Amerika
Graham’ın İran savaşı belgeseli ilk kez yayınlandı

Ölen ABD’li Senatör Lindsey Graham’ın İran ile savaşa yönelik yıllar süren çabalarını hayatının en büyük başarısı olarak nitelendirdiği daha önce yayımlanmamış belgesel görüntüleri kamuoyuna sunuldu. İngiliz belgeselci Alex Holder tarafından kaydedilen görüntülerde Graham, ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu Franklin D. Roosevelt ve Winston Churchill’e benzetiyor.
Pazar günü yayınlanan ve daha önce görülmemiş belgesel görüntüleri, bu ayın başlarında 71 yaşında ölen ABD’li Senatör Lindsey Graham’ın İran ile savaşa yönelik çok yönlü kampanyasını “yaptığım en iyi şey” olarak nitelendirdiğini ve ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu Franklin D. Roosevelt ve Winston Churchill’e benzettiğini ortaya koydu.
Washington’da savaş şahini olarak tanınan Graham, birkaç yıl boyunca kendisinin 400 saatten fazla görüntüsünü kaydettiğini belirten İngiliz belgesel yapımcısı Alex Holder’a çekim izni vermişti.
Graham, başkanın ikinci döneminde İran savaşı ve Pentagon’un devasa modernizasyonu da dahil olmak üzere Trump’ın en büyük hedeflerinin merkezinde yer almıştı.
Çekilen belgesel, Graham’ın savaş çabalarını desteklediği süreçte Trump, Başbakan Binyamin Netanyahu ve hatta Demokrat eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan ile yaptığı telefon görüşmelerini de kayda aldı.
Holder, CNN’den Manu Raju’ya “Inside Politics” programında verdiği mülakatta, “Oldukça olağanüstüydü. Amerika Birleşik Devletleri’nin en etkili politikacılarından birine gerçekten eşi benzeri görülmemiş dört buçuk yıllık bir erişim sağladık” dedi.
Uzun süredir Trump’ın danışmanlığını yapan bir isim, bu ayın başlarında CNN’e yaptığı değerlendirmede, Graham’ın son on yılda Trump’ın yüksek riskli jeopolitik meselelerde en çok güvendiği danışmanlarından birine dönüştüğünü belirtti.
Kıdemli danışman, ABD’nin Ukrayna’ya vereceği desteğin kapsamı ve Beyaz Saray’ın İran savaşını sonlandırmak için yürüttüğü müzakere çabaları gibi temel stratejik konularda anlaşmazlığa düşseler bile senatörün başkanın güvenini kazandığını ifade etti.
Söz konusu danışman, “Donald Trump, Lindsey’ye dış politika uzmanlarından biri olarak bakıyordu. Onunla her zaman aynı fikirde değildi ama ona saygı duyduğunu düşünüyorum” diye konuştu.
Yeni görüntülerde Graham, Netanyahu ile konuşurken ve başkanla yaptığı görüşmeleri aktarırken görülüyor. Senatör, Trump’ı İsrail ile birlikte daha fazla adım atmaya teşvik ediyor.
Lindsey Graham planned to travel to Florida in early March to urge Trump to join Israel in bombing Hezbollah in Lebanon.
Before the trip, however, Netanyahu advised against expanding the conflict.
"We're concentrating right now on Iran," Netanyahu told Graham, warning that… pic.twitter.com/xJMTDW4qST
— Clash Report (@clashreport) July 26, 2026
Açıklanan klipte Graham, çabaları hakkında, “Bu yaptığım en iyi şey. Bir şeyleri havaya uçurmayı seviyor” ifadesini kullanıyor.
Trump hakkında konuşmaya devam eden Graham, “Neredeyse hiç tweet atmadı. Drama yok. Harika bir savaş dönemi başkanı oldu. Dün gece Trump ve Bibi’nin Roosevelt ve Churchill gibi olduğunu söyledim” diye ekliyor.
