Bizi Takip Edin

Asya

Güney Koreli SK Hynix, ABD borsalarında 29 milyar dolarlık halka arza hazırlanıyor

Yayınlanma

Güney Koreli çip üreticisi SK Hynix, ABD’de 29,65 milyar dolar büyüklüğe ulaşabilecek bir halka arz planladığını duyurdu. Açıklamanın ardından şirketin hisseleri tarihi zirvesini yenilerken, yükselişte rakip üretici Micron’un güçlü çeyrek sonuçları da etkili oldu.

Güney Koreli bellek çipi üreticisi SK Hynix, ABD’de 29,65 milyar dolar büyüklüğe ulaşabilecek bir halka arz planladığını duyurdu.

Bu gelişmenin ardından şirketin hisseleri keskin bir yükseliş kaydetti. Yükselişte, şirketin ABD listeleme planlarının yanı sıra sektördeki en büyük rakiplerinden Micron’un güçlü çeyrek dönem sonuçları da etkili oldu.

25 Haziran Perşembe günü gerçekleştirilen işlemlerde SK Hynix hisseleri, bir önceki günün kapanışına göre yüzde 15,8 artışla gün içinde en yüksek 2.987.000 von seviyesine ulaşarak tarihi zirvesini tazeledi.

Şirketin hisseleri günü yüzde 13,06 değer kazancıyla 2.917.000 von seviyesinden tamamladı.

Aramco halka arzına yakın büyüklük

SK Hynix, NASDAQ borsasında Amerikan Depozito Makbuzu (ADR) formunda 17,79 milyon yeni hisse senedi ihraç etmeyi planlıyor. İhracın toplam büyüklüğünün 45,45 trilyon vona (yaklaşık 29,65 milyar dolar) ulaşabileceği belirtiliyor.

Bu tutar, Suudi Arabistan devlet petrol şirketi Saudi Aramco’nun 2019 yılında gerçekleştirdiği 29,4 milyar dolarlık rekor ilk halka arz (IPO) hacmiyle benzer bir büyüklüğe işaret ediyor.

Şirket, ADR işlemlerinin 10 Temmuz’da başlamasını beklemekle birlikte bu tarihin değişebileceğini ifade etti.

Şirket tarafından yapılan açıklamada, ABD’deki listelemenin yatırımcı tabanını genişleteceği ve şirketin “gerçek kurumsal değerinin tam olarak takdir edilmesine” olanak tanıyacağı belirtildi.

CNBC’nin aktardığı şirket açıklamasına göre SK Hynix, yapay zeka alanındaki teknolojik inovasyonun merkezi olan ABD pazarına erişim sağlayarak küresel şirket statüsünü güçlendirmeyi hedefliyor.

Analistler değerleme farkının kapanmasını bekliyor

SK Hynix hisseleri son 12 ayda on kattan fazla (yüzde 950’ye yakın), yılbaşından bu yana ise 4,5 kat (yüzde 350’ye yakın) değer kazanmasına rağmen rakiplerine kıyasla iskontolu işlem görmeye devam ediyor.

Şirketin fiyata göre ileriye dönük kazanç oranı (F/K) 7,5 seviyesinde bulunurken, bu oran Micron için 9,5, TSMC için ise 21 seviyesinde seyrediyor. Analistler, ABD’deki listelemenin bu değerleme farkını kapatabileceğini düşünüyor.

Klay Group Hisse Senetleri Grubu Başkanı Adil Ebrahim, Bloomberg’e yaptığı değerlendirmede, “ABD’de likit bir listeleme, SK Hynix’in yarı iletken sektörünün küresel liderleri arasında yer almasına yardımcı olabilir. Tıpkı ADR ihraçları büyük ölçekli kurumsal yatırımcı çeken ve primli değerlemeyle işlem gören TSMC gibi” ifadesini kullandı.

Uzmanlar ayrıca bu adımın küresel yatırımcıların hisseye erişimini kolaylaştıracağını belirtiyor.

Futurum Group Yarı İletken ve Altyapı Grubu Başkanı Rolf Bulk, CNBC’ye yaptığı açıklamada, “SK Hynix, yapay zeka odaklı bellek talebine yatırım yapmanın en belirgin yollarından biri ancak sadece Kore’de listelenmiş olması birçok küresel yatırımcının erişimini kısıtlıyordu” değerlendirmesinde bulundu.

Bununla birlikte, ABD’deki ADR fiyatlarının Güney Kore’deki hisselere kıyasla oluşturabileceği potansiyel primin, hisselerin birbirine dönüştürülebilirliğine bağlı olacağı ifade ediliyor.

