Asya
Çinli çip üreticisi CXMT hisselerinin halka arzında yüzde 500 yükseliş

CXMT hisseleri, yapay zekâ bellek çiplerine yönelik güçlü talebin etkisiyle yatırımcıların şirkete yoğun ilgi göstermesi sonucu pazartesi günü Şanghay’daki ilk işlem gününde yaklaşık yüzde 500 yükseldi.
Hisse, 8,66 yuanlık halka arz fiyatına karşılık 49,50 yuandan, yani yaklaşık 7,30 dolardan işleme açıldı.
Hisse fiyatındaki sıçrama, CXMT’nin piyasa değerini 3,1 trilyon yuana taşıdı. Böylece şirket, Çin ana karasında işlem gören en değerli şirket olurken, Çinli şirketler arasında yalnızca Hong Kong’da işlem gören Tencent’in gerisinde kaldı.
Pekin merkezli Gavekal Dragonomics’in teknoloji ve sanayi politikaları analisti Tilly Zhang, “Bunun büyük bir halka arz olacağını biliyorduk. Yine de insanların bu kadar büyük bir coşku göstermesi şaşırtıcı,” dedi.
Çip üreticisi CXMT; sunuculardan kameralara kadar pek çok cihazda kullanılan DRAM çiplerinde, SK Hynix, Samsung Electronics ve Micron’un ardından dünyanın dördüncü büyük üreticisi konumunda.
CXMT’nin halka arzı, şirketin devasa yapay zekâ talebinin yol açtığı küresel bellek çipi kıtlığından yararlanması nedeniyle Çin’de uzun süredir bekleniyordu.
CXMT, 6 milyar 688 milyon hisse ihraç ederek 57,9 milyar yuan, yani yaklaşık 8,5 milyar dolar topladı. Böylece bu işlem, Agricultural Bank of China’nın 2010’daki halka arzından bu yana Çin ana karasındaki en büyük ilk halka arz oldu.
Şirketin ayrıca 1 milyar ilave hisse ihraç etmesine imkân tanıyan bir ek satış opsiyonu bulunuyor. Bu opsiyonun kullanılması hâlinde toplanan toplam fon yaklaşık 10 milyar dolara ulaşacak.
CXMT’nin borsa debutu, Güney Koreli bellek çipi üreticisi SK Hynix’in ABD’deki halka arz yoluyla 26 milyar dolardan fazla fon toplamasından iki hafta sonra gerçekleşti.
Çinli çip üreticisi, bilgisayarlarda kısa süreli verilerin depolanmasını sağlayan DRAM çiplerinde üretim kapasitesini genişletmek ve araştırma-geliştirme faaliyetlerini artırmak amacıyla kaynak topluyor.
CXMT bu yıl kâra geçti ve yalnızca ilk çeyrekte 33 milyar yuan, yani yaklaşık 4,9 milyar dolar kâr elde etti. Bu sonuç, şirketin son on yılda biriktirdiği 37 milyar yuanlık zararın ardından dikkat çekici bir dönüşüme işaret ediyor.
Şirket, yapay zekâ çıkarım süreçlerinden kaynaklanan bellek çipi talebindeki artıştan yararlandı. Bu talep, piyasada arz sıkıntısına ve fiyat artışlarına yol açtı.
Zhang, şirketin kârının tüketici elektroniğinde kullanılan daha düşük segmentli çiplerin satışından geldiğini belirterek, “Önde gelen çip üreticileri yüksek bant genişlikli bellek, yani HBM çiplerine odaklandığı için CXMT; bilgisayarlar ve ev aletleri gibi tüketici ürünlerine yönelmiş durumda,” dedi.
Şirket aynı zamanda yapay zekâ veri merkezlerinde kullanılan ve bellek çiplerinin en yüksek katma değerli türü olan HBM çiplerini de geliştiriyor.
Ancak CXMT, büyük ölçüde ABD’nin ihracat kontrollerinin Hollanda merkezli ASML’nin en ileri üretim ekipmanlarına erişimini engellemesi nedeniyle diğer küresel rakiplerinin gerisinde bulunuyor.
Zhang, şirketin bu tür çipleri henüz “seri üretmediğini” de sözlerine ekledi.
CXMT’nin yükselişi, Pekin’in temel teknolojilere yönelik ABD ihracat kısıtlamalarından bağımsız, yerli bir yapay zekâ tedarik zinciri oluşturma çabalarının başarılarından biri olarak görülüyor.
Şirket, Anhui eyaletinin başkenti Hefei’deki yerel yönetimden uzun süreli destek aldı. Yerel yönetim şirkete finansman, düşük maliyetli arazi ve tedarikçilerin kentteki geniş CXMT yerleşkesinin yakınına taşınmasını sağlayacak destekler sundu.
