a katılacağını duyurdu.
Bakanlığın açıklamasına göre Finlandiya, bu yılki tatbikatta karargah subaylarıyla temsil edilecek. Savunma Bakanı Antti Häkkänen, bu katılım biçiminin ülkenin ulusal hedeflerine en uygun model olduğunu ifade etti.
Häkkänen, “Nükleer caydırıcılık tatbikatı, NATO’nun nükleer caydırıcılığının güvenilirliğini, emniyetini ve etkinliğini sağlamayı amaçlıyor. Nükleer caydırıcılık, Finlandiya dahil olmak üzere tüm ittifakın korunmasındaki en üst düzey güvencedir” değerlendirmesinde bulundu.
Steadfast Noon tatbikatı, gerçek nükleer silahların kullanımı veya nakli söz konusu olmadan icra ediliyor.
İttifak üyesi ülkeler tatbikata farklı biçimlerde iştirak edebiliyor; bu çerçevede NATO’nun nükleer operasyonlarına destek amacıyla konvansiyonel askeri unsurlar da görevlendirilebiliyor.
Finlandiya Savunma Bakanlığı, söz konusu tatbikatın mevcut uluslararası konjonktürle bağlantılı olmadığını ve belirli bir ülkeyi hedef almadığını kaydetti.
Finlandiya daha önce de Fransa’nın Avrupa’da nükleer caydırıcılığı güçlendirmeye yönelik sunduğu girişime dahil olma kararı almıştı.
Häkkänen, bu işbirliğinin Finlandiya ve Avrupa’nın güvenliğini pekiştirmeyi amaçladığını aktardı.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından Mart 2026’da gündeme getirilen girişime Finlandiya dahil 10 ülke katıldı.
Fransa’nın nükleer doktrininin müzakere edilmesini, ortak tatbikatları ve stratejik hava kuvvetlerine ait bazı unsurların ortak ülkelerde geçici konuşlanmasını içeren girişim, NATO’nun nükleer caydırıcılığının yerini almıyor ve ittifaktaki gibi ortak savunma taahhüdü taşımıyor. Fransız nükleer silahları ve kullanımına dair kararlar Paris yönetiminin kontrolünde kalmaya devam ediyor.
Rusya’nın Berlin Büyükelçisi Sergey Neçayev ise mayıs ayında yaptığı açıklamada, Avrupa “nükleer şemsiyesinin” güçlendirilmesinin Rusya açısından stratejik tehdit oluşturduğunu savunmuştu. Kremlin, stratejik istikrar görüşmelerinde Avrupa’daki nükleer işbirliğinin genişlemesinin hesaba katılması gerektiğini vurgulamıştı.
Rusya Dışişleri Bakanlığının özel yetkili elçisi Andrey Belousov da ABD, İngiltere ve Fransa’nın Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’nı gözetmeksizin nükleer kapasitelerini artırdığını öne sürmüştü.
Avrupa
Söder, Berlin’de “sol koalisyon”u finansal akışların kesilmesi ile tehdit etti

CSU lideri Markus Söder, Berlin’deki sol koalisyon gerçekten hayata geçerse önemli mali karşı önlemler alacağını açıkladı.
Bild gazetesine konuşan Bavyera Başbakanı, “Bizim için durum açık: Böyle bir koalisyona ek finansman sağlanmamalı. Bu nedenle Başkent Anlaşması durdurulmalı,” dedi.
Bu sert açıklamasıyla, bir kez daha federal-eyalet mali dengeleme sistemini hedef alan Söder şöyle devam etti:
“Berlin’in vatandaşların korunması konusunda önemli meseleleri ele almadan bırakması ve aynı zamanda diğer eyaletlerin karşılayamayacağı şüpheli yardımlar için milyarlarca harcaması kabul edilemez. Buna bir son verilmeli.”
Berlin Eyalet Meclisi seçimlerinde Sol Parti’nin seçim zaferi sonrasında Söder, devam eden koalisyon görüşmelerini de sert bir şekilde eleştirdi.
CSU lideri, başkentte öncelikle SPD ve Yeşiller’i hedef aldı ve onları “demokratik değerlere ihanet etmek” ile suçladı.
Berlin’de Sol Parti, SPD-Yeşiller koalisyonu için “İsrail’in var olma hakkı”nın altını çizdi
Söder şöyle devam etti:
“Berlin’de bir Kırmızı-Yeşil-Kırmızı [Sol-Yeşiller-SPD] koalisyonu, tabuların tam anlamıyla ihlali olur. Bu Sol Parti üyeleriyle birlikte, ülkemizin savaş sonrası tarihinde ilk kez, kısmen antisemitik ve polise karşı eleştirel bir parti bir eyalet hükümetine liderlik edecek. Berlin SPD’si ve Yeşiller’in buna razı olması utanç verici. Antisemitizm konusunda taviz verilemez, yarı yürekli tavizler de. Bu, demokrasimizin temel değerlerine ihanettir.”
