Bizi Takip Edin

Diplomasi

Büyükelçi Barrack: İsrail’in yapabileceği en akıllıca şey Türkiye’yi kucaklamaktır

Yayınlanma

ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Antalya Diplomasi Forumu’nda yaptığı açıklamada, ABD yönetiminin yeni Ortadoğu yaklaşımını ve bölgesel gelişmeleri değerlendirdi. İsrail’in Gazze ve Suriye politikalarını ele alan Barrack, ateşkes süreçlerinde diplomatik tıkanıklıklara değinerek, Türkiye’nin bölgedeki arabulucu ve kilit rolüne dikkat çekti.

ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Antalya Diplomasi Forumu marjında düzenlenen panelde konuştu.

Enerji bağımsızlığını kazanmış bir Amerika bulunduğunu ve bu Amerika’nın Ortadoğu’ya, “Sizi seviyoruz, yanınızdayız ama artık yeni bir doktrinimiz var” dediğini aktardı.

Bu yeni doktrinin adının “Donroe Doktrini” olduğunu ifade eden Barrack, Donroe Doktrini’nin “Önce Amerika” dediğini kaydetti.

“Önce Amerika” kavramının ne anlama geldiğine değinen Barrack, bunun, Batı Yarımküre için endişelendikleri anlamına geldiğini dile getirdi. Herkesin acı ve huzursuzluk hissettiğini belirten Barrack, “Çok taraflı örgütleri unutun” diyen bir yönetime sahip olduklarını söyledi. Barrack, “Çok taraflı kelimesini heceleyemeyen bir patronum var” ifadelerini kullandı.

Patronunun liderlerden biriyle kadın veya erkek fark etmeksizin sorun yaşaması halinde, telefonu açıp onları aradığını ve bir anlaşma yaptığını bildiren Barrack, anlaşamaması durumunda ise gümrük vergisi koyduğunu kaydetti.

Durumun bu olduğunu belirten Barrack, dünyada çok taraflılığın yok olduğu bir ortamda ikili görüşmeler içerisinde bulunduklarını ifade etti. Bunun mesajının ne olduğu sorusunu yönelten Barrack, mesajın, “Her bölge, başının çaresine bakmaya başlasın” olduğunu vurguladı.

Barrack, bunun bir denklik meselesi olduğunu belirterek, “Parayı veren düdüğü çalar” dedi.

Lübnan’da 1938 yılından bu yana nüfus sayımı yapılmadığını hatırlatan Barrack, bir nüfus sayımı yapıldığını ve Şiiler bağlamında değerlendirmelerde bulundu.

Barrack, muhtemelen insanların çoğunluğunu oluşturan Filistinli ve Suriyeli mültecilerin Şiilerinin ve Lübnan silahlı kuvvetlerinin çoğunluğunu oluşturan Lübnanlı Sünnilerin, özellikle İsrail’in kendilerini bombaladığı bir dönemde gidip kuzenlerini vurmayacaklarını dile getirdi.

Barrack, bu durumun, Hizbullah’ın kendisini İsrail’den korumak için var olması gerektiği gerekçesine yalnızca etkinlik kazandırdığını belirtti. Bu sorunun yanıtının ne olduğunu soran Barrack, yanıtın temel refah olması gerektiğini kaydetti.

İran gibi egemen bir ulusun bir milis gücünü desteklediği durumlarda, o milis gücünün öldürülerek ortadan kaldırılamayacağını ifade eden Barrack, bunun her ülkede aynı felsefe olduğunu vurguladı.

Bireyden aileye, kabileden topluma kadar refahla başlanması gerektiğini belirten Barrack, kendi mütevazı görüşünün ve patronunun görüşünün bölgeye bırakılmasının nedeninin bu olduğunu iddia etti.

İbrahim Anlaşmaları’nın nihayetinde bir yanıt olduğunu dile getiren Barrack, Suriye’nin, kendilerinin Türkiye olmasına izin veren Türkiye ile birlikte bir deney olduğunu kaydetti.

Türkiye’nin bu çok karmaşık bölgenin ortasındaki tek gerçek ekonomi olduğunu vurgulayan Barrack, Türkiye’nin insanları, kaynakları ve ordusuyla gerçek bir ulus olduğunu dile getirdi.

NATO’nun en büyük ikinci destekçisi olmasından bahsettiklerini kaydeden Barrack, durumun böyle olduğunu ancak Türkiye’nin aynı zamanda en ilgili ve önemli motorlarından biri konumunda bulunduğunu belirtti.

“Her ihtimale karşı” felsefesine geçildiğinde, denizler hukukunun Portmouth Boğazı’nda çok iyi işlemediğinin söylendiğini aktaran Barrack, aynı zamanda Çanakkale Boğazı’na da sahip olduklarını kaydetti.

İttifakın, bu yakınlaşan bakış açılarının nasıl birleştirileceğini sorduğunu belirten Barrack, bunun refah olması gerektiğini ve bireyin daha iyi durumda olacağı bir çıkar uyumu olması gerektiğini ifade etti. Din konusunda bakış açılarının verileceğine değinen Barrack, herkesin kendi dinini ve kendi bakış açısını yaşamasına izin verilmesi gerektiğini söyleyerek, bunun şu anda gerçekleşmediğini kaydetti.

Bunun dünyanın şu anki durumunun bir göstergesi olduğunu belirten Barrack, maalesef ABD’de de insanların ülkenin Hıristiyan kimliği olması gerektiğine inandıkları şey ile diğer azınlık dinleri arasında bir bölünme yaşandığını dile getirdi.

Savaş döngüsü tarif edilirken tek yanıtın diplomasi olduğunun bilindiğini ifade eden moderatör, savaşın yalnızca daha fazla savaşa yol açtığı yönündeki ifadeleri takdir ettiğini belirtti.

Bölgede uzun yıllardır, özellikle de güçlü ve istikrarlı bir ekonomi olan Türkiye ile İsrail arasında daha iyi ticari ilişkilerden birinin bulunduğunu hatırlatan moderatör, bu ilişkinin en hafif tabirle önemli ölçüde gerilediğini kaydetti.

