Bizi Takip Edin

Avrupa

Avrupa Komisyonu enerji tedariki krizi için özel çalışma grubunu topluyor

Yayınlanma

Macaristan ve Slovakya’ya ocak ayından bu yana Drujba boru hattı üzerinden petrol sevkiyatı yapılamıyor. Macaristan Başbakanı Viktor Orban yaşanan kesintiden dolayı doğrudan Ukrayna’yı suçlarken, Avrupa Komisyonu konuyu çözüme kavuşturmak amacıyla özel çalışma grubunu devreye soktuğunu duyurdu.

Macaristan ve Slovakya’ya ocak ayının sonundan bu yana Rusya’dan Drujba boru hattı üzerinden petrol sevkiyatı yapılamıyor. Macaristan Başbakanı Viktor Orban, 20 Ocak’ta yaptığı açıklamada, Ukrayna’daki çatışmaların başlamasından bu yana üçüncü kez yaşanan bu kesintiden Kiev yönetimini sorumlu tuttu.

ABD Başkanı Donald Trump’ın kurduğu Barış Kurulu’nun ilk toplantısı kapsamında Washington’da bulunan Orban, Macaristan Telgraf Ajansına (MTI) konuştu.

Orban, “Drujba, Kuzey Akım’ı havaya uçuranlar, yani Ukrayna tarafından kapatıldı” dedi.

Kiev’in boru hattında ciddi hasar olduğu yönündeki iddialarını reddeden Orban, hattın çalışır durumda olduğunu kaydetti.

Macaristan Başbakanı, “Ukraynalıların petrol sevkiyatına yeniden başlaması önünde hiçbir teknik engel bulunmuyor” diye konuştu.

Orban, Avrupa Komisyonunun Ukrayna temsilcilerini çağırarak sorgulamasını umduğunu, Brüksel’in bir Avrupa Birliği (AB) üyesi olan Budapeşte’yi enerji güvenliği tehditlerine karşı korumakla yükümlü olduğunu ifade etti.

Orban, “Avrupa Komisyonu üye ülkelerin çıkarlarını savunmalı, bu nedenle şimdi Ukrayna’ya karşı Macaristan ve Slovakya’nın yanında yer almalı. Komisyonun görevi bu, ondan beklentimiz de budur” diye ekledi.

Avrupa Komisyonu kriz için devreye giriyor

Avrupa Komisyonu, 19 Şubat’ta yaptığı açıklamada, Drujba hattındaki kesinti nedeniyle 25 Şubat’ta özel çalışma grubunu toplayacağını teyit etti ve konunun 16-17 Şubat tarihlerinde de ele alındığını bildirdi.

Görüşmelerde ayrıca, Slovakya ve Macaristan’dan Ukrayna’ya yönelik dizel yakıt tedarikinin 18 Şubat itibarıyla durdurulması konusu da değerlendirildi. Söz konusu yakıt, Macar enerji şirketi MOL’e ait rafinerilerde üretiliyor.

İngiliz Sky News televizyonuna konuşan kaynaklara göre Avrupa Komisyonu, Ukrayna’dan Drujba boru hattını onarmasını talep ediyor ve yakın zamanda bir çalışma takvimi almayı bekliyor.

Komisyon, 19 Şubat’ta resmi olarak Kiev’e baskı yapmadığını bildirdi. Financial Times gazetesine konuşan kaynaklar ise 20 Şubat’ta, Macaristan’ın AB’nin Ukrayna’ya yönelik 90 milyar euroluk mali yardımını engellediğini aktardı.

Söz konusu fon, dondurulmuş Rus varlıklarına el konulmasını içeren tazminat kredisine alternatif olarak, 2025 yılı için Avrupa içi borçlanma fonlarından onaylanmıştı.

Budapeşte ve Bratislava karşı önlemlere hazırlanıyor

Budapeşte yönetimi, Drujba boru hattı yeniden faaliyete geçene kadar Kiev’e sevkiyat yapılmayacağını duyurdu. Macaristan Başbakanlık Ofisi Başkanı Gergely Gulyas 19 Şubat’ta, Slovakya Başbakanı Robert Fico’nun 18 Şubat’taki açıklamasını tekrarlayarak Ukrayna’yı elektrik ve doğalgaz tedarikini kesmekle uyardı.

