Amerika
Cumhuriyetçi senatörlerden Trump’a ‘misilleme’ uyarısı

Cumhuriyetçi senatörler, ABD Başkanı Trump’ın kendisini eleştiren parti içi isimleri hedef alan tasfiye adımlarının Kongre’deki yasama gündemini sekteye uğratabileceği uyarısında bulunuyor. Senato kanadındaki isimler, sadakat beklentisiyle yürütülen bu kampanyanın, kritik yasaları geçirmek için gereken oy çoğunluğunu riske attığını vurguluyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisine karşı çıkan veya eleştiri yönelten Cumhuriyetçi Kongre üyelerini görevden uzaklaştırma konusundaki başarısı, Kongre’deki parti mensupları arasında endişe yaratıyor.
Bazı senatörler, bu cezalandırma ve misilleme turlarının, başkanın kendi yasa tasarılarını Kongre’den geçirmesini zorlaştırarak ters tepebileceğini ifade ediyor.
Trump, cumartesi günü Louisiana’daki ön seçimlerde destekçilerine çağrıda bulunarak Senatör Bill Cassidy’nin mağlup edilmesini sağladı.
Salı günü ise Kentucky’nin 4. Seçim Bölgesi’nde Temsilciler Meclisi Üyesi Cumhuriyetçi Thomas Massie’nin koltuğundan edilmesi için seçmenleri harekete geçirdi.
Gelişmeler, Trump’ın şimdi de uzun süredir bu görevde bulunan bir diğer Cumhuriyetçi isim olan Teksas Senatörü John Cornyn’i hedef aldığını gösteriyor.
ABD Başkanı, Cornyn hakkında “zor zamanlarımda beni desteklemedi” ifadesini kullandı.
Trump, salı günü Cornyn’in ön seçimdeki rakibi olan eyalet Başsavcısı Ken Paxton’ı desteklediğini açıklayarak, gelecek hafta yapılacak ön seçim ikinci turu öncesinde Paxton’a güçlü bir avantaj sağladı.
Cumhuriyetçi senatörler, Trump’ın parti içi seçmenler üzerindeki etkisini kanıtladığını kaydetmekle birlikte, kendi partisinden seçilmiş yetkilileri saf dışı bırakma çabalarının kendi yasama gündemini zora sokabileceği uyarısını paylaşıyor.
Kuzey Karolina Senatörü Thom Tillis, Trump’ın Cumhuriyetçi senatörlerle yaşadığı çekişmelerin, üst kamarada öncelikli yasaları geçirmek için gereken 60 oya ulaşmayı son derece güçleştirebileceğini vurguladı.
Tillis, “Gelecekte elde edeceğiniz bir nitelikli çoğunlukla neredeyse hiçbir iş yapamamanıza yol açabilecek yapısal bir oy kaybını neden kendiniz yaratıyorsunuz? Bunun mantıklı olduğunu kim, neden düşünsün? Ben oyları sayıyorum” değerlendirmesinde bulundu.
Tillis, Trump’ın adımları nedeniyle Cornyn’in koltuğunu kaybetmesinin, başkanın ajandasına pahalıya patlayabileceğini ifade etti.
Senatör Tillis, özellikle tartışmalı konularda Trump’ın gündemini engelleme hususunda daha cesur davranabilecek Cumhuriyetçi senatör grubuna atıfta bulunarak, “Tanrı’dan dilerim ki John Cornyn haftaya kazansın. Ancak kaybederse, başkanın görev süresinin geri kalanında salt çoğunluk elde etmesini bile engelleyebilecek beş veya altı yapısal oy kaybı yaşanacak” dedi.
Trump’ın Beyaz Saray’a bir balo salonu inşa edilmesi gibi tartışmalı veya kamuoyunda karşılığı olmayan yasaları geçirmesini zorlaştırabilecek bir Cumhuriyetçi senatör grubunun oluşup oluşmadığı sorusuna Tillis, “Evet” yanıtını verdi.
