Bizi Takip Edin

Diplomasi

Fransa’daki İsrail elçiliği Le Pen’i ilk kez konuk etti

Yayınlanma

Fransa’daki İsrail Büyükelçisi, bu hafta Paris’te Ulusal Birlik (RN) lideri Marine Le Pen ile gizlice bir araya geldi ve bu, ilk resmi görüşme niteliğindeydi.

İsrail’in Paris Büyükelçiliği, Büyükelçi Joshua Zarka ile Le Pen arasındaki görüşmeyi Fransız gazetesi Le Parisien’e doğruladı, fakat her iki taraf da bunu önceden kamuoyuna açıklamadı ve ikilinin ne hakkında konuştuğuna dair hiçbir ayrıntı açıklanmadı.

Görüşme, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un bölgesel diplomasiye müdahil olması ve İsrail’in Lübnan’da yürüttüğü işgale yönelik eleştiriler nedeniyle Tel Aviv ile Élysée Sarayı arasında diplomatik gerginliğin tırmandığı bir dönemde gerçekleşti.

Geçen hafta Le Pen, İsrail’in saldırılarının ülkeyi sarsması üzerine sosyal medyada Fransa’nın “Lübnan’ı, halkını ve egemenliğini korumakla yükümlü olduğunu” yazdı ve Lübnan’da ateşkesin sağlanmasını desteklediğini ekledi.

Ayrıca Lübnan’ın Fransa Büyükelçisi Rabih Chaer ile bir araya gelen Le Pen, “Lübnan’a dayanışma duygularını dile getirdi.”

Avrupa sağı İsrail hükümetinin etkinliğinde bir araya geldi

İsrail’in İran’daki tutumuna ilişkin açık sözlü bir tavır sergileyen Le Pen, Fransız parlamentosunda yaptığı konuşmada, İsrail’in “bölgenin tek demokrasisi olarak uluslararası hukuk kurallarına uymakla yükümlü” olduğunu söyledi.

İsrailli yetkililer, Le Pen ve eskiden Ulusal Cephe olarak bilinen partisiyle yıllardır doğrudan temastan kaçındılar.

Bunun nedeni, partinin kurucusu ve Le Pen’in babası Jean-Marie Le Pen’in, Yahudiler hakkında kışkırtıcı açıklamalarla dolu mirasının yanı sıra, Holokost’un boyutlarını küçümsediği gerekçesiyle insanlığa karşı suçları inkâr etmekten mahkum edilmiş olması ve partinin antisemitizm geçmişiydi.

2011’de partinin başına geçtiğinden beri Le Pen, Ulusal Birlik’i babasının gölgesinden uzaklaştırmaya çalışıyor.

Aynı zamanda, bazı İsrailli yetkililer, “antisemitik” bir geçmişe sahip ama İsrail’i güçlü bir şekilde destekleyen Avrupa’daki aşırı sağcı parti liderleriyle ilişkiler kurmaya daha açık hale geldi.

Ulusal Birlik, partinin başkanı ve Le Pen’in himayesindeki Jordan Bardella’nın, Kudüs’te düzenlenen ve çok sayıda aşırı sağcı lideri bir araya getiren antisemitizmle mücadele konulu ilk hükümet konferansında Diaspora Bakanı Amichai Chikli tarafından resmi olarak ağırlanmasıyla İsrail hükümeti tarafından resmen tanındı.

Fransa ile İsrail arasında “Le Pen” gerginliği

Bardella, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun ardından ana konuşmacı olarak sahneye çıktı ve konferans öncesinde Chikli ile birlikte İsrail’i gezdi.

2024 yılında Chikli, Le Pen’in Fransa’yı yönetmesinin “İsrail için mükemmel olacağını” belirterek, Le Pen’e başkanlık için destek vermişti.

Bunun gerekçesi olarak Le Pen’in Hamas, Uluslararası Ceza Mahkemesi ve antisemitizme karşı “kararlı tutumunu” göstermişti.

Chikli’nin bu davranışı bir diplomatik krize yol açmış ve dönemin Dışişleri Bakanı Israel Katz’ı seçim günü “İsrail, Fransa’daki seçimlere müdahale etmez ve Fransız demokrasisine saygı duyar” şeklinde bir açıklama yapmaya sevk etmişti.

Le Pen, geçen yıl Avrupa Parlamentosu fonlarını siyasi amaçlarla kötüye kullanmak suçundan mahkum edildi.

Bu kararın sonucunda kamu görevinden men edildi ve 2027 seçimlerinde cumhurbaşkanlığı adaylığı engellendi, fakat Le Pen bu karara itiraz ediyor.

