Bizi Takip Edin

Amerika

ABD’deki İran tartışması büyüyor

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump’ın, Amerikan ordusunun İsrail’in yanında İran yönetimine karşı savaşa girme sinyalleri versiyle başlayan tartışma büyüyor.

Özellikle Cumhuriyetçiler ve Trumpizmin taşıyıcılarından “Amerika’yı Yeniden Büyük Yap” (MAGA) İran ile doğrudan askeri müdahale konusunda tartışırken, önde gelen muhafazakârlar ve başkanın müttefikleri müdahaleye karşı güçlü sesler çıkarmaya başlayıp bir dizi siyasi aktöre sert eleştirilen yöneltmeye başladı ama bu isimler Trump’ı doğrudan hedef almamaya dikkat ediyorlar.

POLITICO’ya göre Cumhuriyetçi Parti içindeki çatışan gruplar, İran’la nasıl başa çıkılacağı konusunda Trump’ı zıt yönlere çekmeye çalışıyor.

İzolasyonistler, Trump’ı ABD’yi başka bir büyük Orta Doğu savaşına sokmayacağına dair seçim kampanyasında defalarca verdiği sözlere sadık kalmaya çağırırken, Senatör Lindsey Graham gibi müdahaleci isimler ise başkana İran’a karşı daha sert bir tutum sergilemesi için baskı yapıyor. 

Şu anda ikinci yaklaşım, Trump’ın desteğini kazanıyor gibi görünüyor.

MAGA’cılar savaşa itiraz ederken Trump’ı eleştirmemeye dikkat ediyor

MAGA’cılar, İran ile çatışmaya girmeye karşı çıkarak, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’dan Graham’a kadar herkesin çatışmada oynadıkları rol nedeniyle eleştirilerde bulunsa da, çok azı başkanın yaklaşımını doğrudan eleştirdi.

Örneğin muhafazakâr sosyal medya yorumcusu Laura Loomer pazartesi günü X’te, takipçilerini yanıtlarda kanıtları paylaşmaya teşvik ederek, “Şu anda Trump’a hakaret eden her sağcıdan ekran görüntüsü alın. Çoğunu aldım. Ama hiçbirini kaçırmak istemiyorum,” diye yazdı.

Loomer, İran’a olası askeri müdahaleye karşı çıkarak “Başkan Trump’a sırt çeviren dolandırıcılara” özellikle sert çıktı.

Trump’ın destekçilerinden MAGA ideoloğu Steve Bannon da ABD’nin İran’a askeri müdahalesine karşı uyarıda bulunarak, “Başka bir Irak olamaz,” dedi.

“İsrailliler başladıkları işi bitirmeli. Bunu onlar başlattı. Bitirmeleri gerekir,” diye devam eden Bannon, Netanyahu’yu geçen hafta İran’a saldırı başlattıktan sonra Trump yönetiminin yardıma koşmasını beklediği için eleştirdi.

Bununla birlikte Bannon, MAGA’cıların, tek tük itirazlar çıksa bile, Trump’ın İran’a saldırı kararı alması durumunda Başkan’ın arkasında dizileceklerini düşündüğünü söyledi.

JD Vance’in müdahalesi: Plana sadık kalın

Parti içindeki bölünme, tarihsel olarak izolasyonistlerin yanında yer alan Başkan Yardımcısı JD Vance’i de harekete geçirdi. Salı günü 375 kelimelik bir X gönderisinde Vance, uzun süren savaşla ilgili endişeleri kabul ederken, başkan ve İran’a karşı alınabilecek olası önlemleri kararlılıkla savundu.

Vance, “Elbette, son 25 yıldır uygulanan aptalca dış politika nedeniyle insanların dış ilişkiler konusunda endişelenmesi haklı. Fakat başkanın bu konuda bir miktar güven kazandığını düşünüyorum,” dedi.

Trump da iki taraf arasında denge kurmaya çalışıyor gibi görünüyor. Başlangıçta İsrail’in İran’a karşı kampanyasını doğrudan desteklemekten kaçınan Trump, ABD’nin doğrudan saldırılara yardım etmeye hazır olduğunu ve İsrail ordusunun tek başına yok edemeyeceği İran’ın Fordow zenginleştirme tesisini hedef almak için Amerikan “bunker buster” bombalarının kullanılmasını düşündüğünü belirtti.