Graham ile başkan arasındaki ilişkiler her zaman sorunsuz ilerlemedi. Holder, aralarındaki ilişkiyi öne çıkaran daha fazla görüntünün geleceğini belirterek “Bunun için takipte kalmanız gerekecek” değerlendirmesinde bulundu.
İran ile savaş sürerken, Graham’ın savunduğu çatışmanın ilk günlerinde yaptığı bazı tahminlerin gerçeklerden oldukça uzak olduğu görüldü.
Graham, mart ayında Sullivan ile yaptığı bir telefon görüşmesinde, “Üç ila dört hafta içinde onları bazı şehirlerin kontrolünü kaybetmeye başladıkları bir noktaya getirmeliyiz. Arapları yarın veya hafta sonuna kadar daha açık şekilde sürece dahil etmeliyiz ve ardından neredeyse geri döndürülemez bir ivme yakalamalıyız” diyor.
Görüntülerde ayrıca Elton John’un 70 yaşına giren Graham’ı arayarak ona “Happy Birthday” şarkısını söylemesi gibi daha hafif anlar da yer alıyor.
Holder, Wall Street Journal’a yaptığı açıklamada, “Lindsey’s Game” adını taşıyan belgeselin tamamını önümüzdeki aylarda yayımlamayı hedeflediğini söyledi. Yapımcı, Graham’ın bu projeyi gelecek nesillere kalması ve başkalarına hükümette çalışmaları için ilham vermesi amacıyla kabul ettiğini kaydetti.
Senatör Graham için anma törenlerinin bu hafta Washington’da ve memleketi Güney Karolina’da düzenlenmesi planlanıyor.
İsrail ile Lübnan sınırında savaşın genişlemesini önleyen görüşme
Lindsey Graham, mart ayı başlarında Trump’ı Lübnan’daki Hizbullah’ı bombalama konusunda İsrail’e katılması yönünde teşvik etmek amacıyla Florida’ya gitmeyi planlamıştı.
Ancak bu seyahatten önce Netanyahu, çatışmanın genişletilmesine karşı tavsiyede bulundu.
Netanyahu, Hizbullah’a saldırmanın daha geniş bir bölgesel savaşı kışkırtabileceği uyarısında bulunarak Graham’a, “Şu anda İran’a odaklanıyoruz” dedi.
Graham ise yanıtında “Bu aslında iyi bir tavsiye” diyerek İsrail Başbakanı’na hak verdi.
Amerika
ABD Kongresi bahis ve tahmin pazarları düzenlemesinde tıkandı

ABD Kongresi, hızlı büyüyen spor kumarı ve tahmin pazarı sektörlerine yeni düzenlemeler getirmeyi hedefleyen yasal düzenleme çalışmalarında kilitlendi. Milletvekilleri, federal denetim yetersizliği konusunda iki partinin de destek verdiği mutabakata rağmen yasa tasarısını ilerletmekte zorlanıyor. Sektör temsilcilerinin yoğun lobicilik faaliyetleri ve seçim takvimi sürecin aksamasına yol açıyor.
ABD Kongresi, federal hükümetin uzun süredir yetersiz denetlediği hususunda partiler üstü bir uzlaşma olmasına rağmen, hızla büyüyen spor kumarı ve tahmin pazarları sektörüne yeni kurallar getirmeyi amaçlayan aylardır süren yasa tasarısı çalışmalarında durma noktasına geldi.
Kongrenin her iki kanadındaki eleştirmenler, FanDuel ve DraftKings gibi büyük çevrimiçi spor bahis şirketlerinin, kumar bağımlılığıyla mücadele eden milyonlarca Amerikalı üzerinden büyük karlar elde ederken, yolsuzluk ve şike imkanlarını sınırlamak için yeterli adımları atmadığını ifade ediyor.
Benzer şekilde tahmin pazarları da ABD genelinde popülerliğini ve kullanımını artırarak müşterilere spor alanının dışında siyaset ve ekonomiyi ilgilendiren sonuçlara bahis oynama imkanı sunuyor.
