Amerika
Bakan Hegseth’in tasfiyeleri Cumhuriyetçileri böldü

ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth’in, ABD Kara Kuvvetleri Avrupa ve Afrika Komutanı Orgeneral Chris Donahue’yu görevden alması Cumhuriyetçi Kongre üyeleri arasında görüş ayrılığına yol açtı. Bazı vekiller tasfiye kararlarını orduya zarar verdiği gerekçesiyle eleştirirken, diğerleri komuta kademesinin kararına saygı duyulması gerektiğini savunuyor.
ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth’in, ABD Kara Kuvvetleri Avrupa ve Afrika Komutanı Orgeneral Chris Donahue’yu görevden alma kararı, Cumhuriyetçi Kongre üyelerini ikiye böldü.
Ulusal Muhafız kökenli olan ve Irak’ta görev yapan Hegseth, bazı Cumhuriyetçiler tarafından Pentagon’un düzenini bozmak ve deneyimli bir komutanı uzaklaştırmakla suçlanırken, bazıları ise tüm bulguların ortaya çıkmasının beklenmesi gerektiğini savunuyor.
Görüş ayrılıklarına rağmen tüm Cumhuriyetçi vekiller, kariyerinin büyük bölümünü özel operasyon birimlerinde geçiren, Ranger eğitimi alan ve Delta Force komutanlığına kadar yükselen Donahue’nun hizmetlerini övdü.
Ordu içinde “yükselen bir yıldız” olarak görülen Donahue’nun tasfiyesine en sert tepkilerden biri Senatör Thom Tillis’ten geldi.
Emeklilik kararının ardından Trump yönetimine yönelik eleştirilerini artıran Kuzey Karolina Senatörü Tillis, Hegseth’i Pentagon’u “itidal, tevazu ve dünyanın en iyi savaş gücünün özenli yönetimi yerine kabadayı kültürüyle yönetmekle” suçladı.
Donahue’nun Kuzey Karolina’daki görev dönemini yakından tanıyan Tillis, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, “Güçlü liderler başarılı komutanlardan tehdit algılamaz, zayıf olanlar algılar” ifadesini kullandı.
Tillis, Hegseth’in üst düzey komutanlar üzerindeki yönetim tarzını “reform maskesi takmış güvensizlik” olarak nitelendirdi ve bakanın liyakat yerine kişisel sadakat arayışında olduğunu belirtti.
Bu yaklaşımın orduya büyük zarar verdiğini vurgulayan Tillis, savaş bakanlığının ciddiyetten uzak, toy bir yönetim anlayışıyla karşı karşıya olduğunu savundu.
Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komisyonu Üyesi Cumhuriyetçi Clay Higgins ise daha temkinli bir yaklaşım sergileyerek Donahue’nun emeklilik kararı konusunda acele hüküm verilmemesini istedi.
Higgins, komuta kademesinin kararlarına doğrudan şüpheyle yaklaşılmaması gerektiğini belirterek, tüm gerçeklerin önce açığa çıkması gerektiğini kaydetti.
Higgins, Pentagon kültüründe sorun çıkaran personeli görevden almak yerine başka pozisyonlara terfi ettirmenin daha kolay görüldüğünü ifade etti.
Geçmişte yöneticilerin bu tür kararların getireceği baskıdan kaçındığını söyleyen Higgins, mevcut komuta kademesinin ise bu kararları alacak cesarete sahip olduğunu ekledi.
Pentagon’daki üst düzey tasfiyeler Kongre’yi endişelendiriyor
Hegseth’in geçen yıl göreve gelmesinden bu yana, aralarında eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral CQ Brown, Deniz Operasyonları Şefi Amiral Lisa Franchetti, Sahil Güvenlik Komutanı Amiral Linda Fagan ve Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanı Orgeneral Randy George’un da bulunduğu 20’den fazla üst düzey askeri yetkili görevden alındı ya da emekliliğe zorlandı.
Bu tasfiyelerin gerekçesi hakkında resmi bir açıklama yapılmazken, Hegseth ve müttefikleri komuta kademesinin hantallaştığını savunuyor.
Komutanların gerekçesiz görevden alınması Kongre’de her iki partiden vekillerin tepkisini çekerken, şeffaflık taleplerini de artırdı.
Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komisyonu, yıllık Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası’na (NDAA), Pentagon’un görevden alınan generallerin gerekçelerini beş gün içinde yazılı olarak Kongre’ye bildirmesini zorunlu kılan bir madde ekledi.
