Avrupa
Avrupa ülkeleri artan akaryakıt fiyatlarına karşı farklı önlemler alıyor

İran’daki savaş ve Hürmüz Boğazı’nın blokajı nedeniyle Avrupa genelinde tavan seviyelere ulaşan akaryakıt fiyatlarına karşı AB üyesi ülkeler müdahale tedbirlerini devreye sokuyor. Tavan fiyat uygulamaları, vergi indirimleri ve fiyat sabitleme mekanizmalarıyla tüketicilerin üzerindeki yük hafifletilmeye çalışılırken, ülkeler arasındaki vergi politikası farklılıkları sınır ötesi “akaryakıt turizmini” tırmandırıyor.
İran’da patlak veren savaş ve Hürmüz Boğazı’nın abluka altına alınması, Mart 2026 itibarıyla Avrupa genelinde akaryakıt fiyatlarının rekor düzeyde yükselmesine yol açtı.
Yaşanan mali baskı karşısında Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkeler, tüketicileri ve piyasaları korumak adına birbirinden farklı siyasi ve idari enstrümanları hayata geçiriyor.
Fiyat tavanı uygulamalarından vergi indirimlerine, doğrudan mali yardımlardan satış kısıtlamalarına kadar uzanan bu müdahaleler, ülkelerin mevzuat ve vergilendirme yaklaşımları nedeniyle farklı sonuçlar doğuruyor.
Ülkeler arasındaki fiyat makasının genişlemesi, özellikle sınır bölgelerinde yoğun bir “akaryakıt turizmini” beraberinde getirdi. Litre başına yaklaşık 70 sentlik fiyat avantajı sunan Belçika, Hollandalı sürücülerin akınına uğruyor.
Hollanda hükümeti henüz bir destek paketi açıklamazken, süper benzinde litresi 2,35 euro, motorinde ise 2,50 euro seviyeleriyle Avrupa’nın en pahalı ülkeleri arasında yer alıyor.
Devlet eliyle tavan fiyat uygulayan Belçika’da ise süper benzinin litresi 1,70 euronun altında tutuluyor.
Ülkeler arasındaki fiyat farkı depoda 50 euroya ulaşıyor
Sektör analizlerine göre, AB üyesi ülkelerdeki en ucuz ve en pahalı akaryakıt istasyonları arasındaki fark 50 litrelik bir depoda 50 euroya kadar çıkıyor. Malta, litresi 1,34 euroya kadar inen süper benzin ve 1,20 euro seviyesindeki motorin fiyatlarıyla en uygun maliyetli ülke konumunu korurken; Bulgaristan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Slovakya, Macaristan ve Slovenya da düşük fiyat segmentinde yer alıyor.
Buna karşın Hollanda, Danimarka, Almanya, Yunanistan ve Finlandiya en yüksek fiyatların görüldüğü ülkeler olarak öne çıkıyor.
Polonya’da günlük olarak belirlenen tavan fiyat uygulaması kapsamında süper benzinin litresi 1,58 euro seviyesinde seyrediyor. Lüksemburg ise komşularına kıyasla daha düşük seviyede tuttuğu fiyatları vergi indirimleriyle finanse ediyor.
Lüksemburg hükümeti, süper benzinin litresini yaklaşık 1,70 euro seviyesinde tutarak Alman ve Fransız sürücülerin yarattığı yüksek satış hacmi sayesinde toplam vergi gelirlerini artırmayı hedefliyor.
İtalya’da Başbakan Giorgia Meloni tarafından çıkarılan kanun hükmünde kararname ile akaryakıt üzerindeki vergiler düşürüldü. Litre başına yaklaşık 25 sentlik bir indirim sağlandığını belirten Meloni, “Çatışmanın vatandaşlar üzerindeki etkilerini mümkün olduğunca hafifletmek için çalışıyoruz. Enerji ve benzin fiyatlarının yanı sıra gıda fiyatlarını da gözetim altında tutacak, spekülasyonlarla mücadele edeceğiz” açıklamasını yaptı.
