Bizi Takip Edin

Amerika

JPMorgan CEO’su Dimon: Bitcoin değil, mermi, tank ve füze stoklamalıyız

Yayınlanma

JPMorgan Chase Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Jamie Dimon, Reagan Ulusal Ekonomi Forumu’nda yaptığı konuşmada ABD ekonomisi, borçlanma, tahvil piyasalarındaki olası kırılmalar ve ulusal güvenlik konularında değerlendirmelerde bulundu. Dimon, büyüme odaklı politikaların ve vergi kesintilerinin devamının önemine dikkat çekerken, ‘ulusal güvenliğin her şeyden önce geldiğini’ savundu.

Uluslararası yatırım bankası JPMorgan Chase Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Jamie Dimon, geçen hafta düzenlenen Reagan Ulusal Ekonomi Forumu’nda Fox Business‘a verdiği mülakatta, ABD ekonomisinden ulusal güvenliğe, teknolojik gelişmelerden liderliğe kadar geniş bir yelpazede çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

Dimon, özellikle Senato’daki harcama kesintileri ve vergi oranlarının devamlılığı hakkındaki yasa tasarısına değinerek, büyüme için işletmelerin yatırım yapmasını sağlayacak istikrarın önemine dikkat çekti.

‘Tasarıyı geçirmelerinden dolayı heyecanlıyım’

Senato’da görüşülen ve bazı senatörlerin harcama kesintilerinin yetersiz olduğu yönünde eleştiriler yönelttiği yasa tasarısı hakkında konuşan Dimon, “Öncelikle tasarıyı geçirmelerinden dolayı heyecanlıyım,” dedi.

Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson’ın bu konuda “inanılmaz bir iş çıkardığını” belirten Dimon, Senato’nun da tasarıyı tamamlaması gerektiğini ifade etti.

Dimon, “İstikrarın artırılması, vergi oranlarının devam etmesi, küçük ve büyük işletmelerin yatırım yapmasına olanak tanıması büyüme için gerçekten önemli. 2017’deki tasarıya dönersek, ABD’ye trilyonlarca dolar geri getirdi, birçok iş ve büyüme yarattı. Bu rakamlara bakanlar aslında bunların ne olduğunu söylemiyorlar. Yani işe yarayacak,” değerlendirmesinde bulundu.

Dimon, daha sonra Medicare, Medicaid ve Sosyal Güvenlik gibi alanlarda kesinti yapmak yerine verimliliği artırmaya odaklanılması gerektiğini belirterek, “Bence bu işi olabildiğince iyi bitirmeleri daha iyi. Açık ne kadar küçük olursa o kadar iyi,” diye ekledi.

Vergi kesintilerinin uzatılmasına güvenip güvenmediği sorusuna ise Dimon, “JPMorgan için o kadar değil. Ancak yüzde 28 mi yoksa yüzde 40 mı olacağını bilmeyen küçük işletmelerle konuşursanız, buna ihtiyaçları var. Çok fazla Ar-Ge yapan veya çok fazla ekipman harcaması yapan birçok şirketle konuşursanız, kesinliğe ihtiyaçları var,” yanıtını verdi.

Yatırımların ertelenmemesi için belirsizliğin bir an önce ortadan kalkması gerektiğini vurguladı.

‘Tahvil piyasaları zor bir dönem geçirecek’

Borç ve bütçe açıkları konusundaki endişelere de değinen Dimon, bunun “büyük bir mesele” ve “gerçek bir sorun” olduğunu ifade etti.

Dimon, “Bir gün tahvil piyasaları zor bir dönem geçirecek. Bunun altı ay mı yoksa altı yıl mı olacağını bilmiyorum. Bu yüzden buna odaklanmamız gerektiğini düşünüyorum,” uyarısında bulundu.

Asıl odaklanılması gerekenin büyüme, iş dünyası yanlısı politikalar, uygun düzenlemeler, izin reformları ve bürokrasinin azaltılması olduğunu belirten Dimon, “Bu büyümeyi sağlayın. En iyi yol bu. Sonra herkesin düzgün bir şekilde reform yapılabileceğini bildiği bazı programlarda reform yapın,” dedi.