Kabil Havalimanı’nın tahliyesi sırasında Afgan müttefiklerin tahliyesini yöneten Donahue, yaklaşık bir buçuk yıldır sürdürdüğü komutanlık görevinden ayrılmak üzere resmi emeklilik dilekçesini sundu.
2 Temmuz’da görevini devredecek olan Donahue’nun yerine yardımcısı Tümgeneral Christopher Norrie vekalet edecek.
ABD’li bir yetkilinin aktardığına göre, Kara Kuvvetleri Sekreteri Dan Driscoll, Orgeneral Randy George’un görevden alınmasının ardından Donahue’nun genelkurmay başkanı olması için Kongre ve Beyaz Saray nezdinde girişimlerde bulunmuştu.
Yetkili, Driscoll’un Donahue’yu Kara Kuvvetleri Kurmay Başkan Yardımcılığı görevi için de düşündüğünü belirtti.
Aynı kaynak, eski genelkurmay başkanı George’un Donahue’yu en üst düzey liderlik görevi için yetiştirdiğini ve ikilinin yakın bir çalışma ilişkisi olduğunu bildirdi.
Ancak Hegseth’in doğrudan talimatıyla, George’un 2 Nisan’daki ihracından kısa bir süre sonra Donahue’ya emekli olması yönünde sözlü emir iletildi.
Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu eski Başkanı Michael McCaul da Donahue’nun Polonya’da Ukrayna’ya yönelik lojistik destek ve istihbarat ağını kuran isim olduğunu hatırlatarak görevden alınma kararına anlam veremediğini söyledi.
McCaul, “Hegseth’in onu neden görevden aldığını anlamıyorum; çok yetenekli bir generali kaybediyoruz” dedi.
Temsilciler Meclisi üyelerinden Brian Fitzpatrick konuya dair brifing aldıktan sonra açıklama yapacağını belirtirken, muhafazakar Özgürlük Grubu Başkanı Andy Harris kararın tamamen Hegseth ve Başkan Trump’ın yetkisinde olduğunu ifade etti.
Silahlı Hizmetler Komisyonu Üyesi Rich McCormick de Donahue’ya büyük saygı duyduğunu ancak detayları bilmediğini kaydetti.
Emekli Tuğgeneral ve Kongre Üyesi Don Bacon ise gerekçesiz görevden almaların kabul edilemez olduğunu belirterek, yaklaşık 20 general ve amiralin tasfiye edilmesinin endişe verici olduğunu dile getirdi.
Eski bir Delta Force komutanı olan Cumhuriyetçi Keith Self de Donahue’nun ordu için çok değerli bir isim olduğunu vurgularken, generallerin nihayetinde başkanın kararlarına tabi olduğunu hatırlattı.
Pentagon konuyla ilgili soruları yanıtsız bırakırken, emekli Albay Kevin Carroll, Donahue’nun ordu içindeki en saygın isimlerden biri olduğunu ve bu kararın askeri moral üzerinde yıkıcı etki yaratacağını söyledi.
Carroll, Hegseth’in karakterli liderler yerine emirleri sorgulamadan uygulayacak kadrolar kurmak istediğini savundu.
Karar Kongre dışındaki muhafazakar çevrelerde de eleştirildi. Muhafazakar yorumcu Erick Erickson, Hegseth’in orduyu Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’den daha hızlı tasfiye ettiğini öne sürerken, Fox News sunucusu Brian Kilmeade bu kaybı Amerikan futbolunun efsane ismi “Tom Brady’yi kariyerinin zirvesinde kaybetmeye” benzetti.
Amerika
ABD Senatosu’ndaki “YOLO grubu” Trump’ın atama kararlarını zora sokuyor

ABD Senatosunda haziran ayındaki ön seçimleri kaybeden veya emeklilik kararı alan Cumhuriyetçi senatörlerin oluşturduğu “YOLO grubu” (Yalnızca Bir Kez Yaşarsın), önümüzdeki haftalarda Trump yönetiminin üst düzey adaylarının kaderini belirleyecek. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri Direktörlüğüne aday gösterilen Erica Schwartz ile Adalet Bakanı adayı Todd Blanche, komisyon oturumlarında kendi partilerinden senatörlerin sert sorularıyla karşılaştı.