Yönetim, parti içinden gelen eleştirilere rağmen tutumunda kararlı. Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly, “Başkan Trump, İran’ın nükleer silah elde edemeyeceği konusundaki tutumundan hiç sapmadı ve seçim kampanyasından bu yana Amerikan halkına bu sözünü tekrarladı. Amerikalılar, Başkan Trump’ın onların güvenliği için doğru kararları alacağına güveniyor,” diye konuştu.

Trump, Carlson’ın özür dilediğini söyledi

Trump’ı doğrudan eleştiren az sayıdaki muhafazakâr isimden biri, geçen hafta İsrail’in İran’a füze saldırısı düzenlemesinin ardından başkanın ”savaş suçuna ortak olduğunu” iddia eden eski Fox News sunucusu Tucker Carlson.

Carlson’ın Trump’a yönelik hücumu, başkanın öfkesini çekti ve Trump pazartesi günü Truth Social’da Carlson’ı “çılgın” olarak nitelendirdi.

Ne var ki Trump çarşamba günü, Carlson ile aralarının düzeldiğini ima etti. Trump, Oval Ofis’te gazetecilere, “Tucker iyi bir adam. Geçen gün arayıp özür diledi, çünkü biraz fazla sert konuştuğunu düşündü ve ben bunu takdir ettim,” dedi.

Greene’den ‘yabancı savaşlara’ tepki

Başkanın sadık destekçisi Temsilci Marjorie Taylor Greene de, eski Fox News sunucusunu desteklediğini açıkladı.

Greene, X’te yaptığı bir paylaşımda, “O, benimle aynı şeylere utanmadan inanıyor. Yabancı savaşlar/müdahaleler/rejim değişiklikleri Amerika’yı son sıraya itiyor, masum insanları öldürüyor, bizi iflasa sürüklüyor ve nihayetinde yıkımımıza yol açacak. Bu delilik değil. Milyonlarca Amerikalı bunun için oy verdi,” dedi.

Başka bir gönderide Greene, “Rusya ile Ukrayna’da vekalet savaşı, İsrail için İran’la savaşmak ve Çin için Tayvan’ı korumak” peşinde olduklarını söylediği “neocon savaş çığırtkanlarını” sert bir şekilde eleştirdi.

Fakat bazı Cumhuriyetçi liderler, MAGA çevrelerinden gelen protestolardan etkilenmemiş görünüyor.

Senato Çoğunluk Lideri John Thune, “Partimizde, Amerika’nın dünyadaki rolü hakkında farklı görüşlere sahip insanlar var, bunu biliyorsunuz. Ama bence başkan yetkisi dahilinde hareket ediyor, İran’ın asla nükleer silaha sahip olmamasını sağlamanın ne kadar önemli olduğunu anlıyor ve Amerika’yı ve Amerikan çıkarlarını korumak için elinden geleni yapacak,” dedi.

Demokratlardan Trump’a Kongre uyarısı

Öte yandan Senatonun önde gelen Demokrat üyeleri, Trump’tan İran ile ilgili bir strateji belirlemesini talep ediyor. Yönetim, İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü kampanyaya ABD’nin doğrudan askeri müdahalesini değerlendirirken Kongreyi karanlıkta bıraktığını belirtiyorlar.

Beş üst düzey Demokrat, çarşamba günü yaptıkları ortak açıklamada, tırmanan çatışmanın bölgesel bir savaşa dönüşerek Orta Doğu’daki binlerce ABD askerini tehlikeye atabileceğini belirterek, yönetimi herhangi bir Amerikan müdahalesi için “hazırlık, strateji ve açıkça tanımlanmış hedefler eksikliği” nedeniyle eleştirdi.

Açıklamada, “Kongre, ABD’nin dünya çapındaki ulusal güvenliğini korumak ve savunmak konusunda eşit bir ortaktır ve Kongre, İran’a karşı askeri harekat için yetki vermemiştir. ABD’yi tehlikeye atacak askeri müdahaleyi onaylamayacağız. ABD, on yıllardır süren üçüncü bir savaşa uyuyarak giremez,” denildi.