Asya
Çin Menkul Kıymetler Düzenleme Komisyonu eski başkan yardımcısı hakkında soruşturma açıldı

Devlet medyasına göre Çin Menkul Kıymetler Düzenleme Komisyonu eski Başkan Yardımcısı Fang Xinghai hakkında disiplin soruşturması yürütülüyor.
Çin, devlet medyasında yer alan haberlere göre ülkenin eski üst düzey finans düzenleme yetkililerinden biri hakkında soruşturma başlattı.
Çin Menkul Kıymetler Düzenleme Komisyonu’nun eski Başkan Yardımcısı Fang Xinghai’nin “ciddi yasa ve disiplin ihlalleri” şüphesiyle Çin Komünist Partisi Merkez Disiplin Denetleme Komisyonu tarafından soruşturulduğu cuma günü bildirildi.
Ekim 2015 ile Temmuz 2024 arasında bu görevde bulunan 62 yaşındaki Fang, Çin’in disiplin makamlarının hedef aldığı son üst düzey finans yetkilisi oldu.
Açıklama, Çin’in hisse senedi piyasasını istikrara kavuşturmaya çalıştığı bir dönemde geldi. Devlet kurumları, hafta başında piyasadaki düşüşü durdurmak amacıyla koordineli biçimde hisse senedi alımına başlamıştı.
Stanford Üniversitesi’nde ekonomi alanında doktora yapan Fang, kariyerinin ilk yıllarında Dünya Bankası’nda ekonomist olarak çalıştı. Fang, 1990’ların sonlarında Çin’e dönen çok sayıdaki üst düzey finans yöneticisinden biriydi.
Asya
Hasina’nın ülkeye dönmesi beklenirken Bangladeş Cumhurbaşkanı istifa edeceğini duyurdu

Görevden uzaklaştırılan eski Başbakan Şeyh Hasina’nın eski müttefiklerinden Bangladeş Cumhurbaşkanı Muhammed Şahabuddin, görev süresinin yarısında cuma günü istifa edecek.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü, perşembe günü Reuters’a yaptığı açıklamada kararı doğruladı. Gelişme, Hasina’nın hakkında verilen mahkûmiyet kararının ardından Hindistan’daki sürgünden ülkesine dönerek teslim olacağını açıklamasından birkaç gün sonra yaşandı.
Devlet başkanı ve silahlı kuvvetlerin başkomutanı olan Şahabuddin’in istifası, planlanan dönüşüne beş ay kala Hasina’nın üst düzey devlet görevlerinde hiçbir müttefikinin kalmaması anlamına gelecek. Hasina’nın Avami Birliği partisi yasaklanmış durumda. Parti yöneticilerinin ve aktivistlerinin çoğu, 2024’te hükümeti deviren ayaklanmadan bu yana tutuklandı ya da saklanmaya başladı.
Şahabuddin’in Sözcüsü istifanın gerekçesini açıklamadı. Ancak konuyla ilgili bilgi sahibi üç kaynak, eski başbakanın Reuters’a verdiği röportajda Bangladeş’e dönmeyi planladığını duyurmasının ardından hükümetin, Hasina ile uzun yıllara dayanan bağları nedeniyle Şahabuddin’e görevi bırakması için baskı yaptığını söyledi.
Hasina’nın dönüşünün, ağırlıklı olarak Müslüman nüfusa sahip 173 milyonluk ülkede iki yıldır süren çalkantıların ardından hükümetin istikrarı yeniden sağlama çabalarını sınaması bekleniyor. Bangladeş, dünyanın önde gelen hazır giyim ihracatçılarından biri konumunda.
Şubat ayındaki seçimleri ezici bir çoğunlukla kazanan Başbakan Tarık Rahman’ın sözcüleri, yorum taleplerine hemen yanıt vermedi.
Şahabuddin’in Basın Sekreteri Sarvar Alam, Reuters’ın daha önce yayımladığı haberi doğrulayarak, “Anayasaya göre cumhurbaşkanının istifası, imzalı mektubun Meclis Başkanına sunulmasıyla yürürlüğe girer” dedi.
Alam, “Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı yarın Tayland’dan döndükten sonra istifasını sunacak” diye konuştu.
Alam, Şahabuddin’in istifasını sunmasının ardından Bangladeş Anayasası uyarınca yeni bir cumhurbaşkanı seçilene kadar Meclis Başkanının otomatik olarak geçici cumhurbaşkanı olacağını belirtti.
Dakka’dan gelen baskı
Bangladeş’teki savaş suçları mahkemesi, geçen kasım ayında Hasina’yı, yaklaşık 1.400 kişinin öldüğü ayaklanmanın bastırılması talimatını vermek suçundan gıyabında idama mahkûm etmişti. Hasina, sürgünden yaptığı açıklamalarda hakkındaki suçlamaları reddetti.
