Bizi Takip Edin

Amerika

Bakan Hegseth’in tasfiyeleri Cumhuriyetçileri böldü

Yayınlanma

ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth’in, ABD Kara Kuvvetleri Avrupa ve Afrika Komutanı Orgeneral Chris Donahue’yu görevden alması Cumhuriyetçi Kongre üyeleri arasında görüş ayrılığına yol açtı. Bazı vekiller tasfiye kararlarını orduya zarar verdiği gerekçesiyle eleştirirken, diğerleri komuta kademesinin kararına saygı duyulması gerektiğini savunuyor.

ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth’in, ABD Kara Kuvvetleri Avrupa ve Afrika Komutanı Orgeneral Chris Donahue’yu görevden alma kararı, Cumhuriyetçi Kongre üyelerini ikiye böldü.

Ulusal Muhafız kökenli olan ve Irak’ta görev yapan Hegseth, bazı Cumhuriyetçiler tarafından Pentagon’un düzenini bozmak ve deneyimli bir komutanı uzaklaştırmakla suçlanırken, bazıları ise tüm bulguların ortaya çıkmasının beklenmesi gerektiğini savunuyor.

Görüş ayrılıklarına rağmen tüm Cumhuriyetçi vekiller, kariyerinin büyük bölümünü özel operasyon birimlerinde geçiren, Ranger eğitimi alan ve Delta Force komutanlığına kadar yükselen Donahue’nun hizmetlerini övdü.

Ordu içinde “yükselen bir yıldız” olarak görülen Donahue’nun tasfiyesine en sert tepkilerden biri Senatör Thom Tillis’ten geldi.

Emeklilik kararının ardından Trump yönetimine yönelik eleştirilerini artıran Kuzey Karolina Senatörü Tillis, Hegseth’i Pentagon’u “itidal, tevazu ve dünyanın en iyi savaş gücünün özenli yönetimi yerine kabadayı kültürüyle yönetmekle” suçladı.

Donahue’nun Kuzey Karolina’daki görev dönemini yakından tanıyan Tillis, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, “Güçlü liderler başarılı komutanlardan tehdit algılamaz, zayıf olanlar algılar” ifadesini kullandı.

Tillis, Hegseth’in üst düzey komutanlar üzerindeki yönetim tarzını “reform maskesi takmış güvensizlik” olarak nitelendirdi ve bakanın liyakat yerine kişisel sadakat arayışında olduğunu belirtti.

Bu yaklaşımın orduya büyük zarar verdiğini vurgulayan Tillis, savaş bakanlığının ciddiyetten uzak, toy bir yönetim anlayışıyla karşı karşıya olduğunu savundu.

Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komisyonu Üyesi Cumhuriyetçi Clay Higgins ise daha temkinli bir yaklaşım sergileyerek Donahue’nun emeklilik kararı konusunda acele hüküm verilmemesini istedi.

Higgins, komuta kademesinin kararlarına doğrudan şüpheyle yaklaşılmaması gerektiğini belirterek, tüm gerçeklerin önce açığa çıkması gerektiğini kaydetti.

Higgins, Pentagon kültüründe sorun çıkaran personeli görevden almak yerine başka pozisyonlara terfi ettirmenin daha kolay görüldüğünü ifade etti.

Geçmişte yöneticilerin bu tür kararların getireceği baskıdan kaçındığını söyleyen Higgins, mevcut komuta kademesinin ise bu kararları alacak cesarete sahip olduğunu ekledi.

Pete Hegseth, Avrupa komutanını görevinden uzaklaştırdı

Pentagon’daki üst düzey tasfiyeler Kongre’yi endişelendiriyor

Hegseth’in geçen yıl göreve gelmesinden bu yana, aralarında eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral CQ Brown, Deniz Operasyonları Şefi Amiral Lisa Franchetti, Sahil Güvenlik Komutanı Amiral Linda Fagan ve Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanı Orgeneral Randy George’un da bulunduğu 20’den fazla üst düzey askeri yetkili görevden alındı ya da emekliliğe zorlandı.

Bu tasfiyelerin gerekçesi hakkında resmi bir açıklama yapılmazken, Hegseth ve müttefikleri komuta kademesinin hantallaştığını savunuyor.

Komutanların gerekçesiz görevden alınması Kongre’de her iki partiden vekillerin tepkisini çekerken, şeffaflık taleplerini de artırdı.

Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komisyonu, yıllık Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası’na (NDAA), Pentagon’un görevden alınan generallerin gerekçelerini beş gün içinde yazılı olarak Kongre’ye bildirmesini zorunlu kılan bir madde ekledi.

Kabil Havalimanı’nın tahliyesi sırasında Afgan müttefiklerin tahliyesini yöneten Donahue, yaklaşık bir buçuk yıldır sürdürdüğü komutanlık görevinden ayrılmak üzere resmi emeklilik dilekçesini sundu.

2 Temmuz’da görevini devredecek olan Donahue’nun yerine yardımcısı Tümgeneral Christopher Norrie vekalet edecek.

ABD’li bir yetkilinin aktardığına göre, Kara Kuvvetleri Sekreteri Dan Driscoll, Orgeneral Randy George’un görevden alınmasının ardından Donahue’nun genelkurmay başkanı olması için Kongre ve Beyaz Saray nezdinde girişimlerde bulunmuştu.

Yetkili, Driscoll’un Donahue’yu Kara Kuvvetleri Kurmay Başkan Yardımcılığı görevi için de düşündüğünü belirtti.

Aynı kaynak, eski genelkurmay başkanı George’un Donahue’yu en üst düzey liderlik görevi için yetiştirdiğini ve ikilinin yakın bir çalışma ilişkisi olduğunu bildirdi.

Ancak Hegseth’in doğrudan talimatıyla, George’un 2 Nisan’daki ihracından kısa bir süre sonra Donahue’ya emekli olması yönünde sözlü emir iletildi.

Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu eski Başkanı Michael McCaul da Donahue’nun Polonya’da Ukrayna’ya yönelik lojistik destek ve istihbarat ağını kuran isim olduğunu hatırlatarak görevden alınma kararına anlam veremediğini söyledi.

McCaul, “Hegseth’in onu neden görevden aldığını anlamıyorum; çok yetenekli bir generali kaybediyoruz” dedi.

Temsilciler Meclisi üyelerinden Brian Fitzpatrick konuya dair brifing aldıktan sonra açıklama yapacağını belirtirken, muhafazakar Özgürlük Grubu Başkanı Andy Harris kararın tamamen Hegseth ve Başkan Trump’ın yetkisinde olduğunu ifade etti.

Silahlı Hizmetler Komisyonu Üyesi Rich McCormick de Donahue’ya büyük saygı duyduğunu ancak detayları bilmediğini kaydetti.

Emekli Tuğgeneral ve Kongre Üyesi Don Bacon ise gerekçesiz görevden almaların kabul edilemez olduğunu belirterek, yaklaşık 20 general ve amiralin tasfiye edilmesinin endişe verici olduğunu dile getirdi.

Eski bir Delta Force komutanı olan Cumhuriyetçi Keith Self de Donahue’nun ordu için çok değerli bir isim olduğunu vurgularken, generallerin nihayetinde başkanın kararlarına tabi olduğunu hatırlattı.

Pentagon konuyla ilgili soruları yanıtsız bırakırken, emekli Albay Kevin Carroll, Donahue’nun ordu içindeki en saygın isimlerden biri olduğunu ve bu kararın askeri moral üzerinde yıkıcı etki yaratacağını söyledi.

Carroll, Hegseth’in karakterli liderler yerine emirleri sorgulamadan uygulayacak kadrolar kurmak istediğini savundu.

Karar Kongre dışındaki muhafazakar çevrelerde de eleştirildi. Muhafazakar yorumcu Erick Erickson, Hegseth’in orduyu Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’den daha hızlı tasfiye ettiğini öne sürerken, Fox News sunucusu Brian Kilmeade bu kaybı Amerikan futbolunun efsane ismi “Tom Brady’yi kariyerinin zirvesinde kaybetmeye” benzetti.

Amerika

Beyaz Saray, OpenAI’ın yeni modelini kısıtladı

Yayınlanma

Beyaz Saray, OpenAI’dan bir sonraki modelinin piyasaya sürülmesini hükümetin onayladığı kullanıcılarla sınırlandırmasını istedi.

Bu hamle, Trump yönetiminin “yapay zeka müdahaleciliğine” doğru kayışını pekiştirmiş görünüyor.

