Amerika
Gates ve Altman’ın nükleer şirketleri 1 milyar dolar yatırım topladı

Bill Gates ve Sam Altman tarafından desteklenen iki şirket, nükleer enerjinin yapay zeka devrimine güç katacağına dair yatırımcıların iyimserliğinin artmasıyla 1 milyar dolardan fazla fon topladı.
Gates tarafından kurulan özel şirket TerraPower, çarşamba günü yaptığı açıklamada, ABD’li çip üreticisi Nvidia’nın risk sermayesi kolundan ilk kez fon alarak yatırımcılardan 650 milyon dolar topladığını duyurdu.
Bu gelişme, Altman’ın desteklediği, standart modellerin yaklaşık üçte biri veya daha az güç üreten yeni bir nükleer reaktör türü olan küçük modüler reaktörlerin (SMR) geliştiricisi Oklo’nun bu hafta 460 milyon dolarlık sermaye artırımı gerçekleştirmesinin ardından geldi.
Analistler, şirketlerin Google, Meta ve Microsoft gibi şirketlerin nükleer geliştiricilerle yaptığı son anlaşmalar ve hükümet desteği ile yaratılan olumlu finansman ortamından yararlandığını söyledi.
Bu durum, nükleer enerji ile ilgili hisse senetlerinin fiyatlarını rekor seviyelere çıkardı ve özel finansman alanında ivme yarattı.
TerraPower’ın CEO’su Chris Levesque, Financial Times’a (FT) verdiği demeçte, bu fonun nükleer teknolojinin endüstrinin yapay zeka uygulamaları için ihtiyaç duyduğu önemli bir enerji kaynağı olacağının bir kanıtı olduğunu söyledi.
TerraPower, özel finansman yoluyla 2 milyar dolardan fazla fon topladı ve ABD hükümetinden, Wyoming’in Kemmerer kentinde su yerine sıvı sodyumla soğutulan ilk nükleer reaktörünün tasarımı ve inşası için 2 milyar dolarlık hibe aldı.
TerraPower, Gates ve Güney Koreli holding HD Hyundai’nin de dahil olduğu bazı mevcut yatırımcıların da son fon toplama kampanyasına katıldığını açıkladı.
Nükleer denizaltı subayı olan Levesque, bir röportajda, “Bu fon, TerraPower’ın faaliyetlerini finanse edecek,” dedi.
Levesque, şirketin tesis tasarımını bu yıl tamamlayacağını ve Kemmerer’deki inşaatın bir yıldan fazla süredir devam ettiğini de sözlerine ekledi.
Bill Gates’in TerraPower’ı ABD’nin ilk yeni nesil nükleer santralini inşa edecek
TerraPower, Oklo gibi diğer ABD’li nükleer reaktör geliştiricileriyle ve Çinli ve Rus gruplarla, SMR tasarımlarının ticari olarak başarılı olabileceğini kanıtlamak için yarışıyor.
Bu şirketler, enerji tüketiminde yüksek olan yapay zeka veri merkezlerine güvenilir elektrik tedariki sağlamak isteyen teknoloji şirketleri ve kamu hizmetleri kuruluşlarının artan ilgisine yanıt veriyor.
Danışmanlık şirketi ICF’nin tahminlerine göre, yirmi yıldır neredeyse sabit bir büyüme gösteren ABD’nin elektrik talebi, 2023 seviyelerine kıyasla 2050 yılına kadar yüzde 25’e varan bir artış gösterecek.
Breakthrough Institute düşünce kuruluşunun analisti Adam Stein, “Özellikle endüstri ve yapay zekaya 7/24 elektrik sağlamak için küresel talepteki artış, çevresel faydalar ve alternatiflerin arz kısıtlamaları, nükleer enerji için bir pazar primi yarattı. Nükleer enerji teknolojisi geliştiricileri ve ilgili tedarik zinciri için yatırım fırsatları şu anda çok güçlü,” dedi.
Pazartesi günü Oklo, hisse senedi artırımı yoluyla 460 milyon dolarlık fon topladığını açıkladı. Bu rakam, şirketin başlangıçta öngördüğü rakamın 60 milyon dolar üzerinde.
Oklo’nun ilk aşama yatırımcılarından biri olan ve 2015 yılında başkan olan Altman, şirketin Open AI ile enerji anlaşması imzalamak için görüşmelere başlamadan önce çıkar çatışmasını önlemek için nisan ayında görevinden istifa etti.