Slovak makamları yakıt ihracatını durdurarak üretimi iç pazar için rezerv oluşturmaya yönlendirdi, enerjide olağanüstü hal ilan etti ve devlet rezervlerinin bir kısmını MOL’e ait Slovnaft rafinerisine devretti. Slovakya’nın elinde 90 günlük rezerv bulunuyor.

Kesintinin arkasında siyasi hedefler aranıyor

Açıklamalarını 20 Şubat’ta sürdüren Macaristan Başbakanı, Drujba üzerinden yapılan petrol sevkiyatındaki üç haftalık duraksamayı, Ukrayna’nın nisanda parlamento seçimlerinin yapılacağı Macaristan’ın içişlerine müdahale etme niyetiyle ilişkilendirdi.

Orban, “Ukraynalılar, Macaristan’da Ukrayna dostu bir hükümet olmasını istiyor. Ukrayna, Macaristan’da bedelini halkın ödeyeceği bir kaos ortamı yaratmakla ilgileniyor, böylece kendileri için elverişli bir hükümetin kurulmasını etkileyebileceklerini düşünüyorlar” dedi.

Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto da 17 Şubat’ta benzer bir bağlantıya işaret etti. MTI’nin haberine göre Szijjarto, “Ukrayna, Drujba hattını kapattı çünkü Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Macaristan karşıtı politikası doğrultusunda enerji tedariki alanında bir kriz çıkararak Macaristan’daki seçimlere müdahale etmeye karar verdi” ifadelerini kullandı.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov ise durumu, Ukrayna’nın Macaristan ve Slovakya’ya yönelik enerji şantajı olarak nitelendirdi.

Macar şirketi MOL’ün verilerine göre, Drujba petrol boru hattının Ukrayna üzerinden geçen güney kolundaki Rus petrolü sevkiyatı 27 Ocak’ta durdu.

Ukrayna tarafı, kesintinin 27 Ocak’ta Rusya’nın enerji altyapısına düzenlediği saldırıdan kaynaklandığını belirtiyor. Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrey Sibiga, 12 Şubat’ta Drujba boru hattının bir bölümünün hasar gördüğünü duyurdu.

Orban’ın kasıtlı kesinti suçlamalarına yanıt veren Ukrtransnafta şirketi ise 20 Şubat’ta yaptığı açıklamada, durumdan Rusya’nın sorumlu olduğunu ve onarım çalışmalarının sürdüğünü bildirdi.

Rusya Savunma Bakanlığı, söz konusu altyapıya yönelik herhangi bir saldırı düzenlendiğine dair açıklama yapmadı.

Boru hattı, Rusya tarafındaki Bryansk bölgesinde Ağustos 2025’in ortaları ve sonlarında Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin saldırılarına maruz kalmıştı.

Ukrayna, 2024 yılının temmuz ve eylül ayları arasında da Kiev’in yaptırım listesine aldığı Lukoil şirketine ait petrolün taşındığı gerekçesiyle Drujba hattını kapatmıştı.

O dönemdeki kesinti, boru hattındaki ham maddenin resmi mülkiyet şemasının değiştirilmesiyle sona ermişti. Petrolün mülkiyetinin Macar MOL şirketine geçtiği nokta, Ukrayna-Belarus sınırına kaydırılmıştı.

Macaristan ve Slovakya, AB’nin Rusya’dan boru hattıyla petrol sevkiyatını yasaklayan yaptırımlarından muaf tutuluyor. Söz konusu muafiyetin süresi önce 2025’e, ardından 2027’ye kadar uzatılmıştı.

Kiev transit gelirlerinden vazgeçiyor

Vedomosti gazetesine konuşan uzmanlar, çatışmaların başlamasından bu yana yaşanan üçüncü kesintinin teknik değil, Macaristan seçimlerine bir buçuk ay kala ortaya çıkan siyasi bir sorun olduğu konusunda Macar makamlarıyla aynı görüşü paylaşıyor.

