Bizi Takip Edin

Amerika

JK Rowling: Emma Watson, bana yönelik saldırılarda yangına körükle gitti

Yayınlanma

JK Rowling, Emma Watson’ı trans hakları konusunda ölüm tehditleri aldığı sırada “yangına körükle gitmekle” suçladı.

Yazar, trans ideolojisine yönelik eleştirilerine katılmayan Watson ve Harry Potter filmlerinin diğer eski çocuk yıldızlarına sert çıktı, onların “cahil” olduklarını iddia etti ve onlardan farklı olarak kendisinin “14 yaşında multimilyoner olmadığını” ekledi.

X’te yayınlanan bir gönderide Harry Potter’ın yazarı, film serisinde Hermione Granger’ı canlandıran Watson’ın “kadın haklarının çiğnenmesine” katıldığını iddia etti.

Ayrıca, kendisine yönelik tehditlerin doruk noktasında Watson’ın “Yaşadıkların için çok üzgünüm” yazan el yazısı bir not verdiğini de açıkladı.

Yorumları, Watson’ın yazar Jay Shetty’nin “On Purpose” podcast’ine konuk olması ve aktrisin Rowling’e “onu çok değer verdiğini” söyleyerek zeytin dalı uzattığı izlenimi verdiği programın ardından geldi. 

Rowling şöyle devam etti:

“Özellikle Emma ve Dan [Radcliffe], son birkaç yıldır, eski mesleki ilişkilerimizin onlara beni ve görüşlerimi kamuoyunda eleştirmek için özel bir hak, hatta bir yükümlülük verdiğini düşündüklerini açıkça belirttiler.

Zenginlik ve şöhretin rahatlığını hiç tatmamış diğer insanlar gibi, Emma da gerçek hayattan çok az deneyime sahip, ne kadar bilgisiz olduğunun farkında değil… Ben 14 yaşında multimilyoner değildim.

Emma’yı ünlü yapan kitabı yazarken yoksulluk içinde yaşıyordum. Bu nedenle, Emma’nın kadın haklarının çiğnenmesine bu kadar coşkuyla katılmasının, onun ayrıcalıklarına sahip olmayan kadınlar ve kızlar için ne anlama geldiğini kendi yaşam deneyimlerimden anlıyorum.

Emma, kamuoyunda yangına körükle gitmiş, fakat tek satırlık bir endişe ifadesinin, bana onun temel sempati ve nezaketini göstereceğini düşünmüştü.”

Rowling, biyolojik erkeklerin kadın olamayacağına dair inancını dile getirdiği için yıllardır ölüm tehditleri de dahil olmak üzere sert tepkilerle karşı karşıya kaldı.

O zamandan beri cinsiyet konusunda en önde gelen eleştirmenlerden biri haline geldi, fakat daha önce Watson, Radcliffe ve Rupert Grint tarafından trans ideolojisini açıkça eleştirdiği için eleştirilmişti.

Rowling, pazartesi günü X’te yaptığı paylaşımdan önce Watson’a veya trans konularındaki anlaşmazlıklarına hiç doğrudan atıfta bulunmamıştı. 

Fakat yazar daha önce, Harry Potter oyuncularının “kadınların zor kazanılmış haklarını aşındırmaya niyetli bir harekete yakınlaşmalarını” affedemeyeceğini ima etmişti.

Watson, Jay Shetty’nin podcast’inde, eskiden yakın bir ilişkisi olan yazara “hâlâ değer verdiğini” söyledi. Oyuncu, “En büyük dileğim, benimle aynı fikirde olmayanların da beni sevmesi ve benim de aynı fikirde olmadığım insanları sevmeye devam edebilmemdir,” dedi.

Watson, bu konuyu Rowling ile kişisel olarak hiç tartışamamış olmaktan “üzgün” olduğunu ekledi ve romancı ile geçirdiği zamanı her zaman “saklayıp değer vereceğini” söyledi.

Rowling, X gönderisinde, “bir zamanlar benim yarattığım bir karakteri canlandıran hiçbir aktörün sonsuza kadar benimle aynı fikirde olması gerekmediğini” kabul etti, fakat Watson’ın artık tavrını değiştirdiğini, çünkü “bana yönelik sert eleştirilerin artık eskisi kadar moda olmadığını fark ettiğini” öne sürdü.

Ayrıca, aktrisle olan ilişkisindeki “dönüm noktası”nın, Watson’ın “bütün cadılar için buradayım” dediği 2022 Bafta ödülleri törenindeki konuşması olduğunu söyledi.

O zamanlar, bu sözlerin Rowling’in 2020 yazında öne çıkmaya başlayan toplumsal cinsiyet eleştirisi görüşlerine yönelik üstü kapalı bir yanıt olduğu yaygın bir kanaatti.

Rowling, ödül töreninde Watson’ın, yazara “Yaşadıkların için çok üzgünüm” yazan el yazısı bir notu birine iletmesini istedikten sonra “konuşmanın kendisinden çok daha fazla inciten bir ek not” yazdığını açıkladı.

Yazar, “Bu, bana yönelik ölüm, tecavüz ve işkence tehditlerinin zirveye ulaştığı, kişisel güvenlik önlemlerimin önemli ölçüde sıkılaştırılması gereken ve ailemin güvenliği için sürekli endişelendiğim bir dönemdeydi. Emma, kamuoyunda daha fazla yangına körükle gitmiş olmasına rağmen, tek satırlık bir endişe ifadesinin bana onun temel sempati ve nezaketini göstereceğini düşünmüştü,” diye sitem etti.

Rowling, yetişkinlerin, “düzenli olarak bir arkadaşının öldürülmesini isteyen bir aktivist harekete yakınlaşıp, sanki o arkadaşı aslında kendi anneleriymiş gibi eski arkadaşlarının sevgisini talep etme hakkını” iddia edemeyeceklerini savundu.

Harry Potter’ın yaratıcısı, “Emma haklı olarak benimle aynı fikirde olmamak ve hatta benim hakkımdaki duygularını kamuoyunda tartışmak özgürlüğüne sahiptir, fakat benim de aynı hakkım var ve sonunda bu hakkı kullanmaya karar verdim,” dedi.

Watson, Rowling’in görüşlerine ilk olarak Haziran 2020’de bir dizi X gönderisinde karşı çıkmış ve şöyle demişti:

“Trans insanlar, kendilerinin söylediği kişilerdir ve sürekli sorgulanmadan veya kendilerinin söylediği kişi olmadıkları söylenmeden hayatlarını yaşamayı hak ederler.

Trans takipçilerimin, benim ve dünyadaki pek çok insanın sizi gördüğünü, saygı duyduğunu ve olduğunuz gibi sevdiğini bilmesini istiyorum.”

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English