Tahvil piyasasında bir “kırılma” olabileceği yönündeki sözlerinin ne anlama geldiği sorulduğunda Dimon, “Halkın anlaması gereken şey, her gün yaklaşık 30 trilyon dolarlık menkul kıymet işlemi yapılıyor. Bunlar dünyanın dört bir yanındaki yatırımcılar. Yabancılar 35 trilyon dolarlık Amerikan menkul kıymetine sahip. ABD’de yaklaşık 30 trilyon dolarlık özel yatırımları daha var. İnsanlar ayaklarıyla oy kullanıyor ve ülkeye, hukukun üstünlüğüne, enflasyon oranlarına, merkez bankası politikalarına, neyi riskten korumak istediklerine ve neyi istemediklerine bakacaklar,” açıklamasında bulundu.

Bu oranların merkez bankaları tarafından belirlenmediğini, ancak etkilenebileceğini söyleyen Dimon, “Eğer insanlar Amerikan dolarının olması gereken yer olmadığına karar verirse, evet, spreadlerin açıldığını, kredi spreadlerinin açıldığını görebilirsiniz. Ve bu bir sorun haline gelir,” diye konuştu.

Bu durumun daha önce Kovid döneminde, 2019’da ve 2020’de yaşandığını hatırlatan Dimon, “Tekrar olacak, size neredeyse garanti edebilirim. Sadece ne zaman veya tetikleyicinin ne olacağını tam olarak bilmiyorum,” dedi.

Dimon, bu tür bir volatilitenin büyük bankalardan ziyade para toplayan küçük işletmeleri ve kredi piyasalarını olumsuz etkileyeceğini kaaydetti.

Yılın ikinci yarısı için büyüme beklentisi

Yılın ikinci yarısı için büyüme beklentileri sorulduğunda Dimon, kendi ekonomistlerinin yüzde 1,5 gibi bir rakam öngördüğünü ancak kendisinin emin olmadığını belirtti.

Kevin Hassett’in yüzde 4’lük büyüme öngörüsüne katılmadığını söyleyen Dimon, “Umarım haklıdır. Sadece bilmiyorum,” diye konuştu.

JPMorgan’ın kendi büyüme rakamlarına da değinen Dimon, şirketin başarısının 15 yıllık sürekli yatırımların, yeni şubelerin, yeni bankacıların ve müşterilere hizmet sunmanın bir sonucu olduğunu belirtti.

Dimon, “Kârlar pek çok farklı nedenden dolayı dalgalanır ama biz bunu yapmaktan hoşlanıyoruz ve şirketimizi büyütebileceğimizden oldukça eminiz,” diye konuştu.

Fintech şirketleri ve yabancı bankalar da dahil olmak üzere ciddi bir rekabetle karşı karşıya olduklarını ifade eden Dimon, “Her zaman bizden daha iyisini yapanlara ve neden yaptıklarına bakarım, sadece ne kadar iyi yaptığımıza odaklanmam,” dedi.

‘Stabilcoinlerin, verilerin ve gerçek zamanlı ödemelerin geleceği var’

Stabilcoin mevzuatının bankalar üzerindeki etkisine ilişkin bir soruya Dimon, “Öncelikle, bir JPMorgan Coin’imiz var. Kripto derken stabilcoinleri, verileri taşımayı, gerçek zamanlı ödemeleri, verileri ve ödemeleri birlikte yapmayı kastediyorsanız, bu işler gerçek. Bunun ön saflarında olacağız,” yanıtını verdi.

JPMorgan Coin’in bugün para ve veri taşıyabildiğini ve gelecekte bunu dış kullanıma açacaklarını belirten Dimon, kara para aklamayla mücadele, banka gizlilik yasası (BSA) ve müşterini tanı (KYC) gibi yasal düzenlemelerin önemine dikkat çekti.

Dimon, “Zaten günde 10 trilyon dolar taşıyoruz ve bu dijital. Blockchain için çok iyi kullanım alanları olacak,” dedi.