İsrail’in şu anda kılıç şakırdattığını söyleyen moderatör, bunun ne amaca hizmet ettiğini sorarak Barrack’tan bu konuda bir görüşü varsa açıklamasını istedi.

Türkiye’nin bir şekilde yeni İran olduğunun söylendiğini ve İsrail’in İran’a yaklaşımının nasıl olduğunun görüldüğünü belirten moderatör, bunun yeni bir çatışma döngüsü mü olacağını yoksa diplomasinin en azından bu ilişkiyi daha iyi yönetip yönetemeyeceğini sordu.

“Bu bölge yalnızca tek bir şeye, güce saygı duyuyor”

Bunun kendi kişisel görüşü olduğunu ve büyük saygı duyduğunu belirten Barrack, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın inanılmaz bir lider olduğunu kaydetti.

Netanyahu’nun ülkesi için en iyisi olduğunu düşündüğü şeyi yaptığını ifade eden Barrack, “Dünyanın bu bölümü yalnızca tek bir şeye saygı duyuyor, güce” dedi.

Güç yansıtılmadığı ve zayıflık yansıtıldığı takdirde hayallerde yaşanacağını belirten Barrack, Suriye’nin bunun harika bir örneği olduğunu söyledi.

Suriye’nin neden işlediği sorusunu yönelten Barrack, “Çünkü geçmişte insanların bakış açılarının ne olduğu konusunda hemfikir olmamış olabileceği, ancak kendilerini bir yere götürdüğünü gördükleri güçlü, kuvvetli ve cesur bir lideriniz var” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da aynı şekilde olduğunu belirten Barrack, iki lider arasındaki söylemin kendisine göre yalnızca söylemden ibaret olduğunu kaydetti.

Tel Aviv’de uyanıp gazete okunduğunda gazetede Viyana’dan Maldivler’e uzanan bir “Osmanlı İmparatorluğu 2.0” şeması görüldüğünü aktaran Barrack, bunun İsrail’in Türkiye’nin ne olması gerektiğine dair sunduğu görüş olduğunu belirtti.

İstanbul’da uyanıp gazete okunduğunda ise Viyana’dan Maldivler’e uzanan “Büyük İsrail”in görüldüğünü dile getiren Barrack, herkesin fetih peşinde olduğu veya fethettiği fikrinin bu arada gerçekleşebileceğini söyledi.

Ticaret savaşları düşünüldüğünde, Hürmüz Boğazı’nın unutulmasını isteyen Barrack, enerji konusuna değindi. Enerji dünyasının artık bu malzemeleri gemilere koymanın en ucuz ve en esnek yol olduğunu söylemediğini belirten Barrack, bir sorun yaşandığında geminin taşınabildiği için bunun doğru olduğunu kaydetti.

Bombalanma durumu olduğunda geminin Arap Körfezi’nden Endonezya’ya taşınabileceğini ifade eden Barrack, boru hattıyla bunun yapılamayacağını ve boru hatlarının kapasitelerinin yalnızca yüzde 30 oranında kullanılmasının nedeninin bu olduğunu vurguladı. Artık üretimin değil, güvenliğin söz konusu olduğunu belirten Barrack, “tam zamanında” yaklaşımının yerini “her ihtimale karşı” yaklaşımına bıraktığını kaydetti.

Her ihtimale karşı her şeyin, fiber optiklerin Türkiye üzerinden geldiğini söyleyen Barrack, Azerbaycan ve Ermenistan hakkında konuştuklarını hatırlattı.

Bu geçidin ne olabileceğini soran Barrack, petrolün, gazın, bilginin, verinin ve malzemelerin artık nereye ve nasıl aktığını sorguladı. İsrail’in Abu Dabi ile hizalandığı veya Suudi Arabistan’ın İsrail ile hizalanabileceği gibi, İsrail’in Türkiye ile hizalandığını belirten Barrack, İsrail halkının refahı için yanıtın bu olduğunu dile getirdi.

Bu söylemin ortadan kalkacağını düşündüğünü ifade eden Barrack, Türkiye’nin bulaşılacak bir ülke olmadığını söyledi.

Körfez’in ele alınabileceğini ve Körfez ülkelerinin çok iyi durumda olduğunu belirten Barrack, bu yararlı monarşilerin işe yaradığını kaydetti. Bölgeye bakıldığında, anti-demokratik olduğu için eleştirileceğini dile getiren Barrack, “İşe yarayan tek şey, bu güçlü liderlik rejimleridir” ifadelerini kullandı.

Bunların “ya müşfik monarşiler ya da monarşik bir cumhuriyet türü” olduğunu söyleyen Barrack, bunun dışındaki Arap Baharı’nın engeller içinde solup gittiğini belirtti.

Demokrasi pelerini giyen veya insan hakları için peşinden gidilen ülkelerin başarısız olduğunu kaydeden Barrack, sonuç olarak refahın önemine işaret etti. İsrail’in çıkarlarını Körfez’le ve bu güçlü medeniyetlerle uyumlu hale getirmesi gerektiğini vurgulayan Barrack, Suriye’nin dünyanın en eski medeniyetlerinden biri olduğunu hatırlattı. Suriye’nin yüzyıllar boyunca Yahudiler, Müslümanlar ve Hıristiyanlarla yan yana yaşadığını ve bunun hiçbir zaman sorun olmadığını belirten Barrack, kimsenin Yahudilerle bir sorunu bulunmadığını ifade etti.

Bu konuşmayı İsraillilerle de yaptığını aktaran Barrack, taktiksel olarak ne yaptıklarını anladığını söyledi. Sahada bir çiftçi olduğunu ve patronunun tarlanın sahibi olduğunu dile getiren Barrack, İsraillilerin taktiksel olarak doğru olanı yapıyor olabileceklerini kaydetti.