Amerika

ABD Senatosu, dijital dolar yasağını içeren tasarıyı kabul etti

Yayınlanma

ABD Senatosu, Fed’in 31 Aralık 2030’a kadar merkez bankası dijital para birimi (CBDC) niteliğinde bir dijital dolar çıkarmasını yasaklayan düzenlemeyi kabul etti. 85’e karşı 5 oyla geçen hüküm, 21st Century ROAD to Housing Act tasarısına Cumhuriyetçilerin girişimiyle eklendi. Düzenlemenin yürürlüğe girmesi için Temsilciler Meclisi’nin de onayı ve Başkan Trump’ın imzası gerekiyor.

ABD Senatosu, Merkez Bankası’nın (Fed) merkez bankası dijital para birimi (CBDC) olarak dijital dolar veya CBDC’ye “esaslı ölçüde benzer” herhangi bir dijital varlık çıkarmasını 31 Aralık 2030’a kadar yasaklayan 21st Century ROAD to Housing Act tasarısını kabul etti.

Tasarı Senato’da 85’e karşı 5 oyla geçti.

CBDC, nakit ve kaydi paranın yanında ulusal para biriminin üçüncü biçimi olarak tanımlanıyor. Bu tür dijital para birimlerinin ihracı ve kontrolü doğrudan merkez bankaları tarafından yürütülüyor.

Bazı CBDC projelerinde kripto para ve blokzincir teknolojilerinden yararlanılsa ve dijital para birimleri kriptografik tokenlar şeklinde ihraç edilse de, bu varlıklar merkezi bir ihraççıya sahip olmaları nedeniyle kripto para olarak değerlendirilmiyor.

Dünyada birçok ülke kendi CBDC projelerini geliştiriyor veya test ediyor.

Çin, dijital yuanı 2020 yılından bu yana deneme programları kapsamında test ederken, Rusya’da dijital rublenin geniş çaplı kullanımına 1 Eylül’de başlanması planlanıyor.

Esasen emlak piyasasına ilişkin düzenlemeler içeren 21st Century ROAD to Housing Act tasarısındaki CBDC yasağı hükmü, Cumhuriyetçilerin girişimiyle metne eklendi.

Tasarının şimdi Temsilciler Meclisi’nde oylanması, ardından da Başkan Donald Trump’ın imzasına sunulması gerekiyor.

Trump yönetimi daha önce de dijital doların hayata geçirilmesine karşı çıkarken, sabit kripto para birimlerini destekleyen bir çizgi izledi.

ABD’de GENIUS Act adlı sabit kripto para yasasının kabul edilmesinin ardından Hazine Bakanı Scott Bessent, ABD devlet tahvilleriyle desteklenen sabit kripto para birimlerinin Amerikan kamu borcuna yönelik yeni bir talep kaynağı oluşturacağını ve doların dijital ödemelerdeki konumunu güçlendireceğini söyledi.

Fed de dijital dolar fikrinden bir yıldan uzun süre önce uzaklaşmıştı.

Kurumun eski başkanı Jerome Powell, görev süresi boyunca ABD’de merkez bankası dijital para biriminin hayata geçirilmeyeceğini açıklamıştı. Powell’ın yerine gelen mevcut Fed Başkanı Kevin Warsh da CBDC karşıtı bir tutum sergiliyor.

Avrupa Birliği ise dolar bazlı sabit kripto para birimlerinin yaygınlaşmasına karşılık dijital euro projesini bir CBDC olarak destekliyor. Birlik, pazarını korumaya yönelik adımlar da attı.

Bu yıl yürürlüğe giren MiCA kripto varlık düzenlemeleri, Avrupa’daki kripto para borsalarında işlem gören tüm sabit kripto para birimlerinin, özel lisans almış ve AB içinde faaliyet gösteren ihraççılar tarafından çıkarılmasını şart koşuyor.

Toplam piyasa değeri 317 milyar dolar olan sabit kripto para piyasasının yüzde 90’dan fazlasını dolar bazlı ürünler oluşturuyor.

En büyük sabit kripto para birimleri, 186 milyar dolarlık piyasa değerine sahip Tether’in USDT’si ile 74 milyar dolarlık piyasa değerine sahip Circle’ın USDC’si olarak öne çıkıyor.

