Bizi Takip Edin

Diplomasi

IEA Başkanı Birol: Dünya resmen elektrik çağına giriyor

Yayınlanma

Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC) tarafından düzenlenen konferansta konuşan IEA Başkanı Dr. Fatih Birol, küresel enerji piyasalarının benzeri görülmemiş bir jeopolitik baskı altında olduğunu belirterek dünyanın resmen “elektrik çağına” girdiğini söyledi.

Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC) tarafından düzenlenen 19. IICEC Konferansı, “Dünyada ve Türkiye’de Enerji Güvenliğinin Bugünü ve Yarını: Kritik Minerallerde Riskler ve Çözümler” başlığıyla Sabancı Center’da gerçekleştirildi.

Harici Medya’nın da katılım gösterdiği ve küresel ve bölgesel enerji dinamiklerinin masaya yatırıldığı konferansın açılış konuşmalarını T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dr. Alparslan Bayraktar, Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı ve Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Dr. Fatih Birol yaptı.

IICEC Direktörü Bora Şekip Güray ise etkinlikte “Türkiye Kritik Enerji Mineralleri Görünümü 2025” raporunun öne çıkan bulgularını paylaşarak, enerji dönüşümünde kritik minerallerin taşıdığı stratejik önemi verilerle ortaya koydu.

“Jeopolitika bir kara bulut gibi sektörün üzerine çöktü”

Kürsüye gelen IEA Başkanı Dr. Fatih Birol, konuşmasına dünya enerji piyasalarını etkileyen yedi ana başlığı detaylandırmadan önce, mevcut konjonktürün enerji sektörü üzerindeki baskısına dikkat çekerek başladı.

Enerji ile jeopolitikanın tarih boyunca iç içe olduğunu ancak bugünkü tablonun geçmiş krizlerden farklılaştığını belirten Birol, durumu şu ifadelerle tanımladı:

“Enerjiyle direkt alakası olmasa bile enerjiyi bugünlerde çok fazla etkileyen bir konudan bahsetmek istiyorum. O da jeopolitikanın bir kara bulut gibi dünya enerji sektörünün üstüne gelmesi. Petrol krizi yaşadık, doğalgaz krizleri yaşadık ama hepsinin bir araya geldiği ve jeopolitikanın enerji sektörünü bu kadar etkilediği bir dönem olmadı. Aynı anda petrolde, doğalgazda ve kritik minerallerde bunu görüyoruz.”

Dünya politik sisteminde köklü bir değişim yaşandığını, yıllardır süren ittifakların gevşediğini veya dağıldığını, buna karşılık ülkeler arasında sürpriz yeni ittifakların doğduğunu vurgulayan Birol, “Jeopolitikanın enerji üzerindeki koyu ve uzun gölgesi, her gün enerji karar vericilerine kendini hissettiriyor. Enerji güvenliği, önümüzdeki yıllarda daha da önemli olacak” dedi.

Petrolde “Amerikan Beşlisi” etkisi

Petrol piyasalarına ilişkin geçen yıl yaptıkları öngörülerin doğrulandığını hatırlatan Birol, arzın bollaşacağı ve fiyatların düşeceği yönündeki tahminlerinin gerçekleştiğini belirtti. Birol, petrol piyasalarındaki bu rahatlamanın iki temel nedeni olduğunu söyledi:

“Birincisi, talep büyümesi özellikle Çin kaynaklı nedenlerle yavaşlıyor. İkincisi ve son derece basit olanı; benim ‘Amerika Beşlisi’ dediğim Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Brezilya, Arjantin ve Guyana’dan muazzam miktarda petrol üretimi piyasaya giriyor. OPEC dışındaki bu ülkelerden gelen büyük üretim ve zayıf talep, fiyatların aşağı düşmesi demektir.”

Jeopolitik gerilimlerin zirve yaptığı, Ortadoğu, Rusya-Ukrayna ve Latin Amerika’daki çatışmaların sürdüğü bir dönemde petrol fiyatlarının 80 dolarlardan 60 dolarlar seviyesine gerilediğine işaret eden Birol, “Eğer çok büyük sürprizler olmaz ise 2026 yılında da bu seviyelerdeki petrol piyasalarını görebiliriz. Çünkü piyasada çok fazla petrol var” değerlendirmesinde bulundu.

Birol, uzun vadede petrol talebinin seyrini belirleyecek en kritik faktörün ulaştırma sektöründeki elektrifikasyon hızı olacağını, zira ulaştırmanın tek başına küresel petrol tüketiminin yüzde 45’ini temsil ettiğini kaydetti.