Bavyera Başbakanı, potansiyel koalisyon ortaklarını, “partizan siyasi çıkarlar uğruna iç güvenlikle ilgili temel meseleleri ve temel toplumsal uzlaşmayı bir kenara itmek” ile suçladı:
“Antisemitizm, kamulaştırma konusundaki sosyalist fanteziler, suç aşiretleriyle bağlantılar ve polis memurlarını organize suçla eşdeğer gören bir gençlik örgütü: Bunların hiçbiri, Berlin’deki SPD ve Yeşiller için bir koalisyonun önünde engel teşkil etmiyor gibi görünüyor. Böylece Kırmızı ve Yeşil, bir ‘Kızıl Cephe’ için basamak görevi görecek.”
Avrupa
Makam aracı teklifi iptal edilen AfD’li başkan kasımda yaya kalabilir

BMW, Almanya’da Saksonya-Anhalt Eyalet Parlamentosu Başkanlığına seçilen ilk AfD’li siyasetçi Tobias Rausch için sunduğu makam aracı teklifini geri çekti. Şirket teklifini Rausch’un seçildiği gün iptal ederken, mevcut aracın süresi kasımda dolacak olan meclis yönetimi henüz diğer Alman üreticilerden teklif alamadı.
Alman otomotiv üreticisi BMW, Almanya için Alternatif (AfD) partisinden Saksonya-Anhalt Eyalet Parlamentosu Başkanlığına seçilen Tobias Rausch için hazırlanan makam aracı kiralama teklifini geri çekti.
Die Zeit gazetesinin parlamento yönetimine dayandırdığı habere göre, otomobil üreticisinin genel merkezi teklifi, Rausch’un eyalet meclisi başkanı seçildiği 6 Ekim’de iptal etti. Rausch, bir eyalet parlamentosuna başkanlık eden ilk AfD’li siyasetçi oldu.
Eyalet parlamentosu başkanının şoförlü bir makam aracı kullanma hakkı yer alıyor. Rausch halihazırda selefinden devraldığı BMW 7 serisi aracı kullanıyor. Mevcut aracın kiralama süresi kasım ayında sona eriyor.
Parlamento yönetimi bu tarihe kadar yeni bir tedarikçi bulamazsa Rausch makam aracından yoksun kalacak.
Eyalet parlamentosu idaresi, Rausch’un makam aracı ihtiyacı için tanınmış Alman üreticiler arasından yalnızca BMW’nin teklif sunduğunu aktardı. Mercedes ve Audi markalarından bu süreçte herhangi bir teklif gelmedi.
İş dünyasından AfD politikalarına tepki
AfD, Saksonya-Anhalt eyaletinde 6 Eylül’de düzenlenen seçimlerin ardından mecliste grup kurdu.
Eyalet seçimleri tarihindeki en yüksek oy oranına ulaşan parti, yüzde 43,8 oy alarak 83 sandalyeli mecliste 39 üyelik kazandı.
AfD, salt çoğunluk için gereken sandalye sayısının 3 altında kaldı. Seçimlerde Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) yüzde 17,2, Sosyal Demokrat Parti (SPD) ise yüzde 9,3 oy elde etti.
BMW Yönetim Kurulu Üyesi Milan Nedeljkovic, daha önce Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesine verdiği mülkiyette, sağ popülizm ve milliyetçiliği “dünya ticaretiyle yaşayan, dışa açık bir ekonomi merkezi için zehir” olarak nitelendirmişti.
Alman Sanayi Federasyonu (BDI) da Rausch’un seçildiği gün yayımladığı değerlendirmede, AfD’nin eyalette yönetime gelmesi ihtimaline karşı uyarılarda bulundu.
BDI Başkanı Tanja Gönner, partinin bölgenin ekonomik başarısını oluşturan ilkeleri desteklemediğini, dolayısıyla olası bir AfD iktidarında ekonomik canlanma beklenemeyeceğini kaydetti.
Gönner, AfD’nin iş dünyasını temsil eden bir parti olmadığını belirterek ekonominin dışa açıklığa, küresel ticarete, ihracat olanaklarına ve yurt dışından nitelikli iş gücü çekilmesine dayandığını ifade etti.
Her yatırımcının yurt dışından sağlanan uzman personele ihtiyaç duyduğunu aktaran Gönner, “Bu kişiler burada hoş karşılanmadıklarını hissederse bu durum bölgenin tercih edilmemesi için derhal bir gerekçeye dönüşür” değerlendirmesinde bulundu.
Dünya Basını2 hafta önceTarihçi Emmanuel Todd: Avrupa Rusya konusunda tehlikeli bir fanteziye kapıldı
Diplomasi2 hafta önceEast-West Forum İstanbul’da toplandı: Çok kutupluluk geri döndürülemez
Görüş1 hafta önceEast-West Forum: Dünyanın artık kaçınamayacağı bir diyalog
Asya2 hafta önceKuzey Kore’den Batı hava savunmasını zorlayacak yeni taktik
Asya1 hafta önceÇin akaryakıt ihracatını durdurdu: Küresel pazarda tedarik daralıyor
Dünya Basını1 hafta önceÇin büyük güç kavramının anlamını nasıl dönüştürmek istiyor?
Asya1 hafta önceJapon iş dünyası heyeti Pekin’i ziyaret ederken Çin ‘tarihten ders çıkarma’ uyarısı yaptı
Dünya Basını1 hafta önceYarım trilyon dolarlık balon: Süper zeka söylemi gerçek zararları gizliyor