JPMorgan’ın teknolojiye yaklaşık 20 milyar dolar harcadığını belirten Dimon, bu harcamanın ağlar, büyük veri merkezleri, yapay zeka politikaları (sadece yapay zekaya şimdiden milyarlarca dolar harcandığını belirtti) ve siber güvenlik (müşterileri korumak için milyarlarca dolar) gibi alanları kapsadığını söyledi.

Çin gözlemleri ve ABD’nin iç sorunları

Yakın zamanda Çin’e yaptığı ziyarete ilişkin gözlemlerini paylaşan Dimon, siber saldırıların büyük bir sorun olduğunu kabul etmekle birlikte, “Onlardan korkmuyorum,” dedi.

Çin’in kendi yolunda ilerlediğini, yapay zeka, otomobil ve robotik gibi alanlara büyük yatırımlar yaptığını belirten

Dimon, “Kısa bir süre içinde yeni ilaçların yüzde 30 veya 40’ına sahip olacaklar. Kendi yollarında gidiyorlar. Ancak zayıf yönleri de var. Hala çok fazla yoksullukları var. Çok zorlu bir komşulukları var. Komşularının çoğu yeniden silahlanıyor. Bizimle uğraşmak zorundalar. Biz hala gezegendeki en müreffeh ekonomiyiz,” ifadelerini kullandı.

Asıl endişesinin Çin değil, ABD’nin “kendi iç sorunlarını çözememesi” olduğunu vurgulayan Dimon, “Eğer Amerika kendi işlerini doğru yaparsa —deregülasyon, izinler, eğitim, iş dünyası yanlısı politikalar, ekonomiyi büyütme, düşük gelirli insanlara ekonomiyi büyüterek yardım etme, göçmenliği düzeltme— harika bir durumda olacağız. 30 ya da 40 yıl sonra önde gelen askeri ve ekonomik güç olacağız. Eğer olmazsak, dünya bugün yaşadığımızdan çok farklı bir dünya olur,” dedi.

‘Bitcoin değil, mermi, tank ve füze stoklamalıyız’

Ulusal güvenlik politikaları hakkında da konuşan Dimon, dünyanın ABD’nin askeri şemsiyesine güvendiğini ve bunun önemli olduğunu belirtti.

“Ülkeler ulusal güvenlikleri için başka yerlere bakmaya başlarsa bu bir sorun haline gelir. Bu, doğrudan ekonomik güvenlikleriyle ilgilidir,” diyen Dimon, ticaretin yanı sıra yatırım, kalkınma finansmanı ve Amerikan değerlerinin eğitimi gibi konuların da önemine işaret etti.

Daha önceki bir ifadesine atıfta bulunularak stoklanması gerekenler sorulduğunda Dimon, “Bitcoin değil, mermi, tank ve füze stoklamalıyız demiştim,” yanıtını verdi.

Ulusal güvenlik için en önemli şeyin dayanıklı tedarik zincirleri olduğunu vurgulayan Dimon, “Tıbbi malzemelerden F-35’lerimize giren her şeye, nadir toprak elementlerine ve ilgili şeylere kadar. İki nano santimetrelik yapay zeka çipleri gibi şeyler. Evet, bu Amerikan ulusal güvenliği için önemli diyoruz. Dayanıklı tedarik zincirlerine ihtiyacımız var,” dedi.

Askeriyenin daha fazla esnekliğe ve çok yıllı bütçelemeye ihtiyacı olduğunu da sözlerine ekledi.

‘Piyasalar rehavet içinde’

Piyasaların mevcut durumu hakkındaki son bir soruya ise Dimon, “Rehavet içinde. Fiyatlar yüksek, işler yolunda gidiyor gibi görünüyor. Fiyatlar bir nevi yumuşak inişe işaret ediyor. Umarım bu doğrudur. Sadece insanlara bunun olma olasılığının diğerlerinin düşündüğünden daha düşük olduğunu ve sürpriz olacağını söylüyorum. Açıklardan jeopolitiğe ve ticarete kadar pek çok şey hareket hâlinde. Karmaşık ve bir şeyler ters gidebilir. Ve işler ters gittiğinde genellikle sürpriz olur,” yanıtını verdi.