“Doğalgaz piyasası alıcıların piyasasına dönüşecek”

Doğalgaz piyasalarında tüketiciler açısından çok daha rahat bir döneme girildiğini müjdeleyen Birol, önümüzdeki beş yıl içinde piyasaya girecek LNG (sıvılaştırılmış doğalgaz) miktarının, son 40 yılda piyasaya giren gazın yarısına denk olduğunu açıkladı. Özellikle ABD, Katar ve Kanada kaynaklı 300 milyar metreküplük devasa bir gaz arzının yolda olduğunu belirten Birol, piyasa dinamiklerinin değiştiğini şu sözlerle anlattı:

“Bu gelecek olan gazın yüzde 75’i ‘flexible’ dediğimiz, varış yeri kısıtlaması olmayan gazdır. Yani A ülkesinden B ülkesine gitme zorunluluğu yok; parayı bastıran alacak. Doğalgaz piyasaları uzun yıllar satıcıların piyasasıydı, şimdi alıcıların piyasasına dönüşecek ve alıcıların elleri güçlenecek.”

“Çin, kömür konusunda hala ısrarcı”

Kömür piyasalarını da değerlendiren Birol, bazı ülkelerde tüketim hızla düşerken bazılarında üretimin sürdüğünü ifade etti.

Dünya kömür tüketiminin yüzde 65’inin tek başına Çin’den kaynaklandığını, geri kalan yüzde 35’in ise diğer tüm ülkelerin toplamı olduğunu hatırlatan Birol, “Kömür demek aslında Çin demek. Çin bu konuda hala ısrarcı. ABD’de iç piyasa doğalgaz fiyatlarının yükselmesiyle kömürde hafif bir artış var ancak dünyanın geri kalanında düşüş sürüyor. Bu yatay seyrin birkaç yıl daha devam edeceğini öngörüyoruz” dedi.

“Dünya resmen elektrik çağına giriyor”

Konuşmasının en kapsamlı bölümünü elektrik talebindeki patlamaya ayıran Birol, dünyanın “elektrik çağına” girdiğini ilan etti.

Geçmiş 10 yılda toplam enerji talebinden iki kat hızlı büyüyen elektrik talebinin, önümüzdeki 10 yılda enerji talebinden altı kat daha hızlı büyüyeceğini açıklayan Birol, bu devasa artışın arkasındaki üç yeni tetikleyiciyi detaylandırdı:

1. Yapay zeka ve veri merkezleri:

“Yapay zeka, insanların şimdiye kadar bulduğu en sonuç getirici teknolojik buluş olabilir. Yapay zeka demek, veri merkezleri demektir. Orta ölçekli bir veri merkezi, 100 bin kişilik bir şehir kadar elektrik tüketiyor. Veri merkezleri dünyanın her tarafında mantar gibi bitiyor. Ülkeler arasındaki rekabeti iki şey belirleyecek: Teknolojide kim önde ve kimin elektriği var?”

Çin’in elektrik altyapısı konusunda Avrupa ve ABD’den önde olduğunu belirten Birol, tedarik zincirindeki farkı şu örnekle anlattı: “Bugün Avrupa veya Amerika’da bir transformatör veya gaz türbini siparişi verseniz ‘2030’dan önce gelme’ derler. Çin’de ise iki hafta sonra alabilirsiniz.”

2. Klima kullanımı:

İkinci büyük tetikleyicinin klima kullanımı olduğunu belirten Birol, gelir seviyesi artan ülkelerde ve iklim değişikliği etkisiyle klima talebinin patladığını söyledi.

Birol, “Amerika ve Japonya’da evlerin yüzde 90’ında klima varken; Nijerya’da yüzde 5, Hindistan ve Endonezya’da yüzde 20 seviyesinde. Bu ülkelerde refah arttıkça klima sayısı da artacak ve bu durum elektrik talebini yukarı çekecek” ifadelerini kullandı.

3. Elektrikli araçlar ve otomotivdeki dönüşüm:

Otomotiv sektörünün tarihsel bir dönüşüm yaşadığını ifade eden Birol, Çin’in artık dünyanın bir numaralı otomobil üreticisi konumuna yükseldiğini vurguladı. Dünyada üretilen her 10 araçtan 5’inin Çin’de imal edildiğini belirten Birol, elektrikli araçların pazar payındaki artışa dikkat çekti:

“Beş yıl önce dünyada satılan her 100 arabadan 5’i elektrikliydi. Bu yıl oran yüzde 25’e çıktı. Yeni pazar artık zengin ülkeler değil; Asya ve Latin Amerika gibi gelişmekte olan ülkeler. Bu dönüşümle birlikte, sektöre yıllardır hükmeden bazı lider şirketlerin ciddi ekonomik sarsıntılar yaşadığını görebiliriz.”

Birol, bu artan elektrik talebinin karşılanmasında yenilenebilir enerjinin başrolü oynayacağını, 2025 yılında dünyada yeni kurulan santrallerin yüzde 85’inden fazlasının güneş, rüzgar ve diğer yenilenebilir kaynaklardan oluşacağını belirtti.

