Amerika
Joe Biden’ın Elon Musk sancısı

Teknoloji startuplarına yönelik ilginin Silikon Vadisi Bankasının (SVB) iflasından sonra artması beklenir bir şey. Zira bu bankanın müşterilerinin önemli bir kısmı Pentagon’la bağı olan taşeron startuplar. Bu meseleye şu yazıda değinmiştik.
Bu alanda faaliyet yürüten şirketleri devletle daha sıkı ilişkili hale getirmek için bir girişim de başlatılmış durumda. Elbette, bu girişimin hedefinde Pentagon’a çok sayıda iş yapan Elon Musk var.
Bloomberg’de çıkan bir değerlendirmeye göre, Musk Twitter’ı satın aldığından beri, Biden yönetim için ‘baş ağrısı’ olarak görülüyor.
Nakliye, uzay ve havacılık, sağlık, telekomünikasyon ve sosyal medya sektörlerinde çeşitli derecelerde devletle kesişen işlevlere sahip şirketlerin Musk’ın kontrolünde olması işleri karmaşıklaştırıyor.
Konu hakkında yorum yapan bir ABD’li yetkili, Musk’ın şirketi Tesla’yı ‘Amerikan iştiraki olan bir Çin şirketi’ olarak tanımlıyor.
Şirketin Şangay’daki fabrikası geçen yıl küresel üretiminin yarısından fazlasını gerçekleştirirken, Biden da Musk’ın yurtdışı bağlantılarının ‘incelenmeye değer’ olduğunu söylüyor.
Ukrayna savaşını bitirmeyi isteyen ve Çin ile Tayvan’ın birleşmesi için plan hazırlayan Musk hakkında konuşan Virginia’nın Demokrat senatörü Mark Warner, “Komünist Partinin cömertliğine Elon Musk kadar bağımlı başka bir Amerikalı olduğunu sanmıyorum,” demişti.
Musk ve şirketleri federal kurumların incelemelerine maruz kalıyor. Örneğin, tweetleri nedeniyle Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu ile olan kavgası devam ediyor ve Adalet Bakanlığı, SEC ve Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi şirketin otomatik sürüş iddialarını inceliyor.
Cumhuriyetçi dönüş
Öte yandan Musk, Cumhuriyetçilerle olan bağını da güçlendiriyor. California’daki SpaceX operasyonlarına ev sahipliği yapan Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi Başkanı Kevin McCarthy ile yakın ilişkiler kuran milyarder, geçen yıl McCarthy ile Wyoming’deki tatil köyünde vakit geçirdi ve Ocak ayında doğum gününü bizzat kutladı.
SpaceX, 2022’de aldığı yaklaşık 3 milyar dolarlık işle birlikte ABD hükümet sözleşmelerinin devi konumuna geldi.
Musk ve şirketin lobicileri, senatörlerin desteğini almak için yıllarca Kongrede çalıştı ve SpaceX, savunma devleri Boeing ve Lockheed Martin’in uzun süredir devam eden ortak girişimiyle rekabet etme hakkı için Hava Kuvvetlerine dava açtı.
Musk, 2020 yılında Biden’a ‘tereddütle’ oy verdiğini söylemişti. 2024 seçimleri için ise Florida’nın Cumhuriyetçi Valisi Ron DeSantis’e işaret etti. Musk, Kasım ayındaki ara seçimlerde takipçilerini Cumhuriyetçilere oy vermeye çağırırken, DeSantis’i ‘mantıklı ve merkezde’ olarak tanımlamıştı.
Öte yandan Elon Musk ile Biden yönetiminin birbirine bağımlı olduğu da akılda tutulmalı. Beyaz Saray’ın temiz enerji dönüşüm planında elektrikli araçların önemli bir yeri var ve Tesla bu konuda dünyanın öncülerinden.