Ateşkes anlaşmalarına bakıldığında, bugünkü ateşkes anlaşmasının bir ateşkes olduğunu söylediğini aktaran Barrack, “Ancak biz İsrail olarak, kendi kararımıza göre saldırıya uğradığımızı düşünürsek hariç” dendiğini belirtti.

Bunun bir ateşkes olup olmadığını soran Barrack, bunun 2024 anlaşmasında yer aldığını, Başkan Biden’a tüm saygısını sunarak onların bir mekanizmayla anlaşmaya vardıklarını kaydetti.

UNIFIL’in 40 yıldır Lübnan’da olduğunu hatırlatan Barrack, UNIFIL ile 10 milyar dolar harcadıklarını, ancak onların tek bir el ateş etmediklerini ve savaşı durdurmadıklarını vurguladı. Savaşın anlaşma sağlandıktan beş gün sonra başladığını belirten Barrack, bunun nedeninin İsrail’in Biden yönetimiyle yaptığı yan anlaşma olduğunu söyledi.

Bu anlaşmanın, kendi kararlarına göre egemenliklerinin etkilendiğini düşünmeleri halinde, istediklerini yapmakta bu anlaşmadan bağımsız olduklarını söylediğini aktaran Barrack, şu an nerede olduklarını sordu.

Yanıtın uyum ve refah olması gerektiğini ifade eden Barrack, yanıtın Jared Kushner ve Başkan Trump’ın ilk döneminde icat ettikleri İbrahim Anlaşmaları olduğunu belirtti.

Herkesin fikrine büyük saygı duyarak tüm bunlarla mücadele ettikten sonra dürüst olmak gerekirse tek yanıtın bu olduğunu dile getiren Barrack, aksi takdirde bir “evet, sonra” durumu içinde yaşayacaklarını kaydetti.

Herkesin faydasına olacak refaha ulaşmak için istikrara ihtiyaç duyulduğunu belirten moderatör, Türkiye’de olduklarını ve Gazze’nin Türkiye’nin kalbine çok yakın bir konu olduğunun çok iyi bilindiğini kaydetti.

Önerilen bir uluslararası istikrar gücü bulunduğunu ve ortada görünürde bir ateşkes olması gerektiğini söyleyen moderatör, bölgeden bildiren birçok gazeteciden ateşkesin uygulanmadığının bilindiğini ifade etti.

Özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uluslararası bir istikrar gücü kurulmasını öngördüğünü hatırlatan moderatör, bunun Gazze’yi yeniden istikrara kavuşturup kavuşturamayacağını sordu. İsrail’in buna hayır dediğini belirten moderatör, ABD’nin bu konudaki duruşunun nerede olması gerektiğini ifade etti. Moderatör, Türkiye’nin katılmaya ve yapmak istediği gibi Gazze’yi istikrara kavuşturup Gazze halkını koruma konusunda liderliği almaya istekli olması durumunda sorunun ne olduğunu sordu.

“İsrail’in yapabileceği en akıllıca şey Türkiye’yi kucaklamaktır”

ABD’nin nerede durduğunu söyleyemeyeceğini belirten Barrack, patronunu telefona bağlayabileceğini ve onun nerede durulacağını söyleyebileceğini ifade etti.

Kendi kişisel fikrinin ne olduğunu aktarabileceğini dile getiren Barrack, “İsrail’in yapabileceği en akıllıca şey, Türkiye’yi o foruma girmesi için teşvik etmek ve kucaklamaktır” şeklinde konuştu.

Bunun nedeninin sorulduğunu belirten Barrack, ABD’nin Gazze’ye müdahalesinde yaşanan en iyi şeylerden birinin Türkiye’nin Hamas’ı “yabancı terör örgütü” ilan etmemesiyle aynı nedenden kaynaklandığını kaydetti.

Türkiye’nin ve Katar’ın on yıldır bunun için eleştirildiğini hatırlatan Barrack, konuşulacak aracıların kimler olduğunu sordu. Geçerli savaşçılarla ilgili bir konuşma yapıldığını belirten Barrack, ABD’nin İran’da askeri gücü olup olmadığını sordu ve şüphesiz olduğunu söyledi.

Başkan’ın savaşı kazandığını söylediğinde haklı olup olmadığını soran Barrack, “Yüzde bin” yanıtını verdi. Hava, deniz ve kara hakimiyetine sahip olduklarını vurgulayan Barrack, “Sahip olmadığımız şey insanların kalpleri ve ruhları, ancak bu bağlamda mutlak hakimiyetimiz var” dedi.

Bu parçalar arasında ilerlerken konuşma yeteneğine sahip olduklarını belirten Barrack, Hamas’a müdahale edip konuşabilecekleri sadece iki yer bulunduğunu ve bunlardan birinin Katar, diğerinin ise Türkiye olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ekibine büyük bir iltifat olarak, pazar sabahı saat 10’da, barış anlaşması ve Şarm El-Şeyh anlaşması yapılmadan önce anlaşması gereken iki Hamas lideri bulunduğunu aktardı.

Başkan Trump’ın sabah 10.50’de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı arayarak, müdahale etmelerine ihtiyaçları olduğunu söylediğini bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hakan Fidan ve İbrahim Kalın’ın o öğleden sonrasını harcadıklarını ve o iki Hamas liderini getirdiklerini belirten Barrack, Türkiye’nin Hamas’ın yabancı bir hizmet örgütü olduğu konusunda kendileriyle hemfikir olması durumunda bunun asla gerçekleşemeyeceğini vurguladı.

Böyle bir durumda onların dışlanması gerektiğini söyleyen Barrack, Türkiye’nin o ortama davet edilmesi halinde şu an yaşanan vahşet ve ihlallerden kaçınılmasına yardımcı olabileceklerini dile getirdi. Türkiye’nin dili konuşabildiğini belirten Barrack, İsrail konusunda tutarlı olduğu kişisel fikrinin kapsayıcılığın tek yanıt olduğu yönünde bulunduğunu kaydetti.