“Nükleer, Türkiye’nin olmazsa olmaz teknolojilerinden biri”

IEA’nın üç yıl önce nükleerin geri döneceğini öngördüğünü, o dönemde “rüzgarın tersten esmesine” rağmen bu tahmini yaptıklarını hatırlatan Birol, 2025 yılının nükleer elektrik üretiminde tüm zamanların rekorunun kırılacağı yıl olacağını açıkladı.

Nükleere olan ilginin somutlaştığını anlatmak için ocak ayındaki programından üç örnek veren Birol, şunları kaydetti:

“Ocağın ilk haftasında Japonya’ya giderek, Fukuşima sonrası kapatılan santrallerin açılması konusunu görüşeceğim. Özellikle dünyanın en büyük nükleer santrali olan 8 GW’lık tesisin yeniden devreye alınması için Japon hükümeti görüşlerimizi almak istedi. Bir sonraki hafta Stockholm’e giderek İsveç Başbakanı ve Kralı ile görüşeceğim; İsveç, yüzde 40 olan nükleer payını daha da artırmak ve yeni reaktörler kurmak istiyor. Üçüncü olarak, Davos Dünya Ekonomi Forumu’nda 11 yıldır Enerji Kurulu Başkanıyım ve ilk kez Davos’ta özel bir nükleer oturumu düzenleyeceğiz. En fazla rağbet gören oturum bu oldu.”

Türkiye’nin nükleer enerji stratejisine de tam destek veren Birol, “Nükleer, Türkiye’nin olmazsa olmaz teknolojilerinden biridir. Hem elektrik talebinin karşılanması, hem çevre emisyonları, hem de jeopolitik ağırlık açısından son derece önemlidir” dedi.

“Nadir toprak elementlerinde Çin’in muazzam bir hakimiyeti söz konusu”

Ajans olarak beş yıl önce kritik mineraller birimi kurduklarını ve bütçelerinin önemli bir kısmını buraya ayırdıklarını belirten Birol, IEA’nın “iyi bir burnu” olduğunu ifade etti. Kritik minerallerin sadece temiz enerji teknolojileri için değil, savunma sanayii, dronlar ve çipler için de hayati önem taşıdığını vurguladı.

Çin’in bu alanda hem maden erişimi hem de rafinaj kapasitesiyle diğer ülkelerden en az 10 yıl ileride olduğunu belirten Birol, Batı dünyasının yaptığı yatırımlara rağmen tablonun kısa vadede değişmeyeceğini şu verilerle ortaya koydu:

“Nadir toprak elementlerinde Çin’in dünya rafinaj sektöründeki payı yüzde 92. Amerika, Kanada, Avustralya ve Avrupa’daki planlanan tüm yeni projeler zamanında ve eksiksiz hayata geçse bile, 2035 yılında Çin’in payı ancak yüzde 75’e düşecek. Yani hala muazzam bir hakimiyet söz konusu. Rafinaj sektörü kirli ve zor bir iştir; herkes kolay kolay ülkesinde kuramaz.”

Çin’in geçen nisan ayında getirdiği ihracat kısıtlamasını hatırlatan Birol, “Bizim Türkçede ‘bir musibet bin nasihatten iyidir’ sözü vardır. Çin’in aldığı o karar, otomotiv sektörü başta olmak üzere herkese bu işin ne kadar ciddi olduğunu hatırlattı. Böyle bir gücü arkasında bulunduran bir ülke, masaya oturduğunda diğerlerine nazaran çok daha rahat oturur” uyarısında bulundu.

“İklim değişikliği endişe verici ancak geçici bir trend”

Konuşmasının son bölümünde iklim değişikliğine değinen Birol, 2025’in dünyanın en sıcak ikinci yılı olduğunu, orman yangınları, kuraklık ve sel gibi ekstrem hava olaylarının şiddetinin arttığını belirtti.

Buna karşın, iklim değişikliğinin dünya liderlerinin gündemindeki yerinin jeopolitik gerilimler nedeniyle aşağı doğru kaydığını ifade eden Birol, bu durumu endişe verici ancak geçici bir trend olarak niteledi.

Türkiye’nin Avustralya ile birlikte COP31 başkanlığına adaylığını “son derece isabetli” bulduğunu belirten Birol, sözlerini şöyle tamamladı:

“Türkiye’nin bu organizasyona ev sahipliği yapmasının ülkemiz ve dünya açısından önemli bir şans olduğunu düşünüyorum. Umudum odur ki Türkiye, hem iklim değişikliğini dünya gündeminde hak ettiği yere getirir hem de finansman konusunda gelişmiş ile gelişmekte olan ülkeler arasında bir köprü rolü oynar. Türkiye’nin güneş, rüzgar ve jeotermalde muazzam kaynakları var; yenilenebilir enerji ve nükleerle birlikte olumlu adımlar atmaya devam edeceğimize inanıyorum.”

Diplomasi

BRICS Zirvesi: 13 dünya lideri Hindistan’da buluşuyor. Kimler geliyor, beklentiler ne?