FT’nin PitchBook ve BloombergNEF’in kamu kayıtları ve verilerini analizine göre, Oklo, X-energy ve Newcleo gibi küçük reaktör geliştiricileri 2024’ün başından bu yana en az 2 milyar dolar fon topladı.
Amerika
Trump’ın Ontario Gölü kavgası harita uygulamalarını ikilemde bıraktı

Donald Trump’ın Ontario Gölü’nün adını Amerika Gölü olarak değiştiren kararnameyi imzalamasının ardından harita sağlayıcıları şaşırttı.
ABD’nin iki önde gelen çevrimiçi harita sağlayıcısı olan Google ve Apple, Microsoft ve MapQuest gibi rakiplerinin şu ana kadar orijinal ismi kullanmaya devam etmesine rağmen, göl ile ilgili kararnameye birkaç gün içinde uydu.
Değişikliğin bu kadar hızlı gerçekleşmesi, 2025’in başlarında Google’ın yaklaşık bir hafta bekledikten sonra Meksika Körfezi’nin artık Amerika Körfezi olduğu yönündeki Trump’ın açıklamasını kabul etmesiyle tezat oluşturdu.
Trump, Truth Social’da değişiklikleri kutladı ve Çarşamba günü “Google Haritalar ile Apple Haritalar arasındaki bu çok önemli isim değişikliği artık tamamlanmış, onaylanmış ve bağlayıcı hale gelmiştir,” diye yazdı.
Başkanın bu konuya kişisel olarak önem verdiğini göz önünde bulundurarak müşterilerine uyum sağlamalarını tavsiye eden lobiciler, teknoloji devleri için bu değişikliği kabullenmenin çok kolay olduğunu söylüyor.
Kamuoyuna açıklama yapma yetkisi olmadığı için isminin gizli kalmasını isteyen bir teknoloji lobicisi, “Böylesine aptalca bir şey için Trump’la mücadele etmeye değmez,” dedi.
Teknoloji sektörü koalisyonu Chamber of Progress’in CEO’su Adam Kovacevich, “Yönetim, harita sağlayıcılarını kazanamayacakları bir duruma soktu,” diye konuştu.
Demokratlar için bu olay, teknoloji devlerinin sivil toplumdaki saldırılarına karşı sürekli boyun eğmeye devam ettiklerinin bir başka kanıtı.
Demokrat Temsilci Mark Pocan, Apple’dan Ontario Gölü’ndeki değişiklik konusunda bir açıklama talep etti ve Demokratların Kasım ayında Temsilciler Meclisi’nin kontrolünü geri alması ve celp yetkisini yeniden kazanması halinde şirket yöneticilerini bir oturuma çağırmakla tehdit etti.
Pocan, “İnsanlar dünya çapında Apple ürünleri satın alıyor. Yöneticilerinizin korkak, ilkel koyunlar olduğunu göstermek uluslararası satışları etkileyebilir mi?” diye sordu.
Bir lobi uzmanı ise, “Neden kimse bunu ciddiye alsın ki?. Demokratlar, Trump’ın yaptığı her küçük şeye denetim çağrısında bulunurlarsa, ‘kurt geldi’ diye bağıran çocuk gibi olurlar,” dedi.
Trump, Kanada ile süren ticaret ve gümrük vergisi savaşının ortasında Perşembe günü Ontario Gölü’nün isim değişikliğini açıkladı.
Kanadalı yetkililer, gölün sadece ABD sınırları içinde yer almadığını belirterek isim değişikliğine itiraz ettiler.
Google, iki gün sonra Google Haritalar’daki gölün adını değiştirdi ve Apple da Çarşamba günü Apple Haritalar’daki adı değiştirdi.
İçişleri Bakanı Doug Burgum, Pazartesi günü Fox Business’ta yaptığı açıklamada, Trump’ın isim değişikliği konusunda “Apple ile doğrudan temasa geçtiğini” söyledi.
Üst düzey bir yönetim yetkilisi Salı günü POLITICO’ya, diğer platformların da yakında aynı yolu izleyeceğini söyledi.
Yetkili, “Google Haritalar’da adını ‘Amerika Gölü’ olarak değiştirdik ve diğer birçok harita da birkaç gün içinde değişecek. Wikipedia da değişecek,” dedi.