Kendi işinin geleceği tahmin etmek değil, gelecek ne olursa olsun müşterilerine hizmet vermeye hazır olmak olduğunu da sözlerine ekledi.

Amerika

Hackerlar, Meta AI’ı “kandırarak” kullanıcı hesaplarını ele geçirdiler

Yayınlanma

Bilgisayar korsanlarının, Meta’nın yapay zeka destek ekibini (Meta AI) ünlü hesapları ele geçirmelerine yardım etmeleri için “kandırdığı” ortaya çıktı.

Henüz kaç hesabın etkilendiği belli değil ama mağdurlar arasında Barack Obama’nın Beyaz Saray hesabı, ABD Uzay Kuvvetleri’nin başçavuşu ve güvenlik araştırmacısı olan eski bir Meta çalışanı da bulunuyor gibi görünüyor.

Hackerların sosyal medya paylaşımlarının da gösterdiği gibi, Meta’nın sohbet robotunu kandırmak şaşırtıcı derecede kolaydı.

404 Media’ya göre, hackerlar ilk olarak bir VPN kullanarak kendilerini hedef hesap sahibinin bulunduğu coğrafi bölgedeymiş gibi gösterdiler ve böylece otomatik hesap korumalarını atlattılar.

Ardından, Meta AI Destek Asistanı’ndan hesaba yeni bir e-posta adresi eklemesini istediler ve botun bir kod göndermesini sağladılar.

Kodu ele geçiren hacker, şifre sıfırlama talebinde bulunabildi; bot da bunu yeni e-posta adresine göndererek hesabın kontrolünü devretti.

Fakat bot artık hackerlara kapılarını ardına kadar açmayacak. Dün bir Meta sözcüsü, sorunun “çözüldüğünü ve etkilenen hesapları güvence altına aldıklarını” söyledi.

Botun yaptığı bu hata, önemli iş fonksiyonlarını yapay zeka ajanlarına devretme gibi giderek yaygınlaşan uygulamanın risklerini ortaya koyuyor.

Instagram, birçok kullanıcının hesabının ele geçirilmesine yol açan güvenlik sorununu çözdüğünü açıkladı.

Hafta sonu boyunca, Reddit’teki birçok kullanıcı Instagram hesaplarının ele geçirildiğini iddia etti ve X’teki bir dizi kullanıcı da benzer hesap ele geçirme olaylarına karşı uyarıda bulundu.

Güvenlik araştırmacısı Jane Wong, kendi Instagram hesabının da ele geçirildiğini söyledi.

Wong, “Şifrem benden habersiz değiştirildi ve dün boyunca farklı şifre sıfırlama girişimleri aldım. Oldukça endişe verici,” dedi.

Okumaya Devam Et

Amerika

Trump, yapay zeka kararnamesini imzaladı

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump, yapay zeka şirketlerinden, modellerin tam olarak piyasaya sürülmeden önce yeteneklerini değerlendirmek üzere federal hükümete modeller sunmalarını talep eden bir başkanlık emri imzaladı.

Emirde, şirketlerden gönüllülük esasına dayalı olarak, bir modelin “gelişmiş siber yeteneklerini” değerlendirmek ve modelin “kapsam dahilindeki öncü model” olarak kabul edilip edilmeyeceğini belirlemek üzere bir karşılaştırmalı değerlendirme sürecine katılmaları isteniyor.

Ardından, şirketlerin bu modelleri daha geniş bir kitleye sunmayı planladıkları tarihten en fazla 30 gün önce bu modellere erişim talep ediyor ve hükümetin erken erişim hakkı alacak “güvenilir ortakları” seçmesine olanak tanıyor.

Kararnamede şöyle deniyor.

“Bu bölümdeki hiçbir hüküm, sınır modeli dahil olmak üzere yeni yapay zeka modellerinin geliştirilmesi, yayınlanması, piyasaya sürülmesi veya dağıtımı için zorunlu bir hükümet lisanslama, ön onay veya izin şartı oluşturulmasına yetki verdiği şeklinde yorumlanamaz.”

