Avrupa
IG Metall’den sanayisizleşmeye karşı acil müdahale çağrısı

Almanya’nın en büyük sendikası IG Metall’in başkan yardımcısı Jürgen Kerner, Avrupa’nın eski sanayi merkezinin iktisadi çalkantıların üstesinden gelebilmesi ve halihazırda binlerce kişinin işten çıkarıldığı sanayisizleşmeyi önleyebilmesi için acilen harekete geçmesi gerektiği uyarısında bulundu.
IG Metall, otomobil, makine, çelik ve elektronik sektörlerinde çalışan 2,2 milyon işçiyi temsil ediyor. Almanya’nın en büyük otomobil üreticisi Volkswagen, en büyük çelik üreticisi ThyssenKrupp ve çeşitli otomotiv tedarikçileri de dahil olmak üzere son birkaç ay içinde çok sayıda firma işten çıkarmalar yapacağını duyurdu.
Kerner Euractiv’e yaptığı açıklamada, AB ve yeni hükümetin “ortak eylem” ile “iş kayıplarını hala durdurabileceğini” savundu.
Şu anda bir talep krizi ve endüstriyel dönüşüm açısından bir kriz yaşadıklarını öne süren sendikacı, buna karşı koymak için enerji yoğun sektörlerde üç yıldır devam eden iş kayıplarını yine de durdurabileceklerini ileri sürdü.
Almanya’nın GSYİH’sinde sanayinin payını yeniden artırmak için çalışmak gerektiğini savunan Kerner, “Bunun için politikacıların ortak hareket etmesinin yanı sıra işverenlerin de sorumlu davranması gerekiyor,” dedi.
Kerner’e göre Avrupa’daki tüm sanayileşmiş ülkelerde kriz var, ama Almanya en yüksek sanayi paylarından birine sahip; tüm sanayiler uluslararası düzeyde birbiriyle bağlantılı, dolayısıyla Alman sanayisi zayıfladığında bu durum Orta Avrupa’dan Doğu’ya ve Batı’ya doğru bir şerit halinde uzanıyor.
Zorlukların her yerde benzer olduğunu savunan Kerner’e göre bunların arasında, “Önce Amerika” ve Çin’deki sanayi politikası örneğinde görüldüğü gibi pazarların artık eskisi kadar açık olmaması ve yüksek enerji maliyetleri de yer alyor.
İktisatçıların sanayiden hizmetler sektörüne geçişin “iktisadi kalkınmanın doğal bir parçası” olduğunu söyledikleri hatırlatıldığında Kerner, “Örneğin Amerika ya da İngiltere’de sanayisizleşmenin toplumun daha zenginleşmesine yol açmadığını, aksine pek çok insanın geçimini sağlayamayacağı hizmetlerde çalıştığını kabul etmeliyiz. Yüksek nitelikli hizmetlerin oranı endüstriyel işlerin yerini almak için yeterli değildir. Bir sendika olarak, hepimizin saç keserek geçimimizi sağlayamayacağımızı açıkça ifade etmeliyiz,” diye yanıt verdi.
Amerika ve Çin’in çeşitli teknoloji ve sektörlerde kapılarını tamamen kapattığını söyleyen sendika lideri, bunun da kapasite fazlasının Avrupa’ya getirildiği anlamına geldiğini ve buna Avrupa’nın bir yanıt vermesi gerektiğini söyleyerek, “Normal insanların anlayabileceği cevaplar istiyoruz,” diye konuştu.
“Avrupa’da ürün satmak istiyorsanız, bu ürünlerde Avrupa’nın üretim payı olmalıdır,” diyen Kerner, Çin arabalarının da Avrupa’da üretilmesini istediklerini, sadece nihai montaj değil, aynı zamanda belli oranda yerel tedarikçilerle birlikte bunu yapmayı amaçladıklarını belirtti.
Kerner, temelde reddettiği şeyin, ürünlerin Avrupa’da “damping fiyatlarıyla” satılmasına veya kötü çalışma koşullarında üretilmesine izin vermek ve Avrupa üretiminin ortadan kalkması olduğuna işaret etti.
Kerner, “Edindiğim izlenime göre [Avrupa Komisyonu Başkanı] Ursula von der Leyen de buna ihtiyacımız olduğunun farkına varmış durumda,” iddiasında bulundu.
Bu dönüşümün Alman ihracat modelini tehlikeye atıp atmadığı sorulduğunda ise Kerner, “Amerika ve Çin’de olup bitenleri de dikkate almak zorundayız. Bu yüzden hiçbir şeyi tehlikeye attığımızı düşünmüyorum,” dedi.
Kerner, Trump ve Çin’in kendileri için bir model olmadığını, çünkü bu ülkelerin “kendilerini tamamen kapattıklarını” belirtirken, IG Metall’den hiç kimsenin “%100 Avrupa üretimi” için çağrıda bulunmadığına işaret etti.