Dışlamanın kısa vadeli ve taktiksel olduğunu ifade eden Barrack, stratejik olarak ne olacağını sordu. Dünyanın antisemitik olmadığını ve hep birlikte büyüdüklerini belirten Barrack, kendisinin çok Yahudi bir mahallede Lübnanlı bir Katolik olarak büyüdüğünü söyledi.

Herkesin Yahudilerle iş yaptığını ve misyonun bu olmadığını kaydeden Barrack, Siyonizmin tanımına ilişkin bir soru olduğunu ifade etti.

Aşkenazların stratejik geleceğinin sert olduğunu belirten Barrack, bunun tutarlı bir mesaj olduğunu bildirdi. Türkiye’nin gerçeğe uyum konusunda buna yardımcı olabileceğini dile getiren Barrack, 7 Ekim’den önce ticarette hala fazla verildiğini ve tarafların birbirleriyle iş yapmaya devam ettiğini kaydetti. Bunun sadece söylem olduğunu ve bu korkunç söylemi çözmenin bir yolunun bulunması gerektiğini ifade etti.

Suriye’nin kelimenin tam anlamıyla sıfır kez İsrail’e misilleme yaptığını, ancak Suriye’nin istekliliğine rağmen hala bir anlaşma olmadığını belirten bir izleyici, bu yaklaşım karşısında bir tarafın hiç ilgilenmemesi halinde barışın nasıl sağlanabileceğini sordu.

“Saldırmazlık anlaşması ve normalleşmeye sanılandan daha erken gelinecek”

Bunun harika bir soru olduğunu belirten Barrack, 8 Aralık’tan itibaren ele alındığında El Şarra rejimi altındaki Suriye’nin İsrail’e tek bir el bile ateş etmediğini, aksine tam tersinin yaşandığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı El Şarra’nın defalarca İsrail’le hiçbir sorunları olmadığını, İsrail’le düşmanca bir sorun yaşamak istemediklerini, İsrail’le savaş halinde olmak istemediklerini, saldırmazlık anlaşması ve normalleşme yönünde çalışmak istediklerini söylediğini aktardı.

İsrail’in, güney İsrail’deki ve Suriye sınırındaki Dürzilerin aslında İsrail’in kuzenleri olduğu görüşünü benimsediğini belirten Barrack, Dürzilerin tarihinin bir başka eziyetli konu olduğunu dile getirdi.

Rejimin başlangıcında çok zor olan El Süveyda olaylarının, İsraillilerin Dürzi olan yeni bulunmuş İsrailli kuzenlerini korumak için sınırı geçmelerine yol açtığını kaydetti.

Netanyahu’nun 7 Ekim’den sonra her şeyin değiştiği yönündeki tüm sözlerinde çok net olduğunu ifade eden Barrack, Netanyahu’nun sınırları, 67 sınır hattını, 74 sınır hattını veya 8 Aralık hattını umursamadığını belirtti.

Suriye’nin bu savaşa girmeyerek parlak bir hamle yaptığını vurgulayan Barrack, bu nedenle sızmaların sürekli olduğunu ve İsrail’in her konvoy gördüğünde bu hatları geçtiğini dile getirdi.

İki taraf arasında, sakin bir bariyer yaratmak için Suriye askeri kurumuna, iç orduya ve dış orduya güvenip güvenemeyecekleri konusunda hala güven bulunmadığını belirten Barrack, kendi görüşlerine göre Suriye’nin İsrail’e karşı düşmanca davranmayarak zekice hareket ettiğini kaydetti. Bunun hiçbir amacı olmadığını söyleyen Barrack, Suriye’nin defalarca konuşmaya hazır olduklarını belirttiğini aktardı.

Başkan adına Dışişleri Bakanı Esad el-Şeybani ile Başbakan Netanyahu’yu temsilen Ron Dermer arasında gerçekleşen beş görüşmeyi yönetme ayrıcalığına sahip olduğunu dile getiren Barrack, çok yaklaştıklarını ancak sürecin buharlaştığını bildirdi. Bir füzyon kurduklarını ve hala görüşmeler yaptıklarını aktaran Barrack, “Suriyeliler müthiş bir sabır gösterdi” dedi.

Tüm bu durumlarda beş sınırda ve iki denizde beş ülkeyle uğraştıklarını belirten Barrack, aynı zamanda bir savaşın sürdüğünü hatırlattı.

Bu görüşmelerden çıkış zamanının geldiğini ve oraya ulaşacaklarını söyleyen Barrack, saldırmazlık ve normalleşme aşamasına sanılandan daha erken gelineceğine inandığını sözlerine ekledi.

Diplomasi

BRICS liderlerinden ortak tavır: Ortadoğu’da itidal çağrısı

Yayınlanma

Çin, Rusya ve İran’ın da aralarında bulunduğu BRICS liderleri, hafta sonu Yeni Delhi’de Narendra Modi ev sahipliğinde düzenlenen zirvede ortak bir cephe görüntüsü verdi. Zirvenin ortak bildirisinde ABD’nin Orta Doğu’da başlattığı savaş, Washington’ın gümrük tarifeleri politikası ve yaptırım uygulamaları hedef alındı.

ABD’nin ve Başkan Donald Trump’ın adı doğrudan anılmadı ancak Washington’ın hem dostlarını hem de karşıtlarını bünyesinde barındıran 10 BRICS ülkesinin yayımladığı 45 sayfalık ortak bildirinin hedefinde açıkça ABD vardı.

Bildiride, Orta Doğu’daki çatışmaya dahil olan ülkelere “azami itidal” çağrısı yapılırken, savaşın tırmanmasından “derin endişe” duyulduğu belirtildi. Ayrıca “sivil altyapıya ve barışçıl amaçlarla kullanılan nükleer tesislere yönelik kasıtlı saldırılar” kınandı.

Cumartesi sabahının erken saatlerine kadar süren müzakereler sonunda üzerinde uzlaşılan bu ifadeler, üyeleri altı aydan uzun süre önce ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı çatışmada farklı pozisyonlara sahip olan ülkeler açısından dikkat çekici bir ortak çağrı niteliğindeydi. Bir tarafta Tahran yer alırken, diğer tarafta Birleşik Arap Emirlikleri ve henüz tam BRICS üyesi olmayan Suudi Arabistan bulunuyor. Çin ve Hindistan ise büyük petrol ithalatçıları arasında.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, cuma günü yaptığı sert konuşmada ülkesinin teslim olmayacağını söyleyerek zirvenin tonunu belirledi.