Şubat ayında Tesla’nın şarj istasyonlarını diğer markalara da açma kararı almasını sağlayan Beyaz Saray, daha sonra şirketin Buffalo, New York’taki fabrikasında sendikalaşmaya çalışan işçilerin kovulması ile birlikte şaşkına döndü.
Joe Biden, kendisini ABD tarihinin sendikalaşmaya en çok önem veren başkanı olarak lanse etmeye çalışıyor. Elon Musk’ın şirketleri ise, sendikalaşmaya asla izin vermeyen bir siyaset takip ediyor. Bu, Cumhuriyetçi ‘serbest piyasa’ ideolojisiyle de uyumlu görünüyor.
Pentagon’la derinleşen bağlar
Musk’ın şirketlerinin ABD Savunma Bakanlığının en büyük yüklenicisi haline gelmesi, işleri iyice karmaşıklaştırıyor.
Geçen Ekim ayında Wall Street Journal’da (WSJ) yayınlanan bir haberde, Ukrayna konusundaki Starlink anlaşmazlığına rağmen, Pentagon’un, SpaceX uydu kapasitesinin kullanımını genişletmeye hazırlandığı yazıyordu.
WSJ’nin ele geçirdiği hükümet belgelerinde, Pentagon-SpaceX ilişkilerinin, Starlink’in kilit bölgelerde baskın bir oyuncu olduğu uydu hizmetlerine doğru büyümeye hazırlandığı belirtiliyordu.
Haberdeki ilginç noktalardan biri de, aralarında Avrupa operasyonlarını yürüten ve Hava Kuvvetlerinin jet avcı uçaklarının çoğunu uçuran komutanlık da dahil olmak üzere en az üç Hava Kuvvetleri komutanlığının, Starlink donanımı ve hizmeti için yapılan sözleşmeleri, Starlink’in rakiplerine göre avantajlı olduğunu söyleyerek gerekçelendirmesi.
Bu, ABD’nin Avrupa Komutanlığının (EUROCOM) SpaceX ile olan derin bağlarına işaret ediyor.
Öte yandan Pentagon’un diğer birimleri de Starlink ile sözleşme yapmak istediklerini açıklamışlardı.
Starlink, alçak dünya yörüngesinde (LEO) uydu işleten ve hem Avrupa hem de Afrika’da internet bağlantısı sağlayabilen tek şirket. ABD Hava Kuvvetlerinin Avrupa ve Afrika komutanlığı tarafından hazırlanan bir belgeye göre, şu anda Ukrayna’da kullanılan tek LEO uydu ağı sağlayıcısı da Starlink.
Elon Musk’ın, Starlink’ib Ukrayna’yı sonsuza kadar fonlamasının akılcı olmayacağını söylemesinin ardından başlayan tartışma Pentagon ile şirket arasındaki görüşmelerin ardından çözülmüştü.
Musk daha önce attığı bir tweette SpaceX’in bu hizmet için fon talebini geri çektiğini belirtmişti. Musk’ın iddiasına göre şirketin Ukrayna operasyonları ayda 20 milyon dolara mal oluyordu.
Musk ile Pentagon arasındaki ilişkilerde mali boyut dudak uçuklatıyor. Örneğin, Hava Kuvvetleri Araştırma Laboratuvarı ile SpaceX arasında 2018 yılında imzalanan 28,7 milyon dolar değerindeki bir sözleşme, hava taşıtları da dahil olmak üzere internet bağlantısı deneylerine odaklanıyor.
Silikon Vadisi hayranı bakanlar
Elon Musk’ın 2016 yılında dönemin Savunma Bakanı Ash Carter ile buluşması bir hayli dikkat çekmişti.
Esas dikkat çekici olan şey, Carter’ın 20 yılda Silikon Vadisini ziyaret eden ilk bakan olmasıydı.
Vaktinde Mashable’da çıkan bir makalede, Carter’ın ‘Silikon Vadisinin bir hayranı’ olduğu belirtiliyor ve bölgenin ‘inovatif’ yapısının Pentagon’un teknolojik olarak ileri seviyede kalmasına yardımcı olacağı vurgulanıyordu.