Kerner, “Biz sadece şunu açıkça ifade etmek istiyoruz: Avrupa pazarında aktif olmak istiyorsanız, belirli bir miktarda üretim payını da yanınızda getirmelisiniz. Bunu, özellikle biz Almanların faydalandığı ticareti durma noktasına getirmeden yapabiliriz,” diye konuştu.
Avrupa
Almanya, Fransa ve İngiltere, Rusya ile müzakere planı üzerinde çalışıyor

Bloomberg’in kaynaklarına göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonu için bir plan hazırlıyor. Avrupa ülkeleri çatışmanın bir kış daha uzamasını önlemeyi hedeflerken, görüşmelere ilişkin nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’e ait olacağını ve Kiev’e baskı yapılmayacağını belirtiyor.
Bloomberg’in kaynaklara dayandırdığı haberine göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonuna yönelik bir plan üzerinde çalışıyor.
Ajansa konuşan kaynaklar, Avrupa ülkelerinin çatışmanın bir kış daha devam etmesini önlemek istediğini belirtti. Aynı kaynaklar, görüşmeler konusunda nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’e ait olacağını ve Avrupa’nın bu konuda kendisine baskı yapmayı planlamadığını aktardı.
Kaynaklara göre İngiltere Başbakanı Keir Starmer, önümüzdeki günlerde bu konuyu Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile görüşecek.
Alman televizyon kanalı NTV, 2 Haziran’da Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder’in Moskova’ya geldiğini bildirmişti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin daha önce Schröder’i Avrupa tarafından tercih edilebilecek bir müzakereci olarak nitelendirmişti.
Rusya Devlet Başkanı Sözcüsü Dmitriy Peskov, mayıs ayının sonunda yaptığı açıklamada Avrupa’nın Rusya ile diyalog kurulmasının gerekliliğini anladığını, ancak müzakere süreci konusunda “ancak şimdi olgunlaşmaya başladığını” ifade etmişti.
Peskov ayrıca Moskova’nın, Avrupa Birliği’nden Rusya ile temas kurabilecek olası müzakerecilere ilişkin gelen sinyalleri ciddiyetle değerlendirdiğini söylemişti.
Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide ise Avrupa’nın Ukrayna konusundaki görüşmelere tarafsız bir arabulucu olarak değil, çatışmadan etkilenen çıkarlara sahip bir taraf olarak katılması gerektiğini belirtti.
Eide, Avrupa Birliği ve ABD’nin Kiev’e desteğini sürdürmesi gerektiğini de vurguladı.
Putin ise Kiev’in çatışmayı barışçıl yollarla çözmeye hazır olduğuna inanmadığını dile getirmişti. Rus lider, çatışmanın temel nedenlerinin ortadan kaldırılması ve 2024 yılında açıkladığı koşullar temelinde barışçıl bir çözüme hazır olduğunu söylemişti.
Putin’in sıraladığı koşullar arasında Ukrayna birliklerinin Donetsk ve Lugansk halk cumhuriyetleri ile Zaporojye ve Herson bölgelerinden çekilmesi, bu bölgeler ile Kırım’ın Rusya’nın parçası olarak tanınması, Ukrayna’nın tarafsız, askeri bloklara katılmayan ve nükleer silahlardan arındırılmış bir statü benimsemesi, Ukrayna’nın silahsızlandırılması ve “Nazizmden arındırılması” ile Rusya’ya yönelik tüm yaptırımların kaldırılması yer alıyordu.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise geçen yıl eylül ayında Avrupa’ya Ukrayna konusundaki müzakere masasında yer olmadığını söylemişti.
Lavrov, Avrupa Birliği ülkelerinin Rusya karşıtı tutumları nedeniyle bu süreçte yer alamayacağını belirtmiş ve Batı tarafından sunulan güvenlik garantilerinin “Rusya’ya karşı kurgulandığını” ifade etmişti.
Avrupa
Rheinmetall, otomotiv tedarik bölümünü satıyor

Alman savunma sanayi şirketi Rheinmetall, otomotiv tedarikçi bölümünü özel sermaye şirketi Aequita’ya satıyor.
Rheinmetall çarşamba günü yaptığı açıklamada, iki şirketin “bugün, Rheinmetall’in eski Power Systems bölümüne yeni bir yönetim altında bir gelecek açan bir satın alma anlaşması imzaladığını” duyurdu.
Bu, “stratejik yeniden yapılanmada bir dönüm noktası” niteliğinde; sivil bölümün satışıyla birlikte grup, “odak noktasını askeri işine kaydırıyor.”
İşlemin bu yılın dördüncü çeyreğinde tamamlanması bekleniyor ve halen düzenleyici kurumların onayına tabi.
Hisselerin yüzde 100’ü için ön satın alma bedeli 350 milyon avro olarak belirlendi fakat bu rakam işlemin kesinleşmesinden önce değişebilir.