Trump ailesiyle bağlantılı kripto para projesi World Liberty Financial tarafından yaklaşık bir yıl önce piyasaya sürülen USD1 adlı sabit kripto para birimi ise yaklaşık 4,5 milyar dolarlık piyasa değeriyle kategorisinde dördüncü sırada yer alıyor.

USD1 arzının yaklaşık yüzde 75’i Binance’te tutuluyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

Google yapay zeka için A24 stüdyosuna ortak oluyor

Yayınlanma

Google, yapay zeka alanında iş birliği geliştirmek amacıyla bağımsız film stüdyosu A24’e yaklaşık 75 milyon dolar yatırım yapmaya hazırlanıyor. The Wall Street Journal gazetesinin kaynaklara dayandırdığı habere göre ortaklık kapsamında sinema sektörüne yönelik yeni yapay zeka araçlarının geliştirilmesi hedefleniyor.

The Wall Street Journal gazetesinin konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre Google, yapay zeka alanındaki ortaklık kapsamında bağımsız film stüdyosu A24’e yaklaşık 75 milyon dolar yatırım yapacak.

Gazete, bu adımın teknoloji devinin bir sinema stüdyosundan ilk kez hisse satın aldığı örnek olduğunu kaydetti.

Google bünyesindeki yapay zeka birimi DeepMind ile A24, filmlerin üretimi ve dağıtımı için yeni araçlar geliştirmeyi planlıyor.

A24 stüdyosunun teknoloji ve inovasyon alanındaki çalışmalarını yürüten ortağı Scott Belsky, geliştiricilerin yapay zekayı film üretimini hızlandırmak ve maliyetleri düşürmek amacıyla öne çıkardığını, ancak bu durumun sinemacılar arasında memnuniyetsizlik yarattığını ifade etti.

Sürece ilişkin değerlendirmede bulunan Belsky, “Yaratıcı kontrolü koruyan ve risk alma isteğini teşvik eden daha etkili yapay zeka uygulama yöntemlerinin olduğuna inanıyoruz” dedi.

Yeni araçların, kullanıcı taleplerine göre doğrudan içerik üreten üretken yapay zekadan farklı olacağını belirten Belsky, Google’ın A24 stüdyosunun film ve televizyon arşivine erişim hakkı elde etmeyeceğini kaydetti.

DeepMind Başkan Yardımcısı Eli Collins ise ortaklığa ilişkin, “Teknolojinin, alanındaki en iyi uzmanların ellerine ulaştığı anlarda büyük ilerlemelerin kaydedileceğine inanıyoruz.” açıklamasında bulundu.

ABD merkezli bağımsız bir sinema şirketi olan A24 stüdyosu, özellikle yazar ve festival filmleri üzerine odaklanmasıyla tanınıyor. Yakın zamanda “Gerçekliğin Sahne Arkası” (Y2K) ve “Marty Supreme” filmlerini izleyiciyle buluşturan stüdyonun portföyünde, yedi Oscar ödülü kazanan “Her Şey Her Yerde Aynı Anda” (Everything Everywhere All at Once) yapımının yanı sıra “Yeşil Şövalye” (The Green Knight), “Deniz Feneri” (The Lighthouse), “Cadı” (The Witch), “Ritüel” (Midsommar), “Geçmiş Yaşamlar” (Past Lives), “Demir Pençe” (The Iron Claw), “When You Finish Saving the World” ve “İç Savaş” (Civil War) gibi filmler yer alıyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

SpaceX, 6,3 milyar dolarlık bilgi işlem gücü anlaşması imzaladı

Yayınlanma

SpaceX, açık kaynaklı yapay zeka girişimi Reflection AI ile önemli bir bilgi işlem gücü anlaşması imzaladı.

Anlaşma kapsamında Reflection, gelişmiş modelleri eğitmek ve çalıştırmak için kullanılan en üst düzey yapay zeka çipleri olan Nvidia GB300’lere anında erişim elde edecek.

CNBC’nin incelediği belgelere göre, 1 Temmuz 2026’dan itibaren 2029 yılına kadar SpaceX’e aylık 150 milyon dolar ödeme yapmayı kabul etti.