Yayınlanma

Dünya liderleri BRICS Zirvesi kapsamında Yeni Delhi’de bir araya geliyor.

Başkent Yeni Delhi, cuma gününden itibaren BRICS Liderler Zirvesi için 12 devlet veya hükümet başkanını ağırlayacak. Ülkeler ve uluslararası kuruluşlardan gelecek 17 ayrı heyete ise dışişleri bakanları ve devlet başkan yardımcıları dahil olmak üzere farklı düzeylerde yetkililer başkanlık edecek.

Liderler, zirvenin gerçekleştirileceği iki gün olan cumartesi ve pazar günü yapılacak görüşmelere katılacak. BRICS, 11 üye ülke ve 10 ortak ülkeden oluşuyor.

Başbakan Narendra Modi, aralarında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın da bulunduğu en az 15 konuk lider ve üst düzey yetkiliyle ikili görüşmeler gerçekleştirecek. Cumhurbaşkanı Droupadi Murmu da Pezeşkiyan ile görüşecek.

ThePrint, Hindistan’ın zirveye katılan heyetlerle ilişkilerinin mevcut durumunu ve görüşmelerde hangi konuların gündeme gelmesinin beklendiğini derledi:

Brezilya

Brezilya heyetine, cuma günü Yeni Delhi’ye ulaşan Dışişleri Bakanı Mauro Vieira başkanlık ediyor. Güney Amerika ülkesinde devlet başkanlığı seçimlerinin ekim ayının ilk haftasında yapılacak olması nedeniyle Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva zirveye katılmayacak.

Lula, şubat ayında AI Impact Summit için Hindistan’a gelmiş ve Başbakan Modi ile ikili bir görüşme gerçekleştirmişti. Hindistan-Brezilya ilişkileri son bir yılda daha da yoğunlaştı. Modi geçen yıl BRICS Zirvesi için Rio de Janeiro’ya gitmişti.

İki ülke ayrıca Güney Amerika ticaret bloğu Mercosur ile Hindistan arasındaki tercihli ticaret anlaşmasının 2026 sonuna kadar genişletilmesi hedefini belirledi.

Vieira’nın zirve sırasında Modi ile görüşmesi mümkün olsa da şu ana kadar resmi bir görüşme planlanmış değil.

Rusya

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin cuma günü erken saatlerde Yeni Delhi’ye ulaştı ve saat 15.30’da Modi ile zirve kapsamındaki ilk ikili görüşmeyi gerçekleştirdi. 

Putin Hindistan’ı son olarak Aralık 2025’te yıllık Hindistan-Rusya Zirvesi için ziyaret etmişti.

Bu, iki liderin bu yılki ikinci görüşmesi oldu ve yaklaşık 45 dk sürdü. Modi ve Putin geçen ay Kırgızistan’da düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Zirvesi’nin marjında da bir araya gelmişti.

Modi’nin bu yılın ilerleyen dönemlerinde yıllık zirve için Rusya’ya gitmesi de planlanıyor.

İki tarafın ekonomik ve stratejik ilişkilerin derinleştirilmesine odaklanması bekleniyor.

BRICS Zirvesi’nde Xi ve Modi bir araya gelecek mi?

Çin

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, yedi yıl aradan sonra ilk kez Hindistan’ı ziyaret ediyor. Bu aynı zamanda iki ülkenin 2020’de Doğu Ladakh’taki Galwan bölgesinde yaşadığı çatışmalardan bu yana Xi’nin Hindistan’a yaptığı ilk ziyaret.

Xi’nin ziyareti, iki ülke arasındaki ilişkilerin istikrara kavuşturulması sürecinin devamı açısından kritik önem taşıyor.

Modi, Ağustos 2025’te Tianjin’de düzenlenen ŞİÖ Zirvesi için Çin’e gitmişti.

Hindistan-Çin ilişkileri, iki ülkenin Ekim 2024’te Fiili Kontrol Hattı (LAC) boyunca sürtüşme yaşanan bölgelerde karşılıklı olarak askerleri geri çekme konusunda anlaşmasından bu yana geçen iki yılda iyileşti.

Modi ve Xi’nin cumartesi günü saat 17.45’te liderler zirvesinin marjında ikili görüşme gerçekleştirmesi planlanıyor.

Bu, iki liderin Ekim 2024’ten bu yana yapacağı üçüncü ikili görüşme olacak.

Güney Afrika

Güney Afrika heyetine Devlet Başkanı Cyril Ramaphosa başkanlık edecek.

Modi ve Ramaphosa’nın pazar günü saat 16.10’da ikili görüşme gerçekleştirmesi planlanıyor.

Modi son yıllarda Güney Afrika’yı birkaç kez ziyaret etti. 2023’te Johannesburg’da düzenlenen BRICS Zirvesi’ne ve geçen yıl Güney Afrika’nın ev sahipliği yaptığı G20 Zirvesi’ne katıldı.