Rheinmetall, kısa süre önce savunma işinde rekor kâr ve dolu sipariş defterleri bildirdi. Öte yandan, otomotiv tedarik endüstrisi krizde.
Şirket, “Özellikle otomotiv sektöründeki iş durumunun daha da kötüleşmesi, nihai anlaşmanın şart ve koşullarını etkiledi,” açıklamasını yaptı.
Avrupa’nın savunma harcamalarını artırmasıyla Ukrayna savaşının başlamasından bu yana iş hacmi hızla artan Rheinmetall, geçen yıldan beri Power Systems bölümüne alıcı arıyordu ve bu bölümü Aralık 2025’te durdurulan faaliyetler kategorisine almıştı.
Rheinmetall, şirketleri satın alıp yeniden yapılandıran bir yatırım şirketi olan Aequita’nın, bu birimdeki dünya çapındaki yaklaşık 6.250 çalışanı işte tutmayı planladığını da ekledi.
Aequita’nın Yönetim Kurulu Başkanı ve Eş CEO’su Axel Geuer, “Bu şirket, artık yaklaşık 5 milyar avro gelir elde edecek olan otomotiv bölümümüze mükemmel bir katkı sağlıyor,” dedi.
Geuer, Aequita’nın bu şirketin uzun vadeli gelişimini destekleyeceğini ve otomotiv portföyü genelinde sinerji yaratmaya çalışacağını da sözlerine ekledi.
Rheinmetall, satışın dışında kalanlar arasında alüminyum döküm uzmanı KS Huayu AluTech’in Almanya’daki üç tesisi, otomotiv sensörleri ortak girişimi Dermalog SensorTec’teki hisseler ve otomobil parçaları üreticisi Pierburg’un İspanya’daki Abadiano fabrikasının bulunduğunu belirtti.
Avrupa
Litvanya, ABD ile nükleer silah müzakerelerine başladı

Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas, ABD nükleer silahlarının ülke topraklarında olası konuşlandırılmasına yönelik Washington ile müzakereler yürütüldüğünü açıkladı. Litvanya Anayasası kitle imha silahlarının konuşlandırılmasını yasaklasa da Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda güvenlik risklerini gerekçe göstererek bu engeli aşacak değişiklikler önerdi.
Litvanya, ABD’ye ait nükleer silahların kendi topraklarında olası konuşlandırılması konusunda Washington ile müzakereler yürütüyor.
Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas, konuya ilişkin yaptığı açıklamada ABD ile görüşmelerin sürdüğünü doğruladı.
Politico’nun aktardığı habere göre Kaunas, “Tartışmalar devam ediyor. Litvanya kesinlikle bu sürecin dışında kalmıyor” ifadelerini kullandı.
Litvanya Anayasası, ülke topraklarında kitle imha silahlarının konuşlandırılmasını açıkça yasaklıyor. Ancak Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, bölgedeki güvenlik risklerini gerekçe göstererek bu yasal engelin etrafından dolaşılmasını sağlayacak anayasa değişiklikleri yapılmasını daha önce teklif etti.
Politico, söz konusu müzakerelerin ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığını azaltma eğiliminde olduğu ve bu durumun NATO müttefikleri arasında güvenlik endişelerini artırdığı bir dönemde yürütüldüğünü yazdı.
Financial Times tarafından aktarılan bilgilere göre ise ABD, ek nükleer savaş başlıkları ve bombardıman uçaklarının diğer Avrupa merkezli NATO ülkelerinde konuşlandırılması seçeneğini değerlendiriyor.
Mevcut durumda ABD’ye ait nükleer silahlar Avrupa coğrafyasında altı ülkede bulunuyor. Bu ülkeler Almanya, Belçika, İtalya, Türkiye, Hollanda ve Birleşik Krallık olarak sıralanıyor.
Dünya Basını2 hafta önceProf. Mearsheimer: Trump, İran savaşını sonlandırmak için Çin’den yardım istedi
Dünya Basını2 hafta önceİktisat tarihçisi Chance: Batı, Çin’i kendi sistemine entegre ederek liberal bir demokrasiye dönüştüreceğini sandı
Diplomasi2 hafta önceXi ve Putin ‘çok kutuplu bir dünya ve yeni tip uluslararası ilişkiler’ çağrısı yaptı
Amerika2 hafta önceBolivyalı işçi ve köylüler başkent La Paz’ı kuşattı
Asya2 hafta önceLai, Tayvan’ın “özgürlüğünden vazgeçmeyeceğini” söyledi, yeni İHA bütçeleri sözü verdi
Asya2 hafta önceRusya ve Çin arasındaki ticaret hacmi 240 milyar dolara ulaştı
Asya2 hafta önceİran’daki savaş yuan için küresel ticarette fırsat penceresi açtı
Dünya Basını2 hafta önceProf. Pape: İran yetenekleri sınırlı olduğu için değil, stratejik sebeplerle kendini dizginliyor