Buna karşın, Trump yönetiminin İran’a yardım eden herhangi bir ülkeye yaptırım uygulama tehdidine rağmen BRICS üyeleri, Washington’ın politikalarına ve yükselen ekonomilerin yeterince temsil edilmediklerini savunduğu küresel düzene karşı tepki gösterdi.

Hindistan Başbakanı Narendra Modi cumartesi günü liderlere hitaben yaptığı konuşmada, “Birbirimizin bakış açılarına saygı duyuyor ve uzlaşı yoluyla ilerliyoruz. Kimseye karşı çıkarak değil, herkesi yanımıza alarak ilerlemeye çalışıyoruz” dedi.

Modi, “Artık BRICS içindeki birlik ve uzlaşımızı küresel sahnede somut sonuçlara dönüştürmenin zamanı geldi” diye ekledi.

Zirve, ülkesinin bir yıl süren BRICS dönem başkanlığını Küresel Güney’e yönelik daha geniş bir gündemi ilerletmek için kullanmaya çalışan Modi açısından önemli bir başarı noktası oldu.

Bloomberg’e konuşan kaynaklara göre özellikle İran ile BAE arasındaki görüş ayrılıkları oldukça belirgindi. Tahran, ABD ve İsrail’in açık biçimde kınanmasını isterken, ABD’nin müttefiki olan BAE buna karşı çıktı ve İran’ın Körfez ülkesine yönelik insansız hava aracı ve füze saldırılarının da kınanmasını talep etti.

Hindistan Dışişleri Bakanlığı Ekonomik İlişkiler Sekreteri Sudhakar Dalela, cumartesi günü düzenlenen basın toplantısında BRICS üyeleri arasındaki görüşmelerin uzlaşı sağlanıncaya kadar sürdüğünü söyledi.

Dalela, “Batı Asya konusunda ortak bir yaklaşım üzerinde anlaşmaya varmış olmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu yaklaşımın temelinde, herhangi bir çatışmanın çözümünde diyalog ve diplomasinin yol gösterici ilkeler olması gerektiğine hepimizin inanması yatıyor” dedi.

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in zirveye katılması toplantının ağırlığını artırdı. Xi geçen yıl Rio de Janeiro’da düzenlenen BRICS zirvesine katılmamıştı. Bu ziyaret, Xi’nin yedi yıl aradan sonra Hindistan’a yaptığı ilk ziyaret oldu ve 2020’de yaşanan ölümcül sınır çatışmasının ardından Hindistan ile Çin arasındaki temkinli yakınlaşmanın son işaretlerinden biri olarak değerlendirildi.

Xi, BRICS üyelerine “tarihin doğru tarafında yer alma” ve barışın korunması ile küresel yönetişimin reformunda öncü olma çağrısı yaptı.

Xi ayrıca, Çin’in Orta Doğu’da barış ve istikrarın sağlanmasında “üzerine düşen rolü” oynamaya hazır olduğunu belirtti.

Devlet yayın kuruluşu CCTV’nin aktardığına göre Xi, “İlgili taraflar siyasi çözüm konusundaki kararlılıklarını sürdürmeli ve kalıcı ve kapsamlı bir ateşkesin sağlanması yönünde çaba göstermelidir,” dedi.

Putin ise yıllardır uygulanan Batı yaptırımlarına rağmen dünya sahnesinde hâlâ etkili bir lider olduğunu göstermek için zirveyi fırsata çevirdi.

Moskova Devlet Üniversitesi Asya ve Afrika Araştırmaları Enstitüsü Direktörü Alexey Maslov, “Paradoks şu ki Putin’in politikaları, nasıl değerlendirirseniz değerlendirin, Rusya’nın tecrit edilmesiyle sonuçlanmadı” dedi.

Maslov, “Tam tersine, Rusya’nın çevresinde Küresel Güney ve güvenlik ile bağlantılı fikirleri destekleyen oldukça sıra dışı bir ülkeler koalisyonu oluştu” ifadelerini kullandı.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

BRICS Zirvesi: 13 dünya lideri Hindistan’da buluşuyor. Kimler geliyor, beklentiler ne?

Yayınlanma

Dünya liderleri BRICS Zirvesi kapsamında Yeni Delhi’de bir araya geliyor.

Başkent Yeni Delhi, cuma gününden itibaren BRICS Liderler Zirvesi için 12 devlet veya hükümet başkanını ağırlayacak. Ülkeler ve uluslararası kuruluşlardan gelecek 17 ayrı heyete ise dışişleri bakanları ve devlet başkan yardımcıları dahil olmak üzere farklı düzeylerde yetkililer başkanlık edecek.

Liderler, zirvenin gerçekleştirileceği iki gün olan cumartesi ve pazar günü yapılacak görüşmelere katılacak. BRICS, 11 üye ülke ve 10 ortak ülkeden oluşuyor.

Başbakan Narendra Modi, aralarında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın da bulunduğu en az 15 konuk lider ve üst düzey yetkiliyle ikili görüşmeler gerçekleştirecek. Cumhurbaşkanı Droupadi Murmu da Pezeşkiyan ile görüşecek.

ThePrint, Hindistan’ın zirveye katılan heyetlerle ilişkilerinin mevcut durumunu ve görüşmelerde hangi konuların gündeme gelmesinin beklendiğini derledi:

Brezilya

Brezilya heyetine, cuma günü Yeni Delhi’ye ulaşan Dışişleri Bakanı Mauro Vieira başkanlık ediyor. Güney Amerika ülkesinde devlet başkanlığı seçimlerinin ekim ayının ilk haftasında yapılacak olması nedeniyle Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva zirveye katılmayacak.