Trump, o dönemde gazetecilere verdiği demeçte, önde gelen teknoloji şirketlerinin CEO’larıyla imza törenini “kararnamenin bazı yönlerini beğenmediği”için ertelediğini söylemişti.

Somut ayrıntılar açısından yetersiz olan salı günkü kararname, ABD’deki yapay zeka geliştirme çalışmaları için kritik bir anda yayınlandı.

Pazartesi günü Anthropic, Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonuna halka arz için gizli başvuruda bulunduğunu açıkladı. Rakip OpenAI da bu yıl içinde olası bir halka arz için hazırlıklarını sürdürüyor.

SpaceX, kendi AI laboratuvarı SpaceXAI’nin sahibi olarak, her ikisini de halka arz konusunda geride bırakmaya hazırlanıyor. Şirketin değerini 1 trilyon doların çok üzerine çıkarabilecek halka arzın önümüzdeki hafta gerçekleşmesi bekleniyor.

AI patlaması sırasında servetlerin hızla arttığı teknoloji sektörü, Beyaz Saray’ın AI konusundaki tutumunda merkezi bir rol oynadı.

Musk’ın uzun süredir müttefiki olan risk sermayedarı David Sacks, bu yılın başlarında görevine son verilene kadar ilk kripto ve yapay zeka sorumlusu olarak görev yaptı. 

Fakat Sacks’ın, Musk ve Meta CEO’su Mark Zuckerberg ile birlikte geçen ay Trump yönetimini arayarak, başkanın imzalamaya hazırlandığı önceki yapay zeka başkanlık kararnamesine karşı lobi yaptığı bildirildi.

Salı günkü kararname, Anthropic’in yazılımdaki zayıflıkları ve güvenlik açıklarını tespit etmede üstün bir model olan Claude Mythos Preview’u duyurarak bu yılın başlarında hükümet yetkililerini ve Wall Street’i şaşırtmasının ardından geldi.

Şirket, Project Glasswing adlı siber güvenlik girişiminin bir parçası olarak bu modelin kullanıma sunulmasını seçkin bir grup şirketle sınırladı ve bu girişimi salı günü genişletti.

Mythos’un piyasaya sürülmesi, Anthropic ile Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü Susie Wiles ve Hazine Bakanı Scott Bessent dahil olmak üzere Trump yönetiminin üst düzey üyeleri arasında birkaç yüksek profilli toplantı düzenlenmesine yol açtı.

Trump’ın yapay zeka kararnamesi, yönergeler ve diğer kılavuzların geliştirilmesi için çeşitli zaman dilimlerini özetliyor ve özellikle Savunma Bakanlığı’ndan bilgi sistemlerinin siber savunmasına öncelik vermesini istiyor.

Savunma Bakanlığı, Mythos’u piyasaya sürmeden kısa bir süre önce bu girişimi bir tedarik zinciri riski olarak nitelendirerek, Anthropic’in öncü modellerinden aktif olarak uzaklaşmaya çalıştı.

Bu tanımlama, Anthropic’in ABD ulusal güvenliğini tehdit ettiği anlamına geliyor ve savunma müteahhitlerinin kurumla yaptıkları çalışmalarda şirketin teknolojisini kullanmalarını yasaklıyor.

Anthropic, bu tanımlamayı geri aldırmak için Trump yönetimine dava açtı ve bu dava halen devam ediyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

SpaceX 75 milyar dolarlık rekor halka arza hazırlanıyor

Yayınlanma

Elon Musk’ın sahibi olduğu havacılık ve uzay şirketi SpaceX, hisse başına 135 dolar sabit fiyat belirleyerek gerçekleştireceği halka arzla rekor düzeyde 75 milyar dolar toplamayı planlıyor. Reuters’ın haberine göre şirket, bu adımla piyasa değerini 1,75 trilyon dolara ulaştırmayı hedefliyor.