Geleneksel spor bahis şirketlerinin aksine haberler, iş dünyası ve popüler kültür olayları üzerine “etkinlik sözleşmeleri” sunan tahmin pazarlarında, son aylarda devlet adına çeşitli kapasitelerde çalışan kişilerin hassas bilgileri kullanarak haksız kazanç elde ettiği skandallar ortaya çıktı.
Tüm bu gelişmeler, ülke genelindeki eyalet meclislerinde ve Kongre koridorlarında, yasallaşmış kumar sektörü ile göreceli olarak yeni olan tahmin pazarı sektörü arasında yaşanan bir lobicilik ve halkla ilişkiler savaşının gölgesinde gerçekleşiyor.
Her iki taraf da federal hükümetin getireceği daha sıkı düzenlemelerden kaçınmaya çalışırken, uzmanlar ve gözlemciler Kongrenin eylemsizliğinin, kumarın Amerikan spor ve siyaset kültüründe halihazırda kökleşmiş yerini daha da güçlendireceği uyarısında bulunuyor.
Demokrat Senatör Tim Kaine, yaptığı açıklamada, “Bu tahmin pazarları adeta içeriden öğrenenlerin ticaretine dönüştü, bu durum beni endişelendiriyor. Spor açısından bakıldığında ise bahis, muhtemelen değiştiremeyeceğimiz üzücü bir gerçeklik haline geldi. Özellikle genç erkeklerin cebindeki parayı oldukça yıkıcı yollarla çekip alıyor” değerlendirmesinde bulundu.
SAFE Bet Act Senatoda ilerleyemiyor
Kongrenin spor kumarı sektörünü dizginlemek amacıyla hazırladığı en son teklif olan SAFE Bet Act, Senatoda yeterli desteği bulamadı.
Söz konusu yasa tasarısı, çevrimiçi spor bahis sektöründeki istismar edici uygulamaları engellemek ve tüketiciler ile özellikle gençleri koruyacak önlemleri hayata geçirmek adına asgari bir federal standart belirlemeyi hedefliyor.
Yasa tasarısının ortak sunucularından Demokrat Senatör Richard Blumenthal, spor liglerinde kumar kaynaklı yolsuzluk vakalarının artmasına rağmen tasarının bu yaz Genel Kurula gelemediğini belirterek hayal kırıklığını dile getirdi. Blumenthal, “Bu meseleler nispeten yeni ancak bu kumar ve tahmin pazarı şirketleri buradaki nüfuzlarını kullanıyor. Bizi durdurmak için kaynaklarını, lobicilerini, avukatlarını ve paralarını seferber ediyorlar” ifadelerini kullandı.
Spor kumarı eyaletler bazında katı şekilde düzenlenmeye devam ediyor, ancak büyük bahis şirketlerinin profesyonel spor ligleri, takımlar ve sporcularla kurduğu ortaklıklar hakkındaki soru işaretleri artıyor.
Philadelphia Phillies takımının yıldız oyuncusu Bryce Harper, platformda yüz binlerce dolar kaybeden ve şu anda bahis şirketine suistimal davası açan bir FanDuel VIP müşterisi için özel video çekmesi üzerine bu ayın başlarında bir tartışmanın ortasında kaldı.
Eski Texas Tech Üniversitesi oyun kurucusu Brendan Sorsby, parçası olduğu takımlara bahis oynadığını itiraf etmesinin ardından müsabakalardan menedildi. Bu süreç, Kongrenin kolej sporları sektöründe reformlar üzerinde çalıştığı bir dönemde, NCAA’in bahis şirketleriyle olan ortaklıklarını yeniden tartışmaya açtı.
Tahmin pazarları, güncel gelişmelere dair bahis kabul etmenin yanı sıra müşterilerine spor müsabakaları üzerine de bahis oynama imkanı veriyor.