Güney Afrika, 2011’de BRIC grubuna katılarak oluşumun BRICS adını almasını sağlamıştı.

Mısır

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, BRICS Zirvesi için cuma günü geç saatlerde Hindistan’a ulaşacak.

Bu, Sisi’nin Eylül 2023’te düzenlenen G20 Liderler Zirvesi’nden bu yana Hindistan’a yapacağı ilk ziyaret olacak. Sisi ayrıca Ocak 2023’te Hindistan’ın Cumhuriyet Günü kutlamalarının onur konuğu olmuştu.

İki ülke aynı yıl ilişkilerini “stratejik ortaklık” seviyesine yükseltti.

Bununla birlikte Modi ve Sisi son bir buçuk yıl içinde yalnızca bir kez, bu yıl G7 kapsamında gerçekleştirilen kısa bir görüşmede bir araya geldi.

Modi ile Sisi, pazar günü saat 15.30’da zirvenin marjında ikili görüşme gerçekleştirecek.

Etiyopya

Etiyopya heyetine Başbakan Abiy Ahmed başkanlık edecek.

Hindistan-Etiyopya ilişkileri son yıllarda gelişme gösterdi. Modi, Aralık 2025’te Afrika ülkesine ilk ikili ziyaretini gerçekleştirmiş ve kendisine “Etiyopya Büyük Nişanı” takdim edilmişti.

Bu görüşme, iki liderin son bir yıl içindeki ikinci buluşması olacak.

Modi ve Ahmed cumartesi günü saat 10.00’da ikili görüşme gerçekleştirecek.

İran

Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, 2024’te İran Cumhurbaşkanı olmasından bu yana Hindistan’a ilk ziyaretini gerçekleştiriyor.

Pezeşkiyan, ülkesini ABD ile devam eden çatışma sürecinde yönetiyor. Modi ile Pezeşkiyan geçen ay Bişkek’te düzenlenen ŞİÖ Zirvesi’nin marjında görüşmüştü.

İki lider Batı Asya’daki durum konusunda temaslarını sürdürüyor.

İran, 2019’daki ABD yaptırımlarının ekonomik ilişkileri olumsuz etkilemesine rağmen Hindistan açısından önemli bir bölgesel ortak olmayı sürdürüyor.

Hindistan açısından İran’la daha derin bir angajman, zirve sonrasında tüm BRICS üyelerinin üzerinde uzlaşacağı bir liderler bildirisi yayımlanabilmesi bakımından da önem taşıyor.

Modi ve Pezeşkiyan cuma akşamı ikili görüşme gerçekleştirecek.

İran Cumhurbaşkanı ayrıca cumartesi günü saat 11.30’da Cumhurbaşkanı Murmu ile görüşecek.

Birleşik Arap Emirlikleri

Abu Dabi Veliaht Prensi Halid bin Muhammed bin Zayid Al Nahyan, BAE heyetine başkanlık edecek.

Bu, kendisinin şubat ayında AI Impact Summit için BAE heyetine başkanlık etmesinin ardından bu yıl Hindistan’a yapacağı ikinci ziyaret olacak.

BAE, Hindistan’ın Batı Asya’daki en yakın stratejik ortaklarından biri haline geldi.

Modi, bölgedeki çatışmaların yoğunluğunun azaldığı bu yıl içerisinde BAE’yi ziyaret etmişti.

BAE ile İran, bölgedeki çatışmada karşıt taraflarda yer alıyor.

Suudi Arabistan

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan Al Suud, krallığın Hindistan’a göndereceği heyete başkanlık edecek.

Suudi heyeti, cumartesi günü geç saatlerde gelmesi planlanan son heyet olacak.

Suudi Arabistan BRICS üyeliğini kabul ettiğini gruba resmi olarak bildirmemiş olsa da Riyad, BRICS toplantılarına ve çalışma gruplarına katılmaya davet edilmeye devam ediyor.

Dışişleri Bakanı, pazar günü düzenlenecek genişletilmiş katılımlı zirve toplantısına katılacak.

Endonezya

Endonezya Devlet Başkanı Prabowo Subianto, Ocak 2025’te Hindistan Cumhuriyet Günü’nün onur konuğu olarak gerçekleştirdiği son ziyaretin ardından yeniden Hindistan’a gelecek.

Prabowo o dönemde resmi devlet ziyareti kapsamında davet edilmiş ve Hindistan’da dört gün kalmıştı.

Hindistan-Endonezya ilişkileri son yıllarda daha da gelişti.

2022’de G20 dönem başkanlığını yürüten Endonezya, Bali’de düzenlenen zirveye ev sahipliği yapmıştı. Modi ile Xi, o zirvedeki akşam yemeğinde kısa bir görüşme gerçekleştirmişti. Bu görüşme, Galwan çatışmalarından bu yana iki lider arasındaki ilk temas olmuştu.