Rusya Hükümeti nezdindeki Finans Üniversitesi uzmanlarından İgor Yuşkov, Rusya ile silahlı çatışmaların sona yaklaştığı bir dönemde Kiev yönetiminin, transit ücretlerinden elde edeceği mali kazanımlar uğruna artık kendini tutmamaya karar verdiğini belirtti.

Yuşkov, Ukrayna makamlarının Macaristan ve Slovakya’nın AB içindeki pozisyonunu kırabileceğini düşündüğünü, özellikle de 2025 yılında bu iki ülkenin zayıflık gösterdiğini ifade etti.

Uzman, “Budapeşte ve Bratislava yönetimi, Rus doğalgaz transitinin durmasının ardından yakıt ve elektrik sevkiyatını kesmek gibi ciddi adımlar atmadı. Aksine, TürkAkım üzerinden gelen ihtiyaç fazlası doğalgazı Ukrayna’ya yeniden sattılar ve Drujba’nın engellenmesi sırasında taviz verdiler” diye konuştu.

Yuşkov’a göre Kiev yönetimi, muhalif AB üyelerinin sorunlarını çözmekte acele eden Brüksel bürokrasisiyle aynı çizgide hareket ediyor.

Slovak ve Macar makamlarının 2027’den itibaren Rus enerji kaynaklarından vazgeçme planından kaçmaya çalıştığına işaret eden Yuşkov, Ukrayna’nın fiili olarak Macaristan ve Slovakya’yı RePower planına uymaya zorladığı değerlendirmesinde bulundu.

Macaristan ve Slovakya Ukrayna’ya dizel yakıt sevkiyatını durdurdu

Hırvatistan güzergahı alternatif olarak gündemde

Öte yandan Szijjarto, 15 Şubat’ta Hırvatistan’a Adria boru hattı üzerinden Macaristan ve Slovakya’ya Rus petrolü transitini açma çağrısında bulundu.

Bratislava ve Budapeşte yönetimi, deniz taşımacılığının yüksek maliyetine rağmen fiyatta daha avantajlı olan aynı Rus petrolü için alternatif bir güzergah oluşturulması halinde, Kiev’in transit gelirlerini kalıcı olarak kaybedebileceği mesajını veriyor. ABD, Macar MOL şirketini yaptırımlardan muaf tutmuştu.

Szijjarto, 18 Şubat’ta yaptığı açıklamada, Hırvatistan’dan yüklenerek deniz yoluyla Macaristan’a transit edilecek Rus petrolü için ilk sözleşmelerin imzalandığını duyurdu. Macar bakana göre, söz konusu petrol sevkiyatı mart ayı başında Hırvatistan’a, ardından 5 ila 10 gün içinde Macaristan topraklarına ulaşacak.

Avrupa Birliği ise Rus petrolü sevkiyatlarına yönelik yaptırımlara muafiyet getirme konusunda acele etmiyor.

Rusya Ulusal Enerji Enstitüsü Başkan Yardımcısı Aleksandr Frolov, Hırvatistan güzergahının Macaristan ve Slovakya için Drujba boru hattının kapasitesini tamamen ikame etmesinin pek olası görünmediğini kaydetti.

Frolov, Macaristan ve Slovakya’nın komşu ülkelerden de petrol alabileceğini belirterek, asıl meselenin iç pazara yönelik tedarik istikrarının sağlanması ve mevcut yakıt fiyatlarının sosyopolitik bir unsur olarak halk için katlanılabilir bir seviyede tutulması olduğunu sözlerine ekledi.

Ukrayna İHA’ları Tataristan’daki Drujba petrol boru hattı istasyonunu vurdu

Avrupa

Almanya, Fransa ve İngiltere, Rusya ile müzakere planı üzerinde çalışıyor

Yayınlanma

Bloomberg’in kaynaklarına göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonu için bir plan hazırlıyor. Avrupa ülkeleri çatışmanın bir kış daha uzamasını önlemeyi hedeflerken, görüşmelere ilişkin nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’e ait olacağını ve Kiev’e baskı yapılmayacağını belirtiyor.