Carter, Pentagon’u Silikon Vadisine açan bakan olarak nitelendirilebilir. Tersinden, Musk da federal hükümet kurumlarından aldığı sözleşmelerle yükseldi denebilir. Nitekim, NASA, Musk’ın yükselişindeki en önemli ortaklardandı. Bir röportajında Musk, NASA’dan kazandıkları 1,5 milyar dolarlık ihalenin şirketi kurtardığını söylüyordu.
Carter’ın Pentagon’u ‘Silikon Vadisinin suretinde yeniden yapılandırma’ hayalinin en önemli parçası olan Savunma İnovasyon Biriminin ilk lideri Raj Shah, eski bir F-16 pilotu olduğu gibi aynı zamanda bir Silikon Vadisi girişimcisi idi.
SVB’nin iflası ve Musk’ın tutumu
SVB’nin iflasının ardından, Amerikan Merkez Bankası Fed’in faiz artırma politikasına yönelik muhalefet de yükseldi.
SVB’nin en önemli müşterileri, Silikon Vadisinde Pentagon’a iş yapan teknoloji startupları. Nitekim, SVB’nin Fed, federal hükümet ve regülatör kurum FDIC tarafından ‘kurtarılmasında’ Pentagon’un önemli rolü olduğu iddia edilmişti.
Özellikle küçük ve orta büyüklükteki bankaların yaşadığı risklere dikkat çekilirken, bu bankaların toplam kredilerdeki payının bir hayli önemli olduğu hatırlatılıyor.
Musk da Fed’e çağrı yaparak, kurumun küçük ve orta büyüklükteki bankaların batmasını engellemesi gerektiğini düşünenlerden.
Bu kapsamda Musk, geçen haftaki Fed kararından önce attığı tweette, politika faizinin 50 baz puan düşürülmesi gerektiğini söylemişti.
Musk, geçen Ekim ayında yaptığı bir açıklamada da ABD’de enflasyondan çok deflasyonun olduğunu ileri sürmüş ve “Bu noktayı Fed’e tekrar tekrar anlatacağım. Fed dinlemiyor çünkü ön camdan dışarı bakmak yerine dikiz aynasına bakıyor,” demişti.
Yapay zeka araştırmalarında devletle daha çok işbirliği çağrısı
Elon Musk’ın önem verdiği bilinen yapay zeka araştırmaları üzerine yaptığı çağrı da dikkat çekici.
Fırtınalar koparan ChatGPT’nin geliştiricisi OpenAI’ın kurucularından olan Musk, daha sonra şirketten ayrılmıştı. OpenAI, şu anda fiili olarak Microsoft’un kontrolünde.
ChatGPT’ye rakip olarak Alphabet’in (Google) yayınladığı Bard da üretici yapay zeka alanında rekabeti kızıştırıyor. ‘Beş Büyükler’ olarak bilinen tüm ABD’li teknoloji tekelleri, yapay zeka araştırmalarına büyük paralar harcıyor.
Musk ve bir dizi şirket yöneticisinin yapay zeka araştırmalarını altı aylığına durdurma çağrısı ise, ‘etik’ kaygılardan öte Amerikan sermayesindeki iç rekabete işaret ediyor. Daha önce Amerikan ordusunun bir konferansında, Hava Kuvvetleri Komutanının karşısında ‘inovasyon’ alanında rekabetin önünü açılması gerektiğini savunan Musk’ın bu fikrini etik kaygılarla değiştirdiğini söylemek mümkün değil.
Nitekim Musk, ay başında Tesla’nın ‘Yatırımcı Günü’nde yaptığı konuşmada, yapay zekanın ‘düzenleyici bir otorite’ tarafından denetlemesi ve ‘kamu yararı’ çerçevesinde faaliyet yürütmesinin garanti altına alınması gerektiğini söylemişti.