İrlanda, özel tüketim vergilerini düşürme ve taşımacılık sektörüne doğrudan mali destek sağlama yolunu seçerken; ülkede süper benzinin litresi 1,82 euro seviyelerinde karşılık buldu. İspanya ve Portekiz de vergi indirimlerini devreye sokan ülkeler arasında yer alıyor.
Portekiz, akaryakıttaki vergi indirimlerini, yükselen genel tüketimden elde edilen katma değer vergisi gelirleriyle dengeliyor. Slovenya ise fiyat kontrolünün yanı sıra miktar kısıtlamaları ve kota uygulamalarına başvuruyor.
Almanya ve Avusturya’da “öğle kuralı” dönemi
Almanya Federal Ekonomi Bakanı Katherina Reiche, fiyat artışlarını kontrol altına almak amacıyla “akaryakıt fiyat freni” mekanizmasını yürürlüğe koydu.
Yeni düzenlemeye göre akaryakıt istasyonları, Avusturya’daki uygulamaya benzer şekilde, fiyatlarını günde sadece bir kez ve saat 12.00’de artırabilecek.
Uygulamayla piyasadaki dalgalanmanın önüne geçilmesi hedeflenirken, dağıtım şirketlerine de fiyat artışlarının gerekçelerini objektif verilerle kanıtlama zorunluluğu getirildi.
Benzer şekilde Avusturya da fiyat artışlarını sınırlandıran “öğle kuralı” ve hedefli yardım paketlerini uyguluyor. Avusturya’da istasyonların fiyat artırma hakkı haftada üç kez ile sınırlandırılmış durumda.
Henüz doğrudan bir tavan fiyat kararı almayan Avusturya Şansölyesi Christian Stocker, fiyatların dengelenmesi için Avrupa genelinde koordineli bir tutum benimsenmesi çağrısında bulundu. Almanya ve Fransa ise mevcut aşamada genel bir vergi indirimine gitmeyi planlamıyor.
Yakıt maliyetlerindeki tırmanış, toplu taşıma sektörünü de etkiledi. Almanya’da Federal Meclis tarafından kabul edilen akaryakıt tedbir paketiyle, artan motorin fiyatları karşısında zorlanan yerel toplu taşıma işletmelerine yönelik destek adımları kararlaştırıldı.
AB Komisyonu ortak müdahale paketi hazırlıyor
AB genelindeki fiyat farklılıkları, kriz döneminde alınan münferit önlemlerin yanı sıra ülkelerin öteden beri uyguladığı farklı benzin vergileri ve karbon fiyatlandırma politikalarından kaynaklanıyor.
Litre fiyatlarının 2 euro eşiğini aşması üzerine harekete geçen AB Komisyonu, tüm enerji piyasasını kapsayacak geçici bir tedbir paketini (“Toolbox”) değerlendirmeye aldı.
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in talimatıyla, ortak tavan fiyat uygulanması ve doğrudan subvansiyon verilmesi gibi seçenekler masaya yatırıldı.
Üye ülkeler arasındaki vergi farklılıkları ve yetersiz koordinasyon eleştiri konusu olmaya devam ederken, arzı artırmak ve piyasaları kısa vadede dengelemek amacıyla Uluslararası Enerji Ajansı ile işbirliği içinde stratejik petrol rezervleri kullanıma sunuldu. Bu adımla, tüketiciler ve reel sektör üzerinde baskı oluşturan aşırı fiyat artışlarının dizginlenmesi amaçlanıyor.
Avrupa
AB, savunma politikaları için yeni grup kuruyor

AB’nin baş diplomatı Kaja Kallas, değişen ABD varlığı karşısında bloğun kendini nasıl savunabileceğini değerlendirecek, eski siyasi ve askeri liderlerden oluşan üst düzey bir grubun kurulacağını duyurdu.
İrlanda’da düzenlenen gayri resmi savunma bakanları toplantısının açılışında yaptığı açıklamada, önümüzdeki hafta faaliyete geçecek olan bu yeni yapının, Avrupa Birliği’nin yanı sıra Birleşik Krallık ve Ukrayna’dan da önde gelen isimleri içereceğini belirtti.