Diplomasi

UEFA, FIFA’nın özelleştirilmesi halinde Dünya Kupası’nı boykot edecek

Yayınlanma

Avrupa futbolunun yönetim organı olan UEFA, FIFA’nın ticari faaliyetlerinin bir kısmını özelleştirmeye yönelik öneriyi kabul etmesi halinde, oybirliğiyle Dünya Kupası’nı boykot etme kararı aldı.

FIFA salı günü, ticari faaliyetlerini özel bir kuruluşa devretmeyi öngören bir öneri yayınladı.

Bu öneride, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’ın kardeşi Josh Kushner’ın CEO’su olduğu Thrive Capital’in baş yatırımcı olarak adı geçti.

UEFA, yaptığı açıklamada, “Dünya Kupası bir yatırım ürünü olarak değerlendirilemez. Hiçbir kısmı asla özel yatırımcılara devredilmemelidir. Dünya Kupası satılık değildir,” demişti.

Teklifin kabul edilmesi için FIFA’nın 211 üye federasyonunun çoğunluğunun desteği gerekiyor.

Fakat teklif Avrupa genelinde yoğun eleştirilere maruz kaldı. UEFA, yalnızca 55 üye federasyondan oluşuyor.

Açıklamada, “FIFA Dünya Kupası futbola aittir. Her zaman da öyle kalacaktır. Avrupa’nın söz hakkı olduğu sürece, Dünya Kupası asla satılık olmayacaktır,” denildi.

Avrupa Birliği Spor Komiseri Glenn Micallef, X’te yaptığı açıklamada, “UEFA’nın bu açıklamasını memnuniyetle karşılıyorum ve tutumunu tam olarak destekliyorum,” dedi ve “Avrupa futbol federasyonlarının yönetişim konusunda öncülük etmesinden gurur duyduğunu” ekledi.

Çarşamba günü komisyon üyesi, “rekabet hukuku hususları” gerekçesiyle FIFA’nın önerisini soruşturma tehdidinde bulunmuştu.

Kadınlar U-20 Dünya Kupası eylül ayında düzenlenecek ve FIFA planlarından vazgeçmezse, bu turnuva Avrupa futbol federasyonlarının boykotu sonuna kadar sürdürme kararlılığının ilk sınavı olabilir.

Kadınlar ve erkekler U-17 Dünya Kupaları da 2026’nın ilerleyen aylarında düzenlenecek.

En son 2023’te İspanya’nın kazandığı tam kadro Kadınlar Dünya Kupası ise 2027’de Brezilya’da gerçekleştirilecek.

POLITICO Çarşamba günü yayınladığı haberde, Avrupa futbolunun yönetim organındaki bir dizi üst düzey yetkilinin, mevcut görev süresi gelecek yıl sona erecek olan FIFA Başkanı Gianni Infantino’ya karşı Katarlı Nasır el-Halifi’yi aday çıkarmayı planladığını bildirmişti.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

ABD, BAE destekli çip üreticisi GlobalFoundries’e fon sağlayacak

Yayınlanma

GlobalFoundries, ABD hükümetinin daha verimli yapay zeka veri merkezlerini desteklemek amacıyla silikon fotonik teknolojisinin araştırma ve geliştirme çalışmalarını güçlendirmek üzere çip üreticisine 300 milyon dolarlık bir hibe vereceğini duyurdu.

Bu hibe, Washington’un Çin ile arasındaki küresel rekabette konumunu güçlendirmeye çalıştığı bir dönemde, ABD Başkanı Donald Trump’ın CHIPS Yasası kapsamındaki araştırma fonlarını kritik yarı iletken teknolojilerine yöneltme çabasının bir parçası.

Yönetim daha önce yarı iletken üretim ekipmanları için 150 milyon dolar ve kuantum bilişim için 2 milyar dolar tahsis etmişti.

Silikon fotonik, çipler arasında veri aktarımı için elektrik sinyalleri yerine ışığı kullanır ve bu sayede yapay zeka sistemleri için daha yüksek bant genişliği ve daha düşük güç tüketimi sağlar.

ABD Ticaret Bakanlığı’ndan sağlanan bu fon, veri aktarım hızlarını ve enerji verimliliğini daha da artırmak amacıyla silikon fotoniği yapay zeka işlemcileriyle doğrudan entegre eden bir teknoloji olan “ortak paketlenmiş optik” alanındaki gelişmeleri desteklemeyi de amaçlıyor.

Silikon fotoniği ve gelişmiş optik paketleme tedarik zincirinin büyük bir kısmı şu anda ABD dışında yoğunlaşmış durumda.