ABD’de Donald Trump yönetiminin en çok tartışılan bazı adayları, önümüzdeki haftalarda Senato komisyonlarında yapılacak kritik oylamalarda görev sürelerinin sonuna gelen Cumhuriyetçi senatörlerin bağımsızlık ve denetim iradesini test edecek.
Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) direktör adayı Erica Schwartz ile Adalet Bakanı adayı Todd Blanche, geride kalan hafta düzenlenen onay oturumlarında soğuk bir kabulle karşılaştı.
Bu direnç, kendi partilerinde gayriresmi olarak “YOLO (Yalnızca bir kez yaşarsın) grubu” diye adlandırılan senatörlerden geldi.
Grubun üyeleri arasında haziran ayındaki ön seçimlerde Başkan Trump’ın desteklediği rakiplerine kaybeden Cumhuriyetçi Senatörler John Cornyn ve Bill Cassidy ile geçen yıl emekli olacağını duyuran Senatör Thom Tillis yer alıyor.
Komisyonlardaki dengeler açısından kritik öneme sahip bu isimlerden Cassidy, Schwartz’ın adaylığını inceleyen komisyonun başkanlığını yürütürken; Cornyn ve Tillis ise Blanche’ın adaylığını karara bağlayacak komisyonda kararsız oyları elinde tutuyor.
Kabine düzeyindeki diğer iki aday olan Çalışma Bakanı adayı Keith Sonderling ve Ulusal İstihbarat Direktörü adayı Jay Clayton da geçen hafta komisyonların önüne çıktı. Bu isimlerin adaylıklarının da önümüzdeki günlerde oylanması bekleniyor.
Seçim yenilgileri ve emeklilik kararları sonrası daha özgürce konuşmaya başlayan senatörler, Trump ile Senato Cumhuriyetçileri arasında yaz başında tırmanan gerilimin ardından ilk kez bu kadar çok sayıda önemli adayı sorguluyor.
Cassidy, Cornyn ve Tillis; Trump’ın tartışmalı adımlarına karşı bir barikat oluşturan ılımlı Cumhuriyetçi Senatörler Lisa Murkowski ve Susan Collins ile ortak hareket ediyor.
“Sadece emir alan bir direktör istemiyoruz”
Geçmişte yönetimin sağlık politikalarına eleştiriler yönelten ancak geçen yıl aşı karşıtı söylemlerine yönelik endişelerine rağmen Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy Jr.’ın onaylanması yönünde oy veren Senatör Cassidy, tıp doktoru kimliğiyle bu kez daha seçici davranıyor.
Eski bir cerrah yardımcısı ve hekim olan Schwartz, CDC liderliği için ana akım bir isim olarak görülse de Cassidy’nin, adayın aşı güvenliği konusunda Trump veya Kennedy’ye boyun eğmeyip bağımsız kalacağına dair verdiği yanıtlardan tatmin olmadığı görüldü.
Oturum esnasında tepkisini dile getiren Cassidy, “CDC direktörü olup sadece emirleri yerine getirebilirsiniz. Ancak bizim, aşılara olan inancı sarsan çılgınca ve aptalca iddialara karşı gerçekten dik duracak bir CDC direktörüne ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.
Demokratların tamamının beklendiği gibi aşı kararına karşı oy kullanması durumunda, komisyondan tek bir Cumhuriyetçi üyenin “hayır” oyu vermesi Schwartz’ın adaylığının genel kurula sunulmasını engellemeye yetiyor. Cassidy ise oyunun yönüne dair henüz renk vermedi.
Benzer şekilde, Adalet Bakanı adayı Todd Blanche için Yargı Komisyonunda düzenlenen iki günlük oturumlar da Cornyn ve Tillis’i ikna etmekte yetersiz kaldı. Blanche’ın adaylığının komisyonda bloke edilmesi için de yine tek bir Cumhuriyetçi üyenin ret oyu yeterli bulunuyor.
“Mağdur fonu” tartışması
Trump’ın eski kişisel avukatı olan Blanche, Demokratların sert muhalefetinin yanı sıra kendi partisinden de ciddi çekincelerle karşı karşıya.
Cornyn ve Tillis, Blanche’ın vekil adalet bakanı olarak son aylardaki bazı uygulamalarından rahatsızlık duyduklarını belirtti. İki senatör, Blanche’a verecekleri desteğin, devlet mekanizmalarının kendilerine karşı “silah olarak kullanıldığını” iddia eden kişilere yönelik kurulması planlanan yasal savunma fonunun tamamen iptal edilmesine bağlı olduğunu vurguluyor.