Elektrikli araçları için yapay zeka destekli otomatik pilot testleri yapan bir şirketin sahibi, regülasyonu etik kaygılarla değil, tekelleşme kaygıları ile istiyor olmalı.
Bir de Pentagon’un kaygıları… Geçen Mayıs ayında, Atlantik Konseyi’nin düzenlediği bir konferansta konuşan Pentagon’un yapay zeka şefi Michael Groen, Çin’in 2030 yılına kadar yapay zeka alanında dünyaya hükmetmeyi hedeflediğini ileri sürmüş ve bu yıla kadar yapay zekanın toplamda 16 trilyon dolarlık bir endüstri haline geleceğini öngörmüştü.
Groen’e göre Pentagon bir koordinasyon organı olmanın ötesine geçip bu alan ‘yapıcı’ bir kurum haline gelmeliydi ve bakanlık, bu meydan okumayla yüzleşmek için ‘kendini başta yapmalıydı.’
Groen’in tüm konuşması, yapay zeka araştırmalarını Pentagon için ‘asil’ hale getirmeye ve bunun için gerekli düzenlemeleri yapmaya ayrılmıştı. Yani bakanlık, biraz zaman istiyordu. Tıpkı Elon Musk ve arkadaşları gibi.
Uyuşmazlık çizgileri ve uzlaşı ihtimali
Musk ve bağlı bulunduğu Pentagon kontratlarının ‘serbest piyasa’ ile ‘devlet müdahalesi’ arasındaki ayrımları silikleştirdiği görülüyor. Cumhuriyetçilerin başını çektiği piyasa ideolojisine sahip görünen Musk, bir anda devlet müdahalesini savunur hale gelebiliyor.
Biden’ın baş ağrısı olsa bile, Musk’ın ‘yeşil dönüşüm’ kapsamında üstlendiği rol azımsanacak gibi değil. Nitekim, Biden’ın önerdiği daha kapsamlı bir devlet-şirket bütünleşmesi, Tesla’nın patronunun itiraz edeceği bir şey değil. Bu noktada, Biden ve Demokratların savunduğu sözde ‘ilerici’ gündemin sermaye tarafından delik deşik edilmesi, veya devlet-şirket bütünleşmesi perçinlenirken kavganın bu kültür alanında verilmesi muhtemel görünüyor. Uzlaşmanın zemini ise ancak ekonominin askerileştirilmesi-devletle bütünleştirilmesi olabilir.
Amerika
Çin’e 300 milyon dolarlık Nvidia çipi kaçırmakla suçlanan iş insanı gözaltında

ABD’de federal savcılar, Çin’e 300 milyon dolar değerinde yapay zeka çipi içeren sunucu kaçırmakla suçlanan Amerikalı iş insanı Greg Louie’yi gözaltına aldı. Şüphelinin 2023 ve 2024 yıllarında gerekli hükümet lisansını almadan Malezya ile Singapur üzerinden transit sevkiyat yaptığı belirtiliyor.
ABD’de federal savcılar, California’da yaşayan iş insanı Greg Louie’yi Nvidia üretimi yapay zeka çiplerini barındıran 300 milyon dolarlık sunucuları Çin’e yasa dışı yollarla ihraç etmek suçlamasıyla gözaltına aldı.
Bloomberg’ün haberine göre, Earthmade Computer Inc. adlı özel şirketin sahibi olan Louie, iş yerine geldiği sırada yakalandı.
Amerikalı iş insanına İhracat Kontrolü Reform Yasası’nı ihlal etmek amacıyla komplo kurmak, kaçakçılık ve kara para aklamak amacıyla komplo kurmak suçlamaları yöneltildi.
Soruşturma dosyasında, Louie’nin 2023 ile 2024 yılları arasında kimliği henüz tespit edilemeyen kişilerle ortak hareket ederek ileri teknoloji Nvidia çipleriyle donatılmış sunucuları Çinli müşterilere sevk ettiği kaydedildi.