Kallas şöyle konuştu:
“Elbette NATO, Avrupa güvenliğimizin temel taşı olmaya devam ediyor. Aynı zamanda ABD de Avrupalı müttefiklerden kendi savunmamız konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmelerini istiyor. Neden bu siyasi ve askeri liderler? Çünkü onlar, kurumlar olarak bizim söyleyemeyeceğimiz şeyleri de söyleyebilirler.”
Kallas’ın sözcüsü, gruba kimlerin katılacağı konusunda ayrıntı vermedi.
Eski Estonya başbakanı, grubun amacının ABD’nin savunma kapasitesini taklit etmek değil, “benzersiz güçleri” kullanarak Avrupa topraklarını savunmaya odaklanmak ve aynı zamanda “Ukrayna’nın kapsamlı operasyonel deneyimini” kullanarak “geleneksel düşünceye meydan okumak” olduğunu da sözlerine ekledi.
Avrupa
Letonya’da 12 bin NATO askerinin katıldığı Namejs tatbikatı başladı

Letonya’da 12 bin askerin katıldığı kapsamlı devlet savunma tatbikatı Namejs başladı. NATO müttefiklerinin yer aldığı ve 8 Ekim’e kadar sürecek manevralarda “Ukrayna’daki savaştan çıkarılan dersler” ile insansız hava araçlarına karşı savunma faaliyetleri ön plana çıkıyor.
Letonya’da 2 Eylül itibarıyla başlayan “Namejs” adlı kapsamlı devlet savunma tatbikatı 8 Ekim’e kadar devam edecek.
Delfi portalının haberine göre manevralarda Letonya’nın yanı sıra Kanada, ABD, Estonya ve Litvanya dahil olmak üzere diğer NATO üyesi ülkelerden toplam 12 bin asker görev alıyor.
Tatbikat, NATO’nun Çok Uluslu Kuzey Tümeni Karargahı ile müşterek olarak icra ediliyor. Manevraların planlama aşamasında güncel silahlı çatışmalardan ve Ukrayna’daki muharebelerden elde edilen tecrübeler ile dersler dikkate alındı.
Bu kapsamda özellikle insansız hava aracı sistemlerinin kullanımı ile insansız hava araçlarına karşı savunma kapasitesinin geliştirilmesine ağırlık verilecek.
Letonya’nın sınır bölgelerini de kapsayan doğu kesiminde yoğun insansız hava aracı uçuşları planlanırken, askeri unsurlar bu araçların tespiti, teşhisi ve etkisiz hale getirilmesi üzerine eğitim icra edecek.
Manevralarda Devlet Savunma Hizmeti personeli ve yedek askerler de dahil olmak üzere tüm birliklerden unsurlar görev alıyor. Askeri personel tatbikat boyunca sivil kurumlar, devlet güvenlik organları, yerel yönetimler ve işletmelerle koordinasyon ve işbirliği süreçlerini de uygulayacak.
Letonya Devlet Güvenlik Hizmeti, geçtiğimiz Temmuz ayında Ventspils kentinde yaklaşık 600 kişinin katılımıyla tarihinin en büyük terörle mücadele tatbikatı olan “Vindau 2026″yı düzenlemişti.
Söz konusu tatbikatta, senaryo gereği limana ve bir yolcu feribotuna saldıran silahlı teröristlere müdahale edilmişti.
Letonya’nın Omega ve Sigma birimleri ile Finlandiya Ulusal Ordusu’nun özel harekat taburunun yer aldığı tatbikata Estonya, Letonya, Kanada, Ukrayna ve Polonya’dan temsilciler katılmıştı.
Avrupa
Deutsche Bank CEO’sundan “popülizm” uyarısı

Deutsche Bank CEO’su Christian Sewing, AfD’nin kazanmaya çok yakın olduğu Saksonya-Anhalt seçimleri öncesinde “popülizm” uyarısında bulundu.
Sewing, Frankfurt’ta Handelsblatt’ın ev sahipliğinde düzenlenen bir konferansta, Almanya için Alternatif’in (AfD) adını anmadan, “Popülist partiler basit çözümleri varmış gibi davranıyorlar. Gerçekte ise, başarılarımızın temelini oluşturan değerlerle çelişen kavramları yayıyorlar: açıklık, çeşitlilik, güçlü bir Avrupa, güvenilir kurumlar ve uluslararası işbirliği,” dedi.