Bloomberg’in kaynaklara dayandırdığı haberine göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonuna yönelik bir plan üzerinde çalışıyor.

Ajansa konuşan kaynaklar, Avrupa ülkelerinin çatışmanın bir kış daha devam etmesini önlemek istediğini belirtti. Aynı kaynaklar, görüşmeler konusunda nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’e ait olacağını ve Avrupa’nın bu konuda kendisine baskı yapmayı planlamadığını aktardı.

Kaynaklara göre İngiltere Başbakanı Keir Starmer, önümüzdeki günlerde bu konuyu Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile görüşecek.

Alman televizyon kanalı NTV, 2 Haziran’da Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder’in Moskova’ya geldiğini bildirmişti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin daha önce Schröder’i Avrupa tarafından tercih edilebilecek bir müzakereci olarak nitelendirmişti.

Rusya Devlet Başkanı Sözcüsü Dmitriy Peskov, mayıs ayının sonunda yaptığı açıklamada Avrupa’nın Rusya ile diyalog kurulmasının gerekliliğini anladığını, ancak müzakere süreci konusunda “ancak şimdi olgunlaşmaya başladığını” ifade etmişti.

Peskov ayrıca Moskova’nın, Avrupa Birliği’nden Rusya ile temas kurabilecek olası müzakerecilere ilişkin gelen sinyalleri ciddiyetle değerlendirdiğini söylemişti.

Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide ise Avrupa’nın Ukrayna konusundaki görüşmelere tarafsız bir arabulucu olarak değil, çatışmadan etkilenen çıkarlara sahip bir taraf olarak katılması gerektiğini belirtti.

Eide, Avrupa Birliği ve ABD’nin Kiev’e desteğini sürdürmesi gerektiğini de vurguladı.

Putin ise Kiev’in çatışmayı barışçıl yollarla çözmeye hazır olduğuna inanmadığını dile getirmişti. Rus lider, çatışmanın temel nedenlerinin ortadan kaldırılması ve 2024 yılında açıkladığı koşullar temelinde barışçıl bir çözüme hazır olduğunu söylemişti.

Putin’in sıraladığı koşullar arasında Ukrayna birliklerinin Donetsk ve Lugansk halk cumhuriyetleri ile Zaporojye ve Herson bölgelerinden çekilmesi, bu bölgeler ile Kırım’ın Rusya’nın parçası olarak tanınması, Ukrayna’nın tarafsız, askeri bloklara katılmayan ve nükleer silahlardan arındırılmış bir statü benimsemesi, Ukrayna’nın silahsızlandırılması ve “Nazizmden arındırılması” ile Rusya’ya yönelik tüm yaptırımların kaldırılması yer alıyordu.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise geçen yıl eylül ayında Avrupa’ya Ukrayna konusundaki müzakere masasında yer olmadığını söylemişti.

Lavrov, Avrupa Birliği ülkelerinin Rusya karşıtı tutumları nedeniyle bu süreçte yer alamayacağını belirtmiş ve Batı tarafından sunulan güvenlik garantilerinin “Rusya’ya karşı kurgulandığını” ifade etmişti.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Rheinmetall, otomotiv tedarik bölümünü satıyor

Yayınlanma

Alman savunma sanayi şirketi Rheinmetall, otomotiv tedarikçi bölümünü özel sermaye şirketi Aequita’ya satıyor.

Rheinmetall çarşamba günü yaptığı açıklamada, iki şirketin “bugün, Rheinmetall’in eski Power Systems bölümüne yeni bir yönetim altında bir gelecek açan bir satın alma anlaşması imzaladığını” duyurdu.

Bu, “stratejik yeniden yapılanmada bir dönüm noktası” niteliğinde; sivil bölümün satışıyla birlikte grup, “odak noktasını askeri işine kaydırıyor.”