Uzmanlar, dönüşümün TSMC örneğindeki gibi kısmi olması durumunda ABD’deki ADR priminin korunabileceğini, tam dönüşüm imkanı sağlanması halinde ise değerlemelerin eşitleneceğini kaydediyor.

İktisatçı Pettifor: Kredi piyasaları ile derecelendirme kuruluşları yangını körüklüyor

Yapay zeka çipi pazarında arz yetersizliği sürüyor

SK Hynix hisselerindeki yükselişi destekleyen bir diğer unsur, ABD merkezli rakip üretici Micron’un beklentilerin üzerinde gelen çeyrek dönem mali sonuçları oldu.

CNBC, bu sonuçların yapay zeka odaklı bellek çipi pazarında arz yetersizliğinin devam ettiğini doğruladığını ve sektördeki diğer şirketler için olumlu bir sinyal teşkil ettiğini aktardı.

Yatırımlarını artırmaya devam eden SK Hynix, Güney Kore’nin Yongin kentinde 2027 yılında faaliyete geçmesi planlanan yarı iletken kümelenme projesini yürütüyor.

Şirket aynı zamanda ABD’deki ilk tesisi olacak Indiana’daki 4 milyar dolarlık çip paketleme fabrikasının inşaatına devam ediyor.

Asya

Hindistan, Ortadoğu’ya bağımlılığını azaltmak için derin deniz petrol aramalarına 8,8 milyar dolar ayırdı

Yayınlanma

Hindistan hükümeti, yabancı enerji kaynaklarına bağımlılığını azaltmak amacıyla derin denizlerde petrol ve doğal gaz aramalarını desteklemek için 840 milyar rupi (8,8 milyar dolar) yatırım yapacak. Hükümet, sondaj sübvansiyonlarıyla yabancı şirketleri ülkeye çekmeyi hedefliyor.

Devlet desteği, derin deniz aramalarının şirketler açısından taşıdığı mali riski azaltacak ve aktif yatırımları teşvik edecek. Destek, her bir derin deniz kuyusu için 6,75 milyar rupiyle ya da sondaj masraflarının yüzde 50’siyle sınırlandırılacak; bunlardan hangisi daha düşükse o tutar uygulanacak.

Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin kabinesi geçen hafta Ulusal Açık Deniz Arama Programı’nı, diğer adıyla Samudra Manthan’ı onayladı ve bunu ülkenin “bugüne kadarki en iddialı açık deniz arama girişimi” olarak nitelendirdi.

Modi yönetimi, orta ve uzun vadede ekonomik büyüme açısından daha fazla yerli petrol ve doğal gaz üretimini ve enerji ithalatına bağımlılığın azaltılmasını hayati önemde görüyor.

Program, Hindistan’ın doğusundaki Bengal Körfezi’nde, batısındaki Umman Denizi’nde ve güneydoğusundaki Andaman Denizi’nde yapılacak sondajları kapsıyor. Ülkenin münhasır ekonomik bölgesinde daha önce savunma gerekçeleriyle kısıtlanan alanlar artık büyük ölçekli sondaj faaliyetlerine açılacak.

ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü savaş, son dönemde Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanması nedeniyle ham petrol ihracatında aksamalara yol açtı ve küresel petrol ürünleri fiyatlarını yükseltti.

Hindistan, ham petrol talebinin yaklaşık yüzde 90’ını ithalatla karşılıyor. Bu oran 2014’ten bu yana yükseliş eğiliminde bulunurken, ülkenin başlıca tedarikçileri Rusya ve Ortadoğu. Güney Asya ülkesi, elektrik üretimi ve araçlarda kullanılan doğal gaz ihtiyacının da yaklaşık yarısını ithalat yoluyla karşılıyor.

Modi, durumu ele almak üzere ulusal güvenlik ve savunma alanındaki en üst düzey karar alma organını birkaç kez toplantıya çağırdı. Hükümet, istikrarlı enerji arzını en önemli önceliklerden biri olarak görüyor.

Yeni planın hedeflerinden biri de yalnızca yasal reformlar ve deregülasyon yoluyla ülkeye çekilemeyen Avrupa, ABD ve Japonya merkezli büyük petrol şirketlerini mali desteklerle Hindistan’a çekmek.

Hindistan’ın yerli petrol ve doğal gaz üretimi, petrol sahalarının yaşlanması ve yeni arama faaliyetlerinin yetersiz kalması nedeniyle düşük seyrediyor. Hükümet, ülkenin hidrokarbon kaynak tabanını mevcut 1,6 milyar ton petrol eşdeğerinden 2,2 milyar ton petrol eşdeğerine çıkarmayı hedefliyor.