Çarşamba günü itibarıyla Wikipedia, hem Meksika Körfezi hem de Ontario Gölü için hâlâ orijinal isimleri kullanıyordu; fakat Trump’ın bu isimleri değiştirmek üzere emirler imzaladığını da belirtiyordu.
Wikipedia’nın ana kuruluşu olan Wikimedia Vakfı’nın bir sözcüsü POLITICO’ya şunları söyledi:
“Wikipedia’daki tüm bilgiler, gönüllü editörlerden oluşan küresel bir topluluk tarafından oluşturulur ve düzenlenir. Bu gönüllüler (Wikimedia Vakfı değil), Wikipedia’ya hangi içeriğin nasıl dahil edileceğini belirleyen editoryal politikaları ve yönergeleri belirler.”
Trump’ın başkanlık emri, tüm federal kurumlara ve ülkenin coğrafi özelliklerinin isimlerini kaydeden veritabanı olan Coğrafi İsimler Bilgi Sistemi’ne (GNIS), söz konusu su kütlesine “Amerika Gölü” olarak atıfta bulunmalarını talimat verdi.
İmzalanmasından iki gün sonra, Google, GNIS’teki değişikliği gerekçe göstererek haritalarını isim değişikliğini yansıtacak şekilde güncelleyeceğini duyurdu.
Tartışmalı su kütleleriyle ilgili politikasına uygun olarak Google, ABD’deki kullanıcılarına ‘Amerika Gölü’ adını, Kanada’daki kullanıcılara ise ‘Ontario Gölü’ adını gösterecek. Diğer tüm kullanıcılar her iki adı da görecek.
Daha önce Google’ın ABD politika strateji ekibini yöneten Kovacevich, “Bu, şirketin coğrafi anlaşmazlıkları ele almadaki uzun süredir devam eden yaklaşımı. Aslında teknoloji şirketlerinin dünyadaki her türlü toprak ve coğrafi anlaşmazlığı bağımsız olarak karara bağlamasını istememeliyiz,” dedi.
Bir sözcü, POLITICO’ya Microsoft’un da Bing Maps için GNIS’e güvendiğini söyledi.
Sözcü, “Bing Maps, coğrafi veri güncellemelerini aylık olarak inceler ve değerlendirir [ve] bu değişikliği de söz konusu inceleme sürecinin bir parçası olarak değerlendirecektir,” diye ekledi.
Lobicilerden biri, hükümet veritabanına bağlı kalmanın, teknoloji şirketlerine değişikliği şirket içi bir karar yerine resmi bir tanımlamaya dayandırma imkânı vererek siyasi bir koruma sağladığını belirtti.
Diğer harita sağlayıcıları ise bazı kullanıcıların isim değişikliğine karşı çıkmasından yararlanmaya çalışarak kendilerini direnişin öncüleri olarak konumlandırdılar.
2000’li yılların başında popülerlik kazanan, ancak daha sonra Google ve Apple gibi şirketler tarafından geride bırakılan harita platformu MapQuest, Ontario Gölü’nün adını değiştirmeyi reddetti.
Şirket, X’te yaptığı esprili bir açıklamada, “Ontario Gölü’nün haritamızda doğru şekilde etiketlendiğinin farkındayız,” dedi.
Hatta kullanıcıların Ontario Gölü’nün adını istedikleri gibi değiştirebilecekleri bir web sayfası bile açtı.
MapQuest’in Meksika Körfezi’nin adını değiştirmeyi reddetmesinin ardından aldığı olumlu tepkiler, Ontario Gölü konusunda da benzer bir yaklaşım benimsemelerine ilham verdi.
Şirketin genel müdürü Doug Berger’e göre bu hamle meyvesini verdi; başkanlık kararnamesinin imzalanmasından bu yana ABD ve Kanada’da 1,5 milyon kez indirilen MapQuest, Apple’ın uygulama mağazasında en çok indirilen uygulama sıralamasında 1. sıraya yükseldi.
Fakat teknoloji sektöründen bazıları, Google ve Apple’a yönelik tepkilerin uzun sürmeyeceğine inanıyor.
Bir lobici, “Bence bir hafta içinde sönümlenecek. Can sıkıcı bir durum fakat bunun gelirlerini etkilemeyeceğini biliyorlar,” dedi.