Modi, Hindistan’ın G20 Liderler Zirvesi’ne ev sahipliği yapmasından kısa süre önce, Eylül 2023’te ASEAN-Hindistan Zirvesi ve bağlantılı toplantılar için Endonezya’yı ziyaret etmişti.

BRICS Zirvesi sırasında Modi ile Prabowo arasında planlanmış resmi bir ikili görüşme bulunmuyor. Ancak iki liderin iki günlük zirve sırasında kısa bir görüşme gerçekleştirmesi bekleniyor.

Endonezya, Ocak 2025’te gruba katılarak BRICS’in en yeni üyesi oldu.

Ortak ülke heyetleri

BRICS’in 11 üyesinin yanı sıra, zirveye 10 ortak ülke de davet edildi.

Başbakan Modi, bu ülkelerin bazı liderleriyle de ikili görüşmeler gerçekleştirecek.

Belarus

Doğu Avrupa ülkesi Belarus’u Dışişleri Bakanı Maksim Rıjenkov temsil edecek.

Hindistan-Belarus ilişkileri son yıllarda gelişti. Birçok Hint şirketi, askeri teçhizat satın almak amacıyla Belaruslu savunma şirketleriyle ortaklıklar kurdu.

Belarus aynı zamanda Avrasya Ekonomik Birliği’nin (AEB) önemli üyelerinden biri.

Hindistan, AEB ile serbest ticaret anlaşması müzakereleri yürütüyor.

Belarus ayrıca 2024 yılında ŞİÖ’ye katıldı.

Bolivya

Bolivya’yı, ülkenin Yeni Delhi Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Arlette Garcia temsil edecek.

Güney Amerika ülkesi BRICS’e katılmak istediğini daha önce açıklamıştı.

Hindistan Cumhurbaşkanı Ram Nath Kovind, 2019’da Bolivya’ya resmi bir ziyaret gerçekleştirmişti. Bu, bir Hindistan cumhurbaşkanının ülkeye yaptığı ilk ziyaretti.

Hindistan’ın La Paz’da büyükelçiliği bulunuyor.

Küba

Küba heyetine Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez Parrilla başkanlık edecek.

Küba, Batı Yarımküre’deki son büyük komünist ülke olmayı sürdürüyor.

Ülke son aylarda ABD’nin sert yakıt ve petrol ablukasıyla karşı karşıya kaldı. Washington, Havana’daki hükümeti değiştirmeyi ya da hükümeti müzakereye zorlamayı amaçlıyor.

Kazakistan

Kazakistan heyetine Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev başkanlık edecek.

Tokayev, pazar günü düzenlenecek genişletilmiş zirvede Avrasya Ekonomik Birliği’ni de temsil edecek.

Modi ile Tokayev’in pazar günü saat 14.30’da Bharat Mandapam’da ikili görüşme gerçekleştirmesi planlanıyor.

Tokayev, Yeni Delhi’den Güney Kore’ye geçerek Seul’e resmi bir devlet ziyareti gerçekleştirecek.

Malezya

Malezya Başbakanı Enver İbrahim, BRICS genişletilmiş zirvesinde ülkesinin heyetine başkanlık edecek.

Enver İbrahim başbakan olarak Hindistan’a ilk ziyaretini 2024’te gerçekleştirmiş, Modi ise bu yıl şubat ayında Malezya’ya bağımsız bir ikili ziyaret yapmıştı.

Modi’nin geçen yıl Malezya’nın ev sahipliği yaptığı ASEAN Zirvesi’ne katılması planlanmıştı ancak onun yerine Dışişleri Bakanı S. Jaishankar ülkeye gitmişti.

Modi ve İbrahim cumartesi günü saat 10.30’da ikili görüşme gerçekleştirecek.

Nijerya

Nijerya heyetine Devlet Başkan Yardımcısı Kashim Shettima başkanlık edecek.

Shettima ile Modi, pazar günü saat 17.10’da ikili görüşme gerçekleştirecek.

Nijerya, Hindistan açısından önemli bir enerji ortağı haline geldi.

Modi, Kasım 2024’te Nijerya’yı ziyaret etmiş ve kendisine “Nijer Nişanı Büyük Komutanı” unvanı verilmişti.

Tayland

Tayland heyetine Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Sihasak Phuangketkeow başkanlık edecek.

Tayland geçen yıl BRICS ortak ülkesi oldu.

Modi, Nisan 2025’te BIMSTEC Zirvesi için Bangkok’u ziyaret etmişti.

Tayland, Hindistan ve bölgedeki diğer ülkelerle birlikte BIMSTEC üyesi.

Hindistan ile Tayland arasında ayrıca yakın kültürel bağlar bulunuyor. Hindistan’dan çeşitli Budist kutsal emanetleri daha önce Tayland’a gönderilmişti.

Uganda

Uganda heyetine Devlet Başkan Yardımcısı Jessica Alupo başkanlık edecek.