Planın, arama ve üretim değer zincirinin tamamında istihdam yaratması ve yatırımları artırması bekleniyor.

Hint düşünce kuruluşu Observer Research Foundation’da araştırmacı olan Sayantan Haldar’a göre, tedarik zincirlerinin birer araç ve silah haline geldiği bir ortamda enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi hayati önem taşıyor. Haldar, denizlerdeki enerji kaynaklarına odaklanmanın Hindistan’ın ulusal dayanıklılığını en üst düzeye çıkarmak açısından kritik bir strateji olduğunu belirtiyor.

Program, yarı iletkenler ve elektrikli araçlar için uygulanan stratejiler de dahil olmak üzere, büyük sübvansiyonlarla ileri yabancı teknolojilerin ülkeye getirilmesini birleştiren benzer devlet öncülüğündeki sanayi politikalarının devamı niteliğinde.

Okumaya Devam Et

Asya

Çin, Kuzey Kutbu üzerinden geçen ‘Buz İpek Yolu’ ile deniz taşımacılığındaki darboğazları aşıyor

Yayınlanma

Kutup buzlarının erimesinin Avrupa ile Asya arasındaki yolculuğu kısaltması ve gemilerin deniz taşımacılığındaki darboğazlardan kaçınmaya çalışmasıyla Kuzey Kutbu, dünyanın geleneksel denizcilik rotalarına uygulanabilir bir alternatif olarak öne çıkıyor.

Türkiye ve Kuzey Afrika pazarlarına odaklanan Çinli konteyner taşımacılığı şirketi Sea Legend, bu hafta Kuzey Kutbu üzerinden ilk düzenli konteyner taşımacılığı hizmetini başlatacak.

Çin’in doğu kıyısındaki Ningbo ile İngiltere’deki Felixstowe arasındaki yolculuğunda Rusya’nın kuzey kıyılarını takip edecek. Şirket, bir zamanlar Çin ile Avrupa’yı birbirine bağlayan İpek Yolu ticaret güzergâhına atıfla bu hizmeti “Buz İpek Yolu” olarak adlandırdı.

Yolculuk, Kuzey Kutup Dairesi’ndeki koşullara bağlı olarak iki liman arasındaki normal 40 günlük seyir süresini yaklaşık yarıya indirecek. Bu adım, geçen yaz Kuzey Deniz Rotası üzerinden gerçekleştirilen geçişlerin 23 ile rekor seviyeye ulaşmasının ardından geldi. 2024’te bu sayı 15’ti.

Yaz aylarında deniz buzları, gemilerin buz kırıcı özelliğine ihtiyaç duymadan geçiş yapmasına imkân verecek kadar kuzeye çekiliyor.

Bölgenin kontrolü konusunda jeopolitik rekabet sürmesine rağmen, denizcilik şirketleri Bab el-Mendeb Boğazı gibi darboğazlardan kaçınmanın bir yolu olarak bu rotaya giderek daha fazla ilgi gösteriyor. Yemenli Husiler geçen ay Kızıldeniz’e açılan bu boğaza ilişkin tehditlerini yeniden gündeme getirmişti.

Husi militanları, 23 Temmuz’da Kızıldeniz’de iki Suudi Arabistan tankerine saldırdıklarını açıklamış, bunun ardından petrol fiyatları yeniden varil başına 100 doların üzerine çıkmıştı.

Sigorta şirketi Allianz’ın küresel denizcilik risk danışmanlığı başkanı Rahul Khanna, “Kuzey Kutbu ve Kuzey Deniz Rotası üzerinden trafikte belirgin bir artış yaşandı” dedi.

Financial Times’a konuşan Khanna, “Gemiler ve gemi sahipleri artık bunu öncelikle büyük ölçüde zaman ve maliyet tasarrufu sağlamak, aynı zamanda tüm jeopolitik darboğazları ve çatışma bölgelerini devre dışı bırakmak için daha büyük bir fırsat olarak görüyor” diye konuştu.

Kuzey Deniz Rotası, farklı buz koşullarına bağlı olarak Rosatom kontrolündeki Kuzey Deniz Rotası İdaresi tarafından belirlenen farklı kuralların geçerli olduğu 28 bölüme ayrılıyor. Rusya devlet kontrolündeki şirket, bölgeden geçiş için seyir izinlerini veriyor.