Trump’ın taktikleri nedeniyle partiye yabancılaşan Cumhuriyetçi senatörlerin, kişisel kırgınlıklar sebebiyle başkanın gündemini doğrudan sabote etmesi beklenmiyor.
Ancak bu isimlerin, kamuoyunda destek bulmayan yasaları geçirmek veya yetkinliği tartışmalı adayların onaylanmasını sağlamak için riskli oylamalarda ellerini taşın altına koymaya daha az istekli olacağı belirtiliyor.
Tillis, 90 bin metrekarelik bir balo salonunun inşası için 1 milyar dolara kadar ödenek sağlanması yönündeki baskılara atıfta bulunarak, “Seçmen nezdinde hiçbir faydası olmayan politika kararları için oy vermeye zorlanıyoruz” ifadesini kullandı.
Eski ABD Başkanı Ronald Reagan’ın “Hiçbir Cumhuriyetçi yol arkadaşının arkasından kötü konuşmayacaksın” şeklindeki ünlü ilkesine karşın, Senato Çoğunluk Lideri John Thune, büyük yasama başarıları elde etmenin yolunun ekip çalışmasından geçtiğini düzenli olarak vurguluyor.
Bazı Cumhuriyetçi senatörler, Trump’ın, kendi gündemini ilerletmek için yoğun çaba harcamış olan parti arkadaşlarına yönelik saldırılarının amaca hizmet etmediğini ve ters tepebileceğini belirtiyor.
Thune, çarşamba günü gazetecilere yaptığı açıklamada, “Görevdeki ABD senatörlerini hedef almanın her zaman bir sonucu olur” dedi.
Thune, Trump’ın ön seçimlerde dilediği adayları destekleme hakkı olduğunu kaydetti ancak bu durumun, Beyaz Saray balo salonu gibi öncelikli hedefler için gereken oyların toplanmasını karmaşıklaştırabileceği uyarısında bulundu.
Thune, “Kuşkusuz favori isimleri ve desteklemek istediği kişiler var, bu onun takdiridir. Ancak bizim burada yapmamız gereken şey bir yasama gündemini yürütmektir. Elbette bu süreç biraz daha karmaşık hale gelebilir” açıklamasında bulundu.
Thune, Senato Sağlık, Eğitim, Çalışma ve Emeklilik Komisyonu Başkanlığı görevini yürüten ve Sağlık ve Sosyal Hizmetler Bakanı adayı Robert F. Kennedy Jr. gibi Trump’ın tartışmalı isimlerinin onaylanmasında önemli rol oynayan Cassidy’nin yeniden seçilmesini desteklemişti.
Cassidy ayrıca, Obamacare kapsamındaki süresi dolmuş desteklerin yerine Sağlık Tasarruf Hesapları kurulmasını öngören planıyla, geçen sonbahardaki sağlık reformu tartışmaları sırasında Cumhuriyetçi senatörlere önemli bir siyasi koruma alanı sağlamıştı.
Trump’ın, rakibinin Louisiana ön seçimlerinde üçüncü olmasını kutlamasından günler sonra Cassidy, ABD askerlerinin İran’a karşı görevlendirilmesini önleyen Savaş Yetkileri Yasası tasarısına destek veren dördüncü Cumhuriyetçi senatör oldu.
Cassidy yaptığı açıklamada, hükümet süreç hakkında netlik sağlayana kadar savaş yetkisinin uzatılmasına destek veremeyeceğini aktardı.
Cassidy, “Yönetimin İran’ın nükleer programını devre dışı bırakma çabalarını desteklemekle birlikte, Beyaz Saray ve Pentagon, Kongre’yi ‘Destansı Öfke Operasyonu’ konusunda karanlıkta bıraktı” dedi.
Cassidy ayrıca bu hafta, bütçe dengeleme paketinde yer alan Beyaz Saray balo salonu bütçesine karşı oy kullanacağını açıkça belirtirken, Trump yönetiminin destekçileri için bir hukuki savunma fonu kurma teklifini “örtülü ödenek” olarak nitelendirerek eleştirdi.