Amerika
JD Vance: Deccal aramızda olabilir

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, dünyanın sonunun gelme olasılığı ve Deccal’in varlığı hakkında konuştu.
Evanjelik sunucu Bryce Crawford’un sunduğu bir podcast’te Vance, “Tanrı’nın işini olabildiğince çok” yapmaya çalıştığını söyledi.
Cumhuriyetçi siyasetçi, eğer yaptığı iş kıyamete yol açarsa, bunun “sorun olmadığını” savunarak şunları ekledi:
“Ve eğer bu, benim ölümümden çok sonra da gelişip varlığını sürdürecek daha iyi bir dünya inşa etmemize yol açarsa, o da harika olur.”
Vance ayrıca “kıyametin” çoktan başlamış olup olmadığını bilmediğini vurguladı fakat onun geleceğini söyledi. Başkan yardımcısına göre tek mesele, bunun “binlerce yıl” mı yoksa “birkaç ay” sonra mı olacağı.
2019’da Katolik olan Vance, Deccal’in halihazırda aramızda olmasına da şaşırmayacağını söyledi.
Örnek olarak yapay zekayı gösteren Vance, insanların yapay zekayı, örneğin bir evlilik danışmanı olarak kullanarak sosyal ilişkilerden insani unsuru ortadan kaldırmasını “birazcık şeytani” olarak nitelendirdi.
Vance’in en büyük destekçisi, Deccal üzerine dışa kapalı dersler veren, Palantir’in kurucusu Peter Thiel. Thiel, Başkan Yardımcısı’nın 2022’deki Ohio senatörlük kampanyasını fonlamıştı.
Vance ayrıca devlet ve hükümet başkanlarıyla yaptığı görüşmelerden de bahsetti ve siyasi konularla ilgili bazı sohbetlerde bir “karanlık” hissettiğini söyledi.
Vance’e göre bu durum, onun için “tüm manevi alarm zillerini” çaldırdı.
Başkan Yardımcısı röportajda ayrıca, Trump’ı İsa’ya benzeyen bir şekilde gösteren yapay zeka tarafından üretilmiş bir resme yönelik eleştirilere karşı Başkanı savundu.
Trump’ın bu resimle kimseyi kırmak istemediğini söyleyen Vance, Başkanın iyi bir mizah anlayışı olduğunu da ekledi.
Trump, Hristiyan çevrelerden gelen eleştirilerin ardından bu resmi silmişti.
Amerika
ABD, şirketleri Macron’un uzay zirvesinden çekilmeye zorluyor

Beyaz Saray, ABD’li uzay şirketlerine önümüzdeki hafta Paris’te düzenlenecek Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un uzay zirvesine katılmamaları yönünde baskı uyguluyor.
POLITICO’ya göre bu sürpriz hamle, şirket yöneticilerini ne yapmaları gerektiği konusunda şaşkınlığa düşürdü.
Konuyla ilgili iki sektör temsilcisi ve görüşmeden haberdar olan bir Kongre çalışanının aktardığına göre, Beyaz Saray’ın bilim ve teknoloji politikası ofisinden bir yetkili bazı şirketlerle telefon görüşmesi yaptı.
SpaceX, Stoke Space, K2 Space ve Astra dahil olmak üzere birkaç şirkete yaptığı görüşmede yetkili, Paris’teki Grand Palais’de düzenlenecek iki günlük zirveye katılmanın AB’nin politika duruşuna zımni destek olarak algılanabileceğini söyledi.
Beyaz Saray yetkilisi, zirveye katılıp katılmama kararının nihai olarak şirketlere ait olduğunu vurgulasa da, söz konusu kişiler, yönetimin 120’den fazla ülkenin katılımının beklendiği bu etkinliğe katılımı caydırıyor gibi göründüğünü belirtti.
ABD’nin bu sert tepkisi, gümrük vergileriyle ilgili anlaşmazlıklar, kıtadaki ABD askerlerinin konuşlandırılması ve İran savaşı nedeniyle ABD ile Avrupalı müttefikleri arasındaki ilişkilerin giderek gerginleştiği bir dönemde geldi.