İşlemin bu yılın dördüncü çeyreğinde tamamlanması bekleniyor ve halen düzenleyici kurumların onayına tabi.

Hisselerin yüzde 100’ü için ön satın alma bedeli 350 milyon avro olarak belirlendi fakat bu rakam işlemin kesinleşmesinden önce değişebilir.

Rheinmetall, kısa süre önce savunma işinde rekor kâr ve dolu sipariş defterleri bildirdi. Öte yandan, otomotiv tedarik endüstrisi krizde.

Şirket, “Özellikle otomotiv sektöründeki iş durumunun daha da kötüleşmesi, nihai anlaşmanın şart ve koşullarını etkiledi,” açıklamasını yaptı.

Avrupa’nın savunma harcamalarını artırmasıyla Ukrayna savaşının başlamasından bu yana iş hacmi hızla artan Rheinmetall, geçen yıldan beri Power Systems bölümüne alıcı arıyordu ve bu bölümü Aralık 2025’te durdurulan faaliyetler kategorisine almıştı.

Rheinmetall, şirketleri satın alıp yeniden yapılandıran bir yatırım şirketi olan Aequita’nın, bu birimdeki dünya çapındaki yaklaşık 6.250 çalışanı işte tutmayı planladığını da ekledi.

Aequita’nın Yönetim Kurulu Başkanı ve Eş CEO’su Axel Geuer, “Bu şirket, artık yaklaşık 5 milyar avro gelir elde edecek olan otomotiv bölümümüze mükemmel bir katkı sağlıyor,” dedi.

Geuer, Aequita’nın bu şirketin uzun vadeli gelişimini destekleyeceğini ve otomotiv portföyü genelinde sinerji yaratmaya çalışacağını da sözlerine ekledi.

Rheinmetall, satışın dışında kalanlar arasında alüminyum döküm uzmanı KS Huayu AluTech’in Almanya’daki üç tesisi, otomotiv sensörleri ortak girişimi Dermalog SensorTec’teki hisseler ve otomobil parçaları üreticisi Pierburg’un İspanya’daki Abadiano fabrikasının bulunduğunu belirtti.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Litvanya, ABD ile nükleer silah müzakerelerine başladı

Yayınlanma

Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas, ABD nükleer silahlarının ülke topraklarında olası konuşlandırılmasına yönelik Washington ile müzakereler yürütüldüğünü açıkladı. Litvanya Anayasası kitle imha silahlarının konuşlandırılmasını yasaklasa da Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda güvenlik risklerini gerekçe göstererek bu engeli aşacak değişiklikler önerdi.

Litvanya, ABD’ye ait nükleer silahların kendi topraklarında olası konuşlandırılması konusunda Washington ile müzakereler yürütüyor.

Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas, konuya ilişkin yaptığı açıklamada ABD ile görüşmelerin sürdüğünü doğruladı.

Politico’nun aktardığı habere göre Kaunas, “Tartışmalar devam ediyor. Litvanya kesinlikle bu sürecin dışında kalmıyor” ifadelerini kullandı.

Litvanya Anayasası, ülke topraklarında kitle imha silahlarının konuşlandırılmasını açıkça yasaklıyor. Ancak Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, bölgedeki güvenlik risklerini gerekçe göstererek bu yasal engelin etrafından dolaşılmasını sağlayacak anayasa değişiklikleri yapılmasını daha önce teklif etti.

Politico, söz konusu müzakerelerin ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığını azaltma eğiliminde olduğu ve bu durumun NATO müttefikleri arasında güvenlik endişelerini artırdığı bir dönemde yürütüldüğünü yazdı.

Financial Times tarafından aktarılan bilgilere göre ise ABD, ek nükleer savaş başlıkları ve bombardıman uçaklarının diğer Avrupa merkezli NATO ülkelerinde konuşlandırılması seçeneğini değerlendiriyor.

Mevcut durumda ABD’ye ait nükleer silahlar Avrupa coğrafyasında altı ülkede bulunuyor. Bu ülkeler Almanya, Belçika, İtalya, Türkiye, Hollanda ve Birleşik Krallık olarak sıralanıyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English