Hasina’nın Hindistan’dan dönmeyi planladığına ilişkin haberler, Rahman hükümeti üzerindeki, eski başbakanın üst düzey görevlerde kalan son müttefiklerini de görevden uzaklaştırması yönündeki kamuoyu baskısını artırdı.
Bangladeş’te cumhurbaşkanlığı makamı büyük ölçüde sembolik nitelik taşıyor. Yürütme yetkisi başbakan ve kabinenin elinde bulunuyor.
Ancak Hasina’nın Ağustos 2024’teki ayaklanmanın ardından Yeni Delhi’ye kaçmak zorunda kalması ve ülkede başka hiçbir seçilmiş yetkilinin iktidarda kalmaması üzerine oluşan siyasi boşluk, cumhurbaşkanlığı makamının önemini artırdı.
76 yaşındaki Şahabuddin, 2023 yılında Hasina’nın Avami Birliği partisinin adayı olarak beş yıllığına rakipsiz biçimde cumhurbaşkanı seçilmişti. Avami Birliği daha sonra yasaklandı.
Kaynaklardan birine göre Şahabuddin, istifa kararını salı günü Başbakan Rahman’a bildirdi. Üç kaynak da konunun hassasiyeti nedeniyle isimlerinin açıklanmasını istemedi.
Şahabuddin, yorum talebiyle yapılan tekrarlanan arama ve mesajlara yanıt vermedi. Aralık ayında Reuters’a yaptığı açıklamada, Hasina yönetiminin yerini alan önceki geçici hükümet tarafından etkisizleştirilmesinin ardından şubat seçimlerinden sonra istifa etmeyi planladığını söylemişti.
Hasina, Reuters’a yaptığı açıklamada kendisinin ve partisinin üst düzey yöneticilerinin aralık ayı civarında sürgünden dönerek teslim olmayı planladığını belirtmişti. Avami Birliği, yasaklanmadan önce Bangladeş’in en büyük siyasi partisiydi. Hasina’nın ülkede hâlâ belirli kesimlerde desteği bulunuyor.
Asya
Güney Kore nükleer silahsızlanma yerine barış odaklı stratejiye geçti

Güney Kore Birleşme Bakanı Jeong Dong-young, Seul yönetiminin Kuzey Kore politikasında öncelikli hedef olan nükleer silahsızlanma çizgisinden ayrıldığını ve “önce barış” yaklaşımına geçtiğini bildirdi. Seul yönetimi, Pyongyang’ın nükleer cephaneliğini büyütmesi karşısında strateji yenilerken, ABD, Çin ve Rusya’nın da bölgedeki yaklaşım dengeleri değişiyor.
Güney Kore Birleşme Bakanı Jeong Dong-young, 23 Temmuz’da düzenlediği basın toplantısında Seul yönetiminin Kuzey Kore politikasındaki eksen kaymasını kamuoyuna duyurdu.
Yonhap ajansının aktardığına göre Jeong, sol milliyetçi Lee Jae-myung’un 2025 yılında devlet başkanlığı görevine gelmesinin ardından hükümetin Pyongyang’a yönelik önceliklerini değiştirdiğini bildirdi.
Bakan Jeong, mevcut hükümetin önceki yönetimin benimsediği “öncelikli nükleer silahsızlanma” veya “tam, doğrulanabilir ve geri dönülemez denükleerizasyon” çizgisini terk ettiğini vurguladı. Jeong, Seul’ün artık “önce barış” adını verdiği yeni bir politikayı hayata geçirdiğini belirtti.
Seul yönetiminin bu yaklaşım değişikliğine gerekçe olarak Kuzey Kore’nin nükleer programını kesintisiz şekilde sürdürmesi gösterildi.
Güney Koreli yetkililer, Pyongyang’ın nükleer cephaneliğini artırmayı durdurması halinde her iki tarafa da karşılıklı fayda sağlayabilecek yeni bir strateji üzerinde çalışıyor.
Bakan Jeong, ABD ve Çin’in de Kuzey Kore’nin nükleer silahsızlanmasına yönelik eski yaklaşımlarını gözden geçirdiğini ileri sürdü.
Jeong, temel hedefin Pyongyang ile durma noktasına gelen müzakereleri yeniden başlatmak olduğunu kaydetti. Ancak Kuzey Kore yönetimi müzakere çağrılarına olumsuz yanıt vermeyi sürdürüyor.
Pyongyang’ın nükleer statüsü
Kuzey Kore Kore İşçi Partisi Merkez Askeri Komisyonu, Temmuz 2026’da Kore Halk Ordusu’nun nükleer kapasitesini genişletme ve güçlendirme kararı aldı. Kuzey Kore parlamentosu ise 2023 yılında anayasada değişikliğe giderek ülkenin askeri nükleer program geliştirme hakkını yasal güvenceye bağlamıştı.