Görüşmeye katılan Bilim ve Teknoloji Politikası Ofisi (OSTP) yetkilisi, sektör temsilcilerine Fransa’nın zirve konusunda ABD ile koordinasyon kurmadığını söyledi, ülkeyi “rekabeti engelleyici uygulamalar” yapmakla suçladı ve kaynaklara göre, etkinliğin panellerinin Amerikan bakış açısını içerecek şekilde tasarlanmadığını ve bunun ABD sanayisinin çabalarını zayıflatabileceğini öne sürdü.
Kaynaklara göre, görüşmeye katılan yetkili ayrıca Çin’in sempozyuma katılımı konusunda da endişelerini dile getirdi.
Ülkenin bilim ve teknoloji politika gündemini denetleyen OSTP, tüm tarafları aynı çizgide birleştirmek ve zirveye ilişkin ABD’nin tutumu hakkındaki soruları yanıtlamak amacıyla bu görüşmeyi düzenledi.
Perşembe günü sektör temsilcileriyle yapılan görüşmenin amacını açıklamak üzere isminin açıklanmaması koşuluyla konuşan bir OSTP yetkilisi, şirketlere herhangi bir talimat verilmediğini belirtti:
“Trump yönetimi, uzay alanında müttefikleri ve ortaklarıyla işbirliğini sürdürüyor. Uzay Zirvesi’nde bilim misyonları, keşif programları ve uzay güvenliği gibi temel öncelikler hakkında verimli görüşmeler yapmayı sabırsızlıkla bekliyoruz.”
Bir sektör temsilcisine göre, görüşmenin ardından şirket yöneticileri, zirveye katılmaya devam edip etmeme konusunda karar vermeye çalıştılar.
Temsilcilerden biri, “Avrupa, ABD’li uzay şirketleri için önemli bir pazar ama Amerika kadar önemli değil. ABD’li uzay şirketleri şu anda, bu etkinlikten nasıl nezaketle çekileceklerini bulmaya çalışmak gibi zor bir durumda,” dedi.
Yönetimin etkinlikle ilgili endişelerine rağmen, OSTP, Dışişleri Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve NASA’dan yetkililer zirveye katılmaya devam ediyor.
9-10 Eylül tarihlerinde düzenlenecek zirvenin, ülkelerin heyetlerinin yanı sıra uzay ajanslarını, sektör liderlerini, bilim insanlarını ve askeri yetkilileri bir araya getirmesi bekleniyor.
Fransız hükümetinin web sitesine göre etkinlik, “üst düzey görüşmeler, duyurular ve atölye çalışmaları yoluyla samimi ve doğrudan diyaloğun yanı sıra çalışma ve eylem için perspektifler ve yolların teşvik edilmesini amaçlıyor” ve hedefin “uzayın geleceği üzerine stratejik bir değerlendirme” olacağı belirtiliyor.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de zirvede önemli bir konuşma yapmayı planlıyor.
Etkinlik, Avrupa’nın kendi uzay yeteneklerini geliştirmeyi ve ABD’ye olan bağımlılığını azaltmayı hedeflediği bir dönemde gerçekleşiyor.
Macron, Kasım ayında yeni bir uzay stratejisi açıklamış ve 2026 ile 2030 yılları arasında askeri uzay harcamalarında 4,2 milyar avroluk bir artış planlandığını duyurmuştu.
Bu artışla toplam askeri uzay harcamaları 10,2 milyar avroya ulaşacak.
Amerika2 hafta önceSteve Jobs’ı iflastan kurtaran gizli CIA anlaşması gün yüzüne çıktı
Dünya Basını1 hafta önceMilanovic uyardı: Dünya 1914 öncesine benzer bir uçurumun kenarında
Dünya Basını2 hafta önceAmerika’dan vazgeçmeyi göze alamayan müttefikler
Ortadoğu2 hafta önceMekke Anlaşması için İran iddiası: Tahran teklifi inceliyor
Amerika1 hafta önceKıyamete beş kala – 1: Thiel, Deccal’i arıyor
Dünya Basını2 hafta önceRon Paul: Washington anayasayı çiğneyip dünyada felaket üretiyor
Rusya2 hafta önceTürkiye’den Rusya’ya ilk deniz yolu benzin sevkiyatı yola çıktı
Avrupa1 hafta önceAlman tarihçi Kittel, savaştan Hitler’i değil Stalin’i sorumlu tuttu