Thune, Trump’ın ilk döneminde Senato Cumhuriyetçi Grubu Denetçisi (Whip) olarak ajandanın yasalaşmasında büyük rol oynayan, vergi düzenlemeleri ile adayların onay süreçlerinde sadık bir şekilde oy kullanan Cornyn’e de güçlü destek veriyor.
Cornyn, çarşamba günü yaptığı açıklamada, “Başkanın beni desteklememiş olmasından dolayı hayal kırıklığına uğradım” dedi ancak kendinden emin bir duruş sergilemeye çalıştı.
Cornyn, “Bugüne kadar katıldığım tüm seçimler arasındaki en iyi ekibe ve en iyi plana sahibiz. Seçmenleri sandığa götüreceğiz ve kazanacağız” ifadelerini kullandı.
Trump’ın tasfiye hamlelerinin Kongre’deki gündemine nasıl yansıyacağı sorulduğunda Cornyn, “Bu konuda kendi çıkarımlarınızı kendiniz yapın” yanıtını verdi.
Alaska Senatörü Lisa Murkowski ise Trump’ın “kendine göre görüşleri olduğunu ve kendisine sadık kalacağını düşündüğü kişileri görevde görmek istediğini” belirtti.
Ancak Murkowski, “Başkanın, John Cornyn gibi ilkeli, güçlü ve sağlam bir siyasetçi yerine Paxton’ı desteklemesinin akıllıca olduğunu kesinlikle düşünmüyorum” diye ekledi.
Murkowski, “Başkan kararını verdi ve bence bu durum şu anda Cumhuriyetçi grubumuz içindeki işleri zorlaştırıyor. Kendi gündemini zorlaştırıyor, aynı zamanda başkanı desteklemek için orada bulunmak isteyen Cumhuriyetçi ekibin işini de güçleştiriyor” dedi.
Murkowski, Trump’ın Paxton’a verdiği destek hakkında, “Bu süreç, kendi ekibinize karşı değil, birbirinizle birlikte çalışmayı gerektirir. Burada ise kendi ekibine karşı çalışıyormuş gibi bir izlenim oluştu” değerlendirmesini yaptı.
Trump’ın Cassidy’ye yönelik ağır hakaretleri hakkında konuşan Murkowski, “Karşı çıkılacak pek çok rakip varken, neden tekrar kendi ekibinizin üyelerini hedef alıyorsunuz? Bunun başkana hiçbir fayda sağladığını düşünmüyorum. Cumhuriyetçilere karşı kişisel bir kin gütmesindeki mantığı anlamıyorum” dedi.
Amerika
New York eyaleti Kalshi platformuna 36 milyar dolarlık dava açtı

ABD’de New York Eyaleti Başsavcısı Letitia James, tahmin pazarı platformu Kalshi’ye lisanssız ve yasa dışı kumar oynattığı gerekçesiyle dava açtı. Eyalet yönetimi, şirketin New York’taki faaliyetlerinin yasaklanmasını, kullanıcılara fonlarının iade edilmesini ve en az 36 milyar dolar ceza ödenmesini talep ediyor.
New York Eyaleti Başsavcısı Letitia James, en büyük tahmin pazarı platformlarından biri olan Kalshi’ye karşı lisanssız yasa dışı şans oyunları düzenlediği suçlamasıyla dava açtı.
Eyalet yetkilileri, servisin eyaletteki faaliyetlerinin yasaklanmasını, kullanıcılara fonlarının geri ödenmesini ve şirketten en az 36 milyar dolar tahsil edilmesini talep ediyor.
New York yetkililerinin değerlendirmesine göre Kalshi, eyalet sakinlerinin eyalet şans oyunları komisyonundan lisans almadan spor, kültür olayları ve seçimler üzerine bahis oynamasına izin verdi.
Dava dilekçesinde ayrıca şirketin yasalarla öngörülen vergileri ödemediği ileri sürülüyor.
Tahmin pazarları (prediction markets), kullanıcıların “evet” veya “hayır” jeton-bahisleri satın alarak spor, siyaset ve daha birçok olayın sonucu üzerine bahis oynadığı platformlar olarak tanımlanıyor.