Modi, zirve kapsamındaki son ikili görüşmesini pazar günü saat 17.40’ta Alupo ile gerçekleştirecek.

Modi 2018’de Uganda’yı ziyaret etmiş ve ülke parlamentosuna hitap etmişti.

Bu konuşmasında Hindistan’ın Afrika ile ilişkilerinde izlenecek 10 temel ilkeyi açıklamıştı.

Özbekistan

Özbekistan heyetine Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı Jamshid Kuchkarov başkanlık edecek.

Modi geçen ay bağımsız bir ikili ziyaret kapsamında Özbekistan’a gitmiş ve Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile görüşmüştü.

Özbekistan, Hindistan’ın Orta Asya’ya yönelik açılımında kilit ortaklardan biri olmayı sürdürüyor.

Vietnam

Vietnam heyetine Başbakan Le Minh Hung başkanlık ediyor.

Bu, bu yıl Vietnam’dan Hindistan’a yapılan ikinci üst düzey ziyaret olacak. Cumhurbaşkanı To Lam da yılın başlarında Hindistan’ı ziyaret etmişti.

Modi’nin Hung ile cumartesi günü saat 11.30’da ikili görüşme gerçekleştirmesi planlanıyor.

 

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Putin ve Modi Yeni Delhi’deki BRICS Zirvesi kapsamında görüştü

Yayınlanma

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS Zirvesi kapsamında 45 dakikalık ikili görüşme gerçekleştirdi. Bharat Mandapam Kongre Merkezi’ndeki buluşmada Modi, Rus mevkidaşına 2 bin yıllık antik Hint felsefe eseri “Tirukkural”ın Rusça çevirisini takdim etti.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS Zirvesi kapsamında ikili görüşme yaptı.

Bharat Mandapam Kongre ve Sergi Merkezi’nde gerçekleşen ve 45 dakika süren görüşmede iki lider, ülkeleri arasındaki işbirliğini ele aldı.

Görüşmenin başlangıcında Modi, Putin’e antik Hint düşünürü Tiruvalluvar’ın kaleme aldığı ve Rusçaya çevrilen yaşam felsefesi eseri “Tirukkural”ı hediye etti. Modi takdim sırasında, “Bu kitap 2 bin yıl önce Hindistan’da yazıldı. Büyük yazar Tiruvalluvar eserinde insan hayatından, şefkatten ve devlet yönetiminden söz etti. Düşünceleri günümüzde de geçerliliğini koruyor. Bu kitabı Rusçaya tercüme ettik. Kitabın iki ülke halkları arasındaki bağları güçlendirmemize yardımcı olacağına inanıyorum” dedi.

Hediyeye teşekkür eden Putin, Hindistan Başbakanı’nın ikili ilişkilerin geliştirilmesine yönelik vurgusundan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Rus lider, “Sizin bu değerlendirmelerinizle birlikte tam olarak böyle olacaktır” ifadesini kullandı. Modi, Aralık 2025’te Putin’in Hindistan ziyareti sırasında da Rus lidere “Bhagavad Gita” destanının Rusça baskısını vermişti.

Putin, Modi’yi 24’üncü Yıllık Rusya-Hindistan Zirvesi için Rusya’ya davet etti; Modi de bu daveti kabul etti.

Ziyaretin kesin tarihlerinin daha sonra belirleneceği açıklandı. İki lider görüşmenin tamamlanmasının ardından aynı limuzine binerek Yeni Delhi’deki “INNOPROM. Hindistan” sergisine geçti. Putin gün içinde ayrıca BRICS İş Forumu’nun yıllık genel kurul oturumuna hitap edecek.

İki lider en son 31 Ağustos’ta Bişkek’te toplanan Şanghay İşbirliği Örgütü Zirvesi marjında Ala-Arça devlet konutunda bir araya gelmişti. Liderler o görüşmede iki ülke arasındaki ekonomik ortaklığı ve Ukrayna’daki durumu ele almıştı.

Rusya Devlet Başkan Yardımcısı Yuriy Uşakov, Moskova yönetiminin iki lider arasındaki güvene dayalı ilişkiye değer verdiğini ve tarafların güncel konuları gayriresmi ortamlarda açıkça değerlendirmeyi tercih ettiğini kaydetti.

Hindistan’a üç günlük bir çalışma ziyareti yapan Putin, örgütün kuruluşunun 20’nci yıldönümüne denk gelen 18’inci zirve programı kapsamında başka liderlerle de temaslarda bulunacak.

Uşakov’un aktardığı programa göre Rus lider; Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa, Malezya Başbakanı Enver İbrahim, Etiyopya Başbakanı, Abu Dabi Veliaht Prensi ve BRICS Yeni Kalkınma Bankası Başkanı ile ayrı ayrı görüşmeler yapacak. Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile de olası bir temas planlanıyor.