Cumhuriyetçiler ve Demokratlar arasında büyük tartışma yaratan bu fon projesi, mayıs ayında göçmenlik yasası fon paketinin geçmesini de engellemişti.
Blanche, söz konusu fon projesinin “bittiğini” ve yeniden canlandırılamayacağını söylese de bu güvenceyi henüz yazılı olarak sunmadı. Senatör Cornyn, Blanche’ın bu konudaki sözlü açıklamalarının ikna edici olmadığını belirterek çarşamba günü oturum çıkışında gazetecilere, “Argüman bu fonun öldüğü yönündeydi ancak kendisi aslında ölmediğini doğrulamış oldu” dedi ve oyuna dair kararını henüz vermediğini ekledi.
Blanche’ın adaylığına genel olarak olumlu bakan Tillis ise duruşmayı, Adalet Bakanlığının Jeffrey Epstein dosyalarını ele alış biçimini sorgulamak için kullandı.
Tillis, Blanche’ın bakanlıktan randevu talep eden ancak yanıt alamayan bazı Epstein kurbanlarıyla görüşmemesi halinde adaylığına onay vermeyeceğini beyan etti.
Bu uyarının ardından Blanche, perşembe öğleden sonra kurbanlarla bir araya gelse de görüşme mağdurları memnun etmedi. Kurbanlardan Annie Farmer, yaptığı açıklamada Blanche’ı “hırpalayıcı, tepeden bakan ve kasıtlı olarak net yanıtlar vermekten kaçınan” biri olarak tanımladı.
Blanche ise mağdurlara, kamuoyu önünde yaptığı gibi adalet arayışları için FBI’a başvurmalarını tavsiye ettiğini söyledi.
Tillis, Blanche’a bu görüşmeyi gerçekleştirdiği için teşekkür etmekle birlikte, iki hafta içinde yapılması planlanan oylamadaki tavrını açıklamadı.
Seçim güvenliği çıkmazı
Ulusal İstihbarat Direktörü adayı Jay Clayton’ın önünde ise daha az engelli bir yol uzanıyor. Ancak ABD istihbarat servislerinin yabancı tehditleri yurt dışında izlemesine olanak tanıyan gözetleme yasasının (FISA) Clayton yönetiminde yeniden yürürlüğe girip girmeyeceği belirsizliğini koruyor.
Geçen ay süresi dolan yasanın uzatılması çabaları, Trump’ın istihbarat topluluğunun başına geçici olarak Bill Pulte’u atamasıyla Senatoda kesintiye uğramıştı.
Pulte, Federal Konut Finansmanı Ajansı direktörüyken Trump’ın siyasi rakiplerini soruşturmak için konut kredisi kayıtlarını kullandığı iddiaları nedeniyle hem Demokratlar hem de bazı Cumhuriyetçiler arasında tartışmalı bir figür olarak görülüyor.
Senatörler, New York’ta eski Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro gibi profili yüksek sanıkları ve terör zanlılarını yargılamış olan Clayton’a karşı daha sıcak yaklaşıyor.
Ancak Trump yönetiminin seçim güvenliği odaklı ajandası, Clayton’ın varlığına rağmen FISA yasasının yenilenmesini zorlaştırabilir.
Oturumda Demokrat senatörler, Clayton’ı 2020 başkanlık seçimlerini Trump’ın değil Joe Biden’ın kazandığını açıkça kabul etmediği için eleştirdi. Eski Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard’ın, Georgia eyaletinin Fulton ilçesindeki seçim ofislerine düzenlenen FBI baskınlarında yer alması da tartışma konusu oldu.
Clayton bu baskınlar hakkında detaylı bilgisi olmadığını iddia edince Senato İstihbarat Komisyonunun kıdemli Demokrat üyesi Mark Warner duruma tepki göstererek, “Size güveniyorum ve sizi tanıyorum; fakat Direktör Gabbard’ın Fulton’daki yerel seçim faaliyetlerine müdahalesinden ve bunun yarattığı büyük endişeden haberiniz olmadığını düşünmek inandırıcılık sınırlarını zorluyor” dedi.