Bahsin piyasa fiyatı, olasılığa dair kolektif değerlendirmeyi yansıtıyor. Örneğin 0,20 dolar, olayın gerçekleşme şansının yüzde 20 olduğunu gösteriyor.
Kazanan jetonlar her biri için 1 dolar kazandırırken, kaybeden jetonlar sıfırlanıyor. Jetonlar, sonuç gerçekleşene kadar platformların içinde bir borsadaki gibi takas edilebiliyor.
Kalshi ve Polymarket bu alandaki en büyük iki platform konumunda. Kalshi, ABD Emtia Vadeli Ticaret Komisyonu (CFTC) lisansına, New York Menkul Kıymetler Borsasının (NYSE) işletmeci şirketinin desteğine ve televizyon kanalları, medya, spor birlikleri ile büyük kripto borsalarıyla ortaklıklara sahip.
Blokzincir üzerinde çalışan Polymarket ise başlangıçta kripto para ortamından çıktı. Her iki servis de milyarlarca dolarlık değerlemelere ve onlarca milyon dolarlık yatırımlara sahip.
New York yetkilileri davayla eş zamanlı olarak mahkemeden, yargılama sona erene kadar Kalshi’nin eyalet sakinlerine ilgili olay sözleşmelerini sunmasının yasaklanmasını istedi.
Eyalet yönetimi ayrıca, şirketin kullanıcılara fonlarını tamamen tazmin etmesini, bu ürünlerden elde edilen tüm geliri iade etmesini, yasa dışı yollardan elde edilen hasılatın üç katı tutarında ceza ve bu tür sözleşmelerin her bir teklifi için 100 bin dolar ödemesini talep ediyor.
Mahkeme belgelerine göre, talep edilen toplam tazminat miktarı en az 36 milyar doları bulabilir. Nihai miktar, tam finansal hesaplamanın ardından belirlenecek.
New York Eyaleti Valisi Kathy Hochul konuya ilişkin açıklamasında, “Kalshi, tüketicileri koruyan, sorunlu kumarın gelişmesini önleyen, önemli devlet programlarının finansmanını sağlayan ve tüm şirketlerin tek bir kurala göre çalışmasını garanti eden New York’un kumar yasalarını göz ardı etmeyi seçti” dedi.
CoinDesk’in hesaplamalarına göre, son Dünya Kupası sırasında Kalshi, Polymarket ve onların daha küçük ölçekli rakipleri 50 milyar dolardan fazla bahis işledi.
Bu miktar, tüm Amerikalı bahis şirketlerinin toplamından katbekat fazla bir büyüklüğe karşılık geliyor.
New York eyaletinin davası, düzenleyici kurum CFTC’nin mahkeme yoluyla ayrı eyaletlerin yetkililerinin CFTC onaylı tahmin pazarı platformlarına karşı tedbir uygulamasının yasaklanmasını talep etmesinin ertesi günü açıldı.
Daha önce ABD’nin diğer eyaletlerinin yetkilileri de Kalshi ve Polymarket ile mahkemelik olmuştu.
Tahmin pazarlarındaki kripto para bahisleri son iki yılda büyük popülerlik kazandı. Ancak ülkeler birbiri ardına tahmin pazarlarını yasa dışı kumar kapsamına alıyor.
Bu tür bahislerin yasa dışı olduğunu belirten ve Polymarket’i engelleyen son ülkelerden biri Çekya oldu.
Daha önce benzer tedbirler Almanya, Belçika, Romanya, İsviçre, Polonya, Yunanistan, Kıbrıs, Portekiz, İspanya ve Ukrayna tarafından alındı.
Hollanda, Fransa ve Birleşik Krallık da platformun faaliyetlerinin kumar mevzuatına girebileceğini bildirdi.
Amerika
Cumhuriyetçi senatörler Trump’ın Adalet Bakanı adayı Blanche’a karşı

ABD’de Cumhuriyetçi Senatörler John Cornyn ve Thom Tillis, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulması planlanan fonun iptal edildiğine dair yazılı garanti verilene kadar Todd Blanche’ın adalet bakanlığı adaylığını desteklemeyeceklerini bildirdi. İki senatörün muhalefeti üzerine Senato Yargı Komisyonundaki oylama iptal edilirken ABD Başkanı Donald Trump adaylığı geri çekebileceğini açıkladı.
