Bizi Takip Edin

Amerika

Florida, OpenAI’ı dava etti

Yayınlanma

Cumhuriyetçi Florida Başsavcısı James Uthmeier, OpenAI ve CEO’su Sam Altman aleyhine bir dava açtı.

Davada, bu yapay zeka girişiminin ChatGPT uygulamasının güvenli olmadığı ve şirketin ilgili riskler konusunda kamuoyunu yanılttığı iddia ediliyor.

Davada, ChatGPT’nin çocuklar için risk oluşturduğu ve bağımlılık, toplu katliamlara ve intihara yardım ve yataklık etmek dahil olmak üzere “bir dizi zarara” yol açtığı öne sürülüyor.

Dava, eyaletin haksız ticaret uygulamaları, ürün sorumluluğu, kamu düzenini bozma ve ihmal yasalarının ihlal edildiği iddiasıyla hukuki cezalar talep ediyor.

Şikayette, “OpenAI’ın yükselişi, aldatma ağına ve kullanıcıların (Floridalılar dahil) sömürülmesine, OpenAI’ın piyasa değerini kabul edilemez maliyetlerle artırmak için verilerinin ve güvenliklerinin kullanılmasına atfedilebilir,” deniyor.

Bu, bir eyalet tarafından OpenAI ve Altman aleyhine açılan ilk dava ve son dönemde büyük teknoloji şirketlerine karşı açılan bir dizi ürün sorumluluğu davasının ardından geliyor.

Uthmeier, pazartesi günü West Palm Beach’te davayı duyuran basın toplantısında, “Diğer eyaletlerin de bunu takip edeceğini umuyor ve bekliyorum; nihayetinde [AI şirketlerinin] programlamalarını değiştirmeleri gerekiyor,” dedi.

Başsavcı, ChatGPT’nin yardımıyla işlendiği iddia edilen 2025 tarihli bir toplu silahlı saldırıya dikkat çekerek, savcıların, faillerin yapay zeka programıyla olan konuşmalarında başka bir kişi de yer alsaydı ek komplo suçlamaları getirebileceklerine inandıklarını söyledi.

Sosyal medya şirketlerine karşı çeşitli iddiaları içeren bir dizi dava bu yıl mahkemeye taşınıyor; bu iddialar arasında, platformlarının genç kullanıcılar için bağımlılık ve vücut dismorfisi gibi zihinsel sağlık sorunlarına yol açtığı yönündeki suçlamalar da yer alıyor.

New Mexico’daki bir jüri mart ayında Meta’ya 375 milyon dolarlık ceza verdi ve Los Angeles’taki bir jüri de kısa süre sonra Meta ve YouTube’a 3 milyon dolar ödeme yapmalarına hükmetti.

OpenAI daha önce herhangi bir suçu reddetti ve güvenlik önlemlerini güçlendirmeye devam ettiğini söyledi.

Bu hukuk davası, ChatGPT’nin Florida Eyalet Üniversitesinde iki kişinin ölümüne yol açan toplu silahlı saldırıda şüpheli saldırgana tavsiyelerde bulunduğu iddiası üzerine Uthmeier’in mart ayında OpenAI hakkında başlattığı ceza soruşturmasından ayrı.

Hızla gelişen teknolojinin sert bir eleştirmeni olan Uthmeier, OpenAI’a karşı hukuk davası açarak, Altman ve şirketinin “çocuklarımızın emniyeti ve güvenliğinden daha çok AI yarışını” ön planda tuttuğunu savunuyor.

Uthmeier şunları söyledi:

“İnsanlar zarar görüyor; ebeveynler aldatılıyor ve bunun bedelini ödemeleri gerekiyor. Bunun bedelini, çek defterlerini açarak ve ebeveyn denetimlerinin sağlanması ve çocuklarımızı tehlikeye atmamamız için programı değiştirerek ödemeleri gerekiyor.”

Florida’nın AI’ı denetleme çabaları başlangıçta, eyalet yasama meclisinin ebeveynler için koruma önlemleri ve sohbet robotları için güvenlik önlemleri alması için sıkı bir mücadele veren Vali Ron DeSantis tarafından yönetiliyordu. 

Fakat Florida Temsilciler Meclisindeki liderler, eyaletin AI’ı düzenleme işine girmesine karşı çıktı ve bunun yerine, bu konunun federal hükümete bırakılması gerektiği yönündeki Başkan Donald Trump’ın tutumuna katıldı.

Uthmeier o zamandan beri yapay zekanın ilerlemesine karşı önemli bir muhalif olarak ortaya çıktı ve şu anda, FSU silahlı saldırganının bu teknolojiyi kullandığına dair iddiaların ortaya çıkmasıyla daha da güçlenen bir şekilde, birçok hukuki cephede Altman’a karşı mücadele ediyor.

Pazartesi günü hukuk davasını açmadan önce, Uthmeier’in ofisi OpenAI’a, şirketin kolluk kuvvetleriyle nasıl işbirliği yaptığına dair bilgilerin yanı sıra, kendine veya başkalarına zarar verme tehditleriyle ilgili yıllar boyunca oluşturulan politikalar ve eğitim materyalleri dahil olmak üzere çok sayıda kayıt için mahkeme celbi gönderdi.

Uthmeier, “Sam Altman gibi insanlar, bu ürünleri bağımlılık yapıcı, çocukları hedef alan ve onları tehlikeli şeyler yapmaya teşvik edecek şekilde tasarlamamalıdır. Şiddete başvurma ve başkalarını öldürme girişimlerine dair açık kanıtlar olduğunda, bu insanlar verileri dünyadaki herkesten daha iyi analiz etmeyi biliyorlar – yetkililer kesinlikle bilgilendirilmelidir,” dedi.

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English