Lula, şubat ayında AI Impact Summit için Hindistan’a gelmiş ve Başbakan Modi ile ikili bir görüşme gerçekleştirmişti. Hindistan-Brezilya ilişkileri son bir yılda daha da yoğunlaştı. Modi geçen yıl BRICS Zirvesi için Rio de Janeiro’ya gitmişti.

İki ülke ayrıca Güney Amerika ticaret bloğu Mercosur ile Hindistan arasındaki tercihli ticaret anlaşmasının 2026 sonuna kadar genişletilmesi hedefini belirledi.

Vieira’nın zirve sırasında Modi ile görüşmesi mümkün olsa da şu ana kadar resmi bir görüşme planlanmış değil.

Rusya

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin cuma günü erken saatlerde Yeni Delhi’ye ulaştı ve saat 15.30’da Modi ile zirve kapsamındaki ilk ikili görüşmeyi gerçekleştirdi. 

Putin Hindistan’ı son olarak Aralık 2025’te yıllık Hindistan-Rusya Zirvesi için ziyaret etmişti.

Bu, iki liderin bu yılki ikinci görüşmesi oldu ve yaklaşık 45 dk sürdü. Modi ve Putin geçen ay Kırgızistan’da düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Zirvesi’nin marjında da bir araya gelmişti.

Modi’nin bu yılın ilerleyen dönemlerinde yıllık zirve için Rusya’ya gitmesi de planlanıyor.

İki tarafın ekonomik ve stratejik ilişkilerin derinleştirilmesine odaklanması bekleniyor.

BRICS Zirvesi’nde Xi ve Modi bir araya gelecek mi?

Çin

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, yedi yıl aradan sonra ilk kez Hindistan’ı ziyaret ediyor. Bu aynı zamanda iki ülkenin 2020’de Doğu Ladakh’taki Galwan bölgesinde yaşadığı çatışmalardan bu yana Xi’nin Hindistan’a yaptığı ilk ziyaret.

Xi’nin ziyareti, iki ülke arasındaki ilişkilerin istikrara kavuşturulması sürecinin devamı açısından kritik önem taşıyor.

Modi, Ağustos 2025’te Tianjin’de düzenlenen ŞİÖ Zirvesi için Çin’e gitmişti.

Hindistan-Çin ilişkileri, iki ülkenin Ekim 2024’te Fiili Kontrol Hattı (LAC) boyunca sürtüşme yaşanan bölgelerde karşılıklı olarak askerleri geri çekme konusunda anlaşmasından bu yana geçen iki yılda iyileşti.

Modi ve Xi’nin cumartesi günü saat 17.45’te liderler zirvesinin marjında ikili görüşme gerçekleştirmesi planlanıyor.

Bu, iki liderin Ekim 2024’ten bu yana yapacağı üçüncü ikili görüşme olacak.

Güney Afrika

Güney Afrika heyetine Devlet Başkanı Cyril Ramaphosa başkanlık edecek.

Modi ve Ramaphosa’nın pazar günü saat 16.10’da ikili görüşme gerçekleştirmesi planlanıyor.

Modi son yıllarda Güney Afrika’yı birkaç kez ziyaret etti. 2023’te Johannesburg’da düzenlenen BRICS Zirvesi’ne ve geçen yıl Güney Afrika’nın ev sahipliği yaptığı G20 Zirvesi’ne katıldı.

Güney Afrika, 2011’de BRIC grubuna katılarak oluşumun BRICS adını almasını sağlamıştı.

Mısır

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, BRICS Zirvesi için cuma günü geç saatlerde Hindistan’a ulaşacak.

Bu, Sisi’nin Eylül 2023’te düzenlenen G20 Liderler Zirvesi’nden bu yana Hindistan’a yapacağı ilk ziyaret olacak. Sisi ayrıca Ocak 2023’te Hindistan’ın Cumhuriyet Günü kutlamalarının onur konuğu olmuştu.

İki ülke aynı yıl ilişkilerini “stratejik ortaklık” seviyesine yükseltti.

Bununla birlikte Modi ve Sisi son bir buçuk yıl içinde yalnızca bir kez, bu yıl G7 kapsamında gerçekleştirilen kısa bir görüşmede bir araya geldi.

Modi ile Sisi, pazar günü saat 15.30’da zirvenin marjında ikili görüşme gerçekleştirecek.

Etiyopya

Etiyopya heyetine Başbakan Abiy Ahmed başkanlık edecek.

Hindistan-Etiyopya ilişkileri son yıllarda gelişme gösterdi. Modi, Aralık 2025’te Afrika ülkesine ilk ikili ziyaretini gerçekleştirmiş ve kendisine “Etiyopya Büyük Nişanı” takdim edilmişti.

Bu görüşme, iki liderin son bir yıl içindeki ikinci buluşması olacak.

Modi ve Ahmed cumartesi günü saat 10.00’da ikili görüşme gerçekleştirecek.

İran

Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, 2024’te İran Cumhurbaşkanı olmasından bu yana Hindistan’a ilk ziyaretini gerçekleştiriyor.

Pezeşkiyan, ülkesini ABD ile devam eden çatışma sürecinde yönetiyor. Modi ile Pezeşkiyan geçen ay Bişkek’te düzenlenen ŞİÖ Zirvesi’nin marjında görüşmüştü.

İki lider Batı Asya’daki durum konusunda temaslarını sürdürüyor.

İran, 2019’daki ABD yaptırımlarının ekonomik ilişkileri olumsuz etkilemesine rağmen Hindistan açısından önemli bir bölgesel ortak olmayı sürdürüyor.

Hindistan açısından İran’la daha derin bir angajman, zirve sonrasında tüm BRICS üyelerinin üzerinde uzlaşacağı bir liderler bildirisi yayımlanabilmesi bakımından da önem taşıyor.

Modi ve Pezeşkiyan cuma akşamı ikili görüşme gerçekleştirecek.

İran Cumhurbaşkanı ayrıca cumartesi günü saat 11.30’da Cumhurbaşkanı Murmu ile görüşecek.