Müşteri kayıplarından kar sağlayan geleneksel spor bahis şirketlerinin aksine bu platformlar, oranları belirlemek için bahislerin hacmini ve büyüklüğünü kullanarak çift taraflı sözleşmeler vasıtasıyla bahislerin yapılmasını kolaylaştırıyor.
Halen Emtia Gelecek Ticaret Komisyonu (CFTC) tarafından denetlenen Kalshi ve Polymarket gibi şirketler, hükümet görevlilerinin platformu kullanarak olaylar üzerinden işlem yaptığı ve kazanç sağladığı yönündeki incelemelerin ardından iç dürüstlük izleme kabiliyetleri nedeniyle eleştirilerin hedefi oldu.
Son dönemde yaşanan bir örnekte, Beyaz Saray’daki bir suflör operatörünün ABD Başkanı Donald Trump’ın bir konuşmada söyleyeceği sözler üzerine bahis oynadığı tespit edildi. Olay Kalshi tarafından bildirildi ve ilgili çalışan Beyaz Saray tarafından ücretsiz izne çıkarıldı.
Milestone Tedavi Merkezinden kumar bağımlılığı uzmanı Phil Smyth, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “İşin özü kumardır. Zihinde aynı şekilde çalışır. Aynı kovalama, aynı heyecan ve aynı dürtüyü besliyor. Özellikle genç erkeklerde ilk olarak fantezi futbol ligi veya küçük şeylerle başlıyor, ancak pek çok insan bu platformlarla bağımlılığa düşmeye yatkınlık taşıyor” şeklinde konuştu.
Kongre içinde ve çevresinde bulunan yetkililer, yaklaşan ara seçimlerden önce kumar ve tahmin pazarlarına ilişkin bir yasanın çıkma ihtimaline iyimser bakmıyor.
Ulusal düzeyde çalışan bir Cumhuriyetçi stratejist, “Gerçek şu ki seçimlere dört ay kaldı ve bu durum temel bir öncelik taşımıyor. Siyasi sermayenin büyük kısmı diğer birçok konuya harcanıyor. Bir şeylerin yapılmasının tek gerçek yolu, tatilden önceki son yasa tasarılarına bu konuyu eklemektir” dedi.
Demokrat Senatör Adam Schiff tarafından bu ilkbaharda sunulan bir yasa tasarısı, tahmin pazarlarının özellikle spor müsabakaları üzerine etkinlik sözleşmesi sunmasını yasaklamayı öngörüyor.
Schiff, bu pazarların büyük ölçüde kumarhanelerle aynı mantıkla çalıştığını, ancak yolsuzluk ve şikeye daha açık olduğunu belirtti. Schiff, “CFTC bu konuyu öncelik haline getirmediği gibi soruşturma kadrosunu da zayıflattı. Yeterli kapasiteleri bulunmuyor. Bu durum, onların tek denetleyici merci olmaması gerektiğinin bir başka kanıtını oluşturuyor” açıklamasını yaptı.
Amerika
Eski ABD Başkanı Biden ağır kanser tedavisi sebebiyle inzivaya çekildi

The Washington Post gazetesi, 83 yaşındaki eski ABD Başkanı Joe Biden’ın metastatik prostat kanseri tedavisi nedeniyle Beyaz Saray’dan ayrıldıktan bir buçuk yıl sonra dış dünyadan izole bir yaşam sürdürdüğünü bildirdi. Tedavinin olumlu sonuç vermesine rağmen Biden’ın fiziken zayıfladığı kaydedilirken, kasım ayındaki ara seçimlerin ardından yayımlanması planlanan hatırat kitabı Demokrat Parti içerisinde tartışmalara yol açtı.
Beyaz Saray’daki görev süresinin sona ermesinden bir buçuk yıl sonra 83 yaşındaki eski ABD Başkanı Joe Biden, münzevi bir yaşam sürdürüyor. The Washington Post gazetesinin eski başkanın yakın çevresine dayandırdığı haberine göre Biden, yalnızca dar bir akraba, eski dost ve emektar danışman grubuyla temas kuruyor.