ABD Başkanı Donald Trump’ın bir sonraki adalet bakanı olarak belirlediği ve halen bakan vekili olarak görev yapan Todd Blanche’ın adaylığı, Senato Yargı Komisyonundaki iki Cumhuriyetçi üyenin muhalefeti nedeniyle belirsizliğe girdi.
Teksas Senatörü John Cornyn ve Kuzey Karolina Senatörü Thom Tillis, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulması önerilen “hukukun araçsallaştırılmasına karşı mücadele” fonunun tamamen kaldırıldığına dair yazılı bir garanti talep ediyor.
Senato Yargı Komisyonunda yer alan Cornyn veya Tillis’ten gelecek tek bir “hayır” oyu, Blanche’ın adaylık sürecini engelleme gücüne sahip bulunuyor. Komisyon, iki senatörün karşı duruşu nedeniyle perşembe sabahı yapılması planlanan oylamayı iptal etti.
İki senatörün Trump ile görüş ayrılığı yaşadığı tek konu Blanche’ın adaylığı değil. Kongre’den ayrılmaya hazırlanan ve Trump yönetimiyle sorun yaşayan diğer bazı Cumhuriyetçi milletvekilleri de başkanın çeşitli pozisyonlarına karşı tavır alıyor.
“YOLO” grubu ve Kongre’deki dengeler
Kongre çevrelerinde şakayla karışık “YOLO” grubu olarak adlandırılan bu yapı, ocak ayında görev süreleri dolacak olan ve artık Trump’a siyasi bir bağımlılığı kalmadığı belirtilen Cumhuriyetçilerden oluşuyor.
İngilizce “sadece bir kez yaşarsın” (you only live once) ifadesinin kısaltması olan “YOLO”, gelecekteki sonuçları önemsemeden hareket eden tavırları tanımlamak için kullanılıyor.
Bu gruptaki isimlerin bir kısmı emekli olmayı tercih ederken, bir kısmı ise Cumhuriyetçi Parti içindeki ön seçimlerde Trump’ın desteklediği adaylara karşı kaybetti.
Senatoda bu grupta yer alan isimler arasında, bu yılki ön seçimleri kaybeden Teksas Senatörü Cornyn ve Louisiana Senatörü Bill Cassidy ile Trump’ın “Tek Büyük, Güzel Yasa” tasarısı nedeniyle başkanla ters düşerek geçen yıl emekli olacağını açıklayan Kuzey Karolina Senatörü Tillis bulunuyor. Her üç isim de önemli konularda başkanla görüş ayrılığı yaşadı.
Temsilciler Meclisinde ise Trump’ın müttefiki bir adaya ön seçimi kaybeden Kentakki Temsilcisi Thomas Massie ile yıl sonunda emekliye ayrılacak olan Nebraska Temsilcisi Don Bacon bu grupta yer alıyor.
Trump adaylığı geri çekebileceğini belirtti
YOLO grubunun farklı üyeleri başka konularda Trump’a karşı gelse de Blanche’ın adaylığının onaylanmasında kilit rolü Cornyn ve Tillis elinde tutuyor.
Senato Yargı Komisyonu Başkanı Chuck Grassley’nin, Blanche’ın Adalet Bakanlığına kalıcı olarak atanmasını değerlendirmek üzere yapılması planlanan toplantıyı iptal etmesinin ardından Trump, perşembe günü yaptığı açıklamada adaylığı geri çekmeyi değerlendireceğini söyledi.
Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda Cornyn ve Tillis’in Blanche’ın adaylığı konusunda net bir tutum sergilemekten kaçındığını vurguladı.
Trump paylaşımında, “Todd Blanche bir YILDIZ ve herkes bunu biliyor! Tüm zamanların en büyük adalet bakanlarından biri olma potansiyeline sahip” ifadelerini kullandı.