Birleşik Arap Emirlikleri

Abu Dabi Veliaht Prensi Halid bin Muhammed bin Zayid Al Nahyan, BAE heyetine başkanlık edecek.

Bu, kendisinin şubat ayında AI Impact Summit için BAE heyetine başkanlık etmesinin ardından bu yıl Hindistan’a yapacağı ikinci ziyaret olacak.

BAE, Hindistan’ın Batı Asya’daki en yakın stratejik ortaklarından biri haline geldi.

Modi, bölgedeki çatışmaların yoğunluğunun azaldığı bu yıl içerisinde BAE’yi ziyaret etmişti.

BAE ile İran, bölgedeki çatışmada karşıt taraflarda yer alıyor.

Suudi Arabistan

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan Al Suud, krallığın Hindistan’a göndereceği heyete başkanlık edecek.

Suudi heyeti, cumartesi günü geç saatlerde gelmesi planlanan son heyet olacak.

Suudi Arabistan BRICS üyeliğini kabul ettiğini gruba resmi olarak bildirmemiş olsa da Riyad, BRICS toplantılarına ve çalışma gruplarına katılmaya davet edilmeye devam ediyor.

Dışişleri Bakanı, pazar günü düzenlenecek genişletilmiş katılımlı zirve toplantısına katılacak.

Endonezya

Endonezya Devlet Başkanı Prabowo Subianto, Ocak 2025’te Hindistan Cumhuriyet Günü’nün onur konuğu olarak gerçekleştirdiği son ziyaretin ardından yeniden Hindistan’a gelecek.

Prabowo o dönemde resmi devlet ziyareti kapsamında davet edilmiş ve Hindistan’da dört gün kalmıştı.

Hindistan-Endonezya ilişkileri son yıllarda daha da gelişti.

2022’de G20 dönem başkanlığını yürüten Endonezya, Bali’de düzenlenen zirveye ev sahipliği yapmıştı. Modi ile Xi, o zirvedeki akşam yemeğinde kısa bir görüşme gerçekleştirmişti. Bu görüşme, Galwan çatışmalarından bu yana iki lider arasındaki ilk temas olmuştu.

Modi, Hindistan’ın G20 Liderler Zirvesi’ne ev sahipliği yapmasından kısa süre önce, Eylül 2023’te ASEAN-Hindistan Zirvesi ve bağlantılı toplantılar için Endonezya’yı ziyaret etmişti.

BRICS Zirvesi sırasında Modi ile Prabowo arasında planlanmış resmi bir ikili görüşme bulunmuyor. Ancak iki liderin iki günlük zirve sırasında kısa bir görüşme gerçekleştirmesi bekleniyor.

Endonezya, Ocak 2025’te gruba katılarak BRICS’in en yeni üyesi oldu.

Ortak ülke heyetleri

BRICS’in 11 üyesinin yanı sıra, zirveye 10 ortak ülke de davet edildi.

Başbakan Modi, bu ülkelerin bazı liderleriyle de ikili görüşmeler gerçekleştirecek.

Belarus

Doğu Avrupa ülkesi Belarus’u Dışişleri Bakanı Maksim Rıjenkov temsil edecek.

Hindistan-Belarus ilişkileri son yıllarda gelişti. Birçok Hint şirketi, askeri teçhizat satın almak amacıyla Belaruslu savunma şirketleriyle ortaklıklar kurdu.

Belarus aynı zamanda Avrasya Ekonomik Birliği’nin (AEB) önemli üyelerinden biri.

Hindistan, AEB ile serbest ticaret anlaşması müzakereleri yürütüyor.

Belarus ayrıca 2024 yılında ŞİÖ’ye katıldı.

Bolivya

Bolivya’yı, ülkenin Yeni Delhi Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Arlette Garcia temsil edecek.

Güney Amerika ülkesi BRICS’e katılmak istediğini daha önce açıklamıştı.

Hindistan Cumhurbaşkanı Ram Nath Kovind, 2019’da Bolivya’ya resmi bir ziyaret gerçekleştirmişti. Bu, bir Hindistan cumhurbaşkanının ülkeye yaptığı ilk ziyaretti.

Hindistan’ın La Paz’da büyükelçiliği bulunuyor.

Küba

Küba heyetine Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez Parrilla başkanlık edecek.

Küba, Batı Yarımküre’deki son büyük komünist ülke olmayı sürdürüyor.

Ülke son aylarda ABD’nin sert yakıt ve petrol ablukasıyla karşı karşıya kaldı. Washington, Havana’daki hükümeti değiştirmeyi ya da hükümeti müzakereye zorlamayı amaçlıyor.

Kazakistan

Kazakistan heyetine Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev başkanlık edecek.

Tokayev, pazar günü düzenlenecek genişletilmiş zirvede Avrasya Ekonomik Birliği’ni de temsil edecek.

Modi ile Tokayev’in pazar günü saat 14.30’da Bharat Mandapam’da ikili görüşme gerçekleştirmesi planlanıyor.

Tokayev, Yeni Delhi’den Güney Kore’ye geçerek Seul’e resmi bir devlet ziyareti gerçekleştirecek.

Malezya

Malezya Başbakanı Enver İbrahim, BRICS genişletilmiş zirvesinde ülkesinin heyetine başkanlık edecek.

Enver İbrahim başbakan olarak Hindistan’a ilk ziyaretini 2024’te gerçekleştirmiş, Modi ise bu yıl şubat ayında Malezya’ya bağımsız bir ikili ziyaret yapmıştı.

Modi’nin geçen yıl Malezya’nın ev sahipliği yaptığı ASEAN Zirvesi’ne katılması planlanmıştı ancak onun yerine Dışişleri Bakanı S. Jaishankar ülkeye gitmişti.

Modi ve İbrahim cumartesi günü saat 10.30’da ikili görüşme gerçekleştirecek.

Nijerya

Nijerya heyetine Devlet Başkan Yardımcısı Kashim Shettima başkanlık edecek.

Shettima ile Modi, pazar günü saat 17.10’da ikili görüşme gerçekleştirecek.