Çevresindeki kaynaklar, uygulanan ağır terapinin ve hastalığın kendisini belirgin şekilde zayıflattığını, bununla birlikte tedavinin olumlu sonuç verdiğini söyledi.
Biden’ın hatırat kitabı Demokrat Parti grubunda endişe yarattı
Biden’ın kaleme aldığı hatırat kitabının, ara seçimlerden iki hafta sonra, 17 Kasım tarihinde yayımlanması planlanıyor. Bu zamanlama kararı, bazı dostlarını ve eski danışmanlarını kaygılandırdı. Müttefikleri, sağlık sorunlarının 2024 kampanya dönemindeki sert tartışmaları yeniden alevlendirmesinden korkuyor.
Demokratlar ise seçimleri Cumhuriyetçi Donald Trump’ın performansına dair bir referanduma dönüştürmeyi amaçlıyor. Trump, selefinin yaşını ve zihinsel kabiliyetlerini sık sık alaya alırken, Beyaz Saray’daki Biden portresini de otomatik imza cihazı görseliyle değiştirdi.
Bu süreçte ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, Biden’ı ABD ordusunun aleyhine olacak şekilde Ukrayna’ya silah sevk etmekle suçladı.
Barack Obama ve Hillary Clinton’ın seçim kampanyalarında görev alan stratejist Sawyer Hackett şu değerlendirmeyi yaptı:
“Başkan Biden kendi hikayesini anlatma hakkına tamamen sahip. Fakat Demokrat adaylar, onun mirası olarak kalan siyasi hasarı tamir etmek adına zaten büyük bir çaba sarf ediyor. Biden’ın bu sürece yapabileceği en iyi katkı, kamuoyunun dikkatinden olabildiğince uzak kalmaktır.”
Eski Başkan Biden kanser tedavisi sürecini sürdürüyor
Eski başkanın ofisi 2025 sonbaharında yaptığı açıklamada, Biden’ın radyoterapi ve hormon tedavisi gördüğünü, ayrıca cilt kanseri hücrelerinin temizlenmesi amacıyla Mohs yöntemiyle ameliyat edildiğini duyurdu. Biden da o dönemde tedavi sürecinin “çok iyi” ilerlediğini söyledi.
Eski Beyaz Saray liderine prostat kanseri teşhisi geçen yılın ilkbaharında konuldu. Biden, ekim ayında radyoterapi kürünü tamamladı ve tedavinin başlamasından sonra ilk kez aynı ay içinde toplum önüne çıktı.
Görevden ayrıldığı sırada ABD tarihinin en yaşlı başkanı unvanını taşıyan Biden, 2024 yılında ikinci dönem için aday olmayı hedefliyordu. Ancak sağlık durumuna yönelik eleştiriler üzerine adaylıktan çekilerek Başkan Yardımcısı Kamala Harris’i destekledi.
Axios portalının yayımladığı 2023 yılına ait mülakat kayıtları, dönemin başkanı Biden’ın Özel Savcı Robert Hur ile görüşmesinde, beyin kanseri sebebiyle 2015’te vefat eden oğlu Beau’nun ölüm yılını hatırlayamadığını gösterdi. Ayrıca “Mücadele ve İntikam” (Fight and Revenge) kitabında, Biden’ın Hollywood oyuncusu George Clooney’yi tanıyamadığı bir olay aktarıldı; Clooney bu gelişmenin ardından Biden’a başkanlık yarışından çekilme çağrısı yaptı.
Amerika
ABD’de elektrik ve benzin fiyatları Trump’ın vaatlerini boşa çıkardı

ABD Başkanı Donald Trump’ın enerji maliyetlerini düşürme vaatleriyle göreve gelmesine karşın ikinci başkanlık döneminin birinci yılı dolarken elektrik ve benzin fiyatları yükselişini sürdürüyor. Ortadoğu’daki askeri çatışmalar ve şebeke yenileme maliyetleri benzin galon fiyatını 4,11 dolara çıkarırken hanehalkı elektrik tarifelerini de enflasyonun üzerine taşıdı.