Açıklamasına devam eden Trump, “Ancak Teksaslı John Cornyn ve Kuzey Karolina’dan Thom Tillis -ki her ikisini de desteklemeyi reddettim ve siyasi kariyerleri benim bu hareketimle sona erdi- her durumda bakan vekili olarak kalacak olan bu harika adaya oy vermeyi reddediyorlar” diye yazdı.
1,8 milyar dolarlık fon tartışması
İki senatörün muhalefetinin merkezinde, Adalet Bakanlığının “taraflı tutumunun” mağduru olduğunu iddia eden kişilere ödeme yapması öngörülen 1,8 milyar dolarlık “adaletin araçsallaştırılmasına karşı mücadele” fonu yer alıyor.
Kongre’deki her iki partiden eleştirmenler, bu fonun 6 Ocak 2021’deki Kongre baskınına katılanlar da dahil olmak üzere Trump’ın müttefiklerine para aktarma aracı olacağını belirterek fona karşı çıkıyor.
Trump, Adalet Bakanlığı ve ABD İç Gelir Servisi (IRS) arasındaki bir uzlaşmanın parçası olarak gündeme gelen fon hakkında Blanche, konunun artık “hükümsüz” olduğunu ve fonun gündemden kalktığını savundu. Ancak Cornyn, bu ayın başlarında Yargı Komisyonundaki onay oturumunda Blanche’ın bu iddiasına şüpheyle yaklaştı.
Cornyn, 15 Temmuz’da oturum salonunun dışında gazetecilere yaptığı açıklamada, “Uzlaşma anlaşması tarafların yazılı izni olmadan değiştirilemez. Tarafların böyle bir yazılı izni yok ve kendisi de bunun bir sözleşme unsuru olarak yürürlüğe konulabileceğini kabul etti” dedi.
Teksas senatörü sözlerini şöyle sürdürdü: “Düzeltmeye çalıştığım kayıtlara geçmesi açısından bunun gerçekten önemli olduğunu düşünüyorum. Sorularıma dürüstçe yanıt verdi ancak bu yanıtlar inevitably konunun kapandığı sonucuna varılmasını sağlamıyor. İleride tekrar gündeme getirilebilir.”
Cornyn, bu yılın başlarında Teksas’taki Cumhuriyetçi ön seçiminde Trump’ın desteklediği Teksas Başsavcısı Ken Paxton’a kaybettikten sonra Beyaz Saray’a yönelik eleştirilerini daha yüksek sesle dile getirmeye başladı.
Komisyondaki diğer Cumhuriyetçi senatör Tillis ise Blanche’ın adaylığına karşı çıkmasının Trump ile yaşadığı anlaşmazlıklardan kaynaklandığı yönündeki iddiaları reddetti.
The Independent gazetesinin haberine göre Kuzey Karolina senatörü perşembe günü gazetecilere yaptığı açıklamada, “Gerçek şu ki, başkandan hiçbir zaman destek talep etmedim, buna rağmen bana destek verdi. Başkan bu tür bir aracı kullandığı anda karşısında Tillis’in yanıtını bulurdu ama bunu hiçbir zaman yapmadı” diye konuştu.
Her iki senatör de fonun resmi ve kalıcı olarak iptal edildiğine dair güvence almadıkları sürece Blanche’ın komisyondan geçmesi yönünde oy kullanmayacaklarını bildirdi.
Blanche komisyondan geçse dahi göreve atanabilmek için Senato genel kurulunda basit çoğunluğun desteğine ihtiyaç duyacak.
Adalet Bakanlığına yönelik eleştiriler sürüyor
Senatör Cassidy, perşembe günü CBS News’ten Nikole Killion’a yaptığı açıklamada, Adalet Bakanlığının mevcut tutumundan “büyük endişe duyduğunu” belirtti. Cassidy, eski Beyaz Saray çalışanı ve 6 Ocak olaylarının kilit tanıklarından Cassidy Hutchinson hakkında soruşturma yürütmek üzere bir büyük jüri oluşturulduğuna dikkati çekti.