Bu alandaki başlıca üreticiler arasında Tayvanlı TSMC ve İsrailli Tower Semiconductor yer alıyor.

Çarşamba günü açıklanan 300 milyon dolarlık fon, GlobalFoundries’e 2024 yılında Malta (New York) ve Burlington’da (Vermont) fabrikalar kurması için tahsis edilen 1,5 milyar dolarlık önceki fonu tamamlayacak.

Teknoloji Direktörü Gregg Bartlett, Reuters’a verdiği demeçte yeni fonun, GlobalFoundries’in halihazırda ürettiği çiplerin yanı sıra optik bileşenlerin üretimi ve paketlenmesi için bu tesislerde kullanılacak yeni malzemeler ve teknikler üzerine yapılacak araştırmalara destek olacağını söyledi.

Bartlett, “Çıplak silikon yonga plakasından başlayarak, ABD’de kalitesi kanıtlanmış ve test edilmiş bir optik modül sevk edebilme yeteneğine sahip, uçtan uca hizmet sunan tek bir şirketin olması, bizim için benzersiz bir yetkinlik olduğunu düşünüyoruz,” dedi.

GlobalFoundries, veri aktarım hızlarını saniyede 400 gigabite çıkarmayı ve mevcut nesil uygulamalara kıyasla enerji verimliliğini beş katına çıkarmayı hedeflediğini açıkladı.

Abu Dabi varlık fonu Mubadala, GlobalFoundries’in yaklaşık %73’üne sahip. ABD Ticaret Bakanlığı ise ayrı bir anlaşma kapsamında bu çip üreticisinin yaklaşık %1’lik hissesini alacak.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Kiev’de vurulan İHA fabrikasının ABD’li şirkete ait olduğu bildirildi

Yayınlanma

Rusya’nın Kiev’de imha ettiğini açıkladığı insansız hava aracı fabrikasının ABD’nin Delaware eyaletinde kayıtlı bir şirkete ait olduğu bildirildi. The Guardian gazetesi, Terminal Autonomy adlı firmanın Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla yüksek hassasiyetli İHA’lar ürettiğini aktardı. Şirket, yapay zeka kontrollü mühimmatların cephede aktif olarak kullanıldığını belirtiyor.

Rusya ordusunun Ukrayna’nın başkenti Kiev’de düzenlediği hava saldırılarında imha edilen insansız hava aracı (İHA) fabrikasının, ABD’nin Delaware eyaletinde kayıtlı bir Amerikan şirketine ait olduğu bildirildi.

The Guardian gazetesinin kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Terminal Autonomy adlı şirket, yönlendirme sistemleri parazit ve sinyal kesicilere karşı korumalı olan ve Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla tasarlanan yüksek hassasiyetli İHA’lar üretiyor.

ABD’de 2023 yılında tescil edilen Terminal Autonomy şirketinin internet sitesinde, firmanın yapay zeka ile kontrol edilen dolanan mühimmatlar ve yüksek hassasiyetli mühimmatlar kullandığı, bunların “ön cephede düşman kuvvetlerine karşı halihazırda aktif biçimde uygulandığı” bilgisi yer alıyor.

Rusya Savunma Bakanlığı tesisin hedef alındığını duyurmuştu

Rusya Savunma Bakanlığı, 26 Temmuz’a bağlanan gece Kiev’in güneybatısında İHA montaj ve depolama alanının vurulduğunu açıklamıştı. Bakanlık, Ukraynalı ve Amerikalı uzmanların katılımıyla bu tesiste aylık bin adede kadar İHA üretimi yapıldığını bildirdi.

Bakanlığın açıklamasında, bu tesiste AQ-400 Scythe (“Kosa”) ve AQ-100 Bayonet (“Ştık”) tipi saldırı İHA’ları ile RQ-100 Scout (“Skaut”) tipi keşif İHA’larının üretildiği kaydedildi.

Aynı gece Kiev’de İHA ve yedek parça üretimi yapan “Smart Intelligent Systems” (“Smart intellidjent sistem”) işletmesinin de vurulduğu aktarıldı. Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna başkenti ile Odessa bölgesindeki Çernomorsk liman altyapı tesislerine grup saldırısı düzenlendiğini duyurdu.

Rusya Savunma Bakanlığı, saldırıların yalnızca Ukrayna’nın askeri ve enerji tesisleri ile bunlarla bağlantılı altyapıya yönelik gerçekleştirildiğini vurguluyor.

Öte yandan Financial Times gazetesi, Ukraynalı yetkililere dayandırdığı haberinde, ABD ve Fransa’nın Rusya topraklarına yönelik İHA saldırılarının planlanmasında Ukrayna’ya istihbarat sağladığını yazmıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English