İstihbarat Komisyonu, pazartesi akşamı Clayton’ın adaylığını oylayacak. FISA konusu oturumda doğrudan gündeme gelmemiş olsa da senatörler, Pulte’un yerine Clayton’ın getirilmesinin yasanın uzatılması sürecini yeniden başlatabileceğine dair umut taşıyor.
Amerika
Amerikan bankaları kâr rekorları kırdı

ABD’deki en büyük beş banka, yapay zeka patlaması ve İran ile savaşın yol açtığı piyasa dalgalanmaları sayesinde rekor kâr rakamları açıkladı.
JPMorgan, Bank of America, Goldman Sachs, Wells Fargo ve Citigroup geçen hafta açıklanan verilere göre ikinci çeyrekte toplam 49 milyar dolarlık kâr elde ettiler.
SpaceX’in 85 milyar dolarlık halka arzı, iyimser perakende yatırımcıları akın akın çekti ve işin içinde olan bankalara yaklaşık 500 milyon dolar kazandırdı.
Hürmüz Boğazı’nın tekrar tekrar açılıp kapanması etrafındaki piyasa dalgalanmaları ve yapay zekanın ya daha parlak bir geleceği ya da dünyanın sonunu temsil ettiği yönündeki tartışmalar da bankaların gelirlerini artırdı.
Birleşme ve satın almaların yoğun olduğu dönemlerde yatırım bankacılığından elde edilen çok daha yüksek ücretler ile altyapılarını geliştiren yapay zeka şirketleriyle yapılan anlaşmalardan gelen gelirler de arttı.
Öte yandan JPMorgan Chase CEO’su Jamie Dimon, bankanın kazanç açıklamasında heyecanı biraz dizginledi.
Dimon, ABD ekonomisinin “dayanıklılığını” överek iş koşullarının neredeyse “olabileceği en iyi durumda” olduğunu belirtse de, aynı zamanda uyarıda bulundu:
“Jeopolitik gerilimler ve savaşlar, inatçı enflasyon, büyük küresel mali açıklar ve yüksek varlık fiyatları dahil olmak üzere birçok risk, tektonik plakalar gibi yüzeyin altında kayıyor.”
Dimon, “Bu güçlerin nihayetinde nasıl sonuçlanacağını öngöremiyoruz,” diye ekledi.
Goldman Sachs’ın kazanç açıklamasında ise CEO David Solomon, yapay zeka altyapı yatırımları nedeniyle bankacılık sektörünün “yapay zeka sermaye harcamaları süper döngüsünün ortasında” olduğunu belirtti.
Ayrıca yakında gerçekleşecek yapay zeka halka arzları da var: Anthropic’in halka arzı Goldman ve Morgan Stanley tarafından yönetilecek; OpenAI ise hangi bankaların sürece dahil olacağına henüz karar vermiş değil.
Amerika
AIPAC, İsrail yardımında fire veren Demokratları sildi

ABD’deki en güçlü İsrail lobisi AIPAC, bu hafta İsrail’e yönelik askeri yardımın kesilmesi yönünde oy kullanan Temsilciler Meclisi üyesi 10’dan fazla Demokrat vekilin internet sitesindeki bağış butonlarını kaldırdı. Siyasi eylem komitesi portalında “İsrail’in yanında duranlar” listesinde yer alan Kongre üyelerine yönelik çevrimiçi destek kanalları cuma günü itibarıyla kapatıldı.
Amerikan İsrail Kamu İşleri Komitesinin (AIPAC) seçim finansmanı kanadı, bu hafta İsrail’e yönelik askeri yardımın kesilmesi yönünde oy kullanan Temsilciler Meclisi üyesi Demokrat vekillere yönelik internet üzerinden yapılan bağışları sınırlandırdı.
Bu hamle, Demokrat Parti ile nüfuzlu İsrail lobisi arasında var olan görüş ayrılıklarının son halkasını oluşturdu.
Cuma günü öğleden sonra itibarıyla AIPAC siyasi eylem komitesinin internet portalında, “İsrail’in yanında duran” mevcut Kongre üyelerinin listelendiği sayfada yer alan 10’dan fazla Demokrat vekilin yanındaki bağış butonları kaldırıldı.
Portalda bağış butonları devre dışı bırakılan isimler arasında Temsilciler Meclisindeki iki numaralı Demokrat konumundaki Massachusetts Temsilcisi Katherine Clark, parti yönetiminde yer alan bir diğer isim olan Colorado Temsilcisi Joe Neguse ve oylamanın ardından AIPAC fonlarını reddettiğini açıklayan New York Temsilcisi Pat Ryan da yer alıyor.