Cassidy, “Her Amerikalı Adalet Bakanlığının bir silah gibi kullanılmasından korkmamalı mı? Buna tatmin edici yanıtlar verilemiyorsa, o zaman muhtemelen başka birinin bu göreve gelmesi gerekir” dedi. Cassidy, Blanche’ın “iyi yanıtlar verebilmesi, Tillis ve Cornyn’e bu taahhüdü sunabilmesi ve Hutchinson’a bu süreçlerin neden yürütüldüğünü açıklayabilmesi durumunda yola devam edilebileceğini” ekledi.
Mayıs ayında yapılan ön seçimlerde Trump’ın desteklediği Temsilciler Meclisi Üyesi Julia Letlow’a kaybeden Cassidy, yenilgisinden bu yana geçen aylarda Trump yönetimini ve karşı çıktığı bazı Cumhuriyetçi politikaları açıkça eleştiriyor.
Louisiana senatörü, Blanche’ın adaylığına destek verip vermeyeceği konusunda renk vermeyerek perşembe günü gazetecilere “halen bilgi toplama aşamasında olduğunu” söyledi.
Diğer bazı Cumhuriyetçi senatörler de bu hafta yaptıkları değerlendirmelerde, tartışmanın ön planında Cornyn ve Tillis yer alsa da kendilerinin de adaylık ve fon konusunda endişeleri bulunduğunu bildirdi.
Cornyn ve Tillis perşembe günü Blanche ile bir görüşme gerçekleştirdi, bu nedenle taraflar arasında bir uzlaşma sağlanabileceği belirtiliyor.
Ancak Trump’ın adaylığı geri çekme düşüncesini hayata geçirmesi ihtimaline değinen Cornyn, ön seçimi kazanan Paxton’ın kasım ayındaki genel seçimi kazanmasının kesin olmadığını hatırlattı. Teksas Başsavcısı Paxton, seçilmesi halinde Trump yönetiminin yasama önceliklerine güçlü destek vereceğini taahhüt etmişti.
Buna karşın Paxton, kasım ayındaki seçimlerde Demokrat Eyalet Temsilcisi James Talarico karşısında zorlu bir yarışla karşı karşıya bulunuyor. Cook Political Report, Cornyn’in mayıs ayındaki ikinci tur yenilgisinin ardından bu yarışa ilişkin değerlendirmesini “Muhtemel Cumhuriyetçi” seviyesinden “Cumhuriyetçilere Kayıyor” seviyesine revize etti. Son anketlerde Demokrat adayın farkı açtığı görülüyor.
Cornyn perşembe günü yaptığı açıklamada, “Yani bizi istediği noktada getirdiğini düşünebilir. Ancak gerçek şu ki, Senatör Tillis ve benim yerimizi kimin alacağına dair bir garanti yok. Gelecek yıl elindeki kozlar şu ankinden daha zayıf olabilir. Bu talihsiz bir durum çünkü biz bu kavgayı büyütmemeye çalıştık” ifadelerini kullandı.
Kendi koltuğu “Demokratlara kayıyor” kategorisinde değerlendirilen Tillis de benzer bir uyarıda bulunarak sürecin ters tepebileceğini söyledi.
Tillis, fonun artık yürürlükte olmadığına dair beklentilerin karşılanması durumunda kendisini onaylamaya hazır bir grupla çalışmak yerine, Trump’ın bir sonraki Kongre’deki sandık sayılarını hesaba katması gerektiğini vurguladı.
Amerika
Minnesota’da 30’dan fazla su tesisine siber saldırı

ABD’deki siber güvenlik yetkilileri, Minnesota eyaletinde 30’dan fazla belediye su tesisini hedef alan koordine siber saldırıları araştırıyor. İncelemelerde olası İranlı bilgisayar korsanlarına ait ayrıntılara ulaşıldığı bildirildi. Eyalet ve federal kurumlar, kamu hizmetlerinin aksamaması ve sistemlerin emniyete alınması için ortak çalışma yürütüyor.