ABD Başkanı Donald Trump, seçim kampanyası boyunca enerji maliyetlerini düşürme sözü vermişti. Buna karşın ikinci başkanlık döneminin bir buçuk yılı geride kalırken hem benzin hem de elektrik fiyatları artış eğilimini sürdürüyor.
Trump, seçim çalışmaları sırasında elektrik fiyatlarını yüzde 50 oranında azaltma taahhüdünde bulunmuştu. Bir mitingde konuşan Trump, “Benim liderliğim altında Birleşik Devletler, enerji ve elektrik fiyatlarını en az yarı yarıya indirme yönündeki iddialı hedefe bağlı kalacaktır” ifadelerini kullanmıştı.
Trump açıklamasının devamında, “Fiyatları en fazla 12 ay, maksimum 18 ay içinde yarı yarıya indirmeyi hedefliyoruz” şeklinde konuşmuştu.
Ancak veriler farklı bir tablo ortaya koyuyor. 2026 yılının ilk beş ayındaki ortalama hanehalkı elektrik fiyatları, 2024 yılının aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 12 oranında daha yüksek seyretti ve enflasyon artış hızını belirgin biçimde geride bıraktı.
Benzin fiyatları Biden yönetimi döneminde dalgalı bir seyir izlemişti.
Amerikan Otomobil Birlikleri (AAA) verilerine göre benzin fiyatları, 2024 yılının bu dönemine kıyasla yaklaşık 60 sent daha yüksek seviyede bulunuyor ve cuma günü itibarıyla galon başına ortalama 4,11 dolardan satılıyor.
Ulusal Enerji Yardımı Yöneticileri Derneği Yöneticisi Mark Wolfe, yüksek enerji fiyatlarının sıradan Amerikalıların yaşam maliyetini yukarı çektiğini belirtti.
Wolfe, “Aracını çalıştırmak isteyenlerin benzin maliyetleri arttı. Kamyonların gıda maddelerini teslim etmesi gerektiği için gıda fiyatları marjinal düzeyde yükselecektir. Evinizi ısıtmak için kalorifer yakıtı kullanıyorsanız, bunun da maliyeti daha yüksek olacaktır” dedi.
Wolfe, petrolün varil fiyatının bir yıl boyunca 100 dolar seviyesinde kalması halinde, bu durumun ailelere yalnızca benzin harcamalarında yıllık yaklaşık 800 dolar ek maliyet getirebileceğini hesapladı.
Yüksek benzin fiyatları, ABD ile İran arasında Ortadoğu’da süren savaşın bir sonucu olarak görülüyor. Başlıca petrol sevkiyat güzergahı olan Hürmüz Boğazı’nda ve son dönemde Babülmendep Boğazı’nda yaşanan karışıklıklar fiyatların tırmanmasına yol açtı.
Wolfe, “Kalorifer yakıtı ve benzin tarafında yaşanan durum, doğrudan savaşın bir sonucudur. Fiyatları yukarı çekiyor ve piyasada bu belirsizliği yaratıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Fiyat artışları hakkında görüşü sorulan Beyaz Saray Sözcüsü Taylor Rogers, İran’ı ABD ile yapılan ateşkesi ihlal etmekle suçladı.
Rogers, ABD’nin İran’ın ticari gemilere saldırma ve Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan ticareti aksatma kabiliyetini ortadan kaldırmasıyla birlikte “petrol ve gaz fiyatlarının hızla çatışma öncesi seviyelere gerileyeceğini” kaydetti.
Rogers, “Başkan Trump, Amerikan enerji hakimiyetini serbest bırakma, maliyetleri düşürme ve çalışkan Amerikan ailelerinin cebine daha fazla para koyma taahhüdüne bağlı kalmaya devam ediyor” dedi.