Nijerya, Hindistan açısından önemli bir enerji ortağı haline geldi.

Modi, Kasım 2024’te Nijerya’yı ziyaret etmiş ve kendisine “Nijer Nişanı Büyük Komutanı” unvanı verilmişti.

Tayland

Tayland heyetine Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Sihasak Phuangketkeow başkanlık edecek.

Tayland geçen yıl BRICS ortak ülkesi oldu.

Modi, Nisan 2025’te BIMSTEC Zirvesi için Bangkok’u ziyaret etmişti.

Tayland, Hindistan ve bölgedeki diğer ülkelerle birlikte BIMSTEC üyesi.

Hindistan ile Tayland arasında ayrıca yakın kültürel bağlar bulunuyor. Hindistan’dan çeşitli Budist kutsal emanetleri daha önce Tayland’a gönderilmişti.

Uganda

Uganda heyetine Devlet Başkan Yardımcısı Jessica Alupo başkanlık edecek.

Modi, zirve kapsamındaki son ikili görüşmesini pazar günü saat 17.40’ta Alupo ile gerçekleştirecek.

Modi 2018’de Uganda’yı ziyaret etmiş ve ülke parlamentosuna hitap etmişti.

Bu konuşmasında Hindistan’ın Afrika ile ilişkilerinde izlenecek 10 temel ilkeyi açıklamıştı.

Özbekistan

Özbekistan heyetine Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı Jamshid Kuchkarov başkanlık edecek.

Modi geçen ay bağımsız bir ikili ziyaret kapsamında Özbekistan’a gitmiş ve Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile görüşmüştü.

Özbekistan, Hindistan’ın Orta Asya’ya yönelik açılımında kilit ortaklardan biri olmayı sürdürüyor.

Vietnam

Vietnam heyetine Başbakan Le Minh Hung başkanlık ediyor.

Bu, bu yıl Vietnam’dan Hindistan’a yapılan ikinci üst düzey ziyaret olacak. Cumhurbaşkanı To Lam da yılın başlarında Hindistan’ı ziyaret etmişti.

Modi’nin Hung ile cumartesi günü saat 11.30’da ikili görüşme gerçekleştirmesi planlanıyor.

 

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Putin ve Modi Yeni Delhi’deki BRICS Zirvesi kapsamında görüştü

Yayınlanma

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS Zirvesi kapsamında 45 dakikalık ikili görüşme gerçekleştirdi. Bharat Mandapam Kongre Merkezi’ndeki buluşmada Modi, Rus mevkidaşına 2 bin yıllık antik Hint felsefe eseri “Tirukkural”ın Rusça çevirisini takdim etti.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS Zirvesi kapsamında ikili görüşme yaptı.

Bharat Mandapam Kongre ve Sergi Merkezi’nde gerçekleşen ve 45 dakika süren görüşmede iki lider, ülkeleri arasındaki işbirliğini ele aldı.

Görüşmenin başlangıcında Modi, Putin’e antik Hint düşünürü Tiruvalluvar’ın kaleme aldığı ve Rusçaya çevrilen yaşam felsefesi eseri “Tirukkural”ı hediye etti. Modi takdim sırasında, “Bu kitap 2 bin yıl önce Hindistan’da yazıldı. Büyük yazar Tiruvalluvar eserinde insan hayatından, şefkatten ve devlet yönetiminden söz etti. Düşünceleri günümüzde de geçerliliğini koruyor. Bu kitabı Rusçaya tercüme ettik. Kitabın iki ülke halkları arasındaki bağları güçlendirmemize yardımcı olacağına inanıyorum” dedi.

Hediyeye teşekkür eden Putin, Hindistan Başbakanı’nın ikili ilişkilerin geliştirilmesine yönelik vurgusundan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Rus lider, “Sizin bu değerlendirmelerinizle birlikte tam olarak böyle olacaktır” ifadesini kullandı. Modi, Aralık 2025’te Putin’in Hindistan ziyareti sırasında da Rus lidere “Bhagavad Gita” destanının Rusça baskısını vermişti.

Putin, Modi’yi 24’üncü Yıllık Rusya-Hindistan Zirvesi için Rusya’ya davet etti; Modi de bu daveti kabul etti.

Ziyaretin kesin tarihlerinin daha sonra belirleneceği açıklandı. İki lider görüşmenin tamamlanmasının ardından aynı limuzine binerek Yeni Delhi’deki “INNOPROM. Hindistan” sergisine geçti. Putin gün içinde ayrıca BRICS İş Forumu’nun yıllık genel kurul oturumuna hitap edecek.

İki lider en son 31 Ağustos’ta Bişkek’te toplanan Şanghay İşbirliği Örgütü Zirvesi marjında Ala-Arça devlet konutunda bir araya gelmişti. Liderler o görüşmede iki ülke arasındaki ekonomik ortaklığı ve Ukrayna’daki durumu ele almıştı.

Rusya Devlet Başkan Yardımcısı Yuriy Uşakov, Moskova yönetiminin iki lider arasındaki güvene dayalı ilişkiye değer verdiğini ve tarafların güncel konuları gayriresmi ortamlarda açıkça değerlendirmeyi tercih ettiğini kaydetti.

Hindistan’a üç günlük bir çalışma ziyareti yapan Putin, örgütün kuruluşunun 20’nci yıldönümüne denk gelen 18’inci zirve programı kapsamında başka liderlerle de temaslarda bulunacak.

Uşakov’un aktardığı programa göre Rus lider; Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa, Malezya Başbakanı Enver İbrahim, Etiyopya Başbakanı, Abu Dabi Veliaht Prensi ve BRICS Yeni Kalkınma Bankası Başkanı ile ayrı ayrı görüşmeler yapacak. Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile de olası bir temas planlanıyor.

Adını kurucu ülkeleri Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’nın İngilizce baş harflerinden alan ve gelişmekte olan ekonomileri buluşturan BRICS’in 18’inci zirvesi, 11-13 Eylül tarihleri arasında Yeni Delhi’de düzenleniyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English