Donald Trump hükümeti başlangıçta yapay zeka konusunda serbest piyasa yaklaşımını benimsemiş ve Biden döneminden kalma öncü modellerin güvenlik incelemelerini zorunlu kılan kuralları kaldırmıştı. 

Fakat Beyaz Saray hızla yön değiştirerek, ordunun yapay zeka kullanımına ilişkin Anthropic ile hukuki bir çekişmeye girerken, yabancı uyrukluların şirketin en son teknolojiye sahip sistemlerine erişimini engelledi ve bu ay, yeni sürümler için nominal olarak gönüllü incelemeler dayatan bir kararname imzaladı.

POLITICO, bunun sonucunda “sınırsız ve kafa karıştırıcı bir düzenleme ortamı” oluştuğunu savunuyor.

New York Times’ın haberine göre OpenAI halka arzını ertelemeyi düşünüyor.

Şirket yöneticileri, SpaceX’in dalgalı halka arzı ve borsadaki dalgalanmalardan tedirgin olmuş durumda.

Okumaya Devam Et

Amerika

Anket: ABD’de İran savaşına destek Vietnam’ın da altına geriledi

Yayınlanma

ABD’de yapılan son anketler, İran savaşının ülke tarihindeki en sevilmeyen askeri çatışma haline geldiğini ortaya koyuyor. Quincy Enstitüsü’nün yayın organı Responsible Statecraft’ta yayımlanan analize göre, savaşa yönelik net destek Vietnam Savaşı dönemindeki rekor düşük seviyelerin de altına geriledi.

Responsible Statecraft’ta Stephen Semler imzasıyla yayımlanan makalede, ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth’in nisan ayında Senato’da yaptığı açıklamada “Amerikan halkının desteğine sahip olduğumuza inanıyorum” sözleri hatırlatılarak, haziran ayı anketlerinin bu iddiayı çürüttüğü belirtildi.

Makalede, “İran çatışmasının ABD tarihindeki en sevilmeyen savaş olduğunu artık güvenle söyleyebiliriz” ifadesine yer verildi.

Son verilere göre İran savaşına yönelik net destek yüzde eksi 32 seviyesine geriledi. Bu oran, Vietnam Savaşı’nın son döneminde kaydedilen yüzde eksi 31’lik tarihi dip noktasının da altına inildiğini gösteriyor.

Net destek oranı, savaşı destekleyenlerin yüzdesi ile karşı çıkanların yüzdesi arasındaki farkı ifade ediyor.

Semler, ABD tarihindeki yedi büyük çatışmaya dair 153 kamuoyu araştırmasını incelediği analizinde, İran savaşının üç temel açıdan tarihin en sevilmeyeni olduğunu kaydetti.

Makalede, “İran savaşı, diğer tüm ABD savaşlarından daha düşük bir kamuoyu desteğiyle başladı ve yüzde eksi 13 ile negatif net destekle başlayan ilk savaş oldu” tespiti paylaşıldı.

“Savaş tamamen suların altında yürütülüyor”

Savaşın başından bu yana hiçbir dönemde destekleyenlerin oranının karşı çıkanları geçmediği vurgulanan makalede, “Net kamuoyu desteği açısından bu savaş, ABD tarihinde tamamen suların altında yürütülen ilk çatışmadır” denildi. Mevcut yüzde eksi 32’lik desteğin, Vietnam Savaşı’nın da gerisinde kaldığı aktarıldı.

Tarihsel veriler için Gallup, mevcut savaş için ise Economist/YouGov anketlerinin baz alındığı çalışmada, soru kalıplarının savaşa desteği gerçekte olduğundan daha yüksek gösterebileceği uyarısı yapıldı.

Örneğin haziran ayında katılımcılara savaşı destekleyip desteklemedikleri sorulduğunda, genel kamuoyunun yüzde 28’i desteklerken, yüzde 60’ı karşı çıktı. Cumhuriyetçi seçmenler arasında ise destek yüzde 67, karşıtlık yüzde 20 olarak ölçüldü.

“Cumhuriyetçiler de savaşın hızla sonlanmasını istiyor”

Ancak aynı ankette ABD’nin “İran’daki savaşı mümkün olan en kısa sürede sona erdirmek için bir anlaşma yapması gerekip gerekmediği” sorulduğunda dengelerin değiştiği görüldü.