Öte yandan elektrik fiyatlarındaki tablo daha karmaşık bir nitelik taşıyor. BloombergNEF Küresel Elektrik Piyasaları Analiz Başkanı Thomas Rowlands-Rees, şebeke güncellemeleri için “faturanın ödenme aşamasına gelindiğini” ve fiyatların bu nedenle yükseldiğini belirterek, bu durumun mutlaka belirli bir yönetimin hatasından kaynaklanmadığını vurguladı.
Rowlands-Rees, “Hükümetin kamu hizmeti sektörüne uygulayabileceği çok fazla araç bulunmuyor, çünkü buradaki politika yetkisinin büyük bölümü eyalet düzeyindedir” dedi ve federal elektrik politikasının ancak yıllar ve on yıllar süren bir zaman diliminde etki gösterdiğini ekledi.
Rowlands-Rees, hiçbir yönetimin 18 ay içinde fiyatları yarı yarıya indirmeyi başaramayacağını düşündüğünü ifade etti.
Analist, “Hükümet doğru politika tercihlerini yapmış olsa bile bunu başarabileceğini sanmıyorum; çünkü bu politika tercihleri bu kadar kısa bir zaman diliminde etki göstermezdi” diye konuştu.
Rowlands-Rees, Trump yönetiminin sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ihracatını genişletme arzusu da dahil olmak üzere uyguladığı politikaların, yakıta olan talebi artırarak uzun vadede fiyatları yükseltebileceğini belirtti.
Rowlands-Rees, “Hükümet ABD’de enerji çıkarımının genişletilmesini teşvik etme konusunda çok olumlu bir tutum sergiledi, bu durum aşağı yönlü bir baskı oluşturabilir. Ancak diğer taraftan LNG ihracatı konusunda da oldukça istekli davrandılar. Mevcut analizimiz, ABD’nin ihracat kabiliyetinin arzı genişletme kabiliyetinden daha hızlı büyüyeceğini gösteriyor. Bu da önümüzdeki birkaç yıl içinde, yani belki bundan iki veya üç yıl sonra, doğalgaz fiyatları üzerinde potansiyel olarak yukarı yönlü bir baskı oluşacağı anlamına geliyor” açıklamasını yaptı.
Wolfe ise yönetimi yenilenebilir enerji önüne koyduğu engeller nedeniyle eleştirdi. Wolfe, “Elektrik fiyatlarının enflasyondan daha hızlı yükselmesi başkanın suçu değil. Fiyatlar zaten birkaç yıldır enflasyondan daha hızlı artıyordu” dedi ancak “temiz enerjinin istikrarlı fiyatlandırma sağladığını” sözlerine ekledi.
Yüksek enerji fiyatları, yaklaşan ara seçimlerde Cumhuriyetçiler açısından sorun oluşturabilir. Cumhuriyetçi Parti stratejisti Keith Naughton, “Bu durum görevdeki her siyasetçi için bir sorundur” değerlendirmesinde bulundu.
The Hill gazetesine görüş yazıları da yazan Naughton, “Fiyatları artıran her şey, makamda kim bulunursa bulunsun bir zorluk yaratacaktır” ifadelerini kullandı.
Diplomasi2 hafta önceFT: Çin’e bağımlılığı azaltmanın Batı’ya maliyeti 23 trilyon doları aşabilir
Avrupa2 hafta önceİngiltere çelik üreticisi British Steel’i kamulaştırdı
Görüş2 hafta önceNATO 2.9: Atlantik cephesinin çok kutuplu paradoksu
Ortadoğu2 hafta önceİran Dışişleri: Hakan Fidan’ın karşılaştırması hayret verici ve yanlıştır
Rusya2 hafta önceRus bankalarından Türkiye’deki ödemelere blokaj
Amerika2 hafta önceLindsey Graham’a muhtaç olan sistem
Asya2 hafta önceDeepSeek, önümüzdeki yıl halka arz planlıyor
Asya2 hafta önceÇin küresel kaz ciğeri üretiminin yeni merkezi oldu