Maersk’in 2018’de Vladivostok ile St Petersburg arasında Kuzey Kutbu rotasını kullanan ilk konteyner gemisini göndermesine rağmen, Danimarkalı deniz taşımacılığı şirketi ve çok sayıda başka Avrupalı şirket, hassas Kuzey Kutbu ekosistemine zarar verme endişesiyle bu rotayı kullanmayacaklarını taahhüt etmişti.

Ancak Kuzey Kutbu bölgesinin deniz taşımacılığında kullanılmasına yönelik artan ilgi, buz sınıfı gemilere verilen siparişlerdeki yükselişte de görülüyor. Denizcilik veri şirketi Veson Nautical’a göre geçen yıl 167 buz sınıfı gemi inşa edildi. Bu, on yılı aşkın sürenin en yüksek seviyesi olurken, bu yıl 164 geminin daha inşa edilmesi planlanıyor.

Bununla birlikte Kuzey Kutbu, buz sahalarında seyir konusunda deneyimli olması gereken denizciler açısından hâlâ ciddi zorluklar barındırıyor. Bölgenin çok kuzeyinde GPS sistemleri zaman zaman çalışmadığı için bu seyir çoğu zaman GPS desteği olmadan gerçekleştirilebiliyor.

Gemilerin ayrıca, deniz araçları için sıkı güvenlik ve çevre koruma standartları belirleyen Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün Kutup Kodu’na uyması gerekiyor.

Khanna, “Buz kırıcı imkânları mevcut değilse gemilerin mahsur kalma ihtimali yüksek” dedi ve son beş yılda Kuzey Deniz Rotası’nın kullanımıyla ilgili bilgi taleplerinde artış olduğunu ekledi. “Kuzey Kutbu’nda bir kaza yaşarsak kurtarma, yardım, yangınla mücadele veya tahliye imkânlarımız sınırlı. Kuzey Kutbu’nda acil bir durum veya kazayla başa çıkmak çok daha zor” diye vurguladı.

Allianz’ın analizine göre, son 10 yılda Kuzey Kutup Dairesi’nde 500’den fazla denizcilik vakası rapor edildi. Bunların neredeyse yarısının nedeni makine hasarı veya arızasıydı.

Okumaya Devam Et

Asya

Japonya, Palantir’den yararlanmayı değerlendiriyor

Yayınlanma

Japonya, Palantir’in Maven sistemi ve Anduril’in Lattice’i de dahil olmak üzere ABD yapımı yapay zeka (AI) platformlarını, ordu birimlerinin komuta ve kontrol yapısı içine entegre etmeyi değerlendiriyor.

Nikkei Asia’nın haberine göre, Japonya’nın karar alma süreci, yapay zekayı komuta yapılarına daha erken entegre eden ABD ordusuna kıyasla hâlâ daha yavaş ilerliyor.

Haberde, bu farkın iki ordu arasındaki komuta ve kontrol mekanizmalarını aksatma riski taşıdığını bildirdi.

Japon öz savunma güçleri (SDF) şu anda komuta ve kontrol sistemlerinde herhangi bir yapay zeka kullanmıyor.

Fakat Tokyo, operasyonel kararları desteklemek üzere karşı saldırılar, füze savunması ve insansız hava aracı kontrolü için ayrı platformlar içeren çeşitli sistemleri devreye almayı planlıyor.

Bu platformlara SDF’ye ait gizli bilgiler aktarılmak zorunda kalınacak; bu durum, yabancı şirketlerin erişimi ve bu şirketlerin hizmetler ile işlevler üzerinde uygulayabileceği kısıtlamalar konusunda endişeleri artırıyor.

Tokyo, daha sonra yabancı teknolojiyi yerli yapay zeka ile değiştirme imkânı bırakarak ve veri merkezleri ile diğer altyapıyı Japonya içinde kurarak bu riski sınırlamayı umuyor.

Japon modelleriyle yapay zeka egemenliği konusunda güçlü bir çaba gösterilse de, hükümet, yeteneklerin hızla artırılması için ABD sistemlerine bağımlılığı kaçınılmaz olarak görüyor.

Maven Akıllı Sistemi, şubat ayında ABD-İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaş sırasında yoğun bir şekilde kullanıldı.

Sistem, 24 saatlik bir süre içinde 3.000’den fazla hedefleme seçeneği üretti ve sınıflandırma doğruluğu yaklaşık yüzde 60 olarak gerçekleşti; buna karşılık insan analistlerin doğruluk oranı yüzde 84 idi.

IRGC, 31 Mart’ta Palantir’i, Batı Asya’daki tesislerini meşru hedefler olarak ilan ettiği 18 ABD’li teknoloji şirketi arasında saymıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English