Söz konusu sevkiyatların gerçekleşmesi için ABD hükümetinden özel lisans alınması şartı aranıyordu, ancak şüphelinin resmi makamlara herhangi bir lisans başvurusu yapmadığı tespit edildi.
Donanımların Malezya ve Singapur üzerinden transit geçirildiği, bu ülkelerden de yasa dışı biçimde yeniden ihraç edilerek Çin’e ulaştırıldığı belirlendi.
Washington yönetimi son yıllarda Pekin’in gelişmiş yapay zeka donanımlarına erişimini engellemeye çalışırken, Çin kendi üretim kapasitesini artırma ve yaptırımları aşacak alternatif güzergahlar bulma arayışını sürdürüyor.
ABD hükümeti, 2022 yılında Nvidia ürünlerinin Çin ve Rusya’ya ihracatına lisans zorunluluğu getirmişti. Kısıtlamalar, özellikle yapay zeka operasyonlarında kullanılan A100 ve H100 serisi grafik işlem birimlerini (GPU) hedef alıyor.
Öte yandan Washington yönetimi ocak ayında Nvidia’ya, H200 dahil güçlü yapay zeka çiplerini Çin’e satabilmesi için izin verdi. Şirketin bu satışları gerçekleştirebilmesi için elinde yeterli miktarda ürün tedariki sağladığını belgelemesi gerekiyor.
The Information gazetesi daha önce Pekin yönetiminin, ByteDance ve Alibaba gibi ülkenin önde gelen teknoloji devlerinin belirli Nvidia GPU’larını satın almasına onay vermeyi değerlendirdiğini yazmıştı.
Eylül ayı başında The New York Times gazetesi de ABD’nin yaptırım listesinde yer alan Çin merkezli teknoloji şirketi Inspur’un kısıtlamalara rağmen Nvidia çipleri dahil ileri Amerikan teknolojilerini sattığını öne sürdü.
Gazetenin haberinde, söz konusu ağda Inspur’un ABD’deki iştiraki Aivres şirketinin kilit rol üstlendiği kaydedildi.
Amerika
Mahkemeden 110 milyar dolarlık Paramount ve Warner Bros. birleşmesine onay

ABD federal mahkemesi, Paramount’un Warner Bros.’u 110 milyar dolara devralmasına yönelik uzlaşmayı onaylayarak birleşmenin önünü açtı. Şirket, varılan mutabakat uyarınca beş yıl boyunca yılda en az 30 film vizyona sokacak ve yerli yapımlara yıllık 300 milyon dolar ek yatırım yapacak.
ABD’de federal mahkeme, medya şirketi Paramount’un Warner Bros. Discovery’yi 110 milyar dolara devralmasına onay verdi.
ABD Bölge Yargıcı Araceli Martinez-Olguin, tarihin en büyük medya birleşmelerinden birini engellemek amacıyla Kaliforniya öncülüğündeki 12 eyaletin açtığı davada tarafların 21 Eylül’de vardığı uzlaşmayı onayladı.
Eyaletler, birleşmenin sinema ve televizyon alanında nihai tüketiciler için fiyatları artırabilecek bir tekel yaratacağını savunuyordu.
Yargıç Martinez-Olguin ise uzlaşmayı “makul, fiili ve hukuki bir çözüm” olarak nitelendirdi.
Onaylanan uzlaşma şartlarına göre şirket, beş yıl boyunca ABD sinemalarında her yıl en az 30 film vizyona sokmak ve ülke içindeki yapımlara yılda 300 milyon dolar ek kaynak aktarmak zorunda kalacak.
Şartların yerine getirilmemesi durumunda Paramount, Miramax film stüdyosunu satma yaptırımıyla karşılaşabilecek.