AIPAC Sözcüsü Deryn Sousa konuya dair Politico’ya yaptığı açıklamada, “AIPAC üyeleri, ilkeli bir duruş sergileyen temsilcilerine derinden minnettardır ve bu duruşu sergilemeyenlerden ötürü hayal kırıklığı yaşamaktadır” ifadelerini kullandı.
Yaşanan bu gelişme, AIPAC ile Temsilciler Meclisi Demokratları arasındaki siyasi ilişkilerde yaşanan büyük eksen kaymasının yeni bir kanıtı olarak değerlendiriliyor.
Kongre ara seçimleri öncesinde, sol kanatta yer alan çok sayıda ilerici aday, AIPAC’ten mali destek almalarını eleştirdikleri rakiplerini ön seçimlerde mağlup etmişti. Bu durum, Demokratlar arasında İsrail yanlısı lobiyle ilişki kurmanın siyasi açıdan zarar verici olduğu kanaatini güçlendirdi.
İnternet Arşivi (Internet Archive) verilerine göre, söz konusu bağış butonları en son 6 Temmuz tarihinde aktif olarak görünüyordu.
O dönemde portalda eski Meclis Başkanı California Temsilcisi Nancy Pelosi’ye yönelik övgü dolu ifadeler de yer alıyordu. Portalda 6 Temmuz’da yer alan ve Pelosi’nin yeniden aday olmayacağını hatırlatan notun altında, “Kongre Üyesi Pelosi’ye, ABD-İsrail ilişkilerine verdiği destekten ötürü teşekkür ederiz” ifadesi yazılıydı.
Cuma günü itibarıyla bu teşekkür yazısının yanı sıra Pelosi’nin California’dan meslektaşı olan Demokrat Temsilci Julia Brownley’e yönelik teşekkür ifadesinin de siteden kaldırıldığı görüldü.
Çarşamba günü, 100’den fazla Demokrat Temsilciler Meclisi üyesi, Dışişleri Bakanlığı bütçe tasarısına eklenmesi öngörülen ve ABD’nin İsrail’e yönelik askeri yardımını kesmeyi amaçlayan bir değişiklik önergesine lehte oy kullanmıştı. Bu da partinin Yahudi devletine yönelik bir dönem sarsılmaz olarak görülen desteğinde büyük bir kırılma olarak kayda geçti.
Önergeye destek veren vekillerin büyük bir kısmı, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Gazze’deki savaşı yürütme biçimine yönelik rahatsızlıklarını gerekçe gösterdi.
Değişiklik önergesi, aralarında Azınlık Lideri New York Temsilcisi Hakeem Jeffries’in de olduğu 98 Demokrat vekilin karşı oy kullanmasıyla reddedildi.
Demokrat Temsilci Pat Ryan, çarşamba günü X hesabından yaptığı paylaşımda, AIPAC gibi grupların gelecekteki seçim kampanyalarına destek vermemesini beklediğini belirterek “Açıkçası onların desteğini zaten istemiyorum” dedi.
Ryan, paylaşımında ayrıca “Yozlaşmış ve giderek daha tehlikeli hale gelen Netanyahu rejimine karşı durmayı reddeden katı yaklaşımların siyasetimizde yeri yoktur” ifadesine yer verdi.
Diplomasi2 hafta önceNATO ülkeleri, milyarlarca dolarlık savunma anlaşması açıkladı
Görüş2 hafta önceAnkara’nın ikinci zirvesi: 22 yılın ardından NATO, kuralları yeniden yazan bir Türkiye’ye dönüyor
Amerika2 hafta önceNATO 3.0’un mucidi: Elbridge Colby
Dünya Basını2 hafta önceABD, Venezuela’daki depremi fırsata çeviriyor
Asya2 hafta önceXi, bilim ve teknoloji inovasyonuyla Çin modernleşmesinin ilerletilmesi çağrısı yaptı
Diplomasi1 hafta önceFT: Çin’e bağımlılığı azaltmanın Batı’ya maliyeti 23 trilyon doları aşabilir
Diplomasi2 hafta önceNATO liderleri Ankara Deklarasyonu’nu kabul etti
Diplomasi2 hafta önceAnkara’daki NATO zirvesinde hangi silah anlaşmaları yapıldı?