Almanya’nın en büyük kredi kuruluşunun CEO’su, “aşırıcı” partilerin politika belirleme sürecinde söz sahibi olması halinde ortaya çıkacak olumsuz iktisadi sonuçlar konusunda daha önce de uyarıda bulunan şirket liderleri arasında yer alıyor.
Anketlerde önde giden AfD, ortak para birimi olarak avrodan vazgeçilmesini ve göçün sıkı bir şekilde engellenmesini savunuyor.
Sewing’in yorumları, Infineon Technologies CEO’su Jochen Hanebeck’in birkaç gün önce LinkedIn’de yayınladığı bir gönderide “sahte tartışmalar, sembolik siyaset ve popülizm” konusunda uyarıda bulunmasının ardından geldi.
Bundesbank Başkanı Joachim Nagel de Le Monde’a verdiği röportajda, avronun ortadan kaldırılması çağrısının “sorumsuzca ve son derece tehlikeli” olduğunu söyledi.
Nagel, “Almanya, tıpkı Fransa ve para birliği genelinde olduğu gibi, tek para birimi sayesinde muazzam bir refah elde etti,” dedi.
Kamu yayıncısı ARD tarafından yaptırılan en son Infratest Dimap anketine göre, 6 Eylül’deki seçimler öncesinde AfD, Saksonya-Anhalt eyaletinde %42 civarında oy alıyor.
Bu, Temmuz ayındaki ankete kıyasla bir puanlık artışa karşılık gelirken, iktidardaki Hıristiyan Demokrat Birliği’nin (CDU) desteği ise 2 puan düşüşle %22’ye geriledi.
Sol Parti (Die Linke), SPD ve Yeşiller, sırasıyla %11, %8 ve %6 oranlarıyla eyalet parlamentosuna girmek için yeterli oy oranına sahip olacak.
Büyük çaplı sınır dışı etmeleri savunan AfD’nin ezici bir zaferi, ülkenin İkinci Dünya Savaşı sonrası siyasi düzeniyle bir kopuşu işaret edecek.
Bu durum, halkın desteğini kazanmak için zorluklar yaşayan Şansölye Friedrich Merz’in Berlin’deki federal hükümetine özellikle ağır bir darbe vuracak.
Sewing Çarşamba günü yaptığı açıklamada şöyle devam etti:
“Böyle bir gidişatın nereye varacağını açıkça ortaya koymalıyız. İzolasyonizm, milliyetçilik ve güvensizliğin körüklenmesi sorunlarımızın hiçbirini çözmeyecek. Aksine, tüm bunlar Almanya’yı bir iş merkezi olarak zayıflatır, yatırımları ve vasıflı işçileri caydırır ve büyümeyi tehlikeye atar.”
Birkaç partinin Saksonya-Anhalt eyalet parlamentosuna girmek için gerekli %5 barajını aşamaması nedeniyle, AfD %50’nin altında bir oy oranıyla bile sandalye çoğunluğunu elde edebilir.
Eğer bu hedefe az da olsa ulaşamazsa, AfD ile işbirliği yapmayı reddeden diğer partilerin oylarına da güvenmeye çalışabilir.
Amerika2 hafta önceSteve Jobs’ı iflastan kurtaran gizli CIA anlaşması gün yüzüne çıktı
Dünya Basını1 hafta önceMilanovic uyardı: Dünya 1914 öncesine benzer bir uçurumun kenarında
Dünya Basını2 hafta önceAmerika’dan vazgeçmeyi göze alamayan müttefikler
Ortadoğu1 hafta önceMekke Anlaşması için İran iddiası: Tahran teklifi inceliyor
Amerika1 hafta önceKıyamete beş kala – 1: Thiel, Deccal’i arıyor
Rusya1 hafta önceTürkiye’den Rusya’ya ilk deniz yolu benzin sevkiyatı yola çıktı
Dünya Basını2 hafta önceRon Paul: Washington anayasayı çiğneyip dünyada felaket üretiyor
Avrupa1 hafta önceAlman tarihçi Kittel, savaştan Hitler’i değil Stalin’i sorumlu tuttu