ABD’deki siber güvenlik yetkilileri, Minnesota eyaletinde 30’dan fazla belediye su tesisini hedef alan koordine siber saldırıları inceliyor. Soruşturmada olası İranlı bilgisayar korsanlarına ait ayrıntıların yer aldığı belirtildi.
Minnesota Bilişim Teknolojileri (MNIT) kurumu Salı günü saldırılara ilişkin bir uyarı yayımladı.
Kurum; ABD Siber Güvenlik ve Altyapı Güvenliği Ajansı (CISA), ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA) ve Federal Soruşturma Bürosu (FBI) dahil olmak üzere federal kurumlarla koordineli bir inceleme yürüttüklerini duyurdu.
Uyarda yer alan bilgilere göre yetkililer, devam eden soruşturma nedeniyle “faaliyeti henüz belirli bir aktöre bağlamadıklarını” veya saldırıların tek bir aktöre atfedilemeyeceğini kaydetti.
Araştırmacılar, Minnesota genelindeki vakalar arasında saldırı zamanlamaları ve “kullanılan teknoloji türleri” de dahil olmak üzere benzerlikler tespit etmeyi başardı.
MNIT, Minnesota Sağlık Bakanlığının yerel su sistemleri üzerindeki etkileri araştırdığını ekledi. Kurum, şehirlerden “içme suyu kullanımlarını değiştirme” yönünde gelen “herhangi bir aktif talep” bulunmadığını bildirdi.
Pazar ve Pazartesi günleri gerçekleşen saldırılarda, operatörlerin kullandığı bilgisayar ekranları olan “programlanabilir mantıksal denetleyiciler” (PLC) ile “insan-makine arayüzleri” (HMI) hedef alındı.
Minnesota Bilgi Güvenliği Başkanı John Israel, eyaletin bilgileri federal kurumlara ilettiğini ve bu kurumların “bu faaliyeti daha geniş bir ulusal bağlamda değerlendirdiğini” söyledi.
CISA, FBI ve diğer federal kurumlar tarafından 22 Temmuz’da yayımlanan ortak bir uyarıda, İranlı bilgisayar korsanlarının su sistemlerini ve diğer PLC’leri hedef aldığı konusunda uyarıda bulunulmuştu.
Açıklamada ayrıca operasyonel teknoloji (OT) sahipleri ve operatörlerinin “doğrudan internet erişimini sınırlandırmalarının ve güvenli PLC kurulumunu sağlamalarının” önemi vurgulanmıştı.
FBI Siber Bölümü Direktör Yardımcısı Brett Leatherman söz konusu uyarıda, İranlı aktörlerin “ABD’nin kritik altyapısını hedef almaya” ve “Amerikalıların bağımlı olduğu temel hizmetleri aksatmaya devam ettiğini” ifade etmişti.
Bu durum, İran savaşı sırasında ABD’nin ülkedeki kritik altyapıyı hedef alan saldırılarını takip ediyor. ABD ordusu İran’daki bir liman tesisine, enerji altyapısına ve köprülere saldırılar düzenlemişti.
MNIT; su ve atıksu sistemlerine, internetten erişilebilen operasyonel teknolojileri tespit etmeleri ve tesislerdeki uzaktan erişim imkanlarını kontrol etmek gibi adımları derhal atarak sistem güvenliğini sağlamaları tavsiyesinde bulundu.
Dünya Basını7 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 1
Diplomasi3 gün öncePaşinyan’dan Moskova’ya demiryolu resti
Avrupa2 hafta önceBurnham resmen Birleşik Krallık Başbakanı oluyor
Dünya Basını6 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 2
Avrupa2 hafta önceAlmanya, silahlanmak için borçlanıyor
Dünya Basını7 gün önceEski NATO yetkilisi Kujat’tan nükleer kış uyarısı
Asya2 hafta önceDeepSeek kullanıcılarının özel sohbetleri Google’a sızdı
Avrupa6 gün önce‘Yeraltı ülkesi’ geri geliyor: İsviçre sığınaklarında yeni ‘savaş düzenlemesi’