Anlaşma ayrıca kablolu yayın müzakerelerinin iki şirketin kanalları için ayrı ayrı yürütülmesini ve Paramount bünyesindeki CBS News ile Warner Bros.’a ait CNN’i denetleyecek bağımsız bir gazeteciler kurulu oluşturulmasını zorunlu kılıyor.
Kaliforniya Adalet Bakanlığı temsilcisi, varılan uzlaşmanın rekabet konusundaki endişeleri giderdiğini, tüketici tercihlerini güvenceye aldığını ve Kaliforniyalı çalışanların geleceğini gözettiğini açıkladı.
Şirketler ayrıca Amerika Yazarlar Birliği (WGA) ile yürütülen antitröst davasında da anlaşmaya vardı.
Bu kapsamda sendikanın sağlık fonuna 17,5 milyon dolar ödenecek ve CBS News bünyesindeki WGA istihdam seviyesi beş yıl boyunca korunacak.
Paramount, birleşmenin tamamlanmasıyla birlikte oyuncak üreticisi Mattel’in CEO’su Ynon Kreiz’in şirkette Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO David Ellison ile ortak CEO görevini üstleneceğini duyurdu. Satın alma sürecinin 6 Ekim Salı günü tamamlanması bekleniyor.
Yaklaşık 110 milyar dolarlık devralma işlemi, Paramount Pictures, CBS, Paramount+, HBO ve CNN gibi dev medya varlıklarını tek çatı altında toplayacak.
Süreç, Paramount’un Netflix ile girdiği rekabeti kazanmasının ardından şekillendi.
Warner Bros. daha önce stüdyo operasyonları, HBO ve HBO Max yayın platformu için Netflix ile 82,7 milyar dolarlık satış üzerinde anlaşmış, ancak Netflix’in teklif artırmaması üzerine Warner Bros. Discovery şubat ayında Paramount’un teklifini kabul etmişti.
Paramount ise süreçte rakibi Netflix’i “yakıp yıkma taktiği” izlemekle suçlamıştı.
Mahkemece onaylanan uzlaşmaya bazı eyalet başsavcıları tepki gösterdi. Süreçte özellikle Massachusetts, New York, Connecticut ve Minnesota eyaletlerinin savcıları uzlaşma şartlarına itiraz etti.
Connecticut Başsavcısı William Tong, ofisinin CNN ile CBS News birimlerinin tamamen elden çıkarılarak yapıdan ayrılmasını talep ettiğini, bağımsız bir denetim kurulu kurulmasının önemine rağmen tam ayrışmayı sağlayamadıklarını belirtti.
Söz konusu birleşme temmuz ayından bu yana federal mahkeme kararıyla askıya alınmış durumdaydı.
Paramount daha sonra yasal süreç tamamlanana veya birleşme anlaşmasının vadesi olan Haziran 2027’ye kadar devralmayı tamamlamamayı taahhüt etmişti.
Amerika
ABD’den gizlenen nükleer testleri yakalamak için yer altında deney

ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi, yer altında gizlenen düşük kapasiteli nükleer patlamaları tespit etmek amacıyla Nevada sahasında kimyasal patlayıcılarla deney gerçekleştirdi. Ölçümlerde sismometreler, sesötesi sensörler ve radyoaktif izleyiciler kullanılırken kurum yönetimi nükleer tespit kapasitesinde geride kalmayacaklarını açıkladı.
ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi (NNSA), düşük kapasiteli nükleer patlamaların tespit edilmesine yönelik bir deneme gerçekleştirdiğini duyurdu.
Kurumun basın servisinden yapılan açıklamaya göre çalışma, Nevada Ulusal Güvenlik Sahası’ndaki P Tüneli’nde kimyasal patlayıcılar ve radyoaktif izleyiciler kullanılarak yapıldı.
Denemeden elde edilen verilerin, ABD’nin nükleer patlamaları tespit etme kapasitesini güçlendirme çalışmaları kapsamında bilimsel modellerin sınanması ve algoritmaların hassaslaştırılması amacıyla kullanılacağı kaydedildi.