Cumhuriyetçilerin yüzde 54’ü, tüm Amerikalıların ise yüzde 65’i savaşın hızla sonlandırılması yönünde görüş bildirdi.

Makalede, Cumhuriyetçi seçmenlerin savaşa genel desteği yüzde artı 47 düzeyindeyken, savaşın uzatılmasına verdikleri desteğin yüzde eksi 28’e düştüğü aktarıldı.

Semler, ABD’li yetişkinlerin önemli bir kısmının “Evet, bu savaşı destekliyorum ama evet, en kısa sürede durdurulmasını istiyorum” çelişkisi içinde olduğunu belirtti. Tüm Amerikalılar arasında savaşı uzatmaya yönelik net destek ise yüzde eksi 52 seviyesinde kalıyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

Elon Musk ‘oy satın alma’ davasında ifade verecek

Yayınlanma

ABD’de federal mahkeme, Tesla CEO’su Elon Musk’ın 2024 başkanlık seçimleri öncesinde salıncak eyaletlerdeki seçmenleri dolandırdığı suçlamasıyla açılan iki davada yeminli ifade vermesine hükmetti. Karar, Musk’ın kurduğu siyasi eylem komitesi America PAC’in yürüttüğü günlük 1 milyon dolarlık çekiliş kampanyasına yönelik dolandırıcılık suçlamalarını kapsıyor.

ABD’de Teksas Batı Bölgesi Federal Sulh Hakimi Susan Hightower, iki Arizonalı kadının açtığı dolandırıcılık davası kapsamında Elon Musk’ın yeminli ifade vermesi gerektiğine karar verdi.

Davacılar, Musk’ın kurduğu siyasi eylem komitesi America PAC’in, seçim gününe kadar her gün düzenlenen 1 milyon dolarlık çekiliş üzerinden seçmenleri yanıltarak kişisel verilerini topladığını savunuyor.

Musk, söz konusu vaadi Ekim 2024’te Pensilvanya’da düzenlenen bir halk toplantısında dile getirmiş ve America PAC’in anayasa hakkındaki dilekçesini imzalayanlara bu parayı verme taahhüdünde bulunmuştu.

Musk, salondan bizzat seçtiği bir kazanana hitaben, “1 milyon dolar karşılığında tek istediğimiz, bu dilekçenin sözcüsü olmanızdır” ifadelerini kullanmıştı.

Hakim Hightower, Reuters’ın aktardığı kararında, Musk’ın ödemelerin “rastgele” yapılacağını söylerken ihmalkar davranıp davranmadığı sorusunun henüz netleşmediğini belirtti.

Kararda, America PAC Direktörü Christopher Young’ın Şubat 2026’daki yeminli ifadesinde, Musk’ın bu açıklamaları karşısında “şaşırdığını” söylediği aktarıldı.

Davacılar Joy Harvick ve Jacqueline McAferty, Musk ve America PAC’i yedi salıncak eyaletteki seçmenleri dilekçeyi imzalamaya teşvik ederek yanıltmakla suçluyor.

Davacılar, belirlenen 19 kazananın, Musk’ın bir avukatının ifadesiyle, “sadece America PAC için iyi birer sözcü olabilecekleri gerekçesiyle” seçildiğini belirtiyor.

Musk benzer vaatleri Michigan dahil diğer eyaletlerde de tekrarlamıştı. Philadelphia Bölge Savcısı Larry Krasner, Ekim 2025’te Musk ve America PAC’e çekilişlerin “yasa dışı piyango” olduğu gerekçesiyle dava açmış, Musk ise davanın federal mahkemeye taşınmasını talep etmişti.

California Üniversitesi Los Angeles (UCLA) Hukuk Fakültesi siyaset bilimi profesörü Rick Hasen, yasaların seçmen kaydı yaptırmak ya da oy vermek için insanlara ödeme yapılmasını yasakladığını hatırlattı.

Hasen, Ekim 2024’te Associated Press ajansına verdiği demeçte, “Sadece dilekçeyi imzalamaları için insanlara ödeme yapsaydı bu sadece para israfı olurdu ancak yasa dışı olmazdı. Buradaki sorun, bu çekilişe katılma hakkının yalnızca seçmen kaydı yaptırmış olan kişilere tanınmış olmasıdır. Yasa dışı olan durum budur” değerlendirmesinde bulunmuştu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English