Adını kurucu ülkeleri Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’nın İngilizce baş harflerinden alan ve gelişmekte olan ekonomileri buluşturan BRICS’in 18’inci zirvesi, 11-13 Eylül tarihleri arasında Yeni Delhi’de düzenleniyor.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Ermenistan, Rus gazına alternatif arıyor

Yayınlanma

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, ülkesinin doğalgaz tedarikinde Rusya’ya alternatif kaynakları araştırdığını açıkladı. Halihazırda tüketiminin yüzde 82’sinden fazlasını Rus enerji şirketi Gazprom üzerinden sağlayan Erivan yönetimi, farklı kaynaklara açık olduğunu vurguluyor.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, ülkesinin doğalgaz tedarik kaynaklarını çeşitlendirme olanaklarını değerlendirdiğini açıkladı.

Newsarmenia haber portalının aktardığına göre Paşinyan, Avrasya Ekonomik Birliği’nden (AEB) ayrılma ihtimali karşısında Rus doğalgazına alternatif arayıp aramadıkları yönündeki soruya yanıt verdi.

Hükümetin çeşitlendirmeye gitmeyeceği hiçbir alanın olmadığını vurgulayan Paşinyan, gaz alımında farklı güzergahlara açık olduklarını belirtti.

Paşinyan açıklamasında, “Ermenistan’da doğalgaz ucuz değil. Sınırdan tüketiciye ulaşana kadar geçen süreçte, diğer ülkelerle kıyaslandığında en yüksek fiyat artışı Ermenistan’da yaşanıyor. Gazprom Armenia şirketi büyük kârlar elde ediyor ve bu da kayda geçirmemiz gereken ayrı bir gerçek” dedi.

Rus enerji şirketi Gazprom, halihazırda Ermenistan’ın tek doğrudan doğalgaz tedarikçisi konumunu koruyor. Ülkedeki doğalgaz iletim şebekesinin işletmesini ise tamamı Rus enerji devine ait olan yan kuruluş Gazprom Armenia yürütüyor.

Ermenistan, 2009 yılından bu yana İran’dan da doğalgaz alıyor. Ancak bu sevkiyat, 2030 yılına kadar geçerliliği korunan elektrik karşılığı doğalgaz takas anlaşması kapsamında gerçekleşiyor. Erivan yönetimi İran’dan aldığı gazı elektriğe dönüştürüyor ve bir metreküp doğalgaz karşılığında İran’a 3 kilovatsaat elektrik ihraç ediyor. Takas programına dahil santraller bir metreküp İran gazından 4 ila 4,5 kilovatsaat elektrik üretiyor; arta kalan elektrik ise Ermenistan’ın iç tüketiminde kalıyor.

FinPort verilerine göre 2025 yılında Ermenistan’ın doğalgaz ihtiyacının yüzde 82,4’ünü Rusya karşıladı. Bu oran 2 milyon 229 bin 697,4 metreküpe karşılık gelirken, kalan miktar İran’dan temin edildi.

ArmRadio’nun haberine göre Paşinyan enerji politikasındaki yaklaşımı şu sözlerle dile getirdi:

“İkinci bir kaynaktan gaz alma veya bu kaynaktan daha fazla gaz tedarik etme imkanı doğarsa bu yolu seçeriz; üçüncü bir kaynaktan alma imkanı çıkarsa o yönde ilerleriz; dördüncü bir seçenek oluşursa yine bu adımı atarız. TRIPP kapsamında Ermenistan üzerinden geçecek ve bize transit geçiş geliri sağlayacak bir boru hattı inşa etme olanağı doğarsa bu yolu da değerlendirebiliriz.”

Nisan ayı başında Ermenistan Parlamento Başkanı Alen Simonyan, Rusya’dan ithal edilen doğalgazın fiyatının artması halinde Erivan’ın Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü (KGAÖ) ile Avrasya Ekonomik Birliği’nden ayrılma sürecini başlatacağını söylemişti.

Paşinyan ise Rusya’yı saygı gösterilmesi gereken bir süper güç olarak nitelendirmiş ve Erivan’ın Moskova’ya asla zarar vermeyeceğini dile getirmişti. Ermenistan Başbakanı aynı zamanda Rusya’nın çıkarlarını Ermenistan’ın çıkarlarının önüne koymayacağının altını çizmişti.

Kremlin yönetimi, Ermenistan’ın KGAÖ üyeliğinin Erivan’ın egemen kararı olduğunu belirtmişti. Ancak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Paşinyan ile gerçekleştirdiği görüşmede Ermenistan’ın hem Avrupa Birliği hem de AEB Gümrük Birliği içinde aynı anda yer alamayacağını hatırlatmıştı.

Mayıs ayı sonunda Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Erivan yönetiminin Avrupa Birliği’ne katılım sürecini sürdürmesi halinde, Rusya Büyükelçiliğinin doğalgaz ve petrol ürünleri tedariki işbirliği anlaşmasının askıya alınabileceği veya feshedilebileceği konusunda Ermenistan’ı resmi olarak uyardığını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English