Kore Savunma Analizleri Enstitüsü’nün (KIDA) 2025 verilerine göre Kuzey Kore, Batılı araştırma merkezlerinin tahminlerinin iki ila üç katı üzerine çıkarak 150 nükleer başlığa ulaşmış durumda.
Sağcı Yoon Suk-yeol’un devlet başkanı olduğu 2023 yılında Güney Kore Dışişleri Bakanlığı, uluslararası toplumun Kuzey Kore’yi bir nükleer güç olarak “asla” tanımayacağını beyan etmişti.
Birleşme Bakanı Jeong’un açıklamaları, Seul’ün gelecekte Kuzey Kore’yi nükleer silahlardan arındırma hedefinden tümüyle vazgeçtiği anlamına gelmiyor; değişiklik doğrudan izlenen taktiği kapsıyor. Nitekim ABD ve Güney Kore’nin resmi söylemlerinde nükleer silahsızlanma vurgusu varlığını koruyor.
The Korea Herald’ın aktardığı haberine göre, ABD, Güney Kore ve Japonya dışişleri bakanlarının 22 Temmuz’da ASEAN toplantıları marjında gerçekleştirdiği üçlü görüşmenin ardından ortak bir bildiri yayımlandı.
Bildiride, “Bakanlar Kore Yarımadası’ndaki son gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunmuş, Kore Yarımadası’nın nükleer silahlardan arındırılması hedefini korurken Kuzey Kore’ye karşı caydırıcılık duruşunu sürdürme kararlılıklarını teyit etmiştir” ifadeleri yer aldı.
ABD’nin İran savaşı Güneydoğu Asya’da güven krizini derinleştiriyor
Kuzey Kore’nin yanıtı ne oldu?
ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in Mayıs ayındaki zirvesinin ardından Beyaz Saray, iki liderin “Kuzey Kore’nin nükleer silahlardan arındırılması yönündeki ortak hedefi teyit ettiğini” duyuran bir basın açıklaması yayımladı. Çin makamları bu ifadeyi doğrulamaktan kaçınarak görüşmede yalnızca yarımadadaki durumun ele alındığını bildirmekle yetindi.
Kuzey Kore liderinin kız kardeşi Kim Yo-jong ise ABD’nin açıklamasını tam bir uydurma ve mantıksız bir yalan olarak nitelendirdi.
Kuzey Kore Dışişleri Bakanlığı da resmi açıklamalarında “Kuzey Kore’nin nükleer silahsızlanması konusunun nihai ve geri dönülemez biçimde kapandığını” sık sık hatırlatıyor.
Pyongyang yönetimi, ülkenin nükleer güç statüsünün geri döndürülemez olduğunu ve bu statüden asla vazgeçilmeyeceğini vurguluyor.
Kuzey Kore yönetimi Mayıs 2026’da anayasada tekrar değişikliğe giderek iki Kore devletinin yeniden birleşmesine dair ifadeleri metinden çıkardı ve Güney Kore’yi de-facto bağımsız bir ülke olarak tanıdı.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da 22 Temmuz’da yaptığı açıklamada, Moskova’nın artık Kuzey Kore’nin nükleer silahsızlanması çağrılarına katılmadığını doğruladı.
Rusya’nın 2024 yılında Pyongyang ile imzaladığı müttefiklik anlaşmasının ardından netleşen bu tutuma değinen Lavrov, “Kuzey Kore etrafında, ülkeyi caydırmaya ve hatta askeri eylemlere kışkırtmaya dönük oldukça agresif oyunların oynandığı bir ortamda, Kore Yarımadası’nın nükleer silahlardan arındırılması çağrılarına artık katılmıyoruz” dedi.
Diplomasi2 hafta önceFT: Çin’e bağımlılığı azaltmanın Batı’ya maliyeti 23 trilyon doları aşabilir
Avrupa2 hafta önceİngiltere çelik üreticisi British Steel’i kamulaştırdı
Görüş2 hafta önceNATO 2.9: Atlantik cephesinin çok kutuplu paradoksu
Ortadoğu2 hafta önceİran Dışişleri: Hakan Fidan’ın karşılaştırması hayret verici ve yanlıştır
Rusya2 hafta önceRus bankalarından Türkiye’deki ödemelere blokaj
Amerika2 hafta önceLindsey Graham’a muhtaç olan sistem
Asya2 hafta önceDeepSeek, önümüzdeki yıl halka arz planlıyor
Asya2 hafta önceÇin küresel kaz ciğeri üretiminin yeni merkezi oldu