Milyarder Elon Musk’ın sahibi olduğu SpaceX şirketi, hisse başına 135 dolar sabit fiyat belirleyerek gerçekleştireceği halka arzla rekor düzeyde 75 milyar dolar toplamayı planlıyor. Reuters ajansının konuya aşina bir kaynağa dayandırdığı haberine göre şirket, bu süreçte 555,6 milyon adet hisse satmayı amaçlıyor ve toplam piyasa değerinin 1,75 trilyon dolara ulaşmasını bekliyor.

Bu halka arzın borsa tarihindeki en büyük işlem olabileceği ve ardından yapay zeka devleri OpenAI ile Anthropic’in de izlemesi beklenen büyük ölçekli yeni bir halka arz dalgasına öncülük edebileceği belirtiliyor.

Sabit fiyatlı halka arz, bir şirketin talep toplama süreci başlamadan önce hisse başına kesin değeri önceden duyurduğu bir fiyatlandırma yöntemi. Bu fiyat, şirketin analistleri ve yetkilendirilmiş aracı kurumlar tarafından finansal göstergeler, piyasa koşulları ve rakip analizleri temel alınarak hesaplanıyor. Yatırımcılar bu arza katılırken doğrudan belirlenen bu fiyat üzerinden talep iletiyor; talebin arzı aşması durumunda hisseler, genellikle bireysel küçük yatırımcılara öncelik verilerek katılımcılar arasında dağıtılıyor.

Reuters, yatırımcı sunumları yapılmadan ve talep toplama defteri oluşturulmadan önce sabit bir fiyat belirlenmesinin piyasa teamülleri açısından sıra dışı bir adım olduğunu aktardı.

Şirketler genellikle talebe göre fiyatı ayarlayabilmek amacıyla belirli bir fiyat aralığı ilan etmeyi tercih ediyor.

ABD merkezli hukuk firması Wilson Sonsini Goodrich & Rosati’nin kıdemli ortağı Weiheng Chen konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Musk, kendi takipçi kitlesinde işe yarayan ‘ister al ister bırak’ yaklaşımını uyguluyor. Piyasa koşulları ve sektörde karşılaştırılabilecek başka bir şirketin bulunmaması göz önüne alındığında bu makul bir adım” dedi.

SpaceX’in yatırımcı turları kapsamındaki tanıtım faaliyetleri (roadshow) 4 Haziran Perşembe günü başlayacak.

Halka arzın tamamen birincil piyasa halka arzı olarak yapılandırılması, yani elde edilecek tüm gelirlerin doğrudan şirkete aktarılması ve mevcut hissedarların kendi paylarını satamaması bekleniyor. Kurucu Elon Musk’ın da halka arzın ardından 366 gün boyunca SpaceX hisselerini elinde tutma zorunluluğu bulunuyor.

Şirket halka arz gelirini yapay zeka ve Starlink yatırımlarında kullanacak

Halka arzdan elde edilecek fonlar, şirketin yapay zeka bilgi işlem kaynaklarının genişletilmesinde ve Starlink uydu ağının büyütülmesinde kullanılacak.

SpaceX, bu yılın başlarında Elon Musk’ın yapay zeka girişimi xAI ile bir ortaklık kurmuş, bu süreçte roket şirketine 1 trilyon dolar, Grok adlı sohbet robotunun geliştiricisine ise 250 milyar dolar değer biçilmişti.

Finansal tablolara göre SpaceX, bir önceki yıl elde ettiği 791 milyon dolarlık kârın ardından, 2025 yılında 4,94 milyar dolar net zarar bildirdi.

Nasdaq borsasında “SPCX” koduyla işlem görmeyi hedefleyen SpaceX’in borsaya ilk adımını 12 Haziran’da atması bekleniyor. Goldman Sachs, Morgan Stanley, BofA Securities, Citigroup ve J.P. Morgan süreçte ortak lider aracı kurumlar (joint bookrunners) olarak görev alıyor.

Bank of America’nın Asya-Pasifik bölgesindeki eski küresel sermaye piyasaları eş başkanı Craig Coben sürece ilişkin olarak, “Tarihin en çok beklenen halka arzı konumundaysanız, yatırımcılardan kendi sürecinize uyum sağlamalarını isteyebilirsiniz; tersini yapmak zorunda kalmazsınız” değerlendirmesinde bulundu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English