Anlaşma süresi sonuna kadar devam ederse, ödemelerin toplam tutarı yaklaşık 6,3 milyar dolara ulaşacak.

Her iki şirket de ilk üç ayın ardından 90 gün önceden bildirimde bulunarak sözleşmeyi feshedebilir.

Anlaşma, SpaceX’in rekor kıran halka arzının ardından devasa veri merkezi altyapısını nasıl kullandığını gösteriyor.

Şirket, Colossus’u kısmen ChatGPT’nin rakibi olan Grok’a güç sağlamak amacıyla kurmuştu. 

Şimdi ise SpaceX, bu altyapıyı dışardaki yapay zeka şirketlerine hesaplama gücü kapasitesi satmak için de kullanıyor.

SpaceX, daha önce Anthropic, Google ve Cursor ile hesaplama gücü konusunda anlaşmalar imzalamıştı. Musk’ın şirketi şu anda Cursor’u satın alma sürecinde.

Reflection, bu listeye stratejik açıdan farklı bir müşteri daha ekliyor: Hükümetlerin ve işletmelerin kapalı yapay zeka sistemlerine olan bağımlılığını yeniden değerlendirdiği bir dönemde, açık kaynaklı modellere odaklanan bir yapay zeka laboratuvarı.

Zamanlama dikkat çekici. Anthropic’in Fable ve Mythos’a erişimi kesmesinin ardından açık kaynaklı yapay zeka ivme kazandı.

Bu durum, kritik işler için kapalı model sağlayıcılarına güvenmenin riskleri konusunda soru işaretleri yarattı.

Bu olay, açık model şirketlerine, müşterilerin modelleri daha fazla kontrol sahibi olarak inceleyebilmesi, özelleştirebilmesi ve çalıştırabilmesi gerektiği yönünde daha güçlü bir argüman sağladı.

Reflection, son değerlemesi 25 milyar dolar olan bu girişim olarak, OpenAI, Anthropic ve Google’ın öncü sistemleriyle rekabet edebilecek Amerikan açık kaynaklı yapay zeka modelleri geliştirmeye çalışırken, hükümetlere ve işletmelere kapalı sistemlere kıyasla daha fazla esneklik sunma hedefiyle bu yaklaşımı doğrudan benimsedi.

Reflection sözcüsü yaptığı açıklamada, “Son zamanlarda yaşanan olaylar, açık kaynağın yapay zeka ekosistemi için ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor; giderek daha fazla ülke ve işletme, yalnızca kapalı modellere bağımlı olmanın getirdiği riskleri ve maliyetleri fark ediyor,” dedi.

Reflection, bu anlaşmanın kendisine “Amerikan açık zekası” olarak adlandırdığı şeyi hızlandırmak için ek hesaplama gücü, yani hesaplama kapasitesi sağladığını belirtti.

Girişim henüz halka açık bir öncü açık kaynaklı model yayınlamadı fakat hükümet ve ulusal güvenlik müşterileriyle ivme kazanmaya devam ediyor.

Şirket, Enerji Bakanlığı’nın Genesis Misyonu ile birlikte çalışıyor ve Pentagon’un daha geniş kapsamlı yapay zeka çabalarının bir parçası.

SpaceX için bu anlaşma, hesaplama gücünün yapay zeka yarışında stratejik bir değer haline geldiğinin bir başka işareti.

Gelişmiş Nvidia çiplerine erişim, öncü modelleri eğitmeye ve kullanmaya çalışan şirketler için hâlâ en büyük kısıtlamalardan biri olmaya devam ediyor.

Colossus’u dış müşterilere açarak şirket, kıt grafik işlem birimi kapasitesini satmak için yarışan bulut sağlayıcıları ve yapay zeka altyapı şirketlerinin yanına konumlanıyor.

Bu aynı zamanda SpaceX’e, büyüyen yapay zeka altyapısı anlatısını haklı çıkarmak için başka bir yol sunuyor.

Yatırımcılar, SpaceX’in roketler ve Starlink’in ötesine geçerek yapay zeka, veri merkezleri ve hesaplama hizmetlerine genişleyip genişleyemeyeceğini izliyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English