NNSA, deneyin özellikle sismik etkisi zayıflatılmış patlamaların tespit edilmesine odaklandığını bildirdi.
Klasik yer altı nükleer denemelerinde patlayıcı düzenek kayayla doğrudan temas edecek biçimde derin kuyulara yerleştiriliyor ve patlama dalgası çevreye tam olarak ulaşıyor.
Öte yandan sismik etkisi azaltılmış yöntemde düzenek geniş bir yer altı odasında patlatılıyor; bu uygulama patlamanın yarattığı sismik izi önemli ölçüde düşürüyor.
Deney sırasındaki ölçümler ivmeölçerler, sismometreler, elektromanyetik ve sesötesi sensörler, radyoaktif izleyici örnekleyicileri ile meteoroloji aygıtlarını kapsayan gelişmiş algılayıcı sistemleriyle yürütüldü.
NNSA Başkanı Brandon Williams, nükleer faaliyetlerin saptanmasının nükleer uzmanlık gerektirdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bu tür deneyler Amerika’nın tespit kabiliyetinde rakipsiz kalmasını sağlıyor. Başkan Donald Trump yönetimi, Birleşik Devletler’in güç konumundan hareket edeceğini açıkça ortaya koydu. Amerikan inovasyonundan kaçış yok. Bu deneyle net bir mesaj veriyoruz: Bu yönetim döneminde Amerika’nın geride kalmasına asla izin verilmeyecektir.”
Nevada’daki deneme planını mayıs ayı ortasında duyuran Williams, yabancı ülkelerdeki nükleer testleri tespit edecek sensörlerin bu sonbaharda test edileceğini belirtmişti.
Williams o dönemde, hasım ülkelerin Kapsamlı Nükleer Testlerin Yasaklanması Antlaşması’nı (CTBT) arkadan dolanarak yürüttüğü nükleer denemeleri saptamak ve sismik sensörlerin verimini artırmak amacıyla merkezi olmayan testler uyguladıklarını dile getirmişti.
ABD’de nükleer test tartışması, Donald Trump’ın geçen yıl nükleer silah denemelerine “eşit şartlarda” yeniden başlayacaklarını açıklamasının ardından hareketlendi.
ABD’nin deneme yapmayan tek ülke olarak kalmasını istemediğini savunan Trump, Rusya, Çin, Kuzey Kore ve Pakistan’ın nükleer testler gerçekleştirdiğini öne sürdü.
Washington yönetimi şubat ayında da Rusya ve Çin ile eşit şartlar temelinde nükleer denemelere dönmeye hazır olduğunu bildirdi.
Birleşmiş Milletler ise mayıs ayı başında yaptığı değerlendirmede, Rusya ve ABD’nin nükleer testlere yeniden başlamasının dünya genelindeki diğer ülkeleri de aynı yönde adım atmaya sevk edeceği uyarısında bulundu.
Asya2 hafta önceJaponya Merkez Bankası faizleri 1995’ten bu yana en yüksek seviyeye çıkardı, yen değer kaybetti
Asya2 hafta önceGüney Kore lideri Lee, ABD baskısına rağmen Ortadoğu’da savaşa dahil olmayacaklarını söyledi
Diplomasi4 gün önceEast-West Forum İstanbul’da toplandı: Çok kutupluluk geri döndürülemez
Ortadoğu2 hafta önceEnsarullah lideri: Suudi Arabistan’ın Mekke iddiası ‘asrın yalanı’
Asya1 hafta öncePakistan’a Katar’dan ikinci LNG sevkiyatı yapılacak
Diplomasi1 hafta öncePalantir nasıl Ukraynalıları kobay faresine dönüştürdü?
Diplomasi1 hafta önceEast-West Forum İstanbul’da kapılarını açıyor
Asya1 hafta önceSoftBank, OpenAI yatırımı için 11 milyar dolar borçlanacak












